… lar ile yeldirüp kenarı bir çemenzâr yer olmağıla anda meks olundu. Lâkin çatak
ve batak
u sazlı yatak yer olmağıla yüz mikdârı at ve elli esîr gark-ı âb oldu. Bu ehr-i …
Menzil-i kenar-ı Nehr-i Süd: Bunu dahi cümle atlar ile yeldirüp kenarı bir çemenzâr yer olmağıla anda meks olundu. Lâkin çatak ve batak u sazlı yatak yer olmağıla yüz mikdârı at ve elli esîr gark-ı âb oldu. Bu ehr-i Süd dahi Moskov diyârının cânib-i garbîsinde Gürleviçse nâm şehr-i azîmin ve kal‘a-i kadîmin dağlarından cem‘ olup bu mahalde Azak bahrine mahlût olur. Ammâ bakır ve gümüş ma‘denlerine uğramak ile süd gibi beyâz-levn olduğundan ismine Süd suyı derler. Kanlı sudur, bu dahi bî-nef‘ sudur ve nûş edenlerin ekseriyyâ boğazlarında urları olur. Ammâ bu nehrin tarafeyninde yetmiş pâre ma‘mûr [u] âbâdân ve metîn kal‘aları vardır. Lâkin cümlesi Tatar havfinden âcizlerdir. Kırım'dan haftada bir iki kerre beş baş çetecileri bu kal‘a altına seğirdüp şikâr alıp Kırım'a mâl-ı ganâ’imle vâsıl olurlar. Ve bu mezkûr kal‘alar cümle Moskov'a tâbi‘lerdir. Ve bu nehr-i Süd kenarından yine kalkup bir sâ‘at gidüp,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS II 263a ·
metinde göster ·
ve çatak ve şatak sazlı ve çamurlu cumbul ve oynak sulu yerlerde hadd ü hasrın …
Bu kantara-i tavîl nehr-i Dırava'dan azmak ve batak ve çatak ve şatak sazlı ve çamurlu cumbul ve oynak sulu yerlerde hadd ü hasrın Cenâb-ı Bârî bilür. Evc-i semâya ser çekmiş şecere-i meşe direkleri üzre metîn cisr-i azîmdir kim her meşe ağacı kazıkların ikişer âdem kucaklar kalın kazıklardır kim kirpi tüğü gibi 64b çamur içine kakılmış kazıklardır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 64a–64b ·
metinde göster ·
… an nümâyân bir küçük palankacıkdır kim geçit başında şekl-i murabba‘ bir kapulu
ve batak
içinde metîn kal‘acıkdır. İçinde yüz aded tahta örtülü hâneleri ve bir câmi‘i v …
Sene 950 târîhinde Süleymân Hân Gâzî fethidir. Bânîsi Began ban olmağile ve ol kral-ı dâllin taht-ı menhûsu olduğundan anın ismiyle müsemmâ Began kal‘ası derler, ammâ zamân-ı kadîmde palanka-i azîm imiş. Süleymân Hân feth etdikde bu kal‘a-i kebîrin lüzûmu olmamak ile harâb edüp hâlâ Ustolni-Belgrad'dan nümâyân bir küçük palankacıkdır kim geçit başında şekl-i murabba‘ bir kapulu ve batak içinde metîn kal‘acıkdır. İçinde yüz aded tahta örtülü hâneleri ve bir câmi‘i ve anbârı ve mükemmel cebehânesi ve mehterhâne kullesi önünde handak üzre asma cisri ve on dükkânı ve dizdârı ve yüz seksen aded merdüm-hisârları var, ammâ gâyet şehbâz yiğitlerdir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VII 12a ·
metinde göster ·
… nın vasatında bir mahsûldâr fezâda nehr-i Şarviz kenârında bir sazlı ve kamışlı
ve batak
ve çatak içinde kıbleden cânib-i garba tûlânî vâki‘ olup gûyâ surâhî su kabağı …
Evvelâ kal‘ası bir sahrâ-yı hâmûnun tâ ortasında etrâfı birer merhale ba‘îde orman ve dırahtistânın vasatında bir mahsûldâr fezâda nehr-i Şarviz kenârında bir sazlı ve kamışlı ve batak ve çatak içinde kıbleden cânib-i garba tûlânî vâki‘ olup gûyâ surâhî su kabağı şeklinde mevzûn bir kal‘a-i hısn-ı hasîn ve sedd-i metîn ve rabât-ı Şeddâdî 14a binâdır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VII 13b–14a ·
metinde göster ·
… irkaç yerde cüsûrlar inşâ edüp yollarda balkan ve ormanları kırup çukur yerleri
ve batak
ve çatak yolları hâr-ı hâşâk ile doldurup yollar tathîr olduğundan asâkir-i İsl …
Ba‘dehu kal‘ayı âteşe urup asker-i İslâm gitdiler. Bu mahalden dahi kalkup ileri menzil yolları üzre İsmâ‘îl Paşa birkaç yerde cüsûrlar inşâ edüp yollarda balkan ve ormanları kırup çukur yerleri ve batak ve çatak yolları hâr-ı hâşâk ile doldurup yollar tathîr olduğundan asâkir-i İslâm hayr du‘â ederek cümle balyemez toplar ile ubûr olunup ba‘de'z-zuhur yine,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VII 17b ·
metinde göster ·
ta‘abından bir sâ‘at yeri beş sâ‘atde gücile ubûr edüp menzile gelirdik.
Hulâsa-i kelâm kâmil on yedi konak nehr-i Raba sâhilinde konup göçmüşler. Biz dahi beş konağı bile konup göçüp niçe âlâm-ı şedâ’idler çekdik de kalkdığımız konakların âteşleri konduğumuz menâzillerden görünürdü. Tâ şu mertebe çamur ve batak ta‘abından bir sâ‘at yeri beş sâ‘atde gücile ubûr edüp menzile gelirdik.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VII 17b ·
metinde göster ·
ve çatak ve top-keşân Çıtak derdinden Tatar ordusuna varamayup sipâh ordusunda …
Bu menzilde hakîr yolların izdihâmından ve batak ve çatak ve top-keşân Çıtak derdinden Tatar ordusuna varamayup sipâh ordusunda velî-ni‘metimiz olan Kazancızâde Süleymân Ağa haymesi yanında haymemi kurup meks etdim ve azîm âteşler yakup cümle esbâblarımız kurudup ıssı ta‘âmlar yeyüp râhat-ı cân bulduk ve Kazancızâde ile cân sohbetleri etdik. Esnâ-yı kelâmda hakîr eyitdim:
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VII 23b ·
metinde göster ·
Ve bu kapudan taşra varoş-ı kebîr dahi bir kat dolma palanka-i kebîr içinde üç yüz aded tahtânî ve fevkânî vâsi‘ tahta şindire örtülü ma‘mûr u müzeyyen evlerdir. Bir mescidi ve bir tekyesi ve bir medrese ve bir mektebi ve bir hânı ve bir hammâmı ve yüz elli aded dükkânı var ve iskele olmak ile ahâlîsi gâyet ankâlar ve gâyet garîb-dost âdemlerdir. Bu varoşun serâpâ cümle tarîk-i âmları tahta döşelidir, zîrâ zemîni yağmurdan 79a oynak ve batak ve çatak olur.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VII 78b–79a ·
metinde göster ·
… hakîr görmedim. Gerçi derin göl değildi ammâ hem şiddet-i şitâ ve dipi ve boran
ve batak
ve çataklı göl idi. Bundan bî-tâb u bî-mecâl çıkup yine cânib-i kıbleye 6 sâ‘at …
Bir sazlı ve kamışlı su içinde kâmil bir sâ‘at azâb-ı elîm çekerek yüz bin renc-i anâ ile düşe kalka bu acı göl suyun ubûr ederek bu su ne buz dutmuş ve ne dürüst su idi. Cümle atların ve Kalmık'dan ganîmet olan hayvânâtların kolları ve göğüslerini buz pâreleri pâre pâre edüp ikinci sâ‘atde bu gölden karşu tarafa ubûr edüp cân halâs etdik, ammâ çok hayvânât bu gölde kaldı. Ve iki âdem at altında kalup gark oldu dediler ammâ hakîr görmedim. Gerçi derin göl değildi ammâ hem şiddet-i şitâ ve dipi ve boran ve batak ve çataklı göl idi. Bundan bî-tâb u bî-mecâl çıkup yine cânib-i kıbleye 6 sâ‘at gidüp,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VIII 189b ·
metinde göster ·