… ân ve Ebevâh ve Nevât ve el-Asîr ve Benî Selîm ve es-Sevîk ve Gatafân ve Bahrân
ve Beni
Kaynukâ‘ ve Hamrü'l-eşedd ve en-Nasîr ve Zâtü'r-Rikâ‘ ve Bedrü'l-ahîr ve Havkat …
Meselâ gazâ-yı Vüddân ve Ebevâh ve Nevât ve el-Asîr ve Benî Selîm ve es-Sevîk ve Gatafân ve Bahrân ve Beni Kaynukâ‘ ve Hamrü'l-eşedd ve en-Nasîr ve Zâtü'r-Rikâ‘ ve Bedrü'l-ahîr ve Havkatü'l-cedel ve Benî Lihyân ve Zîkard ve el-Hudeybe ve gazâ-yı Tebûk ve gazâ-yı el-Kazâ sefer olup bâ-sulh gazâlar bunlardır, ammâ sefer-i seriyye oldur kim Mücâhid [ü] Ensârdan biri serdâr-ı zafer-şi‘âr olup otuz tokuz kerre ve dahi ziyâde sefer olmuşdur derler. Siğer kitâblarında mastûrdur.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 19b ·
metinde göster ·
Cenâb-ı Bârî maraz-ı hummâya mübtelâ olanlara dâ’-i devâ halk etmişdir. Elbette …
{Menâkıb-ı Pîr Merkez Efendi}: Ve pîr-i azîzi Merkez Efendi hayâtda iken fukarâsına buyururlar kim "Şu yerde bir kerre secde ederken zîr-i zemînden bir sadâ geldi kim, 'Ya Şeyh ben şu yerde yedi bin yıl mahpûs bir kırmızı-gûn zülâlden lezîz bir aynü'l-hayâtım senin sebebinle vech-i arza çıkmağa me’mûrum ve beni Cenâb-ı Bârî maraz-ı hummâya mübtelâ olanlara dâ’-i devâ halk etmişdir. Elbette beni bu hapsden halâs eyle' deyü zîr-i zemînden böyle bir sadâ geldi. Gelin ey ahibbâ sizinle şu seccâdemiz mahallinde bir hafr kazalım" deyüp bism-i İlâh ile ibtidâ {kendiler} zemîne bir püşt-i pâ urup {ba‘dehu} cümle fukarâ üşüp bir bi’r-i mâ kazarlar kim hâlâ ahmerü'l-levn bir ayn-ı azîmdir. Bu âb-ı hoş-güvârı üç kerre ale's-sabâh tahte'l-kahve tenâvül etmeden nûş etseler bi-emrillâh hummâ-yı rub‘dan ve hummâ-yı muhrikden halâs olur. Merkez Efendi ayazması nâmıyla meşhûr-ı âfâk bir câh-ı mâdır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 110b ·
metinde göster ·
öldürmeğe niyyet etmişsin. Gazân kutlu olacak ola. Bu yanındaki ip nedir?" dedi …
"İsmâ‘îl Paşa karındaşım, aşk olsun ve beni öldürmeğe niyyet etmişsin. Gazân kutlu olacak ola. Bu yanındaki ip nedir?" dedikde, hemân İsmâ‘îl Paşa eydir:
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS V 184b ·
metinde göster ·
Paşa-yı âkıbet-endîş "İlâhî Evliyâm, berhordâr-ı ömr olasın. Bire at getirin
ve beni
geydirin ve beni leş gibi dîvâna sürüyüp götürün" deyüp dîvân esvâbların geyüp …
Paşa-yı âkıbet-endîş "İlâhî Evliyâm, berhordâr-ı ömr olasın. Bire at getirin ve beni geydirin ve beni leş gibi dîvâna sürüyüp götürün" deyüp dîvân esvâbların geyüp sürüne sürüne durup atına binüp ol ân Kubbealtı'na varup vezîria‘zam ile bî-mecâl niçe kelimâtlar edüp ba‘dehu kanûn-ı Âl-i Osmân üzre cemî‘i kula ulûfe çıkup du‘â vü senâdan sonra herkes ocaklarına revâne eden cümle vüzerâlar pâdişâha arza girecekleri mahalde Melek Paşa Sadrıa‘zamdan me’zûn olup tâ Kubbealtı'na at [ile] gelmek memnû‘ iken Melek Paşa'nın atın sa‘âdetlü pâdişâhın binek taşına yanaşdırup on, on beş âdem gücile paşayı ata bindirüp vâlih [ü] hayrân sarâyına gelüp hâb-ı râhata yatdı.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 45a ·
metinde göster ·
Paşa-yı âkıbet-endîş "İlâhî Evliyâm, berhordâr-ı ömr olasın. Bire at getirin ve beni geydirin ve beni leş gibi dîvâna sürüyüp götürün" deyüp dîvân esvâbların geyüp sürüne sürüne durup atına binüp ol ân Kubbealtı'na varup vezîria‘zam ile bî-mecâl niçe kelimâtlar edüp ba‘dehu kanûn-ı Âl-i Osmân üzre cemî‘i kula ulûfe çıkup du‘â vü senâdan sonra herkes ocaklarına revâne eden cümle vüzerâlar pâdişâha arza girecekleri mahalde Melek Paşa Sadrıa‘zamdan me’zûn olup tâ Kubbealtı'na at [ile] gelmek memnû‘ iken Melek Paşa'nın atın sa‘âdetlü pâdişâhın binek taşına yanaşdırup on, on beş âdem gücile paşayı ata bindirüp vâlih [ü] hayrân sarâyına gelüp hâb-ı râhata yatdı.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 45a ·
metinde göster ·
Ey imdi sizin murâd-ı merâmınızı anladım. Biz bu sizin teklîfiniz üzre krala varmam ve kânûn-ı Âl-i Osmânîyi bozmam. Ve beni sâ’ir elçilere kıyâs etmen. Anlar Kanije eyâleti ve Tımışvar eyâleti pâyesiyle gelirler idi. Celb-i mâl içün Âl-i Osmân'ın ırzına şe’n getirüp kral elinden şarâb dedikleri harâmı içerlerdi. Bana ise ne mâl ve ne menâl ve ne şarâb-ı pür-zevâl lâzım. Ancak ırz-ı pâdişâhî ve ırz-ı Muhammedî lâzımdır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VII 53b ·
metinde göster ·
… e göre ben bu raht gâ’ib olduğiyçün firâr etdim. Göre bu mel‘ûn çinganede çıkdı
ve beni
bu ayardup cümle altunları bana uğurladup ol aldı" dedikde cümle kârbân halkı â …
"Göre göre ben bu raht gâ’ib olduğiyçün firâr etdim. Göre bu mel‘ûn çinganede çıkdı ve beni bu ayardup cümle altunları bana uğurladup ol aldı" dedikde cümle kârbân halkı âlem-i hayretde kalup,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VIII 214b ·
metinde göster ·
bir köye düşürün" deyü kelimât ederek bir vâsi‘ sahrâ içre giderken hemân ileri …
"Beni selâmete çıkarın yâhûd şu dağları geçirin ve beni bir köye düşürün" deyü kelimât ederek bir vâsi‘ sahrâ içre giderken hemân ileriden bir azîm asker nümâyân olunca bizim refîklerimizin başlarına âteş düşdü.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y93b ·
metinde göster ·
… n gürgleri yemîn etdiler. Hâlâ yine ol vâdînin kurdlarını görmüşüz, ot otlarlar
ve beni
âdemden ol kadar kaçmazlar, bir halûk kurdcuğazlardır kim gürg ile ganem âsûde- …
"Yâ Ya‘kûb, Allâh ile Q 101a bundan sonra P 101a ahd edelim. Sen dahi şâhid ol. Bir dahi cânlı kısmından hayvân eti yemeyelim. Hâşâ ki biz senin Yûsuf'unu yemiş olavuz" deyü bu Ken‘ân elinin gürgleri yemîn etdiler. Hâlâ yine ol vâdînin kurdlarını görmüşüz, ot otlarlar ve beni âdemden ol kadar kaçmazlar, bir halûk kurdcuğazlardır kim gürg ile ganem âsûde-dem olup mu‘cize-i Ya‘kûb ile geçinirler.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y237b ·
metinde göster ·