… urno ve Cicelkân ve Asvânî ve Sûdânî ve Kuncî ve Kırmankî ve Bağaniski ve Muncî
ve Berberî
ve Nûbî ve Zencî ve Habeşî ve Kelâpişî ve Alevî ve Dumbî (---)(---)(---) (--- …
Evvelâ Mağribî ve Fes ve Merânkeşî ve Afnu ve Mayburno ve Cicelkân ve Asvânî ve Sûdânî ve Kuncî ve Kırmankî ve Bağaniski ve Muncî ve Berberî ve Nûbî ve Zencî ve Habeşî ve Kelâpişî ve Alevî ve Dumbî (---)(---)(---)(---)(---)(---) Arab-ı Yemen ve Bağdâd ve Arab-ı Mevâl ve Arab-ı Mekke ve Medîne ve Bâdiye ve Ummân cümle urbân üç bin altmış kabiledir, dahi ziyâde demişler.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS II 256a ·
metinde göster ·
… ler idi, hemân heyûlâ gibi birbirlerine bakup gezerlerdi. Ammâ siyâh zengî Arab
ve Berberî
kavmi ve Tilimsân ve Fes ve Sûdân ve Meğâribe kavmi ve Urbân-ı Funcistân ve Âfn …
İbret-nümâ-yı diğer: Havuzdan zâhir olan deryâ kuruyup ke'l-evvel bâğ-ı İrem görünüp mukaddemâ nümâyân olan gûnâ-gûn dîvler ve gûl u beyâbân ve ecinne ve ejdehâlardan nâm [u] nişân kalmayup mezkûr perdenin verâsında bir alay Rûm halkı ve Teke ve Hamîd ve Konya külâhlı âdemler ve Mısır ve Şâm ve Acem ve Hind ü Sind ve Maskov ve Tatar ve Özbek, el-hâsıl Hallâk-ı âlem bu rûy-ı arzda ne kadar mahlûk-ı benî âdem halk etdi ise cümlesi eşkâl-i esbâblarıyla zâhir olup bâğ-ı İrem içre kimi gezüp kimi her dıraht altında oturup sohbet ederlerdi, ammâ bunların birinde nutk olmayup birbirleriyle tekellüm etmezler idi, hemân heyûlâ gibi birbirlerine bakup gezerlerdi. Ammâ siyâh zengî Arab ve Berberî kavmi ve Tilimsân ve Fes ve Sûdân ve Meğâribe kavmi ve Urbân-ı Funcistân ve Âfnû ve May Bornu ve Dacu ve Kırmanika ve Bağaniski ve Fur kavmi kara Arablarıyla Habeşî ve Hindî kavmi gâyet çok idi.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VII 69a ·
metinde göster ·
ve Mamaluk ve Bozoduk dörd kişi geldiklerinden kavm-i Çağatay bunlar[a] Çârkes, …
Lisân-ı Çağatay'da Çârkes derler, zîrâ ibtidâ bu Çerkezistân'a kadem basanlar Şağake ve Berberî ve Mamaluk ve Bozoduk dörd kişi geldiklerinden kavm-i Çağatay bunlar[a] Çârkes, ya‘nî dör[d] kişi derler. Ve lisân-ı Moğolîde Çerkız derler. Lisân-ı Arab'da Serâkîse-i nâkîse derler, zîrâ Mısır'da kavm-i Çerkez çok olup evlâd-ı Arab'ı gadr(?) ile urduklarından Çerkez kavmine Serâkîse-i nâkîse derler. Mısır fellâhlarının yüreklerin kavm-i Çerkes hûn eylemişdir. Ve lisân-ı Kumuk'da Cârkes, ya‘nî komşumuz âdemleri demekdir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VII 149b ·
metinde göster ·
… d millet-i Nasârâdan mâ‘adâ Mağribî ve Endelüsî ve Burnâvî ve Afnu ve Donkolâvî
ve Berberî
ve Fûncî ve Kırmanka ve Bağanıskı ve Habeşî ve Bânyânî ve Kakanî ve Sûdânî ve T …
Hâsıl-ı kelâm yetmiş iki milletdirler. Ammâ yüz kırk lisân şehr-i Mısır'da mevcûddur. Yigirmi aded millet-i Nasârâdan mâ‘adâ Mağribî ve Endelüsî ve Burnâvî ve Afnu ve Donkolâvî ve Berberî ve Fûncî ve Kırmanka ve Bağanıskı ve Habeşî ve Bânyânî ve Kakanî ve Sûdânî ve Tilimsânî ve Râbî(?) ve May Bornî ve Fûrî ve Dâcûrî ve Nûbî ve bu makûle elsine-i muhtelife bile Y 89a Mısır içinde mâl-â-mâldir kim diller ile ta‘bîr ve kalemler ile tahrîr olunmaz. Ammâ bu hakîr inşâallâh Mısır'ın cemî‘i ahvâlât ve ecnâs-ı mahlûkâtı mahalleriyle tahrîr olunur.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y88b–Y89a ·
metinde göster ·
Ve ortasında tarz-ı kadîm bir minâreli bir câmi‘i var, Süleymân Hân'ındır. Zîrâ bu kal‘ayı Süleymân Hân asrında bir hîle ile Fûncistân ve Berberistân melikleri müttefik olup bu kal‘aya istîlâ edüp kabza-i tasarrufa aldılar. Ba‘dehu Mısır vâlîsi Tavâşî Süleymân Paşa Özdemir Paşa'yı serdâr edüp on günde cebren ve kahren kal‘ayı feth edüp mutahassın olan zâğî ve bağî ve yağı çekirge bacaklı nahîf Fûncî ve Berberî kavmlerinin başların tırâş edüp rûy-ı siyâhların hâk-i siyâha salup vilâyet-i İbrîm müceddeden feth olunup kal‘ada bu câmi‘ Süleymân Hân nâmına inşâ Y 391b olundu. Hâlâ ibâdetgâh-ı ünâsdır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y391a–Y391b ·
metinde göster ·
… en şehirdir. On yedi bin siyâh-çerde askere ve iki Q 317b kerre yüz bin Zengî
ve Berberî
ve Fûncî re‘âyâya mâlikdir. Ve cümlesi mezheb-i Şâfi‘îde mü’minlerdir. Ve yedi …
Nîl'in cânib-i şarkında Şeddâdî tula-binâ bir kal‘a-i zîbâdır. Fûncistân melikinin dâbiri hâkimdir ve dâbirin tahtıdır. Gâyet ma‘mûr u müzeyyen şehirdir. On yedi bin siyâh-çerde askere ve iki Q 317b kerre yüz bin Zengî ve Berberî ve Fûncî re‘âyâya mâlikdir. Ve cümlesi mezheb-i Şâfi‘îde mü’minlerdir. Ve yedi câmi‘leri ve kırk aded zâviyeleri ve hân u P 314b hammâm ve yedi vekâlesi ve altı yüz dükkânı ve mekteb-i sıbyânı ve sebîlleri vardır. Ammâ Arabistân tarzı ve Rûm binâları gibi değildir ve ol zîb ü zînet yokdur, ancak halkına göre binâları var. Câ-be-câ bâğ u bâğçeleri var, ammâ bostânları gâyet çokdur. Ve şiddet-i hârdan âdem beyninden pişer. Ve cümle halkı tüccârdır. Kaçan bir diyâra gitseler, bâr [u] büngâhların ve zâd-ı râhilelerin deveye ve fîle yükledirler.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y398a ·
metinde göster ·
Ve havâsının letâfeti yüzünden mahbûb u mahbûbesi ol kadar mükahhal merâlî ve gazâlî gözlü esmerü'l-levn ve ahmerü'l-vech gülfem reftâr [u] güftârı latîf ü zarîf mahbûbları olur kim ta‘bîr olunmaz. Hakkâ ki nesl-i Nûh Nebî'dirler. Ammâ libâsları yokdur, Berberî ihrâm ve Berberî peştemâl bürünmüşler, geysûların örmüşler, şiddet-i hârdan gûyâ nâr-ı cahîme girmişler ve yüz yıl durup yanmışlar, kadîd âdemlerdir. Ammâ gâyet cerî ve şecî‘ ve bahâdırlar. Ve gâyetü'l-gâye cemmâ‘ u tammâ‘ kavmdir. Ve hisset ü denâ’etlerinden şeb [ü] rûz cihân gezerler, müft ta‘âm bulurlar ise yerler. Böyle pâ-bürehne ve ser-bürehne kavmdir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y405a ·
metinde göster ·