… ccârânı gâyet çokdur. Cümle halkı Boşnakca ve Türkçe ve Sırf ve Latin ve Hırvad
ve Bulgarca
tekellüm ederler.
Der-vasf-ı reng-i rûy-ı eşkâl-i insân: Âb [u] havâsı gâyet latîf olduğundan ve yazı yaz ve kışı kış olduğundan cemî‘i halkının reng-i rûları humret üzredir, zîrâ bu şehrin cânib-i erba‘ası yaylalardır ve âb-ı hayât suları firâvândır. Anıniçün ahâlîleri zinde cân-ı cânândır. Hattâ niçe bin ricâl makûlesi kemâl mertebe müsinn ve mu‘ammer ve Zâl-ı zamân olup kuvveti gitmiş ve hey’eti yitmiş ve ömr-i müsemmâsı yüz yetmişe yetmiş, gitmiş ve cimâ‘ [u] musâhebetden kalmış olurlar, ammâ cümle ünâsı pâk-i‘tikad ve mü’min ve muvahhid ve sâhib-i vera‘ ve gıll ü gışdan berî kimesnelerdir kim cümle sağîr ü kebîri ve bay u gedâları gâyet musallîdirler. Hattâ çârsû-yı bâzârda akçe sayarken ezân işitdikleri gibi "Lebbeyk Allâhüm" deyüp akçeyi meydânda bırağup dükkânların kapamadan gürûh gürûh câmi‘e giderler. Edâ-yı salâtdan sonra yine ticâret ederler, zîrâ cemî‘i halkı "el-kâsibu habîbullâh" deyü ticâret ederler ve aslâ batıyyü'l-hareke olup tembelân-ı Horasan olan ma‘rifetsiz âdemi sevmezler. Elbette bir ma‘rifet ile kifâflanan âdeme ri‘âyet edüp ehl-i kelâm ve ehl-i kemâl âdemlere zekât dahi verirler ve hacıyân, gâzîyân, tüccârânı gâyet çokdur. Cümle halkı Boşnakca ve Türkçe ve Sırf ve Latin ve Hırvad ve Bulgarca tekellüm ederler.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS V 130a ·
metinde göster ·
… den Alacahisâr güzeli meşhûrdur ve halkı serhadli esbâbı geyüp Türkçe ve Sırfca
ve Bulgarca
kelimât eder garîb-dost gâzîlerdir.
Ve âb [u] havâsının letâfetinden Alacahisâr güzeli meşhûrdur ve halkı serhadli esbâbı geyüp Türkçe ve Sırfca ve Bulgarca kelimât eder garîb-dost gâzîlerdir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS V 182a ·
metinde göster ·
… emî‘i re‘âyâları Sırf ve Bulgar kefereleri olmak ile cümle ahâlî-i vilâyât Sırf
ve Bulgarca
kelimât ederler, ammâ Arnavudca bilmezler. Ve bu şehre Ofçabolu vilâyeti karîb …
Ta‘rîf-i ahâlî-i lehçe-i mahsûs-ı nedîmân: Cemî‘i halkı fasîh ve belîğ Türkçe kelimât ederler, ammâ cemî‘i re‘âyâları Sırf ve Bulgar kefereleri olmak ile cümle ahâlî-i vilâyât Sırf ve Bulgarca kelimât ederler, ammâ Arnavudca bilmezler. Ve bu şehre Ofçabolu vilâyeti karîb olmağile bu şehir halkı Yörük kavmi lehçesiyle dahi tekellüm ederler. İnşâallâh lisân-ı Yörük dahi mahalliyle tahrîr olunur.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 38a ·
metinde göster ·
… yüp cümle çuka ferâceler ve dolamalar geyüp pâk gezerler. Ve lisânları Boşnakça
ve Bulgarca
ve Sırfça ve Eflakça dahi a‘lâ bilir, zîrâ dâ’imâ bey‘ u şirâları mezkûr kefere …
Der-kıyâfet-i kabâ-yı merd-i meydân: Cümleten halkı kavuk üzre beyâz destâr-ı Muhammedî sararlar ve kimisi Tatar kalpağı ve kimisi serhadli kalpağı ve R[û]meli halkı tarzı dahi kalpaklar geyüp cümle çuka ferâceler ve dolamalar geyüp pâk gezerler. Ve lisânları Boşnakça ve Bulgarca ve Sırfça ve Eflakça dahi a‘lâ bilir, zîrâ dâ’imâ bey‘ u şirâları mezkûr kefereler iledir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 58a ·
metinde göster ·
kelimât edüp daracık ve kısacık esvâb ve kalpak ve kubâdî pâypûş ve kopçaklı ça …
Ve cümle ünâsının lisânları Boşnakça ve Sırf ve Bulgarca kelimât edüp daracık ve kısacık esvâb ve kalpak ve kubâdî pâypûş ve kopçaklı çakşır geyüp kimi tüccâr ve kimi ehl-i bâzâr ve kimi beğ sarâyında sâkin beğler hüddâm-ı dilâzâr âdemleri var.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 60a ·
metinde göster ·
… gözünde kısacık çuka dolamalar ve elvân çuka kalpaklar geyüp Boşnakça ve Sırfça
ve Bulgarca
kelimât ederler.
Cümle re‘âyâları Potur Boşnak ve Sırf ve Bulgar kefereleridir. Müslimleri cümle dizleri gözünde kısacık çuka dolamalar ve elvân çuka kalpaklar geyüp Boşnakça ve Sırfça ve Bulgarca kelimât ederler.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI mük. 137a ·
metinde göster ·
… yerler, ammâ yine başlarında elvân çukadan kalpak geyüp yine Boşnakça ve Sırfça
ve Bulgarca
ve Latince kelimât ederler.
Ve bu kasabanın havâsı sehelce sehîldir, ya‘nî mu‘tedil havâ olduğundan mahbûbeleri memdûhdur. Ve halkı cümle Arnavud esvâbı gibi daracık çakşır ve serhadli çuka esvâb geyerler, ammâ yine başlarında elvân çukadan kalpak geyüp yine Boşnakça ve Sırfça ve Bulgarca ve Latince kelimât ederler.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 143a ·
metinde göster ·
… sı ve bâğ u bâğçeleri latîfdir. Halkı Rûmeli tarzı esbâb geyüp Boşnakça ve Sırf
ve Bulgarca
ve Türkçe kelimât ederler.
Ve'l-hâsıl bu varoş dahi ma‘mûr değildir, ammâ âb [u] hevâsı ve bâğ u bâğçeleri latîfdir. Halkı Rûmeli tarzı esbâb geyüp Boşnakça ve Sırf ve Bulgarca ve Türkçe kelimât ederler.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VII 93b ·
metinde göster ·
… îb-dostlardır. Ve ahâlî-i vilâyeti dahi sulehâ-yı ümmetden kimesnelerdir. Rûmca
ve Bulgarca
kelimât ederler. Bâğ u bâğçelerine hadd [ü] nihâyet yokdur. Ve bu mahalle karîb …
Orfan'ın avretleri orfana olur derler ammâ iftirâ-yı mahzdır. Lâkin mahbûbesi gâyet garîb-dostlardır. Ve ahâlî-i vilâyeti dahi sulehâ-yı ümmetden kimesnelerdir. Rûmca ve Bulgarca kelimât ederler. Bâğ u bâğçelerine hadd [ü] nihâyet yokdur. Ve bu mahalle karîb Rindiye boğazında Orfan nehrin gemilerle ubûr ederken Venedik kâfiri firkateleri nümâyân oldu.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VIII 211a ·
metinde göster ·
… ı dörd lisân üzre kelimât ederler, ammâ fasîh ve belîğ Türkçe bilirler ve Rûmca
ve Bulgarca
dahi bilirler, ammâ lisân-ı Yahûdî'yi gâyet çok bilirler, zîrâ şeb [ü] rûz ihti …
Der-âğâze-i lehçe-i mahsûs-ı ağayân: Ekseriyyâ halkı dörd lisân üzre kelimât ederler, ammâ fasîh ve belîğ Türkçe bilirler ve Rûmca ve Bulgarca dahi bilirler, ammâ lisân-ı Yahûdî'yi gâyet çok bilirler, zîrâ şeb [ü] rûz ihtilât-ı kâr [u] kisbleri çufudlar iledir kim ankâ bâzergânları gâyet çokdur. 229a
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VIII 228b–229a ·
metinde göster ·