ve Edirne'de misli bünyâd olunmamış eyle münakkaş ibret-nümûn minârelerdir kim …
Ve bu câmi‘in yemîn [ü] yesârında iki minâre-i mevzûnları ikişer şerîfeli serâmed bâng-i Muhammedî makâmıdır kim İslâmbol ve Bursa ve Edirne'de misli bünyâd olunmamış eyle münakkaş ibret-nümûn minârelerdir kim Koca Mi‘mâr bu minârelerde ve câmi‘de yed-i tûlâ-yı mi‘mârîsin ayân etmişdir. Her minâre on sekizer hâne köşe tarh olunmuşdur. Her tarhında serâpâ kat-ender-kat zıhlar içre gûnâ-gûn kitâbe ve mutahhıl türünce ve islimî nakışları ve her tabakada ibret-nümâ kirişme mukarnas ve medeneler ihtirâ‘ etmişdir kim görenin aklı vâlih olur. Zîrâ bu câmi‘ altıncı câmi‘dir. Her bir câmi‘den birer zerâfet ü nezâfet serîka edüp binâ olunmuşdur.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 47a ·
metinde göster ·
… reng ve katîfe: Dükkân 100, neferât 400, pîrleri (---)(---)(---). Mardin kârı
ve Bursa
kârı sırmalı katîfe ve sereng yasdıklar ile dükkânlarında dokuyarak cümle müsel …
Esnâf-ı yasdıkcıyan-ı sereng ve katîfe: Dükkân 100, neferât 400, pîrleri (---)(---)(---). Mardin kârı ve Bursa kârı sırmalı katîfe ve sereng yasdıklar ile dükkânlarında dokuyarak cümle müsellah geçerler.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 200b ·
metinde göster ·
"Pâdişâhım, işitdim ki sekiz yüz mü’ellif ü musannif ve dörd mezheb şeyhülislâmların ve Bursa monlâsını ve yetmiş fetvâya kâdir ulemâları cümle âteşe yakarmışsın, el-cevâb 'Allâhu a‘lem olur olmaz' demeğe kâdir bir ulemâ kalmadıkdan sonra elbette millet-i Mesîhiyye papaslarının bâtıl şerî‘atlarına muhtâc olmamız mukarrerdir. Elbette kırk elli papas taleb etmeğe bir kulunuz gönderirsiz, bâri hakîri bu kıyâfetle tekur-ı bî-nûra göndürin. Bursa şehrin keşîşler ile doldurup Keşîş dağımızda yine ke'l-evvel karâr etsinler" dedükde Kör Hasan'ın bu gûne ilzâmından {Yıldırım Hân} mülzem olup
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 210b ·
metinde göster ·
… dil-âzâr olur. Gâyet ihtırâz lâzımdır. Ne kadar nâfi‘ ise pes o kadar muzırdır.
Ve Bursa
kaplıcalarının nâfi‘i bu Hudâvendigâr ılıcasıdır. Ve taşra câmekânı tarz-ı kadî …
Ammâ Eski Kaplıca: Gâzî Hudâvendigâr'ın binâsıdır kim bir kubbe-i azîmin ortasında kavl-i İmâm-ı Züfer bir havz-ı kebîri var kim aşren fe-aşrendir. Cânib-i erba‘asında Hanefî kurnaları vardır ve iki aded halvetleri var. Âdem girdikde hayât-ı câvidân bulup vücûd-ı benî Âdem kulak şahmesi gibi yumuşak olup âdemin teninden dest-i insân sabunda kayar gibi kayar. Ammâ suyu gâyet suhûniyyet üzre halk olunmuşdur, lâkin mâ-i bârid halt ederler, gâyet nâfi‘ germ-âbdır. Nûş edenin hafakanın ve zahîr marazın ve yürek oynamasın def‘ eder. Ammâ bu ılıcaya girmenin ibtidâ hâssa-i şartın bilüp giren şifâ bulup, bilmeyüp girene zâtü'l-cenb marazına mübtelâ olup bir gün füc’eten Allah müsâfiri deyüp mûristâna ve vâdî-i hâmûşâna korlar. Şart-ı nâfi‘ oldur kim ibtidâ havz kenarına varup pâk âbdest alup ba‘de'l-vuzû‘ bir hayli başın ıssı suyla yıkayup ba‘dehû vücûduna döküp vücûdun haberdâr edüp andan ayakların havz içine sokup cümle vücûduyla havza girüp safâ ede, ammâ çok durmayup taşra câmekâne çıkup uryân durmaya. Zîrâ havzda eprimiş vücûd taşra sovukda emraz-ı muhtelifeler hâsıl eder. Hemân aceleyle örtünüp sehl-ârâm edüp nâfi‘ olan terler taşrada çıkup peştemâl ve havlı silecekleri arak-âlûd olup anları çıkara. Ba‘dehû esbâbın giyüp hayât-ı câvidân bulur. Böylece etmeyen cân cânından bîzâr olup halka dil-âzâr olur. Gâyet ihtırâz lâzımdır. Ne kadar nâfi‘ ise pes o kadar muzırdır. Ve Bursa kaplıcalarının nâfi‘i bu Hudâvendigâr ılıcasıdır. Ve taşra câmekânı tarz-ı kadîm olmağıla sovuk değildir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS II 227a ·
metinde göster ·
şehrinin cemî‘î tarîk-ı âmları çakmak taşıyla döşenmiş pâk şâhrâhlardır kim bu …
Ve Bursa şehrinin cemî‘î tarîk-ı âmları çakmak taşıyla döşenmiş pâk şâhrâhlardır kim bu dahi bu gûne kaldırımla meşhûrdur ammâ el‘ıyâzen billah kaldırımı çakmak taşı olmağıla at ayağı tayansa elbette zir [ü] zeber olur, gâyet mücellâ taşlardır. Bu kadar yüz yıldan berü bir taşına rahne isâbet etmemişdir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS II 228b ·
metinde göster ·
… âdemlerdir. Ekseriyyâ kâr [u] kesbleri harîr peydâ etmekdir ve katîfe ve sereng
ve Bursa
çatma yasdıkları dokumakdır.
Niçe bin semmûr kürklü muhteşem ankâ bâzargânları ve ulemâları vardır. Bir fırkası zümre-i avândır, at u raht u taht u hânedân sahibleridir kim ehl-i hizmetlerdir. Bir fırkası tüccâr-ı berr [u] bihâr, ankâ-sâhib-i kâr kimesnelerdir. Bir fırkası çârsû-yı bâzârda ehl-i sanâyi‘dir, alâ kadri'l-istitâ‘a gûnâ-gûn libâs-ı fâhire giyerler. Lisânları Anadolu hâki olmağla lehçe-i mahsûsaları Etrâk lehcesine karîb elfâzları vardır. Meselâ "Ahmed Çelebi" yerine "Ehmet Çebü" "Mehemmed Çelebi" yerine "Memet Çebü", "İsmâ‘îl" yerine "İsmîl Çebü", "Ca‘fer" yerine "Câfâr Çebü" derler. Niçe nâ-ma‘lûm elfâzları vardır, ammâ nebtîz (?) şehr oğlanları vardır kim ümmü'l-kelâm, rind-i cihân, ârif, nüktedân çelebîleri vardır. Ve cümle halkı garîb-dost, ehl-i zevk ve ehl-i teferrüc, hoş-sohbet âdemlerdir. Ekseriyyâ kâr [u] kesbleri harîr peydâ etmekdir ve katîfe ve sereng ve Bursa çatma yasdıkları dokumakdır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS II 231a ·
metinde göster ·
… tîfe-i la’l-gûn işlenir kim Frengistân'ın Ceneviz'inde işlenmez ve elvân sereng
ve Bursa
alacası ve neftî ve mâvî bezleri ve kırk kalem peştemâlları ve harîr-i Bursa kî …
Evvelâ gûnâ-gûn katîfe-i la’l-gûn işlenir kim Frengistân'ın Ceneviz'inde işlenmez ve elvân sereng ve Bursa alacası ve neftî ve mâvî bezleri ve kırk kalem peştemâlları ve harîr-i Bursa kîseleri ve fitil ebrişimi cângîr olmuşdur. Ve çatma münakkaş katîfe yasdıkı
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS II 231b ·
metinde göster ·
… . Ve yeniçeriler altun yaldızlı üsküf giydiler idi. {Bilecik şehrinde bir câmi‘
ve Bursa
Yenişehri'nde bir câmi‘ ve bir zâviye ve anda Postun-pos Baba'ya bir âsitâne in …
Evvelâ feth-i Edirne sene 761 ve feth-i kal‘a-i Siroz sene 786 ve ceng-i azîm-i Varna sene 846, feth-i Batnos ve feth-i Misis ve feth-i Burgos ve feth-i Dimetoka ve feth-i Keşân-ili ve feth-i İpsala mükerrer ve feth-i Edirne Zağrası ve feth-i Gümülcine ve feth-i kal‘a-i gevher-nigîn-i Kütâhiyye ve feth-i Hamîdili ve feth-i Akşehir ve feth-i Seydîşehr ve feth-i Yalvaçhisâr ve feth-i Burkoz ve feth-i Polya ya‘nî Tanrı-yıkdığı ve feth-i İskete ve feth-i Marilye ve feth-i Havâle ve feth-i Dusin ve feth-i Zihne ve feth-i diğer Siroz ve feth-i Ferkariyye ve feth-i Köprü ve feth-i Perilpe ve feth-i Manastır ve feth-i Filoronya, bu kılâ‘lar feth olup cümle guzât-ı müslimîn mâl-ı ganâ’imle muğtenim oldular. Ve yeniçeriler altun yaldızlı üsküf giydiler idi. {Bilecik şehrinde bir câmi‘ ve Bursa Yenişehri'nde bir câmi‘ ve bir zâviye ve anda Postun-pos Baba'ya bir âsitâne inşâ etdi.}
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS II 234a ·
metinde göster ·
… up gâyet hoş-hor olur. Şehr-i şehribân-ı Bağdâd'da ve Sivas 57a{Niksâr'ında}
ve Bursa
Gemleyik'inde böyle âbdâr [u] dânedâr narı olur, ammâ İslâmbol'un ve Karaferye' …
Der-beyân-ı me’kûlât [u] meşrubât: Bu şehr-i Urfa'nın Harrân tarafına nehr-i Halîl'in tarafı serâpâ bâğ u bâğçe ve müşebbek besâtîn olmağıla sayf u şitâda sebzevâtı firâvândır. Ve iç kal‘anın ensesindeki Cebel-i Damlacık üzre cümle bâğ u bâğçedir. Bir vakıyye ve beş yüz dirhem gelir âdem kellesi kadar nârı olup gâyet hoş-hor olur. Şehr-i şehribân-ı Bağdâd'da ve Sivas 57a{Niksâr'ında} ve Bursa Gemleyik'inde böyle âbdâr [u] dânedâr narı olur, ammâ İslâmbol'un ve Karaferye'nin lüfanına ve feyz narına yan başı gelir. Zîrâ Arz-ı Mukaddes'de bu Urfa narı meşhûr-ı âfâkdır. Mar‘aş narı gerçi çok olup furûnda sehel kurudup diyâr diyâr götürürler, çok olduğundan meşhûrdur ammâ bu Urfa narı memdûh-ı âlemdir. Hattâ "en-Nârü fâkihetü'ş-şitâ" demişler, yârânın biri fâkihe lafzı olmağıla nârdan murâd olan bu Urfa nârın zann edüp husûsan Urfa'nın melesi narı ola demiş. Niçeler Arapça âyetinden murâd Urfa'nın nârı hakkında ola demişler. Tâ bu mertebe dânedâr [u] âbdâr ve hoş-hor nârı vardır. Ve sâ’ire müsmirrât-ı gûnâ-gûnu dahi memdûhdur. Ve hâs ve beyâz lavaşa ekmeği ve sacda pişen gül pembe varağı gibi yufka beyâz ekmeği ve tennûr kebâbı ve helvası ve dud şarâbı ve harîri gâyet meşhûr-ı afâkdır. Ve bu Urfa halkı gâyetü'l-gâye garîb-dost u dilnüvâz âdemlerdir. Şeb [u] rûz müsâfirsiz ta‘âm yemezler. Şecî‘ ve sipâh ve bahâdır ve çerî merd-i meydânları vardır. Ve Cenâb-ı Bârî bu şehir halkına İbrâhîm Halîlullâh berekâtı vermiş gâyet ganîmet şehirdir. Âsitâne-i Halîlü'r-rahmân olduğundan bunda zulm eden hâkim aslâ mu‘ammer olmaz. Elbette bir kazâ-yı âsumânîye mübtelâ olur.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS III 56b–57a ·
metinde göster ·
Evsâf-ı dârü'l-hadîs-i Peygamberân: Bu dahi Arabistân ve İslâmbol
ve Bursa
ve Edirne gibi kubbe-i âlîler ile mebnî dârü'l-hadîsler yokdur ammâ medreselerd …
Evsâf-ı dârü'l-hadîs-i Peygamberân: Bu dahi Arabistân ve İslâmbol ve Bursa ve Edirne gibi kubbe-i âlîler ile mebnî dârü'l-hadîsler yokdur ammâ medreselerde ve her câmi‘de âlimân-ı muhaddisân, Müslim ve Buhârî hadîslerin rivâyetleriyle tâlibler ta‘lîm eder.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IV 224b ·
metinde göster ·
… ek ve ok ve paşak u pojaklar kim her biri Mısır hadengi ve İslâmbol ve Gelibolu
ve Bursa
ve Babadağı okları kim peykânları Nahşevân ve Kırım paşakları idi. Ve her birin …
Ve niçe yüz bin aded hadeng ü tîr ve sihem ü nâvek ve ok ve paşak u pojaklar kim her biri Mısır hadengi ve İslâmbol ve Gelibolu ve Bursa ve Babadağı okları kim peykânları Nahşevân ve Kırım paşakları idi. Ve her birinin yelekleri perr-i tâvûsdan ve cenâh-ı hümâdan ve cenâh-ı gücüğen ve murg-ı kuğudan ve tayr-ı miskî kartaldan ve kamış okların yünleri murg-ı kebûter-i zeyrekden ve hezârpâre kalem ok yelekleri ve şahin cığasından ve zağanos yeleği okların her biri kalemden ve kamışdan ve kargıdan ve peleng nâm çamdan ve hezârpâre okların her birinin gezlerinden demrenine varınca içerisi boş olup paşakları müzehheb ü mutallâ, demrenleri Kılmağî ve Nogayî ve Kabartayî ve Evengî ve Horasânî ve Acemânî ve Moğolî ve Boğolî ve Kırımî ve Osmânî tarzı demrenli oklar idi kim her birinin peykânları zehr ile sıvarılmış hadenglerdir ve nice kerre yüz bin deste deste pota ve hekkî ve azmâyiş ve peşrev ve yeleksiz gez u zizan (---)(---)(---)(---)(---) misilli musanna‘ okların hisâbın Hudâ bilir kim anların demrenleri merîhden âb u tâb almış peykânlı nâveklerdir kim her biri pür hışımlı düşmana değer sihâm-ı kazâ pujenmiş kadalardır kim her biri bî-bahâ bir bahâne ile bey‘ olundu, hayfâ ve dirîğ.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IV 277a ·
metinde göster ·
… dükkânçe bâzâr-ı şâhîdir ve gâyet pâk ve ma‘mûr u müzeyyendir ammâ Haleb ve Şâm
ve Bursa
dükkânları gibi kârgîr binâ dükkân-ı ra‘nâlar değildir. Ammâ yine şâhrâhları üz …
Ve çârsû-yı bezzâzistân: Cümle iki bin dükkânçe bâzâr-ı şâhîdir ve gâyet pâk ve ma‘mûr u müzeyyendir ammâ Haleb ve Şâm ve Bursa dükkânları gibi kârgîr binâ dükkân-ı ra‘nâlar değildir. Ammâ yine şâhrâhları üzre haşeb ile mestûrlardır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IV 310a ·
metinde göster ·
… ar müzeyyen ve ma‘mûrdur kim gûyâ bu şehrin cümle esvâk-ı sultânîsi Haleb şehri
ve Bursa
şehri çârsûları gibi gâyet tertîb üzre tekellüflü binâ olunmuşdur.
Cümle (---) aded dekâkîn-i sûk-ı sultânî-i bâzâr-ı hüsndür. Gerçi bu şehir bir dereli ve depeli zemîne vâki‘ olmuşdur, ammâ gâyetü'l-gâye ma‘mûr [u] âbâdân olduğundan çârsû-yı bâzârı ol kadar müzeyyen ve ma‘mûrdur kim gûyâ bu şehrin cümle esvâk-ı sultânîsi Haleb şehri ve Bursa şehri çârsûları gibi gâyet tertîb üzre tekellüflü binâ olunmuşdur.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS V 22b ·
metinde göster ·
… t müzeyyen ve şîrîn ve tertîb üzre binâ olunup cümle esvâkları üzre Haleb şehri
ve Bursa
şehri gibi kab örtülü sûk-ı sultânîdir, lâkin örtüleri kârgîr kemer binâlar değ …
Der-ilm-i çârsû-yı bezzâzistân: Cümle bin seksen aded bâzâr-ı hüsn dükkânlarıdır, ammâ gâyet müzeyyen ve şîrîn ve tertîb üzre binâ olunup cümle esvâkları üzre Haleb şehri ve Bursa şehri gibi kab örtülü sûk-ı sultânîdir, lâkin örtüleri kârgîr kemer binâlar değildir. Serâpâ kalın direkler üzre mestûrdur. Cümle şâhrâhları pâk kaldırım döşelidir ve bir şîrîn kârgîr binâ bezzâzistânı var. Cemî‘i Hind ü Sind ve Arab u Acem ve Leh ü Çeh'in zî-kıymet metâ‘ları bu şehirde bî-kıymet bulunur. Hattâ Dobra-Venedik ve Büyük Venedik bu şehre üçer ve ikişer konak yakın olmağile Zadra ve şibenik ve İspilet iskelelerinden bu şehre bir iki günde komor bârgîrleriyle bî-hadd ü bî-kıyâs ecnâs-ı mütenevvi‘a libâs-ı akmişe-i fâhire ve vâlâ-yı kâlâ-yı hârâ-yı nâdireler gelir, ammâ Çukacılar çârsûsu ve Gazzâzlar bâzârı ve Kazancılar bâzârları cümleden âbâdânlardır. (---)
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS V 129b ·
metinde göster ·
… al‘a-i metîn ve sedd-i hasîn ve şehr-i bender görmedim, illâ Edirne ve İslâmbol
ve Bursa
ve Haleb ve şâm ve Mısır ve Irak ve Tebrîz-i dilâvîz şehirlerin gördüm. Hudâ-yı …
Vel-hâsıl bu ana gelince bu kadar seyâhatde üç bin yedi yüz kal‘a ve şehir seyr etdim, böyle bir kal‘a-i metîn ve sedd-i hasîn ve şehr-i bender görmedim, illâ Edirne ve İslâmbol ve Bursa ve Haleb ve şâm ve Mısır ve Irak ve Tebrîz-i dilâvîz şehirlerin gördüm. Hudâ-yı Bârî yârî kılup bu Sibin kal‘asın dahi dest-i Âl-i Osmân'a müyesser edüp zamîme-i şehr-i İslâmî'den ola.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 29b ·
metinde göster ·
… içre irem-âbâd misilli bir sevâd-ı mu‘azzam vilâyetdir. Ammâ şehri Şâm ve Haleb
ve Bursa
ve Mağnisa ve Tire ve Konya gibi binâ-yı azîm ve hânedân-ı kebîrler ile mebnî d …
Evvelâ bu şehrin zemîni Bahr-i Kulzum kurbunda bir düz vâsi‘ hıyâbânistân içre irem-âbâd misilli bir sevâd-ı mu‘azzam vilâyetdir. Ammâ şehri Şâm ve Haleb ve Bursa ve Mağnisa ve Tire ve Konya gibi binâ-yı azîm ve hânedân-ı kebîrler ile mebnî değildir. Lâkin şehrine göre ma‘mûr u müzeyyen binâlar vardır kim cümlesi yedi bin aded kâ[r]gîr ve çit ve azbar binâlı tahtânî ve fevkânî sahâbe-i kirâm büyûtları gibi serâpâ toprak ile mestûr hânedân-ı ma‘mûrlardır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VII 161b ·
metinde göster ·
… ve Kastamonu {ve Tire ve Mağnisa ve İzmir ve Silifke ve şehr-i Gümüş ve Sinop}
ve Bursa
ve Kütâhiyye ve Adaliyye ve Kıbrıs ve Tarabefzûn ve Kefe ve Kostantiniyye ve Ed …
Meselâ Cezâyir ve Tunus ve Tarabulus ve Mısır ve Zenc ve Habeş ve İsvân ve Yemen ve Lahsa ve Basra ve Bağdâd ve Musul ve Âmid ve Tebrîz ve Erzurûm ve Canca ve Bayburd ve Amâsiyye ve Sivas ve Mar‘aş ve Ayntâb ve Haleb ve Şâm ve Gazze ve Kudüs ve Şâm-ı Tarabulus ve Antâkiyye ve Adana ve Konya ve Aksarây ve Kastamonu {ve Tire ve Mağnisa ve İzmir ve Silifke ve şehr-i Gümüş ve Sinop} ve Bursa ve Kütâhiyye ve Adaliyye ve Kıbrıs ve Tarabefzûn ve Kefe ve Kostantiniyye ve Edirne ve Sofya ve Belgrad ve Budin ve Bosna ve Sirebreniçse ve Novaborda ve Kıratova ve Üsküb ve Elbasan ve Ohri ve Yanya ve Mora ve İnebahtı ve Atina ve Selânik ve Siroz ve Kavala, taht-ı İskender-i Kübrâ'dır ve Pireveze (---)(---)(---)
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VIII 212a ·
metinde göster ·
… r-aded-i çârsû-yı kapan-ı bezzâzistân: Cümle iki bin aded dükkândır, ammâ Haleb
ve Bursa
ve Şâm ve Mısır gibi kârgîr kubâblı dekâkîn değildir ammâ dokuz kubbeli ve kurş …
Der-aded-i çârsû-yı kapan-ı bezzâzistân: Cümle iki bin aded dükkândır, ammâ Haleb ve Bursa ve Şâm ve Mısır gibi kârgîr kubâblı dekâkîn değildir ammâ dokuz kubbeli ve kurşum örtülü ve dörd aded demir kapulu bezzâzistânı içre ankâ hâcegîleri var, bey‘ [u] şirâ ederler.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VIII 220a ·
metinde göster ·
Der-beyân-ı dârü'ş-şifâ-yı bîmâristân: Bu şehir içre Edirne
ve Bursa
ve İslâmbol gibi bîmârhâne-i azîmler yokdur, ammâ sâhibü'l-hayrâtlar Kâsım Paşa …
Der-beyân-ı dârü'ş-şifâ-yı bîmâristân: Bu şehir içre Edirne ve Bursa ve İslâmbol gibi bîmârhâne-i azîmler yokdur, ammâ sâhibü'l-hayrâtlar Kâsım Paşa câmi‘i kurbunda ve Şeyh Hortaç câmi‘i kurbuna garîbü'd-diyâr olup hasta olanlara vakıf hücreler ile hüddâmlar ta‘yîn edüp gözedirler.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VIII 228b ·
metinde göster ·
… ükellefi Osmân Şâh câmi‘idir kim bir diyârda misli yokdur, illâ Tire ve Ma‘nîsa
ve Bursa
ve İslâmbol'da var kim gerçi küçükdür ammâ gâyet binâ-yı rûşen-âbâd ve müzeyyen …
Evvelâ cümleden min nesl-i selâtîn-i Âl-i Osmân olan sekiz aded câmi‘-i Cum‘anın güzîdesi ve mükemmel ü mükellefi Osmân Şâh câmi‘idir kim bir diyârda misli yokdur, illâ Tire ve Ma‘nîsa ve Bursa ve İslâmbol'da var kim gerçi küçükdür ammâ gâyet binâ-yı rûşen-âbâd ve müzeyyen ü ma‘mûr u rûşen binâ câmi‘-i dilküşâ-yı ra‘nâ-yı ibret-nümâdır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VIII 238b ·
metinde göster ·
… ngeçdileriyle Tire ve Mağnisa ve Aydın ve Saruhân ve Engürü ve Kânkırı ve izmid
ve Bursa
ve Alâ’iyye ve Kastamonu ve Teke ve Hamîd, bu sancaklarda olan cemî‘i erbâb-ı z …
Der-mücâhidân-ı cünd-i eyâlet-i Anatolu: Katırcıoğlu Mehemmed Paşa Göllük tarafında cümle eyâleti askeriyle ve kendünün ipden kazıkdan kurtulmuş yetmiş tâsdan geçmiş bin aded serbâzân-ı gâziyânları ve üç bin aded güzîde Anatolu serdengeçdileriyle Tire ve Mağnisa ve Aydın ve Saruhân ve Engürü ve Kânkırı ve izmid ve Bursa ve Alâ’iyye ve Kastamonu ve Teke ve Hamîd, bu sancaklarda olan cemî‘i erbâb-ı zu‘amâ ve erbâb-ı tîmâr ile meterise girüp cümle yigirmi bin asker-i İslâm idi.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VIII 290b ·
metinde göster ·
… mahlûl olup âhara tevcîh olunup tezkireler almışlardır. Meselâ Tire ve Mağnisa
ve Bursa
ve Menteşe ve Hamîd ve izmid ve Engürü ve Kânkırı ve Kastamonu ve Bolu ve Karah …
Ve şehîdân-ı sâ’ir eyâletler cümle-cümle otuz yedi sancakda her tîmârları kırkar ve ellişer kerre mahlûl olup âhara tevcîh olunup tezkireler almışlardır. Meselâ Tire ve Mağnisa ve Bursa ve Menteşe ve Hamîd ve izmid ve Engürü ve Kânkırı ve Kastamonu ve Bolu ve Karahisâr-ı Sâhib ve gayri zeytûn sipâhîleri umûmen bu mezkûr sancakların mîr-i mîrânları ve mîr-i livâları ve alaybeğileri ve çeribaşıları ile cümle ikişer üçer ve beşer kerre lağım atup ender-hevâ mu‘allakest dedikleri gibi bu kadar bin cânlar tuyûr-ı ebâbîl gibi hevâya münkalib yine mahlûldan yerlerine âdemler doldu. Ve yeniçeri ocağında ba‘zı odaların yedişer sekizer yüz neferâtları cümle bir ânda şehîd olup dünkü gün kapuya çıkan en aşağıdaki dümenci nâm yoldaşları bir günde odabaşı olmuşlardır. Niçe kerre böyle vâki‘ olup anlar da şehîd olmuşlardır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VIII 309a ·
metinde göster ·
… asfında lisân kâsırdır. Uştuk yaylasından enerken bu şehri gören âdemler Edirne
ve Bursa
kadar vardır derler. Ammâ,
Der-sitâyiş-i aşağı şehr-i azîm-i İremezât: Gâyet ma‘mûr u müzeyyendir kim gûyâ Şâm-ı cennet-meşâm merâmdır. Vasfında lisân kâsırdır. Uştuk yaylasından enerken bu şehri gören âdemler Edirne ve Bursa kadar vardır derler. Ammâ,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VIII 370a ·
metinde göster ·
… olan Kütâhiyye sancağı ve Sarhan sancağı ve Aydın sancağı ve Kastamonu sancağı
ve Bursa
sancağı ve Bolu sancağı ve livâ-yı Menteşe ve livâ-yı Ankara ve Karahisâr-ı Sâh …
Ve eyâletinde cümle on dörd sancakdır. Evvelâ tahtı olan Kütâhiyye sancağı ve Sarhan sancağı ve Aydın sancağı ve Kastamonu sancağı ve Bursa sancağı ve Bolu sancağı ve livâ-yı Menteşe ve livâ-yı Ankara ve Karahisâr-ı Sâhib ve Teke sancağı ve Kânkırı sancağı ve Hamîd sancağı ve Sultânönü ve Karasi sancağı, cümle sancakları bunlardır. Bunlardan mâ‘adâ eyâletinde dörd müsellem beğleri vardır. Anlar dahi kırkar ve ellişer ma‘mûr kurâlara mâliklerdir. Salb [u] siyâset ve cürm [ü] cinâyetleri kendülere tefvîz olunmuş ze‘âmet beğleridir. Hîn-i gazâda tablları ve tuğları yokdur.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y8b ·
metinde göster ·
ve Teke sancakları ahâlîleri mabeyinlerinde bir söz olsa yâhûd bir mîrlivâ tabı …
Bu Germiyan ve Aydın ve Sarhan ve Sığla ve Bursa ve Teke sancakları ahâlîleri mabeyinlerinde bir söz olsa yâhûd bir mîrlivâ tabılları bir hoş sadâ ve âheng vermese "Melemen davulu gibi öter" deyü darb-ı mesel olmuşdur.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y42a ·
metinde göster ·
Ve sûk-ı sultânîsinde olan dekâkînlerin çoğu Haleb
ve Bursa
çârsûsu gibi kâ[r]gîr kemer dükkânlardır. Ve ba‘zı çârsûsunun iki başında bezzâ …
Ve sûk-ı sultânîsinde olan dekâkînlerin çoğu Haleb ve Bursa çârsûsu gibi kâ[r]gîr kemer dükkânlardır. Ve ba‘zı çârsûsunun iki başında bezzâzistân-misâl demir kapuludur.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y166b ·
metinde göster ·