nâmına Nilüfer Cisri derler. Ol nehir bu sırât altından güzer edüp garb cânibin …
Nehr-i Nilüfer:, Bir uyûn-ı cârîdir kim mevsim-i bahârda aslâ geçid vermez bir âb-ı hayâtdır kim cânib-i kıblede Cebel-i Ruhbân'dır ve Keteli dağlarından ve Kestel dağlarından gelüp cem‘ olarak bu Filedâr sahrâsı içre cereyân edüp niçe bin mezâri‘ât [u] arz-ı mahsûldâr türâbları ve niçe nahlistân [u] gülistân yerleri saky edüp şâhrâh üzre vâkı‘ olmuş (---) gözlü bir metin cisr vardır kim her tâkleri kavs-i kuzahdan nişân verir kantara-i muazzamdır. Sene (---) târîhinde (---) Hânın duhter-i pâkîze-ahteri Nilüfer Sultân binâ etmeğin nehrin ve cisrin nâmına Nilüfer Cisri derler. Ol nehir bu sırât altından güzer edüp garb cânibinde (---)(---) mahalde Akdeniz'e munsab olur zülâl-ı nâbdır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS II 221b ·
metinde göster ·
… yine taraf-ı şarka ma‘mûr [u] âbâdân kurâlar geçüp ve Sarı Çiçek gölünde çayın
ve cisrin
sühûletle geçüp bu cisr altından nehr-i (---) cereyân edüp (---) dağlarından ce …
Menzil-i karye-i Toğud: Bu çay-ı Toğud kenarında bâğ u bâğçeli ve yüz elli hâneli ma‘mûr köydür. Çayı nehr-i Furât'a rîzân olur. Andan yine taraf-ı şarka ma‘mûr [u] âbâdân kurâlar geçüp ve Sarı Çiçek gölünde çayın ve cisrin sühûletle geçüp bu cisr altından nehr-i (---) cereyân edüp (---) dağlarından cem‘ olup bu mahalle karîb nehr-i Furât'a halt olur. Andan,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS III 81b ·
metinde göster ·
… rdır kim âyende vü revendegânlar yemîn ü yesârdan geldiklerinde mihmân olurlar.
Ve cisrin
kemeri altında müte‘addid hücreler vardır ve demir pençereli şâhnişînlerde müsâ …
Bu kapulardan içeri yemîn ü yesârda cisrin temeli berâberliğinde cisrin altında hânlar vardır kim âyende vü revendegânlar yemîn ü yesârdan geldiklerinde mihmân olurlar. Ve cisrin kemeri altında müte‘addid hücreler vardır ve demir pençereli şâhnişînlerde müsâfirîn meks edüp kemerin karşu tarafındaki âdemler ile kimi musâhabet eder ve kimi şebeke ve olta ile balık avlarlar. Ve bu cisrin yemîn ü yesârında dahi niçe pencereli hücreler vardır. Üstâd-ı şîrînkâr kasd edüp "Cisrin kemerine bâr olmasın" deyü bu kantara-i ibret-nümânın için boş edüp kat-ender-kat revzenli ve kâ‘alı hücreler de eylemiş. Bu cisrin yemîn ü yesârında korkulukları cümle polad-ı Nahçevânî demirdendir, ammâ üstâd-ı haddâd dahi var makdûrun sarf edüp bir gûne musanna‘ şebeke korkuluklar etmiş kim hakkâ ki yed-i tûlâsın ayân etmişdir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IV 219b ·
metinde göster ·
beri şimâlî tarafı başında kal‘a-i Peşte-i dil-teşnedir kim şimâlîsi ve maşrıkı …
Nehr-i Tuna'nın cânib-i garbîsinde kal‘a-i Budun'dur ve cisrin beri şimâlî tarafı başında kal‘a-i Peşte-i dil-teşnedir kim şimâlîsi ve maşrıkı ve kıble tarafları cümle sahrâ-yı Peşte ve hâmûn-ı Keçkemet'dir kim tâ bir ucu kal‘a-i Hatvan'a ve bir tarafı tâ kal‘a-i Sonloğ'a ve semt-i garbîsi tâ kal‘a-i Segedin'e varup nehr-i Tise kenârlarına varınca köy köy üstüne kal‘a kal‘aya müşâ ma‘mûr u âbâdân Peşte sahrâlarıdır kim tûlen ve arzen onar merhale yerlerdir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 89b ·
metinde göster ·
… köşkü dahi vardır. Bu hemân âyende vü revendegân 164b içün bir mihmângâhdır.
Ve cisrin
karşu kapunun şehir tarafında olan kal‘a içinde Süleymân Hân'ın bir mescidi var …
Ve buna karîb bir lonca köşkü dahi vardır. Bu hemân âyende vü revendegân 164b içün bir mihmângâhdır. Ve cisrin karşu kapunun şehir tarafında olan kal‘a içinde Süleymân Hân'ın bir mescidi var, ammâ havlısı yokdur.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 164a–164b ·
metinde göster ·
… beği tarafından bir gümrük emîni oturup âyende vü revendeden bâc-ı bâzâr alır.
Ve cisrin
karşu cânibinde Boğdan beği emîni gümrük alır, gâyet büyük emânetlerdir kim cem …
Ve bu nehr-i Fohşan yine Eflak vilâyetlerinde Seykel vilâyeti dağlarından gelüp bu şehr-i Fohşan içinde çit cisirler altından geçüp cânib-i kıbleye cereyân edü[p] nehr-i Tuna'ya mahlût olunca yine şark tarafı Boğdan ve garb tarafı Eflakân vilâyetidir kim mâbeyne-hümâya bu nehir hudûd vâki‘ olmuşdur. Ve bu Fohşan cisrinin berü başında Eflak beği tarafından bir gümrük emîni oturup âyende vü revendeden bâc-ı bâzâr alır. Ve cisrin karşu cânibinde Boğdan beği emîni gümrük alır, gâyet büyük emânetlerdir kim cemî‘i geçen keferelerden dahi harâc alırlar kim iki kerre yüz bin guruş hâsıl olur.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VII 104a ·
metinde göster ·
Beri tarafda bizimle sahrâda ceng eden Şeremet Ban Vezîr taburun feth olduğun
ve cisrin
bu gûne kırıldığın görüp bakıyyetü's-seyf olan küffârlar ile târumâr olup hamd- …
Beri tarafda bizimle sahrâda ceng eden Şeremet Ban Vezîr taburun feth olduğun ve cisrin bu gûne kırıldığın görüp bakıyyetü's-seyf olan küffârlar ile târumâr olup hamd-i Hudâ münhezim olduklarında "Tut bizi yâ Îsâ!" deyü firâr ederlerken Hazret-i Îsâ da ricâları üzre niçe bin küffârları tutup Tatar'a verüp esîr etdiler.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VII 115b ·
metinde göster ·
Adalya cânibinde binden mütecâviz saz u neyden külbe-i ahzân-misâl dükkânlar va …
Ve cisrin Adalya cânibinde binden mütecâviz saz u neyden külbe-i ahzân-misâl dükkânlar vardır. Haftada bir cum‘aertesi gün Serik nâhiyesinden ve Karahisâr'dan ve Alâ’iyye ve Adalya'dan ve Teke ve Hamîd'den kırk elli bin âdem bir gün bir gecede cem‘ olup azîm bâzâr durur.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y137a ·
metinde göster ·