… rdır]: Livâ-i Hamâ ve Hıms ve Selmiyye ve Cebeliyye ve Lâtikıyye ve Hasan-âbâd.
Ve dağlar
içre kırk aded gayr-ı müslim Dürzî beğleri vardır kim her biri birer mezâhibe h …
[Sancakları bunlardır]: Livâ-i Hamâ ve Hıms ve Selmiyye ve Cebeliyye ve Lâtikıyye ve Hasan-âbâd. Ve dağlar içre kırk aded gayr-ı müslim Dürzî beğleri vardır kim her biri birer mezâhibe hizmet eder dâll kavimlerdir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 51b ·
metinde göster ·
üzre bî-nazîr kiraz bâğları vardır kim Hisâr kirazı Rûm ve Arab ve Acem'de meşh …
Ve dağlar üzre bî-nazîr kiraz bâğları vardır kim Hisâr kirazı Rûm ve Arab ve Acem'de meşhûr-ı âfâkdır kim diyâr-ı Acem'de gülnâr-ı Rûm derler, iki kiraz-ı âbdâr bir dökme riyal guruş ile vezn olunmuşdur. Ve âbdâr hora üzümü {olur}.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 137a ·
metinde göster ·
… ı serâpâ beyâz taş ile kaldırım döşelidir. Cümle hânelerinin enseleri dağlardır
ve dağlar
üzre bâğlardır ve âb [u] hevâsının letâfetinden halkı sağlardır ve reng-i rûyla …
Bunlar tâbî civânlarıyla meşhûr kahâvîlerdir. Ammâ bu şehrin kârgîr binâ bezzâzistânı yokdur. Lâkin tüccâr hânlarında cümle zî-kıymet girân-bahâ şeyler bî-bahâ bulunur. Ve Hünkâr Sarâyı kurbunda Tershâne-i âmiresi vardır. Bu şehrin cemî‘î hâneleri mürtefi‘ bayırlar üzre vâkı‘ olup pencereleri kıble cânibinde deryâya nâzırdır. Ve cümle esvâkları serâpâ beyâz taş ile kaldırım döşelidir. Cümle hânelerinin enseleri dağlardır ve dağlar üzre bâğlardır ve âb [u] hevâsının letâfetinden halkı sağlardır ve reng-i rûyları ağlar[dır].
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS II 243a ·
metinde göster ·
… bları meşhûrdur. Ve engürü dahi memdûhdur. Ve kal‘anın cânib-i şimâli dağlardır
ve dağlar
üzre bâğlardır. Anınçün halkı kaviyyü'l-bünye olup sağlardır. Ve kal‘anın kıble …
Çârsû-yı bâzârı azdır. Bu kal‘anın cânib-i erba‘asında uyûn-ı câriyeler cereyân edüp en uluca aynına Ayn-ı havz derler. İskender-i Kübrâ nûş edüp bir havz-ı azîm binâ etdiğiyçün Ayn-ı havz derler, hakkâ ki âb-ı hayâtdan nişân verir billûr-misâl mâ-i zülâldir. Bâğ u bâğçeleri ve hadîka-i ravza-i Rıdvânları reyy edüp iner, nehr-i Şatt'a dâhil olur. Ve bu kal‘a-i Mefârikîn hâkinde nehr-i azîm Basinka'dır. Gerçi kal‘aya ba‘îddir ammâ bu hâkden tulû‘ edüp niçe kurâ vü kasabâtların mezâri‘âtların saky ederek İbn Ömer cezîresi üstünde cânib-i şarkîsinde beş fersah mesâfe-i ba‘îdede nehr-i Dicle'ye ya‘nî nehr-i Şatt'a dâhil olan âb-ı hayâtın biri dahi bu nehirdir. Ve bu Mefârikîn dağlarından niçe uyûn-ı câriyeler hurûc edüp ve uyûn-ı bî-şumârlar ictimâ‘ olup kal‘a-i Hısînkeyfâ'da Cezîre ve Musul'da birbirlerine vâsıl olurlar. Ve Zarbeyn-i Alî ve Zarbeyn-i Esfeleyn müstemed olup bu ikisi bilâd-ı Ermenî'de olan uyûnlardan sonra Zarbeyn bir nehr-i şedîd ve kaviyyü'l-cereyân olup dâ’imâ ra‘d-âsâ gürleyerek cereyân etdüğinden müverrihân-ı Irâk zârib-i mahbût (?) derler, kal‘a-i Tikrit'e ve Bağdâd ve Vâsıt ve Batâyıh'da dahi niçe enhârlar Şatt'a mahlût olduğu bâlâda re’s-i Şat mahallinde tahrîr olunmuşdur. Ve kal‘a-i Mefârikîn'in âb u hevâsının letâfetinden Kürd mahbûbları meşhûrdur. Ve engürü dahi memdûhdur. Ve kal‘anın cânib-i şimâli dağlardır ve dağlar üzre bâğlardır. Anınçün halkı kaviyyü'l-bünye olup sağlardır. Ve kal‘anın kıble tarafı sahrâlardır kim (---) menzilde kal‘a-i Hısînkeyfâ'ya varır ve cânib-i şarkîsinde cisr-i Batmân'ı ubûr edüp bir günde kal‘a-i Hazzo'ya varır. Cânib-i şimâle dağları aşup kal‘a-i (---) varır ve cânib-i kıblesinde bir günde sür‘at ile Cizre'ye varılır. (---)(---)(---)(---)(---)(---)(---)(---)(---)
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IV 218a ·
metinde göster ·
Ve bu kal‘a tarafı ve gemiler ahvâlleri ber-taraf oldukdan sonra bâğlar içre
ve dağlar
ve ırağlar içre firâr eden dalâlet-âyîn ve melâ‘în ve kefere-i müşrikînlerin ak …
Ve bu kal‘a tarafı ve gemiler ahvâlleri ber-taraf oldukdan sonra bâğlar içre ve dağlar ve ırağlar içre firâr eden dalâlet-âyîn ve melâ‘în ve kefere-i müşrikînlerin akîbine cümle guzât düşüp tavuk yerden daru değşirir gibi dağlarda ve bâğlarda ol kadar mahbûb u mahbûbe pençe-i âfitâb muğpîçe mehpâreler buldular kim hadd [ü] hasirden efzûn ve hisâb-ı kalemden efzûn esîr-i mihr-i mâhlar alındı, ammâ dağlar içre bir sadâ-yı Allâh Allâh kopunca hemân serdârımız İsmâ‘îl alaybeği ta‘yîn eyledi kim bir şecî‘ tüvânâ-yı bahâdır ve niçe yüz aded cenglerde isbât-ı vücûd edüp akrânı nâdir bir şîr-i merd-i Hudâ'dır. Anı sancağı askeriyle ta‘yîn edüp vardıklarında gördüler kim bir bâğ dîvârı içine beş yüz mikdâr kâfir deryâdan kaçamayup karada kuruya kalmışlar. Cân bâzârlarına düşüp cân u gönülden cenge âhenk ederler. Hemân İsmâ‘îl alaybeği,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS V 145b ·
metinde göster ·
… binâ ve bir sûr-ı ra‘nâ küçük kal‘adır, ammâ iki cânibi yüksek havâleli dağlar
ve dağlar
üzre sâfî bâğlar ve havâsı letâfetinden halkı sağlardır, lâkin kal‘ası iç elde …
Zemîn-i kal‘a-i Serfice: Topraklı bir sivri küçük püşte üzre vâki‘ olmuş şekl-i müselles bir şeddadî kârgîr seng binâ ve bir sûr-ı ra‘nâ küçük kal‘adır, ammâ iki cânibi yüksek havâleli dağlar ve dağlar üzre sâfî bâğlar ve havâsı letâfetinden halkı sağlardır, lâkin kal‘ası iç elde olmak ile elzem ve levâzımdan olmamağile ol kadar ma‘mûr değildir, ammâ sehel şey ile imârı mümkündür.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS V 181a ·
metinde göster ·
içre asker-i İslâma râst gelüp menzil-i kal‘a-i mahsûr Yenikal‘a altına bir ala …
Cümlemiz salt [u] sebükbâr olup kal‘a-i Ösek'den cisr-i tavîl başında kal‘a-i Darda'yı geçüp menzil-i kal‘a-i Valpova, andan kal‘a-i Maslovin, andan nehr-i Morava'yı gemilerle geçüp menzil-i kal‘a-i Kanije, andan 3 sâ‘atde ormanlar ve dağlar içre asker-i İslâma râst gelüp menzil-i kal‘a-i mahsûr Yenikal‘a altına bir alay-ı azîm ile varup Tatar Hânzâde Ahmed Giray Sultân dahi ordusundan gelüp bizimle berâber alayımızla Sadrıa‘zam huzûrundan cümle ubûr edüp eğer Tatar'a ve eğer serhadlilere kırk kadar hil‘at-i fâhireler geydirilüp herkes kollu kollarına gitdiler.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 187a ·
metinde göster ·
… p dünemişler. El-ıyâzen billâh âdem aşağı bakmağa cür’et edemez. Cümle sahrâlar
ve dağlar
ve bâğlar cânib-i şarkda ayak altında nümâyândır. Ve cânib-i cenûbu ve kıblesi …
Ammâ bu mezkûr kal‘anın eğer aşağısı ve eğer yukarusunun maşrık tarafında aslâ dîvâr yokdur. Hemân yed-i kudret 267a kal‘asıdır, zîrâ ol taraflar on minâre kaddi bâlâ yalçın kanara kayalardır kim ber-hevâ tayerân eden murğ-ı zeyrekler tırnak ilişdirecek yeri yok bir mücellâ ve musaykal kayalardır kim şâhinler ve karakuşlar ve kerkesler ve devlingeçler ba‘zı rahnedâr kayalarda âşiyâneler yapup dünemişler. El-ıyâzen billâh âdem aşağı bakmağa cür’et edemez. Cümle sahrâlar ve dağlar ve bâğlar cânib-i şarkda ayak altında nümâyândır. Ve cânib-i cenûbu ve kıblesi ve garbîsi tarafı cümle Bahr-i Sefîd bir buhayrecik gibi râygândır, ya‘nî tâ bu mertebe bir kal‘a-i bâlâdır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VIII 266b–267a ·
metinde göster ·
üstünde biri biri üzre binâ olunmuş ma‘mûr u şîrîn kârgîr binâ evlerdir ammâ aş …
Ve dağlar üstünde biri biri üzre binâ olunmuş ma‘mûr u şîrîn kârgîr binâ evlerdir ammâ aşağıda değirmenler yanında Memi Paşa nev binâ bir câmi‘-i zîbâ ve bir kârgîr minâreli ma‘bedgâh-ı ra‘nâ inşâ etmiş kim gûyâ Câmi‘-i Aksâ olmuş. Cümle kurâ halkı bu câmi‘e muhtâclardır kim aceb yerinde binâ olunmuş. Ve bir çârsû binâ etmiş kim cümle yigirmi aded dükkânlardır. Bu köyden şark tarafına dağlar içre 2 sâ‘at gidüp,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VIII 355b ·
metinde göster ·
… ile keçisi ve koyunu çok olup gâyet semîn olurlar. Ve ba‘zı dağları taşlıcadır.
Ve dağlar
eteğinde yüz elli evli ve kiremitli ve tahta ve saz örtülü fukarâ evleridir ve …
Ve bu Vılandiva kasabası seksen akçe kazâdır. Ve nâhiyesi kırk pâre kurâdır. Ba‘zı zamân Tikveş kadılığına ilhâk olur. Bu şehir bir dağlı ve bâğlı ve ormanlı bir kûhîce yerde vâki‘ olup serâpâ dağları ve ormanları pırnarlık ağaçları olmak ile keçisi ve koyunu çok olup gâyet semîn olurlar. Ve ba‘zı dağları taşlıcadır. Ve dağlar eteğinde yüz elli evli ve kiremitli ve tahta ve saz örtülü fukarâ evleridir ve ol kadar a‘yânı ve eşrâfı yokdur. Ve cemî‘i re‘âyâ vü berâyâsı cümle beyâz çuka gibi abâlar geyerler, kara libâs geymek ayıbdır ve meymenet yokdur derler.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VIII 373b ·
metinde göster ·
… a geyüp birbirleri ile şaka ederler. Gûyâ benî âdem gibi tasarruf sâhibleridir.
Ve dağlar
içre fukarâ evleri ve tağ külbeleri gibi evleri var. Turfa-hey’et mecmû‘a mudhi …
Ve dağlarındaki rengâreng maymunları ağacların yapraklarından külâhlar yapup başlarına geyüp birbirleri ile şaka ederler. Gûyâ benî âdem gibi tasarruf sâhibleridir. Ve dağlar içre fukarâ evleri ve tağ külbeleri gibi evleri var. Turfa-hey’et mecmû‘a mudhik maymunları vardır. Cümleden sumbe nâm bir gûne bozca maymun olur, ol kadar kaşmer ve mudhikdir kim her cünbüşü evzâ‘ u etv[â]rı âşub-ı mahzdır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y442b ·
metinde göster ·