"Beğim sen elem çekme; bu kal‘anın fâtihi sen olasın deyü âlem-i şehzâdeliğinde sana tebşîr etmişdik, lâkin bi-emri Hudâ Cenâb-ı İzzet'in bu gazâda müstetir işleri vardır. Derûn-ı kal‘ada Şeyh Maksûd halîfelerinden Yâvedûd ismine mazhar 26a düşmüş mecâzibûndan bir cân vardır. Tâ ol merhûm olmayınca bu kal‘a feth olmak ihtimâli yokdur. Ammâ elli günden merhûm olur" deyü kal‘anın fethini sâ‘at ve derîce ve dakîkasıyla vakit ta‘yîn eyleyüp bilâhire keşf-i râz eyleyüp hemân;
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 25b–26a ·
metinde göster ·
… kdir, metâ‘ın güzîdesin alır. Ve cümle güşt ü nân ve sebzevât ve cevv ve gendüm
ve dakîk
ve tavuk ve güvercin [ve] cevzî ve fındık ve bâzârda suhte olan cümle aşbâz ta‘ …
Hüsniyyât-ı sevüm oldur kim Kânûn-ı Şeyh Safî oldur kim cümle çârsû-yı şâhîlerinde bey‘ [u] şirâları bisitî ve Abbâsî ve altun ile bâzâr olunur. Sâ’ir pâdişâh-ı ekâlîmin sikkeleri geçmeyüp kendi sikkeleri râyicîdir. Yedi yerde sikkeleri kesilir. Evvelâ taht-ı kadîmleri "Duribe Erdebîl" ve "Duribe Hemedân" 302b ve "Duribe Bağdâd" ve "Duribe Isfahân" ve "Duribe Tiflis" ve "Duribe Nihâvend" ve "Duribe Tebrîz" deyü sikkelerinde "Lâ ilâhe illallah, Muhammedün Resûlullah, Aliyyün veliyyullah" yazılır. Bir tarafında her şâhın ismi yazılır kim "Fe ağlân-ı Kelb Alî Şâh Abbas" deyü tahrîr olunur. Ammâ kazbîkîlerinde "Duribe Tiflis" ve "Duribe Tebrîz" yazup bir tarafı münakkaş senesi meskûkdur. Kazbikî mangıra derler. Cümle râyic olan bu sikkelerdir. Ve cemî‘î endâzeleri ucunda ve cemî‘î kilelerinde ve sâ’ir duhte olunan akmişe-i fâhirelerinde "Lâ ilâhe illallah" tahrîr olunmuşdur. Kezâlik derâhimleri terâzülerinde böyle ism-i Celâl terkîm olunmuşdur. Vay ol kesin hâline kim "Lâ ilâhe illallah" üzre bey‘ [u] şirâsında hilâf ide. Gözüne mil ve başına kızmış taş koyup ol âdemi alîl ederler. Ve cemî‘î esvâk-ı şâhîlerinin cümle dükkânçelerinde ve meydân-ı bâzârlarında sarı pirinçden sarı zencirli ve demir zencirli terâzüler maslûbdur. Aslâ âdem eli yapışmaz, dâ’imâ maslûb durur. Kaçan bir kimesne me’kûlât [ü] meşrûbât, nebâtât [ü] giyâhât makûlesinden bir şey murâd edince âlü'l-âl güzîde metâ‘ı keff-i mîzâna koyup mevzûn-ı kâmil oldukda metâ‘ sâhibine hakkın verir. Zîrâ akçesi pâkdir, metâ‘ın güzîdesin alır. Ve cümle güşt ü nân ve sebzevât ve cevv ve gendüm ve dakîk ve tavuk ve güvercin [ve] cevzî ve fındık ve bâzârda suhte olan cümle aşbâz ta‘âmları (---)(---)(---) ve'l-hâsıl cümle me’kûlât [ü] meşrûbât cümle narhı Şeyh Safî üzre terâzü ile bey‘ olunur. Buğday [ve] pirince ve sâ’ir hubûbâta aslâ kile yokdur. Cümle vezne ile bey‘ [u] şirâ olunur. Vây ol merdin hâline kim dirhemlerinde yazılan "Lâ ilâhe" üzre hılâf ide. Ödünü koltuğu altından çıkarırlar, kânûn-ı İrânî budur. Ammâ sâ’ir akmişe metâ‘ları zirâ‘-ı melikî ile füruht olunur. Sâ’ir devâbât ve üsârâ-yı zî-rûh kısmına dahi kânûn-ı Safî üzre bir bahâ takdîr etmişlerdir. Ana göre amel edüp ehl-i Kıble ve muhemmenleri vardır. Her bâr kânûn-ı şâhîleri budur.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS II 302a–302b ·
metinde göster ·
. Ammâ kal‘ası şehr kıblesi tarafında celâlî ve cemâlî haşarâtından emîn olmak i …
Ve cümle yedi hânı var ve on sekiz yerde âb-ı hayat-ı çeşme-i cân-perveri vardır, bir konak yerden Süleymân Hân getirüp şehre sebîl edüp şehîdân-ı Deşt-i Kerbelâ ervâhların şâd eylemişdir. Ve cümle üç aded tekye-i dervîşânı vardır. Ammâ dârü'l-kurrâ ve dârü'l-hadîsi yokdur. Lâkin yine her câmi‘de cemî‘î ilm-i hadîs ve ilm-i tecvîd şeyhleri vardır. Ve cümle üç yüz dükkândır. Her esnâfı mevcûddur. Gerçi Türkistân şehirlerindendir ammâ yine erbâb-ı ma‘ârifi ve nükte-şinâs çelebileri ve ulemâ ve sulehâ ve meşâyihi ve kuzâtı ve yârândan ehl-i dil, garîbü'd-diyâr âdemleri ve salâh-ı hâl ile ma‘rûf mü’min ve muvahhid kimesneleri ve âb [u] hevâsının letâfetinden halkının reng-i rûları ahmerü'l-vech, orta boylu cesîm âdemlerdir. Ve mahbûb u mahbûbesi meşhûrdur. Halkı ekseriyyâ çukalar giyüp reftâr ederler. Zenâneleri beyâz-ı ızâr bürünürler. Ve bâğları ve bâğçeleri çokdur, ammâ şitası da meşhûrdur. Zîrâ iklîm-i râbi‘in vasatında vâkı‘ olmağıla tûl-ı nehârî (---) sâ‘at (---) derece ve (---) dakikadır. Ammâ kal‘ası şehr kıblesi tarafında celâlî ve cemâlî haşarâtından emîn olmak içün çâr-kûşe seng-binâ bir kal‘a-i ra‘nâdır, ammâ küçükdür. Bir demir kapusu var. Dizdârı ve neferâtları vardır. Ve müstevfâ cebehânesi ve birkaç hânesi ve anbârları vardır. Allahu a‘lem ehl-i İslâm binâsıdır. Zîrâ kefere binâsından bir âsârı yokdur.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS II 350b ·
metinde göster ·
… " deyü İslâmbol feth olacağı günü ta‘yîn buyurup bi-emrillah ol sâ‘at ve derece
ve dakîkada
feth olup ba‘dehû bu şehr içre bir dırahtistân mesîregâh yerde bir kubbe-i azîm …
Evsâf-ı ziyâretgâh-ı Türbeli Gönlük: Evvelâ menba‘-ı esrâr, merci‘-i ebrâr ve kıdve-i ricâl, nokta-i kemâl, nâsıh-ı halayık, nâtık-ı hakâyık, pîrân-ı erbâb-ı zevk, şeyh-i ashâb-ı şevk, sultân-ı dünya ü dîn, sîmurg-ı kâf-ı yakîn, eş-Şeyh Hazret-i Akşemseddîn Mehemmed b. Hamza: Mevlûdleri Şâm-ı cennet-meşâm-ı müşk [ü] amber-i hâmda vâkı‘ olmuşdur. Ve Hazret-i Ebâbekri's-sıddîk neslindendir. Mübârek parmağının bir boğumu nâkıs olması Ebâbekir nesli olduğına şehâdet eder. Ol ırk-ı tâhir ile ola gelmişdir. Şeyh Şehâbeddîn Sühreverdî kim Bağdâd kal‘ası içinde medfûndur, anların şeref-i sohbetiyle ve Engürü'de Hacı Bayrâm-ı Velî ile hem-meclis olmuşlardır. Ve Ebü'l-feth ile İslâmbol fethinde bulunup "İnşâallahu Te‘âla bu kal‘a sene 857 târîhinin mâh-ı Rebi‘ulevvel, gün rûz-ı temmûzda feth olunur" deyü İslâmbol feth olacağı günü ta‘yîn buyurup bi-emrillah ol sâ‘at ve derece ve dakîkada feth olup ba‘dehû bu şehr içre bir dırahtistân mesîregâh yerde bir kubbe-i azîm içre cümle evlâd [u] ensâb-ı zevi'l-ihtirâmiyle medfûnlardır. Müddet-i ömr-i azîzleri sene (---) olmuşdu. İslâmbol'da Ebâ Eyyûb-ı Ensârî hazretlerinin cesed-i şerîfin bunlar bulup "Şu mahalli hafr idün. Ebâ Eyyûb'un elinde bir tuc mühre üzre ism [ü] resmiyle Eyyûb-ı hakîr Muttalib-kabîle dûş-ı fakîr deyü yazılmışdır, tîz kazın" dedikde Ebü'l-feth Gâzî ibtidâ kendiler Ferhâdî külünk urup hafr etdiklerinde yedi zirâ‘da çâr-kûşe bir seng-i hârâ altında takrîr etdikleri üzre cesed-i Eyyûb Sultân ter ü tâze destinde yazılı mühresiyle zâhir olup du‘â-yı hayr [u] senâ ile yine mestûr edüp üzerine türbe-i âlî ve câmi‘ ve medrese ve hân ve hammâm ve imâret [ve] sûk-ı sultân binâ olunmasına sebeb cümle bu Akşemseddîn'dir. Zamânesinin kutb-ı âfâkı idi. Ve niçe mücelled kitâb te’lîf etmişdir. Ve ilm-i 368b tıbda Lokmân-ı Sânî idi. Ve kendilerden sonra Yûsuf [u] Züleyhâ sâhibi veled-i necîbi musannif ve mü’ellif Hamdî Çelebi İslâmbol'da Ayasofya içinde kitâb-ı Yûsuf [u] Züleyhâ te’lîfine mukayyed olup peder-i azîzi seccâdesin kabûl etmeyüp cümle fukarâ-yı pîrânın izniyle
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS II 368a–368b ·
metinde göster ·
… üzre olup arz-ı beledi (---)(---) ve atval-i nehârı (---) sâ‘at, derece (---)
ve dakîkadır
ammâ yazı yaz ve kışı kışdır. Sene 793 târîhinde Yıldırım Hân Karamânoğulları e …
Ammâ galat-ı meşhûru Akşehir'dir. Ba‘zılar Ahşehir derler, ba‘zı Etrâkler Ahşer derler, ba‘zılar Akşâr derler. Türkistân vilâyetleri olmağıla gûnâ-gûn lehçe-i mahsûsaları vardır. Rûm şehirlerindendir. Ve bânîsi Kayser-i Rûm kızı Sine nâm bir krale binâ etdüğünden Rûm tevârîhlerinde Sinehisâr derler. Konya'nın şimâlinde vâkı‘ olup Konya'nın kıblesinde üç günlük yoldur. On yedinci iklîm-i örfiyyenin vasatında olmağıla âb [u] hevâsı burûdet üzre olup arz-ı beledi (---)(---) ve atval-i nehârı (---) sâ‘at, derece (---) ve dakîkadır ammâ yazı yaz ve kışı kışdır. Sene 793 târîhinde Yıldırım Hân Karamânoğulları eşkıyâları destinden alup râh-ı huccâc-ı müslimîn emn [u] emân oldu. Süleymân Hân tahrîri üzre hâlâ Karamân eyâletinde sancakbeği tahtıdır. Beğinin hâs-ı hümâyûnu taraf-ı pâdişâhîden 190.500 akçedir. Beş yüz asker ile hükûmet edüp senevî yigirmi kîse hâsıl edüp sefer eşer sancağında erbâb-ı zu‘amâsı 16 ve erbâb-ı timarı 122 cebelüleri ile hîn-i seferde sekiz yüz asker olup paşası ve alaybeğisi bayrağı altında sefer eşerler. Alaybeğisi ve çeribaşısı ve yüzbaşısı vardır ve yüz elli akçe pâyesiyle şerîf kazâdır. Kâhîce üç yüz akçe ile sadaka olunur menâsıb-ı âlîdir ve cümle (---) aded nevâhî kurâlarından kadısına senevî sekiz kîse hâsıl olur. Müftîsi ve nakîbü'l-eşrâfı ve a‘yân, kibâr [u] eşrâfı çokdur. Ve sipâh kethüdâyeri ve yeniçeri serdârı ve şehr nâ’ibi ve şehr muhtesibi ve şehr subaşısı vardır, ammâ kal‘ası bir püşte üzre olmağıla fethinde usret çekilüp harâbdır. Anınçün dizdârı ve kal‘a neferâtları yokdur, ammâ şehir bâğ-ı "İremezâtü'l-imâd" misilli bir hıyâbân [u] kûyâh içre cümle (---) örtülü (---) aded fevkânî ve tahtânî hâne-i zîbâlardır ve cümle (---) aded mahallât ve cümle (---) aded mihrâbdır. Evvelâ,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS III 8b ·
metinde göster ·
… sâl cenîn ü hıyâbânlar ile pîrâste edüp bu sarây-ı azîmîn yedi bin aded manzara
ve dakka
ve revzenleri ve üç bin aded müte‘addid nakş-ı bûkalemûn hücreleri var idi. Ve …
Kılıç Arslan Şâh'ın bu şehir tahtgâhı olmağıla (---) nâm mahallinde bir sarây-ı azîm binâ eder kim niçe yerde kasr-ı İremleri ve kasr-ı Havernâkları ve kâh-ı ekâsireleri ve eyvân-ı hakanîlere mânende kâ‘alar ile ârâste ve Merâm-misâl cenîn ü hıyâbânlar ile pîrâste edüp bu sarây-ı azîmîn yedi bin aded manzara ve dakka ve revzenleri ve üç bin aded müte‘addid nakş-ı bûkalemûn hücreleri var idi. Ve Kılıç Arslan binâsı olmağıla dârü's-sa‘âdesinin yemîn [u] yesârında tucdan iki aded arslan-ı mehîb timsâli inşâ etdirmişdi ve mağrib-zemîn üstâdlarından iki üstâd-ı kâmil bu esedlere birer ilm ile tılsım edüp bir arslanın ağzından âteş feşân olurdı. Bir sübû‘ın ağzında bir sayha-yı mühlik sâdır olurdu. Tâ ki bir âdem bu sarâyâ kem kasd ile girse yâ sarâydan bir şey serika edüp taşra çıkarken bu arslan-ı âteş fişânın şerâresinden ve öbür esedün na‘rasından harâmî ve sârık herîfler helâk olurdı. Bu şehir bu sarây-ı münevver ile cihân-arâ olmağın bu şehre Aksarây deyü tesmiye etdiler, ammâ zamân-ı keferede bu şehre lisân-ı Yunan'da ilâ hazâ'l-ân Pigâhelinâ derler. Hazret-i İsâ asrında imâr olduğun Rûmlar sıhhat üzre yazmışlardır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS III 69b ·
metinde göster ·
… , cemâ‘at-i kesîreye mâlikdir. Ve altı aded hânları ve yüz elli aded dükkânları
ve dakîk
değirmânları var. Hâkimi Silistre 109a paşası voyvodası hükûmet eder. Ammâ ki …
Bu kal‘ayı dahi Yunaniyândan Aydos nâm kefere-i vesvâs binâ etmişdir. Sene 814 târîhinde Sultân Mûsâ ibn Yıldırım Hân fethidir, be-dest-i Mehemmed Beğ. Kırkkenîse sancağı hâkinde yüz elli akçe kazâdır ve nâhiyesi (---) aded kurâdır. Kethüdâyeri ve yeniçeri serdârı ve muhtesibi vardır. Kal‘ası bir türâblı ve kil kayalı cebel-i bâlânın zirve-i a‘lâsında şekl-i muhammes bir kapulu seng binâ bir sûr-ı zibâdır ammâ içinde benî Âdem yokdur. Ammâ aşağı şehri bir dere kenarında bin aded kiremit ile mestûr bâğlı ve bâğçeli hâne-i ma‘mûrlardır. Ahâlîsinin Müslimi ve gayri müslimi ekseriyyâ Bulgar tâ’ifesidir. Ve cümle beş mahalle ve beş mihrâbdır. Cereyân eden Çenge deresi üzre bir göz cisr başında bir minâreli ve kiremit ile mestûr bir câmi‘-i ma‘mûru var, cemâ‘at-i kesîreye mâlikdir. Ve altı aded hânları ve yüz elli aded dükkânları ve dakîk değirmânları var. Hâkimi Silistre 109a paşası voyvodası hükûmet eder. Ammâ kim âb [u] hevâsı sakîldir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS III 108a–109a ·
metinde göster ·
… olduğundan arz-ı beledi (---)(---) ve tûl-ı nehârı (---) sâ‘at ve (---) derece
ve (---) dakîkadır
.
Manzara-i ekâlîm-i arz-ı büldân: Be-kavl-i Alî Kuşçu şehr-i Van on sekizinci ekâlîm-i örfiyyedendir. Be-kavl-i Hân-ı Bitlîs ekâlîm-i hakîkiyyenin üçüncüsünde vasatından garba meyyâl olduğundan arz-ı beledi (---)(---) ve tûl-ı nehârı (---) sâ‘at ve (---) derece ve (---) dakîkadır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IV 258a ·
metinde göster ·
Arz-ı beledi (---) ve tûl-ı nehârı (---) sâ‘at (---) ve derice
ve (---) dakîkada
bulunmuşdur. Ve şeb-i yeldâsı kezâlik eyledir. Ekseriyyâ halkı ilm-i usturlâba …
Arz-ı beledi (---) ve tûl-ı nehârı (---) sâ‘at (---) ve derice ve (---) dakîkada bulunmuşdur. Ve şeb-i yeldâsı kezâlik eyledir. Ekseriyyâ halkı ilm-i usturlâba ve ilm-i hisâba mukayyiddir, Aristo âdemleri vardır. Ammâ cümlesi Şî‘î mezheblerdir. Bu şehrin bâğ u bâğçelerinde üç gün ayş [u] nûş ve zevk u safâlar eyledik kim her demimiz dem-i İsî olup her meclisimiz Hüseyin-i Baykara meclisleri olup cân u cihân sohbetleri etmişiz, ammâ yârân-ı bâ-safâya hafî olmaya kim Kızılbaş-ı bed-ma‘âş diyârı olmağile ayş [u] ışret etdik dediğimizden bir nakş-ı gayr anlanmaya.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IV 312b ·
metinde göster ·
… r. Arz-ı beledi (---)(---)(---) ve atvel-i nehârı (---) sâ‘at ve (---) derece
ve (---) dakîkadır
.
Ve ekâlîm-i arz-ı beled-i büldân: Bi-kavl-i Hâkim-i kudemâ Batlamyus bu şehr-i Kâşân on dokuzuncu iklîm-i örfiyyede bulunmuşdur. Arz-ı beledi (---)(---)(---) ve atvel-i nehârı (---) sâ‘at ve (---) derece ve (---) dakîkadır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IV 323a ·
metinde göster ·
… i (---)(---)(---) irtifâ‘dadır ve tûl-ı nehârı (---) sâ‘atdir ve (---) derece
ve (---) dakîkadır
.
Der-vasf-ı ekâlîm-i arz-ı büldân: Be-kavl-i Hakîm Batlîmûs, bu şehr-i Tokat iklîm-i hâmis-i hakîkîdedir. Ve on yedinci iklîm-i örfiyyede bulunmuşdur. Ve arz-ı beledi (---)(---)(---) irtifâ‘dadır ve tûl-ı nehârı (---) sâ‘atdir ve (---) derece ve (---) dakîkadır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS V 23b ·
metinde göster ·
… dımdır. Bunların içinde olan bal ve yağ ve pirinç ve buğday ve arpa ve beksumat
ve dakîk
ve neft ve katrân top gülleleri ve sâ’ir mühimmât levâzımâtların hisâbın Cenâb- …
Andan ibret-nümâ-yı sânî nehr-i Sava kenârında bir mürtefi‘ zemîn üzre şeddadî kârgîr binâlar ile mebnî mîrî anbârların ikisi dahi birbirine müşâbih anbâr-ı gılâldır kim tûlleri kâmil üç yüz germe adımdır. Bunların içinde olan bal ve yağ ve pirinç ve buğday ve arpa ve beksumat ve dakîk ve neft ve katrân top gülleleri ve sâ’ir mühimmât levâzımâtların hisâbın Cenâb-ı Bârî bilir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS V 115a ·
metinde göster ·
… n vasatında bulunup arz-ı beledi (---)(---) ve tûl-ı nehârı (---)(---) derece
ve (---) dakîkadır
. (---) Ve bu şehrin tâli‘-i imâreti şehr-i Kaşa gibi (---) seretân ve beyt-i ka …
Bu şehrin âb [u] hevâsı gâyet latîfdir. İklîm-i hâmisin vasatında bulunup arz-ı beledi (---)(---) ve tûl-ı nehârı (---)(---) derece ve (---) dakîkadır. (---) Ve bu şehrin tâli‘-i imâreti şehr-i Kaşa gibi (---) seretân ve beyt-i kamer-i mâîdir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 17a ·
metinde göster ·
… lleleri var. Un kapanında güllelerinden niçesin kantara koyup anınla bal ve yağ
ve dakîk
vezn ederler, azîm mefret top-ı kal‘a-kûpdur. Üstünde manzûm ebyât ile Süleymân …
İllâ kapusu önünde Süleymân Hân câmi‘i var ve nehr-i Dırava kenârında tahtadan çatma buğday anbârları var ve bu anbâr önünde bir azîm tophânesi var. Bunda kırk karış bir serâmed Süleymân Hân topu var, altmış vukiyye demir (demir) gülleleri var. Un kapanında güllelerinden niçesin kantara koyup anınla bal ve yağ ve dakîk vezn ederler, azîm mefret top-ı kal‘a-kûpdur. Üstünde manzûm ebyât ile Süleymân Hân târîhi var. Hattâ Süleymân Hân bu topun ikisin Alaman diyârında Beç kal‘ası muhâsarasına giderken bir topu bu mahalde nehr-i Dırava'ya cisir ile bile uçurup gark olur. İlâ hâze'l-ân ihtiyârlar "Ol top su içinde köprü başında durur" derler.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 62a ·
metinde göster ·
… in arz-ı beledi (---)(---) ve tûl-ı nehârı (---)(---) olup (---) derîce (---)
ve dakîkadır
. Anıniçün kışı şedîd olur. Ve biz bu Beç'de iken atvel-i nehârı mahallî idi, on …
Ve bu Beç kal‘ası Alaman dağı eteğindedir. Kışı gâyet katı olup sâ’ir diyârlardan üç ay evvel kışı gelir. Bu kal‘ayı muhâsara eden bir yıl mukaddem Budin'de meştâ edüp hemân nevrûzdan mukaddem kar alaca olmağa başlayınca asker-i İslâm ile Beç altında kar üzre meks edüp sâ’ir tedârikler görülünce evvelbahârda gelüp deryâ-misâl Tatar askerin Âl-i Osmân ordusu etrâfında kondurup kâfiristânın her tarafların vurdurup Beç'e imdâda gelen leşker-i küffârı kırdırup kal‘ayı murâd üzre muhâsara etmek gerek, zîrâ bu kal‘a-i Beç iklîm-i sâdisde bulunup ilm-i usturlâb üzre be-kavl-i Batlîmûs-ı hakîm bu beldenin arz-ı beledi (---)(---) ve tûl-ı nehârı (---)(---) olup (---) derîce (---) ve dakîkadır. Anıniçün kışı şedîd olur. Ve biz bu Beç'de iken atvel-i nehârı mahallî idi, on sekiz buçuk sâ‘at ve bir dakîka idi.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VII 55b ·
metinde göster ·
. (---)(---) Her cânibinde onar günlük yoldan nümâyândır. Ve bunda olan ecnâs-ı …
Ve vech-i arzda bundan âlî kûh-ı bâlâ görmedim, zîrâ ilm-i usturlâb hükmü üzre bu kûh-ı bülendin aslında zemîninde mürtakîdir, zîrâ arz-ı beledi (---) ve tûl-ı nehârı (---) derîce ve dakîkadır. (---)(---) Her cânibinde onar günlük yoldan nümâyândır. Ve bunda olan ecnâs-ı mahlûkâtın hisâbın yine Perverdigâr-ı Hâlık-ı Bîçûn bilir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VII 159a ·
metinde göster ·
… tobrasında yılan bulmuş hekîme dönüp tâ vakt-i sabâha dak ân-ı vâhid ve derîce
ve dakîka
durmayup ale'l-ittisâl niçe kerre yüz bin tüfeng ve niçe bin top ve niçe bin ha …
"Herkes bu gece meterislere girsinler" deyü fermân olunca el-azametullâh ol gece ol şeb-i târîk-i zulmetde âdem deryâsı Kandiye kal‘ası görünmeyen yerlerden ibtidâ bism-i İlâh ile meterise başlayup küffâr-ı hâkisâr derûn-ı kal‘adan İslâm leşkerinin kazmaları ve kürekleri sâ‘ikasın istimâ‘ edince allâhümme âfinâ mel‘ûn küffâr tobrasında yılan bulmuş hekîme dönüp tâ vakt-i sabâha dak ân-ı vâhid ve derîce ve dakîka durmayup ale'l-ittisâl niçe kerre yüz bin tüfeng ve niçe bin top ve niçe bin havân ve kazan kumbara ve niçe kerre yüz bin aded havân taşı evc-i semâdan bârân-ı la‘net gibi yağup bir ferd-i âferîde bir kırât bir meteris kazmağa kâdir olmayup cümle guzât târumâr-ı misâl-i mûr-ı mâr olup her biri bir kaya altında siperlenüp ordu-yı İslâmda niçe kerre yüz bin hayme vü hargâh bâr [u] büngâhdan bir sağ çetr-i mülemma‘ kalmayup niçe bin at ve katâr u mehâr dağlara firâr etdiklerinden mâ‘adâ niçe kerre yüz bin hımârlar kerrenây-ı Acem-vâr segâh makâmında âğâze ederek anlar dahi deşt-i Hâmûn kûhları penâh edinüp anırarak birer tarafa gitdiler.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VIII 288a ·
metinde göster ·
… lunup arz-ı beledi (---) dir. Ve tûl-ı nehârı (---) sâ‘at ve (---) derîce (---)
ve dakîkadır
. (---)(---)(---).
Der-hisâb-ı arz-ı beled-i iklîmât: Be-kavl-i Restâlîs hukemâ-yı kudemâ bu şehir dahi Kostantiniyye gibi iklîm-i râbi‘in nısfında bulunup arz-ı beledi (---) dir. Ve tûl-ı nehârı (---) sâ‘at ve (---) derîce (---) ve dakîkadır. (---)(---)(---).
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VIII 382a ·
metinde göster ·
… f-ı ziyâretgâh-ı peygamberân ve kâh kâh tilâvet-i Kur’ân ederek sâ‘at ve derîce
ve dakîka
ubûr etdiğimiz kılâ‘ları ve cibâlleri ilm-i hey’et üzre Papamonta ve Coğraflar …
Bu kelâm-ı sahîh üzre ba‘zı acîbe ve garîbeleri dahi iltizâm-ı mâlâ-yelzem edüp esb-i sabâ-sür‘at üzre süvâr olup ekâlîm-i seb‘ayı seb‘a-i seyyâre-vâr eflâki devr edüp bürûc-be-bürûc seyrân [u] devrân ederek kat‘-ı menâzil ve tayy-i merâhil ederek kilk-i cevâhir-zebânım güftâra getirüp kâh evsâf-ı büldân ve kâh evsâf-ı ziyâretgâh-ı peygamberân ve kâh kâh tilâvet-i Kur’ân ederek sâ‘at ve derîce ve dakîka ubûr etdiğimiz kılâ‘ları ve cibâlleri ilm-i hey’et üzre Papamonta ve Coğraflar ve Minor ve Atlas kitâblarında tahrîr etdikleri üzre hakîr dahi eşkâl-i dünyâyı tahrîr etmeğe himmet-ınân-ı ihtiyârımla hâme-i zerfeşânım ele aldım.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y3b ·
metinde göster ·
… lî sütûn üzre kiremit ile mestûr bir meydân vardır. Hafta bâzârı oldukda gendüm
ve dakîk
ve cümle gılâl bunda bey‘ olunur. Muhtesib kantârı Y 38a bundadır. Her gılâl- …
Ve Tahılbâzârı meydânında hân-misâl sekiz amelî sütûn üzre kiremit ile mestûr bir meydân vardır. Hafta bâzârı oldukda gendüm ve dakîk ve cümle gılâl bunda bey‘ olunur. Muhtesib kantârı Y 38a bundadır. Her gılâl-ı me’kûlâtdan öşr-i sultânî alır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y37b–Y38a ·
metinde göster ·
… edir. İklîm-i sânî be-kavl-i hukemâ eyle bulunmuşdur kim mebde-i arzı 20 derece
ve 27 dakîka
ola. Ve tûl-i nehârı 13 sâ‘at ve 15 dakîka ola. Ve bu iklîm-i sânînin vasatı ol …
Evvelâ, bu Medîne iklîm-i sânîdedir. İklîm-i sânî be-kavl-i hukemâ eyle bulunmuşdur kim mebde-i arzı 20 derece ve 27 dakîka ola. Ve tûl-i nehârı 13 sâ‘at ve 15 dakîka ola. Ve bu iklîm-i sânînin vasatı ol makâmdır kim arzı 24 derece ve 40 dakîka ola. Ve tûl-i nehârı 13 sâ‘at ola. Efvâh-ı âlemde iklîm-i Y 304a sânî (---)(---)(---) ve gündüz berâber ola. Hayır, bu söz efsânedir. Mekke'de bile şeb [u] rûz berâber değildir. Müddet-i (---)(---)(---) nehâr [ve] leyl berâber değildir. Mekke'den cânib-i cenûba on iki sâ‘at leb-i deryâda Cidde benderindendir. (---)(---)(---) Yelemlem nâm mahalde dürüst şeb [u] rûz berâberdir. Ammâ bu Medîne'de tûl-i nehâr on üç sâ‘at, (---)(---)(---)
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y303b–Y304a ·
metinde göster ·
… lunmuşdur kim mebde-i arzı 20 derece ve 27 dakîka ola. Ve tûl-i nehârı 13 sâ‘at
ve 15 dakîka
ola. Ve bu iklîm-i sânînin vasatı ol makâmdır kim arzı 24 derece ve 40 dakîka o …
Evvelâ, bu Medîne iklîm-i sânîdedir. İklîm-i sânî be-kavl-i hukemâ eyle bulunmuşdur kim mebde-i arzı 20 derece ve 27 dakîka ola. Ve tûl-i nehârı 13 sâ‘at ve 15 dakîka ola. Ve bu iklîm-i sânînin vasatı ol makâmdır kim arzı 24 derece ve 40 dakîka ola. Ve tûl-i nehârı 13 sâ‘at ola. Efvâh-ı âlemde iklîm-i Y 304a sânî (---)(---)(---) ve gündüz berâber ola. Hayır, bu söz efsânedir. Mekke'de bile şeb [u] rûz berâber değildir. Müddet-i (---)(---)(---) nehâr [ve] leyl berâber değildir. Mekke'den cânib-i cenûba on iki sâ‘at leb-i deryâda Cidde benderindendir. (---)(---)(---) Yelemlem nâm mahalde dürüst şeb [u] rûz berâberdir. Ammâ bu Medîne'de tûl-i nehâr on üç sâ‘at, (---)(---)(---)
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y303b–Y304a ·
metinde göster ·
… t ve 15 dakîka ola. Ve bu iklîm-i sânînin vasatı ol makâmdır kim arzı 24 derece
ve 40 dakîka
ola. Ve tûl-i nehârı 13 sâ‘at ola. Efvâh-ı âlemde iklîm-i Y 304a sânî (---) ( …
Evvelâ, bu Medîne iklîm-i sânîdedir. İklîm-i sânî be-kavl-i hukemâ eyle bulunmuşdur kim mebde-i arzı 20 derece ve 27 dakîka ola. Ve tûl-i nehârı 13 sâ‘at ve 15 dakîka ola. Ve bu iklîm-i sânînin vasatı ol makâmdır kim arzı 24 derece ve 40 dakîka ola. Ve tûl-i nehârı 13 sâ‘at ola. Efvâh-ı âlemde iklîm-i Y 304a sânî (---)(---)(---) ve gündüz berâber ola. Hayır, bu söz efsânedir. Mekke'de bile şeb [u] rûz berâber değildir. Müddet-i (---)(---)(---) nehâr [ve] leyl berâber değildir. Mekke'den cânib-i cenûba on iki sâ‘at leb-i deryâda Cidde benderindendir. (---)(---)(---) Yelemlem nâm mahalde dürüst şeb [u] rûz berâberdir. Ammâ bu Medîne'de tûl-i nehâr on üç sâ‘at, (---)(---)(---)
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y303b–Y304a ·
metinde göster ·
… ehl-i hıref dükkânların pâk ü pâkîze döşeyüp herkes yârânları ile zevk [u] safâ
ve dakku'l-hanek
ederek çay ve bâdyân ve kaşîr ve sa‘leb ve mahleb ve kahve ve şerbet ve leben-i …
Ve cümle ehl-i hıref dükkânların pâk ü pâkîze döşeyüp herkes yârânları ile zevk [u] safâ ve dakku'l-hanek ederek çay ve bâdyân ve kaşîr ve sa‘leb ve mahleb ve kahve ve şerbet ve leben-i hâlis nûş ederek her dükkân önünde ve ba‘zı hânede mutrıbân ve hânendegân Y 331b ve gavâzî duhter-i pâkîze-ahterler savt-ı hazîn ile mevâl uzzâl kasâyidlere âgâze edüp rakkâslar raks ederek bir hây hûy bir kütürdü ve bir hengâme olurdu kim ta‘bîr olunmaz.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y331a–Y331b ·
metinde göster ·
… ki anlar benî âdem ola. Gerçi hakîr bir ibret-nümâ şey gördüm, ammâ her derîce
ve dakîkada
aklım başımda değil idi, seyrine vardığıma nâdim oldum. Ve hekîmbaşıdan yine su …
Hâsıl-ı kelâm bu sayyâdlar ve kassâblar gibi cân-pûlâd ve seng-dil âdemler görmedim. Hâşâ ki anlar benî âdem ola. Gerçi hakîr bir ibret-nümâ şey gördüm, ammâ her derîce ve dakîkada aklım başımda değil idi, seyrine vardığıma nâdim oldum. Ve hekîmbaşıdan yine su’âl etdim:
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y122b ·
metinde göster ·
olan yerlere gitdiğimiz inşâallâh Fûncistân seyâhatinde mufassal tahrîr olunur …
Ve bâlâda tahrîr olunan Nîl'in menba‘ında olan buhayreden Nîl-i mübârek tokuz[a] münşa‘ib olup memâlik-i Sûdân'a ve Fes ü Merânkeş cânibleri ki cânib-i garbdır, kol kol ol taraflara cereyân edermiş. Ammâ hakîr ol taraflara varmadım, ammâ hatt-ı istivâdan içeri Nîl kenârınca cânib-i cenûba arzı 12 (---) derîce ve 41 dakîka olan yerlere gitdiğimiz inşâallâh Fûncistân seyâhatinde mufassal tahrîr olunur ve mine'l-acâyibdir kim kendi seyâhat [u] sergüzeşt [ü] serencâmımızdır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y157a ·
metinde göster ·
… er nümâyândır. Ammâ bi-kavli Batlîmûs hatt-ı istivânın verâsında on altı derîce
ve 25 dakîkaya
varınca vilâyet-i İmrân ve etrâf-ı vilâyet-i Zenc ve ekâlîm-i Habeş'e karîb ba‘ …
Ve hatt-ı istivâdan cenûb tarafında arz-ı dünyâ bir burun kalup ol burun şiddet-i hârdan âbâdân olmamak ile iklîm tarh olunmamışdır. Zîrâ ol taraflar Bahr-i Ummân ve Bahr-i Okyûnûs'dur ve ba‘zı cezîreler nümâyândır. Ammâ bi-kavli Batlîmûs hatt-ı istivânın verâsında on altı derîce ve 25 dakîkaya varınca vilâyet-i İmrân ve etrâf-ı vilâyet-i Zenc ve ekâlîm-i Habeş'e karîb ba‘zı büldânlar vardır. Ammâ şiddet-i harâretden benî âdem tâkat getiremedüğinden maymun ve pîl ve sâ’ir mahlûkât memlû‘dur. Dahi verâsı Bahr-i Ummân'dır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y253a ·
metinde göster ·
İklîm-i sânînin mebde’i eyle bulunmuşdur kim arzı 20 derîce
ve 27 dakîka
ve atvel-i nehârı 13 sâ‘at ve on beş dakîka ola, ve bu iklîm-i sânînin vasatı o …
İklîm-i sânînin mebde’i eyle bulunmuşdur kim arzı 20 derîce ve 27 dakîka ve atvel-i nehârı 13 sâ‘at ve on beş dakîka ola, ve bu iklîm-i sânînin vasatı ol makâmdır kim arzı 24 derece ve 40 dakîka ve tûl-i nehârı 13 sâ‘at ola. Ve,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y253a ·
metinde göster ·
… on beş dakîka ola, ve bu iklîm-i sânînin vasatı ol makâmdır kim arzı 24 derece
ve 40 dakîka
ve tûl-i nehârı 13 sâ‘at ola. Ve,
İklîm-i sânînin mebde’i eyle bulunmuşdur kim arzı 20 derîce ve 27 dakîka ve atvel-i nehârı 13 sâ‘at ve on beş dakîka ola, ve bu iklîm-i sânînin vasatı ol makâmdır kim arzı 24 derece ve 40 dakîka ve tûl-i nehârı 13 sâ‘at ola. Ve,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y253a ·
metinde göster ·
ve atvel-i nehârı 13 sâ‘at ve 45 dakîka ola, vasat-ı arzı 32 derece 37 dakîka v …
İklîm-i sâlisin mebde’-i arzı 27 derece ve 30 dakîka ve atvel-i nehârı 13 sâ‘at ve 45 dakîka ola, vasat-ı arzı 32 derece 37 dakîka ve tûl-i nehârı 14 sâ‘at ve rub‘ ola. Ve,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y253a ·
metinde göster ·
İklîm-i sâlisin mebde’-i arzı 27 derece ve 30 dakîka ve atvel-i nehârı 13 sâ‘at
ve 45 dakîka
ola, vasat-ı arzı 32 derece 37 dakîka ve tûl-i nehârı 14 sâ‘at ve rub‘ ola. Ve,
İklîm-i sâlisin mebde’-i arzı 27 derece ve 30 dakîka ve atvel-i nehârı 13 sâ‘at ve 45 dakîka ola, vasat-ı arzı 32 derece 37 dakîka ve tûl-i nehârı 14 sâ‘at ve rub‘ ola. Ve,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y253a ·
metinde göster ·
… mlerin evsâfları beyân olunur. İklîm-i râbi‘in mebde’i oldur kim arzı 30 derece
ve 40 dakîka
ve tûl-i nehârı 14 sâ‘at ola, vasat-ı arzı 36 derece 22 dakîka ola ve atvel-i n …
İklîm-i râbi‘in evveli İskenderiyye ve Reşîd ve Dimyât'dır. Mısır cezîresinin üç iklîmi tamâm oldu. Ammâ bu takrîb ile gayrı ekâlîmlerin evsâfları beyân olunur. İklîm-i râbi‘in mebde’i oldur kim arzı 30 derece ve 40 dakîka ve tûl-i nehârı 14 sâ‘at ola, vasat-ı arzı 36 derece 22 dakîka ola ve atvel-i nehârı 14 sâ‘at ve nısf ola. Ve,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y253a ·
metinde göster ·
ve tûl-i nehârı 15 sâ‘at ve rub‘ ola, vasat-ı arzı 45 derece ve 13 dakîka ve tû …
Ekâlîm-i sâdisin mebde’-i arzı 43 derece ve 22 dakîka ve tûl-i nehârı 15 sâ‘at ve rub‘ ola, vasat-ı arzı 45 derece ve 13 dakîka ve tûl-i nehârı 16 sâ‘at ve nısf ola. Ve,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y253a ·
metinde göster ·