… -i Tatavla ve mahalle-i Depebaşı ve mahalle-i Badille ve Sarı Kethudâ mahallesi
ve Dere
mahallesi.
Ve mahalle-i Kanlıkozlar: Mezâristân içre serâpâ ceviz dırahtlarıdır. Mahalle-i Kâsım Paşa ve mahalle-i Kethudâ ve mahalle-i Ketehorya ve mahalle-i Piyâle Kethudâ ve mahalle-i Cum‘abâzârı ve mahalle-i Büyükdere ve mahalle-i Küçükdere ve mahalle-i Uşşâkî ve mahalle-i Tatavla ve mahalle-i Depebaşı ve mahalle-i Badille ve Sarı Kethudâ mahallesi ve Dere mahallesi.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 127a ·
metinde göster ·
… Sultân Osmân havzı: Aşren fe‘aşr bir havz-ı azîmdir. Anda cümle dağ u râğ u bâğ
ve dere
ve depelerden âb-ı hayâtlar cem‘ olup bu havzdan kemerlere tevzî‘ olur.
Teferrücgâh-ı Sultân Osmân havzı: Aşren fe‘aşr bir havz-ı azîmdir. Anda cümle dağ u râğ u bâğ ve dere ve depelerden âb-ı hayâtlar cem‘ olup bu havzdan kemerlere tevzî‘ olur.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 146a ·
metinde göster ·
… e Büyük Ağa Mescidi ve Temennâ Mescidi ve Kılcı Mescidi ve Kadı Köprüsü Mescidi
ve Dere
Mahalle Mescidi ve Yukaru Bâzâr Mescidi ve Sefer Ağa Mescidi ve Bedâsten Mescid …
Evsâf-ı mesâcid-i Amasiyye: Evvelâ Sarrâclar Mescidi ve Büyük Ağa Mescidi ve Temennâ Mescidi ve Kılcı Mescidi ve Kadı Köprüsü Mescidi ve Dere Mahalle Mescidi ve Yukaru Bâzâr Mescidi ve Sefer Ağa Mescidi ve Bedâsten Mescidi ve Çöplüce Mescidi ve Mustafâ Beğ Mescidi ve Alî Ağa Mescidi ve Aşağı Bâzâr Mescidi ve Garîbler Mescidi ve Çukurlar Mescidi ve Hocazâde Mescidi ve Atmeydânı Mescidi ve Kanlı {Bâzârı Mescidi ve Bakacak Mescidi ve Yukaru Meydân ve Aşağı Meydân Mescidi. Bu cümlesi kurşumlu imâr-ı selâtin câmi‘-misâl mesâcidlerdir kim ma‘lûmumuzdur}. ,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS II 281a ·
metinde göster ·
… lde Karadeniz'e munsab olur, nehr-i azîmdir. Anı ubûr edüp sekiz sâ‘atde dağlar
ve dere
ve depeler aşup,
Menzil-i karye-i Ya‘kûb Ağa: Müselmânı ve Ermenisi var ma‘mûr ze‘âmetdir. Andan yine garba nehr-i Kerkük kenarınca beş sâ‘at sarp dereli ve depeli yollar ile Koylıhisâr deresiyle Boğazkesen nâm muhavvif ve muhâtara[lı] yerde Amasiyye içinden cereyân eden (---) nehriyle nehr-i Kerkük bu mahalde birbirlerine mahlût olup iner. Kasaba-i Çârşenbe içre cereyân edüp iner (---) nâm mahalde Karadeniz'e munsab olur, nehr-i azîmdir. Anı ubûr edüp sekiz sâ‘atde dağlar ve dere ve depeler aşup,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS II 344a ·
metinde göster ·
… mle (---) aded sarâylardır. Evvelâ çârsû başında Paşa sarâyı ve Alî Paşa sarâyı
ve dere
karşusundadır ve Mehemmed Ağa sarâyı çârsû başındadır. Mahkemesi Ulucâmi‘ kurbu …
Esmâ-i sarây-ı a‘yân [u] kibâr ve hânedân-ı vüzerâ: Cümle (---) aded sarâylardır. Evvelâ çârsû başında Paşa sarâyı ve Alî Paşa sarâyı ve dere karşusundadır ve Mehemmed Ağa sarâyı çârsû başındadır. Mahkemesi Ulucâmi‘ kurbundadır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS III 80b ·
metinde göster ·
… ken bu tahrîr olunan menâziller tâ kal‘a-i Tosya’ya varınca kurâ ve kasabâtları
ve dere
ve tepeleri mufassal tahrîr olunmuşdur. Andan ,
Mukaddemâ sene (---) târîhinde Defterdârzâde Mehemmed Paşa ile Erzurûm seyâhatine giderken bu tahrîr olunan menâziller tâ kal‘a-i Tosya’ya varınca kurâ ve kasabâtları ve dere ve tepeleri mufassal tahrîr olunmuşdur. Andan ,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS III 94b ·
metinde göster ·
… kdeniz'e mahlût olur. Eyle bir nehr-i azîm değildir ammâ evvel bahârda dağların
ve dere
ve depelerin karları sökün eyledikde deryâ gibi cereyân edüp niçe bin dıraht-ı …
Ba‘dehû Burgaz şehrinden cânib-i şimâle meyyâl ma‘mûr [u] âbâdân kurâlar içre ubûr ederken nehr-i Ergene'yi atlar ile geçüp (---) sâ‘at gidüp bu nehr-i Ergene'nin ibtidâ tulû‘u Karadeniz sâhilinde Istıranca dağlarında hurûc edüp Uzunhacılı kurâsı cisrinden ubûr edüp gelir, bu Burgaz'dan geçer. Andan Edirne kurbunda Sultân Murâd-ı Evvel Koca Gâzî Hudâvendigâr cisri kim ana 108a Ergene cisri derler, yüz yetmiş köprüdür. Devlet-i Âl-i Osmân'da değil gayrı mülûklarda dahi böyle cisr-i azîm [ü] tavîl manzûrumuz olmamışdır. Mezkûr nehr-i Ergene bu cisrin altından ubûr edüp iner (---)(---)(---) Akdeniz'e mahlût olur. Eyle bir nehr-i azîm değildir ammâ evvel bahârda dağların ve dere ve depelerin karları sökün eyledikde deryâ gibi cereyân edüp niçe bin dıraht-ı müntehâları bîhından kal‘ edüp deryâya döker. Böyle bir çoşkun ve taşkın nehr-i zülâldir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS III 108a ·
metinde göster ·
… yedi aded mahallât ve yedi yüz kiremitli hâne-i mühmelâtı vardır. Zîrâ zulmden
ve dere
içi olmağıla hevâsı sakîlliğinden ol kadar ma‘mûr değildir.
Subaşısı hâkimdir. Ve yüz elli akçe pâyesiyle kazâ-yı mübremdir. Cümle kırk yedi aded nâhiye kurâlarından kadıya senevî iki kise hâsıl olur. Kethüdâyeri ve serdârı vardır. Ammâ müftî ve nakîbi ve a‘yânı yokdur. Ve cümle yedi aded mahallât ve yedi yüz kiremitli hâne-i mühmelâtı vardır. Zîrâ zulmden ve dere içi olmağıla hevâsı sakîlliğinden ol kadar ma‘mûr değildir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS III 146b ·
metinde göster ·
… balyemez ve dörd aded şâhî darbzenlere de âteşler olup Rahovası Bitlîs kayaları
ve dere
ve depeleri ra‘d-vâr gürleyüp sâ‘ikasından zemîn ü âsumân dir dir ditreyüp Bitl …
Ertesi gün ordu-yı İslâm'a dellâllar nidâ edüp on gün tekâüd fermân olunup mezbûr yigirmi iki aded cebehâne gemileri Tahtıvân limanına sâlimîn gelüp ve tüfeng şâdımânları olup cümle âlât-ı silâhlarıyla gemilerden çıkarup paşanın otağı önüne ale't-tertîb dizüp levâzımâtlarıyla âmâde oldukdan sonra ba‘de'l-asr serâperde-i vezîrde somât-ı Muhammedî tenâvül olunup gülbâng-ı Muhammedî sadâsı üç nevbet gelüp sadâ-yı Allah Allah evce peyveste olup yetmiş bin guzâtın tüfenglerinden bir yaylım atup ve bir yaylım altı aded balyemez ve dörd aded şâhî darbzenlere de âteşler olup Rahovası Bitlîs kayaları ve dere ve depeleri ra‘d-vâr gürleyüp sâ‘ikasından zemîn ü âsumân dir dir ditreyüp Bitlîs Hân bu sadâ-yı mûhişi istimâ‘ edüp "Hummâ-yı muhrıkaya mübtelâ oldu." deyü haber geldi ve yevm-i mezbûrda top câmûslarına me’mûr olan ağaya haber gitdi. Ve ertesi gün bin iki yüz aded fil-i Mahmûdî-misâl câmûslar geldi ammâ dahi sağ kol Kürdistânı beğleri gelmedi ve paşa "Olmaya, illâ hayr!" deyü ığmâz-ı ayn etdi.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IV 263b ·
metinde göster ·
… vvet ü kudret u nusret verdi kim bu meterisler içre hammâm kubbesi kadar taşlar
ve dere
ve depeler ve niçe bin mülhid çukurları ve bâlâda tahrîr olunduğu üzre niçe bin …
Ol yürüyüşde bizim Muhammedî aşîretinden ancak bir at ve bir âdem şehîd olup kırk âdem dahi mecrûh olup niçesi atdan tekerlenüp mecrûh olduğudur. Ammâ ol gün Cenâb-ı Allah bizim askere ol kadar kuvvet ü kudret u nusret verdi kim bu meterisler içre hammâm kubbesi kadar taşlar ve dere ve depeler ve niçe bin mülhid çukurları ve bâlâda tahrîr olunduğu üzre niçe bin kemîngâhlar ve kepânlar ve muhîl şeytanatlar var iken bi-emri Hudâ gûyâ asâkir-i İslâm'ın gözleri bu kadar akabe ve musîbetleri görmeyüp piyâdeler Amr-ı Ayyâr-vâr pertâb ederek ve atlılar bî-bâk u bî-pervâ at koparak kılıç urup kelle ve dil alırlardı.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IV 269a ·
metinde göster ·
… kt-i fecr olup 271a ahâlî-i kal‘a gördüler kim kal‘anın hâyilinde olan dağlar
ve dere
ve depeler giceden asâkir-i bî-pâyân ile mâl-â-mâl olmuş. Vakt-i seher kim oldu …
Bu minvâl üzre vakt-i fecr olup 271a ahâlî-i kal‘a gördüler kim kal‘anın hâyilinde olan dağlar ve dere ve depeler giceden asâkir-i bî-pâyân ile mâl-â-mâl olmuş. Vakt-i seher kim oldu, beyt:
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IV 270b–271a ·
metinde göster ·
… silli esb-i sabâ-sür‘atler ağnâm olunmuş, gelüp otak önünde yığıldı ve dağlarda
ve dere
ve depelerde firâr edenlerden yedi yüz aded eli bâğlı ve ciğerleri dağlı şehbâz …
Ve bu mahalde karâr eden hânın akîbince kovmağa giden Malazgirdli Mehemmed Beğ gelüp atları kalmış ve askeri bî-tâb u bî-mecâl olmuş, ammâ hân firâr ederken dağlar içre bırakdığı atlar ve katır katarları ve bâr-ı sakîller ve gûnâ-gûn haymânlar ve otağ u çadır ve cümle bin yedi yüz aded merkeb ü katır ve iki yüz aded küheylân at-ı sâfinâtu'l-ciyâd misilli esb-i sabâ-sür‘atler ağnâm olunmuş, gelüp otak önünde yığıldı ve dağlarda ve dere ve depelerde firâr edenlerden yedi yüz aded eli bâğlı ve ciğerleri dağlı şehbâz yiğitler getirdiler kim her biri birer kal‘a değer gözleri yaşlı ve bağırları başlı ve âh u enînleri evce urûc eder âdemlerin her biri servi dalına benzer tüvânâ yiğitler idi. Bunların çoğu âzâd olup iki yüzü otak önünde dest-i cellâd-ı kazâda dendân-ı tîğ-ı âteş-tâbdan geçüp dehr-i denîden rû-gerdân oldular.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IV 273a ·
metinde göster ·
… r İmâdiyye kal‘asının cânib-i etrâfında birer mesâfe-i ba‘îde kûh-ı bülendlerde
ve dere
vü depelerde vâki‘ olup atlar ile gidilüp keklik ve turaç ve çil ve süglün sayd …
Ve yetmiş aded mesîregâhları kûhlar içre ayn-ı zülâller kenârlarında vardır kim eğer her birin birer birer ta‘rîf ü tavsîf etsek Seyâhatnâme-i müsevvedâtımızı tahrîr etmeğe mâni‘ olur. Ammâ bu teferrücgâhlar İmâdiyye kal‘asının cânib-i etrâfında birer mesâfe-i ba‘îde kûh-ı bülendlerde ve dere vü depelerde vâki‘ olup atlar ile gidilüp keklik ve turaç ve çil ve süglün sayd-ı şikârına gidildikde varılır mesîregâhlardır. Ve kûh-ı bâlâlarında kaplan ve hirre-i beyâbânî ve kepş-i Ucânî ve âhû-yı kûhî saydı teferrücü olur kim bu dahi bir diyâra mahsûs değildir. Ve bu mesîregâh-ı sayd-ı şikârlarda ol kadar keklik [ve]turaç süglün avlanır kim kâmil altı ay bu İmâdiyye şehrinde av eti tenâvül olunur, niçe bunun emsâli şikârgâh-ı mesîregâh-ı hıyâbân-ı kûyâh yerleri vardır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IV 381a ·
metinde göster ·
Ve bu şehir cümle beş müselmân mahallesi ve üç kefere mahallesidir. Evvelâ Sinân Paşa mahallesi [ve] Türbe mahallesi [ve] İmâret mahallesi ve Karşu mahalle ve Aşağı mahalle ve Yukaru mahalle ve Dere mahallesi, meşhûr bildiğimiz mahallâtlar bunlardır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 145a ·
metinde göster ·
… etler çaldırup bu Patka gölü kenârından kalkup 12 sâ‘atde cânib-i şimâle dağlar
ve dere
ve depeler ve ormanlar ve susuz yerleri geçerken kırk elli kadar âdem ol şiddet …
Ya‘nî lisân-ı Latince Ördek gölü demek olur bir küçük âb-ı hayât göldür, ammâ hakkâ ki ördeği gâyet çokdur. Ve cemî‘i asâkir-i bî-pâyân bu göl etrâfında meks edüp zevk u safâ etdiler. Bu buhayre kenârında dururken hemân Üstürgon tarafından kırk elli pâre balyemez topların atılduğu istimâ‘ olunup derhâl Sadrıa‘zam nefîr-i rıhletler çaldırup bu Patka gölü kenârından kalkup 12 sâ‘atde cânib-i şimâle dağlar ve dere ve depeler ve ormanlar ve susuz yerleri geçerken kırk elli kadar âdem ol şiddet-i hârda susuz helâk olup der[d-i] belâ çekerek,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VII 28a ·
metinde göster ·
… bleye giderken yine nehr-i Şamos kenârında ma‘mûr köyler ve niçe sarplık dağlar
ve dere
ve depeleri ve belen yerleri (---) sâ‘atde ubûr edüp,
Andan yine taraf-ı kıbleye giderken yine nehr-i Şamos kenârında ma‘mûr köyler ve niçe sarplık dağlar ve dere ve depeleri ve belen yerleri (---) sâ‘atde ubûr edüp,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VII 91a ·
metinde göster ·
ve depeli ve mürtefi‘ yerler olmağile âb [u] hevâsı gâyet latîfdir. Ve her soka …
Ve dere ve depeli ve mürtefi‘ yerler olmağile âb [u] hevâsı gâyet latîfdir. Ve her sokağı başında birer çeşme-i cânbahş mukarrerdir. Zîrâ her bayır başındaki birer mahallenin birer gûne âb-ı hayât suları vardır. Anıniçün bu şehir ma‘mûr [u] âbâdân olmuşdur. Ve halkı Etrâk-i eşirrâ olduğundan hâkimlerine teğallüb edüp zulm etdirmediklerinden ma‘mûr olmuşdur.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y24b ·
metinde göster ·
ve depe içre vâki‘ olmuşdur. Ve azîm dıraht-ı serâmedler içre bâğ-ı İrem-misâl …
Ve aşağı varoş sâfî kayalar içre ve dere ve depe içre vâki‘ olmuşdur. Ve azîm dıraht-ı serâmedler içre bâğ-ı İrem-misâl bir şîrîn kasabadır. Ve şehr-i Marmara-misâl bu dahi bir kûh-ı bâlânın dâmenindedir. Cümle evleri şimâle nâzırdır. Bu şehir şarkdan garba tûlânîce vâki‘ olmuşdur.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y32b ·
metinde göster ·
… ğa yüz dutmuş iki kat şekl-i müsellesdir. Dâ’iren-mâdâr cirmi altı bin adımdır.
Ve dere
ve depeler üzre vâki‘ olmuş bir kal‘a-i metîn imiş.
Ve bu kal‘a zamân-ı kadîmde iç kal‘a imiş, ammâ aşağı kal‘a hâlâ vîrân olmağa yüz dutmuş iki kat şekl-i müsellesdir. Dâ’iren-mâdâr cirmi altı bin adımdır. Ve dere ve depeler üzre vâki‘ olmuş bir kal‘a-i metîn imiş.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y33b ·
metinde göster ·
… lar vardır. Her birinde birer ve ikişer papas mukarrerdir. Ve her bayır başında
ve dere
ve depelerde ve bir sâyedâr dıraht cenbinde birer ayazmaları ve İsvet Nikola ve …
Ve bu varoş kenîselerinden mâ‘adâ yüz yigirmi mîl Sakız cezîresi içre sağîr ü kebîr on bin yedi yüz hurde düyûrcuklar ve ayazmalar vardır. Her birinde birer ve ikişer papas mukarrerdir. Ve her bayır başında ve dere ve depelerde ve bir sâyedâr dıraht cenbinde birer ayazmaları ve İsvet Nikola ve Sarı Saltık ve Hızır İlyâs ve Havâriyyûn ve Makâm-ı Meryem ve Makâm-ı Hazret-i Îsâ vardır kim üç yüz altmış günün her birinde bir günleri olup zu‘m-ı bâtıllarınca gürûh gürûh-ı mekrûh gidüp bednâm ederler.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y60a ·
metinde göster ·
Ve bu şehrin kıble cânibindeki hâneleri yedi bayır
ve dere
ve depe üzre vâki‘ olmuş hevâdâr evlerdir. Ve bir biri üzre kat-ender-kat hadîk …
Ve bu şehrin kıble cânibindeki hâneleri yedi bayır ve dere ve depe üzre vâki‘ olmuş hevâdâr evlerdir. Ve bir biri üzre kat-ender-kat hadîkalı büyût-ı ra‘nâlardır ki serâpâ revzenleri şarka ve şimâl cânibinde Tire sahrâsına nâzır hevâdâr dilküşâ büyûtlardır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y83a ·
metinde göster ·
Ammâ taşra varoşu kal‘anın kıble ve şarkında bir varoşu var. Kayalı
ve dere
ve depeli yerde vâki‘ P 54b olmuş biri biri üzre havlısız, daracık evlerdir. …
Ammâ taşra varoşu kal‘anın kıble ve şarkında bir varoşu var. Kayalı ve dere ve depeli yerde vâki‘ P 54b olmuş biri biri üzre havlısız, daracık evlerdir. Ammâ cümlesi kat-ender-kat kârgîr binâlardır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y107b ·
metinde göster ·
… belesinde Marmaris iskelesine götürüp füruht ederler. Ve cümle Marmaris dağları
ve dere
ve depeleri cümle sığala ağacı ve tefne ağacı ve mersin ağacı ile müzeyyen olup …
Ve bu beş kazâ yerin cümle halkı bunu tahsîl edüp öşr-i sultânîsin Milâs şehrinde (---) câmi‘i mütevellîsine öşür verirler. Kadîm eyyâmdan berü bu dağlar ol câmi‘in evkâfıdır. Öşürden mâ‘adâsın Rodos mukâbelesinde Marmaris iskelesine götürüp füruht ederler. Ve cümle Marmaris dağları ve dere ve depeleri cümle sığala ağacı ve tefne ağacı ve mersin ağacı ile müzeyyen olup âyende vü revendenin demâğın ıtr-ı şâhî-misâl mu‘attar eder. Hattâ Sultân Süleymân Hân Rodos fethine müteveccih olduklarında bu Gökâbâd hıyâbânı içinden ubûr ederken demâğı mu‘attar olup
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y128b ·
metinde göster ·
Ve bu kal‘anın zeylinde kıble tarafında varoş-ı bâğ-ı İremi
ve dere
ve depeler üzre cümle sekiz yüz kâ[r]gîr binâ evlerdir. Ve cemî‘isi toprak ve k …
Ve bu kal‘anın zeylinde kıble tarafında varoş-ı bâğ-ı İremi ve dere ve depeler üzre cümle sekiz yüz kâ[r]gîr binâ evlerdir. Ve cemî‘isi toprak ve kireç örtülü kâr-ı kadîm evlerdir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y142b ·
metinde göster ·
ve depeleri beyâz koyun zeyn edüp kırkar ellişer muhallaka paraya kurbân verirl …
Ve bu Mîne bâzârında tağı ve taşı ve dere ve depeleri beyâz koyun zeyn edüp kırkar ellişer muhallaka paraya kurbân verirler. Ol kadar çok gelir kim hisâbın Cenâb-ı Bârî bilür.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y324b ·
metinde göster ·
… î-i Nâr nâm menzilinden kalkup vakt-i asırda âdem depesinden bişerek ulu kayalı
ve dere
ve depeli ve muğaylân ağaçlı kumsal yerler ubûr ederek 17 sâ‘at,
Andan Vâdî-i Nâr nâm menzilinden kalkup vakt-i asırda âdem depesinden bişerek ulu kayalı ve dere ve depeli ve muğaylân ağaçlı kumsal yerler ubûr ederek 17 sâ‘at,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y372b ·
metinde göster ·
ve depeli yerler içre misvâk ağaçları kesüp leb-i deryâda bender-i El-vecih nâm …
Andan yine cânib-i garba muğaylânlı ve dere ve depeli yerler içre misvâk ağaçları kesüp leb-i deryâda bender-i El-vecih nâmında bir iskeledir. Dağlar içre sâkin olan Urbânlar metâ‘ların bu iskeleye getirüp cebel-i Tûr'a yâhûd Süveys'e götürürler. Bu benderi ubûr edüp 14 sâ‘atde,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y373b ·
metinde göster ·
… bin kavim olur. Hattâ Seydî Ahmed Paşa bizim vilâyete varmış deyü cümle ve dağı
ve dere
ve depesi ile su’âl edüp hakîr cevâb verdikde yemîn edüp "Sen Abaza değilsin, b …
Ne Çerkez'dir ve ne dürüst Abaza'dır. On bin kavim olur. Hattâ Seydî Ahmed Paşa bizim vilâyete varmış deyü cümle ve dağı ve dere ve depesi ile su’âl edüp hakîr cevâb verdikde yemîn edüp "Sen Abaza değilsin, bizim Sadşe yiğitlerindensin" der idi. Andan leb-i deryâ ile cânib-i garba üç konak gidüp,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y37b ·
metinde göster ·