… dân ve burgu ve mismâr ve buhûr-ı fitîl ve semîn sünger ve tilsimân ve yakakârt
ve deri
yüzecek sıntırâş ve pûlâd tâs ve niçe elvân zehirli göz mîlleri ve malafa ve çi …
Bu kavmin üstâd-ı kâmili Murâd Hân'ın cellâdı Kara Alî, bâzûların sığayup tîğ-ı Dahhâk'dan nişân verir tîğ-ı âteş-tâbın kemerine bend kılup sâ’ir işkence ve karabend ve nakşbend ve kemenbend ve zünnârbend edecek ucu aşıklı yağlı kemendleri kemerine asup ve sâ’ir âlât-ı işkencelerden kelpedân ve burgu ve mismâr ve buhûr-ı fitîl ve semîn sünger ve tilsimân ve yakakârt ve deri yüzecek sıntırâş ve pûlâd tâs ve niçe elvân zehirli göz mîlleri ve malafa ve çimşîr işkence ve ne‘ûzü billâh el ayak kırmağa balta ve malafaların cümle kemerine bend kılup sâ’ir halîfeleri dahi yetmiş yedişer pâre âlât-ı cellâdları kemerlerine zeyn kılup sâ’ir huddâmların omuzlarında altunlu münakkaş serâmed servi haşebinden râyiha-yı tayyibeli kazıklar ile ve bellerinde seyâhat urganları ve ellerinde yalın seyf-i müczemleriyle merdâne cünbüş ederek ubûr ederler. Ammâ ne‘ûzü billâh herbirinin çehresinde nûr kalmayup zehir damlar. 155a Andan,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 154b–155a ·
metinde göster ·
… ma‘mûr olan şehri asker-i deryâ-misâline fermân edüp ân-ı vâhidde harâb u yebâb
ve der-i
dîvârların türâb, halkının ciğerin kebâb edüp hâlâ âsâr-ı inhidâmları zâhir u b …
Evsâf-ı şehr-i Azîm Karabâğlar: Bu şehri ibtidâ Menûçehr binâ etmişdir. Şehr-i atîkdir kim hâlâ Nahşıvân hâkinde başka sultânlıkdır. Zamân-ı kadîmde azîm imaristân imiş. {Sene 1012 Mehemmed Hân-ı Sâlis asrında dest-i Osmânlıda iken Acem zafer buldu} Sene 1045 târîhinde Fâtih-i Revân Murâd Hân-ı zamân ba‘de'l-feth-i Revân bu şehre gelüp meks etdikde kadîm-i eyyâmda İreme zâtü'l-‘imâd misilli ma‘mûr olan şehri asker-i deryâ-misâline fermân edüp ân-ı vâhidde harâb u yebâb ve der-i dîvârların türâb, halkının ciğerin kebâb edüp hâlâ âsâr-ı inhidâmları zâhir u bâhirdir. Tîmur Hân bu Karabâğlar'da kışlayup refâhiyyet üzre geçinmişlerdir. Tâ bu mertebe ma‘mûr [u] âbâdân sahrâ-yı bî-pâyândır. Ve üç kerre Süleymân Hân ve niçe kerre serdârlar asâkîr-i bî-pâyânlar ile beşer altışar ay meks edüp ganîmet üzre geçinmişlerdir. Lâkin Murâd Hân-ı Râbi‘in harâb etdüğünden beri yine imâr olmadadır. Ammâ güneşde zerre ve deryâda katre-misâl imâr olmamışdır. Huddâmlarımız kırk minâre addetmişlerdir. Hamd-i Hudâ bu şehrin âb [u] hevâsı letâfetinden tabî‘atımız hoş olup esb-süvâr ba‘zı refîkler ile şehri sehl temâşâ etdik. Mihmândârımız takrîri üzre on bin mikdârı bâğlı ve bâğçeli hâneler ve yetmiş mihrâb, kırkı minâreli câmi‘ler ve hân ve hammâmı ve esvâkları vefret üzre ammâ henüz dahi imâr olmadadır. Ve hevâsının letâfet cihetinden vech-i hüsnlü mahbûb u mahbûbelerine râst gelirdik. Ve me’kûlât ü meşrûbâtının [ve] memdûhât-ı müsmirrâtının kesreti bir diyârda yokdur. Kara Bâğlar desek vechi vardır. Elçi ile bir bâğda teferrüc ederken Yezdan Kulu nâm bir bâğbân yigirmi altı gûne emrûd-ı âbdâr getirdi. Meleçe ve Abbâsî ve Ürdibâri demek ile ma‘rûf ve memdûh emrûd-ı hoş-horları olur kim tenâvül edenin üzerine elbette âb-ı zülâli cüllâb-ı katr-ı nebât gibi cereyân eder. Gâyet lezîz emrûdları ve la‘lgûn gülnârları olur. Ve esvâk-ı şâhîsinde pâk u pâkîze işbâzlarında gûnâ-gûn Revân pirinci pilâvları ve herîsesi güyâ sıfr gibi leziz ve râyiha-i tayyibesi vardır. Ve işbâzları gâyet pâkdir. Zîrâ cümlesi müslimdir. Bu Acem diyârında cümle me’kûlât [ü] meşrûbât füruht edicilerde aslâ Ermeni ve Urum yokdur. Aslında Urum keferesi aslâ ve kat‘â yokdur. Meğer ticâret ile gelüp gide. Ammâ Yahûdî ve Şi‘î ve Teberrâ‘î ve Kurâyî çokdur. Ve melâhide ve zenâdıka ve Ca‘ferî ve Cebrî ve Kaderî ve Hurûfî ve Zemînî (---)(---)(---)(---) Bu mezheb-i bâtıllı furak-ı dâlle gâyet çokdur. Bu Karabâğ'ı seyr [u] temâşâ edüp yine cânib-i kıbleye 9 sâ‘at gidüp,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS II 294b ·
metinde göster ·
… tinden Türk mahbûbları olur. Mahbûbeleri memdûh değildir. Zîrâ çârsû-yı bâzârda
ve deri
ve dernekde ve cem‘iyyet-i sûrda görülmiş değillerdir. Gâyet afîfe ve mü’eddebe …
Bunlardan mâ‘ada mesâcidlerdir. Ve cümle üç bin altmış aded ikişer kat hâne-i zîbâlardır. Cümle dîvârları kerpiçdendir, amma sütûhları cümle tahta örtülüdür. Ve medrese ve dârü'l-hadîsi ve dârü'l-kurrâsı vardır. Zîrâ tâlib-i ilm fuzalâ ve ulemâsı çokdur. Ammâ medreseleri sâ’ir diyârın medreseleri gibi kârgîr binâ dârü't-tedrîsleri yokdur. Ve yetmiş aded mekteb-i sıbyânı vardır. Gılmânları gâyet necîb ve reşîd olup yedi yüzden mütecâviz hâfız-ı Kur’ân ve huffâz-ı Kitâb-ı Muhammediyye vardır. Ve bir şeyhülislâmı var kim cemî‘î ulemâ anınla mübâhase-i ilmiyye etmede âcizlerdir. Ve nakîbü'l-eşrâfı fâzıl değildir ammâ gâyet mün‘im ü sâhib-kerem, ni‘met-i firâvân sâhibidir. Ekseriyyâ halkı ulemâdır. Sipâhî dahi çokdur. Cümle, elvân sûf ve muhayyer giyerler. Ammâ zenâneleri cümle muhayyer giyerler. Etrâk şehirlerinden olmağıla ekseriyyâ halkı Oğuz tâ’ifesidir. Ya‘nî Türk kavmi demenin hüsn-i ta‘bîridir. Ve cümle yedi aded hânı vardır. Hattâ çârsû içinde bir mükellef hânı ıhrâk-bi'n-nâr olmuşdur. Ve cümle (---) hammâmdır. Çârsû içinde (---) hammâmı gâyet 367b müferrahdır. Ve cümle altı yüz dükkândır. Her zî-kıymet mevcûddur. Lâkin kârgîr binâ bezzâzistânı yokdur. Çârsûda kassâblar içinde cereyân eden dere kenarında hafta bâzârı olur. Mezkûr dere cereyân ederek inüp şehrin aşağı cânibinde cereyân eden (---) nehrine mahlût olup andan nehr-i Sakarya'ya munsab olur. Bu şehr bir mürtefi‘ yerde olmağıla cümle şâhrâhları kumsalca kaldırımsızdır. Ve halkı gâyet garîbü'd-diyâra ri‘âyet edüp ehl-i kerem âdemlerdir. Âb [u] hevâsının letâfetinden Türk mahbûbları olur. Mahbûbeleri memdûh değildir. Zîrâ çârsû-yı bâzârda ve deri ve dernekde ve cem‘iyyet-i sûrda görülmiş değillerdir. Gâyet afîfe ve mü’eddebe nisvânları vardır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS II 367a–367b ·
metinde göster ·
… ba‘ bir gûne toprak musanna‘ kal‘adır. Dâ’iren-mâdâr cirmi (---)(---) adımdır.
Ve der-i
dîvârları üzeri ol kadar vâsi‘dir kim atlılar harbe oynamak mümkindir.
Eşkâl-i zemîn-i kal‘a-i Kurna: Nehr-i Şatt ve nehr-i Furât birbirine mahlût olup Şattu'l-Arab olduğu mahalde bir vâsi‘ cezîre-i azîm burnunda bir çemenzâr u nahlistân içre hâk-i amber-pâk çim ve rıhtım ile mebnî şekl-i murabba‘ bir gûne toprak musanna‘ kal‘adır. Dâ’iren-mâdâr cirmi (---)(---) adımdır. Ve der-i dîvârları üzeri ol kadar vâsi‘dir kim atlılar harbe oynamak mümkindir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IV 359a ·
metinde göster ·
… yân u beyân eder: Evvelâ mezâhib-i erba‘adan şeyhülislâmları ve nakîbü'l-eşrâfı
ve der-i
devlet tarafından üç yüz akçe pâyesiyle mu‘teber kadısı ve cümle (---) aded nev …
Sâ’ir hâkimlerin ayân u beyân eder: Evvelâ mezâhib-i erba‘adan şeyhülislâmları ve nakîbü'l-eşrâfı ve der-i devlet tarafından üç yüz akçe pâyesiyle mu‘teber kadısı ve cümle (---) aded nevâhî kurâlarından kadıya senevî ber-vech-i adâlet üç bin guruş olur. Ve cümle eyâlet-i Cizre'den beğine beher yevm birer rub‘ {kile} mâl hâsıl olur. Zîrâ taht-ı hükûmetinde cümle (---) aded kurâ vü kasabât ve kılâ‘-ı ma‘mûrelerdir. Ve sekizinci hâkim hân kethudâsıdır ve dokuzuncu hâkim şehbenderdir. Ve onuncu hâkim iskele bâcdârıdır ve on birinci zâbit şehir muhtesibidir.(---)(---)(---)(---)(---)(---)(---)(---)(---)(---)
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IV 385a ·
metinde göster ·
… e Mehemmed Paşa'nın Seydî hakkında hüsn-i hâli arzları lağv ve müzmahil olurdu.
Ve Der-i
Devlet'de Seydî Ahmed Paşa'nın ba‘zı muhiblerinden ve musâhib-i şehriyârî sarây …
"Bu Erdel'de Kemen Yanoş'un isyân ve fitne ve fesâdlarına ve hazîne vermemelerine Seydî Ahmed Paşa tahrîkiyledir" deyü yazup bildirirdi ve Serdâr niçe gûne durûğ u fürûğlar tahrîr edüp Köpürlü'yü âteş-pâre edüp tekrâr Seydî'nin katline müte‘addid kerre(?) hatt-ı şerîfler gelüp Melek Ahmed Paşa ve Çavuşzâde Mehemmed Paşa'nın Seydî hakkında hüsn-i hâli arzları lağv ve müzmahil olurdu. Ve Der-i Devlet'de Seydî Ahmed Paşa'nın ba‘zı muhiblerinden ve musâhib-i şehriyârî sarâylı yoldaşlarından Seydî'ye ta‘n-âmîz mektûblar gelüp,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS V 186b ·
metinde göster ·
dîvârların câ-be-câ münhedim edüp hâlâ niçe yerde âsâr-ı binâları nümâyândır, a …
Ba‘dehu bu sûr-ı vâsi‘i Gâzî Hudâvendigâr ya‘nî Sultân Murâd-ı Evvel feth etmede usret çekdiğiyçün ba‘de'l-feth cemî‘i ebrâcları ve der-i dîvârların câ-be-câ münhedim edüp hâlâ niçe yerde âsâr-ı binâları nümâyândır, ammâ bu kal‘a-i harâbdan hâlâ ma‘mûr olan Orfan kasabasının mâbeynleri iki fersah yerdir. Zamân-ı kadîmde ikisi bir şehr-i azîm imiş, ammâ hâlâ Orfan ma‘mûrdur. Cümle bâğ u bâğçeli (---) aded tahtânî ve fevkânî kiremit örtülü kârgîr binâ ma‘mûr ve halkı mesrûr hânedân sâhibleridir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VIII 211a ·
metinde göster ·
dîvârları üzre haçlı ve sanmarkalı peykerleri ve orsa bayrakları ve filandırala …
Sabâhısı kal‘anın cemî‘i tabyaları ve der-i dîvârları üzre haçlı ve sanmarkalı peykerleri ve orsa bayrakları ve filandıraların ve yüksek tabya üzre üç kat gemi direğin birbirine mıhlayup evc-i âsımâne ser çekmiş amûd-ı müntehâ üzre bir zer-ender-zer filandıra bayrağı sütûn-ı âlînin zirve-i a‘lâsına makaralar ile çeküp bir ucu handak içre zemînde olup bir filandıra göstermişdir kim diller ile ta‘bîr ve tavsîf olunmaz.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VIII 291b ·
metinde göster ·
… serâpâ nakş-ı Mânî ile menkûş bir kubbe-i kâşî-i çîn gayri nükûşdur kim mihrâbı
ve der-i
dîvârı cümle müzehheb bûkalemûn-ı ibret-nümûndur.
Ammâ cümleden ma‘bed-i kadîm bu kal‘ada Eski câmi‘, Fâtih-i bilâd Mehemmed Şâh ibn Aydın Bay'ındır. Kârgîr kubbe değildir, ammâ harpüşte münakkaş servi levhalı tavan üzre serâpâ kurşumlu bir câmi‘-i münevverdir. Lâkin mihrâb üzre bir kubbe-i âlîsi evce müntehî kârgîr kubbedir. Ve kubbe içi cümle silu ve lâjüverd ve la‘lî rengâreng boyalar ile serâpâ nakş-ı Mânî ile menkûş bir kubbe-i kâşî-i çîn gayri nükûşdur kim mihrâbı ve der-i dîvârı cümle müzehheb bûkalemûn-ı ibret-nümûndur.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y86a ·
metinde göster ·
dîvârları mâl-â-mâl ve gûnâ-gûn âlet-i harb ile müzeyyendir.
Ve bu kal‘a cümle sekiz tabyadır. Ve cümle sağîr Y 105a ü kebîr iki yüz beş pâre topdur. Ammâ ellisi balyemez toplardır, deryâyı ve liman ağzın döğer. Ve her tabya üzre birer karavulhânesi var, şeb [u] rûz dîdebânları âmâdedir. Ve kal‘a kapusu mâbeyninde dîvânhâne kemerleri ve der-i dîvârları mâl-â-mâl ve gûnâ-gûn âlet-i harb ile müzeyyendir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y104b–Y105a ·
metinde göster ·
… ir. (---)(---) içinde ol kadar âvîzeler yokdur, ammâ kanâdîlleri gâyet çokdur.
Ve der-i
dîvârı serâpâ ebrî kâğıd misâli sun‘-ı Hudâ seng-i gûnâ-gûn. Her bir kıt‘ası bi …
Ve bu deyrin zemîni beyâz mermer-i hâm döşelidir. (---)(---) içinde ol kadar âvîzeler yokdur, ammâ kanâdîlleri gâyet çokdur. Ve der-i dîvârı serâpâ ebrî kâğıd misâli sun‘-ı Hudâ seng-i gûnâ-gûn. Her bir kıt‘ası birer kilim cirmi kadar vardır kim cemî‘i kanâdîller (---)(---) anda nümâyândır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y226a ·
metinde göster ·
… âlâdır. Ve cânib-i erba‘ası çâh-ı gayyâdan nişân verir yalçın beyâz kayalardır.
Ve der-i
dîvârı sengîn-bünyâd seksen zirâ‘ kaddi semâya ser çekmiş bir binâ-yı Salâhaddî …
Ve bu iç kal‘a Nîl sâhilinden cânib-i şarka kâmil bin beş yüz adım ba‘îd bir kal‘a-i bâlâdır. Ve cânib-i erba‘ası çâh-ı gayyâdan nişân verir yalçın beyâz kayalardır. Ve der-i dîvârı sengîn-bünyâd seksen zirâ‘ kaddi semâya ser çekmiş bir binâ-yı Salâhaddînî hısn-ı hasîn ve sedd-i metîn kal‘a-i Zer-âbâd derler. Zer-âbâd denmesinin sebeb-i tesmiyesi oldur kim ibtidâ Salâhaddîn esâsın hafr edüp hükm-i müneccimîn ile cümle temeline bir kat altun tibri ve burcları yerine mümessek altun nisâr eyleyüp tâli‘-i meymûndur, deyü esâsın sa‘d sâ‘atde altun üzre binâ olduğıyçün kal‘a-i Zer-âbâd deyü cümle müverrihler tahrîr etmişlerdir. Zîrâ Mısır altun tibri kânıdır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y77b ·
metinde göster ·
dîvârda olan mermerler eyle mücellâdır kim âdemin reng-i rûyları ve cemâ‘atın r …
Ve mihrâb dîvârı tarafı serâpâ üç adım kaddi bâlâ ebrî ve mevvâc ve sommâkî gûnâ-gûn mermer kaplıdır. Ve sahrâ-misâl haremi eyle musanna‘ ruhâmlar ve eyle musaykal beyâz mermer ile mebsûtdur kim Ümmü Dünyâ câmi‘lerinde misli yokdur. Dâ’imâ mücellâdır, zîrâ bu câmi‘ fevkânî olmağile zemîni yübûset üzredir. Ve der-i dîvârda olan mermerler eyle mücellâdır kim âdemin reng-i rûyları ve cemâ‘atın rükû‘ [u] sücûdları nümâyândır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y93b ·
metinde göster ·
… âne-i cedîd binâ olundu. Ammâ kadîm selef pâdişâhlarının cümle sebîllerinin içi
ve der-i
dîvârı serâpâ kurşumludur. Ve mâh-ı Temmûz'da suları buz pâresi olup her sene c …
Hâsıl-ı kelâm yedi yılda yetmiş sebîlhâne-i cedîd binâ olundu. Ammâ kadîm selef pâdişâhlarının cümle sebîllerinin içi ve der-i dîvârı serâpâ kurşumludur. Ve mâh-ı Temmûz'da suları buz pâresi olup her sene cânib-i vakıfdan tathîr edüp yine Nîl'den taşıyup doldururlar. Zîrâ Mısır'da su hayrâtından büyük hayrât-ı azîm yokdur. Nîl Mısır'dan bir sâ‘at ba‘îddir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y127b ·
metinde göster ·
… cânib-i erba‘asında olan hânedân sâhibleri herkes hudûdu mertebesin ve şâhnişîn
ve der-i
dîvâr revzenlerin niçe kerre yüz bin kanâdîller ve meş‘al ve fânûslar ile çerâğ …
Ve bürkenin cânib-i erba‘asında olan hânedân sâhibleri herkes hudûdu mertebesin ve şâhnişîn ve der-i dîvâr revzenlerin niçe kerre yüz bin kanâdîller ve meş‘al ve fânûslar ile çerâğân ederler. Ve bürkenin etrâfında olan cevâmi‘lerin nâzırları kat-ender-kat minâreleri ve câmi‘in bürke kenârında soffaların eyle zeyn ederler kim gûyâ Risâlet-penâh ol gece rahm-i mâderden müştak oldu. Ol gece Mısır üzre nûr leme‘ân eder bir acâyib bürke-i azîmdir. Andan,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y132a ·
metinde göster ·
… götüremez. Kal‘anın cânib-i erba‘ası alçak kumsal yer olmak ile handakı yokdur
ve der-i
dîvârında münhedim olmuş yerleri çokdur.
Ve cebehânesi ve şâhâne topları kırk dânedir. Ammâ kal‘anın sağ tarafı hâricinde iki serâmed topu var kim Hudâ alîmdir bir serhadde misilleri yokdur. Birisi kâmil otuz iki karış cüssedâr topdur, kırk vukiyye gülle atar, târîhi Süleymân Hân'dır. Bu toplar leb-i deryâya karîb yerde yatır, zîrâ böyle küçük kal‘a götüremez. Kal‘anın cânib-i erba‘ası alçak kumsal yer olmak ile handakı yokdur ve der-i dîvârında münhedim olmuş yerleri çokdur.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y348b ·
metinde göster ·