Rahbe ve Benî Rabî‘ ve Serûc ve Harrân ve Rıkka, ikisini Urbân harâb etmişdir. …
Sancakları bunlardır: Cemmâse ve Hâbûr ve Deyr-i Rahbe ve Benî Rabî‘ ve Serûc ve Harrân ve Rıkka, ikisini Urbân harâb etmişdir. Rûhâ ya‘nî Urfa paşa sancağıdır. Erbâb-ı dîvândan huddâmları yokdur
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 52a ·
metinde göster ·
… â aşağı varoşı gâyet büyükdür. Cümle üç bin tahta ve saz örtülü ma‘mûr evlerdir
ve deyr-i
kebîrleri gâyet çokdur. Ve çârsû-yı bâzârı ve aşağı palankası etrâfı sarp taşlı …
Evsâf-ı kal‘a-i Zingü: Lisân-ı Leh ile (---)(---) demekdir. Bânîsi Krakov Kral'ınındır. Nehr-i (---) kenârında iç kal‘ası evc-i âsumâna berâber bir yalçın kaya üzre şekl-i muhammes metîn ve müstahkem taş binâ kal‘a-i ra‘nâdır. Cebehânesi ve mükellef topları ve üç bin askeri vardır, ammâ Kamaniçse hükmündedir, ammâ aşağı varoşı gâyet büyükdür. Cümle üç bin tahta ve saz örtülü ma‘mûr evlerdir ve deyr-i kebîrleri gâyet çokdur. Ve çârsû-yı bâzârı ve aşağı palankası etrâfı sarp taşlık yerde etrâfı sarp handaklı ve yedi kapulu sarp varoşdur. Ve bâğçelerinin hadd [ü] hasrı olmayup elması ve kirazı ve emrûdu ve eriği firâvân olduğundan bu şehir halkı cümle meyvelerin arabalar ile Kamaniçse'ye götürürler.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS V 40a ·
metinde göster ·
… alankadır. Bu bataklık gelüp ayağı nehr-i Tasma'ya karışır. Tahta örtülü evleri
ve deyr-i
sagîrleri ve bir hayli çârsû-yı bâzârı vardır. Hatmanı, Hân'a hedâyâlar getirüp …
Sağ tarafı çölistândır. Sol tarafı ma‘mûr kurâlarla müzeyyendir, ammâ ol tarafı kal‘a altında bataklık kenârında dolma rıhtım ağaçdan kavî palankadır. Bu bataklık gelüp ayağı nehr-i Tasma'ya karışır. Tahta örtülü evleri ve deyr-i sagîrleri ve bir hayli çârsû-yı bâzârı vardır. Hatmanı, Hân'a hedâyâlar getirüp kal‘adan top şâdumânları olurken Hân hemân tahta'l-kahve yeyüp sûr-ı rıhletler çalınup ol ândan andan cânib-i şarka meyyâl çölistân ile bir konak yeri ân-ı vâhidde varup,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS V 48a ·
metinde göster ·
… hl-i İslâm olup derûn-ı hisârda olan kefereler lâşe-i murdârların meşâdlarından
ve deyr-i
azîmelerinden çıkarup araba araba yükledüp dârü'l-fücûrlarına seg ber-sahrâ gid …
Hulâsa-i kelâm yedi gün yedi gece küffâra göz açdırmayup kal‘anın burc [u] bârûları sademât-ı top-ı kûpdan hâke berâber olup derûn-ı hisârda olan irşek taşra çıkup rikâb-ı hümâyûna yüz sürdükde dendân-ı bedenler üzre beyâz amân bayrakları dikilüp bi-fazlillâhi Ta‘âlâ sene 950 Muharrem'inin yigirmi beşinci gün kal‘a-i Üstürgon amân ile feth olup hamd-i Hudâ zamîme-i kılâ‘-ı ehl-i İslâm olup derûn-ı hisârda olan kefereler lâşe-i murdârların meşâdlarından ve deyr-i azîmelerinden çıkarup araba araba yükledüp dârü'l-fücûrlarına seg ber-sahrâ gidüp ba‘dehu Kızılelma deyrini mülevvesât-ı müşrikînden pâk edüp,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 91b ·
metinde göster ·
… ın Moğol tâ’ifesi şehirlerinden bir şehr-i azîm imiş. Hâlâ niçe âsâr-ı binâları
ve deyr-i
kamâme-i amâmeleri nümâyândır.
Ve Demirkapu'dan bir merhalede Başdepe nâm mahaldir. Hattâ Osmân Paşa Demirkapu'yu feth edüp Der-i devlete da‘vet olundukda deşt-i Kıpçak'dan Kırım vilâyeti üzre gitmek iktizâ edince bu Başdepe nâm mahalden kalkup nehr-i Kanlı Söyünç kenârında Maskov Kazağıyla ceng-i azîm edüp yüz bin Kazak-ı âk olan küffârı dendân-ı tîğdan geçirir. Hâlâ beş aded yerde küffârın lâşe-i murdârları beş yerde dağlar gibi yığıldığından Beş-depe'den galat Başdepe derler. Andan selâmetle iki günde nehr-i Terek'e gelüp bizim Hân ile ubûr etdiğimiz yollara gelir. Ammâ mezkûr Başdepe nâm mahal Hulâgû Hân'ın Moğol tâ’ifesi şehirlerinden bir şehr-i azîm imiş. Hâlâ niçe âsâr-ı binâları ve deyr-i kamâme-i amâmeleri nümâyândır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VII 162a ·
metinde göster ·
… [u] bîrûnunda ve cümle cezîresi içre sağîr ü kebîr bin tokuz yüz altmış kenîse
ve deyr-i
kefereler vardır. Ammâ cümleden mükellef ü müzeyyen ve ma‘mûr büyük kenîse Fren …
Ve bu şehrin enderûn [u] bîrûnunda ve cümle cezîresi içre sağîr ü kebîr bin tokuz yüz altmış kenîse ve deyr-i kefereler vardır. Ammâ cümleden mükellef ü müzeyyen ve ma‘mûr büyük kenîse Freng Y 60a deyridir kim ismine Kapala kilisesi derler. Niçe kerre yüz bin guruş evkâfı vardır. Ve biri dahi San Basadya kilisesidir kim binden mütecâviz kıssîs ve bıtrîk ve ruhbânları ve mûğpîçe gulâmları var kim her biri birer pençe-i âfitâbdır kim gören uşşâkânın aklı zâ’il olur. Ve niçe yerde kızlar kenîseleri var kim kendülerini Îsâ ve Meryem Ana yoluna vakf eyleyüp yüz sene mu‘ammere olmuş bâkire kızlar vardır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y59b–Y60a ·
metinde göster ·