… Hudâ'dan nahîf ve rûyı sarı etmekdir. Râ, riyâdan müberrâ olmakdır. Vâv, akrabâ
ve dostândan
vedâ‘ edüp Hak kelâmından gayra i‘timâd etmemekdir. Yâ, cümle halka yaman sanma …
"Dervîşin dâlı derd ehli, ve cism-i za‘îf ve havf-ı Hudâ'dan nahîf ve rûyı sarı etmekdir. Râ, riyâdan müberrâ olmakdır. Vâv, akrabâ ve dostândan vedâ‘ edüp Hak kelâmından gayra i‘timâd etmemekdir. Yâ, cümle halka yaman sanmamakdır. Şîn, aşk-ı Hakk ile dâ’imâ şâdumân olmakdır." Ve's-selâm. Eğer sorsalar:
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 151a ·
metinde göster ·
… e ve Ramazân Ağa ile ve yine Melekli Kadızâde İbrâhîm Çelebi ile ve niçe ehibbâ
ve dostânlar
ile vedâlaşup yine cânib-i kıbleye 5 sâ‘atde,
Bu Ilgın şehri a‘yânlarından Melek Ahmed Paşa efendimizin ağalarından Kefeli İbrâhîm Ağa ile ve Ramazân Ağa ile ve yine Melekli Kadızâde İbrâhîm Çelebi ile ve niçe ehibbâ ve dostânlar ile vedâlaşup yine cânib-i kıbleye 5 sâ‘atde,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS III 10a ·
metinde göster ·
… a bir kürk ve on kîse verüp ağa-yı mezbûr Rûm'a revâne oldu. Hakîr cümle ahibbâ
ve dostânlar
ile vedâlaşup ve Hazret-i Yahyâ'yı ziyâret-i vedâ‘ edüp andan Muhyiddînü'l-Arab …
Şâm-ı şerîfe dâhil olup Şâm'ın garbîsi kenarında Gökmeydân nâm mahalde Murtezâ Paşa efendimiz cümle askeriyle serâperdesinde meks etmiş bulup hakîr dahi dâ’irede mertebemiz üzre haymemiz ile meks edüp paşa efendimizin hâk-i pâyine yüz sürüp on kîse ve iki kısrakı ve muhabbetnâme-i mektûbları verüp paşanın evvel-i azilde on kîse destine girince cümle karakollukçulara bahşîş ihsân edüp hakîre üç yüz guruş ve bir kısrak in‘âm eyleyüp hakîrin geldiğinden dünya kadar hazz edüp Şâm'ın Gökmeydânı'nda zevk u safâ edüp hacc-ı şerîf müyesser olmadan ma‘zûl olmağıla yedi re’s develerimizi yedi yüz guruşa bey‘ edüp ve mahfil imâmetin bir kîse guruşa Alî Hicâzî nâm bir kimesneye füruht edüp azm-i râh-ı Rûm derken Âsitâne-i Sa‘âdet'den Kara Murâd Paşa vezîrin ağalarından Alî Ağa nâm bir ağa Murtezâ Paşa efendimize eyâlet-i Sivas'ı getirüp Paşa ağaya bir kürk ve on kîse verüp ağa-yı mezbûr Rûm'a revâne oldu. Hakîr cümle ahibbâ ve dostânlar ile vedâlaşup ve Hazret-i Yahyâ'yı ziyâret-i vedâ‘ edüp andan Muhyiddînü'l-Arabî ve Şeyh Arslan ve eş-Şeyh Bilâl-i Habeşî ve (---)(---) cümle ziyâret-i vedâ‘ edüp ve rûh-ı şerîflerinden istimdâd taleb edüp,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS III 50a ·
metinde göster ·
… lek Ahmed Paşa'nın sıhhat u ifâkati içün hayr du‘â ve senâlar edüp cümle ehibbâ
ve dostân
u yârân-ı bâ-safâlar ile yigirmi gün sohbet-i hâs ve temâşâlar ve teferrücler e …
Hamd-i Hudâ bu âsitânelerde niçe kerre hukûk-ı vâlideyn içün ve zerre ve şemme ihsân [u] in‘âmın görüp hukukun kesb etdiğimiz efendilerimiz içün ve hâssaten efendimiz Melek Ahmed Paşa'nın sıhhat u ifâkati içün hayr du‘â ve senâlar edüp cümle ehibbâ ve dostân u yârân-ı bâ-safâlar ile yigirmi gün sohbet-i hâs ve temâşâlar ve teferrücler edüp ba‘de'l-vedâ‘,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS III 169a ·
metinde göster ·
… at etdim. Hamd-i Hudâ sâlimîn ve gânimîn ordu-yı İslâma vâsıl olup cümle ehibbâ
ve dostân
ve yârânlar ile görüşdük.
{Hakîr eyitdim:} "Bu gazâ senin himmetinle olmuşdur, efendim, zîrâ ibtidâ kâfire imdâda geden Eflâk Boğdan askerin kırup sâ’ir küffârlar dahi andan ibret alup Rakofçi'ya aslâ imdâd gelmediğinden mel‘ûn kral münhezim oldu" deyüp ol ân Paşa'ya beş esîr ve beş tüfeng hedâyâlar çeküp haymeme gidüp istirâhat etdim. Hamd-i Hudâ sâlimîn ve gânimîn ordu-yı İslâma vâsıl olup cümle ehibbâ ve dostân ve yârânlar ile görüşdük.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS V 50b ·
metinde göster ·
… u safâlar edüp bizler dahi anların zıll-ı himâyesinde taraf taraf cemî‘i ahibbâ
ve dostân
ve âşıkân-ı sâdıkânlarımız ile seyr-i safâlar ederken (---)
Üç aydan eksik İslâmbol'da bâğ u bâğçeler ve hadîka ve bostânlar ve şâhâne yalılarda şeb [ü] rûz Kaya Sultân ile efendimiz Melek Ahmed Paşa zevk u safâlar edüp bizler dahi anların zıll-ı himâyesinde taraf taraf cemî‘i ahibbâ ve dostân ve âşıkân-ı sâdıkânlarımız ile seyr-i safâlar ederken (---)
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS V 69a ·
metinde göster ·
… dimizle ve Fazlî Paşalı Kemânkeş Ahmed Paşa efendimizle ve niçe yüz aded ahibbâ
ve dostânlar
ile müşerref olup hamd-i Hudâ bu şehre on aded pençe-i âfitâb esîr gulâm ile ve …
Andan yine şarka giderken yeni Boğdan beğimiz mehterhânesin çalarak bu kadar bin askeriyle Kalga Sultân'ımıza karşu çıkup "Gazânız mübârek ola" deyü Kalga Sultân'a bir semmûr kürk ve beline bir mücevher kılıç kuşadup yalı ağasına bir zer-ender-zer hil‘at-i fâhire ve sâ’ir iş erlerine birer çuka çekman ve tonlar geydirüp cümle asker-i İslâm ile kırk birinci günde şehr-i Yaş'a dahil olup velî-ni‘am Gazzâzzâde Ahmed Ağa efendimizle ve Fazlî Paşalı Kemânkeş Ahmed Paşa efendimizle ve niçe yüz aded ahibbâ ve dostânlar ile müşerref olup hamd-i Hudâ bu şehre on aded pençe-i âfitâb esîr gulâm ile ve dörd aded pâkîze bintân ile ve on yedi re’s at ve bu kadar mâl-ı ganâ’imle selâmet dahil olup Ahmed Ağa efendimize hedâyâlar verüp andan ve beğden ve gayrıdan ihsânlar alup konağımızda sâkin olup taht-ı Boğdan olan Yaş şehrinin evsâfın tahrîr etmeğe iltizâm-ı mâlâ-yelzem eyleyüp şehrin enderûn [u] bîrûnını gezüp seyr [ü] temâşâ ederdik.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS V 104b ·
metinde göster ·
… elesinde kayığa koyup belki bin pâre kayık ile niçe bin aded vüzerâ ve muhibbân
ve dostân
u âşıkânlar Ebû [Eyyûb-ı] Ensârî kapusunda Fâtıma Sultân yalısı önünden ubûr ed …
"Biz bu vezîri ey âdem biliriz. Allâh rahmet eyleye ve yine Hak rahmet ede" deyince kırk elli bin âdem "Allâh rahmet eyleye" deyü feryâd edüp cenâze-i Melek'i bu felekde tâbût ile götürü[r]ken elli altmış aded mü’ezzinânları ve bu kadar fukarâları, hakîr cem‘ edüp tevhîd [ü] tezkîr ile ve savt-ı hoş elhân ile Bilâlîler "Muhammedün habîbullâh hakkâ" diyerek Bâğçekapusu iskelesinde kayığa koyup belki bin pâre kayık ile niçe bin aded vüzerâ ve muhibbân ve dostân u âşıkânlar Ebû [Eyyûb-ı] Ensârî kapusunda Fâtıma Sultân yalısı önünden ubûr ederek Ebâ Eyyûb-ı Ensârî aleyhi rahmetü'l-bârî civârında Kaya Sultân merhûme yalısı civârında vasıyyetleri üzre üstâdı Kiçi Mehemmed Efendi hazretlerinin hâk-i pâyinde bilâ-alâmet, ya‘nî kubâbsız defn edüp üzerine çadırlar kurup kâmil yedi gün yedi gece bu hakîr üç yüz aded merd-i fakîr ile rûz [u] şeb yigirmişer hatm-i şerîf tilâvet olunurdu. Rahmetullâhi aleyhi rahmeten vâsi‘a.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 45b ·
metinde göster ·
ile vedâlaşup koyun çobanlarından beş nefer esîrleri bile alup ale's-sabâh yine …
"Koyun bizim Koturlu'nundur, Dobra-Venediklinin koyunlarda alâkası nedir" dediklerinde hemân ol ân arz [u] mahzarlar ve her ocak ağalarından mektûblar alınup ve ücret-i kademimiz içün hakîre üç yüz Venedik altunu ve beş tüfeng ve iki Fireng gulâmı ve kölelerime birer çuka ve birer kumaş verüp ve yüz nefer tüfeng-endâz yarar piyâde yiğitleri refîk verüp ba‘dehu cümle gâzîler ve cümle ahibbâ ve dostânlar ile vedâlaşup koyun çobanlarından beş nefer esîrleri bile alup ale's-sabâh yine,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 156a ·
metinde göster ·
… içinde evden eve ve bâğdan bâğa ve değirmenden değirmene ve herkes eş ve yoldaş
ve dostuna
kayık ile gezilir garîb temâşâgâh şehirdir. Ammâ âb [u] hevâsı latîf olduğundan …
Ve cümle taşra varoşda üç dâne kefere-i râhibân kenîseleri [var], eğer cemî‘i âsâr-ı binâların mâ-vaka‘ı üzre tahrîr etsek bir mücelled tomar olur. Lâkin bu tarz üzre böyle şehr içinde evden eve ve bâğdan bâğa ve değirmenden değirmene ve herkes eş ve yoldaş ve dostuna kayık ile gezilir garîb temâşâgâh şehirdir. Ammâ âb [u] hevâsı latîf olduğundan güler cemâlli Göle mahbûbu ve mahbûbesi memdûhdur, ammâ gâyet mü’eddeb ve mü’eddebe nisvân [u] merdâne cüvânları var. Aslâ rûz-ı rûşende hürme havâtînleri kapudan taşra hammâma çıkmazlar. Herkes hânesinde sobalı hammâmlarına girirler.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VII 84a ·
metinde göster ·
ile vedâlaşup hân hazretleri dahi bu kadar bin asker ile atlanup Mehemmed Paşa' …
Evvelâ cümle ahibbâ ve dostânlar ile vedâlaşup hân hazretleri dahi bu kadar bin asker ile atlanup Mehemmed Paşa'yı göndere gidüp Bâğçesarây'dan cânib-i garba sayd [u] şikâr ederek gidüp 6 sâ‘atde,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VIII 199b ·
metinde göster ·
Der-sitâyiş-i mesîregâh-ı kibâr-ı ağavât: Bu Elbasan şehrinin enderûn [u] bîrûnu cümle teferrücgâh ârâmgâh yerlerdir, ammâ hâss u âmmlara mahsûs olmuş çemenzâr u lâle‘ızâr yetmiş yerde merâmgâh mesîregâhları var. Cümleden şehir hâricinde Lonca Köşkü nâm olan yerde her gün ba‘de'l-asr şehrin cümle ahibbâ ve dostân âşıkân [u] ma‘şûkânları bu çemenzâr hıyâbân dırahtistân fezâsında köşe be-köşe herkes âşinâları ile gûnâ-gûn cilveler ederler. Gâyet latîf mecma‘u'l-irfân yeridir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VIII 366b ·
metinde göster ·
… bir at ve bir seyishâne ve gulâm refîklerime onar guruş ihsân edüp cümle ahibbâ
ve dostân-ı
Kütâhiyye ile vedâlaşup hâne sâhibimiz beğ efendi hakîri göndere gitmeğe esb-sü …
Hânemiz sâhibi Osmân Süleymân Q 8aP 8a Paşazâde kasrına târîh güfte etdiğimiz içün yüz guruş ve bir kat esvâb ve bir at ve bir seyishâne ve gulâm refîklerime onar guruş ihsân edüp cümle ahibbâ ve dostân-ı Kütâhiyye ile vedâlaşup hâne sâhibimiz beğ efendi hakîri göndere gitmeğe esb-süvâr olup niçe a‘yân ile Kütâhiyye'den cânib-i şimâle nehr-i Felend'i ubûr edüp bir sâ‘atde,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y14a ·
metinde göster ·
… lâmı Mahmûd Efendi ve Yeniçeri Serdârı Kassâbzâde Bekir Ağa ile ve gayri ahibbâ
ve dostân
ile vedâlaşup bu şehirden garb tarafına bâğlar ve bâğçeler içre gidüp ve nehr-i …
Ba‘dehu bu şehrin a‘yâniyle ve mollâ ve Şeyhülislâmı Mahmûd Efendi ve Yeniçeri Serdârı Kassâbzâde Bekir Ağa ile ve gayri ahibbâ ve dostân ile vedâlaşup bu şehirden garb tarafına bâğlar ve bâğçeler içre gidüp ve nehr-i Gedüs'ü bu sahrâ içre atlarımız ile gücile ubûr edüp,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y39a ·
metinde göster ·
… Çavuş ile ve Melek Ahmed Paşalı kapu yoldaşımız Hüseyin Ağa ile ve niçe ahibbâ
ve dostân
ile vedâlaşup müsellim ağa ile ziyâfete revâne olduk.
Ve a‘yân-ı vilâyetden ve erbâb-ı yârândan Nakîbüleşrâf Bekir Ağa ve bürâderi el-Hâc Hamza Ağa ve Nedîm Çelebi ve Yahyâ Ağa ve Bedastenli Mehemmed Ağa ve Arab Sâlih Efendi hânesi gulûy-i âm ile sengsâr olup mâl [ü] menâli gâret olup kendi firâr etmişdi. Ve Yeşil İmâret imâmı Çelebi Efendi ve Serdâr Çolak Laz Çavuş ile ve Melek Ahmed Paşalı kapu yoldaşımız Hüseyin Ağa ile ve niçe ahibbâ ve dostân ile vedâlaşup müsellim ağa ile ziyâfete revâne olduk.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y85b ·
metinde göster ·
… Mağribî Ömer Ağa ile ve Hacı Cerbu‘ ile ve el-Hacı Şeytâncı ile ve niçe ahibbâ
ve dostân
ile vedâlaşup paşa ağasından bir kîse guruş hizmet alup ve dizdârdan on tüfengl …
Bu mahalde İskenderiyye'de kâmil bir ay meks edüp cümle ahibbâ ile mülâkât olup kûşe-be-kûşe zevk u safâlar etdik. Ba‘dehu hîn-i vedâ‘da ahibbâlarımızdan kal‘a-i Garb dizdârı İbrâhîm Ağa ile ve oğlu ile ve İbrâhîm Ağa birâderi Ahmed Çorbacı'yla ve Mağribî Ömer Ağa ile ve Hacı Cerbu‘ ile ve el-Hacı Şeytâncı ile ve niçe ahibbâ ve dostân ile vedâlaşup paşa ağasından bir kîse guruş hizmet alup ve dizdârdan on tüfengli refîkler alup atlarımız ile İskenderiyye'den şark cânibine leb-i deryâ ile Remle bâğların temâşâ edüp bâğdan bâğa lezîz incîrlerin Y 329b tenâvül ederek beş sâ‘atde kumsal düz yerlerden ubûr ederek,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y329a–Y329b ·
metinde göster ·
… n edüp dest-bûs ile behremend olup du‘â-i hayrları ile taşra çıkup cümle ahibbâ
ve dostân
ile vedâlaşup kethudâ beğden kırk altun ve bir çuka ve kumâş alup mektûbları il …
Ertesi ale's-seher kethudâ beğe tenbîh olunup cümle kılâ‘ların dizdârlarına ve iş erlerine ve hâkimü'ş-şer‘ kadılara mü’ekkid buyurdı-yı şerîfler tahrîr olunup kethudâdan dahi tenbîhli mektûblar alup beşinci gün paşaya vedâ‘a vardıkda yetmiş altun harcırâh ve bir tavâşî memlûk ihsân edüp dest-bûs ile behremend olup du‘â-i hayrları ile taşra çıkup cümle ahibbâ ve dostân ile vedâlaşup kethudâ beğden kırk altun ve bir çuka ve kumâş alup mektûbları ile ol gün şehr-i Bulağ'a gelüp ol gece risâle ağasında mihmân olup elli yiğit ile bir yarar ve yüğrük kayık donadup cümle me’kûlât [u] meşrûbâtlarımız dahi verüp on huddâmımız ile gemiye süvâr olup azm-i râh eyledik.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y341b ·
metinde göster ·
… deyü bir Fâtiha tilâvet edüp taşra çıkup sagîr ü kebîr cemî‘i ahibbâ ve asdıkâ
ve dostân
ile vedâlaşup mütevekkilen alellâh yola revâne olduk.
"Yürü Allâh ta‘âlâ yine mülâkât müyesser ede" deyü bir Fâtiha tilâvet edüp taşra çıkup sagîr ü kebîr cemî‘i ahibbâ ve asdıkâ ve dostân ile vedâlaşup mütevekkilen alellâh yola revâne olduk.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y360b ·
metinde göster ·
ile görüşüp hedâyâ olan atları ve hecîn ve develeri cümle Âyid Urbânı üzre besl …
Bey sarâyına meks edüp cümle ahibbâ ve dostânlar ile görüşüp hedâyâ olan atları ve hecîn ve develeri cümle Âyid Urbânı üzre beslemeğe verüp tevzî‘ eyleyüp gerüde hedâyâ gemilerinin gelmesine muntazır olduk. Ammâ eyyâm muhâlif olup Şellâlât boğazında yatdıklarının haberin aldık. Ertesi gün hâkim-i Circe Özbek Beğ'den beş bin para hammâm akçesi ve bir kat esvâb alup vilâyet-i Elvâh'a gitmeği ricâ eyledik. Ale'r-re’si ve'l-ayn, deyüp Elvâhât neccâbların ve celâbelerin bulup yüz hecînli ve tüfeng-endâz pür-silâh âdemler verüp ve elli deve su ve elli deve me’kûlât [u] meşrûbât verüp,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y447a ·
metinde göster ·