beği Matey'den iki bin kîse alınup cürmü afv olunup beğliği kendüye yine ibkâ v …
Bu ahvâl Der-i devlete arz olunup Rûmeli eyâleti ve Özi eyâleti ve Tatar Hân askeri bu küffârların cengini men‘ etmeğiçün me’mûr olup asker-i İslâm cem‘ olunca iki küffâr askeri Eflak ve Boğdan hudûdunda şehr-i Fohşan'da nehr-i Fohşa sâhilinde bir ceng-i azîm edüp Eflak beği Matey gâlib gelüp Boğdan beği Lipul münhedim olup tarafeynden yetmiş bin kâfir dendân-ı tîğdan geçüp Tatar ve Âl-i Osmân askeri bu mahalde Eflak ve Boğdan diyârına akınlar ve şebhûnlar salup yüz binden mütecâviz esîr ve niçe kerre yüz bin devâbbât-ı kesîr ve mâl-ı ganâyim alınup Eflak ve Boğdan diyârın harâb [ü] yebâb ve halkın esîr [ü] kebâb ve hânelerin ihrâk bi'n-nâr ile türâb edüp İslâm Geray Hân, Boğdan beği Lipul'ı giriftâr-ı bend-i hicrân edüp Der-i devlet-masîre gönderüp Yedikulle'de Lipul haps olundu. Ve Eflak beği Matey'den iki bin kîse alınup cürmü afv olunup beğliği kendüye yine ibkâ ve mukarrer kılındı. Hamd-i Hudâ Tatar-ı sabâ-reftâr-ı adû-şikâr ile bu gazâ-yı ekberde bulunup mâl-ı ganâyimle muğtenim olup diyâr-ı Kırım'a dâhil olduk, ve's-selâm.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 77a ·
metinde göster ·
… kkında Cenâb-ı izzet âye[t]: Arapça âyetiyle medh etmiş Rûm aselleri ve Atina
ve Eflak
[u] Boğdan aselleri olur kim her birinde yetmiş hâssa vardır. Ve eğer pâdişâhım …
Ve eğer Mısır şekeri derseniz hakkında Cenâb-ı izzet âye[t]: Arapça âyetiyle medh etmiş Rûm aselleri ve Atina ve Eflak [u] Boğdan aselleri olur kim her birinde yetmiş hâssa vardır. Ve eğer pâdişâhım murâd edinirse Alâiyye ve Adalya ve Silifke ve Tarsûs ve Adana ve Payas ve Antâkıyye ve Haleb ve Şâm ve Sayda ve Berût ve Şâm-ı Tarabulus'da bu zikr olunan eyâlet [u] livâlarda ol kadar kerre yüz bin kantâr şeker olur kim cihânı ganîmet eder, sizin şekerinize ne ihtiyâc.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 165b ·
metinde göster ·
… le türâb olup bu târumârın serpindileri Leh vilâyetine ve Orta Macar'a ve Nemse
ve Eflak
ve Boğdan diyârlarına varılup elleri ve vilâyetleri urulup mâl-ı ganâ’im üsârâl …
Şöyle oldu kim vilâyet-i Seykel'de değil diyâr-ı Erdel'de niçe günlük yerde eser-i âbâdânlıkdan nâm [u] nişân kalmayup cümle kılâ‘ ve kurâ vü kasabât belîde-i mu‘azzamlardan esâs-ı binâ bile kalmayup dâr-ı diyâr duyûr-ı Erdelistân harâb u yebâb ve hâneleri ıhrâk bi'n-nâr ile türâb olup bu târumârın serpindileri Leh vilâyetine ve Orta Macar'a ve Nemse ve Eflak ve Boğdan diyârlarına varılup elleri ve vilâyetleri urulup mâl-ı ganâ’im üsârâlar alınup şehirleri anların da ıhrâk bi'n-nâr olmuşdur.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 23b ·
metinde göster ·
… -ı Resûlullâh dibine ve asâkir-i İslâm'ın imdâdına gelmediğinden ve Erdel kralı
ve Eflak
ve Boğdan banlarının gelmediklerinden dahi gâyet muğber-hâtır ve müte’ellim olu …
Ammâ Sadrıa‘zam, Kırım hânı Mehemmed Giray Hân'ın bu ana dek sancağ-ı Resûlullâh dibine ve asâkir-i İslâm'ın imdâdına gelmediğinden ve Erdel kralı ve Eflak ve Boğdan banlarının gelmediklerinden dahi gâyet muğber-hâtır ve müte’ellim olup "Âh Tatar Hân!" deyü sîne-i pür-kînesi husrevânî küp gibi güm güm öterdi.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 110b ·
metinde göster ·
vilâyeti vâsi‘ olmağile hâkim ve zâbit ve râbıtları Boğdan hâkimlerinden çokdur …
Cümle yigirmi bin aded pür-silâh çatal atlı ve çuka roklalı ve semmûr ve zerdevadan 113a kalpaklı ve tirkeşli keferelerdir, ammâ bunların yayan tarabans tüfengli kefereleri çokdur. Boğdan'ın atlısı, Eflakân'ın yayan kefere tarabansı meşhûrdur ve Eflak vilâyeti vâsi‘ olmağile hâkim ve zâbit ve râbıtları Boğdan hâkimlerinden çokdur ve müzeyyenlerdir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 112b–113a ·
metinde göster ·
… â geçen Tatar Hân şehzâdesi askeri ve dahi ardı sıra cemapur askeri gibi Boğdan
ve Eflak
ve Erdel leşkerlerin iki İslâm askeri kanûn üzre ortaya alup alay ile getirdile …
Mukaddemâ geçen Tatar Hân şehzâdesi askeri ve dahi ardı sıra cemapur askeri gibi Boğdan ve Eflak ve Erdel leşkerlerin iki İslâm askeri kanûn üzre ortaya alup alay ile getirdiler, ammâ bu mezkûr Bucak Tatarı cümle kırk yedi bin aded güzîde mükellef ü mükemmel ve zorâver ve şehbâz ve dilâver ve server-i hünerverlerdir kim Akkirmân kal‘asın Sultân Bâyezîd-i Velî {dest-i kâfirden feth etdikde} bu kırk bin aded Tatarı Eflak ve Boğdan ve Kazak ve Leh ve Maskov ve Çeh ve Macar küffârlarının böğürlerine mıh olsunlar deyü mu‘âf u müsellem edüp {Akkirmân Bucağında iskân etdirüp ol ecilden Bucak Tatarı derler. Ve} Kara Şemseddîn-i Sivasî hazretleriyle Bâyezîd Hân bu Bucak Tatarlarına hayr du‘â etmişlerdir. 113b
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 113a–113b ·
metinde göster ·
… da lisân kâsır ve kalemler kâsirdir, ammâ serâperde taşrasındaki ziyâfet Boğdan
ve Eflak
beğine ve cümle Tatar'a ve cümle küffâra bir ziyâfet-i azîm olmuşdur kim cemî‘i …
Ba‘dehu Hânzâde'ye ve Erdel kralına ve Kırım a‘yânlarına serâperde içre bir ziyâfet-i azîme-i vâfire olmuşdur kim vasfında lisân kâsır ve kalemler kâsirdir, ammâ serâperde taşrasındaki ziyâfet Boğdan ve Eflak beğine ve cümle Tatar'a ve cümle küffâra bir ziyâfet-i azîm olmuşdur kim cemî‘i Âl-i Osmân askeri de def‘-i cû‘ edüp hamd [ü] senâ etdiler. 114a
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 113b–114a ·
metinde göster ·
ve Boğdan ve Kazak ve Macar kâfirleri böyle hengâme-i velvele ve gulgule-i Âl-i …
Ammâ henüz imdâda gelmiş Tatar ve Eflak ve Boğdan ve Kazak ve Macar kâfirleri böyle hengâme-i velvele ve gulgule-i Âl-i Osmân'ı görmemişler ve işitmemişlerdi. Cemî‘isi âlem-i hayretde kalup engüşt ber-dehen ve nâhun der-dehen etdiler, ammâ niçesinin atları topların sâ‘ikalarından kuyrukların hotas-vâr edüp sahrâlara gitdiler, ammâ yine sâhibleri akîblerine düşüp dutdular.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 114a ·
metinde göster ·
… orduda top u tüfeng şâdumânları etdirdi. Ve Hânzâde'ye bir kürk ve Erdel kralı
ve Eflak
ve Boğdan beğlerine ve gayri askerin beğlerine hil‘at-i fâhireler ihsân olunup …
Sadrıa‘zam bunların alaylarından dahi hazz edüp orduda top u tüfeng şâdumânları etdirdi. Ve Hânzâde'ye bir kürk ve Erdel kralı ve Eflak ve Boğdan beğlerine ve gayri askerin beğlerine hil‘at-i fâhireler ihsân olunup bu altı kol asker elinde olan üsârâların pençik kâğızları hisâbı üzre kâmil yüz on yedi bin esîrden penc-i yek-i sultânî alınmış. Dağlardan kaçırdıkları ve haymelerde pinhân etdiklerin Hudâ bilir ne kadar esîr idi.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 115a ·
metinde göster ·
… izi üç vezîriniz ve elli bin askeriniz bizi Komaran'a götürsün, zîrâ bizi Tatar
ve Eflak
ve Boğdan bizi kırar" dedikde.
"Üç bin araba ile ve cümlemiz pür-silâh atlarımızla kal‘adan çıkalım ve doğru Komaran kal‘amıza gidelim, ammâ bizi üç vezîriniz ve elli bin askeriniz bizi Komaran'a götürsün, zîrâ bizi Tatar ve Eflak ve Boğdan bizi kırar" dedikde.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 118b ·
metinde göster ·
… düp düzletmek fermân olunup cemî‘i asâkir-i bî-pâyân ve niçe bin leşker-i Erdel
ve Eflak
ve Boğdan bu sahrâ-yı Uyvar'a kazma ve kürekler ile zemîn-i meydân-ı neberdi ça …
Ertesi gün rûz-ı pençşenbe idi, her vüzerâ ve her ocak halkı kazdıkları meterisleri ve sıçan yolların leb-ber-leb edüp düzletmek fermân olunup cemî‘i asâkir-i bî-pâyân ve niçe bin leşker-i Erdel ve Eflak ve Boğdan bu sahrâ-yı Uyvar'a kazma ve kürekler ile zemîn-i meydân-ı neberdi çapalayup çapalanup eyle Ferhâdî külüngler uruldu kim bir ânda sahrâ-yı Uyvar hâmûn-ı Tîh'e döndü. Ve meterislerde defn olunan evvelki şehîdleri çıkarup kilimlerle büyük meşhedliğe taşırken niçe şühedâlarımız kırk günden berü ter ü tâze bulundu.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 120b ·
metinde göster ·
… hîr olmağiçün cemî‘i asâkir-i İslâm'a ve Tatar-ı sabâ-reftâra ve kral-ı Erdel'e
ve Eflak
ve Boğdan'a ve Kazak ve Âk Hatman'a fermânlar gidüp ol ân ol kûh-ı Demâvend ve …
Ve ol gün handaka dağlar gibi sürülen toprağı gerü sahrâya dökmek içün ve cümle handak tathîr olmağiçün cemî‘i asâkir-i İslâm'a ve Tatar-ı sabâ-reftâra ve kral-ı Erdel'e ve Eflak ve Boğdan'a ve Kazak ve Âk Hatman'a fermânlar gidüp ol ân ol kûh-ı Demâvend ve Cebelü'l-Lübnân misilli toprağa asâkir-i cemapur üşüp küffârın topu ve kumbarası havf ve haşyeti olmadığından vakt-i zuhra dek ol till-i türâb-ı bülendi mûr türâb taşır gibi taşıyup sahrânın çukur yerlerine doldurup müsâvî etdiler.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 120b ·
metinde göster ·
… acı fermân olundu. Ve Bozok beği ve Plevneli Mihal Beğleri sancakları askeriyle
ve Eflak
ve Boğdan beğleri dahi cümle balyemez topları kavm-i Yörükân ile keşân-ber-keşâ …
Mâ-tekaddem ıhrâk olunmuş idi. Bu mahalde Haleb vezîri Gürcî Mehemmed Paşa dündâr ta‘yîn olunup Rûmeli vezîri Kara Mustafâ Paşa çarkacı fermân olundu. Ve Bozok beği ve Plevneli Mihal Beğleri sancakları askeriyle ve Eflak ve Boğdan beğleri dahi cümle balyemez topları kavm-i Yörükân ile keşân-ber-keşân çekmeğe me’mûr oldular.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 132b ·
metinde göster ·
… reng gâyet çokdur, ammâ Macar ve Nemse ve Urus ve Çeh ve Leh ve İsfaç ve Maskov
ve Eflak
ve Boğdan kefereleri yokdur. Kâfiristânın gâyet emn [ü] amânı olmak ile gâyet m …
Ve bu şehirde Ermeni ve Urûm ve Yahûdî ve Acem ve Fireng gâyet çokdur, ammâ Macar ve Nemse ve Urus ve Çeh ve Leh ve İsfaç ve Maskov ve Eflak ve Boğdan kefereleri yokdur. Kâfiristânın gâyet emn [ü] amânı olmak ile gâyet ma‘mûr bender kal‘adır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 151b ·
metinde göster ·
… -i mîrân ve mîr-i livâlardan bâ-husûs Tımışvar vâlîsi Mustafâ Paşa ve Tatar Hân
ve Eflak
ve Boğdan askerlerinin cümlesiyle serdâr-ı mu‘azzam Pertev Paşa Göle kal‘asın k …
Pertev Paşa dahi Erdel kralı i‘ânetiyle ve kapukulu ve sipâhdan ulûfeciyân-ı yesâreynden ve gurebâ-yı yemîneynden bölük halklarından ve topçu ve cebeci askerlerinden ve niçe mîr-i mîrân ve mîr-i livâlardan bâ-husûs Tımışvar vâlîsi Mustafâ Paşa ve Tatar Hân ve Eflak ve Boğdan askerlerinin cümlesiyle serdâr-ı mu‘azzam Pertev Paşa Göle kal‘asın kâmil otuz altı gün muhâsara edüp hâh-nâ-hâh derûn-ı kal‘adan küffâr amân deyüp kal‘a miftâhların vere ile vermişken yine küffâr vereyi bozup cümle küffârları guzât-ı müslimîn seyf-i Muhammedî'den geçirüp Seğitvar kal‘ası fethinden üç gün mukaddem bu Göle kal‘asın Pertev Paşa feth etdiği gün beri tarafda Süleymân Hân da merhûm olmuşdu.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 174b ·
metinde göster ·
ve Boğdan beğlerin ma‘zûl edüp Erdel'de Yanova ve Varat kal‘aların feth ederler …
"Bire hey, mel‘ûn ve bî-dînler, söze gelse ‘Çâsâr şöyle cem-cenâb ve azîmü'ş-şân 54a filân falândır’ dersiniz. Bunu çâsâra tanışacak ne var, çâsârdan gayri iş bilir ve söz bilir âdemleriniz yok mudur? Bizim Âl-i Osmân vezîrleri işler görür, kal‘alar alır, bozar bozulur, Erdel kralların ve Eflak ve Boğdan beğlerin ma‘zûl edüp Erdel'de Yanova ve Varat kal‘aların feth ederler, pâdişâhın haberi olmayup sonra fetihnâme haberin gönderirler, ammâ sizler elçiye bir ekmek ve bir okka et ziyâde verelim mi, deyü hemân çâsâra tanışırsız ve yine Âl-i Osmân ile denk-â-denklik satarsız", dedikde cümle kâfirlerin özrleri kabâhatinden eşedd olup hâmûş-bâş oldular.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VII 53b–54a ·
metinde göster ·
… ır kim beyâz kar gibi berrâk sîneleri var. Lâkin mezkûr olan fisdânlarını Macar
ve Eflak
ve Boğda[n] avretleri gibi kuşanmayup bellerinde birer kalbur çemberi gibi kalı …
Bunlar dahi merdâneleri gibi üzerlerine siyâh ve gûnâ-gûn çukadan yensiz nigendeli rokla geyerler, ammâ içlerine dîbâ ve şîb ve zerbâf ve gûnâ-gûn akmişe-i fâhire zerdûz ve çerkâb fisdân geyerler, ammâ sâ’ir kâfiristân karılarının fisdânları gibi daracık ve kasîr değildir. Cümle etekleri yere birer arşın sürünüp Mevlevî dervîşlerinin eteklik fisdânları gibi boldur ve aslâ don geymezler. Cümle elvân kubâdî pâypûş geyerler, ammâ ekseriyyâ kuşakları cevâhir ve murassa‘dır. Lâkin bâkire şekilli olan kızlardan mâ‘adâ kâlîm olan avretlerin cümle sîneleri uryândır kim beyâz kar gibi berrâk sîneleri var. Lâkin mezkûr olan fisdânlarını Macar ve Eflak ve Boğda[n] avretleri gibi kuşanmayup bellerinde birer kalbur çemberi gibi kalın kuşakları cümle bu avretleri kanbur gösterüp bed kıyâfetlerdir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VII 71a ·
metinde göster ·
re‘âyâlı müzeyyen kurâlı nâhiye-i kübrâdır kim hîn-i tahrîrde bu nâhiye Varat k …
Bin aded ma‘mûr u âbâdân Macar ve Eflak re‘âyâlı müzeyyen kurâlı nâhiye-i kübrâdır kim hîn-i tahrîrde bu nâhiye Varat kal‘asına tahrîr olunmuşdur. Gâyet ganîmet dâr-ı diyâr olup deyyâr bir diyârda mahbûblarının misli yokdur.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VII 88b ·
metinde göster ·
Bu nâhiye-i kübrâ Varat fethinde tahrîr olunup üç yüz pâre âbâdân kurâsına on yedi bin Macar ve Eflak re‘âyâsı dest-i İslâm'da Varat'a tâbi‘ olup kal‘ası dest-i keferede kalmışdır. Hâlâ bir kûh-ı bülend dâmeninde dest-i Orta Macar'da bir küçük Şeddâdî binâ kal‘a-i ra‘nâdır. İçinde kefere olmak ile girüp temâşâ edemedik, ammâ kapudanları Hısım Mehemmed Paşa'ya hedâyâların getirüp 89a asâkir-i İslâm'a azîm ziyâfetler ile top şâdımânları edüp itâ‘at yüzün gösterdiler.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VII 88b–89a ·
metinde göster ·
tarafında görmediğimiz şehirler olmak ile Tuna kenârıyla gitmeğe azîmet edüp bu …
Bu hakîr nehr-i Tuna'nın Tımışvar tarafında ve Eflak tarafında görmediğimiz şehirler olmak ile Tuna kenârıyla gitmeğe azîmet edüp bu Virse voyvadasından yarar kulağızlar alup Virse'den cânib-i kıbleye 6 sâ‘at gidüp,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VII 93a ·
metinde göster ·
… da meks olunup cümle iki yüz menhûs hânelerdir ve iki kenîse ve üç manastırdır.
Ve Eflak
beği tarafından bir boyar kâfir hâkimdir. Boyar demek, ya‘nî voyvada demek olur …
Bunda meks olunup cümle iki yüz menhûs hânelerdir ve iki kenîse ve üç manastırdır. Ve Eflak beği tarafından bir boyar kâfir hâkimdir. Boyar demek, ya‘nî voyvada demek olur. Bu nevâhînin salb [u] siyâseti ve cür[m ü] cinâyeti boyar elindedir. Beş yüz kefere leşkere mâlikdir. Cümle yüz elli pâre kasaba-misâl köylere hâkimdir, ammâ kâfirler re‘âyâya gâyet zâlimlerdir, ammâ vilâyetleri gâyet emn [ü] emândır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VII 98a ·
metinde göster ·
vilâyeti içinde zirâ‘at edecek bir hayli hâk-i pâk hudûdu vardır. Ba‘dehu bu ka …
Sene (---) târîhinde Nigebolı kal‘asın Yıldırım Bâyezîd Hân feth etdikde yine Eflak keferesi isyân [u] tuğyân edüp tekrâr Eflak'ı feth etdikden sonra Eflak cânibinde Nigebolı karşusunda bu kal‘ayı yapmağa mübâşeret eder. Ammâ gâyetü'l-gâye batak ve çataklı yer olmak ile cümle re‘âyâ vü berâyâlardan ve cemî‘i asâkirlerden niçe kerre yüz bin çul tobra ve gırâr var ise cümle hâr-ı hâşâkleri çullara ve tobralara doldurup ol batağa yığup leb ber-leb edüp bu kulleyi binâ etdikleriyçün Eflak kavmi bu kal‘aya Çul kal‘ası derler. Dâ’iren-mâdâr üç yüz adım ihâta eder bir küçük kullecik olmağile bu kal‘aya kulle dahi derler. Ba‘dehu taşrasına Çelebi Sultân Mehemmed ibn Yıldırım Hân bir varoş-ı sağîr binâ edüp etrâfına metîn palanka dîvâr çeküp biri yere ve bir nehr-i Tuna kenârına kapular edüp bu Çul kal‘ası iç kal‘a gibi ortada kalırlar. Galata kullesi gibi bir müdevver nümâyişli musanna‘ kulle varoşu şindire tahta örtü[lü] sivri kubbe-misâldir. İçinde dizdârdan ve anbâr ve cebehâneden gayri bir şey yokdur. Cânib-i şarka bir küçük demir kapusu önünde haşeb cisri asma köprüdür, ammâ taşradaki varoş üç yüz hâne re‘âyâlar sâkin olurlar. Ayşe Sultân hâssıdır kim on yük akçe iltizâmdır. Gerçi Eflak hâkindedir, ammâ Nigebolı 99b sancağı hükmünde niyâbetdir. Ve Eflak vilâyeti içinde zirâ‘at edecek bir hayli hâk-i pâk hudûdu vardır. Ba‘dehu bu kal‘adan yine atlarımızla bir gemiye süvâr olup nehr-i Tuna'yı karşu ubûr edüp,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VII 99a–99b ·
metinde göster ·
Ve yine Âl-i Osmân isyânlarına bakmayup gayri beğ nasb eder, zîrâ bu vilâyetin beğlerinin azl nasbları Âl-i Osmân pâdişâhı elindedir, ammâ Tatar Hân ricâsıyla olan beğ isyân edemez. Eğer isyân ederse Tatar Hân vilâyet-i Kırım'dan üç gün üç gecede yüz bin asker ile Boğdan vilâyetine ve Eflak vilâyetine girüp halkın kırup niçe binin esîr-i bend-i zencîr edüp şehirlerini ihrâk bi'n-nâr eder.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VII 101b ·
metinde göster ·
Mukaddemâ gâyet ma‘mûr iken görmüşdük, ammâ sene 1071 târîhinde Boğdan
ve Eflak
isyân etdiklerinde hakîr Boğdan'ın baş şehrinden Tatar-ı sabâ-reftâr-ı adû-şikâ …
Mukaddemâ gâyet ma‘mûr iken görmüşdük, ammâ sene 1071 târîhinde Boğdan ve Eflak isyân etdiklerinde hakîr Boğdan'ın baş şehrinden Tatar-ı sabâ-reftâr-ı adû-şikâr ile çapul civerüp bu mahalle geldikde bu Gergiçse kasabasının mâl-ı ganâ’imin alup ihrâk bi'n-nâr etmişdik. Hâlâ henüz ma‘mûr olmadadır. Şehri bir sahrâya vâki‘ olup bâğ u bâğçeli ve iki manastırlı ve elli aded dükkânlı Eflak şehridir. Boyar hâkimi Eflak beğinin kâğızına amel edüp cümle me’kûlât [ü] meşrûbâtılarımız ve rûz-merre birer(?) guruş harc-ı râhımız verüp i‘zâz [u] ikrâm etdi.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VII 103b ·
metinde göster ·
ve Boğdan beğlerinin Hân'a verdikleri mektûbları ve hedâyâları aslâ ıslanmayup …
Ba‘dehu cümle Tatar askeri hemân Turla suyuna urdular. Hakîr dahi Allâh'a sığınup iki at ile yaldayup selâmetle karşuya geçüp hamd-i Hudâ Kelâm-ı İzzet'im ve niçe kitâblarım ve Eflak ve Boğdan beğlerinin Hân'a verdikleri mektûbları ve hedâyâları aslâ ıslanmayup ol mahalde hedâyâları ve mektûbları Hân'a teslîm etdiğimden vâfir hazz edüp Eflak ve Boğdan beğlerinin âsûde-hâllerin su’âl edüp hüsn-i hâllıkların ve istikâmetlerin arz eyledim.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VII 106a ·
metinde göster ·
… ek Geray Sultân nûreddîni ve Kırım Geray Sultân kalgası olup Özü eyâleti askeri
ve Eflak
ve Boğdan askerleriyle Kırım'a varmak üzerelerdir. İmdi mektûb-ı mahabbet-uslûb …
"Sâbıkan Kırım hânı Mehemmed Geray, sa‘âdetlü Mekke ve Medîne pâdişâhı seni Kırım hânlığından ma‘zûl edüp hânlığı Çoban Geray oğlu (---) Geray Hân'a ihsân edüp merhûm sa‘îd ü şehîd Sefer Gâzî oğlu İslâm Ağa vezîri ve Mübârek Geray Sultân nûreddîni ve Kırım Geray Sultân kalgası olup Özü eyâleti askeri ve Eflak ve Boğdan askerleriyle Kırım'a varmak üzerelerdir. İmdi mektûb-ı mahabbet-uslûbum varup vusûl buldukda emr-i pâdişâhîye itâ‘at edüp cemî‘i sultânlarınla Âsitâne-i sa‘âdete gelesin. Cümle sultânlarına ve sana kânûnlarınızdan ziyâde ihsân [u] in‘âmlar olunur. Elbette der-i devlete gelesin. Ve illâ cezîre-i Girid'e donanma-i hümâyûn gitmeden bir şâfî haber gönderesin, ve's-selâm" deyü bu mektûb-ı mûhiş dîvânda tilâvet olunca cümle Kırım halkına car salınup Hân görünüşünde ken[g]eş-i azîm, ya‘nî müşâvere olup el-azametullâh Kırım askeri deryâ-misâl olup çalkandı otadı(?) ve bulandı ve deryâ gibi cümle karaçı halkı cûş-ı hurûşa gelüp taraf taraf mevc mevc olup cümle kapu kulları müşâvereye başlayup,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VII 143b ·
metinde göster ·
… Nemse çâsârına ve iki buçuk yılda yedi krallık yeri geşt [ü] güzâr edüp Erdel'e
ve Eflak
ve Boğdan'a ve Kırım Hânı Mehemmed Geray Hân ile Dağıstân pâdişâhına gidüp üç y …
Nehr-i Cayık'dan azmış gelmiş bir göl kenârında bir sarp ağaç kal‘adır. Kışda kıyâmetde kal‘aya girüp tâze cân bulduk. Bir sebük-rûh kapudanı ve hatmanı var, iki bin askere mâlikdir. Hikmet-i Bârî yârî kılup bu mahalde 174b Maskov kralı tarafından Âl-i Osmân'a bir azîm elçi dahi gelüp mukaddemâ bizimle Terek kal‘asından berü gelen küçük elçi bu elçinin yanında muzmahil olup küçük elçi büyük elçiye kethudâ olup Sorotakirmen'den azîm toplar atılup şâdımânlar olup on bin askeriyle kal‘anın enderûn [u] bîrûnunda meks etdiler. Hakîr yanına varup görüşdükde Alman'dan berü Nemse çâsârına ve iki buçuk yılda yedi krallık yeri geşt [ü] güzâr edüp Erdel'e ve Eflak ve Boğdan'a ve Kırım Hânı Mehemmed Geray Hân ile Dağıstân pâdişâhına gidüp üç yılda çekdiğimiz âlâm-ı şedâ’id ve sergüzeşt [ü] serencâmım nakl edüp Nemse çâsârının verdiği pasaporta hattını gösterdiğimde ayağa kalkup hattı yüzüne ve gözüne sürüp hakîrden dünyâlar kadar hazz edüp,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VII 174a–174b ·
metinde göster ·
… tmek içün Kefe paşası Çerkes Kâsım Paşa'yı ve Kırım hânı Semiz Mehemmed Geray'ı
ve Eflak
ve Boğdan askerlerin cümle 175a yüz bin kadar yer götürmez asker olup bu kada …
Bu mahalle Türk Or'u, ya‘nî Osmânlı handakı denmesinin vech-i tesmiyesi oldur kim sene 976 târîhinde Sultân Selîm-i Sânî asrında Sokollu vezîr-i a‘zamın re’y [ü] tedbîriyle Acem şâhından intikâm alup Şirvân ve Şamâkî ve Demirkapu ve Bakü kal‘alarında muhâfazada olan Özdemiroğlu Osmân Paşa'ya ve Hâdım Ca‘fer Paşa'ya ve Cığalzâde'ye ve Koca Ferhâd Paşa'ya imdâd ve mühimmât u levâzımât gitmesi âsân olmak içün Karadeniz'den gemiler cebehâne götürüp Azağ'a gide, andan nehr-i Ten ile şayka gemiler nehr-i Ten'in nehr-i Edil'e yakın yerine gemiler varup nehr-i Ten ile nehr-i Edil'in mâbeynleri bir günlük, iki nehri birbirlerine mahlût etmek içün Kefe paşası Çerkes Kâsım Paşa'yı ve Kırım hânı Semiz Mehemmed Geray'ı ve Eflak ve Boğdan askerlerin cümle 175a yüz bin kadar yer götürmez asker olup bu kadar kerre yüz bin aded kazma ve tahta ve balta ve külüng ve kürek ve niçe gûne mühimmât ve cebehâne ve yüz aded şâhî toplar ve gayri yüz bin gûne levâzımâtlar ile yüz bin asker ile bu şimdi bizim konduğumuz Türk Or'u nâm mahalde nehr-i Edil kenârında asker-i İslâm meks edüp ibtidâ düşmandan emîn olmalarıyçün bir tabur-ı azîm kazup cümle asâkir-i İslâm girüp nehr-i Edil'in bir kolun kazmağa başlayup kâmil sekiz ay Edil ile nehr-i Ten'in beynlerin kazup yemîn ü yesârına dağlar gibi handakın türâbların yığmışlar ve nehr-i Ten'i kâmil iki konak yere deryâ gibi getirmişler. Hemân iki nehrin arası birbirlerine kavuşmağa iki sâ‘atden eksik yer kalmışken hemân Tatar kavmi bizim askere fıs verüp,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VII 174b–175a ·
metinde göster ·
… olup Ciniviz küffârı ve Maskov ve Leh ve Kostantin ve İdrivne ve Sırf ve Bulgar
ve Eflak
ve Boğdan ve gayri küffâr kralları yüz bulup Kırım'ın câ-be-câ yerlerin gâret e …
Ba‘dehu yerine karındaşı Tedan Hân ibn Tağar Hân nehr-i Edil sahrâsındaki şehr-i Sarây'dan gelüp vilâyet-i Kırım'a müstakil hân oldu. Bunun zamânında Leh Kazağı Kırım'ın garbîsi tarafında Avlota limanına girüp Sarkirmân kal‘asın Ciniviz keferesi elinden alup Teda[n] Hân Kazak elinden mezkûr kal‘ayı kurtarmağa kâdir olmadığından Kırım halkı Tedan Hân üzre gulû-yı âm edüp hanlıkdan ma‘zûl edüp yerine sene 690 târîhinde Menkirtim Hân oğlu Tağtağağ Hân hân olup dâ’ima fitne ve fesâda ve fısk [u] fücûra ve lu‘b u lehve mâlik olup Ciniviz küffârı ve Maskov ve Leh ve Kostantin ve İdrivne ve Sırf ve Bulgar ve Eflak ve Boğdan ve gayri küffâr kralları yüz bulup Kırım'ın câ-be-câ yerlerin gâret etmeğe başlayup Sarkirmân kal‘asın bu dahi Leh elinden halâs etmeğe sa‘y etmedi.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VIII 199a ·
metinde göster ·
… anayırında ve Mitroviçse'de ve Ösek panayırında ve Arat'da ve Varat panayırında
ve Eflak
ve Boğdan mâbeyninde Fohşan panayırında ve Çerkezistân'da Şeyh Hasan bâzârında …
Ammâ bu hengâme-i bâzârı görmeyen bir cem‘iyyet-i kübrâ görmemişdir. Seyyâhân-ı berr [ü] bihâr-ı âlem ve nedîm-i benî âdem içinde meşhûr. Gerçi Alasonya şehrinde ve Dabra panayırında ve Dolyan panayırında ve Mitroviçse'de ve Ösek panayırında ve Arat'da ve Varat panayırında ve Eflak ve Boğdan mâbeyninde Fohşan panayırında ve Çerkezistân'da Şeyh Hasan bâzârında ve Acem vilâyetinde Gîlân bâzârında ve yine Acem'de Lahîcân bâzârında ve yine Acem'de imâm Rızâ Meşhedi cem‘iyyetinde ve Acem'in Erdebîl şehri Maktelü'l-Hüseyn'de ve Bağdâd'da Selmân-i Pâk teferrücünde ve yine Bağdâd kurbunda ziyâret-i imâm Hüseyin'de ve yine Bağdâd Kûfe'sinde imâm Alî ziyâretinde ve Mekke-i Mükerreme'de âdem deryâsı cem‘iyyeti olan Cebel-i Arafât'da ve Mısır kurbunda Seyyid Ahmedü'l-Bedevî ziyâretinde ve ana karîb nehr-i Nîl kenârında İbrâhîm Dessûkî'de ve şehr-i Dimyât'da ziyâret-i Şeyh Şatâ'da ve niçe yüz aded ma‘lûmumuz olan ibret-nümâ vâcibü's-seyr cem‘iyyet-i kübrâların Cebel-i Arafât'dan gayri bu Maşkolor panayuru cemi‘i bu dünyâda ve yeni dünyâda misli yokdur.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VIII 242b ·
metinde göster ·
… ‘ayş ve Sivas ve Karaman ve Anatolu ve Kıbrıs ve Tarabuzon ve Kefa ve Tatar Hân
ve Eflak
ve Boğdan ve Rûmeli ve Tımışvar ve Eğre ve Budin [ve] Kanije ve Bosna ve Mora v …
Ve sâ’ir sadrıa‘zam ağaları kol kol birer eyâlet-i Âl-i Osmân'a revâne olmağa âmâde oldular. Kapucular Kethudâsı Siyâvuş Ağa İslâmbol'da vâlide sultâna ve sadrıa‘zam vâlidesine âmâde olup cümle ağavâtlar Mekke ve Medîne ve Bağdâd ve Basra ve Lahsa ve Mısır ve Şâm ve Haleb ve Şâm-ı Tarabulus ve Kudüs [ve] Şehrezol ve Musul ve Mardin ve Diyârbekir ve Van ve Ahıska ve Kars ve Erzurûm ve Mar‘ayş ve Sivas ve Karaman ve Anatolu ve Kıbrıs ve Tarabuzon ve Kefa ve Tatar Hân ve Eflak ve Boğdan ve Rûmeli ve Tımışvar ve Eğre ve Budin [ve] Kanije ve Bosna ve Mora ve sâ’ir memâlik-i mahrûselerin fetihnâmelerin cümle sadrıa‘zam ağalarına ihsân edüp cümle müjdeciler kal‘a fethinden kırk yedi gün sonra cümlesi bir yerden kadırgalara süvâr olup revâne oldular. Allâh mübârek eyleye.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VIII 306b ·
metinde göster ·
… â'da ve Lonçat'da ve İngiltere'de ve Ungurus'da ve İslovin ve Macar ve Erdel'de
ve Eflak
ve Boğdan ve Kırım'da ve Dağıstân ve Türkistân ve Abaza ve Çerkezistân'da ve La …
El-hâsıl bu Santoron adası nâr-ı Hudâ ile ihrâk olup kudret topları atılup sâ‘ikaları tâ vilâyet-i Donkarkız ve vilâyet-i Danimarka ve işfet ve Korol'da ve Yenidünyâ'da ve Lonçat'da ve İngiltere'de ve Ungurus'da ve İslovin ve Macar ve Erdel'de ve Eflak ve Boğdan ve Kırım'da ve Dağıstân ve Türkistân ve Abaza ve Çerkezistân'da ve Lazistân ve Gürcistân ve Kürdistân ve Acemistân ve Hindistân ve Irâk-ı Arab'da ve Irâk-ı Acem'de ve Irâk-ı Dâdyân'da ve Bağdâd ve Basra ve Lahsa ve Yemen ve Aden ve Habeş'de ve Tübbet(?) ve Funcistân ve bilâd-ı Sûdân ve Kırmanika ve Bağaniski ve Daco ve Rümeyletü'l-hımâl'de ve Bornu Arabları ve Berberistân ve Afno ve Fes ve Merânkûş ve Telemsân ve Tanca ve Cezâyir ve Tunus ve Tarabulus ve Mısır ve Kudüs ve Şâm ve Anatolu ve Rûm'da ve Kızılelma'da ve Dib Frengistân'larda ve'l-hâsıl cemî‘i ekâlîmlerin büldân-ı azîmlerinde ve cemî‘i sâhil-i Bahr-i Sefîd ve Bahr-i Ummân ve Bahr-i Harez ve Bahr-i Kulzüm ve Bahr-i Hürmüz ve Bahr-i Okyunûs ve Bahr-i Mağaylan ve Bahr-i Zulumât kenârlarında olan şehirlerde Santoron adasının kudret topları atıldığı istimâ‘ olunup Rûm vilâyetinde kıyâmet kopuyor derlermiş.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VIII 330a ·
metinde göster ·