… zzetindedir. Ekseriyyâ bu aynda Hazret-i İsâ gasl etmişdir deyü millet-i Nasârâ
ve Efrenc
tâ’ifesi nûş edüp gasl ederler. Ve tâ’ife-i Yahûd Hazret-i Mûsâ bu aynda gasl e …
Bu dahi ana karîb bir vâsi‘ bi’r-şekilli nerdübân ile inilir bir aynü'l-hayatdır. Ta‘amda Kuds-i Şerîf'de Âb-ı selvâ'nın lezzetindedir. Ekseriyyâ bu aynda Hazret-i İsâ gasl etmişdir deyü millet-i Nasârâ ve Efrenc tâ’ifesi nûş edüp gasl ederler. Ve tâ’ife-i Yahûd Hazret-i Mûsâ bu aynda gasl etmişdir deyü ziyâret edüp nûş ederler. Ammâ gâyet müsta‘mel etmişler. Bu iki uyûnun "Ni‘meteyn" ismiyle müsemmâ olmasın "Manzara-i Enhâr-ı Uyûn ve Bi’r-i Germâb" nâm târîhinde, bizzât Hazret-i Risâlete sehhârlar sihr etdiklerinde ilhâm-ı Rabbânî ile Hazret-i Resûl, Şâm kurbunda Busrâ şehrinde ticârete geldikde şehr-i Busrâ'da Buhîra nâm bir râhib var idi. Ol eydür: "Yâ Muhammed! Sende sihir alâmeti var. Durma, Akka'da Ni‘meteyn derler iki uyûn vardır, birine Hazret-i Mûsâ girüp Fir‘avnîler sihrinden emîn olup bahr-i Kulzüm kenarında Fir‘avnîlere gâlib olup cümle Fir‘avnîler gark-ı âb olup Mûsâ Nebî sihr-i murâ‘inelerden halâs oldu. Birine Hazret-i İsâ Nebî girüp sihr-i İsrâ’îl'den halâs olup âsumâne urûc etdi. Yâ Muhammed! Sen de Akka'da ol uyûnlara girüp gasl eyle. Benî Kureyş kabîlesi sihrinden emîn olup onlara alâ-gâlib ile galebe edesin. Ve yâ Muhammed! Akka'da uyûn çokdur. Her kankı ayn sana 'Ene'n-ni‘meteyni'l-huld' derse anlara girüp gasl eyle" deyince Hazret-i Resûl, Buhîra râhibin ta‘lîmiyle Akka'ya gelüp deverân u seyerân ederken bu iki uyûn "Yâ Muhammed! Ene'n-ni‘meteyni'l-huld biziz!" dediler. Hazret Bismillah ile bu iki aynda gasl edüp cümle sihirden emîn olup "Hâzâ ni‘meteyn" buyurmuşlardır. Cemî‘i elsine-i muhtelife tevârîhlerinde bu Ayn-i Ni‘meteyn mastûr olduğundan mâ‘ada bizim niçe yüz kütüb-i mu‘teberelerimizle evsâfı mastûrdur. Anınçün cemî‘i memâlik-i mahrûselerde niçe bin meshûr ve sevdâ-zede ve sarı‘a zahmetine mübtelâ âdemler bu ni‘meteynlere girüp bi-emrillahi Te‘âlâ şifâ bulup gider. Hakîr bir niçesine vâkıf-ı esrârım.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS III 43b ·
metinde göster ·
… az ve Abaza ve Çerkes ve Hırvad ve Sırf ve Bulgar ve Kalviz ve Voynık vilâyetin
ve Efrenc
ve Macar ve Leh ve Çeh ve Rus ve Korol ve Tot ve Kurs ve Maskov ve Gürcî ve Dâd …
Andan sonra günden güne sevâd-ı mu‘azzamları kabza-i tasarruflarına alup mâl-ı ganâ’imler ellerine girüp şikâr etdikleri nisvânları ve bintânları akd-i nikâha çeküp tenâsül bularak tâ sene (---) târîhinde fâtih-i Edirne Gâzî Hüdâvendigâr'a ve andan Gâzî Ebü'l-feth'e ve andan Gâzî Süleymân Hân'a gelince Rûmeli {ve Anatolu} ta‘bîr kılınan diyârda yetmiş yedi aded kavm-i nasârâlardan kavm-i kadîm Arnavud ve Laz ve Abaza ve Çerkes ve Hırvad ve Sırf ve Bulgar ve Kalviz ve Voynık vilâyetin ve Efrenc ve Macar ve Leh ve Çeh ve Rus ve Korol ve Tot ve Kurs ve Maskov ve Gürcî ve Dâdyân ve Açıkbaş [ve] Mikril ve Güril ve Şavşat ve kefere-i Rûm Ermenî ve Dodoşka ve İngilis ve Nemse ve İsfaç ve Talyan ve Kallevin ve Filimenk ve Portakal ve Donkarkız ve Danimarka ve Venedik ve İşpanya ve Ciniviz ve Fransa ve (---)(---)(---)(---)(---) İflâğ u Boğdan ve'l-hâsıl bu zikr olunan kâfirlerin dâr-ı diyârların Âl-i Osmân harâb u yebâb hânelerin türâb üsârâların kebâb ederek feth [ü] fütûhâtları idi.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VII 148a ·
metinde göster ·