Dîvânesi: Bî-zebân bir dîvâne idi. Bi-emrillâh elekden gayrı bir şey tenâvül et …
Ve Elekçi Dîvânesi: Bî-zebân bir dîvâne idi. Bi-emrillâh elekden gayrı bir şey tenâvül etmezdi. Elbette lekçi avretleri bu dîvânenin yanı sıra gezüp murâd edindiği âdeme işâret edüp ol âdem bir elek alıverüp fi'l-hâl eleği pâreleyüp çemberin atup bürüncüğün helvâ gibi ağzın köpürderek yiyüp çeşm-i mestin süzüp safâ ederdi. Garâbet bunda kim bir hırsıza zindânda cellâdlar işkence etseler ibtidâ ol harâmîye bürüncük yutdurup yine ipile ağzından çıkarırken âdemin zehresi ve ma‘îdesi ağzına gelir, harîr bürüncük böyle bir bed şey iken bu dîvâne bürüncüğü nebât-ı hamavî gibi ekl eder, garîb temâşâdır. Yine böyle iken bu dîvânenin bir merd tebevvül [ü] tağayyuz etdüğin görmemişlerdir. Ve's-selâm. 115a
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 114b–115a ·
metinde göster ·
… m ve Fikirli ve Selmân ve Kerrâr ve Siyâvuş ve Zülficâm ve Zülfikâr ve Zülyezen
ve Eleşkir
ve Hudâverdi ve Allahverdi ve Çalabverdi ve Cânverdi ve Cânbezdi ve Cânmerd.
Der-zikr-i esmâ-i çâkerân: Meselâ Dilâver ve Server ve Hünerver ve Yûsuf ve Beşir ve Terir ve Eyvaz ve Rüstem ve Fikirli ve Selmân ve Kerrâr ve Siyâvuş ve Zülficâm ve Zülfikâr ve Zülyezen ve Eleşkir ve Hudâverdi ve Allahverdi ve Çalabverdi ve Cânverdi ve Cânbezdi ve Cânmerd.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IV 195a ·
metinde göster ·
… m ve Gülçini ve Gülşâh ve Gülbûy ve Itırşâh ve Sümehân ve Sümeykehân ve Hümâhân
ve Elencecân
ve Gülruh ve perîmâh ve Peykermâh ve Çekdimşâh.
Ve esmâ-i zenâneleri bu gûnedir: Güldemide ve Güldemdem ve Gülendâm ve Gülçini ve Gülşâh ve Gülbûy ve Itırşâh ve Sümehân ve Sümeykehân ve Hümâhân ve Elencecân ve Gülruh ve perîmâh ve Peykermâh ve Çekdimşâh.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IV 307b ·
metinde göster ·
… gedâdır. Ammâ cümleden Hudâverdi Hân sarâyı ve Hamza Sultân ve Pîr Budak Sultân
ve Elem
Şâh Hân sarâyları bâğ-ı İremlerdir ve cümle hâk-i pâk ile mestûrdur.
Aded-i mahallât-ı sarây-ı a‘yân: Cümle sekiz bin aded tahtânî ve fevkânî kârgîr binâ hânedân-ı bây u gedâdır. Ammâ cümleden Hudâverdi Hân sarâyı ve Hamza Sultân ve Pîr Budak Sultân ve Elem Şâh Hân sarâyları bâğ-ı İremlerdir ve cümle hâk-i pâk ile mestûrdur.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IV 310a ·
metinde göster ·
… taş ve kesek ve el kumbarası ve tulumba ve neft ve katrânları ve kaynar suları
ve elenmiş
kül ve kireçleri ve paçavra ve neft ve katrânlı yorganları bırağup bunları âteş …
Hemân küffâr arabaları altında tarfetü'l-ayn içre yeri kazup meterise girmek sadedinde iken yine beş pâre kal‘adan top gülleleri karpuz gibi bunların arasında yuvarlanup gezer. Kimin hurd edüp kimisin kirşend edüp kal‘a bedenlerinden cümle guzât-ı müslimîn 60a bunlar üzre taş ve kesek ve el kumbarası ve tulumba ve neft ve katrânları ve kaynar suları ve elenmiş kül ve kireçleri ve paçavra ve neft ve katrânlı yorganları bırağup bunları âteş ile eyle etdiler kim cemî‘i küffârı hareketden kodular.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS V 59b–60a ·
metinde göster ·
Şâh Beğ'i ve Babadağlı Hacıkey Paşa oğlunu ve Bolulu Kınalıoğlunu ve niçe iş gö …
Âhir-i kâr Dobrucalı Kurd Paşa'yı ve Elem Şâh Beğ'i ve Babadağlı Hacıkey Paşa oğlunu ve Bolulu Kınalıoğlunu ve niçe iş görmüş baş almış ve peşkin sıçramış gâzîleri yedi kol edüp her kola beşer bin câna başa kalmaz yiğitler ta‘yîn olunup cümle otuz beş bin asker yedi kola "Niyyetü'l-gazâ" deyüp cânib-i garbda Alaman diyârlarında kal‘a-i Beç ve Prak ve Lonçat ve şehr-i Ropart ve vilâyet-i Holandiyye ve vilâyet-i Filimenk'de şehr-i Amıstırdam'a ve İsizinye şehrine ve vilâyet-i Prandeburunk şehrine ve'l-hâsıl Alaman denizi kenârına ve nehr-i Vo kenârına varınca bu gâzîler urup yakup yıkmak fermân olunup du‘â vü senâ ile ordudan ayrılup gitdiler.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 110b ·
metinde göster ·