gün Ahmed Paşa'yı muhtefî bulup Koca Vezîr katl edüp leşini Atmeydânı'na bırağu …
Ve ertesi gün Ahmed Paşa'yı muhtefî bulup Koca Vezîr katl edüp leşini Atmeydânı'na bırağup yanı sıra mülakkab Oğlan Püzevengi (---) Monlâyı pâre pâre edüp leşini Ahmed Paşa yanına bırakdıklarında cümle asker Ahmed Paşa'nın leşine kılıç üşürüp pâre pâre edüp cümle yağın dâ’-ı devâ-ı sızı içün yağmâ etdiler.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 78b ·
metinde göster ·
… eye müstevfâ ta‘yînâtların ihsân edüp mazlûm İbrâhîm Paşa içün hayli bükâ etdi.
Ve ertesi
gün der-i devlet tarafından Tokmak Haseki nâm bir ulak-ı kolak-ı solak yelerek …
Evvelâ Revân Hânı tarafından üç bin baş kârbân gelüp ser-sevdâgerânları Şâh ortağı Yezdânbaş nâm başı alaca ve gönlü karaca bir kızılbaş idi. Anın cümle pârçe yükleri ve tenbelîdlerin çözüp kânûn-ı şer‘î deyü gümrüğün alup gümrük emîni Tatus nâm Ermeni feryâd idegördü. Cümle-i cümele dörd yüz kırk kîse gümrük alup şehirden kat‘-ı âlâka edüp alay-ı azîm ile Erzincân kapusundan taşra çıkup Bâzârbaşı Değirmânları nâm ferah-fezâda meks edüp cümle Erzurûm a‘yânından ol kadar at ve katır ve şütür ve koyun ve kuzu yemleri(?) hedâyâlar geldi kim cümle ağavâtlar dahi hedâyâlardan hissemend olup muğtenim oldular. Ve cânib-i erba‘adan günden güne ağavâtlar gelüp dâ’ire-i âzîm oldu. Kâmil Erzurûm hâricinde kâhîce kar, boran, kâhîce küşâde hevâ ile meks ederken Bağdâd Vâlisi Sâlih Paşa kethüdâsı İbrâhîm Paşa'nın katli haberiyle cümle yüz elli iç ağaları ve yetmiş aded kapucubaşıları ve yedi bayrak ve yedi yüz yiğit sarıcası ve üç bayrak sekbânı gelüp cümlesin alup "safâ geldiniz, hoş geldiniz" deyü cümleye müstevfâ ta‘yînâtların ihsân edüp mazlûm İbrâhîm Paşa içün hayli bükâ etdi. Ve ertesi gün der-i devlet tarafından Tokmak Haseki nâm bir ulak-ı kolak-ı solak yelerek gelüp bir emr-i şerîf getirüp "Sen ki, vezîrim Mehemmed Paşasın! Mukaddemâ selefin Süleymân Paşa, kızılbaş-ı bed-ma‘âşın ısyân [u] tuğyânın arz etmeğile seni eyâletin askeriyle Revân derneğine me’mûr etmişdim. Batîu'l-harekelik edüp gitmeğe tekâsül etmişsin. Gerekdir kim emr-i şerîfim vardıkda bir ân ve bir sâ’at durmayup ber-vech-i arpalık sana Kars eyâletin ihsân etdim. Elbette eyâletine gidüp ol serhadleri hıfz [u] hırâset üzre olup alâmet-i şerîfime i‘timâd idesin" 339a deyü emr-i şerîf kırâ’at olunup "Emir Pâdişâhımın" deyü harc-ı râh üç kîse guruş ihsân edüp Haseki Ağa'yı Âsitâne tarafına gönderüp "Her çi bâd-âbâd" deyüp Kars cânibine gitmeyüp,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS II 338b–339a ·
metinde göster ·
Melek Ahmed Paşa vedâ‘laşup gitdükde hakîr beş sâ‘at bile gidüp anlar Yenişehir …
Hamd-i Hudâ sıhhat [ü] selâmetle şehr-i Sivas'a dâhil olup Kara Murtezâ Paşa efendimizle yine müşerref olup cân sohbetleri edüp niçe gûne seyr [u] temâşâlar edüp niçe bin ahvâl-i pür-melâle vâkıf olduk. Âkıbet Murtezâ Paşa efendimiz bir kevkeb u baht-ı sa‘âdet sâhibi vezîr-i âlî-şân olmağıla Âsitâne tarafından Sadrıa‘zam Kara Murâd Paşa mühür sâhibi olur deyü havfa düşüp gâh Azağ'a gâh Kazağ'a ve gâh Silifke ve Kars'a atmak murâd edindikde Murtezâ Paşa dahi Âsitâne tarafında Koca Vâlide Sultân'a ve kızlarağasına yigirmişer bin altun gönderüp kendüyi der-i devlete getirdmeğe amel etdi. Bu mahalde Melek Ahmed Paşa efendimiz dahi eyâlet-i Bağdâd'dan ma‘zûlen Sivas'a dâhil olup evvelki Bağdâd'a gidişimizi yâd edüp "Hayfâ kim Bağdâd henüz yeniçeriler zulmünden harâb olmadadır" deyü te’essüf çeküp üç gün ol zemistânda şehr-i Sivas içre tekâ‘üd edüp Murtezâ Paşa efendimiz beher yevm yüzer koyun ve beşer yüz somar arpa ve onar bin nân ve sâ’ir sebzevât ve gayri me’kûlât [u] meşrûbâtdan mâ‘adâ şeker ve kahve ve misk u amber-i hâm ve za‘ferân u şem‘-i aseline varınca ta‘yînâtın verüp üç kerre ziyâfet-i azîm edüp birer İbrâhîm Hân kürkü geydirüp birer zerrîn rahtlı ve sîm zeynli küheylân atlar hedâyâ çeküp Melek Paşa'ya Murtezâ Paşa i‘zâz [u] ikrâm ederdi. Vedâ‘dan bir gün mukaddem Melek Paşa'ya beş katâr-ı katır raht [u] bisâtlarıyla keşîde edüp Melek Paşa Murtezâ Paşa emîrâhûruna bir semmûr kürk giydirdi ve Melek Ahmed Paşa dahi Murtezâ Paşa'yı hânesine da‘vet edüp bir ziyâfet-i âlî etmişdir kim diller ile ta‘bîr olunup kalemler ile tahrîr olunmaz. Bu ziyâfet mahallinde âsitâne tarafından Murtezâ Paşa efendimizin ulağı Tatar Aliş gelüp ma‘zûllük haberi getirüp Murtezâ memnûn oldu ve ertesi Melek Ahmed Paşa vedâ‘laşup gitdükde hakîr beş sâ‘at bile gidüp anlar Yenişehir'e gitdiler. Hakîr yine Sivas'a gelüp tedârik-i râh görmeğe mukayyed iken âsitâne-i sa‘âdet tarafından Şâm-ı Tarabulus'dan ma‘zûl Hamâlı Arnavud Mehemmed Paşa'ya Sivas-ı Rûm eyâleti ihsân olunup sene (---) târîhinde mâh-ı (---) gurresinde müsellim gelüp dîvân-ı pâdişâhîde Murtezâ Paşa emr-i şâhîyi kırâ’at etdirüp "Bu mansıb-ı dünyâ bir el destmâli-misâl elden ele gezer. Paşa karındaşımıza Allah mübârek eyleye!" deyü Müsellim Kâfirzâdeye bir semmûr lipâçe geydirüp cümle a‘yân-i vilâyet müsellimi alup gitdiler. Paşa sarâyda on gün dahi meks edüp cemî‘i levâzımâtların görüp konakçıyla doğru Eskişehir'e gidüp eyâlet-i Sivas'a cümle sekiz ay mutasarrıf olmuşuzdur.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS III 90a ·
metinde göster ·
… ü haber geldi ve yevm-i mezbûrda top câmûslarına me’mûr olan ağaya haber gitdi.
Ve ertesi
gün bin iki yüz aded fil-i Mahmûdî-misâl câmûslar geldi ammâ dahi sağ kol Kürdi …
Ertesi gün ordu-yı İslâm'a dellâllar nidâ edüp on gün tekâüd fermân olunup mezbûr yigirmi iki aded cebehâne gemileri Tahtıvân limanına sâlimîn gelüp ve tüfeng şâdımânları olup cümle âlât-ı silâhlarıyla gemilerden çıkarup paşanın otağı önüne ale't-tertîb dizüp levâzımâtlarıyla âmâde oldukdan sonra ba‘de'l-asr serâperde-i vezîrde somât-ı Muhammedî tenâvül olunup gülbâng-ı Muhammedî sadâsı üç nevbet gelüp sadâ-yı Allah Allah evce peyveste olup yetmiş bin guzâtın tüfenglerinden bir yaylım atup ve bir yaylım altı aded balyemez ve dörd aded şâhî darbzenlere de âteşler olup Rahovası Bitlîs kayaları ve dere ve depeleri ra‘d-vâr gürleyüp sâ‘ikasından zemîn ü âsumân dir dir ditreyüp Bitlîs Hân bu sadâ-yı mûhişi istimâ‘ edüp "Hummâ-yı muhrıkaya mübtelâ oldu." deyü haber geldi ve yevm-i mezbûrda top câmûslarına me’mûr olan ağaya haber gitdi. Ve ertesi gün bin iki yüz aded fil-i Mahmûdî-misâl câmûslar geldi ammâ dahi sağ kol Kürdistânı beğleri gelmedi ve paşa "Olmaya, illâ hayr!" deyü ığmâz-ı ayn etdi.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IV 263b ·
metinde göster ·
gün yine dîvân-ı pâdişâhî olup şehr-i Bitlîs'in cümle mîr-i livâları ve cümle o …
Ve ertesi gün yine dîvân-ı pâdişâhî olup şehr-i Bitlîs'in cümle mîr-i livâları ve cümle ocak ağaları ve a‘yân [u] eşrâf [ve] ulemâ vü sulehâ ve sâ’ir ihtiyârları gelüp otakda kat-ender-kat olup yerli yerlerinde karâr etdiler. Ve cümle a‘yân u kibâr-ı Van dahi gelüp herkes merkezinde karâr-dâde oldular.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IV 274b ·
metinde göster ·
Ve Paşa bu kadar zî-kıymet eşyâları alup hâmûş-bâş oldu.
Ve ertesi
ale's-sabâh yine dîvân-ı pâdşâhî olup mezâd-ı sultânî ve cümle a‘yân-ı kibâr u …
Ve Paşa bu kadar zî-kıymet eşyâları alup hâmûş-bâş oldu. Ve ertesi ale's-sabâh yine dîvân-ı pâdşâhî olup mezâd-ı sultânî ve cümle a‘yân-ı kibâr u kübbâr cem‘ olup mezâd olmasına muntazır iken,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IV 278b ·
metinde göster ·
gün kralı serdâr-ı mu‘azzam kethudâsı Hüseyin Ağa kralı alay-ı azîm kal‘ada kar …
Ve ertesi gün kralı serdâr-ı mu‘azzam kethudâsı Hüseyin Ağa kralı alay-ı azîm kal‘ada karısına götürdükde la‘în kal‘a bir fitilden beş yüz pâre top-ı kal‘a-kûplar endâht edüp edîm-i arz lerzân oldu ve kal‘a murg-ı semender-vâr âteş-i Nemrûd içinde kalup dûd-ı bârûd-ı siyâh kehkeşân-âsâ semâya kad-keşân oldu.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 19a ·
metinde göster ·
… şa mezbûr kal‘aya serdâr olup gitdi. Ve bir gece Litre kal‘ası sahrâsında yatdı
ve ertesi
Galgofça kal‘ası altına yetdi. Ve ol gün ol gece kal‘ayı döğüp niçe yerden burc …
Ba‘dehu mâh-ı Safer'in altıncı gün kal‘a-i Uyvar'ın mağrib tarafında nehr-i Vak kenârında kal‘a-i Galgofça fethine Kıbleli Mustafâ Paşa me’mûr oldu. Cümle Şâm-ı cennet-meşâm ve Dârü's-selâm askeri ve beş bin Kazak askeri ve beş aded kolumburna pâdişâh topları ile Kıbleli Paşa mezbûr kal‘aya serdâr olup gitdi. Ve bir gece Litre kal‘ası sahrâsında yatdı ve ertesi Galgofça kal‘ası altına yetdi. Ve ol gün ol gece kal‘ayı döğüp niçe yerden burc [u] bârûların münhedim edüp kal‘ayı almak sadedinde iken Uyvar altında küffârın birkaç çaşıtları ele girüp söyletdiklerinde, 115b
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 115a–115b ·
metinde göster ·
Ve yine arabalar bir kerre dahi Üstürgon'dan zahîre getirmeğe gitdiler.
Ve ertesi
gün yine ol kadar gılâlı kal‘a-i Uyvar'a getirdiler. Meğer kaht [u] galâdan Uyv …
Ve yine arabalar bir kerre dahi Üstürgon'dan zahîre getirmeğe gitdiler. Ve ertesi gün yine ol kadar gılâlı kal‘a-i Uyvar'a getirdiler. Meğer kaht [u] galâdan Uyvar halkının hâlleri mükedder olmuş imiş.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VII 29a ·
metinde göster ·
… le şehr-i imârât-ı Mısır'ın etrâfı dâ’iren-mâdâr kırk üç bin adımdır. Bir günde
ve ertesi
vakt-i zuhrda halâs olup cümle on yedi sâ‘atde devr etmiş olduk.
Hâsıl-ı kelâm evvelki gün kal‘a dîvârlı yeri ile ve kal‘a dîvârsız varoş kapuları ile ve bu on bin adım kal‘adan hâric varoş ile cümle şehr-i imârât-ı Mısır'ın etrâfı dâ’iren-mâdâr kırk üç bin adımdır. Bir günde ve ertesi vakt-i zuhrda halâs olup cümle on yedi sâ‘atde devr etmiş olduk.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y87b ·
metinde göster ·
cum‘a gün cümle keşşâflar ve askerî tâ’ifesi pür-silâh olup Garbiyye kâşifi ota …
Ve ertesi cum‘a gün cümle keşşâflar ve askerî tâ’ifesi pür-silâh olup Garbiyye kâşifi otağına cem‘ olup bir azîm summât-ı Muhammedî tenâvül olunup cümle Garbiyye muhâfazasında olan çorbacılara birer at birer deve hâliyelerini verüp Garbiyye askeri du‘â ve senâ ile vedâ‘ edüp herkes altı ay edâ-yı hizmet etmiş olup vatanlarına giderler.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y294b ·
metinde göster ·
gün bu hayvânlar bize gelüp üns ülfet etdiler, lisân-ı hâl ile bin dediler. Hâl …
"Ve ertesi gün bu hayvânlar bize gelüp üns ülfet etdiler, lisân-ı hâl ile bin dediler. Hâlâ yedi yıldan berü bu hayvânlar ile serserî gezeriz, bir selâmete çıkmadık. Kara Zengîler içinde kaldık, çiğ âdem deyü bizi masharalığa alırlar", deyü vâfir şikâyet üzre olup birez arpa ve darı ekmeği ve kavun ve karpuz tenâvül edüp sad şükr-i Hudâ etdiler. Meğer yedi ay imiş, hayvânları ile ot otlarlar imiş, ba‘zı zamân şehre girdikde ta‘âm vermeyüp risvây ederlermiş. Hakîr küstâhâne su’âl edüp,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y411b ·
metinde göster ·