… yânlarına bend kılıcı hüsndâr gulâmlar kim her biri birer ban ve kapudanzâdeler
ve evc-i
melâhetde bedr-i tamâm mehpâreler ve yüzden mütecâvizi dûşîze ve nâ-şüküfte sîm …
Ve bu menzilde Atlıbeğzâde ve Yenge Kırığı ve Gırbo Bölükbaşı nâm gâzîler sekiz yüz aded pür-silâh dilâver-i cülâver ve server ü hünerver yiğitler ile İspilet bâğlarından ve gayrı kılâ‘ların dağlarından bin altı yüz re’s mugân pîçe pençe-i âfitâblar kim her biri birer maralî ve gazâlî ve nergis gözlü ve şîrîn sözlü ve münevver yüzlü mahbûb u mahbûbe gılmân u bintânlar getirdiler kim kâkülleri perîşân ve çîm-ender-çîm ve ham-ender-ham kadd-i âşıkânı ham kılıcı gâzîlerin kılıçların meyânlarına bend kılıcı hüsndâr gulâmlar kim her biri birer ban ve kapudanzâdeler ve evc-i melâhetde bedr-i tamâm mehpâreler ve yüzden mütecâvizi dûşîze ve nâ-şüküfte sîm-endâm gül-fâm peri-peyker ve melek-manzar duhter-i pâkîze-ahterler ordu-yı İslâm'da ubûr etdirerek otağ önüne cem‘ edüp cümle guzât-ı müslimîn bu ciğer-kûşelerin şem‘-i ruhsârlarına pervâne-vâr cem‘ {olup} cümle uşşâkân sadâ-yı Hû'ya rehâ buldurup her tarafdan sadâ-yı "Yâ men Hû" gelüp gönlünde olan fetâ yiğitler kol kol olup kâfiristân vilâyetlerine çete ve poturalara revâne olurlardı. Andan Musik bayırından kalkılup yine sarp dere ve kayalar arasında ubûr edüp 8 sâ‘atde,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS V 143b ·
metinde göster ·
… ve niçe yerde aşren-fe-aşren havz-ı latîfler ile pîrâste olmuş dil-küşâ vâdîdir
ve evc-i
âsumâna ser çekmiş dıraht-ı gûnâ-gûnden çınar ve şimşâd ve ar‘ar ve sanavber ve …
Bu şehr-i Manastır'ın cânib-i garbında şehir ucunda ve gayrı yerlerde cümle yigirmi yedi aded teferrücgâh [u] mesîregâhlar vardır, ammâ cümleden şehrin semt-i garbîsi tarafında Ohri yolu üzre merâmgâh-ı (---) cümleden havâdâr ve koyah hıyâbân-ı Acem'dir. Malatıyye'nin Aspuzu'su ve Konya'nın Merâm'ı ve Darende'nin bâğı, Kefe şehrinin Sudak bâğı ve bu şehr-i Manastır'ın (---) Rûm ve Arab u Acem seyyâhânları içre meşhûr teferrücgâh-ı ferah-fezâ hakkında Sultân-ı şu‘arâ Leâlî Manastır'ı şehrengîz etmişdir. Hakîkatü'l-hâl görmeğe muhtâc bir mesîregâhdır kim her köşesinde gûnâ-gûn maksûreler ve müte‘addid sâyedâr ve çemenzâr nişîmenler ve müte‘addid kâh-ı vâlâ-yı nüzhet-eserler ve yetmiş seksen aded hücre-i musanna‘lar ve gûnâ-gûn külbe-i müfîd [u] muhtasarlar ile ârâste ve niçe yerde aşren-fe-aşren havz-ı latîfler ile pîrâste olmuş dil-küşâ vâdîdir ve evc-i âsumâna ser çekmiş dıraht-ı gûnâ-gûnden çınar ve şimşâd ve ar‘ar ve sanavber ve bîd-i ser-nigûn eşcârâtların zıll-ı himâyelerinde ark ark cereyân eden uyûn-ı nâbların kenârelerinde gûnâ-gûn kebâb çevirecek su dollâblarına kebâb şişlerin koyup dollâblar âheste âheste deverân ederek kebâblar mevlevî-vâr semâ‘ ederek hakkâ ki puhte olur.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS V 177a ·
metinde göster ·
… ker-i İslâm dönüp at süheylinden ve benî âdemin sadâ-yı Allâh'dan zemîn ü zamân
[ve] evc-i
âsumân dir dir ditreyüp tarfetü'l-ayn içre küffârı bu sahrâda ortaya alup küffâ …
"Bire kâfirler dönekdir" deyü ot ağaları tuğlarıyla kâfir üzre bir kerre asker-i İslâm dönüp at süheylinden ve benî âdemin sadâ-yı Allâh'dan zemîn ü zamân [ve] evc-i âsumân dir dir ditreyüp tarfetü'l-ayn içre küffârı bu sahrâda ortaya alup küffâr askeri içre gâzîler aç kurd koyuna girir gibi girüp bir kılıç şakırdısı ve bir tüfeng patırtısı ve bir sadak kütürdüsü hamd-i Hudâ sene 1076 târîhinin rûz-ı Kâsım'ında küffârı ân-ı vâhidde Kan[g]lıçak taburuna girmeyüp cümle küffârı münhezim edüp kırmağa başladık.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VII 117a ·
metinde göster ·
semâda her ne kadar zî-rûh mahlûk halk etdi ise bu mağâra-yı vâsi‘ içinde her m …
El-hâsıl Allâhu Rabbü'l-âlemîn yerde ve bahrde ve evc-i semâda her ne kadar zî-rûh mahlûk halk etdi ise bu mağâra-yı vâsi‘ içinde her mahlûkun cüsseleriyle bunda altundan ve gümüşden ve bakırdan ve'l-hâsıl on iki gûne ma‘âdinlerden binâ olunmuş zî-rûh kısımlarının envâ‘larından bu gâr içre mâlâ-mâl dururlar.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VII 154a ·
metinde göster ·
… erin derüp(?) vakt-i seherde nefîrler çalınup andan yine cenûba dere ve depeler
ve evc-i
Q 126a semâya ser çekmiş kayalı dağlar içre merhûm Alî Beğ'in tathîr etdüği m …
Hamd-i Hudâ gece (---)(---)(---) durup lerin derüp(?) vakt-i seherde nefîrler çalınup andan yine cenûba dere ve depeler ve evc-i Q 126a semâya ser çekmiş kayalı dağlar içre merhûm Alî Beğ'in tathîr etdüği muğaylânlı yollar ile,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y305a ·
metinde göster ·
… cümlesinden eşbehi Circe hâkimidir ki Fûncistân'a ve Berber-zemîn'e ve Sûdân'a
ve Evcile
ve Mağrib'e dek hükm eder. Beş bin askere mâlikdir. Ba‘zı beğlere iki tuğla ihs …
Ve bu sancak beğlerinin cümlesinden eşbehi Circe hâkimidir ki Fûncistân'a ve Berber-zemîn'e ve Sûdân'a ve Evcile ve Mağrib'e dek hükm eder. Beş bin askere mâlikdir. Ba‘zı beğlere iki tuğla ihsân olunur azîm eyâletdir. Ve Mısır'ın âb-ı rûyıdır. Senevî iki kerre yüz bin erdeb gılâl Eski Mısır'da anın tahsîlinden gelüp cümle Mısır kuluna bundan alîk ve cirâye verilir. Ve iki yüz kîse dahi mâl-ı pâdişâhî verir. Ve seksen kîse paşaya kalemiyye verir. Ve yüz kîse Circe'ye yazılan kula ulûfe verüp muhâsebesine mahsûb olur.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y60a ·
metinde göster ·
… elde ovalanur ve yuvalanur, eyle nerm [ü] râm altunu olur. Ve cebel-i Ahzar'da
ve Evcile'de
ve Karalar vilâyetinde ve'l-hâsıl bu Mısır cezîresinde müverrih-i âlemlerin tah …
Hâsıl olan ma‘âdinleri bildirir: Ayn-ı Mûsâ'da cebel-i Becâmîm'de altun olur, ammâ nef‘i şey’-i kalîldir. Ve Sa‘îd-i âlî'de zümürrüd ma‘deni râyegândır, Circeli Alî Beğ dâ’imâ istihrâc etdirirdi. Ve Nûbe diyârında zer-i hâlis tibiri vardır, altunu kâfûrî balmûmu gibi elde ovalanur ve yuvalanur, eyle nerm [ü] râm altunu olur. Ve cebel-i Ahzar'da ve Evcile'de ve Karalar vilâyetinde ve'l-hâsıl bu Mısır cezîresinde müverrih-i âlemlerin tahrîri üzre yedi yüz yerde tibiri vardır, derler, çoğu Karalar vilâyetinde kalmış bir alay behâyim makûlesi âdem içinde kalmışdır. May Bornu vilâyetinde altun tibirin katır boncuğıyla mübâdele ederler; andan kıyâs oluna kim altun anlarda ne kadar bî-rağbet imiş. Ve Mısır'da cibiz ma‘deni vardır, ya‘nî alçı ma‘deni taş vardır. Ve bâlâda mahalliye niçe ma‘âdinlerin evsâfları tahrîr olunmuşdur, ammâ Mısır'da niçe bin nâ-ma‘lûm ma‘âdinler vardır. Ve,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y240b ·
metinde göster ·
kâşifi ve Buhayre Mâlih kâşifi vardır. Ammâ hâlâ Mağrib Tarabulus aşkıyâları te …
Ve Tarrâne kâşifi ve Saf-ı Derec kâşifi ve Evcile kâşifi ve Buhayre Mâlih kâşifi vardır. Ammâ hâlâ Mağrib Tarabulus aşkıyâları tegallüben altun tibri gelen Evcile kâşifliğin zabt edeli yigirmi altı senedir. Ammâ zeheb-i hâlis altunu olur, hamd-i Hudâ hakîr çok mâlik olmuşuz. Bu zikr olunan Y 305b kâşifliklerin her biri beşer altışar yüz âdem ile ener ve biner kûs u alem sâhibidir. Cümlesi Buhayre kâşifinden hil‘at Q 276a geyer, P 273a dîvân-ı Mısır'dan geymezler.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y305a–Y305b ·
metinde göster ·