… ider, zîrâ bu deyr-i dilâvîzde tekmîl-i fünûn etmiş Eflâtûn ve Bokrât ve Sokrât
ve Feylekos
ve Feylesof ve Fisagores-i Tevhîdî-misâl bî-tevhîd hukemâ-yı bî-mezhebler andad …
Sitâyiş-i dâr-ı şifâ-yı şehr-i Kaşa: Cemî‘i derdlilere devâ etmek [içün] bir bîmârhânesi var kim bî-rûh gelse mu‘cize-i zû-emîn ile zî-rûh gider, zîrâ bu deyr-i dilâvîzde tekmîl-i fünûn etmiş Eflâtûn ve Bokrât ve Sokrât ve Feylekos ve Feylesof ve Fisagores-i Tevhîdî-misâl bî-tevhîd hukemâ-yı bî-mezhebler andadır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 14b ·
metinde göster ·
… a bu dâru'ş-şifâya gelir, zîrâ bu deyrde Eflâtûn ve Bokrât u Sokrât ve Batlîmûs
ve Feylekos
u Feylesûf misilli hukemâlar bundadır.
Cümle bu şehr-i ebharün kenârelerinde yedi yerde bîmârhâne vardır, ammâ cümleden ma‘mûr u müzeyyen sündüs ü istebrak misilli câme-hâbları cümle dîbâ vü şîb ü zerbâf yorkanlı ve çârşâflı bu İstifani kenîsesinin tîmârhânesidir kim bizzât kral hasta olsa bu dâru'ş-şifâya gelir, zîrâ bu deyrde Eflâtûn ve Bokrât u Sokrât ve Batlîmûs ve Feylekos u Feylesûf misilli hukemâlar bundadır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VII 62a ·
metinde göster ·
ve Feylesûf ve Padre ve Restâlîs ve Restetâlîs ve Eflâtûn-ı İlâhî ve Fîsâgores- …
Ba’dehû İskender bunların ka‘be dedikleri kubbeyi binâ edüp cemî‘i hukemâ-yı kudemâ-yı kühhân ulemâlarından Bokrât ve Sokrât ve Feylekos ve Feylesûf ve Padre ve Restâlîs ve Restetâlîs ve Eflâtûn-ı İlâhî ve Fîsâgores-i Tevhîdî nâm hukemâlarına mutalsamât-ı garîbe ve acîbeler etdirüp Hazret-i Hızır'ın ta‘lîmiyle bu kubbeyi inşâ etdirüp İskender'in cemî‘i başlıkları(?) ve kenzi ve dahmelerin bu tuç kubbede pinhân edüp mutalsamâtlar ile müvekkiller ta‘yîn eyleyüp bu Kalmıklarla kelimât etdiler. Allâhu a‘lem ve Resûluhu müvekkil olan hüddâmân afârîtlerdir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VII 179a ·
metinde göster ·
… eyü tesmiye etdiler. Hattâ hukemâlardan Fisagores-i Tevhîdî ve Bokrât ve Sokrât
ve Feylekos
ve Feylesûf ve Restâlîs ve Câlinûs ve Eflâtûn-ı ilâhî ve Batlîmûs ve (---) (--- …
Ba‘dehu bu Feylekos asrında İskender-i Kübrâ vücûda gelüp Feylekos İskender'i perveriş edüp ol dahi cihân-ârâ bir pâdişâh-ı Zülkarneyn olup bu Atina şehrini dahi ziyâde amâr edüp bu şehir içre yedi bin aded hukemâ-yı Rûmiyyûnlar cem‘ olduğunda cümle müverrihîn-i milel bu şehre "Dâr-ı medîneti'l-hukemâ ve'l-kudemâ" deyü tesmiye etdiler. Hattâ hukemâlardan Fisagores-i Tevhîdî ve Bokrât ve Sokrât ve Feylekos ve Feylesûf ve Restâlîs ve Câlinûs ve Eflâtûn-ı ilâhî ve Batlîmûs ve (---)(---)(---)(---)(---)(---)(---)(---)251a
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VIII 250b–251a ·
metinde göster ·
… -yı kudemâlardan Restâlîs ve Bokrât ve Sokrât ve Fisagores-i Tevhîdî ve Câlinûs
ve Feylekos
ve Feylesûf Batlîmûs ve Mihan ve Mihail ve Eflâtûn hücreleri var.
Ve bu Atina kal‘asının havâlesi olan kayanın altında mağârâlar var kim her birinde gûnâ-gûn kubâblar ve sarâ[y]lar ve savma‘a-i i‘tikâfhâneler ve gûnâ-gûn kehfler var kim anların her birinde hukemâ-yı kudemâlardan Restâlîs ve Bokrât ve Sokrât ve Fisagores-i Tevhîdî ve Câlinûs ve Feylekos ve Feylesûf Batlîmûs ve Mihan ve Mihail ve Eflâtûn hücreleri var.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VIII 254a ·
metinde göster ·
… flâtûn-ı ilâhî ve Eflatıs ve Arestetalis ve ilm-i rasatda Batlîmûs ve İklatimûs
ve Feylekos
ve Zennûn-ı Mısrî ve Ebû Alî Sinâ ve Ebülhâris. Bunlar hukemâ-yı zevî'l-ukûl ki …
Ve Hazret-i Lokmân ve Fisagores-i Tevhîdî ve Timon ve Filisle ve İslavus ve Kâvus ve Yezdicürd ve Bokrât ve Sokrât ve Eflâtûn-ı ilâhî ve Eflatıs ve Arestetalis ve ilm-i rasatda Batlîmûs ve İklatimûs ve Feylekos ve Zennûn-ı Mısrî ve Ebû Alî Sinâ ve Ebülhâris. Bunlar hukemâ-yı zevî'l-ukûl kimesneler idi kim hâlâ te’lîfâtları ile amel olunur, ve's-selâm.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y12a ·
metinde göster ·
u Feylesof ve Batlîmûs hakîmlerin kavl-i sahîhleridir. Ve anlar cemî‘i ulûm-ı g …
Ammâ bu tahrîr olunan kaviller Bokrât u Sokrât [ve] Feylekos u Feylesof ve Batlîmûs hakîmlerin kavl-i sahîhleridir. Ve anlar cemî‘i ulûm-ı garîbe ve acîbeye mâlik olup fünûn-ı şettâya kâdir olup ilim kuvveti ile tahrîr etmişler idi. Ol zamân vech-i arzı serâpâ devr etmeyüp geşt [ü] güzâr etmeden ve ilme'l-yakîn ve ayne'l-yakîn hâsıl etmeden ilm-i akliyyât ile cirm-i dünyâ yigirmi bin yüz altmış mîldir, demişler.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y251b ·
metinde göster ·