… Hân câmi‘i yerine, Gelibolu kavmin Tershâne'ye ve İzmir kavmin Büyük Galata'ya
ve Freng
kavmin Küçük Galata'ya ve Sinop ve Samsun kavmin Tophâne'ye, ve'l-hâsıl ol asır …
Evvelâ Rûmeli'nden Üsküb halkın Üsküblü mahallesine, Yenişehir halkın Yeni Mahalle'ye, Sofya halkın Ayasofya'ya, Mora Urumların Fenerkapusuna ve Selânik Yahûdîlerinin elli cemâ‘atin Tekur Sarâyı'na ve Şuhûdkapusu cânibine kodular. Anıniçün Çufudkapusu derler. Anatolu cânibinden Aksarâylıyı Aksarây mahallesine, Akka ve Gazze ve Remle'den gelen Arabistân kavmin Tahta'l-kal‘a'ya, Acem'den geleni Mahmûdpaşa kurbünde Hoca Hânı'na, Balat şehrinden gelen Çingâneleri Balat mahallesine, Akılbend'den gelen uluç âdemlerin Akılbend mahallesine, Ârnâbûd kavmin Silivrikapusuna, Sıfet Yahûdîlerin Hâsköy'e, Anatolu Etrâkların Üsküdar'a, Tokat ve Sivas Ermenîlerin Sulu Manastır'a, Ma‘nisalıyı Ma‘cûncu mahallesine, Eğirdir ve iğdirlileri Eğrikapu'ya, Bursalıları Eyyûb Sultân'a, Karamanlıları Büyük Karaman'a, Konyalıları Küçük Karaman'a, Tirelileri Vefâ'ya, Çehârşembe ovası halkı Çârşanbabâzârı'na, Kastamonu kavmin Kazancılar mahallesine, Tarabefsûnlu Lazları Bâyezîd Hân câmi‘i yerine, Gelibolu kavmin Tershâne'ye ve İzmir kavmin Büyük Galata'ya ve Freng kavmin Küçük Galata'ya ve Sinop ve Samsun kavmin Tophâne'ye, ve'l-hâsıl ol asırda dest-i Âl-i Osmân'da ne kadar şehr-i azîmler var ise cümlesinden ümmet-i Muhammed'i ehl [ü] iyâlleri ile İslâmbol'a getirüp i‘zâz [u] ikrâm edüp ma‘mûr [u] âbâdan etdiler. Anıniçün İslâmı bol ismiyle müsemmâ olup ile'l-ân gulgule-i Rûm, velvele-i Rûm, tantana-i Rûm oldu.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 31b ·
metinde göster ·
… lısı ve Alî Efendi yalısı ve Azmîzâde ve Defterdâr Emîn Paşa yalısı (---)(---)
ve Freng
Mustafâ Efendi ve Hâfız Ahmed Paşa yalısı Kaya Sultân'ındır. Ve Osmân Usta yalı …
Ve Baba Süleymân Ağa yalısı ve Minkârîzâde yalısı ve Alî Efendi yalısı ve Azmîzâde ve Defterdâr Emîn Paşa yalısı (---)(---) ve Freng Mustafâ Efendi ve Hâfız Ahmed Paşa yalısı Kaya Sultân'ındır. Ve Osmân Usta yalısı ve Milikî Kadın ve Çelebi ve Mütevvellî Mustafâ Efendi yalısı. Ve niçe yalılar dahi vardır ammâ bu yalılarda pâdişâhlar gelüp ziyâfet tenâvül etmişlerdir. Ammâ,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 134b ·
metinde göster ·
kefereleridir. Ammâ gâyet üstâdlardır. Ve ilm-i tıbda dahi mahâretleri vardır. …
Bunlara tâ’ife-i ispeçerân derler, Sakız Urumu ve Freng kefereleridir. Ammâ gâyet üstâdlardır. Ve ilm-i tıbda dahi mahâretleri vardır. Cümle neferâtları beş yüzdür ve kârhâneleri altmışa yetmişdir, zîrâ Kâsımpaşa'da ve Eyyûb'da ve İslâmbol'da ve Hocapaşa semtinde, Yahûdî mahallesinde çok dükkânları vardır, a‘lâ kâr ederler.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 174a ·
metinde göster ·
… at ceng-i azîm edüp âteş-feşânlıklar ederler. Ve yine fişekden eşkâl-i papaslar
ve Freng
ve Yahûdîler ve Kızılbaş sûretleri birbirleriyle ceng-i azîm ederler. Ve yine f …
Ve kâğızdan niçe yüz aded kal‘alar yapup birbirleriyle birer sâ‘at ceng-i azîm edüp âteş-feşânlıklar ederler. Ve yine fişekden eşkâl-i papaslar ve Freng ve Yahûdîler ve Kızılbaş sûretleri birbirleriyle ceng-i azîm ederler. Ve yine fişekden eşkâl-i at ve katır ve deve ve sığır ve fîl [ve] câmûs ve hımâr ve kelb [ve] hınzîr sûretleri peydâ edüp bunlara âteş etdikce bu sûretlerin içinde pinhân olan üstâdlar halk üzre yürüyüp âteş havfından temâşâcılara bir hây-hû kopar kim ta‘bîr olunmaz. Ve hayâtda olan hımârlara ve kelb-i akûr ve ayulara ve kurdlara ve hınzîrlere fişekleri bağlayup âteş etdiklerinde fakîr hayvânlar cânları acısından niçe bin temâşâcıların içine düşüp cümle halk birbirine girüp hâlleri ve esbâbları harâb olup azîm temâşâ olup mudhikâne acîbeler görülür.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 183a ·
metinde göster ·
… şhâne nakş edüp Şâhkulu ve Velîcân ve Ağa Rızâ ve Mürver ilik ve Bihzâd ve Mânî
ve Freng
Sinor ve Cânşâh nâmân üstâdların sihr-i i‘câz nakş-ı bûkalemûn-ı ibret-nümûn iş …
Bu nakkâşlar dahi tahtırevânlar üzre yaylar ve iskemle ve ferâşhâne nakş edüp Şâhkulu ve Velîcân ve Ağa Rızâ ve Mürver ilik ve Bihzâd ve Mânî ve Freng Sinor ve Cânşâh nâmân üstâdların sihr-i i‘câz nakş-ı bûkalemûn-ı ibret-nümûn işlerin dükkânlarının cânib-i erba‘asına koyup cümle erbâb-ı ma‘ârif temâşâ ederek bu nakkâşlar dahi bu yüzden alaylar ile geçüp giderler.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 199a ·
metinde göster ·
hisârı ve Macar hisârının cümle dâ’iren mâdâr cirmleri üç bin germe adımdır ve …
Ve Freng hisârı ve Macar hisârının cümle dâ’iren mâdâr cirmleri üç bin germe adımdır ve şekl-i müdevveri cümle on bir köşedir ve her köşesinde gûnâ-gûn tabyalar ve musanna‘ kulle ve ebrâclar ve 37a(ve) dirsekler ve gûnâ-gûn mazgal delikleriyle ârâste olmuş birbirine muttasıl iki kal‘alardır, ammâ dizdârları ve neferâtları cümle başkadır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VII 36b–37a ·
metinde göster ·
… ürüstlerdir ve gâyet müsinn ü mu‘ammer olurlar, ammâ cümle keferesi siyâh rokla
ve Freng
pabucu ve başlarında gûnâ-gûn şapka üzre deve kuşu telleri takarlar. 71a Ammâ …
Ol kadar latîfdir kim bâd-ı nesîm ve seher yeli bu şehirde esüp cemî‘i halkı ten-dürüstlerdir. Ricâl makûleleri kemâl mertebe riyâzât ve perhîz ile geçindiklerinden gerçi za‘îfdirler, ammâ gâyet ten-dürüstlerdir ve gâyet müsinn ü mu‘ammer olurlar, ammâ cümle keferesi siyâh rokla ve Freng pabucu ve başlarında gûnâ-gûn şapka üzre deve kuşu telleri takarlar. 71a Ammâ,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VII 70b–71a ·
metinde göster ·
… medim. Niçe gâzîler bu vâdîlerde kîmyâ otu vardır, derler. Hattâ niçe kerre Leh
ve Freng
kâfirlerinin bu mahalden nebâtât [u] giyâhât cem‘ etdiklerin görmüşlerdir.
"Yâ nehr-i azîm bi-emrillâhi te‘âlâ yağ-ı sâfî sarı semîn ak" dedikde bi-iznillâh ol ân nehr-i Turla sarı say yağı akmağa başlayup üç gün üç gece yağ akup Karadeniz'in yüzünü yağ bürüyüp Akdeniz'e bile yağ cereyân edüp cemî‘i leb-i deryâda olan benderlerin ahâlîleri ol kadar yağ cem‘ ederler kim ta‘bîr ü tavsîf olunmaz. Böyle keşf [ü] kerâmet etdiklerinde rûh teslîm edüp ol mahalde defn ederler. Ba‘dehu üzerlerine selef hânları bir kârgîr binâdan bir kubbe-i âlî edüp hâlâ anda âsûde-hâldir. Ve cenbinde niçe bin şehîd-i şühedâlar dahi medfûnlardır. Ve zamân-ı evâ’ilde bu Mayak Baba Sultân kurbunda bir kal‘a-i metîne var imiş. Âsâr-ı binâları hâlâ zâhir ü bâhirdir. Ve hâlâ bu mahalde otlayan hayvânâtların yağı eyle çok olur kim Mayak yağı deyü rub‘-ı meskûnda meşhûr-ı âfâk olup misk [ü] anber-i hâm gibi râyiha-i tayyibeli may-ı sâfîdir. Ve bunda otlayan koyunların niçe bininin dişleri altun gibi sarı olur derler, ammâ hakîr görmedim. Niçe gâzîler bu vâdîlerde kîmyâ otu vardır, derler. Hattâ niçe kerre Leh ve Freng kâfirlerinin bu mahalden nebâtât [u] giyâhât cem‘ etdiklerin görmüşlerdir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VII 106b ·
metinde göster ·
… lık ve humma ve sara zahmeti ve gayri cüzâm ve beras ve behak ve hunâm ve hunâk
ve freng
zahmeti misilli emrâz-ı muhtelifeli âdem yokdur ve bu makûle derd-i serleri asl …
Der-medh-i âb-ı hayât-ı Tavustân: Hevâsı gâyet mu‘tedil olduğundan aslâ hastalık ve humma ve sara zahmeti ve gayri cüzâm ve beras ve behak ve hunâm ve hunâk ve freng zahmeti misilli emrâz-ı muhtelifeli âdem yokdur ve bu makûle derd-i serleri aslâ istimâ‘ etmemişlerdir. Ve halkı kaviyyü'l-bünye ve ten-dürüst âdemlerdir kim çoğu yüz ve yü[z] elli yaşına varınca mu‘ammer olur. Anda Hân ile üç gün zevk edüp 5 sâ‘atde,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VII 160b ·
metinde göster ·
… aslâ tâ‘ûn ve sancı ve zâti'l-cenb ve hüvâm ve hummâ ve ağrı hastalığı ve cüzâm
ve freng
zahmeti ve gayri emrâz-ı muhtelifeler olmazdır. İki yüz ve iki yüz elli ve üç y …
Ve bu kavimlerde aslâ tâ‘ûn ve sancı ve zâti'l-cenb ve hüvâm ve hummâ ve ağrı hastalığı ve cüzâm ve freng zahmeti ve gayri emrâz-ı muhtelifeler olmazdır. İki yüz ve iki yüz elli ve üç yüz yaşında mu‘ammer olup ömr-i tabî‘îsi ki gele başın dutamayup başı omuzuna düşe, ol gün mürd olup yâ yere gömerler veyâ âteşe yakarlar veyâ suya atarlar veyâhûd meyyitlerin yerler. Mezheblerine ve kur‘alarına göre amel etdikleri dahi mahalliyle tahrîr olunur.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VII 176a ·
metinde göster ·
Bu rabtanın mukâbelesinde yine Sidirkapsi hâkinde buhayre-i Beşik sâhilinde bir çemenzâr yerde germâb âb-ı hayâtdır, ammâ sehel kibrît râyihalıdır. Hattâ gümüş hâtemleri zeheb-i mutallâ gibi asfer-levn eder, ammâ altun hâtemleri eyle mücellâ ve zeheb-i hâlis eder kim gûyâ za‘fran sarusu olur. Lâkin gâyetü'l-gâye şiddet-i suhûniyyet üzre olduğundan herkes girmeğe tahammül edemediğinden sehel âb-ı sermâ idhâl edüp mu‘tedilü's-sühûn hummadır ve gâyet nâfi‘dir kim behaka ve cüzâma ve freng zahmetine bi-emrillâh nâfi‘dir. Lâkin eyyâm-ı şitâda temevvüc-i deryâ ılıcası suyuna mahlût olur. Gerçi havzı üzre kubbesi vardır ammâ Bursa kaplıcaları gibi tekellüflü kubâb-ı azîmli âsâr-ı binâları yokdur. Bu germâbı dahi manzûrûmuz olup andan Beşik buhayresi kurbunda nehr-i Lojnik'e karîb,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VIII 211b ·
metinde göster ·
… ğu zemîn-i hârda bir çamur gibi yer vardır. Cümle sızıya ve istiskâya ve cüzâma
ve freng
zahmetine mübtelâ olan kimesneler boğazlarına varınca ol çamura girüp tahammül …
Bu havzdan taşra cereyân eden âb-ı germâbın cem‘ olduğu zemîn-i hârda bir çamur gibi yer vardır. Cümle sızıya ve istiskâya ve cüzâma ve freng zahmetine mübtelâ olan kimesneler boğazlarına varınca ol çamura girüp tahammül edeceği mertebe çamurda gark olup nısf sâ‘at dursa bi-emrillâhi te‘âlâ cemî‘i emrâz-ı muhtelifeden şifâ bulup vücûd-ı bî-vücûdu pür-cûd olup dürr-i beyz-âsâ olur.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VIII 213a ·
metinde göster ·
Ve cümle on altı aded kefere-i fecere mahallâtlarıdır kim Ermenî ve Rûm
ve Freng
ve Sırf ve Bulgar ve Latin kefereleri bu mahallâtlarda dâhillerdir. Bunlar dahi …
Ve cümle on altı aded kefere-i fecere mahallâtlarıdır kim Ermenî ve Rûm ve Freng ve Sırf ve Bulgar ve Latin kefereleri bu mahallâtlarda dâhillerdir. Bunlar dahi zîbâ dâr-ı menhûslardır, ammâ müselmân mahallâtlarından aşağı gayri semtde bir düz yerin Kelemerye kal‘ası kapusu tarafına vâki‘ olmuşlardır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VIII 228a ·
metinde göster ·
Meşhûru bunlardır. Ve cümle 8 aded mahallât-ı keferâtdır, ammâ Yahûdî
ve Freng
yokdur. Lâkin Rûm ve Bulgar ve Ermenî ve Latin kefereleri çokdur. Bu kadar maha …
Meşhûru bunlardır. Ve cümle 8 aded mahallât-ı keferâtdır, ammâ Yahûdî ve Freng yokdur. Lâkin Rûm ve Bulgar ve Ermenî ve Latin kefereleri çokdur. Bu kadar mahallâtlar içre cümle 6 ad[ed] mihrâbdır. Dördünde salâ[t-ı] Cum‘a edâ olunur câmi‘-i selâtîn-i Âl-i Osmân [u] sâ’ir a‘yândır. Evvelâ cümleden müferrih dilküşâ ve kurşum örtülü Hasan Beğ câmi‘i.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VIII 243a ·
metinde göster ·
… iki pâre Ciniviz kalyonları gelüp top şâdımânları edüp Atina hâkimine ve kadıya
ve Freng
balyozlarına ve konsolozlara müjde olup her hâkime vâfir hedâyâlar getirüp şehr …
Andan on sekiz mîlde eyyâm-ı serdmend ile hamd-i Hudâ yine tekrâr menzil-i şehr-i Atina şehrinin Ejder limanına lenger-endâz olduğumuz sâ‘at İşpanya vilâyetinden iki pâre Ciniviz kalyonları gelüp top şâdımânları edüp Atina hâkimine ve kadıya ve Freng balyozlarına ve konsolozlara müjde olup her hâkime vâfir hedâyâlar getirüp şehr-i Atina ganîmet oldu. Hemân hakîr ertesi gün cümle ahbâb ile vedâ‘laşup,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VIII 257b ·
metinde göster ·
… bir yerde ve ayaklarında kara tomaklar geyerler. Cüvân yiğitleri beyâz baldırlı
ve Freng
pâbuçlu ve başlarında kırmızı fesli ve sîne-çâk ve bâzûları küşâde orta kuşaklı …
Der-eşkâl-i libâs-ı gâziyân: Cümle pîr ü cüvân ve sığâr [ü] kibârı Cezâyir esbâbı geyüp levendâne gezer. İhtiyârları fes üzre sarık ve gûnâ-gûn çukadâr peşliler geyüp bellerinde üç aded bıçaklar bir yerde ve ayaklarında kara tomaklar geyerler. Cüvân yiğitleri beyâz baldırlı ve Freng pâbuçlu ve başlarında kırmızı fesli ve sîne-çâk ve bâzûları küşâde orta kuşaklı gezerler. Ammâ zenânelerini görmedim, ne gûne libâs geyerler, zîrâ bunda avret merhûme oldukda kapudan çıkar. Gâyet ehl-i ırz gayret-keş-i nâmûs ve hamiyyet sâhibi merd-i Hudâ yiğitleri vardır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VIII 267b ·
metinde göster ·
… zîvere müstağrak olup dîbâ ve şîb ü zerbâf ve kâmhâ ve dârâyî Freng fisdânları
ve Freng
pâbuçları geyüp başları mücevher taşlı takyeli olup ba‘zı karıları gümüş ve alt …
Ve avretleri sâ’ir Manya avretleri gibi değildir. Gayri gûne libâsları ve fisdânları var. Cümle mücevher ve zer ü zîvere müstağrak olup dîbâ ve şîb ü zerbâf ve kâmhâ ve dârâyî Freng fisdânları ve Freng pâbuçları geyüp başları mücevher taşlı takyeli olup ba‘zı karıları gümüş ve altun taşdan takyeler geyerler.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VIII 335b ·
metinde göster ·
… iken olmuşlardır. Bunların dahi lisânları Urûmca çalup fasîh ü belîğ Rûm lisânı
ve Freng
zebânı tekellüm ederler. Lâkin hevâsı sakîldir. Cezîre yerdir, her bâr gâzîleri …
Ammâ bu Aya Mavra yol uğrağı yer olmamak ile halkının garîb ü gurebâları sâ’ir diyâr halkıyla hüsn-i ihtilâtları yokdur, ammâ gâyet bahâdır ve şecî‘ ve yarar dilâver erlerdir kim bunlar Frengistân'ın gözlerine diken olmuşlardır. Bunların dahi lisânları Urûmca çalup fasîh ü belîğ Rûm lisânı ve Freng zebânı tekellüm ederler. Lâkin hevâsı sakîldir. Cezîre yerdir, her bâr gâzîleri firkatelere süvâr olup Dib Frengistân'ı urup mâl-ı ganâ’imleriyle mansûr u muzaffer Aya Mavra'ya gelüp gazâ mâlların bahş-i kalenderî edüp tâ müflis mendebûr olunca ayş [u] ışret edüp yine sefere giderler. Kâr [u] kisbleri budur ammâ gâyet musallî yiğitleri vardır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VIII 343b ·
metinde göster ·
… müselmân mahalleleridir. Dördü Yahûdîlerdir. On adedi Rûm kefereleridir. Ermenî
ve Freng
aslâ yokdur ammâ Latin kefereleri çokdur.
Ve cümle on yedi aded mahallâtlardır, ammâ ancak üç adedi müselmân mahalleleridir. Dördü Yahûdîlerdir. On adedi Rûm kefereleridir. Ermenî ve Freng aslâ yokdur ammâ Latin kefereleri çokdur.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VIII 345b ·
metinde göster ·
… ır. Lâkin on mahallesi keferelerdir. Ve bir mahallesi Yahûdîlerdir, ammâ Ermenî
ve Freng
ve Çingane mahalleleri yokdur. Lâkin Latin kefereleri çokdur kim gelüp bâzergân …
Otuz aded mahallâtların meşhûr [u] ma‘mûrları bu mezkûr mahallâtlardır. Lâkin on mahallesi keferelerdir. Ve bir mahallesi Yahûdîlerdir, ammâ Ermenî ve Freng ve Çingane mahalleleri yokdur. Lâkin Latin kefereleri çokdur kim gelüp bâzergânlık edüp yine giderler.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VIII 358b ·
metinde göster ·
… e halkı gâyet garîb ve garîb-dost Arnavudlardır. Balık sayd edüp kifâflanırlar.
Ve Freng
ile bey‘ [u] şirâ ederler, zîrâ Elbasan'ın bir iskelesi dahi budur, ammâ sığ ve …
Ve halkı gâyet garîb ve garîb-dost Arnavudlardır. Balık sayd edüp kifâflanırlar. Ve Freng ile bey‘ [u] şirâ ederler, zîrâ Elbasan'ın bir iskelesi dahi budur, ammâ sığ ve kumsal deryâ olmak ile iri kalyonlar limanına gelemez, ammâ ufak gemilere latîf yatak yeri limandır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VIII 362b ·
metinde göster ·
… eldiğinden babası şehrin Mahmûd Paşa ile ma‘an feth ederler. Ve içinde olan Rûm
ve Freng
kâfirlerin cümle kırarlar.
Netîce-i merâm niçe yüz gûne mülûkdan mülûka ve melikeden melikelerin destlerine ba‘dehu Rûmeli diyârları tavâ’if-i mülûk şeklinde olup bu şehr-i azîm Sırf kralı Destpot nâm kral-ı dâllın Banya nâm bir oğlu ve Basanya bir veled-i pelîdi ellerinde bu şehir iştirâk-i sevîler üzre mutasarrıflar iken iki nefer karındaş-ı pelîd-i anîdler hüsn-i zindegâne edemeyüp birbirleriyle ceng-i azîm edüp âhır-ı kâr Basanya nâm şehzâde-i âzâde ceng [ü] cidâl ve harb [ü] kıtâlden halâs olup doğru Ebü'l-feth Sultân Mehemmed Hân-ı Gâzî'ye gelüp şehâdet parmağın kaldıru[p] Hudâ-yı Bî-zevâl'i birleyüp kelime-i tevhîd getirüp huzûr-ı pâdişâhîde Akşemseddîn hazretlerinin ta‘lîm [ü] telkîniyle şeref-i İslâm ile müşerref olup bizzât Ebü'l-feth Sultân Mehemmed şehr-i Üsküb'den Arnavu[d] İskenderiyyesi fethine azîmet etmişken atf-ı ınânın bu Elbasan üzre çevirüp kırk bin asker ile Koca Mahmûd Paşa talî‘a-i asâkir-i kerrâr olup Basanya nâm müslim olan Mehemmed Beğ'in delâletiyle bir gece şehri bu kadar el basılup Basanya Mehemmed Beğ karındaşı Banya nâm kralı câme-hâbında basup dipdiri dutup katl edüp Âl-i Osmân i‘ânetiyle İslâma geldiğinden babası şehrin Mahmûd Paşa ile ma‘an feth ederler. Ve içinde olan Rûm ve Freng kâfirlerin cümle kırarlar.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VIII 364b ·
metinde göster ·
… ahalle-i Rûm ve Arnavud ve Latin keferesi mahallâtları vardır. Ammâ aslâ Yahûdî
ve Freng
ve Ermenî ve Sırf ve Bulgar ve Voynuk kefereleri yokdur. Lâkin ticâret tarîkıyl …
Der-aded-i esmâ-i müzeyyenât-ı mahallât: Bu varoş-ı İrem cümle on sekiz aded mahalle-i müslimîndir. Ve cümle on aded mahalle-i Rûm ve Arnavud ve Latin keferesi mahallâtları vardır. Ammâ aslâ Yahûdî ve Freng ve Ermenî ve Sırf ve Bulgar ve Voynuk kefereleri yokdur. Lâkin ticâret tarîkıyla gelüp hânlarda meks edüp yine giderler. Yohsa "Tavattun edelim" deyü kalırlar ise o ân amân u zamân vermeyüp katl ederler, tâ kadîmden böyle göre gelmişlerdir. Evvelâ (---) mahallesi ve
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VIII 365a ·
metinde göster ·
hisârı Rodos'un Y 115a iç kal‘asıdır. Cümle kal‘anın şimâl cânibinde cümle ka …
Ve Freng hisârı Rodos'un Y 115a iç kal‘asıdır. Cümle kal‘anın şimâl cânibinde cümle kal‘a ve şehre havâle bir kaya üzre yüksek kal‘adır. Dâ’iren-mâdâr cirmi sekiz yüz adımdır ve yıldız tarafı elli kulaç handak-ı azîmdir, ammâ üç tarafı şehir içine vâki‘ olmak ile handakı yokdur. Ve Lonca ta‘bîr etdikleri dîvânhâne-i kadîmdir. Ol mahalle nâzır bir kat demir kapusu var.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y114b–Y115a ·
metinde göster ·
… lâ Akmihrâb mescidi ve Tekye kapusu mescidi ve Gâzî mescidi ve Bedasten mescidi
ve Freng
hisârı mescidi. Bu beş mesâcidler cümle Süleymân Hân'ındır. Cümle mürtezikası v …
Cemâ‘at-i kesîreye mâlik olan mesâcidler bunlardır: Evvelâ Akmihrâb mescidi ve Tekye kapusu mescidi ve Gâzî mescidi ve Bedasten mescidi ve Freng hisârı mescidi. Bu beş mesâcidler cümle Süleymân Hân'ındır. Cümle mürtezikası vazîfelerin Süleymân Hân mütevellîsinden alırlar. Ve bunlardan mâ‘adâ şeb [u] rûz cemâ‘at-i kesîre ile memlû limanın iskele kapusu önünde on beş kademe taş nerdübân ile çıkılır,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y120a ·
metinde göster ·
… kâ[r]gîr binâ ma‘mûr u müzeyyen evlerdir, gûyâ herbiri birer sarây-ı âlîlerdir.
Ve Freng
tarzı musanna‘ evlerdir. Ammâ evlerinde havlıları dardır. Ve kesîf sokakları va …
Ve aşağı varoşda cümle iki yüz hâne-i zîbâlardır. Ve müselmânlar içün bir mescidi var, mâ‘adâ kenîselerdir. Ve kat-ender-kat toprak örtülü kal‘a-misâl kâ[r]gîr binâ ma‘mûr u müzeyyen evlerdir, gûyâ herbiri birer sarây-ı âlîlerdir. Ve Freng tarzı musanna‘ evlerdir. Ammâ evlerinde havlıları dardır. Ve kesîf sokakları vardır, ancak iki âdem yanyana geçer, zîk sokaklardır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y122b ·
metinde göster ·
komazlar, ol sâ‘at katl ederler. Selef pâdişâhlarından hatt-ı şerîfleri vardır. …
Ve bu şehirde Yahûdî ve Ermeni ve Freng komazlar, ol sâ‘at katl ederler. Selef pâdişâhlarından hatt-ı şerîfleri vardır. Ammâ kadîm-i eyyâmdan berü Urum keferesi bir mahalledir. Cümle üç yüz harâcdır. Ammâ aslâ Urum lisânı bilmeyüp bâtıl Türk lisânı bilürler.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y139b ·
metinde göster ·
… ı ve Paşa hânı ve Behrâmiyye hânı ve İpek hânı ve Mutâf hânı ve Büyük Paşa hânı
ve Freng
hânı ve Elçi hânı ve Bakır hânı ve Kettân hânı ve Kazancılar hânı ve Çukur hân …
Ve cümle yetmiş hândır. Ammâ kırk yedisi (---)(---)(---)(---)(---)(---) kurşum örtülü hân-ı âlîlerdir. Ammâ cümleden ma‘mûr u metîn ve müstahkem binâ-yı kavî Gümrük hânı Q 77aP 77a ve Musulluoğlu hânı ve Çıkrıkçıoğlu hânı ve Hayre Beğ hânı ve Sâbûn hânı ve Bostâncı hânı ve Paşa hânı ve Behrâmiyye hânı ve İpek hânı ve Mutâf hânı ve Büyük Paşa hânı ve Freng hânı ve Elçi hânı ve Bakır hânı ve Kettân hânı ve Kazancılar hânı ve Çukur hân ve Karanlık kapuda üç hân vardır. Ve Mazı hânı ve ve Yoğurd hânı ve Peynir hânı ve Çuka hânı [ve] Vekâle hânı ve Kurd Beğ hânı ve Menkûsa'da Dâr-ı kurrâ hânı ve Sögüd hânı ve Üzüm hânı ve Hacı Mahmûd hânı ve Çufud hânı ve Mar‘aşlıoğlu hânı ve Bor hânı, şöhre-i şehir olmuş bu hânlardır. Ve yedi kârban sarâydır. Ve âyende vü revendeye hâne-i bî-minnet mihmângâhdır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y172b ·
metinde göster ·
… a‘yânına ihsânlar edüp cemî‘i tekâlîf-i şâkkadan mu‘âf u müsellem etdi. Ve Rûm
ve Freng
ruhbânlarının elinde olan Hazret-i Ömer'in hatt-ı şerîflerini yüzüne ve gözleri …
"Elhamdülillâh, kıble-i evvel sâhibi oldum" deyü secde-i şükür edüp cümle a‘yânına ihsânlar edüp cemî‘i tekâlîf-i şâkkadan mu‘âf u müsellem etdi. Ve Rûm ve Freng ruhbânlarının elinde olan Hazret-i Ömer'in hatt-ı şerîflerini yüzüne ve gözlerine sürüp mazmûnunca cemî‘i ruhbân cizye vermeyüp yine ke'l-evvel Kumâme'leri kendülere âyîngâh ola deyü hatt-ı şerîf verüp hükûmetin (---) Paşaya ve mevleviyyetin Mevlânâ Ahfeşzâde'ye beş yüz akçe mevleviyyet ile sadaka olunup eyâlet tahrîr olundu.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y208b ·
metinde göster ·
… ba‘asındaki hücreleri seyr [ü] temâşâ edüp her bir hücrede sâkinân ruhbân-ı Rûm
ve Freng
istikbâl edüp ta‘zîm etdiler. Ammâ bunlar perhîzkâr Y 227b değillerdir. Ammâ …
Bu makâmların temâşâsından sonra taşra çıkup Deyr-i Lahm'in cânib-i erba‘asındaki hücreleri seyr [ü] temâşâ edüp her bir hücrede sâkinân ruhbân-ı Rûm ve Freng istikbâl edüp ta‘zîm etdiler. Ammâ bunlar perhîzkâr Y 227b değillerdir. Ammâ bunlarda mûğpîçe pençe-i âfitâb şems-i tâbân mahbûb gulâmlar var kim görenin aklı perîşân olur. Bunları dahi seyr-i cemâl edüp bu deyrden taşra iki yüz adım ba‘îd bir zeytûnluk hıyâbânı içinde,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y227a–Y227b ·
metinde göster ·
… ⟧ hakîre bir tütün telatin derisi verdiler kim müşk-i amber-i hâm gibi kokardı.
Ve Freng
bıtrîkı bir sâ‘at bağışlıyup bir papinta kâğızları verdiler kim,
Ammâ kefere elinde kalmışdır. Ammâ İslâm elinde olsa berbâd olurdu. Ammâ kefere amâr edüp Mısır paşasına ve yedi bölük a‘yânına ve Süveys ağasına ve Urbân şeyhlerine hedâyâlar verüp hüsn-i ülfet edüp vakıflarına sa‘y ederler. Hattâ Y 381a hakîre bir tütün telatin derisi verdiler kim müşk-i amber-i hâm gibi kokardı. Ve Freng bıtrîkı bir sâ‘at bağışlıyup bir papinta kâğızları verdiler kim,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y380b–Y381a ·
metinde göster ·
… ---) (---)(---)(---)(---)(---) ne kadar kefere ve Yahûdî ve Kıptî ve Ermenî
ve Freng
hâsıl-ı kelâm cümle harâcı cevâlî emîni başka hâkimdir, yüz [[(---)(---)(---) …
Ve kısm-ı hâmisi, Hazret-i Risâlet-penâh şerî‘ati üzre Mısır'da (---)(---)(---)(---)(---)(---) ne kadar kefere ve Yahûdî ve Kıptî ve Ermenî ve Freng hâsıl-ı kelâm cümle harâcı cevâlî emîni başka hâkimdir, yüz [[(---) (---) (---)]] dîvân-ı pâdişâhîde defterdâra teslîm edüp Mekke ve Medîne'ye surre bağlanup her sene emîr-i hac [[(---) (---) (---)]].
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y58a ·
metinde göster ·
Ve dâ’iren mâ-dâr on iki kulledir. Şark kullesi ve Garb kullesi
ve Freng
kullesi ve Ağa kullesi ve Kapu kullesi ve Yassı kulle ve Salâhaddîn kullesi ve …
Ve dâ’iren mâ-dâr on iki kulledir. Şark kullesi ve Garb kullesi ve Freng kullesi ve Ağa kullesi ve Kapu kullesi ve Yassı kulle ve Salâhaddîn kullesi ve Mi‘mâr kullesi. Bu mezkûr kulleler gâyet musanna‘ şîrîn ve müzeyyen üçer tabaka kullelerdir. Herbirine biner âdem sığar burclardır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y77b ·
metinde göster ·
… ahalle gelüp meks etdükde cânib-i erba‘amızı iki kerre yüz bin Uskok ve Dodoşka
ve Freng
ve Hırvad kâfiri ihâta edüp yedi sâ‘at ceng-i azîmden sonra asker-i âl-i Osmân' …
Sergüzeştî: Cümleden bir nef‘i dahi sene 1056 târîhinde Venedik kal‘alarından Bosna serhaddine müşâ Şebenik kal‘asın Tekeli Mustafâ Paşa ile muhâsara edüp kırk gün kırk gece kal‘a-kûp toplar ile kal‘ayı döğüp fethi müyesser olmayup bî-feth avdet edüp Danilova nâm mahalle gelüp meks etdükde cânib-i erba‘amızı iki kerre yüz bin Uskok ve Dodoşka ve Freng ve Hırvad kâfiri ihâta edüp yedi sâ‘at ceng-i azîmden sonra asker-i âl-i Osmân'a inhizâm vâki‘ olup küffâr bir tarafdan ümmet-i Muhammed'i kırmağa başlayup hakîr ol asırda yeniçeri odasıyla gidüp vekîlharc idim, yedi kölemi ve üç yüz seksen yoldaşlarımı cümle gözüm önünde dendân-ı tîğden kâfir geçirdiklerin görüp cümle emvâl erzâkı bırağup bir cânibe bir küheylân atım var idi, Vezîr-i a‘zam Kara Mustafâ Paşa ihsân etmişdi, bir tarafa at bırakdım. Ol sahrâ-yı bî-pâyânı küffâr bu hakîre seyrân devrân etdirdiler, âhir pâyime eremeyüp nâm [u] nişânım göremediler, hıfz eden Allâh göstermedi.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y123b ·
metinde göster ·
… alup bu kadar rüsvây oldu. Ve ol sene 454 494 (---) târîhinde Mısır'a dahi Rûm
ve Freng
mâlik olup on sene kâmil Mısır'a tâ‘ûn isâbet edüp Fustât şehri ol hâdiseyi gör …
Ammâ beri tarafda der-akab Kostantıniyye'den Mısır'a gemilerle zahîre gelirken bi-emr-i Hudâ Mısır'da el-Mustansır Billâh merhûm olup zahîre gerü Rûm'a gidüp Mısır dibelik kaht [u] galâdan harâb u yebâb olup yine Ertuğrul'a doğru âdemler gönderüp Ertuğrul dahi tekürden Mısır içün zahîre isteyüp varan elçisi Ayasofya deyrinde cemâ‘atle bir cum‘a namâzın Q 210a kılmağı ricâ eder. Elçi üç yüz âdemiyle Kostantîn'e buluşup ricâsı makbûle geçüp Ayasofya kilisesinde bir cum‘a namâzı kılup hutbeyi âl-i Fâtımiyyûndan Kâ’im (---) Bi-emrillâh ismine tilâvet etdi. Ammâ Mısır'a zahîre gelmezden mukaddem [304] Kâ’im Bi-emrillâh açlıkdan asâkir-i Mısır ile Kudüs'de nasârânın Kumâme'sin açup yüz Mısır hazînesi mâl-ı firâvân aldıkların Kayâsıra kral istimâ‘ edüp bin pâre gemiyle Silifke'den tâ Şâm-ı Tarabulus ve Berût ve Sayda ve Akka'ya ve Remle'ye varınca ve ol etrâfda ol olan İslâm kal‘alarına Y 140b cümle kefere istîlâ edüp Kudüs Kumâme'sinden alınan mâlların beşi kadar hazîne-i firâvân alup bu kadar rüsvây oldu. Ve ol sene 454 494 (---) târîhinde Mısır'a dahi Rûm ve Freng mâlik olup on sene kâmil Mısır'a tâ‘ûn isâbet edüp Fustât şehri ol hâdiseyi görüp ba‘dehu mde (---)(---) bir dahi küffâr istîlâ etmesün deyü Nîl'den bir sâ‘at ba‘îd cebel-i Mukattam dâmenine sene 357 târîhinde Mu‘îzz Lidînillâh vezîri Cevher Kâyid Mağrib'den gelüp ibtidâ Mısır-ı cedîdi ol binâ etdi.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y140a–Y140b ·
metinde göster ·
ve Yahûdî ve Kızılbaş sûretleri birbiriyle ceng-i azîm ederler. Ve eşkâl-i at v …
Ve fişengden eşkâl-i papaslar ve Freng ve Yahûdî ve Kızılbaş sûretleri birbiriyle ceng-i azîm ederler. Ve eşkâl-i at ve hımâr ve hınzîr ve perî ve dîvler ve sahîh hımârlara ve kelblere fişengi zeyn edüp âteş ederler, temâşâya gelen halk içre bu hayvânlar rehâ içün girüp cümle halkı birbirine katup mudhikâne bir temâşâdır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y154b ·
metinde göster ·
bâğçesi ve Bulak yolunda Ramazân Beğ bâğçesi ve sâhib-i ayâr Mehemmed Çelebi bâ …
Ve mesîregâh-ı Topatan bâğçesi ve Acem bâğçesi ve Freng bâğçesi ve Bulak yolunda Ramazân Beğ bâğçesi ve sâhib-i ayâr Mehemmed Çelebi bâğçesi ve Hasan Beğ bâğçesi.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y226a ·
metinde göster ·
… zebzebînde kalmış kabakdır, gâyet çok olur. Ve sürâhî dolma kabağı ve su kabağı
ve Freng
kabağı ve Elvâh kabağı, bunlar gâyet çokdur. Ve,
Acûru'l-ahzar: Bu dahi abdüllâvî gibidir, lâkin yeşildir ve alacası dahi yeşildir. Ve eşkâlde hemân abdüllâvî gibi eğri büğrüdür. Ve içinde çekirdeği vardır. Ve tabî‘atı sovukdur ve ta‘mı bir ni‘mete müşâbeheti yokdur. Ve Rûm'da Mısır kabağı derler, Mısır'da Rûm kabağı derler, bir müdevver kabakdır kim fakîr müzebzebînde kalmış kabakdır, gâyet çok olur. Ve sürâhî dolma kabağı ve su kabağı ve Freng kabağı ve Elvâh kabağı, bunlar gâyet çokdur. Ve,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y238b ·
metinde göster ·
… alle Yahûdîdir, anlar dahi Y 333b bin altmış hâne-i menhûslardır. Ammâ Ermeni
ve Freng
ve Çingâne mahalleleri yokdur, ammâ ticâret tarîkiyle gelüp giderler. Ve bir ma …
Cümle tokuz bin tokuz yüz müselmân hânesidir ve kırk mahalle ve cümle iki yüz mihrâbdır. Ve cümle yedi mahalle kefere ve üç mahalle Yahûdîdir, anlar dahi Y 333b bin altmış hâne-i menhûslardır. Ammâ Ermeni ve Freng ve Çingâne mahalleleri yokdur, ammâ ticâret tarîkiyle gelüp giderler. Ve bir mahalle Benî İsrâ‘îlî Kıbtîsi vardır, a‘yân-ı Mısır'ın mu‘temedün-aleyh küttâbları bunlardır. Vel-hâsıl cebr-i noksân bender-i Reşîd'in sagîr ü kebîr hâneleri cümle on iki bin hâne tahrîr olunmuşdur, zîrâ gâyet sıkdır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y333a–Y333b ·
metinde göster ·
… yedi kefere mahallesi ve bir mahalle Kıbtî ve bir mahalle Yahûdî vardır. Ermeni
ve Freng
gelir gider. Frengin balyozları yokdur. Ve yedi kenîse ve kırk meyhâne ve altı …
Ve yedi kefere mahallesi ve bir mahalle Kıbtî ve bir mahalle Yahûdî vardır. Ermeni ve Freng gelir gider. Frengin balyozları yokdur. Ve yedi kenîse ve kırk meyhâne ve altı bozahâne vardır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y347b ·
metinde göster ·
Ammâ bizimle giden âdemler şiddet-i hârda üşüp eyle nûş etdiler, havzı boş etdiler. Hakîr dahi şifâ niyyetine bir fincân nûş etdim, hakkâ ki mâ-i zülâldir. Ekseriyyâ Nîl'in cenûb tarafından yâhûd Habeş diyârının Zeyla‘ şehri benderinden Portakal küffârları hedâyâ vererek bu âb-ı nâbdan kalay ve kurşumlu cerre makûlesi niçe bin kumkumaları doldurup Hindistân'a ve Frengistân'a götürürler kim cüzâm zahmetine ve Freng zahmetine mübtelâ olanlara içirüp dürr-i beyza dönerlermiş, gâyet nâfi‘dir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y406a ·
metinde göster ·
Ve böyle sevâd-ı mu‘azzam diyârda Yahûdî ve Nasrânî ve Kıbtî ve Rûm ve Ermenî
ve Freng
ve Kızılbaş ve Hind ü Sind ve kavm-i Ervâm yokdur. Ammâ Banyân kavmi vardır, ât …
Ve böyle sevâd-ı mu‘azzam diyârda Yahûdî ve Nasrânî ve Kıbtî ve Rûm ve Ermenî ve Freng ve Kızılbaş ve Hind ü Sind ve kavm-i Ervâm yokdur. Ammâ Banyân kavmi vardır, âteş-perestlerdir, Habeş'den ticâret ile gelüp giderler.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y414a ·
metinde göster ·
… evlet tarafından Kahvecibaşı ve Salâhor Siyâvuş Ağa ve Sarı İmrahor İbrâhîm Ağa
ve Freng
Beğ ve Gazzâzoğlu Ahmed Ağa ve gümrük emîni Hüseyin Ağa ve Bozoklu Ahmed Ağa ve …
Andan der-i devlet tarafından Kahvecibaşı ve Salâhor Siyâvuş Ağa ve Sarı İmrahor İbrâhîm Ağa ve Freng Beğ ve Gazzâzoğlu Ahmed Ağa ve gümrük emîni Hüseyin Ağa ve Bozoklu Ahmed Ağa ve'l-hâsıl bir yılda yetmiş yedi mükellef ağalar gelüp bunlara bin kırk altı kîse ihsânlar olundu.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y450b ·
metinde göster ·