kelime-i şehâdeti getirüp {Hanîfe Halîfe} eydür: "İlâhî! Bu husûsda Melek Ahmed …
Hâzâ zulm-i sarîh: Abdullah Paşa "Fermân-ı şerîf mûcebince cümle bunları katl ederim" deyince hemân cümle guzât-ı Müslimîn bir uğurdan paşa üzre hücûm edüp "Bir alay mâldan ve rızıkdan ve ırzdan ayrılmış garîbü'd-diyâr, bî-dâr mahlûk-ı Hudâ'yı kırdırmazız. Der-i devlete götürürüz. Ümmîddir kim her biri birer takrîb ile halâs ola" deyü serdâra ricâ etdiler. Âhir-i kâr serdâr niçe a‘yânın ricâların kabûl edüp ba‘zı âdemleri bostânlar içre pinhân etdiler. Niçesin bu Bostâncıbaşı Cisri altında sazlık ve kamışlık içine saklatdılar. Niçesin tebdîl-i kıyâfet edüp halâs eylediler. Niçesin sipâh esbâbıyla at üzre bindirüp Üsküdar'a getirüp halâs etdiler ve altı aded âdemi serdârdan birer takrîb ile 101b bu abd-i hakîr Evliyâ-yı pür-taksîr ricâ edüp altısın dahi âzâd etdim. Ammâ Daşnık Mirza Beğ ve Hanîfe Halîfe içün ricâ geçmeyûp cisir kenarında kırk altı âdemleriyle ale't-tertîb dizüp Daşnık Mirza [ve] Halîfe kelime-i şehâdeti getirüp {Hanîfe Halîfe} eydür: "İlâhî! Bu husûsda Melek Ahmed Paşa mecbûr u mağlûb u bî-günâhdır. Ammâ ey Pâdişâh-ı Kahhâr beni Kahr ismine mazhar etmişsin. Takdîrinde ezelü'l-âzâlde alnıma kilk-i kazânı böyle tahrîr etmişsin. Umarım sen pâdişâh-ı Kahhâr'dan kim benim katlime sebeb olanları ân karîbu'z-zamân benim gibi katl edesin" deyü Bismillah deyüp kelime-i şehâdetle kıbleye müteveccih olup "Al imdi emânetin efendim" dedikde Aşçı Alî nâm bir şakî dal-uryân kılıç olup el kaldırım derken hemân Hanîfe Halîfe ayak üzre kalkup Aşçı Alî'ye bir depme niçe urdu ise asla tahallüf etmeyüp Aşçı Alî'nin cânı çıkdı. Derhâl serdârımızın silâhdârı bir esfehü's-süfehâ at üzre dururken Hanîfî Halîfe'ye bir tîğ ile darb etdi kim eli bağlı âdem zemine yüzü üzre düşüp cemî‘i asker azharun mine'ş-şems gördüler kim yüzi üzre düşmüşken kendi kendiye kıbleye müteveccih olup arkası üzre yatdı. Cümle asker el-azametullah deyüp niçe zî-akl âdem kaçan kaçanın oldu. Andan Daşnık Mirza'yı kesdiler. Aslâ fakîr dünya kelâmın söylemeyüp kırk altı pelîdi dahi birer birer şehâdet kelimesi etdirerek kelleleri kesilüp cesedleri cisr başına defn olunup cümle kelleler ile Üsküdar'a, andan İslâmbol'a Bâğçe kapusundan alay-ı azîm ile cümle 814 aded kelleler ârâyiş-i nîze olup dîvân-ı âlîde sa‘âdetlü Sultân Muhammed Hân Gâzî'nin huzûrundan güzer edüp "Hemişe devlet hâ’inlerinin kelleleri rikâb-ı hümâyûnumda bu gûne galtân ola" deyü cümle kelleleri yire urup andan Bâb-ı hümâyûn önünde bırağup cümle kelleler top-ı çevgân gibi âyende vü revendenin pâylerinde pâymâl-i rimâl olurdu. Hikmet-i Hudâ ol gice Bâb-ı hümâyûn önünde Hanîfi Halîfe ve Daşnık İmirza'nın ser-i sa‘âdetleri üzre üç kerre nûr nâzil olduğun sulehâ-yı ümmetden niçe kimesneler gördüğü müsbetdir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS III 101a–101b ·
metinde göster ·
dır. Memâlik-i Horâsân. Cümle beş neferdir. İbtidâ Halîfe Talha
ve Halîfe
Abdullâh ve Halîfe Alî ve Halîfe Muhammed. Müddet-i saltanatları 98 sene olup M …
dır. Memâlik-i Horâsân. Cümle beş neferdir. İbtidâ Halîfe Talha ve Halîfe Abdullâh ve Halîfe Alî ve Halîfe Muhammed. Müddet-i saltanatları 98 sene olup Mısır'a mâlik olmadılar. Andan,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y19a ·
metinde göster ·
… . Memâlik-i Horâsân. Cümle beş neferdir. İbtidâ Halîfe Talha ve Halîfe Abdullâh
ve Halîfe
Alî ve Halîfe Muhammed. Müddet-i saltanatları 98 sene olup Mısır'a mâlik olmadı …
dır. Memâlik-i Horâsân. Cümle beş neferdir. İbtidâ Halîfe Talha ve Halîfe Abdullâh ve Halîfe Alî ve Halîfe Muhammed. Müddet-i saltanatları 98 sene olup Mısır'a mâlik olmadılar. Andan,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y19a ·
metinde göster ·
… râsân. Cümle beş neferdir. İbtidâ Halîfe Talha ve Halîfe Abdullâh ve Halîfe Alî
ve Halîfe
Muhammed. Müddet-i saltanatları 98 sene olup Mısır'a mâlik olmadılar. Andan,
dır. Memâlik-i Horâsân. Cümle beş neferdir. İbtidâ Halîfe Talha ve Halîfe Abdullâh ve Halîfe Alî ve Halîfe Muhammed. Müddet-i saltanatları 98 sene olup Mısır'a mâlik olmadılar. Andan,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y19a ·
metinde göster ·
… lmelik ve Sâmân Mansûr ve Sâmân Nûh ve Sâmân Mansûr ve Sâmân Abdülmelik Sultân.
Ve halîfe
yerine bunlara Sâmân derler. Cem‘ olsa Sâmâniyân derler. Mâverâ‘ü'n-nehir ve Ho …
Cümle tokuz neferdir. Evvelâ Sâmân İsmâ‘îl ve Sâmân Ahmed ve Sâmân Nasr ve Sâmân Nûh ve Sâmân Abdülmelik ve Sâmân Mansûr ve Sâmân Nûh ve Sâmân Mansûr ve Sâmân Abdülmelik Sultân. Ve halîfe yerine bunlara Sâmân derler. Cem‘ olsa Sâmâniyân derler. Mâverâ‘ü'n-nehir ve Horâsân ve Çîn'e hükm etmişlerdir. Müddet-i saltanatları (---). Andan,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y19b ·
metinde göster ·