… evât ve el-Asîr ve Benî Selîm ve es-Sevîk ve Gatafân ve Bahrân ve Beni Kaynukâ‘
ve Hamrü'l-eşedd
ve en-Nasîr ve Zâtü'r-Rikâ‘ ve Bedrü'l-ahîr ve Havkatü'l-cedel ve Benî Lihyân v …
Meselâ gazâ-yı Vüddân ve Ebevâh ve Nevât ve el-Asîr ve Benî Selîm ve es-Sevîk ve Gatafân ve Bahrân ve Beni Kaynukâ‘ ve Hamrü'l-eşedd ve en-Nasîr ve Zâtü'r-Rikâ‘ ve Bedrü'l-ahîr ve Havkatü'l-cedel ve Benî Lihyân ve Zîkard ve el-Hudeybe ve gazâ-yı Tebûk ve gazâ-yı el-Kazâ sefer olup bâ-sulh gazâlar bunlardır, ammâ sefer-i seriyye oldur kim Mücâhid [ü] Ensârdan biri serdâr-ı zafer-şi‘âr olup otuz tokuz kerre ve dahi ziyâde sefer olmuşdur derler. Siğer kitâblarında mastûrdur.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 19b ·
metinde göster ·
Ba‘dehu Ebü'l-feth ol deyri münhedim edüp zemînine Eski Sarây'ı sene semâne
ve hamsîn
[ve] semâne mi’ede [858] şürû‘ edüp sene isnâ ve sittîn ve semâne mi’ede [862] …
Ba‘dehu Ebü'l-feth ol deyri münhedim edüp zemînine Eski Sarây'ı sene semâne ve hamsîn [ve] semâne mi’ede [858] şürû‘ edüp sene isnâ ve sittîn ve semâne mi’ede [862] itmâm bulup burc [u] bârûsuz ve dendân-ı bedensiz ve etrâf[ı] handaksız bir sûrdur. Ammâ gâyet metânet üzre binâ olunup cümle dîvâr üzre rusâs-ı nîlgûn ile mestûrdur. Ol asırda dâ’iren-mâdâr cirmi on iki bin arşın idi. Ve şekl-i murabba‘ kârgîr-binâdır. Bir rüknü Sultân Bâyezîd Kazancıları köşesinden tâ Miskî Sâbûnî Bâbı'na müntehî idi.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 32b ·
metinde göster ·
… ahterindendir. Otuz üç sene Bosna hâkimi olup Sarây şehri içre bir câmi‘ ve hân
ve hammâm
ve imâret ve medrese ve mekteb-i sıbyân binâ edüp niçe bin fütûhât etmişdir.
Husrev Beğ: Sultân Bâyezîd'in duhter-i pâkîze-ahterindendir. Otuz üç sene Bosna hâkimi olup Sarây şehri içre bir câmi‘ ve hân ve hammâm ve imâret ve medrese ve mekteb-i sıbyân binâ edüp niçe bin fütûhât etmişdir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 48b ·
metinde göster ·
… Osmân'da görülmek değil belki eyle bir gemi binâ olunmamışdır. İçinde değirmeni
ve hammâmı
ve kıçında bâğçesi var idi}.
Andan {Kapudan Halîl Paşa: (---) el-asl idi. Akdeniz'de Kara Cehennem nâm bir kâfir gemisine râst gelüp üç gün cengden sonra Kalavra kıyılarında feth etmişdir kim devlet-i Âl-i Osmân'da görülmek değil belki eyle bir gemi binâ olunmamışdır. İçinde değirmeni ve hammâmı ve kıçında bâğçesi var idi}.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 73a ·
metinde göster ·
… e'nin Mısır hapsinden ıtlâkı fermân olundu. Ve Nogayoğlu'na Haleb ihsân olundu.
Ve Hamâlı
Arnavud Mehemmed Paşa'ya Tarabulus in‘âm olundu. Ve Basra Efrâsiyâboğlu Hüseyin …
Ol gün Mehemmed Hân silihdârlıkdan Murtazâ Paşa'ya ibtidâ vezâret ile Şâm ihsân olundu ve Diyârbekir'den Melek Ahmed Paşa'ya Bağdâd ihsân olundu. Ve Zileli Çavuşzâde Mehemmed Paşa'ya Kudüs-i şerîf ve Emîr Paşa'ya Mısır ihsân olunup Haydar Ağazâde'nin Mısır hapsinden ıtlâkı fermân olundu. Ve Nogayoğlu'na Haleb ihsân olundu. Ve Hamâlı Arnavud Mehemmed Paşa'ya Tarabulus in‘âm olundu. Ve Basra Efrâsiyâboğlu Hüseyin Paşa'ya ibkâ olundu. (---)82a Ve,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 81b–82a ·
metinde göster ·
… a‘bedhâne-i kadîmdir. Bir tabaka bir minâresi ve haremi ve medresesi ve imâreti
ve hammâmı
vardır. (---) târîhi (---)
İslâmbol içre on birinci câmi‘-i selâtîn budur. Ebü'l-feth Sultân Mehemmed binâ etmişdir. Ol kadar büyük câmi‘ değildir ammâ rûhâniyyet var bir müstecâbü'd-da‘ve câmi‘-i azîm ve ma‘bedhâne-i kadîmdir. Bir tabaka bir minâresi ve haremi ve medresesi ve imâreti ve hammâmı vardır. (---) târîhi (---)
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 88a ·
metinde göster ·
… îr-i kemânın arşa asmışdır. Yetmiş altı aded mücelled te’lîfâtları ve D[îv]ân'ı
ve Hamse'si
vardır. Sene (---) târîhinde merhûm olup Vefâ Sultân kurbünde medfûndur.
Necâtî Beğ: Ol asırda sultân-ı şu‘arâ ve fusahâ [vü] büleğâ mîr-i bî-nazîr idi. Şehr-i Edirne'de Sâ’ilî nâm şâ‘irin Kurret-i ayn-ı lî ve lek mâ-sadakı üzre abd-i memlûkü ve oğulluğu idi. İsmi Îsâ'dır. Tîr-i kemân vasfında bir penc beyti vardır kim hakkâ tîr-i kemânın arşa asmışdır. Yetmiş altı aded mücelled te’lîfâtları ve D[îv]ân'ı ve Hamse'si vardır. Sene (---) târîhinde merhûm olup Vefâ Sultân kurbünde medfûndur.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 100b ·
metinde göster ·
Furkân-ı azîm, meclis-i hirmen-i va‘zı kân-ı cevâhir ve her mesâ’ili müşkil-küş …
Azîz-i merkûm hâfız-ı Kelâm-ı kadîm ve hamele-i Furkân-ı azîm, meclis-i hirmen-i va‘zı kân-ı cevâhir ve her mesâ’ili müşkil-küşâlığa kâdir bir deryâ-yı amîk ve bir ummân-ı bahr-i tahkîk idi. Kuddise sırruhu.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 113a ·
metinde göster ·
… ) binâsıdır kim gûyâ bir kal‘adır. Müte‘addid kâ‘alar ve maksûreler ve hücreler
ve hammâmlar
ile ârâste olmuş bir gül [ü] gülistân bostânlı bâğçedir. Bunda bir havz-ı azîm …
Ebü'l-feth asrında Rûmeli cânibine sefer oldukda tâ’ife-i topcıyân bu mahalde haymeleri ile meks etdikleriyçün Topcular derler. Bir mürtefi‘ ferah-fezâ yerde bâğ u bâğçeli bin mikdârı sarây-ı âlîler ve gayrı hânelerdir. Nişâncı Paşa câmi‘i ve yedi aded hânları ve yedi mesâcidleri ve bir tekyesi ve bir müfîd [ü] muhtasar küçük hammâmı Kara Çavuş yeniçeri ağası binâsıdır. Ve yüz aded esvâk-ı muhtasarı vardır, ammâ yine cümle eşyâ mevcûddur. Hevâsının letâfetinden mâ‘adâ âbı dahi Kırkçeşme suyudur kim âb-ı hayâtdan nişân verir. Ammâ cümle sarâylardan Melek Ahmed Paşa sarâyı gûyâ bir hadîka-i kerrûbiyândır. Kadîm-i eyyâmda (---)(---) binâsıdır kim gûyâ bir kal‘adır. Müte‘addid kâ‘alar ve maksûreler ve hücreler ve hammâmlar ile ârâste olmuş bir gül [ü] gülistân bostânlı bâğçedir. Bunda bir havz-ı azîm vardır kim aşren-fe-aşr bir havz-ı latîfdir. Başka subaşısı ve Eyyûb nâ’ibi hükmündedir. Ve Gürcî Paşa sarâyı ve Defterdâr Nişâncı Paşa sarâyı çeşmesi târîhidir:
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 117b ·
metinde göster ·
… mübâşeret ederler. Hâlâ üzerindeki kubbe-i pür-envâr ve câmi‘ ve medrese ve hân
ve hammâm
ve imâret-i it‘âm ve çârsû-yı bâzâr cümle Ebü'l-feth Gâzî'nin binâsıdır.
Cümle asâkir-i İslâm ayne'l-yakîn hâsıl edüp hafr olan türâbını tevhîd [ü] tezkîr ile yine doldurup cümle ibâdullâh-ı müslimîn ziyâret edüp türbe-i pür-envârının esâsına mübâşeret ederler. Hâlâ üzerindeki kubbe-i pür-envâr ve câmi‘ ve medrese ve hân ve hammâm ve imâret-i it‘âm ve çârsû-yı bâzâr cümle Ebü'l-feth Gâzî'nin binâsıdır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 120b ·
metinde göster ·
… se ve kurrâ yokdur. Cümle Yahûdî ve Rûm ve Ermenî kefereleri müstevlî olmuşdur.
Ve hammâmı
(---) ve iskele başında iki yüz mikdârı dükkânlardır. Çoğu meyhâne ve bozahânel …
Bunlardan mâ‘adâ hân ve imâret ve medrese ve kurrâ yokdur. Cümle Yahûdî ve Rûm ve Ermenî kefereleri müstevlî olmuşdur. Ve hammâmı (---) ve iskele başında iki yüz mikdârı dükkânlardır. Çoğu meyhâne ve bozahânelerdir. Zîrâ latîf limanlı kenâr-ı bahr olmağile cümle gemiler anda kışlaya bağlanup gemicileri meyhâne erbâblarıdır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 123b ·
metinde göster ·
… e bunda hisse edüp nazargâh-ı kadîmi olmak ile fermânıyla ma‘mûr edüp niçe kâ‘a
ve hammâm
ve kasr ve müte‘addid hücre ve soffalar ile aşren ve fe-aşr havz u şâzrevânlar …
Tershâne bâğçesi: Kadîm-i evvelde kefere asrında dahi kırallara mahsûs bâğ imiş. Ammâ ba‘de'l-feth, Ebü'l-feth ibtidâ bunda hayme-i Muhammedîsi ile meks edüp ve gazâ mâlın guzât-ı müslimîne bunda hisse edüp nazargâh-ı kadîmi olmak ile fermânıyla ma‘mûr edüp niçe kâ‘a ve hammâm ve kasr ve müte‘addid hücre ve soffalar ile aşren ve fe-aşr havz u şâzrevânlar ile ma‘mûr [u] âbâdân edüp sadranc nakşı {dikilmiş} on iki bin serv dırahtı râyihasından âdemin demâğı mu‘attar olup niçe bin eşcâr-ı gûnâ-gûn müsmirât ve gayrı çınâr ve bîd-i sernigûn ve çimşîr ve sanavber ile bu bâğı müzeyyen edüp gûyâ ravza-i Rıdvân olmuş bir iremezâtdır. Hudâ'ya ma‘lûm bu hıyâbânda serviler var kim evc-i âsumâna ser çekmiş niçe bin servdir âdem vâlih [ü] hayrân olur.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 124b ·
metinde göster ·
… e burma top ve Fransa topları ve kırk karış küpeli topu ve Alî Balı ve Ese Balı
ve Hamza
Balı ve Çuldutmaz ve Kundak dutmaz ve Dîv Balı ve Seki Balı ve Kara Balı ve Ajd …
Ve Süleymân Hân topları ve Ebü'l-feth topları ve Bâyezîd Hân topları ve üç ağızlı top ve şeşhâne top ve burma top ve Fransa topları ve kırk karış küpeli topu ve Alî Balı ve Ese Balı ve Hamza Balı ve Çuldutmaz ve Kundak dutmaz ve Dîv Balı ve Seki Balı ve Kara Balı ve Ajder Balı ve Kırkmîl Balı ve Şakî Balı ve Palamarkıran ve Deli top nâmân ibret-nümâ toplar var kim her biri birer kal‘a değer toplardır kim rûz-ı ıydeynde ve sürûr [u] şâdumân günlerinde ve pâdişâh ubûr etdükde {rû-yı deryâya sekdirme gülleler atılup her biri karakuş gibi seker. Her bir top bu minvâl üzre kırkar ellişer kerre atıldıkda} ejder-i heft-ser-misâl gıjgırdıklarında âdemin zehresi çâk olup {zemîn [u] âsumân dir dir ditreyüp cemî‘i düşmen ru‘b u haşyet çekerler.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 132a ·
metinde göster ·
… çeli ma‘mûr u müzeyyen kasabadır. (---) câmi‘i (---) binâsıdır ve (---) mescidi
ve hammâmı
ve mekteb-i sıbyânı ve esvâk-ı muhtasarı vardır. Çârsû-yı bâzârı içre dıraht-ı …
Bir liman-ı azîmin sâhilinde sekiz yüz hâneli ve bâğ u bâğçeli ma‘mûr u müzeyyen kasabadır. (---) câmi‘i (---) binâsıdır ve (---) mescidi ve hammâmı ve mekteb-i sıbyânı ve esvâk-ı muhtasarı vardır. Çârsû-yı bâzârı içre dıraht-ı müntehâlar ile müzeyyendir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 139a ·
metinde göster ·
… avgâhlı ve bâğlı ve bâğçeli kurâlar var kim her biri birer kasaba-misâl câmi‘li
ve hammâmlı
ve esvâk-ı muhtasarlı belîdelerin her biri birer atlı yatağı mesîregâhlardır. A …
Ve'l-hâsıl bu İslâmbol'un cânib-i garbîsinde yetmiş pâre ma‘mûr [u] âbâdân ormanlı ve avgâhlı ve bâğlı ve bâğçeli kurâlar var kim her biri birer kasaba-misâl câmi‘li ve hammâmlı ve esvâk-ı muhtasarlı belîdelerin her biri birer atlı yatağı mesîregâhlardır. Ammâ
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 146b ·
metinde göster ·
… etdüğin pîrlere hakâret nazarıyla nazar etme ve ulular önünde gitme ve sâbır ol
ve hamûl
ol ve komadığın yere el uzatma ve emânete hıyânet etme ve fakru fahrî ile kanâ‘ …
Nasîhatnâme-i Pîr: "Ey oğul evvelâ harâma bakma ve yalan söyleme ve harâm yeme ve geyme ve içme ve nân u nemeke ihânet etme ve hukûkun kesb etdüğin pîrlere hakâret nazarıyla nazar etme ve ulular önünde gitme ve sâbır ol ve hamûl ol ve komadığın yere el uzatma ve emânete hıyânet etme ve fakru fahrî ile kanâ‘at eyle" deyüp bu gûne niçe pend ü nasîhatlar edüp ferzendinin gûşuna menkûş olmağiçün şâkirdinin sağ kulağın berk çeküp ensesine bir sille-i pehlivânî urup, "Ey oğul gâfil me-bâş gözün aç gün ahşamlıdır" deyüp Fâtiha deyüp cümle pîr-i pîrân [u] cüvân Fâtiha tilâvet oluna.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 149a ·
metinde göster ·
… drese ve dârü'l-kurrâ ve dârü'l-hadîs ve mu‘allimhâne-i sıbyân ve zâviye ve hân
ve hammâm
[ve] vekâle ve kârbânsarây ve sarây-ı vüzerâ ve sarây-ı a‘yân-ı kibâr ve çeşme- …
Ve İslâmbol içre ne mikdâr câmi‘-i selâtîn ve câmi‘-i vüzerâ ve mesâcid ve medrese ve dârü'l-kurrâ ve dârü'l-hadîs ve mu‘allimhâne-i sıbyân ve zâviye ve hân ve hammâm [ve] vekâle ve kârbânsarây ve sarây-ı vüzerâ ve sarây-ı a‘yân-ı kibâr ve çeşme-i âb ve sebîlhâne ve musluk-ı âb ve çâh-ı mâ ve hammâm ve mahalle-i müslimîn ve mahalle-i kefere ve mahalle-i Yahûdî ve kenîse ve etmek furunu ve börek furunu ve simit furunu ve beksümât furunu ve değirmen-ı esb ve âsiyâb-ı mâ ve kapan ve emânet, ve'l-hâsıl şehr-i İslâmbol'um içre dörd mevleviyyet yerde ne kadar hânedânlar ve yalılar ve dalyanlar ve cümle imâret makûlesi âsâr-ı binâları var ise tahrîr olunup cümle ahâlî-i mahalle ve ser-çeşme-i ehl-i hırefler ve cemî‘i e’imme ve hutebâ ve mahalle kethudâları meşveretleriyle bir bir yazılup Südde-i sa‘âdetime arz edesiz. Ammâ bî-garaz âdemlerimle bir dahi teftîş edüp tahrîr etdüğimizde hilâf bulunursa tahrîr edenleri dörder pâre ederim" deyü yemîn etdi ve buyurdular kim,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 152a ·
metinde göster ·
… ve sarây-ı a‘yân-ı kibâr ve çeşme-i âb ve sebîlhâne ve musluk-ı âb ve çâh-ı mâ
ve hammâm
ve mahalle-i müslimîn ve mahalle-i kefere ve mahalle-i Yahûdî ve kenîse ve etme …
Ve İslâmbol içre ne mikdâr câmi‘-i selâtîn ve câmi‘-i vüzerâ ve mesâcid ve medrese ve dârü'l-kurrâ ve dârü'l-hadîs ve mu‘allimhâne-i sıbyân ve zâviye ve hân ve hammâm [ve] vekâle ve kârbânsarây ve sarây-ı vüzerâ ve sarây-ı a‘yân-ı kibâr ve çeşme-i âb ve sebîlhâne ve musluk-ı âb ve çâh-ı mâ ve hammâm ve mahalle-i müslimîn ve mahalle-i kefere ve mahalle-i Yahûdî ve kenîse ve etmek furunu ve börek furunu ve simit furunu ve beksümât furunu ve değirmen-ı esb ve âsiyâb-ı mâ ve kapan ve emânet, ve'l-hâsıl şehr-i İslâmbol'um içre dörd mevleviyyet yerde ne kadar hânedânlar ve yalılar ve dalyanlar ve cümle imâret makûlesi âsâr-ı binâları var ise tahrîr olunup cümle ahâlî-i mahalle ve ser-çeşme-i ehl-i hırefler ve cemî‘i e’imme ve hutebâ ve mahalle kethudâları meşveretleriyle bir bir yazılup Südde-i sa‘âdetime arz edesiz. Ammâ bî-garaz âdemlerimle bir dahi teftîş edüp tahrîr etdüğimizde hilâf bulunursa tahrîr edenleri dörder pâre ederim" deyü yemîn etdi ve buyurdular kim,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 152a ·
metinde göster ·
… meler geyüp üzerlerinde kırmızı ve siyâh meşin kaftanlar ile ve başlarında Teke
ve Hamîd
külâhları ve omuzlarında uzun sırıklar ucunda çapa demir kazmalar ve arkalarınd …
Ammâ bu arayıcı esnâfı cümle nefer 500, ayaklarına ve kasıklarına varınca battâl siyâh çizmeler geyüp üzerlerinde kırmızı ve siyâh meşin kaftanlar ile ve başlarında Teke ve Hamîd külâhları ve omuzlarında uzun sırıklar ucunda çapa demir kazmalar ve arkalarında müdevver ağaç tekneler ve ellerinde kazmalar ve ba‘zılarının ellerinde süpürge ve kürekler ve omuzlarında zenbîl ü garârlar ve hâr [ü] hâşâk sepetleri ile bir hây-hû ederek alay ile ubûr ederler. Anların ardı sıra,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 154a ·
metinde göster ·
… ârlı ve ikişer kat yatırdma toplu ve beşer kat palavra kıçlı ve kıçında bâğçeli
ve hammâmlı
ve el değirmenli karavanalardır kim her biri beşer ayda dolar ve beşer ayda boş …
Evvelâ Akdeniz kapudanlarından Bursalı Balı Kapudan ve Bodur Gürcî Ca‘fer Kapudan ve Karamanlı Alî Kapudan ve Sarı Velî ve Sarı Solak ve Topal Muharrem ve Çavuşoğlu ve Kartaloğlu ve Kalafatoğlu ve Katrânoğlu ve Kara Hoca ve Firkateci ve Cennetî ve Tuğralı ve Yanaki ve Dimitraki ve Lemberaki nâm Urum kapudanları ile cümle on yedi karavana kalyonlardır kim her biri dörder beşer kat anbârlı ve ikişer kat yatırdma toplu ve beşer kat palavra kıçlı ve kıçında bâğçeli ve hammâmlı ve el değirmenli karavanalardır kim her biri beşer ayda dolar ve beşer ayda boşalır, dağ gibi kalyonlar ve gayrı barça ve pink galyonlar ve şitiye ve potaçlar Sarâyburnu'nda üçer yaylım top şâdumânları edüp cümle askerlerin karaya döküp niçe yüz kalyoncukları kızaklar üzre koyup palamarlar ile her birini biner ikişer bin âdem keşân-ber-keşân çekerek,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 164b ·
metinde göster ·
… n pîrleri Hazret-i Mukbil-i Zerrîn-kemerdir. Hazret-i Hamza kemerin bağlamışdır
ve Hamza'nın
sarrâc-ı yâr-ı gârıdır. Kaçan kim Hazret-i Hamza gazâya gitmese bu Mukbil-i Zer …
Bu bâlâdâ tahrîr olunan ıssı pâlûdeci ve ıssı şerbetci ve ıssı südcü ve ıssı sa‘lebci ve ıssı mahlebcilerin pîrleri Hazret-i Mukbil-i Zerrîn-kemerdir. Hazret-i Hamza kemerin bağlamışdır ve Hamza'nın sarrâc-ı yâr-ı gârıdır. Kaçan kim Hazret-i Hamza gazâya gitmese bu Mukbil-i Zerrîn-kemer Ashâb-ı güzîn mâbeyninde kış günleri ıssı şerbet ve ıssı pâlûde ve sa‘leb ve süd ve mahleb fürûht edüp kâr ederdi. Âhir-i kârı Uhud gazâsında tamâm olup Hazret-i Hamza ile bir arada pâre pâre olup Hazret-i Hamza cenbinde medfûndur ki Medîne'nin hâricinde şimâl tarafındadır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 172b ·
metinde göster ·
On altıncı, arpa anbârı emîni: Ağaları birdir, neferâtları ve keyyâlleri
ve hammâlları
cümle altı yüz âdemdir. Anbârı Emînönü'nde leb-i deryâda başka bir küçük kal‘ac …
On altıncı, arpa anbârı emîni: Ağaları birdir, neferâtları ve keyyâlleri ve hammâlları cümle altı yüz âdemdir. Anbârı Emînönü'nde leb-i deryâda başka bir küçük kal‘acıkdır. Cânib-i erba‘asında bedenleri ve leb-i deryâda şimâle nâzır bir demir kapusu vardır. Senede üç yüz gemi arpa gelüp bu anbâra dâhil olup ta‘[y]înât verilür azîm dâhiye-i kübrâ masârıfdır. Emîni ve nâzırı ve on iki aded kâtiblerinin başka dîvânların yeri vardır. Cemî‘i re’îsânlar ile muhâsebe görürler. Bunlar dahi cümle pür-silâh olup arabalar üzre halka arpa nisâr ederek alay ile ubûr ederler, seferde lâzımlı emîndir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 177a ·
metinde göster ·
… ılar yamakları cümle pür-silâh ile ubûr edüp şeyhleri ve nakîbleri ve çavuşları
ve hammâmcıbaşısı
cümle küheylân atlar üzre ardları sıra sekizer kat mehterhâneler ile müsellah u …
Bu hammâmcılar yamakları cümle pür-silâh ile ubûr edüp şeyhleri ve nakîbleri ve çavuşları ve hammâmcıbaşısı cümle küheylân atlar üzre ardları sıra sekizer kat mehterhâneler ile müsellah ubûr ederler. Yollarda her kankı dağ u bâğ ve çayır yerlerde keçeden hammâmlar yapup içine kömürler yakup guzât-ı müslimîn gasl ederler.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 198b ·
metinde göster ·
bâ-safânın yüz yetmiş sandaliyye sâhibi Hazret-i Sa‘d u Sa‘îd'i ve Hâlid ibn Ve …
Ve Hamza-i bâ-safânın yüz yetmiş sandaliyye sâhibi Hazret-i Sa‘d u Sa‘îd'i ve Hâlid ibn Velîd'i ve Ubeydetü'l-Cerrâh'ı ve Şeyh Sârî'yi ve Ma‘dî-Kereb'i ve Dîvâne Hurûm'u ve Lenduhâ ibn Sa‘dân'ı ve Sâhib-kırân Bedî‘üzzamân Veliyyü'l-akrân'ı ve Kâsım-ı la‘leyn-i Kubâ'yı ve teber-i müslimîsi elinde Hazret-i Peyk-i Resûl Baba Amr Ümeyye-i Zamîrî ve niçe yüz sâhib-kırânları zırh [u] zireh-külâh ve cebe ve cevşene müstağrak olup hüssân-ı sâfinâtü'l-ciyâd misilli atlara yedi pâre âlât-ı silâhlarıyla her bir pehlivânların sûretlerin mehâbet [u] salâbetleriyle yazarlar kim gören ümmî âdemler hamd-i Hudâ ümmet-i Muhammed'den böyle sâhib-kırânlar var imiş deyü kendüleri cenge mahabbet edüp mücâhidün fî-sebîlillâh olmağa bâ‘is olur.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 199b ·
metinde göster ·
… l dem meftûn olur. Zîrâ her birinin mergûle mergûle fetîle fetîle çim-ender-çim
ve ham-ender-ham
müşk-bâr, amber-bû geysûların perîşân etdikde kâkül-i perîşânları gibi gören âş …
Sekinci, Akîde kolu: Neferât 200, serkârları Pehlivân Eyyûb'dur kim şâ‘ir ve kâtib ve ârif ve zarîf hânende ve seyyâh idi. İslâmbol halkının bu kâra iltifâtların görüp üç bin iryal pâymâl-i rimâl edüp bir kol peydâ etdi kim vâhidün ke‘elf oldu. Hüsn-i ülfeti olup ni‘meti mebzûl olduğundan cümle erbâb-ı ma‘ârif 209b başına çevzinüp bir cem‘iyyet-i kübrâ edüp bir ayda Sultân İbrâhîm Hân ma‘lûmu oldu. Zîrâ cümle fasîhü'l-lisân, erbâb-ı ma‘ârif-i hezârfen, üstâd-ı kâmil hânende ve sâzende ve mudhik ve mutrıbları ve şakîleri vardır. Husûsan Süğlün Şâh'ı ve Mahmûd Şâh'ı ve Edirneli Ahmed'i ve Çerkes Şâh'ı ve Nâzlı Yûsuf'u, kaçan bu mehpâre cüvânlar dîbâ ve şîb ü zerbâf ve zerdûz ve çârkâb eteklikler ile meydân-ı mahabbetde tâvûs-ı bâğ-ı İrem gibi çevelân [u] reftâr etdiklerinde âdem dem-beste olup ol dem meftûn olur. Zîrâ her birinin mergûle mergûle fetîle fetîle çim-ender-çim ve ham-ender-ham müşk-bâr, amber-bû geysûların perîşân etdikde kâkül-i perîşânları gibi gören âşıkların dahi akılları târumâr olur. Ve bir bâğçe ve bâğçevân Gürcî taklîdi te’lîf etdiler kim acâyibdir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 209a–209b ·
metinde göster ·
… ı ve subaşıya ve ağa kapu kahyalarına ve Galata mollâsına ve Galata voyvadasına
ve hamr
emînine ve Galata çorbacısına ve'l-hâsıl otuz hâkime bilâ-kazâ sandıklarından m …
Bu meşrûbâtların her biri İslâmbol'un birer köşesinde mahfîdir, erbâbları varup her birinde def‘-i gam edüp cân sohbeti ederler, ammâ mâlların berbâd ederler ve meyhâneciler ey kâr ederler. Ammâ cümle bâde-fürûşânın pâdişâha ve sadrıa‘zama ve yeniçeri ağasına ve asesbaşı ve subaşıya ve ağa kapu kahyalarına ve Galata mollâsına ve Galata voyvadasına ve hamr emînine ve Galata çorbacısına ve'l-hâsıl otuz hâkime bilâ-kazâ sandıklarından mâlların çıkarup cerîme verirler. Azîm mâl hâsıl olacak bir dollâbhâne-i şeytândır kim değme zî-aklın ferâseti ermez.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 214b ·
metinde göster ·
… dar sâzendeler ve mutrıbân, kaşmerân, mudhikân, cüvân-mergân var ise bozacıbaşı
ve hamr
emîni akîblerince niçe bin def ü kudüm ve nefîr ve balaban ve tanbûrî ve santûr …
Ardları sıra bozacıbaşı esbâb-ı ihtişâmiyle müsellah küheylân at üzre ve sağ yanında hamr emîni esbâb-ı muhteşemânesiyle küheyl at üzre ensesinde yüz aded pür-silâh pençe-i âfitâb kafâdâr iç gulâmlarıyla mehterhânesiz ubûr ederler, ammâ mehterhâneden ziyâde bir hây-hû ile geçer kim âdemin kulakları asam olur. Meselâ cemî‘i meyhânelerde ne kadar sâzendeler ve mutrıbân, kaşmerân, mudhikân, cüvân-mergân var ise bozacıbaşı ve hamr emîni akîblerince niçe bin def ü kudüm ve nefîr ve balaban ve tanbûrî ve santûrî ile ahşama karîb alayköşkü dibinden arz-ı mahâret ederek ubûr etdiler. (---)(---)(---)(---) Âhir, nihâyet,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 215a ·
metinde göster ·
… -ı nîl-gûn ile zeyn olmuş şems-i âteş-tâbın şu‘lesi bu şehre pertev urdukda hân
ve hammâm
ve mesâcid ve câmi‘-i selâtînlerin ve gayrı hayrat [u] hasenâtların ve yine kur …
Eğer bu hânedânların cümlesin tarz-ı tarhıla ilmimiz lâhık olduğu mertebe tahrîr etsek başka bir sa‘âdetnâme olur. Ammâ bu şehr cümle yüz yetmiş altı mahalle-i müslimîndir ve yedi mahalle Ermeni'dir ve tokuz mahalle Rûm keferesidir ve altı cemâ‘at Yahûdîlerdir ve bir mahalle Kıptîlerdir ve bir mahalle miskînler başka semtdir, Murâdiyye râhı üzredir. Bu aşağı şehr bir düz yerde vâkı‘ olup kal‘a-i bâlâ dâmenine vâkı‘ olan hâneler ve imâretler ve Ulu Câmi‘ semtleri mürtefi‘ yere vâkı‘ olmağıla bir sâ‘at ba‘îd şimâl tarafında Filedâr sahrâsından bu şehre nazar olunsa dâmen-i Cebel-i Ruhbân'da rasâs-ı nîl-gûn ile zeyn olmuş şems-i âteş-tâbın şu‘lesi bu şehre pertev urdukda hân ve hammâm ve mesâcid ve câmi‘-i selâtînlerin ve gayrı hayrat [u] hasenâtların ve yine kurşum örtülü sûk-ı sultânîlerin kat-ender-kat zeyn olduğun âdem görünce hayrân kalır. Zirâ bu şehr, Filedâr sahrâsından acâ’ib mehâbet üzre nümâyândır kim temâşâ etdiğimiz belde-i azîmlerin birine müşâbeheti yokdur ve üzerinde nûr şa‘şa‘a verir bir rûhâniyyetli şehr-i kadîmdir. Zirâ bunda olan kibâr-ı evliyâullah, müfessirîn ve muhaddisîn ve musannifîn gayrı diyâ[r]larda yokdur, illâ meğer Bağdâd-ı behişt-âbâd ola. Ve bu şehrin cânib-i cenûbunda cebel-i Ruhbân[da] kân-ı ma‘den-i âb-ı hayvân vâkı‘ olmağıla ol cebel-i âlîden bin altmış aded ism [u] resmiyle ma‘lûm âb-ı hayât, uyûn-ı câriyeler cereyân ederek bâlâda tahrîr olunan sarây-ı âlîlere kehrîz ve kana (?) ve kanavâtlar ile hâneden hâneye cereyân edüp cemî‘î imâretleri saky edüp uyûn-ı enhârları cârî ve revân bir şehrdir. Vilâyet-i vâsi‘i ma‘mûre ve hadâyık [u] bostânı meşhûre nümûne-i behişt-i câvidânîdir. Ve eşcâr-ı müsmirrâtı ve gayrı müsmirresi ve ezhâr-ı bî-pâyânı, bâ-husus dıraht-ı şükûfe-i erguvânı firâvân olur kim senede bir kerre Emîr Sultân hazretlerinin "Erguvan Cem‘iyyeti" faslı olup cemî‘î diyârdan deryâ-misâl âdem cem‘ olup bir cem‘iyyet-i kübrâ olur kim meşhûr-ı âfâkdır, ta‘rîf ve tavsîfi mümkün değildir. Ancak ol cem‘iyyet-i azîm, rûhâniyyet-i Emîr Sultan ile olur. Böyle bir vâsi‘atü'l-aktâr ve rahîsatü'l-eş‘âr, buk‘aları hûb ve halkı mahbûb u merğûb mezra‘aları vâfir ve berekâtları mütekâsir ve ni‘metleri firâvân ve mâ-i nâbları revân olmuş, hâneden hâneye suları cereyân etmiş şehr-i müzeyyendir kim Anadolu arzında bilâd-ı seb‘anın biri dahi bu Bursa şehridir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS II 223b ·
metinde göster ·
… e İpekçiler çârsûsu ve Bezzâzlar çârsûsu ve Terziler esvâkı ve Hallaclar esvâkı
ve Hamhâlet
çârsûsu, bâ-husû[s] cümleden mükellef ve müzeyyen arûsek-misâl Gelincik çârsûsu …
Ve Gazzâzlar çârsûsu ve Kavukçılar çârsûsu ve Takyeciler çârsûsu ve İpekçiler çârsûsu ve Bezzâzlar çârsûsu ve Terziler esvâkı ve Hallaclar esvâkı ve Hamhâlet çârsûsu, bâ-husû[s] cümleden mükellef ve müzeyyen arûsek-misâl Gelincik çârsûsu başka bir şâh-râhın tarafeyninde ûd u amber ve zebât ve kalle-misk ve gülâb ve gayrı ıtriyyât bey‘ olunur bir esvâk-ı müzeyyendir kim içinden ubûr eden âyende vü revendegânın demâğları mu‘attar olup âdem safâsından bir kadem taşra gitmeğe murâd edinemez, tâ bu mertebe müzeyyen esvâklardır ve gâyet ankâ bâzargânlar ve mütedeyyin sulehâ-yı ümmetden çelebi âdemlerdir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS II 228a ·
metinde göster ·
… er-i kihteridir. Zirâ ki imâm-ı velâyet-me’âb İbrâhîm-i Mücâb ve Abbâs ve Kâsım
ve Hamza
nâm büzürgvârân-ı me‘âlî {cenâb-ı} cümle bir anadan olmağla İmâm Mûsâ'nın otuz …
Bu takdîrce sâdât-ı Horâsân'ın, Hünkâr hakkında sahîhü'n-neseb olduğuna şübheleri yokdur. Şüphe eden âsim olur, el-ıyâzen billah. Ammâ Tevârih-i Ayn-ı Âlî'de böyle tahrîr eylemiş, lâkin karîne yakındır. Ammâ künye-i ecdâdlarıyla tahrîr eylemiş. Evvelâ Seyyid Muhammed Hacı Bektâş b. Seyyid Mûsâ Nişâbûrî b. Seyyid İshak es-Sâkin-i Râye b. Seyyid İbrâhîm-i Mükerremü'l-Askerî b. Seyyid Mûsâ eş-şehîr bi-Ebî Sebha b. Seyyid İbrâhîm el-Murtazâ el-Asgar b. el-İmâm Mûsâ Kâzım rahmetullahi aleyhim ecma‘în. Fe lâcerem İbrâhîm el-Mücâb Muharrem Sultân-ı Horâsân İmâm-ı Alî b. Mûsâ Rızâ'nın li-ebin ve ümmin birâder-i kihteridir. Zirâ ki imâm-ı velâyet-me’âb İbrâhîm-i Mücâb ve Abbâs ve Kâsım ve Hamza nâm büzürgvârân-ı me‘âlî {cenâb-ı} cümle bir anadan olmağla İmâm Mûsâ'nın otuz yedi evlâdı miyânında memdûh ve mümtâz olmuşlardı. Ya‘nî ki sıfât-ı "Necmetü'n-nübüvve" diye şöhret bulmuşlardı. Pes Hacı Bektâş-ı Velî'nin peder-i azîzi Seyyid Mûsâ-yı Mükerrem, "Nişâbûrî" lakabıyla şöhret bulmuşdur. İmâm Mûsâ Rızâ vefâtından sonra Horâsân vilâyetinden göçüp şehr-i Nişâbûr'da sâkin oldular. Anda Şeyh Ahmed nâm bir azîzin Hateme nâm bir duhterin alup Hacı Bektâş-ı Velî ol kerîmeden tevellüd etdi ve beyne's-sıbyân salâh [u] diyânetle ser-efrâz olup Türk-i Türkân Hoca Ahmed-i Yesevî'nin halîfelerinden Şeyh Lokmân ki Horâsân erenlerindendir. Vâlid-i büzürgvârı Hacı Bektâş'ı Şeyh Lokmân'a tilâmîzliğe verüp Hacı Bektâş anlardan ulûm-ı zâhire ve bâtınayı tahsîl eyledi. Azîz hazretleri Horâsân'da ulu sultân idi. Hatta İmâm Ca‘fer asrında olmağıla İmâm-ı Ca‘fer mübârek kendü hırka-i şerîfin Bâyezîd-i Bistâmî eliyle mezbûr Şeyh Lokmân hazretlerine giydirdi ve "Bu hırka sâhibi geldikde emânetdir, anlara teslîm eyle" deyü emâneten gönderüp teberrüken Şeyh Lokmân giyüp yine hıfz etdiler. Anlar dahi cemî‘î Horâsân erenleri huzûrunda hırkayı Hacı Bektaş-ı Velî'ye teslîm edüp tevhîd [u] tezkîr ile hırkayı Bektâş-ı Velî giymişlerdir kim hâlâ fukarâ-yı Bektâşiyânın giydikleri on iki imâm işâretli on iki terkli tâc-ı beyâz ve cübbe yenli abâ-yı beyâz hırka idi. Ammâ irşâdı Hoca Yesevî'den görüp Rûm erenlerinden olmağla izin taleb edüp yedi yüz fukarâ ile Seyyid Muhammed-i Buhârî-i Saltık ile Hacı Bektâş'ı Rûm'da Osmâncığa gönderüp Mevlânâ-yı Rûmî ve Hacı Bektâş-ı Velî ve Şems-i Tebrîzî ve Muhyiddîn-i Arabî ve Karaca Ahmed Sultân ve gayrı yetmiş kibâr-ı evliyâullahların bin yirde haşr olup sohbet-i hâs edüp Orhân Gâzî asrında Hacı Bektaş-ı Velî iştihâr bulup yeniden çeri ya‘nî yeni-çeri peyda edüp Rûm diyârların Orhân ile ma‘an feth edüp yedi yüz fukarâlarının cümlesin feth olunan şehrlerde sâhib-i seccâde edüp Muhammed Buhârî Sarı Saltık Bây'ı Kâfiristân'a gönderüp Dobruca ve Eflâk ve Boğdan ve Leh ve Moskov'da çok gazâlar edüp "Saltık" nâmıyla iştihâr verdi. Anınçün hâlâ Rûm'da yedi yüz âsitâne-i Bektaşiyân vardır. 234a Ba‘dehû Hacı Bektâş-ı Velî sene (---) târîhinde yine Orhân hilâfetinde merhûm olup Orhân, cenâze-i Sultân'a hâzır olup Kırşehri'nde defn etdiler. Rahmetullahi aleyh.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS II 233b–234a ·
metinde göster ·
… sultândır. Amasiyye Lâdik'i şehri içre Ulu Câmi‘de medfûndur. Târîhi sene isnâ
ve hamsîn
[ve] seb‘a mi’e'dir [752].
Ve eş-Şeyh Seyyid Ahmed Kebîr-i Rufâ‘î: Orhân meşâyihlerinden ulu sultândır. Amasiyye Lâdik'i şehri içre Ulu Câmi‘de medfûndur. Târîhi sene isnâ ve hamsîn [ve] seb‘a mi’e'dir [752].
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS II 234a ·
metinde göster ·
Menzil-i kal‘a-i Darıca : İslâmbol'dan seksen mildir. Leb-i deryâda bir yalçın kaya üzre şekl-i murabba‘ şeddâdî taş binâ-yı sa‘b kal‘adır. Limana nâzır bir kapusu var. Dizdârı ve neferâtları yokdur. Lâkin içinde yigirmi mikdârı kiremit örtülü hânesi var, bir câmi‘i var. Gayrı çârsû-yı bâzârı ve hammâmı yokdur. Kostantin oğlu Acem diyârında Dârâ Şâh'ı münhedim edüp Dârâ evlâdların bunda bir gâr içinde ruhbânlar hapsine verüp sonra bu kal‘ayı binâ etdikde ismine "Dârâha" koyup Dârâ oğulları ismiyle müsemmâ bir kal‘a-yı zîbâdır. Ba‘dehû sene 827 tarîhinde Çelebî Sultân Mehemmed fethidir. Hâkimi Kireççibaşıdır ve (---) evkâfı subaşılığıdır. Ve Gibziye kazâsı nâhiyesidir. Aşağı varoşu üç yüz kiremitli hâne-i zîbâlar ve bir câmi‘ ve bir hân ve hammâmı ve esvâk-ı muhtasarı vardır. Limanı gâyet latîf olmağıla Gekbiziye şehrinin iskelesidir. Gekbiziye anın şimâlinde dağlar üzre bir sâ‘at ba‘îd tarîk-i Bağdâd-ı Erzurûmdur. Bu kal‘adan lenger alup eyyâm olmayup süd limânda cümle keştîbânlar kürek çekerek yigirmi milde
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS II 242a ·
metinde göster ·
… hiyesidir. Aşağı varoşu üç yüz kiremitli hâne-i zîbâlar ve bir câmi‘ ve bir hân
ve hammâmı
ve esvâk-ı muhtasarı vardır. Limanı gâyet latîf olmağıla Gekbiziye şehrinin isk …
Menzil-i kal‘a-i Darıca : İslâmbol'dan seksen mildir. Leb-i deryâda bir yalçın kaya üzre şekl-i murabba‘ şeddâdî taş binâ-yı sa‘b kal‘adır. Limana nâzır bir kapusu var. Dizdârı ve neferâtları yokdur. Lâkin içinde yigirmi mikdârı kiremit örtülü hânesi var, bir câmi‘i var. Gayrı çârsû-yı bâzârı ve hammâmı yokdur. Kostantin oğlu Acem diyârında Dârâ Şâh'ı münhedim edüp Dârâ evlâdların bunda bir gâr içinde ruhbânlar hapsine verüp sonra bu kal‘ayı binâ etdikde ismine "Dârâha" koyup Dârâ oğulları ismiyle müsemmâ bir kal‘a-yı zîbâdır. Ba‘dehû sene 827 tarîhinde Çelebî Sultân Mehemmed fethidir. Hâkimi Kireççibaşıdır ve (---) evkâfı subaşılığıdır. Ve Gibziye kazâsı nâhiyesidir. Aşağı varoşu üç yüz kiremitli hâne-i zîbâlar ve bir câmi‘ ve bir hân ve hammâmı ve esvâk-ı muhtasarı vardır. Limanı gâyet latîf olmağıla Gekbiziye şehrinin iskelesidir. Gekbiziye anın şimâlinde dağlar üzre bir sâ‘at ba‘îd tarîk-i Bağdâd-ı Erzurûmdur. Bu kal‘adan lenger alup eyyâm olmayup süd limânda cümle keştîbânlar kürek çekerek yigirmi milde
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS II 242a ·
metinde göster ·
… mı, âb u hevâsı ve binâsı ve libâsı, dellâk-ı ra‘nâsı ve huddâm-ı zîbâsı vardır
ve hammâm-ı
hoş cû Rüstem Paşa, bu dahi Pertev Paşa gibi Mi‘mâr Sinân Ağa binâsıdır. (---) …
Ve Mehemmed Bey Câmi‘i ve Alâeddîn Beğ ve Abdüsselâm Câmi‘leri Mi‘mâr Sinân binâsıdır. Bu câmi‘lerden mâ‘adâ mesâcidlerdir. Dârü'l-hadîs ve medrese ve kurrâ yokdur. Ve cümle (---) hammâmdır. Cümleden Pertev Paşa hammâmı, âb u hevâsı ve binâsı ve libâsı, dellâk-ı ra‘nâsı ve huddâm-ı zîbâsı vardır ve hammâm-ı hoş cû Rüstem Paşa, bu dahi Pertev Paşa gibi Mi‘mâr Sinân Ağa binâsıdır. (---)(---)(---)(---)(---)(---)(---)(---)(---)(---) Ve cümle hândır. (---)(---).
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS II 243a ·
metinde göster ·
… 'ya 4 sâ‘at karîb cezîredir. Kandırı, dağlarda bâğlı ve bâğçeli ve câmi‘ ve hân
ve hammâmlı
ve esvâk-ı muhtasarlı ma‘mûr kasabadır}. Andan nehr-i Sakarya Karadeniz'e bu ra …
Cezîre-i Kerpe: Dâiren-mâdâr (---) mîl ihâta eder bir cezîrecikdir. Ammâ şehir [ve] hâneleri bu kadar. Kocaili sancağı hâkine bir mil karîb cezîredir. Yine Kocaili içinde kasaba-i Kandırı'ya 4 sâ‘at karîb cezîredir. Kandırı, dağlarda bâğlı ve bâğçeli ve câmi‘ ve hân ve hammâmlı ve esvâk-ı muhtasarlı ma‘mûr kasabadır}. Andan nehr-i Sakarya Karadeniz'e bu rabta kenarında mahlût olur. Nehr-i Sakarya Kütahiyye dağlarında (---) dağından tulû‘ edüp İzmit kasabâtlarından Geyve'ye ve (---)(---)(---)(---) uğrayup bu Kerpe kasabası kurbunda Bahr-i siyâha munsab olur. Andan yine eyyâmsız kürek çekerek (---) mil gidüp
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS II 245a ·
metinde göster ·
Evsâf-ı kasaba-i Faça : Leb-i deryâda üç yüz hâneli bir câmi‘i ve hân
ve hammâmı
ve esvâk-ı muhtasarı var. Canik sancağı hâkinde ze‘âmetdir. Bâğ u bâğçesi ve gû …
Evsâf-ı kasaba-i Faça : Leb-i deryâda üç yüz hâneli bir câmi‘i ve hân ve hammâmı ve esvâk-ı muhtasarı var. Canik sancağı hâkinde ze‘âmetdir. Bâğ u bâğçesi ve gûnâ-gûn meyvesi var. Ammâ halkı ekseriyyâ Rûm keferesidir. Bundan kalkup (---) mîl gidüp,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS II 247b ·
metinde göster ·
ve hânları ve esvâk-ı muhtasarı vardır. Halkı ekseriyyâ Urum ve Vona. Etrâki me …
Evsâf-ı kal‘a-i Vona : Ceneviz frengi binâsıdır. Sene (---) târîhinde Uzun Hasan Azerbaycân pâdişâhiyken Gümüşhâne ve Bayburd ve Canha kal‘aların feth edüp bu Vona kal‘asın dahi feth edüp sene (---) târîhinde Âl-i Selçûkıyân destine girdi, andan sene (---) târîhinde Ebü'l-Feth Sultân Mehemmed fethidir. Canik sancağı hükmünde subaşılıkdır. Kal‘ası leb-i deryâda (---) üzre şekl-i müdevver bir kal‘a-i köhnedir. Dizdârı ve neferâtları vardır. Ammâ cebehâne ve neferâtıyla ol kadar ma‘mûr değildir. Cânib-i (---) nâzır (---) kapusu vardır. Serdârı ve yüz elli akçe kadısı vardır. Ol kadar a‘yânı yokdur. Cümle (---) mahalle ve cümle (---) hânedir ve cümle (---) mihrâbdır. (---) câmi‘i (---)(---)(---)(---)(---)(---)(---)(---)(---)(---) ve hammâmı ve hânları ve esvâk-ı muhtasarı vardır. Halkı ekseriyyâ Urum ve Vona. Etrâki meşhûrdur. Ammâ bir güzel demir dutar liman-ı azîmi var. Bir mürsel üzre gemiler demir bırakmadan yatmak mümkündür.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS II 247b ·
metinde göster ·
… e muhtesib ağası ve gümrük emîni ve şâhbenderi ve balık emîni ve boyahâne emîni
ve hamr
emîni ve şem‘ahâne emîni ve'l-hâsıl cümle on yedi ta‘zîr sahibi hâkimi vardır. …
Ve Şeyhülislâmı ve nakîbü'l-eşrâfı ve serdâr yerine bir mu‘azzam yeniçeri çavuşu ve sipâh kethüdâyeri ve şehir subaşısı ve ayak nâ’ibi ve muhtesib ağası ve gümrük emîni ve şâhbenderi ve balık emîni ve boyahâne emîni ve hamr emîni ve şem‘ahâne emîni ve'l-hâsıl cümle on yedi ta‘zîr sahibi hâkimi vardır. Her birinin ellerinde hatt-ı şerîfleri vardır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS II 249b ·
metinde göster ·
… da (---)(---) hammâmdır kim biri nisvân-ı sâhib-isyânlar içün binâ olunmuşdur.
Ve hammâm-ı
(---) bir dilküşâ hammâm-ı rûşenâdır. İç Kulle ta‘bîr etdikleri kal‘anın şimâlî …
Evvelâ Orta Hisâr'da iki hammâm-ı latîf vardır. Biri kal‘a dîvârının Aşağı Hisâr'a açılan kapunın kurbunda (---)(---) hammâmdır kim biri nisvân-ı sâhib-isyânlar içün binâ olunmuşdur. Ve hammâm-ı (---) bir dilküşâ hammâm-ı rûşenâdır. İç Kulle ta‘bîr etdikleri kal‘anın şimâlî tarafındaki dîvâra karîb Kulle Hammâmı derler. Bunun dahi âb [u] hevâsı latîfdir ammâ yektâ hammâmdır. Ve kâfirden kalmış hammâmdır derler. Ve İmâret Hammâmı, Hâtûniyye binâsıdır ve Hâtûniyye Câmi‘i kurbunda ve Aşağı Hisâr Hammâmı yektâ hammâm-ı latîfdir. Ve İskender Paşa Hammâmı çiftedir ve gâyet müferrahdır. Ve Kâfir hammâmı: Mahalle-i Yeni Cum‘a ile Gavur meydânı mâbeyninde bir hammâm-ı hoş-hevâdır. Ve Tekfur Sarâyı Hammâmı: Bu dahi âb [u] hevâsı mu‘tedil hammâm-ı pâkdir. Bu zikr olunan yedi adet hâs u âm hammâmlardan mâ‘adâ şehr-i Tarabefzûn içre ikiyüz kırk beş sarây-ı hammâm-ı hâs var kim Sicil'de mestûrdur. (---)(---)
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS II 251b ·
metinde göster ·