… ehsüvâr'ı üç gün okuyup harîmden vâlidesi bir boğça don ve gömlek ihsân eyledi.
Ve hamd-i
Hudâ böyle şiddet-i şitâda üç gice eynimizden esbâb [u] zırhlarımız çıkarup râh …
Bu şehirde üç gün meks edüp Şehsüvâr Paşa sarâyında Defterdârzâde efendimiz mihmân olup Gâzî Beğ ibn Şehsüvâr'ı üç gün okuyup harîmden vâlidesi bir boğça don ve gömlek ihsân eyledi. Ve hamd-i Hudâ böyle şiddet-i şitâda üç gice eynimizden esbâb [u] zırhlarımız çıkarup râhat ile yatmak müyesser olup pâk esbâblar giydik. Ammâ şehrin cânib-i erba‘asında sekbân ve sarıca bayrakları nefîr-i âm havfinden nevbet beklerlerdi.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS II 353a ·
metinde göster ·
… bağlandı. Ve bizim Kadızâde İbrâhîm Paşalının pür-hûn olmuş yürekleri yağlandı.
Ve hamd-i
Hudâ mecrûh olan yiğitlerimizin zahmları sağlandı.
Ammâ hamd-i Hudâ beri bizim tarafımızdaki sahrâ-yı Ciğerdelen ve deşt-i Murâd mâl-â-mâl âdem deryâsı gibi temevvüc edüp hâmûn-ı Ciğerdelen tâ Lara bayırlarına ve Lak dağları bâğlarına varınca leb-ber-leb benî Âdem olup gûyâ meydân-ı Arafât olup cümle cündullâh ile bu tîh-i çemenzâr temevvüc {edüp} Bahr-i Ummân-vâr çalkandı. Ve her koldan alaylar sâf sâf bağlandı.Ve cümle küffâr bu hâli görüp Ciğerdelen vâdîsinde ciğerleri dâğlandı. Ve tarfetü'l-ayn içre üç bin aded küffârın dest [ü] pâları bağlandı. Ve bizim Kadızâde İbrâhîm Paşalının pür-hûn olmuş yürekleri yağlandı. Ve hamd-i Hudâ mecrûh olan yiğitlerimizin zahmları sağlandı.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 105a ·
metinde göster ·
… as[h]îha geçdikde mufassal tahrîr olunur. Zîra "El-ma‘nâ fî batnı'ş-şâ‘ir" dir.
Ve hamd-i
Hudâ ser-rişte dahi elde ve dilde
Ve bu eyâlet iklîm-i râbi‘dedir. Arz-ı beledi (---)(---) ve tûl-i nehârı (---)(---)(---)(---) anıniçün âb [u] hevâsı şiddet üzredir. Ve eğer bu şehrin evsâfın murâdımız üzre tahrîr eylesek tatvîl-i kelâm olur, ammâ inşâallâh bu müsevvedât tas[h]îha geçdikde mufassal tahrîr olunur. Zîra "El-ma‘nâ fî batnı'ş-şâ‘ir" dir. Ve hamd-i Hudâ ser-rişte dahi elde ve dilde
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y13b ·
metinde göster ·
… ğümüzden yedi sekiz mahalle ve niçe hân ve câmi‘ ve dekâkîn ziyâde ma‘mûr olmuş
ve hamd-i
Hudâ dahi ma‘mûr olmadadır. Ammerekallâhu Ta‘âlâ.
Ve cümle yetmiş çeşmedir. Ve anlara dahi ihtiyâc yokdur. Zîrâ her hânedândan nehr-i ayn-ı hayât cereyân etmek mukarrerdir. Ve her hânede bâğ u bâğçe ve havz u şâzrevân selsebîller revân olup gûnâ-gûn serv [u] çınâr ve bîd-i sernigûn ve kavak ve limon ve turunc ve sâ’ir eşcâr-ı müsmirât ile müzeyyen olmuş İremezatü'l-imâd-misâl bâğ u bâğçeli ve müşebbek bostân u gülistânlı bir vâsi‘atü'l-aktâr ve rahîsâtü'l-eş‘âr bir şehr-i şîrîndir. Mâ-tekaddem bin elli sekiz senesinde gördüğümüzden yedi sekiz mahalle ve niçe hân ve câmi‘ ve dekâkîn ziyâde ma‘mûr olmuş ve hamd-i Hudâ dahi ma‘mûr olmadadır. Ammerekallâhu Ta‘âlâ.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y163b ·
metinde göster ·
… --) (---) durup piyâde kalmış yetmiş nefer za‘îf âdemleri develere bindirdiler.
Ve hamd-i
Hudâ bî-sâm asâkir-i şâm sâlimîn,
Ve bu menzilde dahi çok deve kaldı ve niçe âdemler şiddet-i harâretden bî-tâb ü bî-mecâl olup (---)(---)(---) durup piyâde kalmış yetmiş nefer za‘îf âdemleri develere bindirdiler. Ve hamd-i Hudâ bî-sâm asâkir-i şâm sâlimîn,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y307b ·
metinde göster ·
… re-i Mısır'ı serâpâ seyâhat edüp hâlâ cümle karalar diyârında makbûl isim İdrîs
ve Hamd
ve Hamûd ve Hanûh ve Circîs ve Kefîl'dir. Hazret-i İdrîs cezîre-i Mısır'da Sâbi …
Ve Hazret-i İdrîs, lakabı Hürmüs'dür. Lisân-ı İbrî'de şeyh demekdir. Mısır'da tevellüd edüp cezîre-i Mısır'ı serâpâ seyâhat edüp hâlâ cümle karalar diyârında makbûl isim İdrîs ve Hamd ve Hamûd ve Hanûh ve Circîs ve Kefîl'dir. Hazret-i İdrîs cezîre-i Mısır'da Sâbiyye kavmine ba‘s olunmuş idi. Yüz kırk pâre şehir inşâ eyleyüp ulûm-ı hendese ve fenn-i nücûmda mâhir olup mu‘cizeleri var idi. Halka çok ders ta‘lîm etdüğinden İdrîs dediler. Ba‘dehu âsumâna urûc etdiğine,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y10a ·
metinde göster ·
ve tarziye ve tasliyeden sonra ibtidâ âl-i Osmân'a ve sâhibü'l-hayrât ve'l-hase …
Ve elli mikdârı enderûn [u] bîrûnu sırçalı azîm su küpleri gibi, ammâ dibleri vâsi‘, ağızlarına bir âdem kellesi sığar. Cümle bu gûne nuhâs ve türâb âvânî eşyâları hâzır edüp du‘âcı kıyâma gelince cümle huzzâr-ı meclis dahi ayağa kalkup ibtidâ besmele ve hamdele ve tarziye ve tasliyeden sonra ibtidâ âl-i Osmân'a ve sâhibü'l-hayrât ve'l-hasenât Sultân Kalavân'a ve Lokmân Hekîm'e ve Fisagores-i Tevhîdî'ye ve Sultân-ı hukemâ Ebû Alî Sinâ'ya ve sâ’ir Y 121b hukemâ ervâhların ale't-tertîb yâd edüp hâzırûn selâmetliğiyçün ve hekîmbaşı ve nâzır ağa ve kâtib aşçıbaşı ve cümle halîfeler ve sâ’ir huddâmların selâmetlerin yâd edüp ba‘de'd-du‘â tekbîr edüp Fâtiha-i şerîf tilâvet olup el yüze sürüldükden sonra koca sayyâdbaşı ve üç yılan kassâbları haremin ortasında duran on iki zenbîlin birinin ağzın sökünce el-azametullâh niçe bin yılan-ı bî-emân semm-i helâhil nîş-i cân rehâ bulunca hakîr gerçi mürtefi‘ mahalden temâşâ ederim, ammâ aklım başımdan gitdi.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y121a–Y121b ·
metinde göster ·
Hudâ Mısır halkı gâyet mün‘imdir. En ednâsının beş on para vazîfesi var. Avretl …
Ammâ bunda garâbet oldur kim Mısır'ın kevâkibi Zühre'ye mensûbdur, halkı sürûr [u] şâdumâna bahâne isterler. Ve hamd-i Hudâ Mısır halkı gâyet mün‘imdir. En ednâsının beş on para vazîfesi var. Avretlerinin bile ulûfeleri a‘mâların bile cirâye ve câmekiyyeleri vardır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y186b ·
metinde göster ·
… ık ve Abdüssamed ve Abdülgafûr ve Hamâullâh ve Hâşim ve Tâhâ ve Yâsîn ve Merzûk
ve Hamdullâh
ve Hamed ve Şerâbî ve Tâhir ve Abdülhay. Ve bu makûle esmâları var. Bu zikr olu …
Cedullâh ve Atâullâh ve Hayyallâh ve Abdülhâlık ve Abdüssamed ve Abdülgafûr ve Hamâullâh ve Hâşim ve Tâhâ ve Yâsîn ve Merzûk ve Hamdullâh ve Hamed ve Şerâbî ve Tâhir ve Abdülhay. Ve bu makûle esmâları var. Bu zikr olunan esmâlar avân esmâlarıdır. Havâsları mahallinde zikr olunur.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y242b ·
metinde göster ·
… nasîb olup sâlimîn ü gânimîn memleketinize vâsıl olup hasretinize kavuşasınız.
Ve hamd
[u] şükür kim cenâb-ı şerîfiniz sebebiyle böyle gazâda bulunup iki ay edâ-yı hi …
"Hamd-i Hudâ, böyle gazâ-yı ekber size nasîb olup sâlimîn ü gânimîn memleketinize vâsıl olup hasretinize kavuşasınız. Ve hamd [u] şükür kim cenâb-ı şerîfiniz sebebiyle böyle gazâda bulunup iki ay edâ-yı hizmet etdik. Şimden gerü bize izin veriniz kim Fûncistân melikine varup nâmeleri ve emânet hedâyâları vâsıl edelim" dediğimizde Q 319aP 316a hayli teşekkür edüp buyurdular kim,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y401b ·
metinde göster ·
… ilâdlar yanında cehennem iken bize bu mahalde firdevs-i huld-i berîn gibi oldu.
Ve hamd-ı
Perverdigâr beyâz âdemler görüp cânımız râhat oldu. Ve atlarımız arpa yiyüp yüz …
Habeş'den (---) menzilde mâh-ı Cemâziye'l-âhir'in gurresinde vâsıl olup Dizdârzâde Bekir Ağa'nın hânesinde mihmân olduk. İbrîm sâyir bilâdlar yanında cehennem iken bize bu mahalde firdevs-i huld-i berîn gibi oldu. Ve hamd-ı Perverdigâr beyâz âdemler görüp cânımız râhat oldu. Ve atlarımız arpa yiyüp yüzleri güldü. Ve cümlemiz buğday etmeği yiyüp kût-ı cân ve kuvvet-i cân bulduk.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y443a ·
metinde göster ·