… ve Tatarlar Kapusu cânibinde handakı vardır, gayrı câniblerinde handakı yokdur
ve handak
ihtiyacı yokdur. Zîrâ sulu yir olmağıla düşman gelüp sıfr bulup meteris kazacak …
Sene (---) târîhinde Fâtih-i Eğre Sultân Mehemmed-i Sâlis asrında Celâlî Karayazıcı ve Kalenderoğlu ve Deli Hasan ve Cennetoğlu nâm celâlîlerin Bursa üzre hücûmların a‘yân-ı Bursa istimâ‘ edüp fermân-ı şehriyâriyle şehrin cânib-i selâsesine burc [u] bârûlu ve kûşe-bendli ve dirsekli ve her tarafı mazgallı yalın kat bir kal‘a-i azîm binâ etmişlerdir, ammâ ol kadar metânet üzre binâ olunmamışdır. Bu dahi Keşiş Dağı ismiyle müsemmâ cibâlin zeylinde şarkdan garba tûlânî bir belde-i mu‘azzamdır. Tûlu kâmil bir fersahdır ve arzı nısf fersahdır ve dâiren-mâdâr iç kal‘a'nın üç tarafın ihâta edüp cümle etrâfı on beş bin adımdır. Der-i dîvârları ol kadar âlî değildir ve Tatarlar Kapusu cânibinde handakı vardır, gayrı câniblerinde handakı yokdur ve handak ihtiyacı yokdur. Zîrâ sulu yir olmağıla düşman gelüp sıfr bulup meteris kazacak alçak yerinden su çıkar. Anınçün handakı yokdur. Ve câ-be-câ kulleler üzre topları ve mazgalları çokdur, ammâ iç kal‘ada cebehâne ve tophâne firâvândır. Her ıydeynde ve donanmalarda azîm şâdmânlar olur. Dizdârı vardır, ammâ iç-el olmağıla bevvâblarından gayrı neferâtları yokdur, ammâ şehrin altı binden ziyâde pâsbânları çokdur. Ve bu aşağı kal‘a'nın dâiren-mâdâr cümle (---) kal‘a kapularıdır. Ba‘zısı demir kanatlı kapulardır, ba‘zıları belvan tahta kapulardır: ammâ her kapunun üzerindeki kullelerde baca ve fürûş mazgal yerleri etmişler kim kaçan düşman kapu önüne gelse bâlâdan düşman üzre taş ve kumbara bırağacak delikler vardır. Evvelâ cânib-i şarka Tatarlar Kapusu ve Filedâr Kapusu şimâle mekşûfdur ve Hasan Paşa Kapusu (---) nâzırdır ve
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS II 223a ·
metinde göster ·
Ve bu kulleden mâ‘adâ mezkûr Tebrîz kapusunda bir dirsekli tabya-i metîn etmişdir kim Tebrîz kapusunun yemîn [ü] yesârı handakı içre kuş uçurmaz. Ve handak üzre Tebrîz kapusuna âyende vü revendegân içün mancınıklı bir gûne musanna‘ makaralı cisir inşâ etmişdir kim böyle kapân-ı cisr-i haşeb bir kal‘ada yokdur. Her şeb kal‘a huddâmları ve dîdebânları bu cisri makaralar ile ipleri bocı-ırgatlar ile çekerek cisr-i haşebi kal‘a dîvârına dayayup siper ederler. Ba‘dehû iç yüzden cisri kal‘aya zencîrler ile bend ederler. Ta bu mertebe metîn cisr oldu.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IV 253a ·
metinde göster ·
… e üç kise hâsıl eder. 254a Otuz üçüncü hâkim çöplük subaşısıdır. Cemî‘i şehri
ve handak
yolların tathîr eder. Otuz dördüncü hâkim şer‘-i Resûl-i mübîndir kim şehr-i Va …
Otuzuncu hâkimi muhtesib ağadır. Otuz birinci şâhbender ağadır. Otuz ikinci mîr-âb beğdir, ya‘nî su ağası dokuz bin aded bâğlara su salup saky edüp öşr alırlar. Paşa ağalarından dörd yüz aded tevâbi‘iyle hükûmet edüp paşaya altı kise ve kendüye üç kise hâsıl eder. 254a Otuz üçüncü hâkim çöplük subaşısıdır. Cemî‘i şehri ve handak yolların tathîr eder. Otuz dördüncü hâkim şer‘-i Resûl-i mübîndir kim şehr-i Van kânûn-ı Süleymân Hân üzre üç yüz akçe şerîf kazâdır. Pâdişâh fethi olmak ile ber-vech-i arpalık beş yüz akçe mollaya sadaka olunmuşdur.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IV 253b–254a ·
metinde göster ·
… âzgâh-ı ferah-fezâsı var. Cümle guzât anda tâ‘at u ibâdet edüp varda beklerler.
Ve handak
kenârınca cümle kalın direkler ile şaranpav ta‘bîr etdikleri parmaklık çevirmiş …
Ve bu kal‘anın büyük kapusunun taşra sol tarafında handak kenârında bir mürtefi‘ havâdâr yerde mecma‘ü'l-irfân bir teferrücgâh ve mesîregâh namâzgâh-ı ferah-fezâsı var. Cümle guzât anda tâ‘at u ibâdet edüp varda beklerler. Ve handak kenârınca cümle kalın direkler ile şaranpav ta‘bîr etdikleri parmaklık çevirmişlerdir kim andan içeri at ve katır ve sâ’ir hayvânât giremeyüp kimesne handaka bir hâr u hâşâk atamazlar. Gâyet amîk ve pâk handakdır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS V 38a ·
metinde göster ·
… t metîn demir kapusu kıbleye ve Karadeniz kenârında Kılburun kal‘asına nâzırdır
ve handak
içine cümle kullelerden toplar 55a kirpi gibi nâzırdır ve cümle kullelerin Me …
Ve iki kat metîn demir kapusu kıbleye ve Karadeniz kenârında Kılburun kal‘asına nâzırdır ve handak içine cümle kullelerden toplar 55a kirpi gibi nâzırdır ve cümle kullelerin Melek Ahmed Paşa tahta şindire örtüp ma‘mûr u müzeyyen kulleler oldu. Ve bu taşra büyük demir kapudan içeri bir kat kal‘a dîvârında bir demir kapu dahi vardır, ammâ taşra kapudan küçük demir kapudur ve bu iki demir kapu arası üzre toloz kemer kârgîr binâdır kim üstü tahta minâreli Hünkâr câmi‘i'dir, ammâ küçükdür ve mahkeme-i şer‘-i Resûl-i mübîn bu câmi‘e muttasıl fevkânî mahkemedir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS V 54b–55a ·
metinde göster ·
… nâm imâret ol handak içinde binâ olmuşdur. Anıniçün hâlâ bu varoş etrâfında sûr
ve handak
yokdur. Ve böyle bir bender-i azîmdir kim hîn-i ma‘rekede on bin aded güzîde pü …
Bu varoş-ı azîm kal‘a-i Belgrad'ın şimâli ve şarkı ve kıblesi ve cenûbu ve garbı tarafların ihâta etmiş bir varoş-ı mu‘azzamdır. Ancak yıldız rüzgârı ve batı garb tarafı nehr-i Sava ve nehr-i Tuna'dır. Mâ‘adâsı sevâd-ı mu‘azzam Bosnasarây şehri gibi kat-ender-kat belde-i kebîrdir, lâkin cânib-i muhammesinde aslâ kal‘a-i rabât yokdur. Zamân-ı kadîmde Abaza Paşa köşkü nâm mahalde hâlâ niçe yerde râyegândır. Nehr-i Sava'dan nehr-i Tuna'ya varınca bir handak-ı amîk kesüp bu şehir bir burun ucunda kalup emn [u] amân olmuş. Ba‘dehû Süleymân Hân'ın du‘âsı berekâtıyla bu şehir amâr oldukça ol handak-ı mezbûrun niçe yeri şehir içinde ve niçe yeri bâğlar içinde kalmışdır. Hattâ Çinili Hammâm nâm imâret ol handak içinde binâ olmuşdur. Anıniçün hâlâ bu varoş etrâfında sûr ve handak yokdur. Ve böyle bir bender-i azîmdir kim hîn-i ma‘rekede on bin aded güzîde pür-silâh asker müheyyâ çıkar gâyet ulu şehirdir kim nehr-i Sava ile nehr-i Tuna mâbeyni şehir taşrasından kâmil üç bin beş yüz adımdır. Eğer kal‘a ile Sava ve Tuna kenârında olan evler kenâr ile adımlanup hisâb olunsa belki yigirmi bin adım cirmi ola.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS V 113b ·
metinde göster ·
… içinde gûnâ-gûn mâhîler sayd ederler. Cânib-i şarka nâzır ancak bir kapusu var
ve handak
üzre bir asmalı musanna‘ cisri var.
Bu hisâr-ı kebîrin cânib-i cenûbunda Ortahisâr şekl-i muhammes bir hısn-ı hasîn ve sedd-i metîn hisâr-ı üstüvârdır kim dâ’iren-mâdâr cirmi beş bin seksen ayakdır, adım değildir, zîrâ hakîr bu kal‘ada sâkin olmağile alâ mehlin ayak ile add etmişimdir ve elli ayak enli dolma rıhtım şeddadî dîvârdır, lâkin taş binâ değildir. Serâpâ ağaçdan palanka kal‘a-i kavîdir. Bir garâ’ib ibret-nümâ handakı var kim içinden nehr-i Moroş cârîdir kim sayyâdlar handak içinde gûnâ-gûn mâhîler sayd ederler. Cânib-i şarka nâzır ancak bir kapusu var ve handak üzre bir asmalı musanna‘ cisri var.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS V 120b ·
metinde göster ·
… rın taşlara bin baş urdular, ammâ bizim gâzîlerde henüz bir pâre savaş kurdular
ve handak
içine dağlar gibi toprak sürdüler. Ve Çavuşzâde Mehemmed Paşa kolundan bir dahi …
Ba‘dehû küffâr-ı bed-âyîn-i kâr-ı nâ-bekâr-ı hâksâr handakın bu hâlin dahi görüp nâ-tırâş başların taşlara bin baş urdular, ammâ bizim gâzîlerde henüz bir pâre savaş kurdular ve handak içine dağlar gibi toprak sürdüler. Ve Çavuşzâde Mehemmed Paşa kolundan bir dahi tekrâr kuburlar kurdular.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS V 125a ·
metinde göster ·
… r kat şeddâdî dîvârli ve üç kapulu ve sekiz tabyali ve handaki leb-ber-leb sulu
ve handak
etrâfi şarampavli gâyet sa‘b ve metîn varoş-i hisn-i hasîn bir rabât-i kemîndir …
Bu varoş-i müzeyyenenin etrâfinda bir kat şeddâdî dîvârli ve üç kapulu ve sekiz tabyali ve handaki leb-ber-leb sulu ve handak etrâfi şarampavli gâyet sa‘b ve metîn varoş-i hisn-i hasîn bir rabât-i kemîndir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 26b ·
metinde göster ·
… tahta örtülü Süleymân Hân câmi‘i ve cânib-i cenûba mekşûf bir demir kapusu var
ve handak
üzre zincîr ile bağlı asma cisri var. Bu kal‘anın poyraz rûzgârı tarafı tâ nehr …
Eşkâl-i kal‘a-i Segsâr: Bir mesîregâh bir tell-i âlî bayır üzre şekl-i murabba‘ bir taş kal‘adır, lâkin yalın katdır. Ve cümle sekiz aded kulledir. Ve dâ’iren-mâdâr cirmi altı yüz germe adım bir kulle-i şîrîndir ve dâ’iren-mâdâr etrâfı kesme alçak handakdır. Ve kal‘a içinde ancak beş aded hânesi var, gayri yerleri meydândır. Ve bir küçücük tahta örtülü Süleymân Hân câmi‘i ve cânib-i cenûba mekşûf bir demir kapusu var ve handak üzre zincîr ile bağlı asma cisri var. Bu kal‘anın poyraz rûzgârı tarafı tâ nehr-i Tuna'ya varınca bir top menzili çemenzâr sahrâdır kim Âl-i Osmân askeri kondu. Ve ol fezâ-yı mahsûldâr ba‘zı mahalleri sazlıkdır. Dahi bu kal‘anın mağrib cânibi havâleli bayırlardır kim bu bayırlar üzre İbrâhîm Paşa ve Rüstem Paşa toplar koyup döğerek amân ile feth etmişler, gâyet yakın bayırlardır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 70b ·
metinde göster ·
… nbârı ve hünkâr câmi‘i ve maşrıka nâzır bir kapusu ve bir tarafı sa‘b handakdır
ve handak
tarafı âlî bayırdır. Küffâr bu kal‘ayı bu mahalden döğüp amân ile istîlâ edüp b …
Bu kal‘a içre elli aded tahta örtülü neferât hâneleri ve cebehânesi ve anbârı ve hünkâr câmi‘i ve maşrıka nâzır bir kapusu ve bir tarafı sa‘b handakdır ve handak tarafı âlî bayırdır. Küffâr bu kal‘ayı bu mahalden döğüp amân ile istîlâ edüp ba‘dehu ibâdullâhları esîr eder.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 73a ·
metinde göster ·
… içinde handak içindeki çamurları üzre çubuk çitleri döşeyüp şâhrâh-ı azîm oldu
ve handak
kenârına sekiz yüz kadar nerdübânlar gelüp âmâde oldu.
Ol gün tekrâr yine cemî‘i erbâb-ı tîmâra ve erbâb-ı zu‘amâya bin akçe yazıları başına yüzer aded çit çubukları fermân olundu kim "Handak içindeki balçık üzre çitler döşeyüp kal‘anın her tarafına nerdübânları koyup yürüyüş oluna" deyü çit çubukları fermân olunup niçesi hâzır imiş. Bir gece içinde handak içindeki çamurları üzre çubuk çitleri döşeyüp şâhrâh-ı azîm oldu ve handak kenârına sekiz yüz kadar nerdübânlar gelüp âmâde oldu.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 117a ·
metinde göster ·
… dil dutup Sadrıa‘zama götürüp bildiler kim bu kâfirler kal‘anın handakı içinden
ve handak
hâricinden akan Litre nehrinden şinâverlik ederek Kadızâde İbrâhîm Paşa meks et …
Böyle bir uryân kâfiri kamışları [ile] Kaplan Paşa dil dutup Sadrıa‘zama götürüp bildiler kim bu kâfirler kal‘anın handakı içinden ve handak hâricinden akan Litre nehrinden şinâverlik ederek Kadızâde İbrâhîm Paşa meks etdiği sudan geçüp kal‘aya gidüp gelirler imiş. Hattâ Sadrıa‘zam bu ahvâli İbrâhîm Paşa'ya demiş, paşa-yı gâfil gaflet edüp aslâ mukayyed olmamış, anıniçün sebeb-i katli ol olmuş, deyü niçe yüz bin gûne kîl u kâl olmuşdu.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 117b ·
metinde göster ·
… der [ü] dîvârları metânet üzre ta‘mîr ü termîm olup beyâz dürr-i yektâya dönüp
ve handak
içi gayyâ-misâl ayırtlanup amîk oldukdan sonra Çatrapatra Ali Paşa handaka su s …
Ol gün Hünkâr hasekisi ve kapucular kethudâsı Âsitâne-i sa‘âdete revâne oldular. Bugünkü gün kal‘anın der [ü] dîvârları metânet üzre ta‘mîr ü termîm olup beyâz dürr-i yektâya dönüp ve handak içi gayyâ-misâl ayırtlanup amîk oldukdan sonra Çatrapatra Ali Paşa handaka su salup deryâ oldu.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 130a ·
metinde göster ·
olacak ve kazılacak yerleri olmayup cânib [ü] etrâfları çâh-ı gayyâ ve derk-i e …
Etrâfında aslâ handakı yokdur ve handak olacak ve kazılacak yerleri olmayup cânib [ü] etrâfları çâh-ı gayyâ ve derk-i esfelden nişân verir uçurum yerlerdir. Ve cümle kayalarında gûnâ-gûn vahşî hûş [u] tuyûrlar âşiyân etmişler kim birinin saydları mümkün değildir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 135a ·
metinde göster ·
… çâh-ı gayyâdan nişân verir bir handak-i derk-i esfeldir kim kaddi elli arşındır
ve handak
içinde âb-ı hayât sular kaynar. Hattâ bu iki kal‘a ahâlîleri sularını bu handak …
Freng hisârdan cânib-i garba elli adım enli handak üzre bir kârgîr binâ Şeddâdî cisrden geçerken bu iki hisâr mâbeyni ta‘bîr olunmaz çâh-ı gayyâdan nişân verir bir handak-i derk-i esfeldir kim kaddi elli arşındır ve handak içinde âb-ı hayât sular kaynar. Hattâ bu iki kal‘a ahâlîleri sularını bu handakdaki uyûnlardan alırlar. Ve bu mezkûr kârgîr binâ cisr ile geçilen Macar hisârı kapusu üzre,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VII 36b ·
metinde göster ·
içine nâzır azîm topları var. Handakdan taşra on aded toprakdan tabyaları korud …
Ve handak içine nâzır azîm topları var. Handakdan taşra on aded toprakdan tabyaları korudur serâmed toplardır. Bu tabyaların dahi başka handakları var, ammâ handakda suları yokdur, zîrâ bu tabyaların cânib-i erba‘aları sâfî ikişer ve üçer kat fırça lağımlardır kim her biri üçer ve dörder hazîneli lağımlardır. Ve bu taşra tabyaların etrâfları cümle şarampavdan kazıklı meterislerdir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VII 56a ·
metinde göster ·
içinden çıkan toprakları kal‘a dîvârı üzre tabyalara yığmağa benî âdem karınca …
Ve kal‘a dîvârı tamâm oldukda temelden çıkan ve handak içinden çıkan toprakları kal‘a dîvârı üzre tabyalara yığmağa benî âdem karınca [gibi] toprak taşıyup yedi tabya üzre yedi aded toprakdan kûh-ı Elburz-misâl dağlar yığmışlar. Ve bu kal‘aya iki aded kapu tarh etmişler. Uyvar feth olalı kâfir-i bed-kârların etekleri tutuşup bu kal‘aya mübâşeret etdi, ammâ bu dûrbîn-fikr küffârın elbette bir şeytanatı vardır. Bu hakîr-i âkıbet-endîşin anladığı oldur, bu kal‘ayı binâ edüp içine kırk elli kâfir koyup Pojon kal‘asın muhâfaza edüp fursat buldukda kal‘a-i Uyvar'ı 76b Osmânlı elinden suhûletle ala. Bu kal‘ayı binâ etmeğe taraf-ı şehriyârîden izin verildiği ayn-ı hatâ olup sû-i tedbîr oldu.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VII 76a–76b ·
metinde göster ·
… âr-kûşe serâpâ tula binâ bir kal‘a-i ra‘nâ olup cânib-i garba mekşûf bir kapusu
ve handak
aşırı asma makaralı köprüsü başında iki aded Şeddâdî binâ kulle-i azîmleri üzre …
Bu kal‘a Tuna'dan gelme bir göl içinde çâr-kûşe serâpâ tula binâ bir kal‘a-i ra‘nâ olup cânib-i garba mekşûf bir kapusu ve handak aşırı asma makaralı köprüsü başında iki aded Şeddâdî binâ kulle-i azîmleri üzre sekiz pâre şâhâne medfa‘ topları var. Ve kapu üzre iki aded kullelerin üzerleri şindire tahtalı kubbe örtülüdür. Ve kal‘a içinde aslâ dizdâr ve kethudâ ve imâm ve mü’ezzin ve mehterbaşı ve topçubaşı hânelerinden gayri evler yokdur.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VII 79b ·
metinde göster ·
… kal‘anın kıbleye nâzır bir ağaç kanatlı kapusu ve kapu önünde yine haşeb cisri
ve handak
kenârında bir zîbâ mahkemesi var. Ve kal‘anın batı tarafı bir küçük göldür. İçi …
Ve kal‘a içre bir tahta örtülü ve tahta minâreli bir câmi‘i ve sekiz aded yine tahta örtülü neferât evleri var. Ve kal‘anın kıbleye nâzır bir ağaç kanatlı kapusu ve kapu önünde yine haşeb cisri ve handak kenârında bir zîbâ mahkemesi var. Ve kal‘anın batı tarafı bir küçük göldür. İçinde gûnâ-gûn mâhîleri sayd olunur.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VII 93a ·
metinde göster ·
Bu kal‘anın etrâfı yalçın kayalar olmak ile handakı yokdur
ve handak
olmak da muhâldır. Ancak Freng hisârına açılır bir kapusu var. Ve kırk elli kad …
Bu kal‘anın etrâfı yalçın kayalar olmak ile handakı yokdur ve handak olmak da muhâldır. Ancak Freng hisârına açılır bir kapusu var. Ve kırk elli kadar evleri ve bir câmi‘i ve gılâl anbârı ve cebehâne hücreleri ve dizdâr hânesi var, gâyet metîn ve müstahkem hisâr-ı üstüvârdır. (---)(---)(---)(---)(---)(---)(---)(---)(---)
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VII 140a ·
metinde göster ·
… er aded metîn kullelerdir. Lâkin handakı yokdur ve olacak handak yeri de yokdur
ve handak
lâzım da değildir, zîrâ bu kal‘anın ba‘zı yerleri evc-i âsımâna kad keşân olmuş …
Ve cümle iki kat dîvârında birer aded metîn kullelerdir. Lâkin handakı yokdur ve olacak handak yeri de yokdur ve handak lâzım da değildir, zîrâ bu kal‘anın ba‘zı yerleri evc-i âsımâna kad keşân olmuş iki minâre kaddi uçurum ve yalçın kayalardır. Bâ-husûs garb tarafı ki nehr-i Kızıldeli nâm dîvâne akar suyun tarafı bir şâhin ve zağanos âşiyânlı kayalardır. Ol ecilden bu kal‘anın aslâ handakı yokdur. Ve cenûb tarafına Kızıldeli {nehri} akup duran âbdır. Ol cânibinde dahi handakları olmayup gâyet metîndir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VIII 205a ·
metinde göster ·
… -vâr kesme kaya handakdır. Ve ol taraflarının dîvârları kırkar arşın yüksekdir.
Ve handak
kenârınca kara tarafının dîvârı bir denizden bir denize varınca bin beş yüz adı …
Ve şark ve cenûb ve garb ve şimâl taraflarını deryâ döğer dîvârlardır. Ancak karayel ve yıldız cânibleri karadır, ammâ bu kara câniblerinin dîvârları seksen adım enli sedd-i Kahkahâ-vâr kesme kaya handakdır. Ve ol taraflarının dîvârları kırkar arşın yüksekdir. Ve handak kenârınca kara tarafının dîvârı bir denizden bir denize varınca bin beş yüz adım kara tarafı dîvârıdır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VIII 247b ·
metinde göster ·
içine nâzır gûnâ-gûn mazgal delikleri olup ol kara tarafı üç kat biri birinden …
Ve handak içine nâzır gûnâ-gûn mazgal delikleri olup ol kara tarafı üç kat biri birinden âlî sedd-i İskender-misâl serâmed dîvârlardır. Ve her kat dîvârı kırkar ve ellişer ayak enli Şeddâdî hâ’it-i acîb dîvârlardır. Ve bu dîvârların iç yüzleri ellişer adım dolma rıhtım ve çim toprak yığılıdır kim murâd olunsa bu dîvârlar üzre fârisü'l-hayller cirid oynamak mümkindir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VIII 268b ·
metinde göster ·
içi ve taşrası kenârlarında kat-ender-kat şaranpavlar var kim gûyâ ağaç deryâsı …
Ve handak içi ve taşrası kenârlarında kat-ender-kat şaranpavlar var kim gûyâ ağaç deryâsıdır. Gûnâ-gûn hiyel ü şeytânatlar eylemişdir kim yanına hûş u tuyûr varsa dûzahlarına sayd olunur. Bu gûne lu‘bedebâz ve hîlebâzlıklar te’lîf eylemiş kim gören âdemin aklı gider.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VIII 312a ·
metinde göster ·
… â döğer bir kat kalın Şeddâdî dîvârdır. Kırk adım enli ve kırk arşın yüksekdir.
Ve handak
içinden bir kapu ile bu kalın dîvâr içinde bir kapudan girüp yokuş yukaru elli …
Ve şimâl tarafındaki büyük limanın iskelesi bu iki kapu mâbeynindedir. Ve liman ile handak mâbeynini deryâ döğer bir kat kalın Şeddâdî dîvârdır. Kırk adım enli ve kırk arşın yüksekdir. Ve handak içinden bir kapu ile bu kalın dîvâr içinde bir kapudan girüp yokuş yukaru elli ayak taş nerdübân ile çıkılup ve iki yüz adım mezkûr dîvâr üzre gidilüp tâ orta hisârın asma cisirlerine varılur. Cümle at ve katır ve eşek bu dîvâr üstünden geçüp ve beş kat asma cisir ve kapulardan ubûr ederken âdem aşağı baksa gözü hîrelenir. Ve her gece bu cisirleri makara ile kaldırup kal‘a kapusuna siper ederler. Ve bu hisâb üzre Bodurum kal‘asının on bir kat kapusu ve evsâfı tamâm oldu.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y103b ·
metinde göster ·
… n leb-i deryâda Anbâr tabyasına dek bu hisâr-pîçe dîvâr kal‘ayı ihâta etmişdir.
Ve handak
içinde bârân-ı rahmetden hâsıl olan âb-ı rahmeti sarnıclara, andan zîr-i zemînd …
Ve kara cânibinde handak içre olan kesme kaya siperlere ana kal‘adan varacak yer altından yolları vardır, mezkûr siper dîvârlara gider. Ve ana handak içinde ana kal‘a dîvârı dibinde bir kat alçak hisâr-pîçe dîvârı var, on arşın yüksek ve üç arşın kalın dîvârdır. Ol dahi köşe köşe burclardır, handak içine nâzırdır ve kulleler altından yolları vardır. Tâ Eğri kapudan tâ Kızıl kapuya ve andan leb-i deryâda Anbâr tabyasına dek bu hisâr-pîçe dîvâr kal‘ayı ihâta etmişdir. Ve handak içinde bârân-ı rahmetden hâsıl olan âb-ı rahmeti sarnıclara, andan zîr-i zemînden kal‘a içre deryâya cereyân eder.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y114a ·
metinde göster ·
… ak tabya mukâbelesidir. Bu mahalde kulleler yokdur. Ancak iki kat ana dîvârıdır
ve handak
içre siperler yokdur ammâ metîn ü müstahkem siperler vardır.
Andan yine handak kenârınca karayel üzre iki yüz adım ubûr edüp Alçak tabya mukâbelesidir. Bu mahalde kulleler yokdur. Ancak iki kat ana dîvârıdır ve handak içre siperler yokdur ammâ metîn ü müstahkem siperler vardır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y115b ·
metinde göster ·
… adımdır. Ve handakı kırk arşın enli ve yigirmi arşın amîk kesme kaya handakdır.
Ve handak
içinden tâ kal‘anın esâsına varınca kaplıbağa-misâl münharif eğri binâdır. Her …
Ve bu vasf etdiğimiz şehr-i ma‘mûrenin tâ ortasında bir kudret kayası üzre şekl-i müdevver bir içkal‘a-i zîbâ-yı âlîdir ve gâyet metîndir. Ve handakı kenârınca dâ’iren-mâdâr cirmi bin üç yüz adımdır. Ve handakı kırk arşın enli ve yigirmi arşın amîk kesme kaya handakdır. Ve handak içinden tâ kal‘anın esâsına varınca kaplıbağa-misâl münharif eğri binâdır. Her taşı fîl cüssesi misâldir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y164a ·
metinde göster ·
… ir ve kal‘a neferâtıyla pîrâstedir. Ve bâdger-misâl bir hevâdar câ-yı karârdır.
Ve handak
kenârında olan iki kat demir kapu Y 164b üzre beyâz mermerde celî hatt ile,
Ve bu kal‘a(nın) ancak garba nâzır bir kapudur ammâ yedi kat demir kapudur. Herbir kapusunun mâbeyninde gûnâ-gûn muhyel ceng içün demir âletler ve demir asma kafesler ve paçarızlar ve gûnâ-gûn saçma toplar vardır. Bu kapu mâbeynleri âlât-ı harb ve elvân silâhlar ile ârâstedir ve kal‘a neferâtıyla pîrâstedir. Ve bâdger-misâl bir hevâdar câ-yı karârdır. Ve handak kenârında olan iki kat demir kapu Y 164b üzre beyâz mermerde celî hatt ile,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y164a–Y164b ·
metinde göster ·
içine nâzır dörd kulle-i azîmler var. Anların dahi celî hatlar ile târîhleri va …
Ve handak içine nâzır dörd kulle-i azîmler var. Anların dahi celî hatlar ile târîhleri var. Her birin birer pâdişâh inşâ eylemiş. Tahrîrinde tatvîl-i kelâm olur.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y164b ·
metinde göster ·
… adım ve yedi kulle-i metîn ve sekiz dirsekdir. Ve bu kapu dahi garba nâzırdır.
Ve handak
içi cümle bâğçe-i müzeyyendir. Andan yine cenûb cânibine bâb-ı Cinîn'e varınca …
Ve bâb-ı Cedîde'den taşra yine cenûba alçacık handak kenârında alçak dîvâr sıra bâb-ı Ferec'e varınca sekiz yüz adım ve yedi kulle-i metîn ve sekiz dirsekdir. Ve bu kapu dahi garba nâzırdır. Ve handak içi cümle bâğçe-i müzeyyendir. Andan yine cenûb cânibine bâb-ı Cinîn'e varınca dörd yüz adım ve beş kulledir ve garba nâzırdır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y170a ·
metinde göster ·
… ver cihân-nümâ bir kal‘a-i bâlâdır. Ve dîvârının kaddi otuz arşın-ı mi‘mârîdir.
Ve handak
kenârınca dâ’iren-mâdâr bin altı yüz adımdır. Ve handakı yüz adım enlidir. Ve l …
Ve bu tahrîr olunan kal‘anın Kızıl kapu cânibine karîb iç kal‘a bir amelî yığın püşte-i âlî üzre şekl-i müdevver cihân-nümâ bir kal‘a-i bâlâdır. Ve dîvârının kaddi otuz arşın-ı mi‘mârîdir. Ve handak kenârınca dâ’iren-mâdâr bin altı yüz adımdır. Ve handakı yüz adım enlidir. Ve leb-ber-leb mâ-i müsta‘mel ile memlûdur. İçinde bir başdarda kadırga pala urup gezse mümkündür. Gûyâ ki Varat kal‘asının handakıdır. Ve ba‘zı kanlıları ve fevâhişeleri bu handaka atarlar. Gûyâ bir fecc-i amîk bir handak-ı atîkdir ve içi sâfî sazlıkdır. Ve gûnâ-gûn köpek balıkları vardır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y170a ·
metinde göster ·
Ve handak suyundan yokuş yukaru kal‘anın esâsına varınca kaplıbağa misâli eğri şeddâdî dîvârdır. Her taşı fîl-i Mengerûsî cüssesi kadardır. Bu dîvâr eğri binâ olunmak Y 170b ile handak kenârında olan ceyrânlar ve kûsfend-i beyâbânîler ve keçiler sürü sürü gezerler, yanlarına varılmak muhâldir. Ancak uğrın kapudan koyup dizdâr keçi ve koyun lâzım oldukda ol kapudan âdemler çıkup sayd ederler.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y170a–Y170b ·
metinde göster ·
… İbtidâ handak kenârında bir kulle vardır. Anda kapudan içeri girüp yokuş yukaru
ve handak
üzre (---) göz kâ[r]gîr cisrile ubûr edüp andan ikinci kapu ki kal‘anın ana dîv …
Ve bu iç kal‘anın cenûbiyle kıble mâbeynine nâzır bir kapusu var. Gayri cânibinde kapusu yokdur. İbtidâ handak kenârında bir kulle vardır. Anda kapudan içeri girüp yokuş yukaru ve handak üzre (---) göz kâ[r]gîr cisrile ubûr edüp andan ikinci kapu ki kal‘anın ana dîvârında Dizdâr kapusudur. Dâ’imâ dizdârlar bu kapu mâbeyninde mahpûs gibi oturur. Taşra çıksa katl ederler. Meğer paşalar beyâz buyurdı ile da‘vet edeler. El-hâsıl bu kapudan taşra çıkmağa kâdir değildir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y170b ·
metinde göster ·
… olmağile bin yedi yüz adım yeri handaksızdır ve elzem-i levazımından değildir.
Ve handak
mahalli dahi yokdur. Ve gayri câniblerindeki handakları dahi amîk değildir. Üçe …
Ve cümle elli yedi burc-ı müstahkemlerdir. Ve yetmiş sekiz dirsekdir ya‘nî sâ’ir dîvârlara nâzır köşelerdir. Ve cümle dörd bin kırk bedendir. Ancak Bâb-ı Meryem'den ve Bâb-ı Meğâribe'ye ve andan Bâb-ı Dâvûd'u ubûr edüp rükn-i şimâle varınca kal‘a taşrası sa‘b u sengistân olmağile bin yedi yüz adım yeri handaksızdır ve elzem-i levazımından değildir. Ve handak mahalli dahi yokdur. Ve gayri câniblerindeki handakları dahi amîk değildir. Üçer ve ikişer âdem kaddi ancak vardır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y210a ·
metinde göster ·