… sten-i cedîd 80, pîrleri Gafîr-i Hindî denilmişdi. Bu pâsbânlar ellerinde balta
ve harbe
ve bellerinde şemşîr-i âteş-tâb ile rûz-ı rûşende niçe musanna‘ fânûslar yakup …
Pâsbân-ı Bedâsten-i cedîd 80, pîrleri Gafîr-i Hindî denilmişdi. Bu pâsbânlar ellerinde balta ve harbe ve bellerinde şemşîr-i âteş-tâb ile rûz-ı rûşende niçe musanna‘ fânûslar yakup "Aşa dura vura" deyü feryâd ile ubûr ederler.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 201b ·
metinde göster ·
… nderdikde, eyle rivâyet ederler kim üç günde on yedi bin ümmet-i Muhammed kılıç
ve harbe
ve navorta ve baltadan geçüp Bükreş ve Tirkoviş ve gayrı şehirlerde ümmet-i Muh …
"Taht-ı hükûmetinizde olan cümle müselmânları kırup mâl-ı hazâ’inlerin bana gönderesiz" deyü haber gönderdikde, eyle rivâyet ederler kim üç günde on yedi bin ümmet-i Muhammed kılıç ve harbe ve navorta ve baltadan geçüp Bükreş ve Tirkoviş ve gayrı şehirlerde ümmet-i Muhammed'den mürted olanları dahi haps edüp mâlların alup anları dahi niçe gûne izâ ve işkence ile cümle kırdı, ammâ bir bayrak sekbân ve bir bayrak sarıca ve niçe yüz yeniçeriler bir yere gelüp mürted olmağı kabûl etmeyüp ceng ede ede niçe bin küffârı kırup cümlesi selâmet Yergöğü kal‘asına düşerler.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS V 103b ·
metinde göster ·
… avî ve tuğulka ve ser-penâh ve zırh [u] zereh-külâh ve balta ve nacaklar ve şiş
ve harbe
ve mızrak ve tüfeng ve tîr-i kemân ve kılıç ve gaddâre ve zemberek ve gürz ve s …
Sitâyiş-i hisâr-ı Nârin kal‘a: Bu kal‘a Yukarukal‘anın cânib-i garbı köşesinde vâki‘ olmuş gâyetü'l-gâye metânet üzre mebnî şekl-i murabba‘ seng-i tırâş ile inşâ olunmuş başka iki kat bölme hisâr-ı üstüvârdır kim içinde dizdâr ve kal‘a imâmı ve mü'ezzininden gayrı bir ferd-i âfrîde sâkin değildir. Ancak bir zâviye ve gılâl anbârları ve su sarnıçları vardır. Ve cânib-i şarka nâzır iki kat metîn demir kapuları mâbeyninde dizdâr ağa dîvânhânesi etrâfında olan rûy-ı dîvârda maslûb cebe ve cevşen ve katlavî ve tuğulka ve ser-penâh ve zırh [u] zereh-külâh ve balta ve nacaklar ve şiş ve harbe ve mızrak ve tüfeng ve tîr-i kemân ve kılıç ve gaddâre ve zemberek ve gürz ve salık ve nobbut ve sopa ve salma ve gürz ve siper-i zerîn ve niçe bin bunun emsâli âlet-i silâha müte‘allık zî-kıymet silâh-ı gûnâ-gûnlar ile bu kapular mâbeyni eyle müzeyyen olmuşdur kim Devlet-i Âl-i Osmân'da misli meğer Bağdâd-ı bî-dâdda ola.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS V 112b ·
metinde göster ·
… e guzâta cebehâne-i âmireden niçe bin aded tîğ ve teber ve siper ve tîr ü kemân
ve harbe
ve bunduk ve cidâlar tevzî‘ olunup terakkîler va‘de olundukda cümle guzât içre …
Bu lağım mahallinde cümle guzât-ı muvahhidîni serdâr-ı âkıbet-endîş âgâh edüp cümle guzâta cebehâne-i âmireden niçe bin aded tîğ ve teber ve siper ve tîr ü kemân ve harbe ve bunduk ve cidâlar tevzî‘ olunup terakkîler va‘de olundukda cümle guzât içre bir sürûr ü şâdumân olup birbirlerin savaş-ı perhâşa terğîb edüp rûz-ı rûşenleri rûz-ı ıyd-ı adhâ ve şeb-i zulmânîleri leyle-i Kadr mâh-ı çârdeh olup mâbeynlerinde bir garîb ayş u işret ve zevk u şevk ve sürûr ü şâdumân olup cümle guzât gusüller ile hâcet namâzları kılınup birbirleriyle öpüşüp görüşüp vasiyyetler edince lağım mahalli tamâm olunca ceng tablına turralar urulup cengî harbîler çalınırken hemân bir kerre zemîn ü âsumân lerzân olup Çavuşzâde Mehemmed Paşa kolundan tekrâr bir dahi elli arşın mikdârı kal‘a dîvârı ender havâ mu‘allâkest olup dîvâr üzre ber-karâr olan küffârın karârları dârü'l-bevâr olup gird-i siyâh-ı bârût âfitâb-ı âlem-tâbı şeb-i zulmânî etdikde hemân guzât-ı cüyûş-ı muvahhidîn kol kol kollarında siperlerin yüzlerine alup gülbâng-ı Muhammedîye rehâ buldurup yürüyüş edüp baş almada ve baş verüp savaş-ı perhâş etmede.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS V 125a ·
metinde göster ·
… girift edüp ve cebehânesinde cümle üç yüz aded tüfeng ve yüz aded meç ve kılıç
ve harbe
ve niçe bunun emsâli âlet-i silâhları ve zî-kıymet âlât-ı âvânîleri cümle komor …
Ba‘dehû kal‘ada olan zî-kıymet eşyâcıkları serdârımız, "Bunlar mîrî mâldır" deyü girift edüp ve cebehânesinde cümle üç yüz aded tüfeng ve yüz aded meç ve kılıç ve harbe ve niçe bunun emsâli âlet-i silâhları ve zî-kıymet âlât-ı âvânîleri cümle komor bârgîrlerine tahmîl etdirüp ve altı pâre şâhî topların her birin ikişer komor bârgîrlerine yükledüp kal‘anın içinde kalan mâl-ı ganâ’imi guzât-ı müslimîne "yağma" deyüp ân-ı vâhidde derûn-ı hisârı harâb [u] yebâb edüp âhir ıhrâk bi'n-nâr edüp hânelerin türâb etdiler. Tâ şu mertebe harâb etdiler kim kal‘anın demir kapuların bile söküp götürdüler.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS V 145b ·
metinde göster ·
… -i sanâyi‘ât-ı ehl-i esnâfân: Bunda işlenen kilid ve çakmaklı ve boy tüfengleri
ve harbe
ve demir kurd kapanları ve gayrı demir âletleri bu şehre mahsûsdur.
Der-memdûh-i sanâyi‘ât-ı ehl-i esnâfân: Bunda işlenen kilid ve çakmaklı ve boy tüfengleri ve harbe ve demir kurd kapanları ve gayrı demir âletleri bu şehre mahsûsdur.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS V 166b ·
metinde göster ·
… ay azîm dîv-i gûnâ-gûn kim her birinin ellerinde çınar pâre nobutları ve kalkan
ve harbe
ve âlât-ı silâhları ile ubûr etdiler.
Seyr-i ibret-nümâ-yı âhar: Pehlivân-ı kâmil bu bahr içre kuruyup bâğçenin bir köşesine bir ağaçdan bir ağaca bir perde gerüp elindeki asâ ile perdeye "Bir kerre çıkun taşra" deyü urup hemân bir kerre verâ-yı perdeden bir alay azîm dîv-i gûnâ-gûn kim her birinin ellerinde çınar pâre nobutları ve kalkan ve harbe ve âlât-ı silâhları ile ubûr etdiler.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VII 68b ·
metinde göster ·
… î‘i kâfiristânda ok yay yok iken bunların silâhları sihâm-ı kavs-i kazâ ve hişt
ve harbe
ve sapan ve tüfengdir. Ve gâyet şecî‘ ve zor-âver ü dilâver kefereleri vardır.
Ekseriyyâ Girid cezîresinin âb [u] hevâsı hükmünden cümle halkının evlâd [u] ensâbları böyle hilkat üzre olup gâyet necîb ve reşîd sıbyânları vardır, ammâ hakkâ ki isfakiye keferesinin ecinneye müşâbehetleri vardır kim bir turfe hey’et-i mecmû‘a-i müdhikleri var kim görenler hayrân olup hande ederler. Ve kendüleri de dâ’imâ pişmiş koyun başı gibi sırıdup güler şeklinde gezer bir alay zeber-dest ifrît sıfat kavimdirler. Hattâ cemî‘i kâfiristânda ok yay yok iken bunların silâhları sihâm-ı kavs-i kazâ ve hişt ve harbe ve sapan ve tüfengdir. Ve gâyet şecî‘ ve zor-âver ü dilâver kefereleri vardır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VIII 319b ·
metinde göster ·
… fke ve ayaklarına sığır ve keçi derisinden çarık geyerler. Silâhları pinyal şiş
ve harbe
ve tüfengdir. Bârûdları karşu Çuka adaları Frenginden gelüp keçi ile değişirler …
Libâsları keçi yününden mutâf gibi dokunmuş ince siyâh sof gibi esbâb geyüp başlarına siyâh manlifke ve ayaklarına sığır ve keçi derisinden çarık geyerler. Silâhları pinyal şiş ve harbe ve tüfengdir. Bârûdları karşu Çuka adaları Frenginden gelüp keçi ile değişirler.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VIII 336a ·
metinde göster ·
… i ile âsûdedirler. Ve kubbesinin cânib-i erba‘asında Y 265b niçe yüz zerdeste
ve harbe
ve şepkülâh ve tabl u nakâre ve nefîr ve alâmâtlar vardır. Ve Kantaratü'l-Leymû …
Ziyâret-i eş-şeyh Merzûk-ı Kifâfî: Tarîk-ı Seyyid Ahmed el-Bedevî'de ulu sultândır. Selîm Hân ile Mısır fethinde mülâkat olmuşdur. Circeli Alî Beğ üzerlerine bir câmi‘ ve bir kubbe-i mehbıt-ı pür-envâr inşâ etmişlerdir. Ve Ebüssu‘ûd-ı Cârihî ile hem-asır olmağile Sultân Selîm hakkında ikisi "Yâ Selîm ta‘al ile'l-Mısır" buyuranlardan bu Merzûk-ı Kifâfî ve Ebüssu‘ûd-ı Cârihî'dir, kuddise sırruhu'l-azîz. Ulu sultândır, gâyet çok fukarâsı vardır, tarîk-ı Kifâfî derler, Ahmediyye'ye müntehî derler. Ziyâretgâh-ı hâs [u] âmdır. Kubbesinde üç halîfesi ile âsûdedirler. Ve kubbesinin cânib-i erba‘asında Y 265b niçe yüz zerdeste ve harbe ve şepkülâh ve tabl u nakâre ve nefîr ve alâmâtlar vardır. Ve Kantaratü'l-Leymûn kurbunda,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y265a–Y265b ·
metinde göster ·
… tler bu Vârdân kal‘asından bu cânibe ubûr edüp kemîngâhlarda kemend-bendler ile
ve harbe
ve gûnâ-gûn fendler ile pîl ü gergerdân ve gayrı hayvân sayd [u] şikâr ederlerm …
Ve bu Vârdân kal‘asının Nîl aşırısı garb cânibidir. Gâyet mahûf u muhâtara yerler imiş. Benî âdemden amâr yok bir çöl çölistân ve berr [ü] beyâbân sahrâ-yı hâmûn imiş. Fîli Y 398b kapup havâya götürür ukkâb kuşları ve fîl ü gergerdân ve kepçe kuyruk hayvânları var imiş. Ammâ ba‘zı fedâyî ve tüvânâ yigitler bu Vârdân kal‘asından bu cânibe ubûr edüp kemîngâhlarda kemend-bendler ile ve harbe ve gûnâ-gûn fendler ile pîl ü gergerdân ve gayrı hayvân sayd [u] şikâr ederlermiş.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y398a–Y398b ·
metinde göster ·
… iye sultânına elçi gönderdikde incü ve yemenî ve akîk taşlar ve ok yay ve kılıc
ve harbe
ve tüfeng ve kurşum ve bârût ve neft ü katrân ve yağlı çıra ağacı ve servi ağac …
Ve Habeş paşası bu Dumbiye sultânına elçi gönderdikde incü ve yemenî ve akîk taşlar ve ok yay ve kılıc ve harbe ve tüfeng ve kurşum ve bârût ve neft ü katrân ve yağlı çıra ağacı ve servi ağacı ve servi kozalağı ve fındık ve fısdık ve Rûm cevizi ve bakır sahan ve tancere âletleri ve boğası ve don ve gömlek ve kettân bezi iplik ve ibrîşim, bu zikr olunan eşyâlardan götürürler kim anda tahrîr olunan eşyâların herbiri iksîr-i a‘zam-misâl tûtiyâ-yı kâmyâbdır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y439a ·
metinde göster ·