vasatında bir havz-ı müdevveri âb-ı zülâl ile leb-ber-leb olup etrâf uyûnlarınd …
Ve harem vasatında bir havz-ı müdevveri âb-ı zülâl ile leb-ber-leb olup etrâf uyûnlarından tecdîd-i vuzû’ ederler. Ve sekiz sütûn üzre bir serâmed kubbe-i 47a bâlâdır kim fâtih-i Bağdâd Murâd Hân-ı Râbi‘ binâ etmişdir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 46b–47a ·
metinde göster ·
… sağ yan kapu üzre târîhi (---)(---)(---)(---)(---)(---)(---)(---)(---)
ve harem
kıble kapusu üzre târîhi (---)(---)(---)(---)(---)(---)(---)(---) Ammâ b …
Ve bu harem tûlen ve arzen (---) ayakdır ve üç aded bâb-ı kebîri vardır. Sol kapusu üzre târîhi (---)(---)(---)(---)(---)(---)(---)(---)(---)(---) ve sağ yan kapu üzre târîhi (---)(---)(---)(---)(---)(---)(---)(---)(---) ve harem kıble kapusu üzre târîhi (---)(---)(---)(---)(---)(---)(---)(---) Ammâ bu haremin kıble kapusu Hudâ-yı Müte‘âl hakkıyçün bir diyârda misli yok altun-misâl bir pirinc kapudur. Kaddi on iki zirâ‘dır. Üstâd-ı zerger kâr-ı iksîrin ayân u beyân içün bir bâb-ı sa‘âdet etmiş kim gûyâ Bâb-ı Mu‘allâdır kim im‘ân-ı nazar ile dikkat edenler vâlih [ü] hayrân olur.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 60b ·
metinde göster ·
… nâresi on altı tabakadır. Mihrâb dîvârının yemîn [ü] yesâr köşesinde iki minâre
ve harem
kapusunun şimâl-cenûbundaki minâreteyn dahi üçer tabakalı minârelerdir kim dörd …
Ve bu câmi‘in evsâf-ı minârâtı altı aded ayyûka ser çekmiş minâre-i serâmedlerdir. Bu câmi‘-i Ahmed Hân selâtînlerin on altıncısı olmağın ve on altıncı pâdişâh binâ etdiğiyçün ana alâmeten altı minâresi on altı tabakadır. Mihrâb dîvârının yemîn [ü] yesâr köşesinde iki minâre ve harem kapusunun şimâl-cenûbundaki minâreteyn dahi üçer tabakalı minârelerdir kim dördü on iki tabaka eder ve taçları ve yigirmişer zirâ‘ tavîl alemleri cümle zeheb-i hâlis ile mutallâ minâre-i bâlâlardır kim külâhlarının ve alemlerinin şu‘lesinden merdüm-i dîdeler hîrelenir. Ve haremin gerüdeki 61a köşelerindeki iki minâreler dahi alçak ve ikişer tabaka ve taçları rusâs-ı hâs ile mebnî minâreteyndir. Bu hisâb üzre altı minâre on altı şerîfedir. Her leyle-i mübârekelerde on iki bin kanâdîller ile bu minâreler çerâğân oldukda gûyâ her biri birer nûrdan servi gibi pertev-i fer verir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 60b–61a ·
metinde göster ·
… k bir kıble kapusu üzr[e] târîh (---)(---)(---)(---) Mi‘mâr Sinân binâsıdır.
Ve harem
içre mahkeme-i şer‘-i mübîn vardır. Ve hareminin yemîn [ü] yesârında iki kapusu …
Tûlen ve arzen bu cirmde olan şehr-i azîm içre ibtidâ câmi‘-i atîk Koca Kâsım Paşa'{dır}. Bir düz yerde vâkı‘ olup çâr-kûşe bir dîvâr üzre çâr-kûşe harpüşte tahta kubbeli ve tahtânî câmi‘-i atîkdir. İçinde aslâ amûdları yokdur. Ve taşra haremi çınâr ve dud şecerleri ile müzeyyendir. Mâ-tekaddem imâreti var imiş, hâlâ bîmârhânedir. 125b Ve bir tabaka minâre-i mevzûnu var. Ancak bir kıble kapusu üzr[e] târîh (---)(---)(---)(---) Mi‘mâr Sinân binâsıdır. Ve harem içre mahkeme-i şer‘-i mübîn vardır. Ve hareminin yemîn [ü] yesârında iki kapusu var. Ve bu câmi‘ şehrin iz[di]hâm yerinde olmağile gâyet cemâ‘at-i kesîreye mâlikdir. Andan,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 125a–125b ·
metinde göster ·
… ydânı'nda kaldı ve sipâh minârenin altısına dahi çıkup pür-nakıl olup minâreler
ve harem
kubbeleri üstünden Atmeydânı'nda yeniçerilere eyle kurğuşum urdular kim yeniçer …
Ve'l-hâsıl yigirmi beş aded sâhib-i fetvâ imzâsıyla sadrıa‘zam telhîsiyle (---)(---) [katline hatt-ı şerîf sâdır olup] yeniçeri ve cebeci ocakları mâh-ı şevvâlin onuncu gün yevm-i selâse idi, orta Câmi‘de tekrâr meşveret edüp Atmeydânı'na bir mütekellim âdem gönderüp çorbacı-ı mezbûru katl edince cümle} yeniçeri ve cebeci ocağı ve gayrı askerî tâ’ifesi Hazret-i Risâlet-penâhın sancağ-ı şerîfi dibinde cem‘ olup cümle meşâyihân fukarâlarıyla tevhîd ü tezkîr ederek sadrıa‘zam ve yeniçeri ocağı ve cümle asker tâ’ifesi Atmeydân'ın ve Yeni Câmi‘in yedi tarafdan kapuların asker ihâta edüp Atmeydânı'nın iki başından yeniçerileri Atmeydânı'na dolup sadâ-yı Allah Allah ile tarafeynden gülbâng-ı Muhammedî sadâsı cihânı dutdu. Hemân Atmeydânı'nda olan pür-silâh sipâh yiğitleri yeniçeri üzre küheylân atların Atmeydânı'nda at bırağup bir hücûm etdiler kim hakkâ bârekallah ancak olur. Niçe âdemi dendân-ı tîğdan ve rîh-ı bî-emân-ı sinândan geçirüp bî-bâk ü bî-pervâ merkezlerinde karâr edüp yine yeniçeri cânibinden varan atlılar yine birbirlerine hücûm edüp bir epeyce elbeşti dahi etdiler. Ammâ bu hücûmda niçe sipâh hâk-i mezellete düşüp Yeni Câmi‘ hareminden kafadârları gelüp şehîdlerin aldılar. Hemân yeniçeri çavuşları ve çorbacıları yeniçeriye "Koma kurdlarım" deyüp tâ vasat-ı meydâna köpek cengi ederek geldiklerinde sipâh Atmeydânı'nda kalmayup cümle Yeni Câmi‘ haremine mâl-â-mâl olup cümle demir kapuları seddidüp demir pencereleri sedd [ü] siper edüp içerden taşra yeniçeriye kurşum ve oku bârân-ı la‘net gibi yağdırup ân-ı vâhidde yüz yetmiş yeniçeriyi şehîd ve niçe yüz âdem mecrûh olup sipâh siper ardında yeniçeri Atmeydânı'nda kaldı ve sipâh minârenin altısına dahi çıkup pür-nakıl olup minâreler ve harem kubbeleri üstünden Atmeydânı'nda yeniçerilere eyle kurğuşum urdular kim yeniçeri bî-emân kaldı. Âhir yeniçeriler Ahmed Hân Türbesi tarafındaki Kurrâ kubbeleri ve medrese kubbeleri ve niçe hânelerin dâm [u] bâmları üzre çıkup Yeni Câmi‘ haremi içre olan sipâha kurşumu eyle yağdırdılar kim bu kerre sipâhın atları kurşum zahmından sipâhları târmâr edüp niçe yüzü de kurşumdan helâk olup hemân yeniçeriler Atmeydânı'ndan "Allah" ile demir pencerelerden ankebût-vâr urûc edüp taşra harem kapuların kırup hücûm edince cümle sipâh Yeni Câmi‘in iç haremine mâl-â-mâl olup derûn-ı câmi‘e dahi girüp mahsûr olup harem pencerelerinden taşra haremde olan askere oku kurşumu urup taşrada olan asker cân ve baş kaydına düşdüler. Hikmet-i Hudâ Yeni Câmi‘in altı minâresinin kapuları taşra hareme vâkı‘ olmuşdur. Hemân yeniçeriler minârelerin kapuların kırup dal-kılıç minâreden yukaru çıkdıklarında celeb sipâhlar kuşluk vaktinde öyle ezânı okumağa başlayup niçesin minârede katl ve niçesin kayd-bend ile "vakitsiz ezân okuyan yalancı mü’ezzinin hâli budur" deyü aşağı indirüp kelle paça ederlerdi. Ba‘dehû yeniçeriler altı aded minârelerden iç harem içre olan sipâha havaliden eyle kurşumlar urdular kim beyâz mermer-i hâm üzre pembe-misâl cesed-i insândan cereyân eden hûn-ı ahmer-gûndan cümle mermerler la‘l-gûn oldu. Bu hâli sipâh görüp haremin üç kapusun açup yeniçeriler üzre üç yerden dal-satûr-ı sipâh olup fakîrlerden câmi‘e avdet eder kalmayup cümlesi yeniçeri destinde şehîd oldular. Niçe yüzü câmi‘-i şerîf içre girüp kapandılar. Yine pencerelerden câmi‘ içre kurşumlar urup câmi‘ kapuların kal‘ edüp dal-sâtûr-ı Bektâşî urarak câmi‘ içinde ibrişim haliçeler üzre sipâh kırarak kimi namâz kılarak kırılırdı, kimi Kur’ân-ı azîm okuyarak Hazret-i Osmân gibi şehîd olarak kırılırdı. Câmi‘in cemî‘î der-i dîvârında ve câmlarında ve kıbâblar üzre mestûr olan kurşumlarda kurşum darbından bir rahnedâr olmadık yer kalmamışdı ve derûn-ı câmi‘de Kelâm-ı İzzet'i gerdeninde iken gerdeninden kılıç geçen ibâdullahın hadd [u] pâyânı yok idi. Hulâsa-i kelâm, kâmil yedi buçuk sâ‘at {kâr-zâr eylediler kim eğer Kahramân-ı bî-emân ol kâr-zârda olsa Nerîmân-ı nerm-râm olurdu. Veyâhud perhâş-ı bî-kârda ceng-cûyân olan dilâverân-ı mübârizânın merdâneliklerin Rüstem-i zamân ve Zâl-ı bî-amân istimâ‘ etse meddâhân-ı sipâhiyân ol[urdu]. El-kıssa yeniçeri bî-hisâb sipâhiyân bî-tâb olmağıla cenge iktidârları olmayup "El-firâru mimmâ lâ yutak, min süneni'l-mürselîn" mâ-sadakınca sipâhın karârı firâra mübeddel olup her biri bir cânibe perîşân oldular. Sipâhdan bî-aded ve yeniçeriden mürd az oldu.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS II 371b ·
metinde göster ·
dîvârının etrâfları kal‘a-misâl beden bedendir ve kapusu üzre bir çanlık kulles …
Ve harem dîvârının etrâfları kal‘a-misâl beden bedendir ve kapusu üzre bir çanlık kullesi var kim evce münkalib olup tâ zirve-i ulyâsında hammâm kubbesi kadar bir çanı var kim ol nâkûsun sadâsı bir konak yerden istimâ‘ olunur.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS V 106b ·
metinde göster ·
… p servî ve uhlamur dırahtlarının râyihaları cemâ‘atin demâğların mu‘attar eder.
Ve harem
etrâfı dâ’iren-mâdâr hücreler ile müzeyyendir, ammâ minâresi ol kadar mevzûn ve …
Dükelisi on bir aded mihrâbdır, ammâ cümleden mükellef ü müzeyyen Sultân Bâyezîd-i Velî câmi‘i, ma‘bedgâh-ı kadîmdir. Bir bayır dibinde ve bir müferrih ve mesîregâh çemenzâr u murgzâr yerde cemî‘i âsâr-ı binâları rusâs-ı hâs kurşum ile mestûr bir câmi‘-i nûrdur, lâkin sene 1072 târîhinde mütevellîsi bu câmi‘in tarz-ı atîkin bozup müceddeden enderûn [u] bîrûn-ı câmi‘i bir tarz-ı âhar edüp bir şeşhâne nakş-ı bûkalemûn halkârî tavan-ı ibret-nümûn edüp minberin sağ tarafındaki dîvârın delüp iki aded kemer binâ edüp câmi‘i dahi tevsî‘ etmiş. Ve taşra soffası üzre kezâlik yine kubbeler yerine halkârî tavan kubbeler etmiş kim gûyâ her biri birer gûne kâse-i Çîn gibi münakkaş olmuş ve haremi bir çemenzâr ortası havzlı gûnâ-gûn eşcârâtlar ile müzeyyen olup servî ve uhlamur dırahtlarının râyihaları cemâ‘atin demâğların mu‘attar eder. Ve harem etrâfı dâ’iren-mâdâr hücreler ile müzeyyendir, ammâ minâresi ol kadar mevzûn ve musanna‘ değildir, ammâ mihrâb ve minberi ve mahfil-i münîfi ve kürsî-i latîfi gâyet musanna‘ mihrâb ve minberdir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 149a ·
metinde göster ·
… u câmi‘in hareminde bir kiremit ile mestûr bir kubbe-i ma‘mûr içinde medfûndur.
Ve harem
köşesindeki çeşme ve mahkeme Ali Paşa hayrâtıdır.
Ve sâhibü'l-hayrât Ali Paşa bu câmi‘in hareminde bir kiremit ile mestûr bir kubbe-i ma‘mûr içinde medfûndur. Ve harem köşesindeki çeşme ve mahkeme Ali Paşa hayrâtıdır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 177a ·
metinde göster ·
… âhûrdur. Ve dîvânhânesinden içeri iç oğlanları hücreleri ve gûnâ-gûn maksûreler
ve harem
odaları ve domna, ya‘nî beğ karısı hücreler ve hammâmları ve niçe yüz âsâr-ı bi …
Şehrin tâ ortasında cânib-i etrâfı kalın meşe ağaçlarından yalın kat palanka dîvârlı sarâydır. Bu sarây içre gûnâ-gûn kârgîr binâ odalar ve müte‘addid dîvânhâneler ve bir müzeyyen manastır ve cânib-i erba‘asında iki yüz aded tahtânî ve fevkânî tüfeng-endâz tarabans, ya‘nî yeniçeri odaları ve sarây ortası bir azîm meydândır. Bir tarafı büyük âhûrdur. Ve dîvânhânesinden içeri iç oğlanları hücreleri ve gûnâ-gûn maksûreler ve harem odaları ve domna, ya‘nî beğ karısı hücreler ve hammâmları ve niçe yüz âsâr-ı binâlarla ârâste ve bir müzeyyen bâğçe ile pîrâste olmuş korta sarâydır. Ve Âl-i Osmân'ın bir tarafa seferi oldukda kânûn üzre bu Eflak beği on iki bin asker ile sefer eşer. Ve bu korta sarâyın su aşırı karşusunda bir hammâm-ı hoş-hevâsı var.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VII 101b ·
metinde göster ·
… esi çâr-kûşe kulle-misâldir. Ve hareminde âbdesthâne şâzrevân-ı Hanefîleri var.
Ve harem
etrâfında ma‘mûr medreseleri var ulu câmi‘dir.
Ammâ cümleden ma‘mûr u müzeyyen ve mükemmel ve kâr-ı atîk ve cemâ‘at-i kesîreye mâlik kân-ı sıddîk, Eski câmi‘ nâmıyla müte‘ârif bir ma‘bedgâh-ı kadîmdir kim bir yeniçeri ağası binâ etmiş rusâs-ı hâs ile mestûr bir câmi‘-i nûrdur. Minâresi çâr-kûşe kulle-misâldir. Ve hareminde âbdesthâne şâzrevân-ı Hanefîleri var. Ve harem etrâfında ma‘mûr medreseleri var ulu câmi‘dir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VIII 202a ·
metinde göster ·
… mücellâ ve musaykal sommâkî sütûnlar var kim âdemin reng-i rûyları nümâyândır.
Ve harem
vasatında aşren fe-aşr bir havz-ı latîfinde âb-ı zülâli cereyân edüp cemâ‘at te …
Ve çârsû içinde Mîr Münzîr câmi‘i. Bu dahi musanna‘ câmi‘dir ammâ bunun haremi cümleden musanna‘ ve küşâde harem-i ferah-fezâdır kim haremin cânib-i erba‘asında sekiz mücellâ ve musaykal sommâkî sütûnlar var kim âdemin reng-i rûyları nümâyândır. Ve harem vasatında aşren fe-aşr bir havz-ı latîfinde âb-ı zülâli cereyân edüp cemâ‘at tecdîd-i vuzû‘ ederler.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y190b ·
metinde göster ·
… Zîrâ teng mahalle düşüp harem cânibi esvâk-ı sultânî ve tarîk-ı âmdır. Y 206b
Ve harem
kapusu üzre kulle-misâl çâr-kûşe bir minâre-i mevzûnu vardır.
Ve bu câmi‘in tûlü bir yanından bir yanına üç yüz elli ayakdır kâmil ve arzı yüz ayakdır, ensiz vâki‘ olmuşdur. Eğerçi dahi vâsi‘ olsa şâm-ı şerîfde câmi‘-i Ümeyye cirminde olurdu. Ammâ bunun derûnunda cümle elli beş sommâkî ve câ-be-câ çâr-kûşe amelî sütûn-ı müntehâlar üzre toloz kâ[r]gîr kemer binâ câmi‘-i kadîmdir. Ve mihrâbı gâyet büyükdür, içine yigirmi âdem sığar. Ve minberi tarz-ı kadîmdir. Ammâ câmi‘e göre haremi münâsib değildir, gâyet küçükdür. Zîrâ teng mahalle düşüp harem cânibi esvâk-ı sultânî ve tarîk-ı âmdır. Y 206b Ve harem kapusu üzre kulle-misâl çâr-kûşe bir minâre-i mevzûnu vardır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y206a–Y206b ·
metinde göster ·
… i bir harem-i pâkdir. Ve cânib-i erba‘ası kal‘a-misâl kırk arşın bâlâ dîvârdır.
Ve harem
içinde her taş cüssesi hammâm kubbesi kadar olduğu nümâyândır.
Ve bu kapudan içeri aslâ pâypûş ile girilmez. Bevvâb fukarâları nigehbânlık edüp hıfz ederler. Gâyet mücellâ beyâz mermer-i hâm döşeli bir harem-i pâkdir. Ve cânib-i erba‘ası kal‘a-misâl kırk arşın bâlâ dîvârdır. Ve harem içinde her taş cüssesi hammâm kubbesi kadar olduğu nümâyândır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y228b ·
metinde göster ·
Ve harem içre Hazret-i Risâlet'in mübârek dest-i şerîfleri ile dikdikleri hurmâ nahilleri ve bir nabıka dırahtı var, gâyet büyükdür. Ve bu dıraht-ı nabıka dibinde bir âb-ı hayât kuyu vardır. Âb-ı Zemzemden nişân verir, gâyet lezîzdir. Hazret-i Risâlet-penâh cümle Sahâbe-i kirâmlara kazdırmışlardır. Bu haremden câmi‘e girüp Hazret-i Resûl mihrâbında iki rek‘at hâcet namâzı kılup du‘â ede, cemî‘i hayr murâdâtı hâsıl olur. Böyle bir du‘â müstecâb olacak câmi‘-i atîkadır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y300b ·
metinde göster ·
… rkdan garba tûlü yüz yigirmi ayakdır, kâmil ve arzı mihrâba dek altmış ayakdır.
Ve harem
dahi tûlen ve arzan yüzer ayakdır.
Mukaddemâ Hazret-i Risâlet-penâh Mekke'den Medîne'ye hicret etdükde ibtidâ bu câmi‘ mahalline gelüp üç gün bunda sâkin olup bir mescid-i muhtasar binâ etdiler. Ba‘dehu Tebük ve Uhud ve Huneyn gazâsının mâl-ı ganâyiminden câmi‘-i kebîr inşâ etmişlerdir. şarkdan garba tûlü yüz yigirmi ayakdır, kâmil ve arzı mihrâba dek altmış ayakdır. Ve harem dahi tûlen ve arzan yüzer ayakdır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y300b ·
metinde göster ·
… abakası içre bu kadar tüfeng-endâz ve şerîf Sa‘d çıkup taraf taraf minârelerden
ve Harem
etrâfında olan medârislerden huccâc-ı müslimîne eyle kurşum ururlar kim yedi yü …
Derhâl Bâb-ı Ömer'den içeri Hasan Paşa'nın on bayrak müsellah fetâları girüp sütûh-ı Harem üzre çıkup kendüleri muhâfazada iken şürefâ çelebileri tarafından niçe bin aşkıyâ cebel-i Ebî Kubeys üzre çıkup ve Mekke-i mükerremenin yedi minâresinin on sekiz tabakası içre bu kadar tüfeng-endâz ve şerîf Sa‘d çıkup taraf taraf minârelerden ve Harem etrâfında olan medârislerden huccâc-ı müslimîne eyle kurşum ururlar kim yedi yüz muhrem ümmet-i Muhammed mecrûh ve iki yüz mikdârı Beytullâh'ın cânib-i erba‘asında şehîd olurlar.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y311a ·
metinde göster ·
… okdur. Ve hâlîçe ve hasîr dahi mebsût değildir. Serâpâ rimâl-i sâ‘at döşelidir.
Ve harem
kezâlik rimâl-i rakîk döşelidir. Cirm-i harem tûlen ve arzen ikişer yüz germe a …
Ve bu câmi‘de kanâdîllerden gayri âvîze ve maslûbât musanna‘âtdan bir şey yokdur. Ve hâlîçe ve hasîr dahi mebsût değildir. Serâpâ rimâl-i sâ‘at döşelidir. Ve harem kezâlik rimâl-i rakîk döşelidir. Cirm-i harem tûlen ve arzen ikişer yüz germe adımdır kim gûyâ bir sahrâdır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y325b ·
metinde göster ·
ile mevsûf olduğu Cenâb-ı Bârî ta‘zîm ü ihtirâm etdiğiyçün Ka‘be demişler. Hatt …
"Mevzi‘-i refî‘ murabba‘u'ş-şekil binâ olunduğıyçündür" buyurmuşlar. Ve Harem ile mevsûf olduğu Cenâb-ı Bârî ta‘zîm ü ihtirâm etdiğiyçün Ka‘be demişler. Hattâ Hazret-i Ebî Hüreyre'den Ahmed bin Hanbel rivâyet eder hadîs:
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y339a ·
metinde göster ·
dîvârının sol tarafında bir besmele-i şerîf var. Sultân Süleymân asrında Karahi …
Ve harem dîvârının sol tarafında bir besmele-i şerîf var. Sultân Süleymân asrında Karahisârî hazretleri Ka‘be-i şerîfe giderken Mısır'a uğrayup bu câmi‘-i şerîfde bir âsârımız olsun, deyü bir besmele tahrîr eylemiş kim tûlü kâmil kırk adımdır. Vâcibü's-seyr bir hatt-ı azîmdir kim her elifi sekizer arşın tavîldir. Ve besmelenin keşîdesi bir serâmed keşîde sihr-i mübîndir. Ve rûy-ı dîvâr eyle musaykal ve mücellâdır kim gûyâ sünbüle-i besmele bismillâh ile henüz yazılmış zann olunur. Ketebesi:
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y92a ·
metinde göster ·
… ahi sâfî ruhâm-ı hâm döşelidir. Bu yol ile yüz adım gidüp harem kapusuna varır.
Ve harem
kapusu dahi ikidir. Biri dahi Rûmeli meydânına açılır, yüz adım ruhâm üzre buna …
Ve bu kapudan içeri bir ince yoldur. Ol dahi sâfî ruhâm-ı hâm döşelidir. Bu yol ile yüz adım gidüp harem kapusuna varır. Ve harem kapusu dahi ikidir. Biri dahi Rûmeli meydânına açılır, yüz adım ruhâm üzre buna dahi yol ile gider. Bu dahi hemân Sipâh bâzârı cânibine açılan kapu gibi eyle bâlâ ve âlî musanna‘ kapudur. Ammâ içeri harem kapusu üzre tahrîr olunan târîhler budur:
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y94b ·
metinde göster ·
… minin Y 259b ortasında birkaç nahl-i hûrmâ ve bir azîm nâbıka dırahtı vardır.
Ve harem
kapusunun cânib-i erba‘ası yekpâre yeşil sommâkî mücellâ taşdır. Ve kapunun kan …
Ve kabr-i şerîfinin kıble cânibinde bir kubbe-i azîm zâviyesi var. Ve hareminin cânib-i etrâfında yan soffaları üzre mermer sütûn-ı âlîler üzre tâk-ı Kisrâ'dan nişân verir kemerler üzre münakkaş tavanlıdır. Ve hareminin Y 259b ortasında birkaç nahl-i hûrmâ ve bir azîm nâbıka dırahtı vardır. Ve harem kapusunun cânib-i erba‘ası yekpâre yeşil sommâkî mücellâ taşdır. Ve kapunun kanadı dahi yekpâre yeşil sommâkî mücellâ taşdandır. Aslâ bir diyârda nazîri görülmemiş bir yekpâre bâb-ı mu‘allâ ve atebe-i âlîdir. Cümle seyyâhân-ı cihânbân mâbeyninde meşhûr-ı âfâkdır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y259a–Y259b ·
metinde göster ·
içinde cümle altmış aded beyâz mermer mevzûn sütûnlardır. Yigirmi dördü câmi‘ i …
Ve câmi‘ ve harem içinde cümle altmış aded beyâz mermer mevzûn sütûnlardır. Yigirmi dördü câmi‘ içindedir, mâ‘adâsı harem-i şerîf etrâfındadır. Ve bu sütûnlar üzre azîm kirişlerdir, dahi üstü münakkaş tavanlardır, dahi fevkı sütûhu kireç sıvalıdır, kurşum örtülü değildir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y284b ·
metinde göster ·
… üz adımdır, arzan yetmiş adımdır. Mihrâb tarafı cümle otuz iki mermer sütûndur.
Ve harem
etrâfı serâpâ elli iki sütûn üzre kavs-ı kuzahdan nişân verir tâklar üzre sâde- …
Ulu Câmi‘: Tûlen yüz adımdır, arzan yetmiş adımdır. Mihrâb tarafı cümle otuz iki mermer sütûndur. Ve harem etrâfı serâpâ elli iki sütûn üzre kavs-ı kuzahdan nişân verir tâklar üzre sâde-rû tavandır. Sütûhu kirec ile mestûrdur.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y298a ·
metinde göster ·
… varınca bu câmi‘in tûlu yüz yigirmi ayakdır ve arzı yüz otuz ayakdır. Ve câmi‘
ve harem
içinde cümle elli bir mermer ve sommâkî sütûnlar üzre kemerlerdir. Dahi üstü sâ …
Ve şehri Nîl'den beş yüz adım ba‘îd bir mürtefi‘ yerde ma‘mûr beleddir. Câ-be-câ bâğçeleri dahi vardır. Ve altı mihrâb ve bir câmi‘-i selâtîndir kim Mısır pâdişâhlarından Sultân Kayıtbay binâsıdır. Kıble kapusundan tâ mihrâba varınca bu câmi‘in tûlu yüz yigirmi ayakdır ve arzı yüz otuz ayakdır. Ve câmi‘ ve harem içinde cümle elli bir mermer ve sommâkî sütûnlar üzre kemerlerdir. Dahi üstü sâde tavandır. Minberi ağacdır. Mü’ezzinân mahfili dahi hemçünân haşebdir. Ve mihrâbı tarz-ı kadîm sâde mihrâbdır. Üstünde celî hat ile,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y301a ·
metinde göster ·
… üç yüz seksen adım bir sahrâ-misâl haremli bir kal‘a-i metîn câmi‘-i mübîndir.
Ve harem
ile câmi‘ içi cümle bin bir direkli deyü meşhûr-ı âfâk olmuş câmi‘dir. Ammâ etr …
Bir ulu câmi‘dir. Tûlen üç yüz adımdır ve arzan üç yüz seksen adım bir sahrâ-misâl haremli bir kal‘a-i metîn câmi‘-i mübîndir. Ve harem ile câmi‘ içi cümle bin bir direkli deyü meşhûr-ı âfâk olmuş câmi‘dir. Ammâ etrâf-ı haremde ve derûn-ı câmi‘de cümle altı yüz kırk mermer sütûn-ı müntehâdır kim herbiri birer çâr köşe mermer kürsî üzre vaz‘ olunmuş amûd-ı beyâzlardır. Tâkları üzre serâpâ yedi yüz kâ[r]gîr ve müdevver kâse-i sernigûn-misâl kubâblardır, tavan değildir. Lâkin sütûhu kurşum örtülü değildir, serâpâ beyâz kirec Y 323a sıvalıdır. Ve câmi‘in sol cânibinde bir alçacık minâresi vardır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y322b–Y323a ·
metinde göster ·
… amûd-ı müntehâlar üzre tâk tâk ve tâklar üzre cümle iki yüz altmış kubbelerdir.
Ve harem
etrâfında yüz elli toloz kârgîr-binâ hurde kubbelerdir. Câmi‘ içre mezâhib-i er …
Câmi‘-i Zağlûl Muhammed: Câmi‘-i azîmdir. Tûlen yüz yetmiş adımdır, ayak değildir, arzan yetmiş beş germe adımdır. Ve bu câmi‘in enderûn [u] birûnunda cümle amelî ve gayrı beyâz mermer sütûnlar iki yüz altmış serâmed amûd-ı müntehâlar üzre tâk tâk ve tâklar üzre cümle iki yüz altmış kubbelerdir. Ve harem etrâfında yüz elli toloz kârgîr-binâ hurde kubbelerdir. Câmi‘ içre mezâhib-i erba‘a içün dörd mihrâbdır, üçü büyük mihrâbdır, biri küçükdür. Ve bir ağac sâde cedîd minberi ve iki mü’ezzinler mahfili ve iki aded küçük haremi var. Sağ tarafındaki harem ortasında bir sebîli ve câmi‘in altı kapusu var. Ve iki minâresi dahi dörder tabaka minâre-i âlîlerdir. Câmi‘ içinde bir kafes içre mezâhib-i erba‘a müftîleri ve câmi‘ sâhibi Muhammed Zağlûl medfûndur. Bu câmi‘i iki sâhibü'l-hayrât binâ etmek ile vâsi‘ olmuşdur. İbtidâsı küçük câmi‘ imiş. Târîhi harem kapusu üzre:
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y333b ·
metinde göster ·
es-Sultân (---)(---) câmi‘i: Tûlen ve arzan altmışar adımdır.
Ve harem
etrâfiyle cümle kuş gözü elli sütûn-ı mevzûndur. Ve kemerleri üzre nakş-ı bûkal …
es-Sultân (---)(---) câmi‘i: Tûlen ve arzan altmışar adımdır. Ve harem etrâfiyle cümle kuş gözü elli sütûn-ı mevzûndur. Ve kemerleri üzre nakş-ı bûkalemûn ibret-nümûn elvân tezyîn ü tezhîb ile tavanı münakkaşdır. Y 375b Ve ibret-nümâ üç mihrâbı var. Ve üç kapusundan dahi on üç kademe nerdübânlar ile urûc u nüzûl olunur fevkânî câmi‘ olmağile serâpâ altında altmış mikdârı kârgîr kemer binâ dekâkînlerdir. Haremin ba‘zı yerinde demir kafeslerden dükkânlara aydınlık gelir. Cümle gazzâz u bezzâz dükkânlarıdır. Q 307bP 304b Bu şehrin zî-kıymet metâ‘ı bunda fürûht olunur, gûyâ bezzâzistândır. Cânib-i erba‘ası metîn kapuludur, her gece mesdûd olur.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y375a–Y375b ·
metinde göster ·
… r kim ma‘âdin midir, yohsa amelî terkîb midir, nâ-ma‘lûm bir turfa hacerlerdir.
Ve harem
etrâfiyle enderûn [u] bîrûnda olan cümle otuz altı sütûn-ı hamrâdır. Ve cümle k …
Ve mihrâbının iki cânibinde bir gûne musaykal u mücellâ taş amûdcikler var kim cemî‘i seyyâhân-ı cihân gelüp temâşâ ederler. Âlem-i hayretde kalup ma‘lûmları değildir kim ma‘âdin midir, yohsa amelî terkîb midir, nâ-ma‘lûm bir turfa hacerlerdir. Ve harem etrâfiyle enderûn [u] bîrûnda olan cümle otuz altı sütûn-ı hamrâdır. Ve cümle kemerler üzre nakş-ı Mânî zer-ender-zer münakkaş işlerdir. Q 347bP 341b Ve bir yan kapu ve bir kıble kapu. Ve mihrâb dîvârında bir kapu dahi var, andan on dörd kademe taş nerdübânlar ile enilüp âbdest alınur, Yûsuf bahrı cereyân eder. Ve harem ortasında bir âb-ı hayât kuyusu var. Ve bu câmi‘ serâpâ kemerler üzre binâ olunmuşdur, altından Yûsuf denizi geçer. Ve üç tabaka bir musanna‘ serâmed minâresi vardır. Ve,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y450b ·
metinde göster ·
… dörd kademe taş nerdübânlar ile enilüp âbdest alınur, Yûsuf bahrı cereyân eder.
Ve harem
ortasında bir âb-ı hayât kuyusu var. Ve bu câmi‘ serâpâ kemerler üzre binâ olun …
Ve mihrâbının iki cânibinde bir gûne musaykal u mücellâ taş amûdcikler var kim cemî‘i seyyâhân-ı cihân gelüp temâşâ ederler. Âlem-i hayretde kalup ma‘lûmları değildir kim ma‘âdin midir, yohsa amelî terkîb midir, nâ-ma‘lûm bir turfa hacerlerdir. Ve harem etrâfiyle enderûn [u] bîrûnda olan cümle otuz altı sütûn-ı hamrâdır. Ve cümle kemerler üzre nakş-ı Mânî zer-ender-zer münakkaş işlerdir. Q 347bP 341b Ve bir yan kapu ve bir kıble kapu. Ve mihrâb dîvârında bir kapu dahi var, andan on dörd kademe taş nerdübânlar ile enilüp âbdest alınur, Yûsuf bahrı cereyân eder. Ve harem ortasında bir âb-ı hayât kuyusu var. Ve bu câmi‘ serâpâ kemerler üzre binâ olunmuşdur, altından Yûsuf denizi geçer. Ve üç tabaka bir musanna‘ serâmed minâresi vardır. Ve,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y450b ·
metinde göster ·