… bnî kurşum örtülü bir kubbe-i âlîdir ve (---) kapusu ve bir tabaka bir minâresi
ve haremi
etrâfında hücreleri ile müzeyyen bir ma‘bed-i kadîmdir kim Ebü'l-feth'in hayrât …
Evsâf-ı Câmi‘-i Küçük Ayasofya: (---) sene târîhinde Kostantîn'in anası Aline binâsıdır. Gûyâ tâbaka'n-na‘l bi'n-na‘l Ayasofya tarzında bir câmi‘ {olduğuyçün Küçük Ayasofya derler}. Kıble kapusundan mihrâba varınca tûlu (---) ayakdır ve arzı (---) ayakdır ve cümle (---) aded sütûn-ı gûnâ-gûn üzre mebnî kurşum örtülü bir kubbe-i âlîdir ve (---) kapusu ve bir tabaka bir minâresi ve haremi etrâfında hücreleri ile müzeyyen bir ma‘bed-i kadîmdir kim Ebü'l-feth'in hayrâtıdır. Andan,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 39b ·
metinde göster ·
… muş minâre-i âliyeleri var kim vâcibü's-seyrdir. Her biri (---) kademe bâlâdır.
Ve haremin
cânib-i erba‘asında (---) kubbe-i vâlâdır.
Ve câmi‘in yemîn [ü] yesârında birer tabakalı seng ile bünyâd olunmuş minâre-i âliyeleri var kim vâcibü's-seyrdir. Her biri (---) kademe bâlâdır. Ve haremin cânib-i erba‘asında (---) kubbe-i vâlâdır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 40a ·
metinde göster ·
cânib-i erba‘asında altı kapusu vardır. Bu hareminden hâ{ric} serâpâ gûnâ-gûn d …
Ve haremin cânib-i erba‘asında altı kapusu vardır. Bu hareminden hâ{ric} serâpâ gûnâ-gûn dıraht-ı müntehâlar ile müzeyyen olmuşdur. Ammâ ekseri şecere-i tût-ı gûnâ-gûndur. Bu eşcârâtların zıll [u] himâyesinde niçe bin âdem sâyedâr olup kifâf-ı nefs içün niçe bin gûne eşyâlar fürûht ederler.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 42a ·
metinde göster ·
… î binâ olunmamasının aslı zemîni gâyet mürtefi‘ kûh-ı bâlâ üzre vâkı‘ olmuşdur.
Ve hareminin
sağ tarafında kefere zamânı su sahrîci bir fecc-i amîk sarnıc vardır. Ve yine h …
Hakkâ ki kubbe-i eflâke mânend bî-mânend kubbe-i nîlgûndur. Lâkin Ayasofya kubbesi bu kadar âlî değildir. Kaddi elli sekiz zirâ‘ binâ-yı âlîdir, dahi âlî binâ olunmamasının aslı zemîni gâyet mürtefi‘ kûh-ı bâlâ üzre vâkı‘ olmuşdur. Ve hareminin sağ tarafında kefere zamânı su sahrîci bir fecc-i amîk sarnıc vardır. Ve yine hareminin şimâlî tarafında "Kırk Nerdübân" nâmıyla ma‘rûf elli dörd kademe bir nerdübân ile nüzûl olunur bir uçurum yerdir. Bu iki uçurum ortasındaki püşte üzre bu câmi‘ vâkı‘ olmağile zelzeleden masûn [u] mahfûz olmasıyçün âkıbet-endîş Mi‘mâr Sinân-ı hurdedân câmi‘i alçak edüp çâr-dîvâr üzre inşâ etdi.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 43a ·
metinde göster ·
beyâz mermer-i hâm ile mefrûş üç bâblı ve cânib-i erba‘asında yan soffaları üzr …
Ve haremi beyâz mermer-i hâm ile mefrûş üç bâblı ve cânib-i erba‘asında yan soffaları üzre cümle (---) sütûn-ı gûnâ-gûn üzre hurde (---) aded kanatlardır. Ve (---) aded revzenlerdir ve (---) aded câmlardır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 43a ·
metinde göster ·
tâ ortasında bir âbdest havzı ve fevvâreleri dâ’imâ pertâb edüp cemâ‘at-i müsli …
Ve haremin tâ ortasında bir âbdest havzı ve fevvâreleri dâ’imâ pertâb edüp cemâ‘at-i müslimîn tecdîd-i vuzû’ ederler âb-ı hayâtdan nişân verir zülâli vardır. Bu havuz üzre dahi Murâd Hân-ı Râbi‘ sekiz sütûn üzre bir sivri kubbe-i levha inşâ etmişdir. Ve havuz etrâfında çâr servi dırahtı vardır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 43a ·
metinde göster ·
latîfin üç aded der-i mu‘allâsına (---) kademe taş nerdübân ile urûc [u] nüzûl …
Evsâf-ı harem-i beyâz: Câmi‘-i şerîfin mezkûr bâb-ı sa‘âdetlerine ve harem-i latîfin üç aded der-i mu‘allâsına (---) kademe taş nerdübân ile urûc [u] nüzûl olunur. Ammâ bu harem-i hâs, mermer-i beyâz ile mefrûş bir ak yayladır kim her bir kıt‘a mermeri birer halîçe kıt‘asında mücellâ ve musaykal ve hem-vâr döşenmiş billûr-misâl vâdîdir. Tûlen ve arzen çâr-kûşe vâkı‘ olup yan soffalar ile bile (---) ayakdır. Ammâ derûn-ı câmi‘ bu haremden büyükdür. Kıble kapusundan tâ mihrâba varınca (---) ayakdır. Arzı (---) ayakdır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 44a ·
metinde göster ·
sol yan kapusu üzre (---)(---)(---) âyeti merkûmdur. Ve haremin sağ kapusu at …
Ve bu haremin kıble tarafı soffası pençereleri üzre kâşî-i Çîn lâzüverd üzre (---)(---)(---) mastûr ve haremin sol yan kapusu üzre (---)(---)(---) âyeti merkûmdur. Ve haremin sağ kapusu atebesi üzre âye[t](---)(---)(---)(---) merkûmdur. Ve haremin kıble kapusu üzre âye[t](---)(---)(---)(---) tenmîk olunmuşdur.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 44a ·
metinde göster ·
… (---) mastûr ve haremin sol yan kapusu üzre (---)(---)(---) âyeti merkûmdur.
Ve haremin
sağ kapusu atebesi üzre âye[t](---)(---)(---)(---) merkûmdur. Ve haremin kı …
Ve bu haremin kıble tarafı soffası pençereleri üzre kâşî-i Çîn lâzüverd üzre (---)(---)(---) mastûr ve haremin sol yan kapusu üzre (---)(---)(---) âyeti merkûmdur. Ve haremin sağ kapusu atebesi üzre âye[t](---)(---)(---)(---) merkûmdur. Ve haremin kıble kapusu üzre âye[t](---)(---)(---)(---) tenmîk olunmuşdur.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 44a ·
metinde göster ·
… r. Ve haremin sağ kapusu atebesi üzre âye[t](---)(---)(---)(---) merkûmdur.
Ve haremin
kıble kapusu üzre âye[t](---)(---)(---)(---) tenmîk olunmuşdur.
Ve bu haremin kıble tarafı soffası pençereleri üzre kâşî-i Çîn lâzüverd üzre (---)(---)(---) mastûr ve haremin sol yan kapusu üzre (---)(---)(---) âyeti merkûmdur. Ve haremin sağ kapusu atebesi üzre âye[t](---)(---)(---)(---) merkûmdur. Ve haremin kıble kapusu üzre âye[t](---)(---)(---)(---) tenmîk olunmuşdur.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 44a ·
metinde göster ·
sağ cânibindeki kapunun iç yüzünde çâr-kûş[esi]nde mevzûn bir sommâkî üzre bir …
Ve haremin sağ cânibindeki kapunun iç yüzünde çâr-kûş[esi]nde mevzûn bir sommâkî üzre bir haç yazılmışdır. Üstâd anı hakk edüp yine âsâr-ı haç zâhirdir. Küffâr bu taşa bir milyon mâl verüp vermemişlerdir. Âhir-i kâr bir deryâ şâdumânı mahallinde Galata'da yatan kâfir galyonlarının direği üzerinden bir şâhî top güllesini kasden atup tâ Süleymâniyye câmiinin {sol} harem kapusunun aşağı eşiğin kırup top güllesi gelüp mezkûr haçlı sommâkî üzre karâr etmişdir. Ammâ yerde olmağile bir zarar isâbet etmemişdir. Me’âl-i kelâm oldur kim mel‘ûn Freng-i bed-reng ne adâvetdir ve ne mertebe üstâd topcusu vardır kim Galata'dan murâd edinüp Süleymâniyye atebe-i süflîsin urup meksûr ede. Hâlâ darb âsârı zâhirdir kim temâşâgâh-ı ünâsdır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 44b ·
metinde göster ·
gerü köşelerindeki iki minâre anlardan dahi alçacık ikişer tabaka minâre-i mevz …
Ve bu câmi‘in dörd aded evsâf-ı minârâtları var kim her biri birer makâm-ı bâng-i Muhammedîdir. Sultân Süleymân Hân, selâtîn-i Âl-i Osmân'ın onuncu pâdişâhı olmağile ana alâmeten dörd minâreyi on tabaka inşâ etmişlerdir. Câmi‘e muttasıl iki minâre üçer tabaka evc-i semâya ser-çekmiş (---) yüz kade[me] minâre-i bî-hemtâlardır. Ve haremin gerü köşelerindeki iki minâre anlardan dahi alçacık ikişer tabaka minâre-i mevzûnlardır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 44b ·
metinde göster ·
vasatında bir havz-ı müdevveri âb-ı zülâl ile leb-ber-leb olup etrâf uyûnlarınd …
Ve harem vasatında bir havz-ı müdevveri âb-ı zülâl ile leb-ber-leb olup etrâf uyûnlarından tecdîd-i vuzû’ ederler. Ve sekiz sütûn üzre bir serâmed kubbe-i 47a bâlâdır kim fâtih-i Bağdâd Murâd Hân-ı Râbi‘ binâ etmişdir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 46b–47a ·
metinde göster ·
… sağ yan kapu üzre târîhi (---)(---)(---)(---)(---)(---)(---)(---)(---)
ve harem
kıble kapusu üzre târîhi (---)(---)(---)(---)(---)(---)(---)(---) Ammâ b …
Ve bu harem tûlen ve arzen (---) ayakdır ve üç aded bâb-ı kebîri vardır. Sol kapusu üzre târîhi (---)(---)(---)(---)(---)(---)(---)(---)(---)(---) ve sağ yan kapu üzre târîhi (---)(---)(---)(---)(---)(---)(---)(---)(---) ve harem kıble kapusu üzre târîhi (---)(---)(---)(---)(---)(---)(---)(---) Ammâ bu haremin kıble kapusu Hudâ-yı Müte‘âl hakkıyçün bir diyârda misli yok altun-misâl bir pirinc kapudur. Kaddi on iki zirâ‘dır. Üstâd-ı zerger kâr-ı iksîrin ayân u beyân içün bir bâb-ı sa‘âdet etmiş kim gûyâ Bâb-ı Mu‘allâdır kim im‘ân-ı nazar ile dikkat edenler vâlih [ü] hayrân olur.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 60b ·
metinde göster ·
… nâresi on altı tabakadır. Mihrâb dîvârının yemîn [ü] yesâr köşesinde iki minâre
ve harem
kapusunun şimâl-cenûbundaki minâreteyn dahi üçer tabakalı minârelerdir kim dörd …
Ve bu câmi‘in evsâf-ı minârâtı altı aded ayyûka ser çekmiş minâre-i serâmedlerdir. Bu câmi‘-i Ahmed Hân selâtînlerin on altıncısı olmağın ve on altıncı pâdişâh binâ etdiğiyçün ana alâmeten altı minâresi on altı tabakadır. Mihrâb dîvârının yemîn [ü] yesâr köşesinde iki minâre ve harem kapusunun şimâl-cenûbundaki minâreteyn dahi üçer tabakalı minârelerdir kim dördü on iki tabaka eder ve taçları ve yigirmişer zirâ‘ tavîl alemleri cümle zeheb-i hâlis ile mutallâ minâre-i bâlâlardır kim külâhlarının ve alemlerinin şu‘lesinden merdüm-i dîdeler hîrelenir. Ve haremin gerüdeki 61a köşelerindeki iki minâreler dahi alçak ve ikişer tabaka ve taçları rusâs-ı hâs ile mebnî minâreteyndir. Bu hisâb üzre altı minâre on altı şerîfedir. Her leyle-i mübârekelerde on iki bin kanâdîller ile bu minâreler çerâğân oldukda gûyâ her biri birer nûrdan servi gibi pertev-i fer verir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 60b–61a ·
metinde göster ·
… âlardır kim külâhlarının ve alemlerinin şu‘lesinden merdüm-i dîdeler hîrelenir.
Ve haremin
gerüdeki 61a köşelerindeki iki minâreler dahi alçak ve ikişer tabaka ve taçla …
Ve bu câmi‘in evsâf-ı minârâtı altı aded ayyûka ser çekmiş minâre-i serâmedlerdir. Bu câmi‘-i Ahmed Hân selâtînlerin on altıncısı olmağın ve on altıncı pâdişâh binâ etdiğiyçün ana alâmeten altı minâresi on altı tabakadır. Mihrâb dîvârının yemîn [ü] yesâr köşesinde iki minâre ve harem kapusunun şimâl-cenûbundaki minâreteyn dahi üçer tabakalı minârelerdir kim dördü on iki tabaka eder ve taçları ve yigirmişer zirâ‘ tavîl alemleri cümle zeheb-i hâlis ile mutallâ minâre-i bâlâlardır kim külâhlarının ve alemlerinin şu‘lesinden merdüm-i dîdeler hîrelenir. Ve haremin gerüdeki 61a köşelerindeki iki minâreler dahi alçak ve ikişer tabaka ve taçları rusâs-ı hâs ile mebnî minâreteyndir. Bu hisâb üzre altı minâre on altı şerîfedir. Her leyle-i mübârekelerde on iki bin kanâdîller ile bu minâreler çerâğân oldukda gûyâ her biri birer nûrdan servi gibi pertev-i fer verir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 60b–61a ·
metinde göster ·
… miz olması cihetiyle dâ’imâ hakîri yoklayup hâtırım su’âl edüp ihsânlar ederdi.
Ve Harem-i
hâssa girmemize sebeb anlar ile Rûznâmeci İbrâhîm Efendi ve Hattât Hasan Paşa o …
Ve gâhîce ayakdaşlarımız sıbyânlar ile semmûr kalpak geydirirlerdi. Ammâ her bâr Silâhdâr Melek Ahmed Ağa ile {görüşürdüm. Zîrâ} vâlidemiz tarafından karâbetimiz olması cihetiyle dâ’imâ hakîri yoklayup hâtırım su’âl edüp ihsânlar ederdi. Ve Harem-i hâssa girmemize sebeb anlar ile Rûznâmeci İbrâhîm Efendi ve Hattât Hasan Paşa olmuşdur.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 69a ·
metinde göster ·
tâ vasatında bir havz u şâzrevândır. Ve haremin iki yan ve bir kıble kapusu ve …
Ve haremin tâ vasatında bir havz u şâzrevândır. Ve haremin iki yan ve bir kıble kapusu ve dahi taşra haremi bir sahrâ-yı azîmin içinde niçe yüz ecnâs-ı eşcâr-ı müsmirât ile müzeyyen bir haremdir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 88a ·
metinde göster ·
iki yan ve bir kıble kapusu ve dahi taşra haremi bir sahrâ-yı azîmin içinde niç …
Ve haremin tâ vasatında bir havz u şâzrevândır. Ve haremin iki yan ve bir kıble kapusu ve dahi taşra haremi bir sahrâ-yı azîmin içinde niçe yüz ecnâs-ı eşcâr-ı müsmirât ile müzeyyen bir haremdir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 88a ·
metinde göster ·
… üstecâbü'd-da‘ve câmi‘-i azîm ve ma‘bedhâne-i kadîmdir. Bir tabaka bir minâresi
ve haremi
ve medresesi ve imâreti ve hammâmı vardır. (---) târîhi (---)
İslâmbol içre on birinci câmi‘-i selâtîn budur. Ebü'l-feth Sultân Mehemmed binâ etmişdir. Ol kadar büyük câmi‘ değildir ammâ rûhâniyyet var bir müstecâbü'd-da‘ve câmi‘-i azîm ve ma‘bedhâne-i kadîmdir. Bir tabaka bir minâresi ve haremi ve medresesi ve imâreti ve hammâmı vardır. (---) târîhi (---)
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 88a ·
metinde göster ·
… ir küçük câmi‘dir ammâ nûr-ı mübîn ile memlû bir câmi‘-i pür-envârdır. Zâviyesi
ve haremi
ve bir tabaka bir minâresi ve imâreti vardır. İslâmbol içre on ikinci câmi‘-i s …
Der-sitâyiş-i câmi‘-i selâtîn-i eş-Şeyh Hazret-i Emîr Buhârî: Binâ-yı Ebü'l-feth Sultân Mehemmed Hân bir küçük câmi‘dir ammâ nûr-ı mübîn ile memlû bir câmi‘-i pür-envârdır. Zâviyesi ve haremi ve bir tabaka bir minâresi ve imâreti vardır. İslâmbol içre on ikinci câmi‘-i selâtîndir. Andan,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 88a ·
metinde göster ·
… ân Gâzî içün câmi‘ binâ olunmuşdur. Binâ-yı kadîm câmi‘-i azîmdir. Bir minâresi
ve harem-i
azîmi vardır. Kân-ı fukarâ bir küşâde câmi‘-i rûşendir.
Evsâf-ı câmi‘-i selâtîn-i Fethiyye: Sene (---) târîhinde bir deyr-i azîm iken feth olup (---) Hân Gâzî içün câmi‘ binâ olunmuşdur. Binâ-yı kadîm câmi‘-i azîmdir. Bir minâresi ve harem-i azîmi vardır. Kân-ı fukarâ bir küşâde câmi‘-i rûşendir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 88a ·
metinde göster ·
… aremi etrâfında medfûnlardır kim bu câmi‘de olan rûhâniyyet bir câmi‘de yokdur.
Ve hareminde
Zencîrli Servi nâm bir serv-i sebiz-gûn-vâr nihâl [u] sâhaları perîşân olup bir …
Ebü'l-feth'e ve Bâyezîd-i Velî'ye vezîr olmuşdur. Üç kubbeli müstecâbü'd-da‘ve bir yerdir kim cânib-i erba‘asında Mesleme ve Ebâ Eyyûb ve Hârûnu'r-Reşîd asrında Alina nâm kıral-ı la‘înin elinden niçe bin Sahâbe-i kirâm ve sahâbîzâdeler şehîd oldukda bu câmi‘in haremi etrâfında medfûnlardır kim bu câmi‘de olan rûhâniyyet bir câmi‘de yokdur. Ve hareminde Zencîrli Servi nâm bir serv-i sebiz-gûn-vâr nihâl [u] sâhaları perîşân olup bir sâhibü'l-hayr zencîrler ile bend etdiğinden Zencîrli Servi derler. Vâcibü's-seyrdir. Ve niçe bin erbâb-ı sülûk bu âsitânede hâzırdır. İmâreti ve medrese ve zâviyesi ma‘mûrdur.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 88b ·
metinde göster ·
… mü’ezzin mahfilindeki hurdegîr san‘atlar meğer Sinop kal‘asındaki minberde ola.
Ve hareminin
cânib-i selâsında medrese hücreleri ile müzeyyendir. Ve cânib-i erba‘asındaki g …
Ve kubbe-i mevzûnunun taşrasında olan hayâl-i pesendîde ma‘rifetler hadden efzûndur. Zamânemiz mi‘mârları eyle bir şîrînkârlık etmeğe kâdir değillerdir. Minberi ve mihrâbı ve mü’ezzin mahfilindeki hurdegîr san‘atlar meğer Sinop kal‘asındaki minberde ola. Ve hareminin cânib-i selâsında medrese hücreleri ile müzeyyendir. Ve cânib-i erba‘asındaki gül [ü] gülistânı içre murg-ı hezârın nevâsâzlığı âdeme hayât verir. Târîhi budur: (---)(---)(---)(---)(---)(---) Ve minâresi gâyet musanna‘ serâmed minâredir. Koca Mi‘mâr Sinân bu câmi‘ binâsında yed-i tûlâsın ayân u beyân etmişdir. 118b
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 118a–118b ·
metinde göster ·
Ve bu câmi‘in yemîn [ü] yesârında birer şerîfeli iki minâre-i âlîsi var.
Ve harem-i
muhtereminin cânib-i selâsında medrese hücreleri ile müzeyyen bir haremdir. Ve …
Ve bu câmi‘in yemîn [ü] yesârında birer şerîfeli iki minâre-i âlîsi var. Ve harem-i muhtereminin cânib-i selâsında medrese hücreleri ile müzeyyen bir haremdir. Ve bu haremin tâ vasatında bir cemâ‘at maksûresi vardır, (---) sütûn mermer-i hâm üzre mebnî bir kasr-ı Havernakdır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 119a ·
metinde göster ·
… ve yoğurdu ve şeftâlûsü ve kayısısı ve lüffân nârı bir diyâra mahsûs değildir.
Ve haremdeki
dıraht-ı çınârlar üzre âşiyân eden balıkcıl kuşları her sene başlarından ikişer …
Memdûhât-ı şehr-i Eyyûb: Evvelâ hâs ve beyâz ekmeği ve kaymağı ve yoğurdu ve şeftâlûsü ve kayısısı ve lüffân nârı bir diyâra mahsûs değildir. Ve haremdeki dıraht-ı çınârlar üzre âşiyân eden balıkcıl kuşları her sene başlarından ikişer aded tellerin Eyyûb Sultân kubbesi üzre bıragurlar.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 120b ·
metinde göster ·
… k bir kıble kapusu üzr[e] târîh (---)(---)(---)(---) Mi‘mâr Sinân binâsıdır.
Ve harem
içre mahkeme-i şer‘-i mübîn vardır. Ve hareminin yemîn [ü] yesârında iki kapusu …
Tûlen ve arzen bu cirmde olan şehr-i azîm içre ibtidâ câmi‘-i atîk Koca Kâsım Paşa'{dır}. Bir düz yerde vâkı‘ olup çâr-kûşe bir dîvâr üzre çâr-kûşe harpüşte tahta kubbeli ve tahtânî câmi‘-i atîkdir. İçinde aslâ amûdları yokdur. Ve taşra haremi çınâr ve dud şecerleri ile müzeyyendir. Mâ-tekaddem imâreti var imiş, hâlâ bîmârhânedir. 125b Ve bir tabaka minâre-i mevzûnu var. Ancak bir kıble kapusu üzr[e] târîh (---)(---)(---)(---) Mi‘mâr Sinân binâsıdır. Ve harem içre mahkeme-i şer‘-i mübîn vardır. Ve hareminin yemîn [ü] yesârında iki kapusu var. Ve bu câmi‘ şehrin iz[di]hâm yerinde olmağile gâyet cemâ‘at-i kesîreye mâlikdir. Andan,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 125a–125b ·
metinde göster ·
… ---) (---) Mi‘mâr Sinân binâsıdır. Ve harem içre mahkeme-i şer‘-i mübîn vardır.
Ve hareminin
yemîn [ü] yesârında iki kapusu var. Ve bu câmi‘ şehrin iz[di]hâm yerinde olmaği …
Tûlen ve arzen bu cirmde olan şehr-i azîm içre ibtidâ câmi‘-i atîk Koca Kâsım Paşa'{dır}. Bir düz yerde vâkı‘ olup çâr-kûşe bir dîvâr üzre çâr-kûşe harpüşte tahta kubbeli ve tahtânî câmi‘-i atîkdir. İçinde aslâ amûdları yokdur. Ve taşra haremi çınâr ve dud şecerleri ile müzeyyendir. Mâ-tekaddem imâreti var imiş, hâlâ bîmârhânedir. 125b Ve bir tabaka minâre-i mevzûnu var. Ancak bir kıble kapusu üzr[e] târîh (---)(---)(---)(---) Mi‘mâr Sinân binâsıdır. Ve harem içre mahkeme-i şer‘-i mübîn vardır. Ve hareminin yemîn [ü] yesârında iki kapusu var. Ve bu câmi‘ şehrin iz[di]hâm yerinde olmağile gâyet cemâ‘at-i kesîreye mâlikdir. Andan,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 125a–125b ·
metinde göster ·
vardır kim çınâr-ı müntehâlarla müzeyyendir. Ba‘de'l-asr cümle cemâ‘at-i ahibbâ …
Bir minâresi ve tekyesi ve imâreti ve haremi vardır kim çınâr-ı müntehâlarla müzeyyendir. Ba‘de'l-asr cümle cemâ‘at-i ahibbâ ve yârân-ı safâ anda cem‘ olup cemî‘i deryâda şinâverlik eden keştîleri temâşâ ederler bir cihân-nümâ câmi‘dir kim Koca Mi‘mâr şuğlıdır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 132b ·
metinde göster ·
… tahmîl edüp Âsitâne-i Sa‘adet'de sa‘adetlü pâdişâhın matbahına ve helvahânesine
ve harem-i
hâssına ve gayrı hâssına ve sadrıa‘zama ve yedi vezîre ve şeyhülislâma ve kadı‘ …
Menzil-i Süleymân Hân Bınarı: Bir vâsi‘ öz içinde ferah-fezâ, cây-ı sefâ, ışretgâh yerdir kim âdemin aklı gider. Bir kayadan bir âb-ı hayât çıkup âdem içinden üç taş çıkarmağa kâdir değildir. Tâ bu mertebe buz pâresi gibi sovukdur. Bu mahalde hammâm kubbesi gibi 230b bir taş vardır. Ol taşa bir âdem dokunsa ırğalanır, Lenduhâ atdı derler. Bu mahalde dahi sağîr ve kebîr halîcler vardır. Alabalıkları olur kim birer vakiyye ve ikişer vakıyye gelir. Nakş-ı bukalemun mâhîleri olur kim mânend-i Mâide-i Yûnus'dur ve bunda olan büged yerlerde ve halîclerde vakt-i şitâda âb-ı hayâtlar müncemid olup Âsitâne tarafından iki üç yüz neferâtıyla karcıbaşı gelüp bu halîclerden buz keserler, her pâresi gûya billûr ve necef ü morandır. Elmas-pâre gibi şa‘şa‘ası çeşm-i insânı hıyrelendirir. Mâh-ı temmûzda karcıbaşı izniyle ahâlî-i Bursa, niçe bin ester yükü şehre yah pâreleri keçeler içre koyup taşıyup ahâlî-i Bursa andan def‘-i atşân ederler. Bundan mâ‘adâ beher yevm niçe yüz yük mîrî katar ile keçe torbalar ile kar ve buz taşıyup Mudanya İskelesin'de kar gemilerine tahmîl edüp Âsitâne-i Sa‘adet'de sa‘adetlü pâdişâhın matbahına ve helvahânesine ve harem-i hâssına ve gayrı hâssına ve sadrıa‘zama ve yedi vezîre ve şeyhülislâma ve kadı‘askerine ve'l-hâsıl kânûn-ı şehriyârî üzre ta‘ayyün olunan yerlere kar buzu bezl ederler. İlâ mâşâ-Allah her sene Keşiş dağından niçe kerre yüz bin yük kar ve buz gider, bir hazîne-i selh u yah-pâre-i rahmetdir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS II 230a–230b ·
metinde göster ·
… tı âded kubbe ve bir kapu 277a kubbesiyle yedi aded kubbeler ile müzeyyendir.
Ve haremi
, câmi‘-i selâtîn-misâl bir harem-i vâsi‘dir kim (---)(---)(---) müzeyyendir. …
lafzı târîh vâkı‘ olmuşdur. Ve derûn-ı câmi'de yetmiş aded hüsn-i hatt ile kelâm-ı İzzet'ler var kim her biri birer Mısır hazînesi değer, ammâ cümleden mihrâbın sol tarafında Yâkût-ı Musta‘sımî hattıyla olan kelâm-ı İzzet bir diyârda yokdur. Meğer Sultân Ahmed Câmi‘i'nde ola. Ve kıble kapusunun iki yanında taşra sofalarında altı aded sütun-ı gûnâ-gûnlar üzre altı âded kubbe ve bir kapu 277a kubbesiyle yedi aded kubbeler ile müzeyyendir. Ve haremi, câmi‘-i selâtîn-misâl bir harem-i vâsi‘dir kim (---)(---)(---) müzeyyendir. Ve bir şerîfeli bir tabaka minâresi vardır. Ol dahi gâyet mevzûn minâre-i âlîdir. Bu câmi‘in cânib [ü] etrâfında âyende vü revendeye mihmân olmağ içün bir mihmân-sarây var kim üç bin âdem ve iki bin at alır kârbân-sarâydır. Ve başka develiği vardır. Ve cemî‘î müsâfirîn ve mücâvirîn içün bir dârü't-ta‘âmı vardır kim mâh u sâl pîr u civâna ve ricâl u nisvâna ni‘meti mebzûl olduğundan mâ‘ada ile'l-ân her şeb ba‘de'l-ışâ mihmân-sarâyda sâkin olanlara bakır sinilerle her ocak başına birer sini çobra ve âdem başına birer nân-pâre ve her ocağa birer şem‘-i revgân ve her at ve katır ve deve ve hımâr başına birer tobra yem, cânib-i vakfdan mihmândârlar getirüp hizmet ederler. Böyle bir hayrât-ı kavîdir. Ve bir âb [u] hevâsı ve binâsı latîf rûşen ve rûşenâ hammâmı vardır. Bu zikr olunan imâretlerin cümlesi serâpâ kurşum ile mestûr hayrât-ı azîmlerdir. Bunlardan gayrı sağîr ü kebîr kırk bir hânı ve yüz seksen dükkânı vardır. {Bu cümle şîrîn-kârlığ Mi‘mâr Sinân sun‘ıdır} ve çârsû içinde (---) câmi‘i sâdece binâ-yı kadîmdir. Ve cümle hâneleri kırmızı kiremit örtülüdür. Suları cümle kuyulardır. Ser-i kûh üzre olmağıla hevâsı latîfdir. Ammâ suyu sakîlcedir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS II 276b–277a ·
metinde göster ·
… inâresi ve bir haremi var. Etrâfı soffalar ve gûnâ-gûn amûdlar üzre kıbâblardır
ve hareminin
vasatında bir musanna‘ âbdest havzı vardır. Ve taşra haremi içre çınâr-ı münteh …
Der-beyân-ı cevâmî‘-i Amasiyye: Cümle iki yüz kırk mihrâbdır. Evvelâ Câmi‘-i Sultân Bâyezîd-i Velî: İbtidâ hükûmeti, âlem-i şehzâdeliğinde Tarabefzûn'dur, andan bu Amasiyye'dir. Bundan der-i devlete gidüp pederi Ebü'l-feth Mehemmed Hân Üsküdar kurbunda Mâldepe'de merhûm oldukda müstakil pâdişâh olup Amasiyye'de pâdişâh oldum deyü Amasiyye halkını cemî‘î tekâlîf-i örfiyyeden mu‘âf [ve] müsellem edüp bu câmi‘i binâ etdi. Ammâ latîf câmi‘dir. Tûlen ve arzen yüzer ayakdır. Mihrâbı ve minberi ve mü’ezzinân mahfili gâyet musanna‘dır ve yekpâre bir kubbe-i nîl-gûndur. Lâkin ol kadar büyük değildir. Cânib-i edvârında sâ’ir selâtîn cevâmi‘leri gibi kanâdiller zeyn edecek soffası vardır. Cânib-i erba‘asında revzenleri üzre münevver câmi‘leri vardır. Kıble kapusu gâyet musanna‘dır. Târîhi "Hurrem binâ", sene 893 vâki‘ olmuşdur. İki minâresi ve bir haremi var. Etrâfı soffalar ve gûnâ-gûn amûdlar üzre kıbâblardır ve hareminin vasatında bir musanna‘ âbdest havzı vardır. Ve taşra haremi içre çınâr-ı müntehâlar eyle zeyn olmuşdur kim evkâf-ı azîmdir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS II 281a ·
metinde göster ·
… ek nehri üzre bâğ-ı İrem Bâyezîd Paşa Câmi‘i; kubbe ve kurşumlu ve bir minâreli
ve haremi
serâpâ mermer-i hâm döşelidir. Ve Mehemmed Paşa Câmi‘i; su kenarında kârgîr kur …
Ve kal‘a tarafında Şamlar Mahallesinde Miskînlere karîb Küçük Ağa Câmi‘i, karşı Çekerek nehri üzre bâğ-ı İrem Bâyezîd Paşa Câmi‘i; kubbe ve kurşumlu ve bir minâreli ve haremi serâpâ mermer-i hâm döşelidir. Ve Mehemmed Paşa Câmi‘i; su kenarında kârgîr kurşumlu kubbeli ve bir minârelidir. Ve Hızır-İlyas Câmi‘i; Çilehânededir. Âsitâne-i azîm ve kurşumludur ve Mahkeme Câmi‘i; tahta örtülüdür. Cümle kadîdler bi't-tamâm endâmlarıyla bu câmi‘de hücre içre tabutlarında durur. Bu câmi‘in minâresi tahtadır. Ve Fethiyye Câmi‘i; kiliseden bozma, minâresizdir. Ve Yorguç Paşa Câmi‘i; Çelebi Sultân Mehemmed vezîridir. Ve Gökmedrese Câmi‘i; kurşumlu ve minâresizdir
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS II 281a ·
metinde göster ·
… erir bir binâ-yı âlîdir kim gûyâ Mısır'da Tahir Baybars Câmi‘idir. Bir minâreli
ve harem-i
zîbâlı Kâşî çîn ile ârâste ve evce ser çekmiş kıbâblar ile pîrâste ve cümle der …
Andan şâh-ı İrân-zemîn Câmi‘-i cihân Şâh Emîn: Azamet-i Hudâ tâk-i kisrâdan nişân verir bir binâ-yı âlîdir kim gûyâ Mısır'da Tahir Baybars Câmi‘idir. Bir minâreli ve harem-i zîbâlı Kâşî çîn ile ârâste ve evce ser çekmiş kıbâblar ile pîrâste ve cümle der-i dîvârları beyâz ve musaykal ve mücellâ Hıtayî kâğız-misâldir. Beyz-âsâ câmi‘-i zîbâdır kim içinden incinenlerin çıkacağı gelmez ammâ Şi‘îlerin gireceği gelmez. Zîrâ mihrâbı önünde bir hıyâbân-ı İremi var kim felekde mislin Melek Ahmed Paşa görmemişdir. Gûnâ-gûn şükûfesinin râyihâ-i tayyibesi cemâ‘atin dimâğın mu‘attar 299a eder. Ve tuyûr-ı hoş-elhânların esvât hazînleri mahzûn cemâ‘ati handân eder. Diyâr-ı Acem'de bu imâretin nâmına Heşt-behişt derler.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS II 298b–299a ·
metinde göster ·
… Gazan'a i‘tikâdları olmağıla her sene niçe bin kûsfend kurbân nezerâtlar gelir
ve hareminde
on zirâ‘ amîk bir âb-ı nâb câh-ı mâsı var. Mâh-ı temmûzda gûyâ yah-pâredir. Hak …
Hâlâ tekye-i Bektâşiyân'dır. İki yüzden mütecâviz pây-bürehne ve ser-bürehne âşıkân-ı sâdıkânları vardır. Ve bu âsitâne kapusu hâricinde niçe kerre yüz bin kurbân kellesi boynuzuyla biri biri üzre yığıp bir kulle-i azîm etmişler. Zîrâ cemî‘î İrân-zemîn halkı bu Muhammed Şâm-ı Gazan'a i‘tikâdları olmağıla her sene niçe bin kûsfend kurbân nezerâtlar gelir ve hareminde on zirâ‘ amîk bir âb-ı nâb câh-ı mâsı var. Mâh-ı temmûzda gûyâ yah-pâredir. Hakkâ kim âb-ı hayâtdan nişân verir. Ve bu âsitâneye Şâm-ı Gazan derler. Ammâ ber-vech-i tesmiyesinin aslı dahi oldur kim lisân-ı Moğolda şeneb kabre derler. Sâhib-i kabr Moğol pâdişâhlarından Muhammed Gazan olmağıla şeneb-i Gazan diyecek yerde tahfîf-i kelâm ile galat-ı meşhûr evlâ olup Şâm-ı Gazan derler. Ammâ sahîhi şeneb-i Gazan'dır. Ve bu âsitâne-i azîm kûh-ı Velyân üzre Şâm-ı Gazan kal‘ası harâbdır. Anın dâmenine karîb bir âsitâne-i garîb ve acîbdir, kaddesenallahu bi-sırrıhi'l-azîz. Andan kalkup cânib-i garba gidüp kûh-ı Velyân dâmeninde,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS II 304a ·
metinde göster ·
… ebîr-i Şâh Safî nitekim tâk-ı kisradan nişân 313a verir bir binâ-yı şîrîndir.
Ve hareminde
bir şâfi‘î havzı ve şâzirvânı ve etrâfında talebe hücreleri vardır. Ferhâd Paşa …
Ve cümle yetmiş mihrâbdır. Evvelâ Dîv Alî Câmi‘i, kâr-ı kadîmdir. Mâ-takaddem Şâh Tahmas'ın hânı imiş, ammâ sünnî olmağıla bu câmi‘i inşâ etmiş ve taşra varoşda cemâ‘at-i kesîreye mâlik Câmi‘-i Kebîr-i Şâh Safî nitekim tâk-ı kisradan nişân 313a verir bir binâ-yı şîrîndir. Ve hareminde bir şâfi‘î havzı ve şâzirvânı ve etrâfında talebe hücreleri vardır. Ferhâd Paşa Câmi‘i'nin evkâfı olmağıla kapuları mesdûddur ammâ tarz-ı Rûm câmi‘-i dilküşâ imiş. Ve Câmi‘-i Özdemirzâde, hâlâ medresedir; şehrin müftîsi ders takrîr eder.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS II 312b–313a ·
metinde göster ·
… ydânı'nda kaldı ve sipâh minârenin altısına dahi çıkup pür-nakıl olup minâreler
ve harem
kubbeleri üstünden Atmeydânı'nda yeniçerilere eyle kurğuşum urdular kim yeniçer …
Ve'l-hâsıl yigirmi beş aded sâhib-i fetvâ imzâsıyla sadrıa‘zam telhîsiyle (---)(---) [katline hatt-ı şerîf sâdır olup] yeniçeri ve cebeci ocakları mâh-ı şevvâlin onuncu gün yevm-i selâse idi, orta Câmi‘de tekrâr meşveret edüp Atmeydânı'na bir mütekellim âdem gönderüp çorbacı-ı mezbûru katl edince cümle} yeniçeri ve cebeci ocağı ve gayrı askerî tâ’ifesi Hazret-i Risâlet-penâhın sancağ-ı şerîfi dibinde cem‘ olup cümle meşâyihân fukarâlarıyla tevhîd ü tezkîr ederek sadrıa‘zam ve yeniçeri ocağı ve cümle asker tâ’ifesi Atmeydân'ın ve Yeni Câmi‘in yedi tarafdan kapuların asker ihâta edüp Atmeydânı'nın iki başından yeniçerileri Atmeydânı'na dolup sadâ-yı Allah Allah ile tarafeynden gülbâng-ı Muhammedî sadâsı cihânı dutdu. Hemân Atmeydânı'nda olan pür-silâh sipâh yiğitleri yeniçeri üzre küheylân atların Atmeydânı'nda at bırağup bir hücûm etdiler kim hakkâ bârekallah ancak olur. Niçe âdemi dendân-ı tîğdan ve rîh-ı bî-emân-ı sinândan geçirüp bî-bâk ü bî-pervâ merkezlerinde karâr edüp yine yeniçeri cânibinden varan atlılar yine birbirlerine hücûm edüp bir epeyce elbeşti dahi etdiler. Ammâ bu hücûmda niçe sipâh hâk-i mezellete düşüp Yeni Câmi‘ hareminden kafadârları gelüp şehîdlerin aldılar. Hemân yeniçeri çavuşları ve çorbacıları yeniçeriye "Koma kurdlarım" deyüp tâ vasat-ı meydâna köpek cengi ederek geldiklerinde sipâh Atmeydânı'nda kalmayup cümle Yeni Câmi‘ haremine mâl-â-mâl olup cümle demir kapuları seddidüp demir pencereleri sedd [ü] siper edüp içerden taşra yeniçeriye kurşum ve oku bârân-ı la‘net gibi yağdırup ân-ı vâhidde yüz yetmiş yeniçeriyi şehîd ve niçe yüz âdem mecrûh olup sipâh siper ardında yeniçeri Atmeydânı'nda kaldı ve sipâh minârenin altısına dahi çıkup pür-nakıl olup minâreler ve harem kubbeleri üstünden Atmeydânı'nda yeniçerilere eyle kurğuşum urdular kim yeniçeri bî-emân kaldı. Âhir yeniçeriler Ahmed Hân Türbesi tarafındaki Kurrâ kubbeleri ve medrese kubbeleri ve niçe hânelerin dâm [u] bâmları üzre çıkup Yeni Câmi‘ haremi içre olan sipâha kurşumu eyle yağdırdılar kim bu kerre sipâhın atları kurşum zahmından sipâhları târmâr edüp niçe yüzü de kurşumdan helâk olup hemân yeniçeriler Atmeydânı'ndan "Allah" ile demir pencerelerden ankebût-vâr urûc edüp taşra harem kapuların kırup hücûm edince cümle sipâh Yeni Câmi‘in iç haremine mâl-â-mâl olup derûn-ı câmi‘e dahi girüp mahsûr olup harem pencerelerinden taşra haremde olan askere oku kurşumu urup taşrada olan asker cân ve baş kaydına düşdüler. Hikmet-i Hudâ Yeni Câmi‘in altı minâresinin kapuları taşra hareme vâkı‘ olmuşdur. Hemân yeniçeriler minârelerin kapuların kırup dal-kılıç minâreden yukaru çıkdıklarında celeb sipâhlar kuşluk vaktinde öyle ezânı okumağa başlayup niçesin minârede katl ve niçesin kayd-bend ile "vakitsiz ezân okuyan yalancı mü’ezzinin hâli budur" deyü aşağı indirüp kelle paça ederlerdi. Ba‘dehû yeniçeriler altı aded minârelerden iç harem içre olan sipâha havaliden eyle kurşumlar urdular kim beyâz mermer-i hâm üzre pembe-misâl cesed-i insândan cereyân eden hûn-ı ahmer-gûndan cümle mermerler la‘l-gûn oldu. Bu hâli sipâh görüp haremin üç kapusun açup yeniçeriler üzre üç yerden dal-satûr-ı sipâh olup fakîrlerden câmi‘e avdet eder kalmayup cümlesi yeniçeri destinde şehîd oldular. Niçe yüzü câmi‘-i şerîf içre girüp kapandılar. Yine pencerelerden câmi‘ içre kurşumlar urup câmi‘ kapuların kal‘ edüp dal-sâtûr-ı Bektâşî urarak câmi‘ içinde ibrişim haliçeler üzre sipâh kırarak kimi namâz kılarak kırılırdı, kimi Kur’ân-ı azîm okuyarak Hazret-i Osmân gibi şehîd olarak kırılırdı. Câmi‘in cemî‘î der-i dîvârında ve câmlarında ve kıbâblar üzre mestûr olan kurşumlarda kurşum darbından bir rahnedâr olmadık yer kalmamışdı ve derûn-ı câmi‘de Kelâm-ı İzzet'i gerdeninde iken gerdeninden kılıç geçen ibâdullahın hadd [u] pâyânı yok idi. Hulâsa-i kelâm, kâmil yedi buçuk sâ‘at {kâr-zâr eylediler kim eğer Kahramân-ı bî-emân ol kâr-zârda olsa Nerîmân-ı nerm-râm olurdu. Veyâhud perhâş-ı bî-kârda ceng-cûyân olan dilâverân-ı mübârizânın merdâneliklerin Rüstem-i zamân ve Zâl-ı bî-amân istimâ‘ etse meddâhân-ı sipâhiyân ol[urdu]. El-kıssa yeniçeri bî-hisâb sipâhiyân bî-tâb olmağıla cenge iktidârları olmayup "El-firâru mimmâ lâ yutak, min süneni'l-mürselîn" mâ-sadakınca sipâhın karârı firâra mübeddel olup her biri bir cânibe perîşân oldular. Sipâhdan bî-aded ve yeniçeriden mürd az oldu.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS II 371b ·
metinde göster ·
… selâtîn-misâl Koca Mehemmed Paşa câmi‘i bir kubbe-i âlî ve bir minâre-i vâlîli
ve haremi
mermer-i hâmlı etrâf kıbâblı ve haremi içre (---) bir câmi‘-i şîrîndir. Kıble k …
Niğde sancağında ve Karamân eyâletinde Koca Mehemmed Paşa evkâfıdır. Mütevellîsi hâkimdir ve yüz elli akçe şerîf kazâdır. Cümle (---) aded nâhiye kurâları vardır. Ber-vech-i adâlet kadıya beş kîse hâsıl olur. Kethüdâyeri ve serdârı vardır. Cümle (---) aded tahtânî ve fevkânî ve kârgîr bâğ u bâğçeli ma‘mûr [u] âbâdân hâk-i pâk örtülü evlerdir ve cümle (---) mihrâbdır. Cümleden mükellef ve müzeyyen câmi‘-i selâtîn-misâl Koca Mehemmed Paşa câmi‘i bir kubbe-i âlî ve bir minâre-i vâlîli ve haremi mermer-i hâmlı etrâf kıbâblı ve haremi içre (---) bir câmi‘-i şîrîndir. Kıble kapusu üzre târîhi ve bir zâviye ve bir hammâm-ı nazîfi var ve bir hân-ı azîmi var, gûyâ bu şehrin kal‘asıdır. Cümle yüz yetmiş ocakdır. Başka harem odaları ve başka develiği ve üç yüz tavla at alır ıstabl-ı anteri ve üç yüz tavla katır alır haremi ortasında havz-ı azîmi ve kilârı ve imâret-i dârü'l-it‘âmı var kim her ahşâm ocak başına birer bakır sini ile beşer tas buğday çobrası ve beşer nân ve birer şem‘-i revgan ve her at başına birer tobra yem verilüp ni‘meti mebzûl bir evkâf-ı kavî hân-ı metîn hayrâtdır ve üç yüz mikdârı dekâkînleri vardır. Bu zikr olunan âsâr-ı binânın cümlesi kârgîr binâ-yı ra‘nâ serâpâ rasâs-ı hâs-ı nîlgûn ile mestûr olmuş Mehemmed Paşa evkâfıdır. Sâhibü'l-hayrâtı Haleb'de Şeyh Bekrîler cenbinde Öküz Mehemmed Paşa nâmiyle meşhûr olup ol âsitâne-i cihân-nümâda bir kubbe-i âlî içinde medfûndur, rahmetullah.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS III 18b ·
metinde göster ·
… i bir kubbe-i âlî ve bir minâre-i vâlîli ve haremi mermer-i hâmlı etrâf kıbâblı
ve haremi
içre (---) bir câmi‘-i şîrîndir. Kıble kapusu üzre târîhi ve bir zâviye ve bir …
Niğde sancağında ve Karamân eyâletinde Koca Mehemmed Paşa evkâfıdır. Mütevellîsi hâkimdir ve yüz elli akçe şerîf kazâdır. Cümle (---) aded nâhiye kurâları vardır. Ber-vech-i adâlet kadıya beş kîse hâsıl olur. Kethüdâyeri ve serdârı vardır. Cümle (---) aded tahtânî ve fevkânî ve kârgîr bâğ u bâğçeli ma‘mûr [u] âbâdân hâk-i pâk örtülü evlerdir ve cümle (---) mihrâbdır. Cümleden mükellef ve müzeyyen câmi‘-i selâtîn-misâl Koca Mehemmed Paşa câmi‘i bir kubbe-i âlî ve bir minâre-i vâlîli ve haremi mermer-i hâmlı etrâf kıbâblı ve haremi içre (---) bir câmi‘-i şîrîndir. Kıble kapusu üzre târîhi ve bir zâviye ve bir hammâm-ı nazîfi var ve bir hân-ı azîmi var, gûyâ bu şehrin kal‘asıdır. Cümle yüz yetmiş ocakdır. Başka harem odaları ve başka develiği ve üç yüz tavla at alır ıstabl-ı anteri ve üç yüz tavla katır alır haremi ortasında havz-ı azîmi ve kilârı ve imâret-i dârü'l-it‘âmı var kim her ahşâm ocak başına birer bakır sini ile beşer tas buğday çobrası ve beşer nân ve birer şem‘-i revgan ve her at başına birer tobra yem verilüp ni‘meti mebzûl bir evkâf-ı kavî hân-ı metîn hayrâtdır ve üç yüz mikdârı dekâkînleri vardır. Bu zikr olunan âsâr-ı binânın cümlesi kârgîr binâ-yı ra‘nâ serâpâ rasâs-ı hâs-ı nîlgûn ile mestûr olmuş Mehemmed Paşa evkâfıdır. Sâhibü'l-hayrâtı Haleb'de Şeyh Bekrîler cenbinde Öküz Mehemmed Paşa nâmiyle meşhûr olup ol âsitâne-i cihân-nümâda bir kubbe-i âlî içinde medfûndur, rahmetullah.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS III 18b ·
metinde göster ·
… dır kim nehr-i Âsî kenarında üç yüz hâneli ve müte‘addid kâ‘alı ve iki hammâmlı
ve haremi
bâğ-ı cinânlı sarâydır kim meğer misli Şâm'da ola. Murtezâ Paşa'ya bir ziyâfet- …
Cümle (---) mahalledir ve cümle (---) bin bâğ u bâğçeli havz u şadırvanlı sarây-ı âlîler ve gayri a‘yân [u] kibâr hâneleridir kim cümle hâk-i pâk ile ve kireç ve cıbız ile mestûr sarây-ı büyût-ı ma‘mûrlardır. Cümleden sarây-ı cedîd Arnavud Mehemmed Paşa sarâyıdır kim nehr-i Âsî kenarında üç yüz hâneli ve müte‘addid kâ‘alı ve iki hammâmlı ve haremi bâğ-ı cinânlı sarâydır kim meğer misli Şâm'da ola. Murtezâ Paşa'ya bir ziyâfet-i âlî etmişdir kim ta‘bir olunmaz. Ve sarây-ı Şeyh İbrâhîm Efendi ibn Abdülkâdir el-Cîlânî ve Sarây-ı (---)(---)(---)(---)(---)(---)(---)(---)(---)(---)25b
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS III 25a–25b ·
metinde göster ·
… engeller ile ârâste ve cümle atları kayd-bend edecek hadîd halkalar ile pîrâste
ve haremin
vasatında bir havz-ı azîm ile müzeyyen bî-kusûr hân-ı azîmdir ve subh [u] mesâ …
Şâm hâkinde sene (---) târîhinde Mehemmed Hân vezîrlerinden Fâtih-i Yemen Sinân Paşa evkâfıdır. Bir çöl [ü] çölistân içre kal‘a-misâl toplu ve tüfenkli bir hân-ı azîmdir. Üç yüz asker ile mütevellîsi hâkimdir. Yetmiş pâre kasaba-misâl evkâf kurâları vardır. Bu hâna on bin âdem atiyle deve katar-ı mehâriyle gelüp meks etseler yine bir cânibi hâlî kalır, tâ bu mertebe hâyrât-ı azîmdir. Gûnâ-gûn kâ‘alar ve müte‘addid hücreler ve mastabalar ve beş bin at alır ıstablı ve başka develiği ve başka harem odaları ve imâreti ve kilârı ve furûnu ve müferrâh hammâmı ve kırk aded dükkânları ve başka mütevellî sarâyı ve paşalar içün başka sarâylı bir hân-ı azîmdir kim cümle âsâr-ı binâsı kârgîr kıbâblar ile inşâ olunmuştur. Cümle rûy-ı dîvâr silâh asacak demir çengeller ile ârâste ve cümle atları kayd-bend edecek hadîd halkalar ile pîrâste ve haremin vasatında bir havz-ı azîm ile müzeyyen bî-kusûr hân-ı azîmdir ve subh [u] mesâ cemî‘i müsâfirîne her ocak başına birer bakır sini ile beşer tas lahm pâreleriyle buğday çorbası ve âdem başına birer nân ve her ocağa birer şem‘-i revgan ma‘a şem‘dân hüddâmlar getirirler ve her gice cemî‘i müsafirînin atlarına ve deve ve katırlarına birer alîk yem mukarrerdir. Murtezâ Paşa efendimize mütevellî Kâsım Ağazâde Mustafâ Çelebi bir ziyâfet-i azîm etmişdir kim ta‘bîr olunmaz tâ bu mertebe bir hân-ı kadîm ve hayrât-ı azîmdir kim Arab u Acem'de Katîfe Hânı meşhûr-ı âfâkdır. Andan yine cânib-i kıbleye 6 sâ‘atde, 28b
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS III 28a–28b ·
metinde göster ·
serâpâ bîd-i ser-nigûn ve bîd-i sultânî dırahtlarıyla müzeyyendir. Bu câmi‘e Bo …
Evsâf-ı cevâmi‘hâ-yı Kayseriyye: Cümle (---) aded mihrâbdır. Evvelâ cümle câmi‘den kadîm Câmi‘-i Ebî Mehemmed ibn Tâlib. Müstecâbü'd-da‘ve ziyâretgâh-ı erbâb-ı hâcât bir câmi‘i ibret-nümâ-yı imârâtdır kim dillerle ta‘bîr ü tavsîf olunmaz bir câmi‘i pür-envârdır. Efvâh-ı nâsda Ulucâmi‘ derler. Bir ser-âmed tula minâreye mâlikdir kim nazîri meğer Nîkhisâr şehrinde Melik Gâzî câmi‘i minâresi ola ve Kayseriyye şehrinde bundan kebîr ü kadîm câmi‘ yokdur. Cümle kârgîr binâ-yı kavîdir. Cümle sutûhları (---) ile mastûrdur ve haremi serâpâ bîd-i ser-nigûn ve bîd-i sultânî dırahtlarıyla müzeyyendir. Bu câmi‘e Boyacı kapusu ve Kadı hammâmı yakındır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS III 64a ·
metinde göster ·