İbtidâ bânîsi kayser-i Rûmdur. Ba‘dehû sene 476 târîhinde Âl-i Dânişmendiyân'dan Sultân Melik Gâzî ceng-i azîm ile Rûm keferesi destinden kuvvet-i bâzûsıyla feth edüp ibtidâ taht-ı Âl-i Dânişmendiyye olan dârü'l-ikbâl bu kal‘adır. 283a Andan kal‘a-i Amasiyye'dir. Bu iki kal‘aya Âl-i Selçûkiyân tama‘ edüp niçe kerre muhâsara edüp fethi mümkün olmayup bî-feth hâ‘ib ü hâsır rücû‘ etdiler. Bu Niksâr'ın galat-ı sahîhi "Nîk-hisâr"dır. Ya‘nî "iyi hisâr" demekdir. Elsine-i nâsda galat-ı meşhûr evlâ olup tahfîf-i kelâm ile Niksâr derler. Kal‘ası bir yalçın kayalı yerde kâr-ı sengîn, bünyâd-ı şeddâdî ve metîn kal‘a-i kadîmdir. Dâiren-mâdâr cirmi beş bin altmış adım şekl-i müseddes kal‘a-i atîk olup câ-be-câ yerleri rahneli olmuş, cümle üç kapusu var, şarka ve garba (---)(---) ve cenûb tarafına Ilıca kapusu kal‘a içinde üç yüz hâne ve anbârlar ve cebehâne ve bir kilisadan vely olunmuş bir câmi‘i var. Dizdârı ve neferât bu kal‘ada sâkindir. İç il olmağıla neferâtları kıllet üzredir, ammâ celâlî ve cemâlî havfinden dâ’imâ bâb-ı kal‘ada nigâhbânlık ederler. {Ve kapu üzre zamân-ı kadîm pehlivânlarının gürzleri ve gayrı âlât-ı silâhları maslûbdurur}. Ammâ aşağı varoş rıbât-ı şehr-i mu‘azzamdır. Lâkin bir teng ü târ sokakları vardır. Eniş ve yokuş olmağıla ve zıyyık olmağıla at ile çârsû içre güç ile güzer ederler. Araba hod ola, bi't-tarîk çârsûsuna girmek ihtimâli yokdur. Bu şehr, Sivâs eyâletinde paşanın hâss-ı hümâyûnundan olup yedi kîse muhâsebeli subaşılıkdır ve yüz elli akçe kazâdır. Ve on bir nâhiyesi vardır. Evvelâ nâhiye-i
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS II 282b–283a ·
metinde göster ·
… neler ve kasr-ı âlîler bâğ-ı İrem-misâl gülistânında Tayyâr Mehemmed Paşa kasrı
ve kapu
üzre Tekeli Paşa kasrı {târîh-i Kasr-ı Tekeli Paşa
Der-sitâyiş-i sarây-hâ-yı Erzurûm: Cümleden Paşa sarâyı yüz on aded kat-ender-kat müte‘addid hücreler ve tahtânî ve fevkânî dîvânhâneler ve kasr-ı âlîler bâğ-ı İrem-misâl gülistânında Tayyâr Mehemmed Paşa kasrı ve kapu üzre Tekeli Paşa kasrı {târîh-i Kasr-ı Tekeli Paşa
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS II 286b ·
metinde göster ·
… i hânelerinden çıkarup beşikleri ma‘sûmlarıyla kar üzre bırağup kuyuların kazup
ve kapu
eşiklerin kırup atları seyishânelerin re‘âyâ tennûrlarının başına çeküp Merzifo …
Menzil-i karye-i Karakeçili: Bu dahi Çorum sancağı hâkinde iki yüz hâneli Etrâk köyüdür. Kızılırmağ'a bir sâ‘at karîbdir. Bu köyde ol gice yine azîm karlar ve dipi ve boranlar olup sekbân ve sarıca haşerâtları cümle ehl [ü] ıyâlleri hânelerinden çıkarup beşikleri ma‘sûmlarıyla kar üzre bırağup kuyuların kazup ve kapu eşiklerin kırup atları seyishânelerin re‘âyâ tennûrlarının başına çeküp Merzifon'dan berü Gümüş'de ve Dankazâ'da olan fezâhat [u] zulümleri Yûsuf-ı Haccâc etmemişdir. Her ne hâl ise ale's-sabâh bu Karakeçili köyünden kalkup Kızılırmağ'ın Çâşnigîr köprüsüne gitmeyüp Karakeçili geçidine gelüp sû’-i tedbîr edüp karşu tarafa geçmek murâd edinüp bir kaç menzil Çâşnigîr cisrine gitmediler. Meğer bî-emân geçid imiş. Gerçi kar teskîn oldu ammâ şiddet-i şitâ ol mertebede kim âdem at üzre, atlar zemîn üzre durmada berk-i hazân gibi dir dir ditrer. Ne hâl ise cümle askere alay çavuşları tenbîh edüp ibtida paşanın otak develeri ve matbah ve dış kilâr ve ahûr ocağı ağırlığı yigirmi aded yarar ehl-i beled kulağuzlar ile vakt-i seherde ba‘zı atlılar dahi ubûr etdiler.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS II 351a ·
metinde göster ·
… edâ ile mektûblar yazmak sadedinde iken âsitâne tarafından bir hünkâr hasekisi
ve Kapu
kethüdâmız Siyâvuş Ağa'nın hazînedârı Kâtib Alî Çelebi hatt-ı şerîf ile gelüp o …
asrında (---) mansıbiyle ber-murâd olmuş Bosneviyyü'l-asl bir Oğuz âdem idi. Hîle ve hud‘adan berî, zemm ü nemm ve gıybet ü mesâvî ve kizb ü bühtândan ârî vüzerâların düşman üzre varıcı Varvar'ı idi. Ve gâyet mu‘tekid olduğundan her hoş-âmed âmedî kelâmı tasdîk etmeğe meftûn idi. Ve re’y [ü] tedbîrde hüsn-i tedbîr etmeyüp sû’-i tedbîre ilkâ edenlere tab‘iyyet ederdi. Ve devleti gûyâ istidrâc ve kemâl-i hıffet ile ve akl-ı kıllet ile meşhûr-ı âfâk idi. Ancak salâh-ı hâl ile mümtâz-ı ser-firâz idi. Hikmet-i Hudâ bir gün İpşir Paşa'dan ve Küçük Çavuş Paşa'dan mektûblar gelüp vâfir mesrûr [u] handân oldu ve mektûbları kırâ‘at etdirüp gûyâ raks edüp "İşte İpşir oğlum gelmededir. Senin paşan onun hakkında bana neler yazar. Al imdi bu mektûbları paşana götür" deyü İpşir Paşa ve Küçük Çavuş Paşa ve kendü mektûblarıyla hakîre bir kîse guruş ve Köprülü mâlından rahtile bir küheylân at ve bir Gürcî gulâmı ve ana bir küheylân at ve bir kat esbâb. Kankırı nâhiyelerinde Bozoğlan kurâsından çıkup mütevekkilena'l-allah cânib-i şimâle üç günde ılgar edüp Engürü sağımızda kalup Murtatovası içinde bir vâsi‘ sahrâda menzil-i karye-i (---) paşa ile mülâkât olup "Bre Evliyâm! Safâ geldin. Ammâ ne çok eğlendin" dedikde ahvâl-i pür-melâl [ü] ser-güzeşt [ü] ser-encâmı bir bir takrîr edüp paşa âlem-i hayretde kalup tebessüm edüp, yakında görürsün, deyüp ibtidâ Varvar'ın mektûbun okuyup âteş-pâre olup "Görürsün mel‘ûn ahmak potur" deyüp İpşir Paşa'nın Varvar'a gönderdiği mektûbu kırâ’at edüp güle güle tamâm olup mektûbu hakîre atup "Nazar eyle" dedi. Hakîr İpşir mektûbun kırâ’at edüp ol kadar iltiyâm u mudârâ vü imhâl ve niyâz-gûne girişmeler tahrîr eylemiş kim istimâ‘ edenin aklı gidüp "İpşir Paşa, Varvar Alî Paşa'nın abd-i memlûkü olmuş" der. Paşa mektûblardan sonra ol deryâ-dil paşa-yı kâmkâr buyurdular kim "Biz anın ta'n-âmîz mektûblarına nazar etmeyüp yine mudârâyı elden komayalım" deyü latîf edâ ile mektûblar yazmak sadedinde iken âsitâne tarafından bir hünkâr hasekisi ve Kapu kethüdâmız Siyâvuş Ağa'nın hazînedârı Kâtib Alî Çelebi hatt-ı şerîf ile gelüp ol sâ‘at dîvân-ı pâdişâhî olup hatt-ı şerîf kırâ’at olunup mefhûm-ı hatt-ı şerîf oldur kim "Eğer başın gerek ise bir ân ve bir sâ‘at durmayup mükellef ve mükemmel askerinle mâh-ı Cemâziyelâhirin gurresinde bi-eyyi vechin kâne İpşir Paşa ve Çavuş Paşa ve Bâkî Paşa ve Ketağaç Paşa ve Seydî Ahmed Paşa ve Şeh Gâzî Beğ ile cümle yek-dil ü yek-cihet olup Varvarlının başı ya başın ve illâ eğer inâd u muhâlefet ve müsâmaha edersen bunda olan evlâd [u] ıyâlini cümle katl edüp cümle mâl [u] menâlin kabz olunur. Ve eğer ol âsînin hakkından gelüp Varvar'ın başın serîr-i sa‘âdetime gönderüp edâ-yı hizmet edersen hâlâ hasekimde olan Mısr eyâleti hatt-ı şerîfime amel edüp bu cânibe mürâca‘at etmeden bilâ-câ’ize tarafından bir mükellef ve muhteşem ve umûr-dîde ağanı Mısır'ın şehr havâleliğine gönderesin. Hatt-ı hümâyûnuma amel edüp fermân-ı şerîfim eyle sâdır olmuşdur. Ve's-selâm." Paşa dahi "emr 364a pâdişâmındır" deyü derhâl nefîr-i rıhlet çalınup bin mikdârı asker ile tuğu ileri gönderüp hasekiye bir kîse harc-ı râh verüp kethüdânın haymesinde mihmân eyleyüp ertesi gün hikmet-i Hudâ Varvar Alî Paşa'nın çâşnigîrbaşısı gelüp Âsitâne tarafından {Varvar Alî Paşa'ya} gelen emirleri ve hatt-ı şerîfi getirüp paşa kırâ’at etdükde mazmûn-ı hat oldur kim "Vezîrim Varvar Alî Paşa lalam! Cirmin afv olunmuşdur. Defterdâroğlu celâlî Erzurûm'a ve Engürü'ye mutehassın olmak murâd edüp ısyân [u] tuğyânı zâhir olmuşdur. Hatt-ı şerîfim vardıkda bir ân durmayup memâlik-i mahrûselerimde nerde bulursan katl edüp yâ başı, yâ başın. Edâ-yı hizmetden sonra sana Mısr'ı bilâ-avâ’id ve lâ-fevâyid ihsânım olmuşdur" deyü hatt-ı şerîfi kırâ’at edüp "Bre meded, bu sır bunda kalsın" deyüp "men hafaza'l-lisâne selleme mine'l-afat" deyüp keşf-i râz etmeyüp summun bükmün durdı. Ol gün İpşir Paşa tarafından çâşnigirimiz gelüp "İpşir Paşa, Karaman eyâletiyle Varvar ile celâlî olmağa gider" deyü haberler geldi. Ol gice Varvar'a mektûblar yazılup Varvar'ın katli hakkına paşaya gelen hatt-ı şerîfi Varvar mektûbiyle ale's-sabâh hakîre verüp ol gün ol gice ılgarup,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS II 363b–364a ·
metinde göster ·
… âne-i sa‘âdetden ulaklığile Yıldırım Kapucu yıldırım gibi gelüp Kaya Sultân'dan
ve kapu
kethüdâsından el-hâsıl cümle a‘yân-ı kibârdan mektûblar getirüp bin altmış iki …
Ammâ ma‘lûmumuz olup ziyâret etdiğimiz sultânlar bunlardır kim tahrîr ü terkîm olundu. Bu ziyâretleri ederken şehr-i Baba'da bir ay meks edüp etrâf-ı erba‘ayı hıfz [u] hırâsetde iken Âsitâne-i sa‘âdetden ulaklığile Yıldırım Kapucu yıldırım gibi gelüp Kaya Sultân'dan ve kapu kethüdâsından el-hâsıl cümle a‘yân-ı kibârdan mektûblar getirüp bin altmış iki zilhiccesinde Gürcî Mehemmed Paşa sadâretden ma‘zûl olup yerine Tarhuncu Ahmed Paşa vezîria‘zam olduğu haberi gelüp paşa müte’ellim olup ma‘a'l-kerâhe hedâyâlar ile mübârek-bâda kapucubaşılarından bir ağa gitdi. Ba‘dehû yine bin altmış iki Zilhiccesi'nin evâhirinde Melek Ahmed Paşa efendimiz Özi eyâletinden ma‘zûl olup Rûmeli eyâleti sadaka olunup Rûmeli'nden Siyâvuş Paşa ma‘zûl olup eyâlet-i Özi anlara tevcîh olunup mübâdele oldu.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS III 129a ·
metinde göster ·
… yüp günden güne bi-emri Hudâ ifâkat bulurken Kaya Sultân tarafından bir baltacı
ve kapu
kethüdâsı Hazînedâr Ahmed Ağa bir Frenk hekîm ile gelüp Kaya Sultân'ın gönderdi …
Ba‘dehû paşa yine hâbdan bîdâr olup Hazînedâr Sakallı İmâm Mehemmed Efendi'ye eyitdi: "Yetmiş gündür ben açım ve bir nân-pâreye muhtâcım. Bana bir kifâf-ı rûh" deyüp bir nân-pâre ile piliç çobrası ve bir kâse şerbet tenâvül edüp bi-emri Hayy [u] Kadîr paşa ol ân hayâtda olup ol ân hazînesinden yedi bin altın çıkarıp bin altun iç ağalarına ve bin altun taşra kapucubaşılara ve bin altun vâcibü'r-ri‘âyâlara ve bin altun müteferrikagânına ve bin altun deli ve gönüllülere ve bin altun aşçılara ve çâşnigîrler ve kilârcılar ve akkâm ve sayis meş‘alcilere ve bin altun şehr-i Sofya'nın garîb u gurebâsına verüp hakîre mahsûs üç yüz altun ve bir semmûr kendünün âbdest kürkün ihsân eyleyüp günden güne bi-emri Hudâ ifâkat bulurken Kaya Sultân tarafından bir baltacı ve kapu kethüdâsı Hazînedâr Ahmed Ağa bir Frenk hekîm ile gelüp Kaya Sultân'ın gönderdiği esbâbları paşa giyüp gayrı hücreye ve gayri câme-i hâba nakl etdirüp hekîm paşaya mu‘âleceye şurû‘ etmeğe başladı. Ammâ paşa dahi serâsîme idi.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS III 145a ·
metinde göster ·
kullarının serdârı olan başçavuşu ve çorbacıları ve topçu ve cebeci ağaları ve …
Andan cümle Van ağavâtları ve kapu kullarının serdârı olan başçavuşu ve çorbacıları ve topçu ve cebeci ağaları ve çavuşlar kethudâsı ve sâ’ir cümle bâlâda niçe kerre tahrîr olunan cümle iş erleri ve cümle a‘yân pîr [u] serverleri ve cümle yigirmi dörd bayrak sâhibi Van ağaları gelüp teşrîfât kânûnları üzre birer hil‘at-i fâhire ve birer çeleng-i nâdire ile behremend ü berhordâr olundu.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IV 273b ·
metinde göster ·
… Kaya Sultân bir altun kandîl gönderdi ve Murâd Hân atabe-i süflîsini ve ulvîsin
ve kapu
kanatların ve kabr-i şerîf şebekelerin cümle sîm-i hâlis eyleyüp câmi‘-i İmâm v …
Ve bu Bağdâd'a mukaddemâ sene 1058 târîhinde Melek Ahmed Paşa ile geldiğimizde bu İmâm-ı A‘zam âsitânesini imâr edüp sâkıyeli kuyular kazup ve hücreler yapup imâr etdi. Ve Âsitâne'den Kaya Sultân bir altun kandîl gönderdi ve Murâd Hân atabe-i süflîsini ve ulvîsin ve kapu kanatların ve kabr-i şerîf şebekelerin cümle sîm-i hâlis eyleyüp câmi‘-i İmâm ve kabr-i hümâm {gûyâ} cennet-i firdevs-i Dârü's-selâm olmuşdur. Ol asırdan berü cemî‘i vüzerâ ve vükelâ vü a‘yân u kibâr birer binâ-yı âsâr ederek ve gûnâ-gûn âvîzeler ile müzeyyen ederek merkad-i pür-envâr gûyâ nakş-ı nigârhâne-i Çîn olmuşdur.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IV 344a ·
metinde göster ·
… münevverdir. Bâb-ı sa‘âdeti cânib-i (---) mekşûfdur ve atebe-i âlîsi ve süflîsi
ve kapu
kanatları ve halkaları ve kilidleri cümle sîm-i hâlisdendir ve derûn-ı kubbede …
Şimdiki eşkâl-i imâreti Timur Hân hayrâtıdır kim evc-i âsumâna kehkeşân-âsâ kad çekmiş bir kubbe-i münevverdir. Bâb-ı sa‘âdeti cânib-i (---) mekşûfdur ve atebe-i âlîsi ve süflîsi ve kapu kanatları ve halkaları ve kilidleri cümle sîm-i hâlisdendir ve derûn-ı kubbede ol kadar zî-kıymet mücevher altun ve gümüş kanâdîller ve âvîzeler var kim âdemin gözü hîrelenir. Zîrâ her biri birer pâdişâhlar ve vüzerâ vü vükelâ ve a‘yân [u] kibârın hayrâtlarıdır. Husûsen Acem şâhlarının kanâdîlleri ve şem‘dânları ve çerâğdânları ve gülâbdân u buhûrdânların hisâbın ve bunda medfûn olan mâl-ı Kârûn'un hisâbın Hudâ bilir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IV 350b ·
metinde göster ·
… ından yapışup çekmeğe imdâd ederken Haydar Ağa'nın koynundan sâ‘ati düşüp aldım
ve kapu
arasında yüzüklerin dahi aldım. Leşlerin sürüyerek nerdübân cağından aşağı sarâ …
Âhir bu hakîr "Ekall eksere tâbi‘dir" deyü beğlere teba‘iyyeten "Âf, yûf, pûf" ederek leşlerin ayağından yapışup çekmeğe imdâd ederken Haydar Ağa'nın koynundan sâ‘ati düşüp aldım ve kapu arasında yüzüklerin dahi aldım. Leşlerin sürüyerek nerdübân cağından aşağı sarây meydânına dördün dahi endâht etdik.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS V 10a ·
metinde göster ·
… , eydir: "Alî Efendi, tîz sadrıa‘zama ve dârü's-sa‘âde ağasına ve Kaya Sultân'a
ve Kapu
Kethüdâsı Zühdü Efendi'ye sıhhatde olduğumuz mektûbların yazup Evliyâ'ma altı m …
Efendi gelüp, eydir: "Alî Efendi, tîz sadrıa‘zama ve dârü's-sa‘âde ağasına ve Kaya Sultân'a ve Kapu Kethüdâsı Zühdü Efendi'ye sıhhatde olduğumuz mektûbların yazup Evliyâ'ma altı menzil bârgîrleri emri yaz" dedikde ale'l-acele mektûblar yazılup hakîr dahi pür-silâh âmâde oldukda anı gördüm, cerrâh-ı cellâd gelüp âlât-ı bisâtın paşanın yanına koyup paşa dahi tahrîr olunan mektûblar ile hakîre harc-ı râh üç yüz altun verüp dest bûs etdikde hemân cerrâh-ı cellâd paşanın ensesine bî-pâk u bî-pervâ geçüp beş parmak mikdârı ensesinin solundan bir yaka açdı kim Allâhu Te‘âlâ a‘lemdir, benim yanımda üç yek merdî kâse dolusu leş gibi kokar sarı cerâhat cereyân edüp parça parça çürük etler çıkınca hemân Paşa, Elhamdülillâh deyüp gözün açup "Mankalya şehri fukarâlarına on kîse bezl olunsun" deyü fermân edince, hemân hakîr dest bûs edüp,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS V 33a ·
metinde göster ·
… ar askeri Turla nehri geçidi başına gidüp Hân hazretleri kendü yakın ağalarıyla
ve kapu
kullarıyla Paşa yanında kalup Paşa ile Hân vedâ‘ mahallinde Hân'a bir kîse altu …
Sitâyiş-i netâyic-i ziyâfet: Üçüncü gün ki oldu ba‘de'l-futûr nefîr-i Hûşenk-şâhî ve Efrâsiyâb sûrnâları ve hâkâniyân kösleri çalınup cümle Tatar askeri Turla nehri geçidi başına gidüp Hân hazretleri kendü yakın ağalarıyla ve kapu kullarıyla Paşa yanında kalup Paşa ile Hân vedâ‘ mahallinde Hân'a bir kîse altun harc-ı râh ve beş şemâme amber-i hâm ve on okka ûd-ı Mâverdî ve yüz çift münakkaş Kaya Sultân yağlıkları ve Hân'ın beline yine bir mücevher zerrîn kemer ve bir hançer-i zü'l-fecâm ve bir kat yine libâs-ı fâhire ve bir semmûr lipâçe-i nâdire kim dîbâya kaplu, Paşa kendü eliyle Hân'ın arkasına geydirüp ta‘zîm ü tekrîm etdi ve tefâruk ve nevâdirât kısmından zî-kıymet girân-bahâ beş boğça envâ‘ından kâlâ-yı vâlâ-yı akmişe-i fâhire ve altun sîmîn âvânî kısmından buhûrdân ve gülâbdân ve şam‘dân ve sîm sini ve on aded sîm suhûnlar pîşkeş çekildi.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS V 51a ·
metinde göster ·
kullarına ve Karaçilere ve yüz aded kuşaklık hil‘at-i zerdûz ve elli çift hil‘a …
Ve andan cemî‘i mirzâlara ve boybeğlerine ve kapu kullarına ve Karaçilere ve yüz aded kuşaklık hil‘at-i zerdûz ve elli çift hil‘at-i evsat ve yüz çift hil‘at-i ednâ ve yüz yetmiş kereke çuka çekmanlar ve hil‘atlar geydirilüp ba‘dehû gülâb ve buhûr verilüp ba‘de'd-du‘â ve senâ Hân kalkacak mahalde Paşa koltuğuna girüp otak bâbına dek piyâde giderken Hân hazretleri Paşa'ya, Rakofçi Kral'ın taburdan alınan vezîri Kemen Yanoş'u ve Apopi Mihâl'ı Paşa'ya hedâyâ verdikde,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS V 51b ·
metinde göster ·
… rına birer kîse guruş ihsân edüp kelleleri getiren şâmlı Halîl Ağa'ya ve hakîre
ve Kapu
kethüdâsı Zühdü Efendi'ye üçümüze birer semmûr alay kürkü geydirüp ve birer küh …
Asesbaşıyla altı bin bozacı ve bakkal ve meyhâneci kefereleri gelüp âmâde durdular ve beş yüz aded topçu ve beş yüz aded cebeci neferâtları cümle müsellâh ve mükemmel ü mükellef çorbacılarıyla gelüp andan kâmil bin aded pür-silâh tüfengli pâk ve mülebbes ve müzeyyen azebistân askeri kapudanları ve vardiyân zebânîleri ve niçe boru ve tabıl 64b küffâr çalmak bilir pâyzen kefereleriyle gelüp cümle çorbacılara ve kapudanlara Kaya Sultân birer yağlık hedâyâlar ile cümle cebecilere ve topçulara ve Tershâne neferâtlarına birer kîse guruş ihsân edüp kelleleri getiren şâmlı Halîl Ağa'ya ve hakîre ve Kapu kethüdâsı Zühdü Efendi'ye üçümüze birer semmûr alay kürkü geydirüp ve birer küheylân raht ve bahtlı dikme som sırma dikdikli atlara süvâr olup alaya âmâde olup ibtidâ
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS V 64a–64b ·
metinde göster ·
… e olup bir şeddadî taş tırâş bir kal‘a-i hâzır-bâşdır kim enderûn [u] bîrûnunda
ve kapu
aralarında âlet-i silâh mâl-â-mâl Allâhümme âfinâ bir dahi küffâr alması muhâl …
Cezîrenin cânib-i şarkîsinde Anadolu tarafı nümâyân bir kaya üzre şekl-i musebba‘ dirsek dirsek birbirine hâ’il kulleler ile ârâste ve dendân-ı bedenler ile pîrâste olup bir şeddadî taş tırâş bir kal‘a-i hâzır-bâşdır kim enderûn [u] bîrûnunda ve kapu aralarında âlet-i silâh mâl-â-mâl Allâhümme âfinâ bir dahi küffâr alması muhâl bir sûr-ı pür-me’âldir ve handakları etrâfında kesme amîk handaklardır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS V 92a ·
metinde göster ·
… e asmalıdır. Her şeb bu kantara-i haşebi kaldırup kal‘a kapusuna siper ederler.
Ve kapu
üzre her şeb mehterhâne faslı ederler. Hattâ bu kal‘anın mağrib cânibi tuladan …
Ve cânib-i cenûba bir ağaç kapusu önünde handak üzre bir haşeb kasrı lonca yeridir. Ve handakı gâyet amîk ve arîz ve derindir. Kapu önündeki cisri makara ile asmalıdır. Her şeb bu kantara-i haşebi kaldırup kal‘a kapusuna siper ederler. Ve kapu üzre her şeb mehterhâne faslı ederler. Hattâ bu kal‘anın mağrib cânibi tuladan mebnî Şeddâdî binâdır kim kefere zamânından kalmış metîn dîvârdır. Andan ma‘lûmdur ki ol asırda hisâr-ı üstüvârdır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 70a ·
metinde göster ·
… kuyudur kim suyunu dollâblar ile atlar çeküp paşa sarâyına ve ba‘zı hânedânlara
ve kapu
yanında olan kubbe su hazînesine âb-ı nâbı dolup ol kubbe çeşmesinden bay u ged …
Ve bu tophâneye muttasıl bir çâh-ı mâsı var, kâmil yüz kulaçdır, suyu tâ nehr-i Tuna'dan lağımlar ile gelir bir müdevver kuyudur kim suyunu dollâblar ile atlar çeküp paşa sarâyına ve ba‘zı hânedânlara ve kapu yanında olan kubbe su hazînesine âb-ı nâbı dolup ol kubbe çeşmesinden bay u gedâ su alup def‘-i atşân ederler bir kâr-ı küffâr vâcibü's-seyr bir çâh-ı nâmdârdır. Ve bu kuyu etrâfı ve mezkûr tophâne altı ve paşa sarâyı altı ve gayri hânedânların altları cümle zîr-i zemînler ve su sarnıçları ve mehâzinler ve cebehâne ve bârûdhâne ve gayri mühimmât [u] levâzımât duracak mahzenlerdir kim niçe yerde (yerde) Tuna'ya nâzır pençereleri cümle demir kafesli ve demir kapaklı manzaralardır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 93b ·
metinde göster ·
Ancak taşra kal‘aya açılır bir küçük demir kapusu var
ve kapu
önünde bir ağzı kırık azîm mefret balyemez topu var, hîn-i muhâsarada taşra kal …
Ancak taşra kal‘aya açılır bir küçük demir kapusu var ve kapu önünde bir ağzı kırık azîm mefret balyemez topu var, hîn-i muhâsarada taşra kal‘anın büyük kapusundan içeri giren düşmanlara bu topu atup yokuş yukaruya gelen küffârları herîse eder, bir mehîb âmâde topdur.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 94a ·
metinde göster ·
… mmel cebehânesi ve her mühimmât [u] levâzımâtları mevcûddur. Dendân-ı bedenleri
ve kapu
önünde cisri âmâde olup her gece cisrini dîdebânlar makara ile kaldırırlar.
Ve bu kal‘anın cânib-i erba‘asında gâyet metîn kullelerinde mefret balyemez topları olup mükellef ü mükemmel cebehânesi ve her mühimmât [u] levâzımâtları mevcûddur. Dendân-ı bedenleri ve kapu önünde cisri âmâde olup her gece cisrini dîdebânlar makara ile kaldırırlar.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VII 9b ·
metinde göster ·
… er ederler kim cisir altı sâfî sudur, handak içinde mâhîler şinâverlik ederler.
Ve kapu
cisri önünde bir câmi‘i ve üç dükkânı ve bir küçük hânı var ve taşra varoşda bi …
Hakkâ ki metîn kullelerdir kim bir kavî kapuları var ve taşra varoş kal‘asının cânib-i kıbyele nâzır bir kapusu önünde asma makaralı haşeb cisri var. Her şeb dîdebânlar cisri ref‘ edüp kal‘a kapusuna siper ederler kim cisir altı sâfî sudur, handak içinde mâhîler şinâverlik ederler. Ve kapu cisri önünde bir câmi‘i ve üç dükkânı ve bir küçük hânı var ve taşra varoşda bir vîrân kenîsesi var, anda olan mermerler üzre nakş-ı bûkalemûn-ı ibret-nümûnlar meğer kal‘a-i Üstürgon'da yâhûd Alman diyârında Nemse çâsârının taht-ı kadîmi olan Prak kal‘asında ola. Lâkin bu kal‘a ahâlîleri fukarâlar ve garîblerdir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VII 78b ·
metinde göster ·
… i aded Şeddâdî binâ kulle-i azîmleri üzre sekiz pâre şâhâne medfa‘ topları var.
Ve kapu
üzre iki aded kullelerin üzerleri şindire tahtalı kubbe örtülüdür. Ve kal‘a içi …
Bu kal‘a Tuna'dan gelme bir göl içinde çâr-kûşe serâpâ tula binâ bir kal‘a-i ra‘nâ olup cânib-i garba mekşûf bir kapusu ve handak aşırı asma makaralı köprüsü başında iki aded Şeddâdî binâ kulle-i azîmleri üzre sekiz pâre şâhâne medfa‘ topları var. Ve kapu üzre iki aded kullelerin üzerleri şindire tahtalı kubbe örtülüdür. Ve kal‘a içinde aslâ dizdâr ve kethudâ ve imâm ve mü’ezzin ve mehterbaşı ve topçubaşı hânelerinden gayri evler yokdur.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VII 79b ·
metinde göster ·
… âteş-feşân kirpi tüğü gibi dizilmiş topları hâzır u müheyyâdır. Bu mezkûr kulle
ve kapu
önünde taşra mezkûr büyük varoşa geçecek nehr-i Kiriş üzre yüz adım enli bir ha …
Ve bu varoşda cümle yüz mikdârı şindire tahta örtülü hâneler vardır. Ve bu kat kal‘a kapusunun üstünde sâ‘at kullesi var kim nâkûsunun sadâsı bir konak yerde istimâ‘ olunur kârgîr kulle ve şimâle nâzır kârgîr binâ kemerli demir kapudur. Bu kapunun önünde taşra büyük varoşa geçecek kapu üzre bir kârgîr-binâ kulle-i semender var kim âteş-feşân kirpi tüğü gibi dizilmiş topları hâzır u müheyyâdır. Bu mezkûr kulle ve kapu önünde taşra mezkûr büyük varoşa geçecek nehr-i Kiriş üzre yüz adım enli bir haşeb cisr ile mezkûr taşra büyük varoşa geçilir cisr-i kavîdir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VII 83b ·
metinde göster ·
… anın batı tarafına ancak bir kapusu vardır, ammâ üç kat kavî bâb-ı hadîdlerdir.
Ve kapu
üzre taşdan üstâd-ı mermer-bür sığır başları oymuş kim gûyâ zî-rûhdur. Ve bu sû …
Bu kal‘anın batı tarafına ancak bir kapusu vardır, ammâ üç kat kavî bâb-ı hadîdlerdir. Ve kapu üzre taşdan üstâd-ı mermer-bür sığır başları oymuş kim gûyâ zî-rûhdur. Ve bu sûretlerin iki yanında âdem elleri ve ayakları ve davul ve boru ve gûnâ-gûn cebehâne tasvîrlerin taşdan oyup hâlâ kapu üzre durur gâyet musanna‘ sûretlerdir. Ve bu kapunun iç yüzünde sol cânibinde bir kulle üzre sâ‘at kullesi var, çanının sadâsı bir konak yerde istimâ‘ olur.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VII 86a ·
metinde göster ·
… ta örtülü neferât evleri var. Ve kal‘anın kıbleye nâzır bir ağaç kanatlı kapusu
ve kapu
önünde yine haşeb cisri ve handak kenârında bir zîbâ mahkemesi var. Ve kal‘anın …
Ve kal‘a içre bir tahta örtülü ve tahta minâreli bir câmi‘i ve sekiz aded yine tahta örtülü neferât evleri var. Ve kal‘anın kıbleye nâzır bir ağaç kanatlı kapusu ve kapu önünde yine haşeb cisri ve handak kenârında bir zîbâ mahkemesi var. Ve kal‘anın batı tarafı bir küçük göldür. İçinde gûnâ-gûn mâhîleri sayd olunur.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VII 93a ·
metinde göster ·
… zkûr büyük kapu üzre bir kasr-ı âlîsi var, mahkeme-i şer‘-i Resûl civârındadır.
Ve kapu
önünde bir enli amîk handak üzre makaralar ile asma çit cisri var. Bu cisrden g …
Nehr-i Tuna sâhilinde bir yarlı(?) bayır üzre çâr-kûşe palanka olup cümle iki kapusu var. Biri beri maşrık tarafına nâzırdır. Biri küçük kapudur kim nehr-i Tuna kenârına bu kapudan yigirmi ayak nerdübân ile enilir, Tuna taşsa on kademe nerdübân kalır. Varoş tarafına mezkûr büyük kapu üzre bir kasr-ı âlîsi var, mahkeme-i şer‘-i Resûl civârındadır. Ve kapu önünde bir enli amîk handak üzre makaralar ile asma çit cisri var. Bu cisrden geçüp büyük varoşa varmağa nehr-i Tuna üzre yüz adım gidüp bir ağaç cisrden dahi geçüp andan varoşa girilir. Bu hisâb üzre bu kal‘ayı nehr-i Tuna ihâta edüp bir cezîre gibidir, zîrâ Tuna'dan ayrılmış bir fırka ensiz su dahi vardır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VII 93a ·
metinde göster ·
… elerdir. Ve kal‘a iki kat dîvârlı ve handaklı ve kıbleye nâzır bir demir kapulu
ve kapu
üzre kulle içinde tula minâreli Süleymân Hân câmi‘i ve içinde dizdâr evli ve dâ …
Kal‘ası nehr-i Tuna kenârında bir bayır üzre şekl-i murabba‘ on iki aded tahta örtülü serâmed kârgîr binâ metîn kullelerdir. Ve kal‘a iki kat dîvârlı ve handaklı ve kıbleye nâzır bir demir kapulu ve kapu üzre kulle içinde tula minâreli Süleymân Hân câmi‘i ve içinde dizdâr evli ve dâ’iren-mâdâr kal‘ası bin yüz adım bir Şeddâdî taş binâ bir metîn kal‘acıkdır. Ve Tuna kenârında olan bölme hisârda evler harâbdır, içlerinde bir kimesne olmaz. Ve Tuna nehri tarafı üç kat kal‘a dîvârıdır, ammâ anda eyi(?) bî-nazîr toplar vardır ve cebehâne ve âlât-ı silâhları mükemmeldir. Ve kal‘a kapusu önünde bir namâzgâh meydânı ve cenâze musallâsı taşı vardır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VII 98a ·
metinde göster ·
… kaçdı" deyü bizi kova kova meydân-ı arsagâha çıkınca hemân Şîrînli ve Mansûrlu
ve kapu
kulları bir kerre,
Hemân küffâr "Hay Tatar yan verdi" deyüp cümle kefereler taburdan taşra hınzîr sürüsü gibi çıkup biz dahi cümle askerle semt-i şarka yan verince küffâr bizi nısf sâ‘at kadar taburundan alarka olduğumuz görüp "Bire Tatar kaçdı" deyü bizi kova kova meydân-ı arsagâha çıkınca hemân Şîrînli ve Mansûrlu ve kapu kulları bir kerre,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VII 117a ·
metinde göster ·
… rzalar bir yerde yerler. Kapucular kethudâsıyla kapucubaşılar bir yerde yerler.
Ve kapu
kullarının eşbehleri defterdâr beğ ile yerler. Ve sâ’ir ümenâ ve mültezimîn ata …
Ve dahi ba‘de'd-dîvân summât-ı Muhammedî çekilüp gûnâ-gûn ta‘âm-ı nefîseler içinde elbette bir tay eti mukarrerdir, zîrâ kavm-i Tatar Şâfi‘î mezheblerdir. At eti anlarda sırf helâldir. Bu ta‘âmları hân ile kalga ve nûreddîn ve müftî ve kadıasker ve şehir monlası bile oturup ta‘âm yerler. Gayri kadılar başka yerler. Vezîr ile Şîrînli ve Mansûrlu ve gayri imirzalar bir yerde yerler. Kapucular kethudâsıyla kapucubaşılar bir yerde yerler. Ve kapu kullarının eşbehleri defterdâr beğ ile yerler. Ve sâ’ir ümenâ ve mültezimîn atalıklar ve ot ağalarıyla bir yerde ta‘âm yerler. Ve cümle Kazak sultânlar hânzâde sultânlarıyla bir yerde yerler. Ve cümle görünüş kâtibleri rûznâmeciyle yerler.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VII 125a ·
metinde göster ·
… ğan-mâ-belağ ta‘yînâtlarımız verüp cemî‘i evlâdları ve akrabâları sultânlar ile
ve kapu
kulları ve cümle ağavâtlar ile zevk u safâlara meşgûl olup gecemiz leyle-i Kadr …
"Evliyâm, bir kışı bunda edüp cân u hân sohbetleri edelim" deyüp hakîre bir oda döşeyüp iki köle ve iki re’s corğa atlar ihsân edüp sekiz aded evvelki atlarımla beher yevm onar at yemleri verüp her şeyden beleğan-mâ-belağ ta‘yînâtlarımız verüp cemî‘i evlâdları ve akrabâları sultânlar ile ve kapu kulları ve cümle ağavâtlar ile zevk u safâlara meşgûl olup gecemiz leyle-i Kadr ve rûzumuz rûz-ı ıyd-ı adhâ olup şeb [ü] rûz devâm-ı devlet-i pâdişâhîde Hüseyin Baykara gibi cân sohbetleri ederdik. Bundan sonra mâh-ı Ramazân gelüp Hân-ı âlîşân ile ve musâhib-i şehriyârî olan Kazak sultânlar ile bâ-husûs veliyy-i ni‘amım Selîm Geray Sultân ile bir Ramazân-ı şerîf zevkin etmişimdir kim bir diyârda etmedim. Ba‘dehu ıyd-ı şerîf gelüp taraf taraf cemî‘i a‘yân-ı kibâr-ı kümmelîn ve ağavâtlar ve sultânlar birbirlerine arz-ı mahabbetler edüp birbirlerinin hânedânlarına varup gelmede iken,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VII 143b ·
metinde göster ·
… biyim ve bükeçlere ve kalga ve nûreddîn ve Mansûrlu ve Sincivitlere ve Dayirli
ve kapu
kullarına yine ke'l-evvel ihsânlar edüp Fâtiha tilâvet edüp birer altun kızılga …
Âhır-ı kâr vakt-i zuhurda mâbeyne muslıhîn girüp yüz bin aded nâ-bâliğ kopnaları ve devke ve marya câriyeleri ulemâ ve sulehâ ve meşâyihân ve kudât ve biyim ve bükeçlere ve kalga ve nûreddîn ve Mansûrlu ve Sincivitlere ve Dayirli ve kapu kullarına yine ke'l-evvel ihsânlar edüp Fâtiha tilâvet edüp birer altun kızılga alıncak oldu. Ve ol gün bu şe’âmet ve bid‘at kemâ yenbagî def‘ [u] ref‘ oldu.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VIII 196b ·
metinde göster ·
… ve Hazret-i Mevlânâ vâlidesi câmi‘i, içinde medfûndur ve âsitâne-i Mevlevîdir.
Ve kapu
üzre terkîm olunan târîhi budur:
Ve cümleden cemâ‘at-i bisyâra mâlik arasta içinde Bostâncı câmi‘i ve Hazret-i Mevlânâ vâlidesi câmi‘i, içinde medfûndur ve âsitâne-i Mevlevîdir. Ve kapu üzre terkîm olunan târîhi budur:
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y145a ·
metinde göster ·
Ve âsitânesinin atebe-i âlîsi ve tahtânîsi serâpâ sîm-i hâlisdendir.
Ve kapu
kanatları dahi serteser gümüş ile pûşîdedir. Ve dahi ser-i sa‘âdetleri önündeki …
Ve âsitânesinin atebe-i âlîsi ve tahtânîsi serâpâ sîm-i hâlisdendir. Ve kapu kanatları dahi serteser gümüş ile pûşîdedir. Ve dahi ser-i sa‘âdetleri önündeki pençerenin dahi kafesleri serâpâ sîm-i sâfîdir. El-hâsıl vasfında lisân kâsır bir âsitâne-i pür-envârdır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y229a ·
metinde göster ·
… r. Ve taşra kapunun etrâfı dîvârında gûnâ-gûn gürz ve amûd ve alâmetler vardır.
Ve kapu
önünde handak üzre ağaç cisir ile ubûr olunur. Ve dâ’iren-mâdâr handakdır. İçi …
Ve şekl-i murabba‘dır. Dâ’iren-mâdâr cirmi (---) adımdır. Ve cânib-i şarkîsinde câmi‘-i Ümeyye tarafına mekşûf üç kat demir kapulardır. Ve taşra kapunun etrâfı dîvârında gûnâ-gûn gürz ve amûd ve alâmetler vardır. Ve kapu önünde handak üzre ağaç cisir ile ubûr olunur. Ve dâ’iren-mâdâr handakdır. İçi serâpâ gül gülistân bâğ u bostândır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y241a ·
metinde göster ·
… --) (---)]] kapu yan yana ve on kademe taş nerdübân ile hareme Y 336a enilir.
Ve kapu
kemerleri, [[(---) (---) (---)]]
Andan şimâle otuz adım gidüp [[(---) (---) (---)]] kapu yan yana ve on kademe taş nerdübân ile hareme Y 336a enilir. Ve kapu kemerleri, [[(---) (---) (---)]]
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y335b–Y336a ·
metinde göster ·
… r on iki kulledir. Şark kullesi ve Garb kullesi ve Freng kullesi ve Ağa kullesi
ve Kapu
kullesi ve Yassı kulle ve Salâhaddîn kullesi ve Mi‘mâr kullesi. Bu mezkûr kulle …
Ve dâ’iren mâ-dâr on iki kulledir. Şark kullesi ve Garb kullesi ve Freng kullesi ve Ağa kullesi ve Kapu kullesi ve Yassı kulle ve Salâhaddîn kullesi ve Mi‘mâr kullesi. Bu mezkûr kulleler gâyet musanna‘ şîrîn ve müzeyyen üçer tabaka kullelerdir. Herbirine biner âdem sığar burclardır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y77b ·
metinde göster ·
Bâb-ı Tabbâgîn: Garba nâzır bir ağaç kapudur. Üstünde kal‘a bedenleri var.
Ve kapu
önünde bir göz cisri vardır. Andan bostânlar içre cenûba beş yüz adım varup,
Bâb-ı Tabbâgîn: Garba nâzır bir ağaç kapudur. Üstünde kal‘a bedenleri var. Ve kapu önünde bir göz cisri vardır. Andan bostânlar içre cenûba beş yüz adım varup,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y87a ·
metinde göster ·
… âsına ve vâlideye ve hâsekîlere ve şehzâdelere ve kethudâlarına ve kızlar ağası
ve kapu
ağasına ve gayrı muhâsiblere ve şeyhülislâma ve kadıaskereyne ve İslâmbol mollâ …
Ammâ hâlâ zamânımızda Mısır vüzerâları Mısır içün pâdişâha ve vezîre ve kethudâsına ve vâlideye ve hâsekîlere ve şehzâdelere ve kethudâlarına ve kızlar ağası ve kapu ağasına ve gayrı muhâsiblere ve şeyhülislâma ve kadıaskereyne ve İslâmbol mollâsına ve kubbe vüzerâlarına ve defterdârlara ve sâ’ir ser-i kârda olan yüz on nefer kimesneye bin beş yüz kîse rişvet verüp Mısır'a geldikde iki yüz kîse dahi sa‘âdetlü pâdişâha ceb harclığı gönderir. Ve bâlâda tahrîr olunan ser-i kâr sâhiblerine ve musâhiblere dahi kîselik üç yüz boğça ıydıyye esbâb gider.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y450b ·
metinde göster ·