On altıncı, arpa anbârı emîni: Ağaları birdir, neferâtları
ve keyyâlleri
ve hammâlları cümle altı yüz âdemdir. Anbârı Emînönü'nde leb-i deryâda başka bi …
On altıncı, arpa anbârı emîni: Ağaları birdir, neferâtları ve keyyâlleri ve hammâlları cümle altı yüz âdemdir. Anbârı Emînönü'nde leb-i deryâda başka bir küçük kal‘acıkdır. Cânib-i erba‘asında bedenleri ve leb-i deryâda şimâle nâzır bir demir kapusu vardır. Senede üç yüz gemi arpa gelüp bu anbâra dâhil olup ta‘[y]înât verilür azîm dâhiye-i kübrâ masârıfdır. Emîni ve nâzırı ve on iki aded kâtiblerinin başka dîvânların yeri vardır. Cemî‘i re’îsânlar ile muhâsebe görürler. Bunlar dahi cümle pür-silâh olup arabalar üzre halka arpa nisâr ederek alay ile ubûr ederler, seferde lâzımlı emîndir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 177a ·
metinde göster ·
… nib Cebel el-Hime üzre gelen Hâlid ibn Velîd Cebel el-Hime'nin karındaşı Arab'ı
ve Keysû'nun
oğlu Keys'i ve Mevâl'i ve Tayy'ı kayd-bend ile Hicâz'a götürüp Bağdâd çölünde y …
Ammâ cümleden kabâ’il-i Hâşimî-i Kureyşî ve Ebathîdir kim Server-i kâ’inât ve Mefhar-i mevcûdât ol sülâle-i 256b Sâmî'den vücûda gelmişdir kim kevn ü mekân anınçün halk olup anın rû-yı âbına bâlâda tahrîr olunan elsîne-i muhtelife ve gûnâ-gûn kavm ile rûy-ı dünyâ müzeyyen olup ümmetlerinin destinde cümle milel-i muhtelife zâr [u] zebûnlardır. Kavm-i Arab'dan mâ‘adâ kabâ’il-i gûnâ-gûna acem derler. Anınçün ism-i şerîfleri "Seyyidü'l-Arab ve'l-‘Acem" deyü mevsûfdur. Bu bâlâda tahrîr olunan akvâmın netice-i ecdâdları Âdem-i Sânî, Hazret-i Nûh Necî evlâdlarından Sâm ve Hâm ve Yâfes'e müntehî olur. Dahi netice-i silsîle âhiri Âdem Safîy'de karâr bulur. Ez-în-cânib maksûd [u] merâmımız seyâhatnâmemizde Abaza kavminin ibtidâ zuhûru ahbâr-ı sikâdan Cevâhir-i Ahbâr tahrîr etmişlerdir kim ba‘de hicreti'n-Nebeviyye sene 25 târîhinde Hazret-i Ömer hilâfetinde kabâ’il-i Kureyş'den Beşe nâmında bir Arab meliki var idi. Ve hâkim-i kavî iktidâr idi. Irak ve Yesrib ve Bathâ ve Yemen ve Aden ve melik-i Seba‘ memleketlerine mutasarrıf idi. Bu mezkûr Beşe melikin beş evlâdı vücûda gelüp her biri birer fetâ bahâdır oldular. Büyük oğlu Cebel el-Hime ikincisi Arab ve üçüncüsü Keysû ve bu Keysû'nun üç oğlu oldu. Biri Keys, biri Mevâl, biri Tayy idi. Yine Beşe'nin dördüncü oğlu (---)(---)(---)(---)(---) hikmet-i Hudâ babaları Beşe, Arab melîki merhûm olup Hazret-i Ömer'in re‘yiyle mîr-i âşîretliği büyük oğlu Cebel el-Hime'ye tevcîh olundu. Bir gün bu Cebel el-Hime hatâ’en bir Arabın gözün çıkarup Arab huzûr-ı Hazret-i Ömer'e geçüp da‘vâ edince şer‘ ile Cebel el-Hime'nin gözün çıkarmak icâb etdi. Hemân Cebel el-Hime gayretinden nâmûs edüp ol gice cümle aşâ’ir [u] kabâ’iliyle ve dörd birâder-i cân-berâberiyle firâr edüp Antakiyye'de Harkil Krala varup bir karârgâh ister. Ol dahi Cebel el-Hime'ye Şam-ı Trablus dağların verüp leb-i deryâda bir şehr bünyâd eder. Hâlâ Cebeliyye şehri Cebel el-Hime binâsı olduğıyçün Cebeliyye derler. Bunda dahi kerr u ferr u dârât sâhibi olup Şam ve Medîne etrâfların nehb ü gârât başlayup üzerine Hâlid b. Velîd ve Esved ibn Mikdâd yüz bin asker ile hurûc edüp Cebel Cebelîde karâr edemeyüp gemilerle İspanya diyârına firâr edüp şehr-i azîm Avlonya dağlarında karâr etdiler. Kavm-i Kureyşî olduklarından sâkin olduğu dağlara Kuryeleş dağı ve Kuryeleş Arnavudu derler. Frenk lisânıyla muhtelit olduklarından Arnabud lisânı peyda etdiler. Hâlâ ol dağ Arnavudları cümle Arab gibi saçlı kavmdir. Ve şiğirleri ve türkileri Arab âğazeleridir. Anın içün Arnavud kavminin aslı Arabdandır kim cedleri Cebel el-Hime'dir. İlbasan kurbunda yatır. Ammâ mürted-i bî-dîn olmamışdır. Ba‘dehû evlâdı Dukad mürted olmuşdur. Avlonya ile Delvinye mâbeynindeki Dukad dağlarında sâkin olurlar. Esmerü'l-levn Arab gibi lehçeli ve saçlı Arnavudlardır. Ez-în-cânib Cebel el-Hime üzre gelen Hâlid ibn Velîd Cebel el-Hime'nin karındaşı Arab'ı ve Keysû'nun oğlu Keys'i ve Mevâl'i ve Tayy'ı kayd-bend ile Hicâz'a götürüp Bağdâd çölünde yurd verüp Keys, Keys urbânına melik oldu. Tay, Tay kabîlesine melik oldu.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS II 256a–256b ·
metinde göster ·
… tağrak olmuş çavuşlar selâma durdular ve Kör Abdüsselâm ve Rahtavân Mustafâ Ağa
ve Keyvânoğulları
ve Sıfet Hâkimi Yavaşça Mehemmed Ağa ve Sâlih Ağa ve Hüseyin Ağa (---)(---) (- …
Menzil-i karye-i Harasta : Üç yüz hâneli ve bâğlı ve bâğçeli ve bir câmi‘li ma‘mûr (---) köydür. Burada cemî‘i a‘yân-ı Şâm hedâyâlarıyla paşaya gelüp müşerref olup cümle hedâyâları makbûl olup yüz elli kadar hedâyâ gelen at ve kısrakları cümle ağavâtlarına ihsân eyleyüp sâ’ir me’kûlât [u] meşrûbât makûlesi pîşkeşler ile paşanın cümle askeri bây olup hakîre dahi Nâşifzâde'nin hedâyâ gelen atın cümle bisâtıyla ihsân eyledi. İrtesi ale's-sabâh el-azamet-i Hüdâ Şâm-ı cennet-meşâm askeri temevvüc-i deryâ-misâl cûş [u] hurûşa gelüp zırh-ı zirih külâh ve cebe ve cevşene ve gayri âlât-ı silâha müstağrak olup şah-râha iki cânibine kat-ender-kat selâma duranın cıda ve sinân ve hışt ve mızrâğından sahrâ-yı Şâm ormanistâna döndü ve yalman nîzeler şa‘şa‘ası çeşm-i insânı hırelendirdi. Cümle a‘yân [u] eşrâf ve ulemâ vü sulehâ ve meşâyihân ü e’imme ü hutebâ vü mollalar ve sâdât-ı kirâmlar tevâbi‘leriyle atlar üzre selâma durup Emîr-i Hac Sinân Paşa başka asker-i alay gösterüp selâma durdu. Andan Türkmân oğulları İsâ ve Mûsâ Ağa ve Abdüllâm oğulları ve Sinân Paşa oğulları ve Kâsım Ağazâde ve Nasıfoğlu Mehemmed Efendi ve Şâm defterdârı ve Şâm kethüdâyeri ve Şâm çavuşlar kethüdâsı ve emîni ve kâtibi ve cümle (---) aded mücevvezeli ve ablak sorguçlu küheylân atlar üzre elbise-i fâhireye müstağrak olmuş çavuşlar selâma durdular ve Kör Abdüsselâm ve Rahtavân Mustafâ Ağa ve Keyvânoğulları ve Sıfet Hâkimi Yavaşça Mehemmed Ağa ve Sâlih Ağa ve Hüseyin Ağa (---)(---)(---)(---)(---)(---)(---)(---)(---)(---)
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS III 28b ·
metinde göster ·
Ba‘dehû çöl pâdişâhından ve Assâf'dan ve Midlic'den ve Mevâl'dan
ve Keys'den
ve Alî Fâris'den ve'l-hâsıl Bağdâd çölistânından tâ Basra ve Ummân ve Cezâyir v …
Ba‘dehû çöl pâdişâhından ve Assâf'dan ve Midlic'den ve Mevâl'dan ve Keys'den ve Alî Fâris'den ve'l-hâsıl Bağdâd çölistânından tâ Basra ve Ummân ve Cezâyir ve Mekrân ve Lahsa ve Yemen ve Mekke ve Şâm ve Haleb ve Mardin çölistânları içre hoş-nişîn olan kabâ’il-i Urbân'ın altı yüz kabâ’il şeyhü'l-emîr Arablarından küheylân at cılgıdan ve hedâyâ-yı firâvân ile kendileri gelüp cümlesine hil‘at-i pâdişâhîler giydirilüp şeyhü'l-Urbânlıkları cümle mukarrer olup hizmet-i Bağdâd'a her bâr gelmeğe me’mûr oldular kim hâlâ hükm-i Bağdâd'da altı yüz aded kabîle-i Urbân-ı uryân vardır kim dünyâyı dutmuşlardır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IV 338a ·
metinde göster ·
Ba‘dehû bu Kara Dârâ şehrinin harâb olmasının sebeb-i aslı oldur kim kal‘a-i Mardin altında Rûm keferesi askerin Dârâ Şâh Göllü sahrâsında karşılayup bir savaş-ı perhâş edüp dest-i Rûm'da Dârâ Şâh münhezim olup firâr edüp bu pây-ı tahtgâhı olan Karadere'ye gelüp yine var kuvveti bâzûya getirüp deryâ-misâl asker cem‘ edüp kavm-i Rûm ile bu Karadere önünde bir neberd-i azîm edüp bi-emri Hudâ Dârâ Şâh 391a yine münhezim olup bizzât Dârâ Şâh esîr-bend-i zencîr olup cemî‘i İrân-zemîn vilâyetlerin Rûm keferesi harâca kesüp bu Kara Dârâ şehrin harâb [u] yebâb ve halkını kebâb edüp ilâ hâze'l-ân harâbistânı ve sûr-ı kadîmi bir konak mesâfeye varınca yerde yatır ammâ bu şehr-i harâb memerr-i nâsda elzem-i levâzımından olmağile sene 1041 târîhinde Sultân Süleymân Hân aleyhi'r-rahmeti ve'l-gufrân Irâk seferlerine geldiği mahallerde bu kal‘a-i zîbâyı ibtidâ Hûşeng Şâh binâ etdiği kal‘a esâsı üzre seng-binâ bir kal‘a-i çâr-kûşe-i ra‘nâ inşâ edüp Mardin ve Nasîbîn mâbeyni emn ü emân-ı râh oldu. Hâlâ bu kal‘a şehr-i Nasîbîn hâkinde Karadere nâm bir dere ağzında bir boğazkesen kara dereli boğazda bir püşte-i âlî üzre bir kal‘adır. İçinde şitâ eyyâmlarında Aşdı ve Keys kavmi sâkin olurlar.(---)(---)(---)(---)(---)(---)
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IV 390b–391a ·
metinde göster ·
… edâ[‘]laşup Haleb'e girmeyüp levendileriyle(?) Ane ve Seleme kal‘aları ve Mevâl
ve Keys
urbânı taraflarına {çöle} açıldılar, ammâ Hasan Paşa ve üç vezîr ve yedi paşa v …
Ammâ Cân Mirze Paşa ve Tatar Ahmed Ağa ve Kadrî Ağa ve Kürd Osmân Ağa hakîkatlilik edüp tâ Haleb kal‘asına dek varup Hasan Paşa ile vedâ[‘]laşup Haleb'e girmeyüp levendileriyle(?) Ane ve Seleme kal‘aları ve Mevâl ve Keys urbânı taraflarına {çöle} açıldılar, ammâ Hasan Paşa ve üç vezîr ve yedi paşa ve yedi aded beğ ile cümle ve üç bin asker ale'l-gafle Hasan Paşa boğazında amân kılıcıyla Murtazâ Paşa'ya varup,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS V 71b ·
metinde göster ·
… ezûl ve Mardin ve Sincâr ve Hasankeyf ve Hısn-ı Mansûr ve Malatıyye taraflarına
ve Keys
urbânı ve Mevâl urbânı ve Alî Fâris urbânı içre firâr etdiler.
Ve Haleb'den ba‘zı celâlîler ibtidâ atılan top sadâsından hemân cân başlarına sıçrayup çıplak ve yaldak atlara küme küme süvâr olup şehr-i Ayıntâb'a ve Birecik'e ve Bombuca ve Urfa'ya ve Rıkka'ya ve Bab'a ve Rûmkal‘a'ya ve Azez'e ve Kilis'e ve Mar‘ayş'a ve Besni'ye ve Sofraz'a ve Ca‘ber kal‘asına ve kimisi benâtü'n-na‘ş gibi târumâr olup çöl câniblerinde Ane kal‘ası ve Seleme kal‘ası ve Musul ve şehrezûl ve Mardin ve Sincâr ve Hasankeyf ve Hısn-ı Mansûr ve Malatıyye taraflarına ve Keys urbânı ve Mevâl urbânı ve Alî Fâris urbânı içre firâr etdiler.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS V 74b ·
metinde göster ·
… âldirler kim bir âdemin reviş-i cünbüş [ü] harekât [u] sekenâtından ne mâhiyyet
ve keyfiyyetde
olduğın bilüp ana göre amel ederler.
Ammâ netîce-i kelâm elçi paşalara cümleden elzem-i levâzımından olan bu diyârda sahî ve sâhib-i kerem ve halûk ve havsalalı olup ırz-ı pâdişâhı ve gayret-i dîn-i mübîni gözedir âdem gerekdir. El-ıyâzan billâh eğer elçi bir hasîs ve le’îm ü denî ve lecûc ve fâsık u sefîh âdem olursa aslâ rağbet ü izzet etmeyüp aslâ sözüne amel ü i‘tibâr etmeyüp maymûn gibi oynadırlar, zîrâ bu diyârın küffârı eyle nakkâş ve fassâl ve zemmâm ü nemmâm ü dahhâldirler kim bir âdemin reviş-i cünbüş [ü] harekât [u] sekenâtından ne mâhiyyet ve keyfiyyetde olduğın bilüp ana göre amel ederler.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VII 68b ·
metinde göster ·
… or ve Ferhâd ve Yarar ve Seyfî ve Tezgeldi ve Şâhîn ve Şeremet ve Yovan ve Balı
ve Keyvân
ve Sührâb ve Piyâle ve Gönüllü.
Der-esmâ-i çâkerân-ı halka-begûşân: Ekseriyyâ kölelerinin esmâları Fîrûz ve Pervîz ve İskender ve Çâker ve Ken‘ân ve Cemâlli ve Kademli ve Maşkolor ve Ferhâd ve Yarar ve Seyfî ve Tezgeldi ve Şâhîn ve Şeremet ve Yovan ve Balı ve Keyvân ve Sührâb ve Piyâle ve Gönüllü.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VIII 228b ·
metinde göster ·
… devlet-i Âl-i Emeviyyûn'da ve devlet-i Âl-i Abbâsiyân'da ve devlet-i Fâtımiyyîn
ve Keyyâniyyân
ve Sâsâniyân ve Âl-i benî Ukayl ve Âl-i Dânişmendiyân ve Âl-i Karakoyunlıyân ve …
Bu def‘ada olan gazâ-yı ekber, Hazret-i Risâlet-penâh hazretlerinin zamân-ı sa‘âdetlerinden berü sahâbe-i kirâm ve Çâryâr-ı güzîn rıdvânullâhi te‘âlâ aleyhim ecma‘înden sonra devlet-i Âl-i Emeviyyûn'da ve devlet-i Âl-i Abbâsiyân'da ve devlet-i Fâtımiyyîn ve Keyyâniyyân ve Sâsâniyân ve Âl-i benî Ukayl ve Âl-i Dânişmendiyân ve Âl-i Karakoyunlıyân ve Âl-i Akkoyunlıyân ve Âl-i Hâşimiyân ve Âl-i Şâhân ve Âl-i Derbendiyân ve Âl-i Zülkadriyye ve Âl-i Ramazâniyye ve Âl-i Cingiziyân-ı Moğol-ı Hulagu ve Âl-i Cingiziyân-ı Mâverâ’u'n-nehir ve Âl-i inculiyân ve Âl-i Muzafferân ve Âl-i Çobaniyân ve Âl-i Küretbayân(?) ve Âl-i Serâbdârân ve Âl-i Timur-ı Gürgân ve Âl-i Benî Katâdeyân-ı şürefâ-yı Mekke ve Âl-i Tebâbi‘a ve Âl-i Ekâsire ve Âl-i Benî Resûl ve Âl-i Edârise ve Âl-i Hamûd-ı memâlik-i Endülüs ve Âl-i Mülettemîn ve Âl-i Muvahhidîn ve Âl-i Benî Hazîn ve Âl-i Benî Tâs der-memâlik-i Fas ve Âl-i Şürefâ-yı Mağrib-zemîn ve Âl-i Ağleb hâkimân-ı Afrika ve Âl-i Benî Kelb der-hâkimân-ı cezîre-i Sakalaba ve Âl-i Benî Hafz ve Âl-i Abbâsiyân'dan sonra Mısır'a ve bu cezîre-i Girid'e mâlik olanlardan Âl-i Tâhiriyân ve Âl-i Benî Leys Safâriyân ve Âl-i Sâmâniyân ve Âl-i Benî Ziyâd ve Âl-i Bûye ve Âl-i Sebüktegin ve Âl-i Gûr ve Âl-i Hârezmiyân ve Âl-i Selçukiyân-ı Îrân [u] Tûrân ve Âl-i Selçukiyân-ı memâlik-i Yûnân ve Âl-i Tâcu'd-devle ve Âl-i Atabegiyân der-memâlik-i Şâm ve devlet-i Melâhide hâkimân-ı Kûhistân ve Âl-i Eyyûbiyân bin Şâdu'l-Kürdî der-hâkimân-ı Mısır Şâm İsne ve İsvân ve Âl-i Karahıtâniyân ve Âl-i Benî Artık der-memâlik-i Haleb ve Diyârbekir ve Âl-i Mervâniyân hâkim-i Diyârbekir ekrâd-ı Ardalân-ı Sûrân ve Âl-i Benî Firdâsi'l-Kilâbî der-hâkimân-ı Haleb, nefer 7 ve Âl-i Benî Esed hâkimân-ı Hılle nefer 7 ve Âl-i Benî Hemedân hükkâm-ı Musul-ı Atîk nefer 6 ve Âl-i Bektûniyân (---)(---)(---)
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VIII 307b ·
metinde göster ·
… ile enilir Çukur hammâm ve Hengâme hammâmı ve Bâzâr hammâmı ve Mücellid hammâmı
ve Keyvân
Beğ hammâmı ve Piyale Paşa hammâmı ve kurbunda Tüffâhiyye hammâmı ve Beşyaşar h …
Ve anın altında Paşa hammâmı, âb [u] hevâsı ve binâsı ve bisâtı ve esbâbları pâk beyâz dellâk-ı dilberânlı hammâm-ı rûşenâdır. Q 74aP 74a Ve Sultân hammâmı ve Nâ’iboğlu hammâmı kal‘a dibindedir. Ve Tabak hammâmı ve Bâzârcık hammâmı ve Şeyh hammâmı ve nerdübân ile enilir Çukur hammâm ve Hengâme hammâmı ve Bâzâr hammâmı ve Mücellid hammâmı ve Keyvân Beğ hammâmı ve Piyale Paşa hammâmı ve kurbunda Tüffâhiyye hammâmı ve Beşyaşar hammâmı ve Kal‘a hammâmı gâh işler ve gâh mu‘attaldır. Ve üç yüzden mütecâviz sarây-ı hâslar hammâmı vardır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y163b ·
metinde göster ·
Bunlar on dörd neferdir. Bunlar ibtidâ Mâverâ’ü'n-nehir'den gelüp diyâr-ı Yûnâniyâna ya‘nî Karaman ve Konya ve Sivas-ı Rûm'a mâlik oldular. Bunlara Keyâniyân-ı Rûm derler. Zîrâ isimleri Keykûbâd ve Keyhusrev ve Keyarslan'dır. Anıniçün Keyâniyân-ı Rûm derler. Âl-i Osmân'ın sebeb-i rif‘atları bunlardır. Mahallinde inşâ olunur inşâ’allâh. Andan,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y19b ·
metinde göster ·
Bunlar on dörd neferdir. Bunlar ibtidâ Mâverâ’ü'n-nehir'den gelüp diyâr-ı Yûnâniyâna ya‘nî Karaman ve Konya ve Sivas-ı Rûm'a mâlik oldular. Bunlara Keyâniyân-ı Rûm derler. Zîrâ isimleri Keykûbâd ve Keyhusrev ve Keyarslan'dır. Anıniçün Keyâniyân-ı Rûm derler. Âl-i Osmân'ın sebeb-i rif‘atları bunlardır. Mahallinde inşâ olunur inşâ’allâh. Andan,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y19b ·
metinde göster ·
… sekiyye anbârları cümle Bulak şehrindedir. Anın kâtibi ve nâzırları ve emînleri
ve keyyâlleri
başkadır ve gayrı aklâmdır. Mukaddemâ evvel Deşîşe aklâmları kara ağalar destin …
Mekke ve Medîne ve Deşîşe ve Muhammediyye ve Murâdiyye ve Hâsekiyye anbârları cümle Bulak şehrindedir. Anın kâtibi ve nâzırları ve emînleri ve keyyâlleri başkadır ve gayrı aklâmdır. Mukaddemâ evvel Deşîşe aklâmları kara ağalar destinde olup nâzırları anlar idi. Evkâfları harâb olmağın Kethudâ İbrâhîm Paşa sa‘âdetlü pâdişâha arz edüp hâlâ hatt-ı şerîf ile yeniçeri ocağına meşrûta olup yeniçeri ağası nâzır oldu.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y143b ·
metinde göster ·
ayları. Lisân-ı Arab'da Safer, Rebî‘ü'l-evvel, Rebî‘ü'l-âhir aylarıdır. Cümle a …
Fasl-ı sânî: Bâbe ve Henûr [Hetor] ve Keyhek ayları. Lisân-ı Arab'da Safer, Rebî‘ü'l-evvel, Rebî‘ü'l-âhir aylarıdır. Cümle arâzî-i Mısır'dan Nîl çekilüp çamur-ı siyâh müşk [ü] anber-i hâm-misâl bir yıllık yoldan gelmiş cüllâb-misâl süzülmüş yed-i kudret ile tahmîr olunmuş akrabâmız olan tîn-i Âdem üzre re‘âyâ vü berâyâ zirâ‘at etmeğe mübâşeret edüp bu mahalde arz-ı Mısır siyâh hil‘at-ı Abbâsî geyerler. Ve cümle dihkânîlerin ekdikleri bersîm ta‘bîr etdükleri tohum-ı bersîm bir gecede bi-emrillâh bir karış âşikâre olup hayvânât bağlarlar. Yonca gibi bir giyâhâtdır, hayvânâta gâyet nâfi‘ olup semîn ü cesîm eder. Hâk-i Mısır eğninden hırka-i peşmîne-i Abbâsî'sin çıkarup sebz-elvân yeşil zümürrüd-vâr kabâların geyüp tâze cüvân olup cemî‘i devâbât ve benî âdem tâze cân bulur. Bu mahalde Rûm'da kış kıyâmet iken Mısır'da tâze bahâr olup atlar çayıra çıkar.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y159b ·
metinde göster ·
… r. Pîrleri Hazret-i İsmâ‘îl'dir. Ve cümle tokuz bin üç yüz bâğbândır. Ekinciler
ve keyyâl
ve gırbâlcı ve bâğbânlar cümle balta ve kazma ve çapa ve kürekleri ve belleri e …
Esnâf-ı bâğbân: Mısır içinde iki bin altmış bâğ [u] bostân ve gaytân vardır. Pîrleri Hazret-i İsmâ‘îl'dir. Ve cümle tokuz bin üç yüz bâğbândır. Ekinciler ve keyyâl ve gırbâlcı ve bâğbânlar cümle balta ve kazma ve çapa ve kürekleri ve belleri ellerinde ve yâ Hâlık ve yâ Rezzâk, Y 167a yâ Mün‘im, yâ Muğnî ve yâ Ganî esmâları dillerinde ve serâpâ kendülerini gûnâ-gûn şükûfeler ile ve reyhân ü sünbül ve mersin ve hınnâ ve gül-i nesrîn ile başların zeyn edüp ellerinde limon ve turunc ve hammâslı dallar ile keyyâlbaşı ve bâğbânbaşı atbaşı berâber yine mahbûbları ile mehterhânelerin çalarak ubûr ederler. Andan,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y166b–Y167a ·
metinde göster ·
" deyüp feryâd ederek piyâde mahmel-i şerîfi Ka‘be-i şerîfe götürüp Y 201b Med …
"Ene levîs ve ene levîsî ve keysî" deyüp feryâd ederek piyâde mahmel-i şerîfi Ka‘be-i şerîfe götürüp Y 201b Medîne-i münevvereye dâhil olup Ravza-i mutahharayı ziyâret edüp şebeke-i Resûlullâh'dan içeri girüp taşra çıkdıkda Merzûk-ı Kifâfî hazretlerinin başında bir murassa‘ ve mücevher deveci külâhı görürler.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y201a–Y201b ·
metinde göster ·
… yâ çeküp bir hil‘at-ı fâhire ile behremend olup anbâr çorbacısı ve anbâr kâtibi
ve keyyâl
cümle yigirmi üç nefer kimesne hil‘at-ı azîz ile azîz-i Mısır olup mesrûr [u] h …
Ve ba‘de'l-asır ziyâfet paşa ağası anbâr nâzırınındır. Ba‘de'z-ziyâfe ol dahi bir mükellef ü müzeyyen bir küheylân at ve bir tavâşî hedâyâ çeküp bir hil‘at-ı fâhire ile behremend olup anbâr çorbacısı ve anbâr kâtibi ve keyyâl cümle yigirmi üç nefer kimesne hil‘at-ı azîz ile azîz-i Mısır olup mesrûr [u] handân hânelerine giderler.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y216b ·
metinde göster ·
… lef kemerler üzre bir güneş mîkâtı etmişdir kim ilm-i nücûmda kâmil olan Behrâm
ve Keyvân
ve Fisagores-i Tevhîdî ve Alî Kuşcu etmeğe kâdir değildir. Diyâr-ı Mısır'da ve …
Ve hareminin cânib-i şarkîsi tarafında üstâd-ı selef kemerler üzre bir güneş mîkâtı etmişdir kim ilm-i nücûmda kâmil olan Behrâm ve Keyvân ve Fisagores-i Tevhîdî ve Alî Kuşcu etmeğe kâdir değildir. Diyâr-ı Mısır'da ve ekâlîm-i seb‘ada meşhûr mîkâtdır. Cemî‘i bürûcları ile ve bu‘du'l-kutrı ve mîli Y 298b ile tahrîr etmiş. Gûyâ rub‘ dâ’ire-i Kurtubîdir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y298a–Y298b ·
metinde göster ·