… kender Paşa ve Ahmed Paşa bin Hersek ve Hâdım Ya‘kûb Paşa ve Dâvûd Paşa-yı sânî
ve Koca
Mustafâ Paşa, Zencîrliservide olan câmi‘-i kebîr bunlarındır. Ve Yahyâ Paşa, Üs …
Evvelâ cülûs günü katl olunan Mehemmed Paşa ve İshâk Paşa ve Kâsım Paşa ve Dâvûd Paşa ve Mehemmed Paşa bin Hızır Beğ ve Ahmed Paşa-yı Fenârî ve İbrâhîm Paşa bin Alî Paşa-yı Celîl, Osmâncık'dan berü eban an-ced vezîr ibn vezîrdir. Ve Hâdım Alî Paşa ve İskender Paşa ve Ahmed Paşa bin Hersek ve Hâdım Ya‘kûb Paşa ve Dâvûd Paşa-yı sânî ve Koca Mustafâ Paşa, Zencîrliservide olan câmi‘-i kebîr bunlarındır. Ve Yahyâ Paşa, Üsküb şehrinde bir azîm câmi‘i var. Ve Karagöz Paşa ve Hasan Paşa ve Sinân Paşa ve Yûnus Paşa (---)(---)(---).
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 99b ·
metinde göster ·
… rasâs-ı hâlis ile mestûr bin kiremit örtülü hâne-i ma‘mûrlu kasaba-i şîrîndir.
{Ve Koca
Mi‘mâr Sinân binâsıdır ve Hân-ı Pertev Paşa dahi kâr-ı Mimar Sinan'dır.} Cümle …
Menzil-i kasaba-i Sabanca: İbtidâ İzmitli bir koca bu mahalde dağıstân ve muğaylânistânı kurup saban yürütdüğünden Sabancı Koca nâmıyla müsemmâ bir kurâ olur. Mürûr-ı eyyâm ile Süleymân Hân asrında bir kasaba-i şîrîn olup Sarı Rüstem Paşa, bir hân-ı azîm binâ edüp yüz yetmiş ocakdır. Bir câmi‘-i latîf ve bir hammâm-ı nasîf ve bir esvâk-ı münîf inşâ olunup cümle rasâs-ı hâlis ile mestûr bin kiremit örtülü hâne-i ma‘mûrlu kasaba-i şîrîndir. {Ve Koca Mi‘mâr Sinân binâsıdır ve Hân-ı Pertev Paşa dahi kâr-ı Mimar Sinan'dır.} Cümle bu hayrât [u] hasenâtlar Rüstem Paşa'nın olmağıla anın mütevellîsi hâkimdir. Başka yeniçeri serdârı vardır. Memdûhâtından beyâz kirazı ve hammâmı dibinde bir ekmekçi dükkânı var. Bir dervîşin hayr du‘âsı berekâtıyla bir gûne hâs ve beyâz somunu pişer kim sabanca somunu deyü rub‘-ı meskûnda meşhûrdır. Hatta kırk gün dursa kuruyup lezzeti mütegayyir olup küflenmek ihtimâli yokdur. Şöhre-i şehr olduğundan ılgar ile niçe somunlarından Acem şâhına götürmüşler, pesend ahsend etmişler. Tâ bu mertebe lezîz ve hâs ve beyâz ekmeği olur, ammâ suyunun hâssasındandır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS II 277a ·
metinde göster ·
… iyyâ (---) mutasarrıf olurdu. Vezîria‘zam Murâd Paşa Sultân İbrâhîm Hân kanlısı
ve Koca
Mevlevî vezîr kâtili olması cihetiyle Gürcî Nebî Murâd Paşa'ya dilgîr olup Anad …
Mezkûr Gürcî Nebî harem-i hâsda neşv [u] nemâ bulup erbâb-ı hizmetden mün’im, mâldar, vaka‘ [u] vakâr sâhibi nâmdâr yarar âdem idi. Ekseriyyâ (---) mutasarrıf olurdu. Vezîria‘zam Murâd Paşa Sultân İbrâhîm Hân kanlısı ve Koca Mevlevî vezîr kâtili olması cihetiyle Gürcî Nebî Murâd Paşa'ya dilgîr olup Anadolu eyâletleri haşerâtlarına bezl-i mâl eyleyüp başına yigirmi bin asker-i mülevves-i telvîs ve telbîs ve refîk-i iblîs-i habîs-i vâcibü'l-izâle gûnâ-gûn ecnâs-ı mahlûkât hezeleyi başına cem‘ edüp cibilliyetinde merkûz olan hıyânet ü habâset-i mel‘anet-i ezeliyyesi isyân u tuğyân cânibine meyl etdirüp nân u nemek-i Âl-i Osmân'ı ferâmûş eyleyüp âkibet-i serencâmı neye müncer olacağın fikr etmeyüp Devlet-i Aliyye'den rû-gerdân olup bir alay ipsiz ve sapsız, zabt [u] rabtsız, haşerât [u] cemâpûrı ser-i bî-devletine cem‘ edüp taht-ı Âl-i Osmân olan belde-i Tayyibe, ya‘nî mahmiyye-i Kostantiniyye haşerât-ı sekbân ve sarıca destinde berbâd edüp ahâlî-i İslâmbol'u İbrâhîm Hân hûniyçün zâr [u] zebûn ve hâllerin perîşân [u] diyergûn etmeğe ta‘ahhüd edüp seksen bin askerine yetmiş bin va‘de-i hulf-ı dürûğ ile boğazı tokluğuna aç u zâc ve muhtâc u ihtiyâc boğazı ipli kavmi başına cem‘ edüp ve niçe ma‘zûl beğlerbeğiler ve mültezimler ve bir tavuk içün kırk eve konar mukleciyânlar kendüye hem-dem ü hem-celîs-i bî-bâk u bî-pervâ Anadolu hâkinden cünd-i cünûb-i mühmelesiyle bir baş Üsküdar'a gelmeğe yemîn-billah ve kasem-tallah edüp gelmede, beri Devlet-i Aliyye tarafında hâs u âm ve bây [u] gedâ meşveret edüp Hazret-i Resûlullah'ın Alem-i şerîfin Üsküdar'a çıkarup "Her kim pâdişâhın birden bine; binden yüz bine varınca nân u nemekin yerse Âlem-i Resûlullah dibine gelsin" deyince el-azametullah hakîr Üsküdar'a vardıkda dağ u taş ve deşt [u] hâmûn ve bâğ u bâğçeler âdem deryâsı olup mevc urur. Hakîr bu cem‘iyyet-i kübrâyı görüp "Şâm-ı şerîfden ulaklığile bu cem‘iyyet-i kübrâyı görmeğe gelüp yine fânî cihânın nakşından gûnâ-gûn hisse almağa gelmişiz" deyüp seyr [ü] temâşâya mukayyed 30b olduk. İbtidâ alay-ı azîm ile Hazret-i Risâlet-penâh'ın Alem-i şerîfiyle Sadrıa‘zâm Murâd Paşa niçe yüz bin asâkir-i İslâmı ile niçe bin kayıklar ve sandal ve çekelve donanma-yı hümâyûn keştîler ile Üsküdar sahrâsına geçüp serâperdesinde karâr-dâde olup Âsitâne-i sa‘âdet'de mevcûd bulunan yetmiş altı oda yeniçeri neferâtları ve korucuları ve dânişmendleri ve mütekâ‘idînleri ve cümle kul oğlu kul ve cümle acemiyân ile cümle kırk dörd bin yeniçeri askeri Üsküdar'a geçüp kat-ender-kat saf saf olup haymelerin kurup bağlar kenarında meterise girdiler. Andan on sekiz asâkir-i topcıyân-ı dergâh-ı âlî iki yüz pâre şâhî topları ve kırk pâre balyemez ve kolomborna topları yeniçeri meterisleri önüne zeyn edüp kûşe kûşe üç bin topcu askeri hizmetde olup cümle topları levâzımât [u] mühimmâtlarıyla âmâde etdiler.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS III 30a–30b ·
metinde göster ·
… ütedeyyin eş-Şeyh Hazret-i Arpacızâde ve Bekir Efendi ve Abaza Deli Dilâver Ağa
ve Koca
Alî Ağa ve Selâm Çelebi ve el-Hac Kerîm Çavuşzâde ve Nusaf Ağa'ya Ömer beğzâde …
Der-beyân-ı ulemâ ü sulehâ-yı meşâyih [ü] eşrâf-ı a‘yân : Evvelâ müttakî ve mütedeyyin eş-Şeyh Hazret-i Arpacızâde ve Bekir Efendi ve Abaza Deli Dilâver Ağa ve Koca Alî Ağa ve Selâm Çelebi ve el-Hac Kerîm Çavuşzâde ve Nusaf Ağa'ya Ömer beğzâde derler ve Müftî Ahmed Efendi ve Sivasî Şeyhi.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS III 76a ·
metinde göster ·
… e Kudde Kethüdâ'dan bin kise ve Kaya Sultân'dan bin kise ve pâdişâhdan bin kise
ve Koca
Vâlide'den bin kise ve Topkapulı'dan ve Gümrük Emîni Hasan Çelebi'den ve Deli B …
Evvelâ: Melek Ahmed Paşa efendimiz sadrıa‘zam oldukda altı aylık kul mevâcibi çıkmamış idi. Ammâ kapu arası hazînesinde on yedi kise var hemân ol gün karz-ı hasen Bektâş Ağa'dan dörd yüz kise ve Kara Yeniçeri ağasından beş yüz kise ve Çelebi Kethüdâ'dan yedi yüz kise ve Alahuz'dan yüz kise ve Zurnazen Defterdâr Paşa'dan bin kise ve Kudde Kethüdâ'dan bin kise ve Kaya Sultân'dan bin kise ve pâdişâhdan bin kise ve Koca Vâlide'den bin kise ve Topkapulı'dan ve Gümrük Emîni Hasan Çelebi'den ve Deli Birâder'den ve Mevkûfâtî Mehemmed Efendi'den ve Başbakıkulu Moralı Mustafâ Çelebi'den ve Sâlih Çelebi'den ve'l-hâsıl üç günde on bir bin altmış aded kise tahsîl edüp üçüncü gün galebe dîvânı edüp mevâcib çıkdıkda bin altı yüz kırk kise yeniçeri kaldırdığı bir pâdişâh devrinde olmamıştır. Cümle pâdişâh kulu bir kümeden mevâcib kaldırdığı Kara Mustafâ Paşa sadâretinden berü olmamış idi. Bu minvâl üzre cemî‘i İslâmbol'da olan pâdişâh kulları vazîfe-i mu‘ayyenelerin bi't-temâm olup cümle halk mesrûr [u] şâdân oldu.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS III 96b ·
metinde göster ·
… şa'yı defterdâr edüp sû-i tedbîr etdi. Zîrâ tammâ‘ ve hemec ve mühmil âdem idi.
Ve Koca
İbrâhîm Ağa'yı çavuşbaşı etdi. Münâfık ve müfsid ve devr-i ebvâb ederdi. Ancak …
Melek Ahmed Paşa efendimizin zamân-ı sadâretinde bunun emsâli niçe bin tedbîrât [u] hâdisât zuhûr edüp kimi hüsn-i tedbîr oldu. Ekalli sû-i tedbîr olup yine cümle ocak halkı meşveretiyle asker-i İslâm'ın bir mevâcibi kalmayup üç aydan ulûfeler çıkup her taraf ma‘mûr [u] âbâdân idi. Eğer sadâreti hâlinde olan cemî‘i rûz-merre olan vakâyi‘âtı ferâden ferâdâ tahrîr etsek başka bir mücelled tomar-ı edvâr olur. Ammâ cemî‘i halk ile hüsn-i zindegânîsi var idi ve halûk [u] hamûl idi. Ve hizmetinde akl-ı Aristo zî-akl ve müstakîm ve âkıbet-endîş âdemler saklardı. Hatta kethüdâsı Diyârbekir'in Çirmik'inden Kudde Mehmed Kethüdâ ve tezkireci-i kebîri Gınâyî Efendi ve Tezkireci-i sağîri Zühdî Efendi ve Hazînedâr Ahmed Ağa ve Mühürdâr Osmân Ağâ ve hakîrin selefi imâm efendi ve re’îsü'l-küttâb Mevkûfâtî Muhammed Efendi, bunlar sikadan müdebbir, kâmil, sâhib-ayâr nedîmler idi. Taşra huddâmlarından defterdâr Zurnazen Mustafâ Paşa'yı ma‘zûl edüp Kırkçeşmeli Emîr Paşa'yı defterdâr edüp sû-i tedbîr etdi. Zîrâ tammâ‘ ve hemec ve mühmil âdem idi. Ve Koca İbrâhîm Ağa'yı çavuşbaşı etdi. Münâfık ve müfsid ve devr-i ebvâb ederdi. Ancak Bektâş Ağa ve Kara Çavuş ve Çelebi Kethüdâ ile ve Şeyhülislâm Bahâyî Efendi ile hüsn-i ülfet edüp her umûrun anlar ile meşveret edüp onların sözlerine amel ederdi.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS III 98b ·
metinde göster ·
… ile ibtida Kapudağı'ndan Rûm'a geçen Süleymân Şâh ve Ece Ya‘kûb ve Kara Mürsel
ve Koca
Ece ve Kara Ece ve Kara Hoca nâm kırk karındaş, sırdaş, hâldaş ve yoldaş karala …
Ve mine'l-acâyib-i sun‘-ı Hudâ: Yine Pirevadi dağlarında şehre karîb Ziyâretgâh-ı Yediler Rûmeli diyârında meşhûr-ı âfâk ziyâret-i kutb-ı istihkâk, hakkâ ki ziyâret-i Yediler'dir. Ale'l-ıtlâk yedi aded merkad-i pür-envâr ale't-tertîb bir yerde olduğundan "Yediler makâmı" derler. Ziyâretgâh-ı hâs [u] âmdır. Ammâ yediler kim üçler ve kırklar ve nücebâ ve büdelâ ve evtâd makâmı olup yediler makâmı evlâ değildir. Ancak Âl-i Osmâniyân'dan Süleymân Şâh ibn Orhân Gâzî ile ibtida Kapudağı'ndan Rûm'a geçen Süleymân Şâh ve Ece Ya‘kûb ve Kara Mürsel ve Koca Ece ve Kara Ece ve Kara Hoca nâm kırk karındaş, sırdaş, hâldaş ve yoldaş karalar idi. Rûm'da bunlar kılıç urarak bu Pirevadi mahalline gelüp ceng ede ede yedisi şehîd olduklarında Ece Ya‘kûb bu yedi şehîdin başları ve ayakları ucuna "Kabirleri gâ’ib olmasın" deyü Bismillah ile heyce taşı yerine birer ağaç dalı budağıyla dikerler. Bi-emrillahi Te‘âlâ kuru ağaçların ucu yeşerüp sıra ile dikilmiş dıraht-ı azîmlerdir kim semâya kad çekmişlerdir. Ve beş mezarın başları ayakları on ağaç eder. Bi-emrillah on aded kuru ağaç budaklarıyla taş olmuşlar. Hâlâ ısıtması olanlar ol taşlardan kazıyup su ile nûş etse kusa kusa aslâ safra ve balgamı kalmayup hummâ-yı muhrıkdan halâs olur. Bir mezarın iki taşından kazıyup gözüne vesme edenin bi-emrillah gözü alîl ise kuvvet-i basar sâhibi olup veca‘ı teskîn olur. İkinci kabrin iki taşın kazıyup yalasa bersan zahmına dâ-i devâdır. Üçüncü kabrin taşlar[ın] kazıyup yalasa cüzzâma şifâdır. Dördüncü merkadin taşların yedi sabâh yalasa yerakân zahmına devâdır. Bu zikr olunan ziyâretgâh beyne'l-hâs meşhûrdur ammâ avâm-ı nâsın ma‘lûmları değildir. Hakîr dahi görmedim ammâ sulehâ-yı ümmetden ve a‘yân-ı vilâyetden niçe kimesneler "Bizler niçe kerre ziyâret edüp niçe âdemlerin şifâ bulduğun biliriz" deyü şehâdet etdiler, ve’s-selâm.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS III 110b ·
metinde göster ·
Ken‘ân Paşa vâlî iken seksen yedi bin bal fıçısı çamur deryâ-yı Tuna'ya döküldü …
Ve Koca Ken‘ân Paşa vâlî iken seksen yedi bin bal fıçısı çamur deryâ-yı Tuna'ya döküldüğü sicill-i şer‘de mastûr. Âhir Melek Ahmed Paşa efendimiz mâlından yigirmi kise ifrâz eyleyüp tahrîr oluna[n] hânı ve sarrâchâne ve niçe dükkânları ve bir fevkânî mükellef kahvehâneyi binâ edüp Akkapu câmi‘i önünden tâ İslâmbol Kapusu'na varınca bir vâsi‘ tarîk-i âmmı ibtidâ zemîne balvan ve ıskara fırça kazıklar kakup mâh-ı temmuzda üzerine balık sırtı gibi iki araba yan yana ubûr eder. Horâsân ile taş kaldırım yapup mezkûr sarrâchâne ve kahvehâneleri bu kaldırımlara akârât edüp ilâ mâşâallah her sene 121b ol akârâtdan Silisre şehri içre kaldırımlar binâ olunmadadır kim aceb hayrât-ı azîmdir. Zîrâ bu şehir sayf [u] şitâda her hafta bâzâr-ı azîm olup niçe bin arabalar cem‘ olup âdem deryâsı olur.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS III 121a–121b ·
metinde göster ·
Evvelâ paşadan ve kapudan Kara Murâd Paşa'dan ve Moralı defterdârdan
ve Koca
nişâncıdan ve Ebû Sa‘îd müftîden ve dârüssa‘âde ağası ve Kudde Kethüdâ ve gümrü …
Evvelâ paşadan ve kapudan Kara Murâd Paşa'dan ve Moralı defterdârdan ve Koca nişâncıdan ve Ebû Sa‘îd müftîden ve dârüssa‘âde ağası ve Kudde Kethüdâ ve gümrük emîni ve Şâmîzâde'den ve'l-hâsıl yetmiş aded ser-i kârda olan kimesnelerden harc-ı râh içün ve bizim kelime-i tayyibemiz içün {deyü} iki bin yetmiş üç altun ihsânlar alup hemşîremize teslîm edüp üç gulâmımla birer kılıç ve birer tîrkeş ve birer kamçı ile Üsküdar'da Acem nâm menzilciden bârgîrler alup tevekkülen-alallah deyüp on gün tasmayı urup,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS III 177a ·
metinde göster ·
… bi ve Alahoz Mehemmed Efendi ve Sarı Kâtib ve Mi‘mâr Mustafâsı ve Vâlide Sultân
ve Koca
Mi‘mâr, bunların emsâli niçe yüz vüzerâlık peresesinde âdemlerden bî-zâr olmuşd …
Melek Paşa eyitdi "Dünyada ve âhiretde mestûr olmak istersen bu Haleb'den getirdiğin yüz bin kadar eşkiyâ ve eşirrânın ığvâsına uymayup bir kes’e adâvet edüp mâlına ve emvâl [u] erzâkına tama‘ edüp kan eyleme. Ve herkes ile hüsn-i ülfet edüp kulûb yap. Bu karındaşından ibret al kim benim zamân-ı sadâretimde on yedi vezîria‘zam var idi. Biri ibtidâ Bektâş Ağa ve Ömer Çelebisi ve İkinci Çelebi Kethüdâ ve Halîl Yazıcısı ve üçüncü Yeniçeri Ağası Kara Çavuş ve Kâtibi Yûsuf Çelebi ve Alahoz Mehemmed Efendi ve Sarı Kâtib ve Mi‘mâr Mustafâsı ve Vâlide Sultân ve Koca Mi‘mâr, bunların emsâli niçe yüz vüzerâlık peresesinde âdemlerden bî-zâr olmuşdum, ammâ ızdırârî mudârâ ederek on altı ay vezîria‘zam olup halâs oldum. Benden sonra Siyâvuş Paşa karındaşım vezîria‘zam olup cümleden melik olmak içün hazz-ı nefsiyçün 180a bu zikr olunan vüzerâ pâyesinde olanları, hattâ efendisi vâlidesi Kösem Vâlide'yi dahi cümle katl edüp ‘Hamd-i Hudâ cümle devlet bana münhasır kaldı’, derken elli dörd günde sezinmedüğü yerden, Cenâb-ı İzzet'den kendüye Kızlarağası Dîv Süleymân Ağa gibi bir zişt-i akûr eliyle kendüye bir sille-i pehlivânî urup Siyâvuş Paşa'dan mührü alup Gürcü Mehemmed Paşa'ya verdi. İmdi benim birâderim! Hamûl olup katl-i nefs etmeyüp başından bu kadar haşerâtı def‘ edüp taraf-ı devletde ol. Benim birâderim, seksen bin, toksan bin askerle gelüp anlar cümle Üsküdar'da kalup sen ancak öz başın ile iki yenlerine yapışup huzûr-ı pâdişâhîye vardın.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS III 179b–180a ·
metinde göster ·
… d Hân-ı Râbi‘ kal‘a-i Revân'ı feth edüp bu Van'a geldikde Pehlivân Sarı Solak'a
ve Koca
Hacı Süleymân'a ok atdırup kal‘a-i Van'ı aşırmışlardır. Hakkâ ki ebr-i kebûdlar …
Ve bu İçkal‘ada ancak bir Sultân Süleymân câmi‘i var kim Hazret-i Dâvûd asrında Melik Câlût'un binâ etdüği yerdir kim her divelde ma‘bedhâneden gayrı şey olmayup deyr iken ana Ermenîler Vang derlerdi. Hâlâ ol deyrin ismiyle müsemmâ olup Vang'dan galat Van derler. Hâlâ Süleymân Hân Câmi‘idir kim minâresi {zelzeleden münhedim olup Yeniçeri Ağası Ömer Ağa nâm ağa minâre-i Muhammedî binâ etdi} ve kubbesi ve sâ’ir sarâyların dam u bâmları ta vakt-i zuhr olmayınca bu imâretler ebr-i kebûtlar içre görünmez. Ta bu mertebe eflâke kad çekmiş kal‘a-i serâmeddir. Niçe bin kemândâr pehlivânlar aşağıdan ok atup kal‘a aşıramamışlardır. Ammâ Sultân Murâd Hân-ı Râbi‘ kal‘a-i Revân'ı feth edüp bu Van'a geldikde Pehlivân Sarı Solak'a ve Koca Hacı Süleymân'a ok atdırup kal‘a-i Van'ı aşırmışlardır. Hakkâ ki ebr-i kebûdlar içre görünmez bir kal‘a-i âlem-ârâdır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IV 252a ·
metinde göster ·
… a'yı ve Hezârpâre Ahmed Paşa'yı ve fâtih-i Hanya Yûsuf Paşa'yı ve Sâlih Paşa'yı
ve Koca
vezîr'i ve niçe vezîrlerin katl eder. Husûsan şimdi İpşir-i beşîr vezîr-i bî-na …
Hân eydür: "Ey cânım Evliyâ akay, lutf eyle, menimle yahşı danışık eyle. Her bâr bu kayser-zemîn şâhları hânların hemîşe kırup köklerin cûyiserlerdir. Pes niçün Vezir Kara Mustafâ Paşa'yı ve Hezârpâre Ahmed Paşa'yı ve fâtih-i Hanya Yûsuf Paşa'yı ve Sâlih Paşa'yı ve Koca vezîr'i ve niçe vezîrlerin katl eder. Husûsan şimdi İpşir-i beşîr vezîr-i bî-nazîri ve ol mankâle sâhib-serîri niçün katl edüp kellesin galtân ederdi ki eyle bir nâmdâr kahramân-ı zamân u sâhibkırân-ı bî-amân, yahşiye yahşı yamana yaman bir vezîr-i Âl-i Osmân'a kıydı. Anın savlet ü salâbeti havfından İrân-zemîn kavmi değil belî zemîn [ü] âsumân dir dir berg-i hazân gibi ditrerdi. Hayfâ dirîğ kim devlet-i Âl-i Osmân'da nâhak yere kan dökerler. Ne Perverdigâr'dan havf ederler ve ne Peygamber'den hicâb ederler. İpşir Âsaf'a olan zulüm Âsaf-ı Berhıyâ'ya ve şehîdân-ı Deşt-i Kerbelâ'ya olmamışdır. Muhibb-i fukarâ ve ebü'l-yetâmîn ve zu‘afâ bir mer[d]-i Hudâ vezîr-i dilârâ imiş. Gaddâr Osmânlı niçün bî-günâh eyle vezîri niçün katl etdi. Munı mena bir hoşça bildiresen." dedikde,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IV 293a ·
metinde göster ·
Ferhâd Paşa'nın askerine bu mahalde rahne olduğu ve ba‘dehû Süleymân Hân vezîri …
Sitâyiş-i kal‘a-i Kehrevân: Sene (---) târîhinde Süleymân Hân havfinden Avşar hânlarından Seyfî Hân binâ eyledüğü ve Koca Ferhâd Paşa'nın askerine bu mahalde rahne olduğu ve ba‘dehû Süleymân Hân vezîri Hadım Ca‘fer Paşa 305a ale'l-gafle bu Kehrevân'ı basup kal‘asın feth edüp Meymendî Hân'ın meymenetin bozup katl eyledüğü ve Kehrevân'ı zabt etdüği bi'l-cümle sene (---) târîhinde Tebrîz'den Erdebil'e giderken bu Kehrevân kal‘ası evsâfı cild-i (---) de ale't-tafsîl tahrîr olunmuşdur. Andan cânib-i cenûba,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IV 304b–305a ·
metinde göster ·
kimesneye derler. Vech-i tesmiyesi Çağa Koca nâm bir merd binâ etmişdir. Bolu s …
Lisân-ı Etrâk'de çağa eğir kökine derler ve koca kimesneye derler. Vech-i tesmiyesi Çağa Koca nâm bir merd binâ etmişdir. Bolu sancağı hâkinde voyvadalıkdır. Kastamonu hâkimi (---) nâm hükmünde iken sene 822 târîhinde Çelebi Sultân Mehemmed ibn Yıldırım Hân feth edüp kal‘asın sehelce münhedim etmişdir, ammâ kasaba ve nâhiyesi ve câmi‘ ve hân ve hammâm ve kifâyet mikdârı sûk-ı sultânîsi vardır. Memdûhât-ı ma‘rifetinden Çağa yayı meşhûrdur kim ekseriyyâ halkı yaycı ve okcudur.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS V 26a ·
metinde göster ·
… dikde, hemân içlerinde bir tirid koca Koca Murâd Paşa'dan kalmış Koca Ahmed Ağa
ve Koca
Sarvan Alî Ağa eyitdiler:
Murtazâ Paşa eydir: "Bire âdemler, bu Hasan Paşa askeriyle hâlimiz neye müncer olur. İşte birer birer beşer onar kal‘a içre cümle celâlî ve cemâlî haşerâtları konaklara leb ber-leb oldular. Bunun sonu neye varır?" denildikde, hemân içlerinde bir tirid koca Koca Murâd Paşa'dan kalmış Koca Ahmed Ağa ve Koca Sarvan Alî Ağa eyitdiler:
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS V 74a ·
metinde göster ·
… îsinden yüz otuz yaşında Mahmûd Paşa câmi‘i imâmı Koca İmâm ve Leysîzâde Çelebi
ve Koca
Ya‘kûb Çavuş ve Koca Mü’ezzin Mahmûd Çelebi'ler ile şeb [ü] rûz ihtilât edüp mu …
Ammâ sene 1062 târîhinde Melek Ahmed Paşa efendimiz ile Rûmeli eyâletine mutasarrıf olduğumuzda nefs-i Sofya-i sâfiye şehri ahâlîsinden yüz otuz yaşında Mahmûd Paşa câmi‘i imâmı Koca İmâm ve Leysîzâde Çelebi ve Koca Ya‘kûb Çavuş ve Koca Mü’ezzin Mahmûd Çelebi'ler ile şeb [ü] rûz ihtilât edüp mu‘tâdımız üzre cümle ehl-i kubûru ziyâret ederken şehr-i Sofya-i sâfiyenin cenûbu tarafına cebel-i Vitoş nâmıyla şöhre-i şehir olmuş bir kûh-ı bâlâdır kim şehr-i Sofya'ya sâfî havâle bir tell-i bâlâdır. Ol kûh-ı bâlânın zeylinde Koru Bâğları nâm bir hıyâbân-ı Acem-misâl dıraht-ı kiraz vişne ile zeyn olup şükûfesinin râyiha-i tayyibesinden âdemin demâğı mu‘attar olur. Ol İremezâtü'l-imâd misilli merâmı teferrüc ederken Koca İmâm-ı hümâm el açup bir kabr üzre du‘â ve senâ edüp,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS V 96b ·
metinde göster ·
… nda Mahmûd Paşa câmi‘i imâmı Koca İmâm ve Leysîzâde Çelebi ve Koca Ya‘kûb Çavuş
ve Koca
Mü’ezzin Mahmûd Çelebi'ler ile şeb [ü] rûz ihtilât edüp mu‘tâdımız üzre cümle e …
Ammâ sene 1062 târîhinde Melek Ahmed Paşa efendimiz ile Rûmeli eyâletine mutasarrıf olduğumuzda nefs-i Sofya-i sâfiye şehri ahâlîsinden yüz otuz yaşında Mahmûd Paşa câmi‘i imâmı Koca İmâm ve Leysîzâde Çelebi ve Koca Ya‘kûb Çavuş ve Koca Mü’ezzin Mahmûd Çelebi'ler ile şeb [ü] rûz ihtilât edüp mu‘tâdımız üzre cümle ehl-i kubûru ziyâret ederken şehr-i Sofya-i sâfiyenin cenûbu tarafına cebel-i Vitoş nâmıyla şöhre-i şehir olmuş bir kûh-ı bâlâdır kim şehr-i Sofya'ya sâfî havâle bir tell-i bâlâdır. Ol kûh-ı bâlânın zeylinde Koru Bâğları nâm bir hıyâbân-ı Acem-misâl dıraht-ı kiraz vişne ile zeyn olup şükûfesinin râyiha-i tayyibesinden âdemin demâğı mu‘attar olur. Ol İremezâtü'l-imâd misilli merâmı teferrüc ederken Koca İmâm-ı hümâm el açup bir kabr üzre du‘â ve senâ edüp,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS V 96b ·
metinde göster ·
… m Çelebi sarâyı ve Çinili Hammâm kurbunda İmâret câmi‘i imâmı şît Efendi sarâyı
ve Koca
Yûsuf Ağa sarâyı ve Serdâr Alî Paşa olduğu sarây ve Emîn sarâyı ve Mahkeme sarâ …
Evvelâ Macar Alî Paşa Sarâyı ve Zülfikâr Ağa sarâyı ve Parmaksız Hüseyin Ağa sarâyı ve Bayrâm Beğ çârsûsunda Ramazân Ağa sarâyı ve İbrâhîm Çelebi sarâyı ve Alacahisârlı İbrâhîm Çelebi sarâyı ve Çinili Hammâm kurbunda İmâret câmi‘i imâmı şît Efendi sarâyı ve Koca Yûsuf Ağa sarâyı ve Serdâr Alî Paşa olduğu sarây ve Emîn sarâyı ve Mahkeme sarâyı ve Müftî Efendi sarâyı ve Hacızâdeler sarâyı. Ma‘lûmumuz olan bu sarây-ı azîmlerdir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS V 113b ·
metinde göster ·
… rde ilm-i hadîs görülür. Evvelâ Hünkâr câmi‘inde ve Ferhâdiyye ve Hüsreviyye'de
ve Koca
Alî Paşa'da ve İsâ Beğ'de ve niçe yerlerde hasbî şeyhü'ş-şuyûh muhaddisânlar va …
Der-beyân-ı dârü'l-hadîs-i peygamberân: Cümle on yerde ilm-i hadîs görülür. Evvelâ Hünkâr câmi‘inde ve Ferhâdiyye ve Hüsreviyye'de ve Koca Alî Paşa'da ve İsâ Beğ'de ve niçe yerlerde hasbî şeyhü'ş-şuyûh muhaddisânlar vardır, lâkin mahsûs kubâblı dârü'l-hadîs binâ olunmamışdır. (---)
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS V 129a ·
metinde göster ·
… ziyâfe-i me’kelhâneleri vardır. Evvelâ imâret-i Koca Ferhâd Paşa ve Hüsrev Paşa
ve Koca
Mehemmed Paşa Süleymân Hân'ın mi‘mârbaşısı Mi‘mâr Sinân binâsıdır.
Alâmet-i me’kel-i dâr-ı it‘âm-ı imârât: şehr-i Sarây'da cümle yedi yerde âyende vü revendegân müsâfirîne ulemâ-yı sûhtevât-ı mücâvirîne dârü'z-ziyâfe-i me’kelhâneleri vardır. Evvelâ imâret-i Koca Ferhâd Paşa ve Hüsrev Paşa ve Koca Mehemmed Paşa Süleymân Hân'ın mi‘mârbaşısı Mi‘mâr Sinân binâsıdır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS V 131a ·
metinde göster ·
… ve ma‘mûr hânedân-ı zîbâlardır. Cümleden Mahmûd Paşa sarâyı ve Emîr Paşa sarâyı
ve Koca
Serdâr sarâyı ve Sıçanzâde sarâyı
Sitâyiş-i sarây-ı kibâr [u] a‘yân ve gayrı ünâs-ı hânedân: Cümle on bin altmış aded tahtânî ve fevkânî kârgîr binâ hânedân-ı ra‘nâlardır kim serâpâ bâğ-ı Merâm misilli kırmızı kiremitler ile müzeyyen ve ma‘mûr hânedân-ı zîbâlardır. Cümleden Mahmûd Paşa sarâyı ve Emîr Paşa sarâyı ve Koca Serdâr sarâyı ve Sıçanzâde sarâyı
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS V 170a ·
metinde göster ·
… ânları bay u gedâya mebzûllerdir. Cümleden Yahyâ Paşa imâreti ve Hünkâr imâreti
ve Koca
Mustafâ Paşa imâreti ve İshâk Beğ imâreti ve oğlu İsâ Beğ imâretleri dâ’imâ câr …
Alâmet-i me’kel-i dâr-ı it‘âm-ı imârât: Cümle dokuz aded me’kel-i dârü'z-ziyâfe-i müsâfirîn ve mücâvirînlerdir kim cemî‘i âyende vü revende ve ulemâ ve fukarâ-yı mesâkîne subh u şâm ale'd-devâm sofra-i bî-imtinânları bay u gedâya mebzûllerdir. Cümleden Yahyâ Paşa imâreti ve Hünkâr imâreti ve Koca Mustafâ Paşa imâreti ve İshâk Beğ imâreti ve oğlu İsâ Beğ imâretleri dâ’imâ cârî ni‘met-i firâvândır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS V 171b ·
metinde göster ·
… ve müte‘addid halvetli köstenler vardır. Cümleden Beğ kösteni ve Alaybeği ılısı
ve Koca
Murâd Hân kavzası mükelleflerdir ve her birinde birer camekân ve dârü'l-gusulle …
Hulâsa-i kelâm her elsine-i muhtelifede birer gûne ismi vardır, ammâ bu Köstendil'de on iki yerde kârgîr binâlar ile müstahkem kubâb-ı âlîli ve müte‘addid havuz ve kurnalı ve müte‘addid halvetli köstenler vardır. Cümleden Beğ kösteni ve Alaybeği ılısı ve Koca Murâd Hân kavzası mükelleflerdir ve her birinde birer camekân ve dârü'l-gusullerde kurnalar var ve pâk ü pâkîze futa ve havlı makramalar ile dellâklar hidmet ederler, ammâ her birinde birer gûne menâfi‘-i kesîreler var, zîrâ cümlesinde kesret-i râyihası istişmâm olunup her kişinin parmağındaki gümüş hâtemi altun gibi zerdâlûde olur. Eğer altun ise nûrun alâ-nûr olur. Ve her germâbın suları ol kadar suhûniyet üzre halk olunmuşdur kim âb-ı bârid karışdırmasalar çimmek mümkün değildir. Hattâ niçesinde baş ve paça ütülenüp yumurta bişirirler.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS V 174a ·
metinde göster ·
… ilîrin misli sebkat etdiği hâtır-nişânımız değildir, ammâ hakkâ ki Koca Nişâncı
ve Koca
Mûsâ Paşa ve Koca Ken‘ân Paşa bunlar dahi ma‘sûmluklar ile şöhre-i şehr olmuşla …
El-hâsıl Sultân Ahmed Hân asrından tâ Sultân Murâd Hân-ı Râbi‘e gelince böyle bir ma‘sûm-ı pâk vezîr-i rûşen-zamîr-i dilîrin misli sebkat etdiği hâtır-nişânımız değildir, ammâ hakkâ ki Koca Nişâncı ve Koca Mûsâ Paşa ve Koca Ken‘ân Paşa bunlar dahi ma‘sûmluklar ile şöhre-i şehr olmuşlardır, rahmetullâhi aleyhim ecma‘în.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 48b ·
metinde göster ·
… t etdiği hâtır-nişânımız değildir, ammâ hakkâ ki Koca Nişâncı ve Koca Mûsâ Paşa
ve Koca
Ken‘ân Paşa bunlar dahi ma‘sûmluklar ile şöhre-i şehr olmuşlardır, rahmetullâhi …
El-hâsıl Sultân Ahmed Hân asrından tâ Sultân Murâd Hân-ı Râbi‘e gelince böyle bir ma‘sûm-ı pâk vezîr-i rûşen-zamîr-i dilîrin misli sebkat etdiği hâtır-nişânımız değildir, ammâ hakkâ ki Koca Nişâncı ve Koca Mûsâ Paşa ve Koca Ken‘ân Paşa bunlar dahi ma‘sûmluklar ile şöhre-i şehr olmuşlardır, rahmetullâhi aleyhim ecma‘în.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 48b ·
metinde göster ·
… lâ Süleymân Hân sebîli ve Ulama Paşa sebîli ve Arslan Paşa sebîli ve Ağa sebîli
ve Koca
Mûsâ Paşa sebîli ve niçe kurşum örtülü sebîller vardır, cümle suları at sakkâla …
Der-hayrât-ı sebîlhâne-i atşân: Barısı yetmiş beş aded selsebîl-i cân-sitândır. Evvelâ Süleymân Hân sebîli ve Ulama Paşa sebîli ve Arslan Paşa sebîli ve Ağa sebîli ve Koca Mûsâ Paşa sebîli ve niçe kurşum örtülü sebîller vardır, cümle suları at sakkâlarıyla aşağı nehr-i Tuna'dan gelir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 83b ·
metinde göster ·
… hâfazada olan Özdemiroğlu Osmân Paşa'ya ve Hâdım Ca‘fer Paşa'ya ve Cığalzâde'ye
ve Koca
Ferhâd Paşa'ya imdâd ve mühimmât u levâzımât gitmesi âsân olmak içün Karadeniz' …
Bu mahalle Türk Or'u, ya‘nî Osmânlı handakı denmesinin vech-i tesmiyesi oldur kim sene 976 târîhinde Sultân Selîm-i Sânî asrında Sokollu vezîr-i a‘zamın re’y [ü] tedbîriyle Acem şâhından intikâm alup Şirvân ve Şamâkî ve Demirkapu ve Bakü kal‘alarında muhâfazada olan Özdemiroğlu Osmân Paşa'ya ve Hâdım Ca‘fer Paşa'ya ve Cığalzâde'ye ve Koca Ferhâd Paşa'ya imdâd ve mühimmât u levâzımât gitmesi âsân olmak içün Karadeniz'den gemiler cebehâne götürüp Azağ'a gide, andan nehr-i Ten ile şayka gemiler nehr-i Ten'in nehr-i Edil'e yakın yerine gemiler varup nehr-i Ten ile nehr-i Edil'in mâbeynleri bir günlük, iki nehri birbirlerine mahlût etmek içün Kefe paşası Çerkes Kâsım Paşa'yı ve Kırım hânı Semiz Mehemmed Geray'ı ve Eflak ve Boğdan askerlerin cümle 175a yüz bin kadar yer götürmez asker olup bu kadar kerre yüz bin aded kazma ve tahta ve balta ve külüng ve kürek ve niçe gûne mühimmât ve cebehâne ve yüz aded şâhî toplar ve gayri yüz bin gûne levâzımâtlar ile yüz bin asker ile bu şimdi bizim konduğumuz Türk Or'u nâm mahalde nehr-i Edil kenârında asker-i İslâm meks edüp ibtidâ düşmandan emîn olmalarıyçün bir tabur-ı azîm kazup cümle asâkir-i İslâm girüp nehr-i Edil'in bir kolun kazmağa başlayup kâmil sekiz ay Edil ile nehr-i Ten'in beynlerin kazup yemîn ü yesârına dağlar gibi handakın türâbların yığmışlar ve nehr-i Ten'i kâmil iki konak yere deryâ gibi getirmişler. Hemân iki nehrin arası birbirlerine kavuşmağa iki sâ‘atden eksik yer kalmışken hemân Tatar kavmi bizim askere fıs verüp,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VII 174b–175a ·
metinde göster ·
… nîse sancağı hâkinde yüz elli akçe pâyesiyle kazâdır ve nâhiyesi (---) kurâdır.
Ve Koca
Mahmûd Paşa câmi‘i evkâfıdır kim voyvadası yüz iki kimesneler ile zabt u rabt e …
Yigirmi otuz sene bu câniblerde seyâhat ederdim, bu kasabayı görmemiş idim. Hakkâ ma‘mûr ve şîrîn şehir imiş. Kırkkenîse sancağı hâkinde yüz elli akçe pâyesiyle kazâdır ve nâhiyesi (---) kurâdır. Ve Koca Mahmûd Paşa câmi‘i evkâfıdır kim voyvadası yüz iki kimesneler ile zabt u rabt eder. Cümle iki yüz elli aded kiremit örtülü tahtânî ve fevkânî mükellef evleri var.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VIII 202b ·
metinde göster ·
… n: Cümle yigirmi yedi aded dâru't-ta‘lîm-i sıbyândır. Evvelâ Ahmed Paşa mektebi
ve Koca
Mustafâ Paşa mektebi ve Selçuk Sultân mektebi (---)(---)(---)(---)(---) (-- …
Der-fasl-ı mekteb-i ciğer-gûşe-i püserân: Cümle yigirmi yedi aded dâru't-ta‘lîm-i sıbyândır. Evvelâ Ahmed Paşa mektebi ve Koca Mustafâ Paşa mektebi ve Selçuk Sultân mektebi (---)(---)(---)(---)(---)(---)(---)(---)(---)(---) Meşhûru bunlardır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VIII 219b ·
metinde göster ·
… zâde mahallesi ve Tekye mahallesi ve Kuloğlu mahallesi ve Haydar Paşa mahallesi
ve Koca
Siyâvuş Pa[şa]nın Medrese[si] mahallesi ve Zülmiyye mahallesi ve Hacı Hamza mah …
Der-aded-i esmâ-i mahallât-i Ohri: Cümle on yedi aded mahallâtlardır. Onu müselmân mahallesidir. Yedisi kefere-i Rûm ve Bulgar ve Latin mahallâtlarıdır. Evvelâ cümle mahallâtlardan ma‘mûr u müzeyyen Ohrîzâde mahallesi ve Tekye mahallesi ve Kuloğlu mahallesi ve Haydar Paşa mahallesi ve Koca Siyâvuş Pa[şa]nın Medrese[si] mahallesi ve Zülmiyye mahallesi ve Hacı Hamza mahallesi ve İskender Beğ Mescidi mahallesi ve Yûnus Voyvada mahallesi ve Küçi Beğ mahallesi ve Emîr Mahmûd mahallesi ve Kara Hoca mahallesi. Netîce-i kelâm on yedi aded mahallâtların eşbehi ve ma‘mûr u âbâdânları bunlardır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VIII 370a ·
metinde göster ·
… rdır kim bir ucu tâ Alman dağlarından ve Bosna ve Hersek ve Destpot dağlarından
ve Koca
dağları ve Çemerne ve Banya ve Yanya yaylasından ve Uştuk yaylası ve Rila'nın d …
El-hâsıl bu Petriç dağları yaman ibret-nümâ kûh-ı bâlâlardır kim bir ucu tâ Alman dağlarından ve Bosna ve Hersek ve Destpot dağlarından ve Koca dağları ve Çemerne ve Banya ve Yanya yaylasından ve Uştuk yaylası ve Rila'nın dağlarından bu Petriç dağlarından ve Sıçanlı(?) ve Siroz yaylası ve Ferecik ensesinde dağlar tamâm olup deryâ aşırı Bursa ensesinde cebel-i Ruhbân ya‘nî Keşiş dağına varır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VIII 376b ·
metinde göster ·
… ve cümle küffâr Tumtum sahrâsında mest [ü] medhûş iken yedi şehzâde yedi koldan
ve koca
vezîr sekizinci koldan ceng tablına turralar ve nefîr kûs ve nakkârelere darbla …
Fî'l-hâl yedi şehzâdeye yedişer bin müsellah ve müretteb esb-i sabâ-reftârlı asker verüp ve her birine yedişer kat mehterhâne verüp âlem ağyardan bî-haber iken ve cümle küffâr Tumtum sahrâsında mest [ü] medhûş iken yedi şehzâde yedi koldan ve koca vezîr sekizinci koldan ceng tablına turralar ve nefîr kûs ve nakkârelere darblar urulup yedi şehzâdenin herbiri kûh-ı şecâ‘atde Sâm u Nerîmân ve vâdî-i heybetde yedi başlı su‘bân-misâl olup vakt-i Şâfi‘îde yek-dil [ü] yek-cihet tarfetü'l-ayn içre sadâ-yı Allâh Allâh'a rehâ buldurup Kassâb Cömerd köçeği-misâl küffâra eyle bir dendân-ı tîg çekerler kim sahrâ-yı Tumtum cesed-i insân ile şecer-i Vakvâk zeyline dönüp ol fezâ deryâ-yı hûn olup bakiyyetü's-seyf küffâr-ı dûzah-karâr Ayntâb'a firâr edüp,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y162b ·
metinde göster ·
Husrev Paşa tahrîrinde nefs-i Haleb'de dörd kerre yüz bin âdem olduğu sicilde m …
Ve Koca Husrev Paşa tahrîrinde nefs-i Haleb'de dörd kerre yüz bin âdem olduğu sicilde mastûrdur. Haleb Tatı derler. Ammâ Halebî Çelebi evsâfiyle muttasıflardır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y175a ·
metinde göster ·
Mustafâ Paşa bâzârı ve Zarbun bâzârı ve Atbâzârı ve Attâr bâzârı ve Nebât-ı ham …
Ve Çakmak bâzârı ve Sipâh bâzârı ve Koca Mustafâ Paşa bâzârı ve Zarbun bâzârı ve Atbâzârı ve Attâr bâzârı ve Nebât-ı hamevî bâzârı ve câmi‘-i Ümmeyye kapusunda Itriyyât bâzârı ve Nisvân bâzârı ve Fahhâmîn bâzârı ve Hallâcîn bâzârı ve Hayyâtîn bâzârı ve Hakkâkîn bâzârı (---)(---)(---)(---)(---)(---)(---)
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y247b ·
metinde göster ·
… ümânbaşı Yûsuf Ağa ve Azebler kethudâsı Ahmed Ağa ve Nakîb çavuşu Seyyid Hanefî
ve Koca
Hüseyin Çavuş ve Mirzâ Kâşif ve Musâhib-i şehriyârî Hâdım Mes‘ûd Ağa ve Abdülha …
Ve Selîm Efendi ve Bekir Efendi ve Deli Hüseyin Efendi ve Receb Efendi ve Karakapucuzâde Abdullâh Efendi ve pederi Karakapucu Ağa ve Rûznâmeci Abdurrahmân Efendi ve Eytâm kâtibi İbrâhîm Efendi ve Erzâk kâtibi Ömer Efendi ve Çavuşlar kâtibi Hüseyin Çavuşzâde Çelebi Efendi ve Köy dellâlı Ahmed Çelebi ve Azebler ağası Hasan Ağa ve Müteferrikabaşı şa‘bân Ağa ve Tercümânbaşı Yûsuf Ağa ve Azebler kethudâsı Ahmed Ağa ve Nakîb çavuşu Seyyid Hanefî ve Koca Hüseyin Çavuş ve Mirzâ Kâşif ve Musâhib-i şehriyârî Hâdım Mes‘ûd Ağa ve Abdülhalîm Ağa ve Nezîr Ağa ve Abbâs Ağa ve Hazînedâr şâhîn Ahmed Ağa ve Hoca Sâlih Ağa ve Beşîr Ağa ve Abdurrahmân Ağa ve Sultân Murâd musâhibi Koca Halîl Ağa ve şeyhü'l-harem Dâvûd Ağa ve Tercümân Acem Mehemmed Ağa ve Lâle Yâkût Ağa.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y251a ·
metinde göster ·
… nde fukarâya ni‘meti bî-minnet tenâvül olunur, hânedân sâhibi recül-i sâlihdir.
Ve Koca
Mustafâ Ağa hemçünân müsâfirîne ve mesâkîne ikrâm eder. Ve bu şehrin müfessirîn …
Ve bu şehir Nîl kenârınca tûlü bin yüz adımdır. Ve âb [u] havâsının letâfetinden mahbûb u mahbûbesi memdûhdur. Ve halkı gâyet garîb-dost ankâ a‘yân-ı kibârı vardır. Müsâfirîn ü mücâvirîne ni‘metleri mebzûldür. Husûsâ Dilâver Kâşif'in şeb [ü] rûz kapusu önünde fukarâya ni‘meti bî-minnet tenâvül olunur, hânedân sâhibi recül-i sâlihdir. Ve Koca Mustafâ Ağa hemçünân müsâfirîne ve mesâkîne ikrâm eder. Ve bu şehrin müfessirîn ü muhaddisîn ulemâ ve sulehâsı gâyet çokdur, ve's-selâm.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y354a ·
metinde göster ·