… ir olduğiçün Samanlı Kaynak derler. Andan Şeker Kaynağı ve Selâm Kayası Kaynağı
ve Kral
Kaynağı ve Murâd Dede Kaynağı, ve'l-hâsıl on yedi aded kaynağ-ı azîmler vardır …
Cümleden âb-ı hayât-ı Bunarbaşı'dır kim Cebel-i Ruhbân'ın dâmeninde niçe yerde kayalardan pâk sâfî ve beyâz ve rakîk âb-ı nâb çıkup şehr-i Bursa'ya müstevlî olur. Ve Sünderlibaşı ve Çatalkaynakbaşı ve Kepizbaşı ve Naşideresibaşı ve Sobranbaşı ve Ardıçlıbaşı ve Harsudbaşı ve Billur Kaynağı ve Samanlı Kaynak, Yıldırım Hân Keşiş Dağı'nda bir ayn vardır, cereyân edüp gâyib olur, andan saman döküp bu mahalden saman zâhir olduğiçün Samanlı Kaynak derler. Andan Şeker Kaynağı ve Selâm Kayası Kaynağı ve Kral Kaynağı ve Murâd Dede Kaynağı, ve'l-hâsıl on yedi aded kaynağ-ı azîmler vardır kim mâh-ı Temmûz'da bunların birine benî Âdem elin sokup üç taş çıkarmağa kâdir değildir, tâ bu mertebe mâ-i bâridlerdir. Lâkin mürûr-ı eyyâm ile su yolları bozulup zâlim suyolcuları giceyle su yollarına at fışkısı döküp rahnedâr olan yerleri fışkı ile kapanup su cereyân eder. Ammâ elbette suların lezzeti ve levni müteğayyir olur. Ammâ rûz-ı rûşende fışkı dökmek ihtimâlleri yokdur kim hâkim haklarından gelir. Ammâ sâhib-i tab‘ olan kimesneler mezkûr on yedi kaynaklardan ve niçe yüz pâk çeşmelerden su getirüp nûş edüp safâ ederler. El-hâsıl Bursa demek, sudan ibâret bir kelâmdır. (---)(---)(---)(---)(---)(---)
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS II 226b ·
metinde göster ·
kızının tenini zeyl-i kal‘ada defn ederler. Hâlâ anın dahi kabri ma‘lûmdur. Tâ …
Ve kral kızının tenini zeyl-i kal‘ada defn ederler. Hâlâ anın dahi kabri ma‘lûmdur. Tâ ki Âl-i Selçukıyân diyâr-ı Mâhân'dan Âl-i Dânişmendiyye ile sene 476 târîhinde hurûc edüp memâlik-i Yunaniyân bilâd-ı Karamân-ı dâr-ı emân dârü'l-mülk-i Konya'dır. Âl-i Selçukıyân ana mâlik olup cânib-i erba‘asın feth [u] fütûh ederek bu Seydî Gâzî merhûm olduğu kal‘a-i Ferâv'ı feth edüp sene 600 târîhinde Selçukıyân ümerâlarından (---) nâm pehlivân muhibb-i hânedân-ı Seydî Battâl Gâzî üzre kârgîr kıbâb-ı âlîler ve meydân-ı muhabbetler ve müte‘addid hücreler ve matbah-ı Keykâvûs ve kilâr-ı hâs ve furûn ve mihmânhâneler inşâ eder.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS III 7b ·
metinde göster ·
u zâdeler ve cümle kefere vü fecerenin iş erleri hedâyâ ile Piyâle Paşa'ya bulu …
Sebeb-i tesmiyyesi (---)(---)(---)(---)(---)(---) Mâ-tekaddem kal‘asını Dobruca kralı oğlu Filvara binâsıdır. Mehîb ü sa‘b u kavî kal‘a imiş. Sene (---) târîhinde Yıldırım Hân feth etmede usret çeküp ba‘de'l-feth kal‘asın münhedim edüp taşların Karadeniz'e dökmüşdür. Hâlâ leb-i deryâda bir püşte-i âlî üzre rahnedâr olmuş sûrunun temelleri zâhir ü bâhirdir. Ol asrda bu kal‘a küffârı gemilerine süvâr olup Kefe kal‘asında Ceneviz kralına firâr ederler. Zîrâ ol asırda Karadeniz sâhilinde olan yedi yüz yetmiş pâre kal‘aların cümlesi Ceneviz kralı hükmünde idi, illâ İslâmbol kurbunda Terkoz kal‘ası ve Amasra kal‘ası ve Sinop kal‘ası ve Tarabefzûn kal‘aları Kostantin Urûmu elinde idi. Ba‘dehû Kefe kal‘asını ve Azak kal‘asın dahi Sultân Bâyezîd-i Velî be-dest-i Gedik Ahmed Paşa feth edince Karadeniz etrâfında aslâ Ceneviz küffârının alâkası kalmayup emân ile İslâmbol Boğazı'ndan taşra cezîre-i Sakız'larına gidüp ol cezîre-i müzehhebi dâr-ı bevâr edindiler. Tâ Süleymân Hân asrına dek anda sâkin olup ba‘dehû sulha mugâyir işler görüp keştîler ile Mısr'a giden huccâc-ı Müslimîni esîr etmeleri sebebiyle Süleymân Hân'ın fermân-ı şerîfleriyle Koca Piyâle Paşa yüz yetmiş pâre kadırga ile cezîre-i Sakız mukâbelesinde Çeşme nâm Anadolu kenarında lenger-endaht olup yatdı. Beri tarafda küffâr-ı bedgirdâr-ı murdâr âlet-i mülâhaza mu‘tâd-ı bed-hâhları üzre cümle kapudanlar ve kral u zâdeler ve cümle kefere vü fecerenin iş erleri hedâyâ ile Piyâle Paşa'ya buluşup hedâyâları makbûle geçdikden sonra Piyâle Paşa'ya bir kaç piyâle bâde nûş edüp eydür "Bre kâfirler, bu Sakız cezîresi huccâc-ı Müslimînin ve gayri ibâdullahın memerri ola. Niçün âyende vü revende tüccâr, züvvâr mahlûk-ı Hudâyı rencîde-i hâtır edüp dil-haste ü şikeste-beste edersiz?. Tiz pâdişâha bu Sakız cezîresin teslim edin. Yohsa cümlenizi şimdi dendân-ı tîğdan geçiririm" deyü kasem-billah edüp hedâyâ ile gelen yedi yüz aded iş erlerin bi'l-cümle kayd-bend edüp Bismillah ile "Tevekkülen ala'llah!" deyüp salpa demir isa'seren sebük yelken edüp cezîre-i Sakız'ın Kiremitlik nâm mahalde lenger bırağup der-akab karaya asker ve balyemez top çıkarup kayd-bend etdüğü kral zâdelerden vâveylâ ve vâveledâ mektûblarıyla "Elbette kal‘ayı veresiz, yohsa sarhoş Piyâle'nin piyâlesi elde iken bizim peymânımız dahi doldurup ecel câmın bize nûş etdirir ve sizlere kal‘a-i Sakız içre zevk-i dünyâyı ferâmûş etdirir" deyü üsârâ küffârlardan bu gûne varak alup ber-mu‘tâd elçi ile kal‘a-i Sakız'a gönderüp küffâr-ı murdâr bu hâli istimâ‘ edince hey kralzâdelerimiz ve cümle a‘yân-ı devletimiz kılıçdan geçer, havfiyle bi-emri Hüdâ cümle küffâr-ı Ceneviz meşveret ile vere verüp akd-i sulh edüp kal‘a-i Sakız'ı Piyâle Paşa'ya cümle cebehânesi ve hazîneleriyle teslîm edüp kendiler Malta hükmünde olan cezîre-i Rodos'a gemileriyle yıkılup dâr-ı bevârlarında karâr edüp kaldılar. Feth-i târîh-i Sakız (---)(---)(---)(---)(---) .
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS III 125b ·
metinde göster ·
… arı ve imrahorlar atları ve kapudanlar esîrleri Tershâne'de San Pavla zindânına
ve kral
oğlunu Yedikulle'ye cümle götürüp andan kelle getiren Halîl Ağa'ya ve hakîre ve …
Netîce-i kelâm asrımızda bu tertîb üzre böyle üsârâ ve mâl-ı ganâ’im gelmemişdir. Pâdişâh görünce hazzından ayak üzre kalkup "Dahi tabıl çalsınlar" deyü fermân etdiklerinde dahi ziyâde tabıllar çalınup tâ Bâb-ı Hümâyûn önüne varup fermân üzre cümle kelleleri Bâb-ı Hümâyûn önünde döküp cebeciler cebehâneleri ve topçular topları ve imrahorlar atları ve kapudanlar esîrleri Tershâne'de San Pavla zindânına ve kral oğlunu Yedikulle'ye cümle götürüp andan kelle getiren Halîl Ağa'ya ve hakîre ve Zühdü Efendi'ye birer hil‘at geydirüp andan üsârâları yine alay ile Bâğçekapusu'ndan bostâncıbaşı kayıklarıyla kasden Galata {kâfirleri} önünden ve Unkapanı ve Fener ve Balat {kapuları} önünden tabıllarıyla geçirüp Tershâne'de küreğe götürdüler. 65a
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS V 64b–65a ·
metinde göster ·
nasb olunduğu haberlerin der-i devlete gönderdi. Ve,
"Bire benim Küçük Mehemmed arslanım, pâdişâhın ekmeği sana helâl olsun" deyüp (---) eyâletin ihsân edüp telhîs ile Kemen Yanoş katli müjdesi ve [k]ral nasb olunduğu haberlerin der-i devlete gönderdi. Ve,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 25b ·
metinde göster ·
Bu sefer-i meserret gûyâ yeni kral içün oldu, zîrâ rakîbi Kemen Yanoş mürd oldu
ve kral
bundan sonra müstakil kral olup bir haftada iki bin kîse, ki üç sene bâkî kalan …
Bu sefer-i meserret gûyâ yeni kral içün oldu, zîrâ rakîbi Kemen Yanoş mürd oldu ve kral bundan sonra müstakil kral olup bir haftada iki bin kîse, ki üç sene bâkî kalan harâcı tahsîl edüp hazîneye teslîm edüp bâkî kalan bin kîse mâl-ı pâdişâhîyi vermeğe zâmin oldu. Hakkâ ki bu re’y [ü] tedbîr cümle Serdâr-ı Ekrem Ali Paşa'nın âkıbet-endîş dûrbîn-fikrin re’y-i ahseniyle ve Melek Ahmed Paşa'nın du‘â-yı hayr berekâtıyla olmuşdur.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 26a ·
metinde göster ·
yine ayağ üzre kalkup pâdişâhdan gelen topuzu eline alup cümle küffâra gösterüp …
Ve kral yine ayağ üzre kalkup pâdişâhdan gelen topuzu eline alup cümle küffâra gösterüp "Âl-i Osmân pâdişâhına ve birovlarına(?) itâ‘at eder misiz?" deyü feryâd eyledikde cümle sahrâda olan küffârlar bu kerre başların açup yine secdeler edüp "Sem‘an ve tâ‘aten" deyü feryâdlar eylediler.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 30b ·
metinde göster ·
… Ol gün Hünkâ[r] Kapucular kethudâsına serdâr ve cümle vüzerâ ve mîr-i mîrânlar
ve kral
cümle yüz on kîse ve iki yüz esîr ihsân olunup "Kral henüz müstakil kral olup i …
Andan 9 sâ‘atde be-menzil-i kurb-ı şebeş'de serdârın ordusuna gelindi. Ol gün Hünkâ[r] Kapucular kethudâsına serdâr ve cümle vüzerâ ve mîr-i mîrânlar ve kral cümle yüz on kîse ve iki yüz esîr ihsân olunup "Kral henüz müstakil kral olup iki bin kîse mâl-ı pâdişâhî tahsîl olundu" deyü müjde ile ağa-yı mezbûru der-i devlete gönderildi ve Melek Paşa Fâtıma Sultân nikâhından hazz etmediğin Sadrıa‘zama bildirdi. Andan 2 sâ‘atde,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 30b ·
metinde göster ·
… etmeyüp üçüncü gün itâ‘at etmişdi, ammâ şimdi kral nasb olunduğun istimâ‘ edüp
ve kral
tarafından bile birkaç nefer zâbit şaglar olmağile kapudanı iki yüz araba zahîr …
Menzil-i kurb-ı kal‘a-i Deve: Mukaddemâ Tise'ye giderken itâ‘at etmeyüp üçüncü gün itâ‘at etmişdi, ammâ şimdi kral nasb olunduğun istimâ‘ edüp ve kral tarafından bile birkaç nefer zâbit şaglar olmağile kapudanı iki yüz araba zahîre ile serdâra gelüp itâ‘at-i külliye edüp zahîreler cümle yeniçeri ve cebeci ve topçu ve sipâh tâ’ifelerine taksîm olundu. Ve ba‘zı âdemler zahîrelenmeğe Deve kal‘asına gitdiler ve metâ‘ alup geldiler. Andan 9 sâ‘atde,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 31a ·
metinde göster ·
… t: Cümle yetmiş aded yerde seyrângâhları var. Evvelâ Kral bâğı ve Bâğlar korusu
ve Kral
korusu ve Gerz İlyâs dağı ve Hızır Baba bâğı ve Miftâh Baba tekyesi ve Gül Baba …
Der-mesîre-i teferrücgâh-ı bâğ-ı Merâm-ı müferrihât: Cümle yetmiş aded yerde seyrângâhları var. Evvelâ Kral bâğı ve Bâğlar korusu ve Kral korusu ve Gerz İlyâs dağı ve Hızır Baba bâğı ve Miftâh Baba tekyesi ve Gül Baba tekyesi ve Bârûthâne kal‘ası ve (---)(---)(---)(---)(---)(---)(---)
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 88a ·
metinde göster ·
… aravulhâne olan tabyası altında olup kapusu iç kal‘ada olup Süleymân Hân câmi‘i
ve Kral
kuyusu âb-ı hayât sudur kim bu iç kal‘adadır.
Ve bu kal‘anın cümle cebehânesi ve hazînesi bu Çengîzâde'nin cihân-nümâ karavulhâne olan tabyası altında olup kapusu iç kal‘ada olup Süleymân Hân câmi‘i ve Kral kuyusu âb-ı hayât sudur kim bu iç kal‘adadır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 176b ·
metinde göster ·
… erislere girüp ol gece sabâha dak cümle asker nehr-i (---) üzre yeni cisrlerden
ve Kral
Köprüsü'nden asâkir-i İslâm mûr [u] mârdan ve bilâ-aded asel-i zenbûrdan çok ol …
Kantara tamâm olunca hemân Sadrıa‘zam on pâre balyemez toplara bir fitilden âteş etdirüp cümle yeniçerileri cisrlerin karşu tarafına geçirdüp cisir başlarında meterislere girüp ol gece sabâha dak cümle asker nehr-i (---) üzre yeni cisrlerden ve Kral Köprüsü'nden asâkir-i İslâm mûr [u] mârdan ve bilâ-aded asel-i zenbûrdan çok olup deryâ-misâl cüyûş-ı muvahhidîn gürûh gürûh ubûra mübâşeret etdiklerinde gulgule-i Rûm ve velvele-i Rûm leşkeri mûr-ı şümârdan efzûn olduğundan zemîn u âsumân-ı nuh eflâke dehşet ve mehâbet târ oldu. Ve cümle asker kemâkân karşu tarafda ve hayme vü hargâhlarında meks etdikde Sadrıa‘zam cemî‘i balyemez toplara yine bir fitilden âteşler etdirüp zemîn ü âsumân "Yan yan ban ban" sadâ verdi.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 178a ·
metinde göster ·
Köprüsü tarafları açık sahrâlar vâkı‘ olup ol tarafda Kanije'nin bâğları ve bâğ …
Ve bu Kanije batağının her tarafı ikişer konak yer bataklık ve bereklik buheyredir. Ve taşrası dırahtistân ve şeceristân ve ormanlı sahrâlardır, lâkin kal‘anın cânib-i şarkîsinde Berezense kal‘ası ve Kral Köprüsü tarafları açık sahrâlar vâkı‘ olup ol tarafda Kanije'nin bâğları ve bâğçeleri ve koruları vardır. Bu tarafda buheyre kenârından kal‘aya kurşum ve top yetişir, ammâ mâbeynde fecc-i amîk deryâ gibi gölü vardır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 180b ·
metinde göster ·
… lâ Toprak tabya ve Ulama Paşa tabyası ve Battâl tabyası ve Karakaş Paşa tabyası
ve Kral
tabyası ve Tiryâkî Hasan Paşa tabyası ve Arslan Paşa tabyası. Ve Polata tabyası …
Ve cümle tokuz aded Sedd-i İskender-vâr tabya-i azîmleri var. Evvelâ Toprak tabya ve Ulama Paşa tabyası ve Battâl tabyası ve Karakaş Paşa tabyası ve Kral tabyası ve Tiryâkî Hasan Paşa tabyası ve Arslan Paşa tabyası. Ve Polata tabyası başkadır, kal‘aya muttasıl değildir, ammâ gûyâ Sedd-i Ye’cûc'dur.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VII 14a ·
metinde göster ·
… ulu köyüdür. Tuna'dan iki sâ‘at ba‘îd beş yüz evli bir kenîseli ma‘mûr karyedir
ve kral
tarafından tenbîh olunmuş kim cemî‘i ubûr etdiğimiz köylerin cümle der-i dîvârl …
Kralın komsarı, ya‘nî başbâkî kulu köyüdür. Tuna'dan iki sâ‘at ba‘îd beş yüz evli bir kenîseli ma‘mûr karyedir ve kral tarafından tenbîh olunmuş kim cemî‘i ubûr etdiğimiz köylerin cümle der-i dîvârların ak kuğu gibi amâr etmişler ve cümle yolları pâk ü pâkîze silüp süpürmüşler ve "Yollar izdihâm olsun" deyü sâ’ir kurâlardan gelmiş ve geyinmiş ve kuşanmış küffârlar cihânı dutmuş. Ammâ bu mahaller Macaristân'dır lâkin Nemse çâsârı hükmündedir ve cümle re‘âyâsı Macardır, aslâ bu mahallerde Nemse yokdur.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VII 46b ·
metinde göster ·
Sarâyı Meydânı ve Siyâset Meydânı ve Fîl Meydânı ve Koç Meydânı ve İstifani Man …
Andan Zindân Meydânı ve Kral Sarâyı Meydânı ve Siyâset Meydânı ve Fîl Meydânı ve Koç Meydânı ve İstifani Manastırı Meydânı, bunlar hayli vâsi‘ bâzâr meydânlarıdır kim her birinde {bâzâr durur}.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VII 58b ·
metinde göster ·
Sarâyı imâreti cümleden ma‘mûr olup bay [u] gedâya ve cüvân u pîr u sıbyâna hon …
Cümle on bir yerde me’kel-i dâru'z-ziyâfe vardır. Gerçi hasîs ve le’îm ve hisâbî vilâyeti olup kaht [u] galâ şehirdir, ammâ elbette her kral manastırlarının imâretlerinde buğday ve un çorbası pişüp kenîselerde sâkin olan bıtrîk ve kıssîslere ve ba‘zı fukarâlara çobraları mebzûldur, ammâ cümleden İstifani kenîsesi ve Kral Sarâyı imâreti cümleden ma‘mûr olup bay [u] gedâya ve cüvân u pîr u sıbyâna hon-ı bî-imtinânları mebzûldur.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VII 63b ·
metinde göster ·
… a‘lâ latîflerinden yigirmi otuz kadar kavun karpuzlardan şele sepetler ile paşa
ve kral
vâlidesi önüne pehlivân hedâyâ götürüp kral vâlidesi tohumlu hıyardan yeyüp paş …
Ba‘dehu mukaddemâ meydân-ı mahabbetde semâ‘ edüp vücûdları birbirine yapışup havuz içine düşüp havuzdan ejdehâ sıfatında çıkan gulâmlar yine kisbet-i pehlivânîleriyle meydân-ı bezme gelüp zemîni sulayup kabak ve karpuz ve kavun ve hıyar tohumları eküp üstâdları bu ekilen tohumların üstlerine sepe sepe işeyüp alâ mele’i'n-nâs tarfetü'l-ayn içre gûnâ-gûn kavunlar ve gayri eşyâlar bitüp cümle huzzâr-ı meclise karpuz ve kavun ve hıyarlar üleşdirüp herkes tenâvül etdiler ve a‘lâ latîflerinden yigirmi otuz kadar kavun karpuzlardan şele sepetler ile paşa ve kral vâlidesi önüne pehlivân hedâyâ götürüp kral vâlidesi tohumlu hıyardan yeyüp paşa bir şey yemeyüp pehlivâna paşa üç yüz altun ihsân edüp pehlivân mesrûr [u] handân gidüp du‘â etdi.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VII 69a ·
metinde göster ·
… e başvezîr olan Rudolfoş'a ve başkomsara ve başpapasa varup ve niçe iş erlerine
ve kral
musâhiblerine buluşup birer dâne münakkaş Kaya Sultân makrameleri hedâyâ verüp, …
"Eyi fursatdır bu Beç'de bir yıl durmakdan ise gayri diyârları seyâhat edüp yine elçi paşa gidinceye dek gelüp yetişirim" deyüp hemân Erdel diyârından berü kralın Zoza vezîri gâyet 73a dostumuz idi ana vardım ve Mantikukula vezîre ve başvezîr olan Rudolfoş'a ve başkomsara ve başpapasa varup ve niçe iş erlerine ve kral musâhiblerine buluşup birer dâne münakkaş Kaya Sultân makrameleri hedâyâ verüp, yedi krallık yeri seyâhat etmeği murâdımı söyleyüp ertesi gün başvezîr hakîri çâsâra buluşdurdukda çârsâra dahi iki dâne nakş-ı bûkalemûn-ı ibret-nümûn Kaya Sultân yağlığı ve iki aded Kişmirî şâl bir sihr-i i‘câz Freng Mânî kalemiyle tahrîr olunmuş Hazret-i Îsâ ve Meryem Ana tasvîri hedâyâ verdikde niçe bin hazîne mâl pîşkeş vermeden ziyâde hazz edüp bu hakîri yine vâfir söyledüp iki sâ‘at kâmil cân sohbetleri edüp musâhabet ederdik.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VII 72b–73a ·
metinde göster ·
… en kalkarız" dediklerinde hemân cümle a‘yân-ı Beç ile ve cümle vüzerâ vü vükelâ
ve kral
ile ve anası ile vedâlaşup yine ihsânlar alup bizim elçi paşadan dahi izin alup …
"Safâ geldin ve hoş geldin bizimle bile gidüp vilâyetlerimiz görüp zevk u safâlar edersin. Hemân hâzır ol bu bâzârertesi gün bu Beç'den kalkarız" dediklerinde hemân cümle a‘yân-ı Beç ile ve cümle vüzerâ vü vükelâ ve kral ile ve anası ile vedâlaşup yine ihsânlar alup bizim elçi paşadan dahi izin alup bir kîse harc-ı râh ve bir küheylân esb-i sabâ-sür‘at ihsân edüp gulâmlarıma ve hakîre birer kat esbâblar dahi verüp andan,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VII 73a ·
metinde göster ·
… sân etdiği zann-ı gümân olunmaya, zîrâ iç oğlanları dahi çok metâ‘lar verdiler.
Ve kral
Eflak ve Boğdan beğlerine ve iş erlerine ve Leh kralına ve Varşalka Kral'a ve K …
Ertesi gün sepet-i sandûkumuzdan Nemse çâsârı vezîri koca Rudolfoş'un ve Vezîr Palatinuş'un ve Vezîr Zoza'nın ve Vezîr Mantikukula'nin ve baş irşeklerin ve ba‘zı nemeşlerin mektûbların Erdel kralına verdikde vâfir hazz edüp çâsâra bizim elçi Kara Mehemmed Paşa'nın buluşup nice ta‘zîm ü tekrîm olunduğun ve ne yüzden buluşup niçe mu‘âmele olunduğunun ahvâllerin su’âl edüp hakîr dahi kralın su’âline cevâblar verüp ba‘dehu yine uşarlar(?) hakîri konağımıza götürüp kâmil üç hafta pâdişâhâne gûnâ-gûn sayd [u] şikârlarda zevk u safâlar edüp ba‘dehu hakîre üç yüz Erdel altunu ve bir kîse Nagban Ejder kal‘ası guruşu ve bir pastav çuka ve on top kumâş ve beş karabina tüfeng ve beş sâ‘at ihsân etdi. Avreti Mayfırav dahi bir gayri şeyler ihsân etdiği zann-ı gümân olunmaya, zîrâ iç oğlanları dahi çok metâ‘lar verdiler. Ve kral Eflak ve Boğdan beğlerine ve iş erlerine ve Leh kralına ve Varşalka Kral'a ve Krakov kralına ve Tımışvar vezîrine ve Yalı ağası kalga sultân ve nûreddin sultâna ve bizzât Kırım hânı Mehemmed Geray Hân'a 92b götürmede hafîf bahâda sakîl hedâyâlar ile nâmeler ile Eflak ve Boğdan beğlerine mektûblar verüp ve üç yüz aded yarar kâfir refîkler koşup kral ve sâ’ir iş erleriyle vedâlaşup,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VII 92a–92b ·
metinde göster ·
… ân millet-i Mesîhiyye nasârâlarıdır kim taht-ı hükûmetinde on sekiz pâdişâh ban
ve kral
sâkinlerdir.
Ve cümle ehl-i müfessirîn ve ulemâ-yı Tatar "Kavm-i benî asfer bu kavm-i Kılmah'dır" [derler]. Bu kavm-i Kalmah dahi olmasa kavm-i Mesköv kâfiri dahi cümle dünyâyı kabza-i tasarrufa alırdı. Anlar dahi bî-hadd ü bî-pâyân millet-i Mesîhiyye nasârâlarıdır kim taht-ı hükûmetinde on sekiz pâdişâh ban ve kral sâkinlerdir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VII 180a ·
metinde göster ·