… râm bi'l-icmâl" demişlerdir. Hakkâ ki yanık ekmek dahi harâmdır. Bahârlı şerbet
ve leben-i
hâlis ve çay ve bâdyân ve sa‘leb ve pâlûde-i sahan kahvenizden nâfi‘dir.
Ve eğer kahve derseniz bir bid‘at şeydir ve kâtı‘u'n-nevm ve mâni‘-i züriyyet-i benî âdemdir. Kahvehâneleri vesvesehânedir. Ve kahve kavururken yakdıkları cihetden Bezzâziyye ve Tatarhâniyye kitâblarında "Küllü alk [muhrak?] harâm bi'l-icmâl" demişlerdir. Hakkâ ki yanık ekmek dahi harâmdır. Bahârlı şerbet ve leben-i hâlis ve çay ve bâdyân ve sa‘leb ve pâlûde-i sahan kahvenizden nâfi‘dir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 165b ·
metinde göster ·
… v eder mu‘tedil nehr-i zülâldir. Şitâda yahbend oldukda billûr-misâl buzu olur.
Ve leben-i
hâlisi hakkında Arapça nassı nâzil olmuşdur. (---)(---)
Evvelâ mâ’-i Hamrevât'ı âb-ı hayâtdan nişân verir bir mâ’-ı zülâldır. Ve nehr-i Şatt'ı serî'ü'l-hazm bir mâ’-i billûrdur kim beden-i insânda olan safrâ vü sevdâ vü balgamı ve gayrı ahlâtları mahv eder mu‘tedil nehr-i zülâldir. Şitâda yahbend oldukda billûr-misâl buzu olur. Ve leben-i hâlisi hakkında Arapça nassı nâzil olmuşdur. (---)(---)
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IV 207a ·
metinde göster ·
… ndir. Kahve-i Yemen'den gayrı çay u bâdyân ve sa‘leb u mahleb ve sükker şerbeti
ve leben-i
hâlis pişirirler. Ve niçe bin edviye ile terkîb olunmuş mukavvî ve müferrihâtda …
Cümleden pâk u müzeyyen dükkânçeler berberler ve derziler ve sarrâclardır ve cemî‘i esvâkları sadranç nakşı tarh olunmuşdur. Ve kahvehâneleri Şâm u Haleb gibi havz u şadırvânlı kahâvîlerinde hânende vü sâzende ve mutrıbân u kışmirân ve rakkâsân [u] mahbûbânları vardır ve gâyet müzeyyendir. Kahve-i Yemen'den gayrı çay u bâdyân ve sa‘leb u mahleb ve sükker şerbeti ve leben-i hâlis pişirirler. Ve niçe bin edviye ile terkîb olunmuş mukavvî ve müferrihâtdan ma‘âcîn-i gûnâ-gûnlar bezl ederler. Her kahvede şükûfe râyihasından ahibbâ-yı dûstânların dimâğları mu‘attar olur ve her kahvenin elbette cânib-i erba‘ası 295a gül-i gülistân ve hadîka-i çemenistândır kim her kûşesi birer gûne mecma‘-ı irfândır. Beher dükkânları hemçünân kân-ı kân-ı fândır. Ve pençe-i âfitâb Selmân-ı Pâk köçekleri hamı serbendleri üzre çiçekleri vardır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IV 294b–295a ·
metinde göster ·
… nda tabh olunan mümessek ve mu‘amber kahve ve çay ve bâdyân ve sa‘leb ve eşribe
ve leben-i
hâlis ve kışır ve pâlûde bir kahvede bişmez. Hakîr müddet-i ömrümde kahve nûş e …
Ve iğneciler kahvesi. Bu dahi kârgîr binâ bir kahve-i ra‘nâdır ki şeb [u] rûz a‘yân-ı kibâr bunda sohbet ederler. Fellâhîn ve huddâmîn bu kahveye duhûl edemez. Ve bunda tabh olunan mümessek ve mu‘amber kahve ve çay ve bâdyân ve sa‘leb ve eşribe ve leben-i hâlis ve kışır ve pâlûde bir kahvede bişmez. Hakîr müddet-i ömrümde kahve nûş etmemegile bunda çay ve süd nûş edüp ba‘zı erbab-ı ma‘ârif ile müşerref olurduk. Fıskıyye ve havz [u] şâzrevânları revân olup cânib-i selâsındaki gül [ü] gülistân içre murgân-ı andelîbânın hezâr hezârân nagamâtından ve selsebîllerin cereyânından rûha gıdâ hâsıl ederdik. Böyle bir râhat-ı cânbahş kahve-i sûzengârdır. Ve cenbinde esvâk-ı sûzengârlar olduğundan iğneciler kahvesi derler, ve's-selâm.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y247a ·
metinde göster ·
… r ü kebîri ve mahbûb u mahûbeleri hâs ve beyâz ekmeklerin ve mutabbak kâhkların
ve leben
ü kıştaların ve gûnâ-gûn hurmâ ve bıttîhların ve şa‘îr ü fûllerin şâhrâh üzre ç …
Ve bu bâlâda mezkûr olan kurâların sağîr ü kebîri ve mahbûb u mahûbeleri hâs ve beyâz ekmeklerin ve mutabbak kâhkların ve leben ü kıştaların ve gûnâ-gûn hurmâ ve bıttîhların ve şa‘îr ü fûllerin şâhrâh üzre çıkarup cümle huccâcı ganîmet ederler. Andan,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y306a ·
metinde göster ·
… ku'l-hanek ederek çay ve bâdyân ve kaşîr ve sa‘leb ve mahleb ve kahve ve şerbet
ve leben-i
hâlis nûş ederek her dükkân önünde ve ba‘zı hânede mutrıbân ve hânendegân ⟦Y 33 …
Ve cümle ehl-i hıref dükkânların pâk ü pâkîze döşeyüp herkes yârânları ile zevk [u] safâ ve dakku'l-hanek ederek çay ve bâdyân ve kaşîr ve sa‘leb ve mahleb ve kahve ve şerbet ve leben-i hâlis nûş ederek her dükkân önünde ve ba‘zı hânede mutrıbân ve hânendegân Y 331b ve gavâzî duhter-i pâkîze-ahterler savt-ı hazîn ile mevâl uzzâl kasâyidlere âgâze edüp rakkâslar raks ederek bir hây hûy bir kütürdü ve bir hengâme olurdu kim ta‘bîr olunmaz.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y331a–Y331b ·
metinde göster ·
… eler ile leb-ber-lebdir. Ve çay ve bâdyân ve kahve ve kışır ve sa‘leb ve mahleb
ve leben
ve bahârlı mümessek eşribeler bişüp fağfûrî ve hıtâyî fenâcînler ile bey‘ olunu …
Ve bu Mısır ve şâm bürkeleri mâbeyninde kırk aded kahvehâneler var kim her birinde ecnâs-ı mahlûkâtdan biner ikişer bin haşerât-ı Fellâhîn ile mâl-â-mâldir. Ammâ bu kahvehâneler kârgîr binâlar değildir. Cümle külbe-misâl ahşâbât ile mebnî olup hurmâ hasîrı ile pûşîdedir. Bunlardan mâ‘adâ şehr-i Mekke içre mükellef ü müzeyyen yetmiş aded kahvehâne-i ma‘mûreler vardır. Herbirinde kıssahân ve meddâhân ve şu‘arâ ve mutrıbân Y 356b ve hânendegân ve remmâsân bikir esmerü'l-levn menkûşeli kavâzî Habeşe câriyeler ile leb-ber-lebdir. Ve çay ve bâdyân ve kahve ve kışır ve sa‘leb ve mahleb ve leben ve bahârlı mümessek eşribeler bişüp fağfûrî ve hıtâyî fenâcînler ile bey‘ olunur. Kahvehâneleri mecma‘u'l-irfândır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y356a–Y356b ·
metinde göster ·
… ra mutantan ve mücevher kahveler ve çay [u] bâdyân ve sa‘leb ü mahleb ve bâlûde
ve leben-i
hâlis ve bahârlı eşribeleri taraf taraf gül-i Gülşenî fukarâları bezl ederler.
Ve ba‘zı fukarâlar fûtalar içre şeker ile mülebbes bâdâm ve leblebi ve Şâm fısdıkı ve mukaşşer Rûm fındıkı ve envâ‘ından nuküller ve mu‘amberîn ü mümessek eşribeleri rengâreng kâse-i fağfûr ile bezl ederler. Ardı sıra bir remmâ fukarâlar dahi cemî‘i hâzırûnlara mutantan ve mücevher kahveler ve çay [u] bâdyân ve sa‘leb ü mahleb ve bâlûde ve leben-i hâlis ve bahârlı eşribeleri taraf taraf gül-i Gülşenî fukarâları bezl ederler.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y221b ·
metinde göster ·
… ül-penbe-misâl beyâz Y 377b ekmeği ve böreği ve çöreği ve kâhiki ve mutabbakı
ve leben-i
hâlisi ve kışta kaymağı ve buğday firiki ve yağı ve balı ve hûrmâsı, limonu ve …
Evvelâ gül-penbe-misâl beyâz Y 377b ekmeği ve böreği ve çöreği ve kâhiki ve mutabbakı ve leben-i hâlisi ve kışta kaymağı ve buğday firiki ve yağı ve balı ve hûrmâsı, limonu ve turuncu ve kebbâtı ve âbdâr engûrü ve nârı ve şeftâlûsü lezîzdir. Husûsân cânım bir cânibi la‘lgûn nevbâve et şeftâlûsü ola, mürde cisme hayât-ı tarî verir. Ve beyâz incîrinin ahseni ve cerm bâbında a‘zamı ve şahm yüzünden en‘amı lezzeti bir diyârın tînine müşâbeheti yokdur. Lâkin gâyet ter ü tâze olduğundan bir sele incîri şehirden taşra götürseler lezzetinden çıkar, gâyet terdir, ve tabî‘atde serî‘u'l-hazm ve gâyet mukavvîdir. Ve dahi koyunu ve kuzusu senede üçer kerre hâsıl olur. Ve güvercini tavuk kadar semîn ü cesîm olur. Atları ve devesi ve balığı şöhre-i şehr olmuşdur.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y377a–Y377b ·
metinde göster ·
tenâvül edüp şükr-i Yezdân etdik. Atlarımız yine beyâz darı yediler, ammâ safâ …
Bunlar dahi göçer evli Urbândır. Cümle iki bin yarar nâmdâr ayyâr u tayyâr kavmdir kim tâ Habeş'e varınca sevâhile gidüp gelirler. şeyhleri Ebû Usayb'in haymesinde meks edüp lahm-ı cemel ve leben tenâvül edüp şükr-i Yezdân etdik. Atlarımız yine beyâz darı yediler, ammâ safâ etmediler. Bu Redesî kavmi ne Habeş paşasına ve ne İbrîm kâşifine aslâ itâ‘at etmez bir cebbâr kavmdir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y383b ·
metinde göster ·