[u] kalemim ve (---) kat cennetim ve on sekiz bin âlemim seyr eyleyüp cemâlim m …
"Yâ Resûlallâh Rabbin sana selâm etdi, Burak'a binüp ve bu cennet harîri şeddi kemerine kuşanup hicâbımdan mestûr olup benim arş [u] kürsüm ve levh [u] kalemim ve (---) kat cennetim ve on sekiz bin âlemim seyr eyleyüp cemâlim müşâhede etsün" deyü Cenâb-ı izzetden selâm getirüp Hazret'in mübârek kemerine bir şed kuşatdı kim peştemâl-misâl bir cennet harîri idi. Anıniçün cemî‘i ehl-i sanâyi‘ bellerine birer şed peştemâl kuşanırlar. Anıniçün mestûr olup her şebde mükemmel olur.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 147b ·
metinde göster ·
u Kalemi senin içün yaratdım.’ demişken bu fânî cihânda bir harman yeri kalmayu …
Hemândem Hasan u Hüseyin pederlerinin ayağına düşdüklerinde Hazret-i Alî eydür: "Ey oğullar, dedeniz Muhammedü'l-Mustafâ'ya Cenâb-ı Kibriyâ, habîbim ‘Arş [u] Kürsî ve Levh u Kalemi senin içün yaratdım.’ demişken bu fânî cihânda bir harman yeri kalmayup min muhabbetillahi Ta‘âlâ dest-i kudret ile o da şehîd oldu ve cemî‘i makbûl-i Hudâ olanlar huzûr-ı Hakk'a şehâdetle varırlar. Ben de eyle gitdim ve siz de eyle gidersiz. Benim kabrimden sakının su’âl etmen. Zamân ola kim kabrimi nûrumdan müşâhede edeler." deyü niçe bin kelimâtlar edüp yine deve ile tabutu Hazret-i Alî Urbân şeklinde götürüp çölde gâ’ib oldu. İmâm Hasan ve İmâm Hüseyin Kûfe'ye gelüp niçe zamân kendi umûrlarına mukayyed oldular.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IV 355a ·
metinde göster ·
… {ve Hâris'dir. Anınçün cümle Kerrûbiyân ve Hafaza ve Hamele ve Gâşiye ve Kürsî
ve Levh
u Kalem huddâmı melekler "E‘ûzü Billahi min şerri'l-vesvâsi'ş-şeytâni'r-racîm." …
Ammâ evc-i Illıyyîn'de ve Huld-i berîn'de ve Firdevs uçmağında ve Adn uçmağında ve Sidre uçmağında ve Ebrârda (---)(---)(---)(---)(---)(---) ve'l-hâsıl sekiz uçmak meleklerinin aralarında İblîs'in ismi Racîm'dir {ve Hâris'dir. Anınçün cümle Kerrûbiyân ve Hafaza ve Hamele ve Gâşiye ve Kürsî ve Levh u Kalem huddâmı melekler "E‘ûzü Billahi min şerri'l-vesvâsi'ş-şeytâni'r-racîm." derler}. Anınçün evvelki kat gök meleklerinin müvekkilleri İblîslerin biri biri üzre göğe çıkmak isteyen merdûd şeytânları âteş ile recm edüp her gice niçe bin yıldızlar semâdan yere düşer. Ammâ be-kavl-i mezheb-i hukemâ ol yıldızların ömürleri âhir olup zemîne düşer derler. Kavl-i za‘îf-i indîdir, kitâbî değildir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IV 394a ·
metinde göster ·
… ç fersah yerden sadâları istimâ‘ olunurmuş ve nehr-i Şatt üzre haşeb-i tavîlden
ve levha-i
arîzden kâmil üç bin aded cüsûrlar var imiş. Kırk aded yerde dahi kârgîr binâ i …
Yine şehr-i Medâyinli "Musul harâb ola!" deyü du‘â ederlermiş. Ve Şatt nehrinin yemîn [ü] yesârında imâristân [u] bostânları saky etmeğiçün yetmiş bin aded âsiyâb-ı mâları var imiş kim her biri Hamâ dollâbı gibi üç fersah yerden sadâları istimâ‘ olunurmuş ve nehr-i Şatt üzre haşeb-i tavîlden ve levha-i arîzden kâmil üç bin aded cüsûrlar var imiş. Kırk aded yerde dahi kârgîr binâ ile mebnî kantara-i azîmeler var imiş. Hâlâ Şatt'ın tulum kelek gemileri mezkûr püllerün Şatt içre pâyelerinden havf ederler.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IV 399a ·
metinde göster ·
… -i berîn ve ılliyyîn ve adn ve sidre-i müntehâ gösterüp bir tarafına arş u kürs
ve levh
[u] kalem dahi gösterüp gûnâ-gûn kasr-ı müzeyyenler içre ehl-i cennetin hûrî ve …
Hakkâ ki eyledir, zîrâ Musavvir ve Sannâ‘-ı Lem-yezel Hallâk-ı ezeldir kim cümle mevcûdâta harekât u sekenât ve cünbüş ü nazar ve hande ve bükâ veren oldur, ammâ murâd [u] merâm oldur kim bu deyr-i mezbûrun kubâb-ı nüh-tâk revâk-ı tâk-ı kisrâlarında olan Fireng pesend hurde nakş-ı sihr-âsârları bir diyârda görmedim. Hattâ üstâd-ı nakkaş arz-ı ma‘rifet içün bu deyr içre bir tarafa cennet-i me’vâ ve bir tarafa cehennem ve derkü'l-esfel çâh-ı gayyâ tasvîri edüp cennetde hûrî ve gılmân ve firdevs ve huld-i berîn ve ılliyyîn ve adn ve sidre-i müntehâ gösterüp bir tarafına arş u kürs ve levh [u] kalem dahi gösterüp gûnâ-gûn kasr-ı müzeyyenler içre ehl-i cennetin hûrî ve gılmân ehl-i ıyâlleriyle ayş [u] işretlerin tahrîr etmiş kim hemân gören âdem ol ân rûh teslîm edüp cennet-i me’vâya gideceği gelir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS V 106a ·
metinde göster ·
… ı üzre beyâz mermerdeki celî hat Kubûrîzâde hattı olup hakîr mermer üzre kazdım
ve levha
ve lâcüverd ile iki günde tamâm edüp yevm-i hamîsde bu hakîre fermân gelüp,
Ba‘dehu Hünkâr câmi‘ine cemî‘i üstâdlar üşüp sûre-i Bakara'da: Arapça nassı üzre mihrâb-ı Îsâ'yı velî edüp kıblegâh-ı müslimîn olan Mekke-i Mükerreme'ye doğru bir musanna‘ kârgîr binâ bir mihrâb-ı ra‘nâ edüp mihrâbı üzre beyâz mermerdeki celî hat Kubûrîzâde hattı olup hakîr mermer üzre kazdım ve levha ve lâcüverd ile iki günde tamâm edüp yevm-i hamîsde bu hakîre fermân gelüp,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 121a ·
metinde göster ·
… sündüs istebraklar ve refref nâm burâklar ve cemî‘i melâ’ikeler ve arş u kürsî
ve levh
u kalemler ile bir cennet göstermiş kim hakkâ Freng tasvîre geldikde Hind ü Ace …
Ammâ bu Nemse kralının taht-ı nâ-bahtı olan bu Beç içindeki İstifani kenîsesinde bu gûne cennet tasvîri var kim âdem gördükde rûh teslîm edüp âye[t] sûre-i (---)Arapça deyüp dâhil-i cinân olacağı gelir ve cennet-i Adn-i berîni ve cennet-i Firdevs'i ve cennet-i Illiyyîn'i ve cennet-i Sidre'yi ve cennet-i Me’vâ'yı ve cennet-i (---) bu cennetleri bir küşâde yerde kat-ender-kat kasr-ı İrem cinânlar ile ve gûnâ-gûn enhâr-ı azîmler ile ve havz-ı kevserler ile memlû bâğlar ve bâğçeler ve hûrî vü gılmânlar ile ve niçe bin gûne burâk ve sündüs istebraklar ve refref nâm burâklar ve cemî‘i melâ’ikeler ve arş u kürsî ve levh u kalemler ile bir cennet göstermiş kim hakkâ Freng tasvîre geldikde Hind ü Acem'e gâlibdir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VII 60b ·
metinde göster ·
… mi‘-i kadîm olup cümle kirişleri ve çatıları serâpâ 313b servi dırahtlarından
ve levhalarından
olup bu dahi kiremit ile mestûr bir câmi‘-i ma‘mûr[dur].
"Bu kal‘a henüz binâ olundu, bunda Sultân İbrâhîm câmi‘inin münâsebeti nedir?" deyü su’âl olunur. Sultân İbrâhîm Hân asrında bu kal‘anın niçe kerre feth [ü] teshîrine mübâşeret olunup fethi müyesser olmayup âhır-ı kâr yine fethine cidd [ü] ihtimâm [u] bezl-i himmet etmek içün Sultân İbrâhîm Hân bu Kandiye'ye havâle inâdiyye kal‘asın binâ edüp derûn-ı hisârda İbrâhîm Hân içün bir câmi‘-i azîm binâ olunup bu kal‘a feth oldukda inâdiyye kal‘ası ve İbrâhîm Hân câmi‘in cümle münhedim etmek iktizâ edüp Kandiye kal‘ası içre Sultân İbrâhîm câmi‘in binâ edüp cümle e’imme ve hutebâları ve sâ’ir mürtezika ve hüddâmları hidmetlerinde oldular. İşte bu câmi‘in sebeb-i binâsı eyle olmuşdur, ammâ musanna‘ ve müzeyyen câmi‘-i kadîm olup cümle kirişleri ve çatıları serâpâ 313b servi dırahtlarından ve levhalarından olup bu dahi kiremit ile mestûr bir câmi‘-i ma‘mûr[dur].
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VIII 313a–313b ·
metinde göster ·
Ve bu buhayrenin dahi etrâfında iki bin mikdârı kerpiçden
ve levhadan
ve külbe-i ahzândan evler vardır. Ve müte‘addid cevâmi‘ hân u hammâmı ve esvâk- …
Ve bu buhayrenin dahi etrâfında iki bin mikdârı kerpiçden ve levhadan ve külbe-i ahzândan evler vardır. Ve müte‘addid cevâmi‘ hân u hammâmı ve esvâk-ı muhtasarlar vardır. Ve haftada bir bâzâr-ı azîm cem‘iyyet-i kübrâ olur. Ve bâlâda tahrîr olunan gibi bâğ u bâğçe ve gülistânlı sarây-ı âlîler ve gayrilerdir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y88b ·
metinde göster ·
… sihr-i mübîn ve sihr-i i‘câz kalemdir kim bu kadar yüz yıldan berü henüz altun
ve levha
ve lâciverd silu'su nîlgûn-vâr şa‘şa‘a urur bir ibret-nümûn nakş-ı bûkalemûn ta …
Ve bu tâklar üzre nakş-ı bûkalemûn tavanlardır Q 117a kim Mânî Y 282a ve Bihzâd [ve] Erjenk kalem mûyin çekmede kemeri mûmiyân olurlar. Böyle bir sihr-i mübîn ve sihr-i i‘câz kalemdir kim bu kadar yüz yıldan berü henüz altun ve levha ve lâciverd silu'su nîlgûn-vâr şa‘şa‘a urur bir ibret-nümûn nakş-ı bûkalemûn tavandır. Ammâ muvâce[he]-i Resûl-i Mübîn önü üzre kârgîr binâ altı kubbe-i hurdedir. Ammâ bunların dahi içleri eyle nakş olunmuşdur kim gûyâ nigârhâne-i nakş-ı Çîn'dir. Bu kubâbların cânib-i erba‘asındaki câm-ı gülgûnlara şems-i âteştâb fer urdukça Hazret-i Risâlet-penâh'ın kubbesi içi nûrun âlâ-nûr olur.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y281b–Y282a ·
metinde göster ·
… . Ve mihrâbı tarz-ı kadîm binâdır. Ammâ minberi bir gûne Arabî hurde oyma haşeb
ve levha-i
müzehheb minberdir. Kapusu üzre yine tahtadan oyulmuş celî hat ile tahrîr oluna …
Ve câmi‘in kıble kapusundan taşra câmi‘den ba‘îd üç tabaka çâr-gûşe bir minâresi var, tula-binâdır, ammâ üstâd-ı bennâ aceb san‘at sarf edüp yed-i tûlâsın ayân edüp ızhâr-ı ma‘rifet etmişdir. Bu câmi‘in haremi ortasında bir nâbıka şeceri var, gâyet köhne dırahtdır, ammâ acâyib meyvedârdır. Ve mihrâbı tarz-ı kadîm binâdır. Ammâ minberi bir gûne Arabî hurde oyma haşeb ve levha-i müzehheb minberdir. Kapusu üzre yine tahtadan oyulmuş celî hat ile tahrîr olunan, târîh:
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y305b ·
metinde göster ·
, ammâ Fahrî oyması-misâl kitâbe ve rûmîler ve islimîler ve zülf-i çînler ve dal …
Ve minberi Arabî oyma haşeb ve levhadır, ammâ Fahrî oyması-misâl kitâbe ve rûmîler ve islimîler ve zülf-i çînler ve dalkırma oymalar var kim çeşm-i merdüm hîrelenir. Bu mertebede üstâd-ı kâmil var makdûrun sarf etmiş. Ba‘zı ressâmlar andan san‘at serîka ederler. İbret-nümâ minber-i peyemberdir. Ve bu minber kapusu üzre yine levha üzre oyma hatt ile bu târîh yazılmışdır:
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y306a ·
metinde göster ·