… ırıklar üzre yağ mûmları donadup ve alayları içinde 168a direk kadar münakkaş
ve mutallâ
bal mûmları yakup arabalar üzre niçe bin gûne yel mûmları ve fişek mûmları ve E …
Ammâ kârhâne-i şem‘-i asel-i sultânî birdir. Odunkapusu'nun iç yüzünde Kundakcılar içre azîm kârhânedir, ağası ve emîni ve yüz aded neferâtları var. Cümle selâtîn câmi‘lerine ve sultânlara ve Sarây-ı Atîk'e ve Sarây-ı Cedîd'e ve sarây-ı vüzerâ ve a‘yân-ı kibâra şem‘-i asel-i kâfûr-i ahsedî bu mîrî kârhânede hâsıl olur. Ammâ sâ’ir mûm yağı kârhânelerinin ehl-i hırefleri arabalar üzre dükkânların niçe bin deste münakkaş mûmlar ile zeyn edüp ve niçe münakkaş fânûslarda mûmlar yakup ve niçe sırıklar üzre yağ mûmları donadup ve alayları içinde 168a direk kadar münakkaş ve mutallâ bal mûmları yakup arabalar üzre niçe bin gûne yel mûmları ve fişek mûmları ve Ebû Alî mûmları yakarlar kim ba‘zı âdem kendüyi başsız görür ve ba‘zısı elsiz ayaksız görür ve ba‘zı mûmların şu‘lesinden niçe bin âdemler sarı ve kırmızı ve yeşil ve alaca yüzlü âdemler görünüp cümle temâşâcılara havf u haşyet hâsıl olup ba‘zı fişek mûmları yandıkca mûm içinde olan fişekler âmedâne top gibi çatlayup halka bir vehm târî olur. Zindânkapusu'ndan taşra,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 167b–168a ·
metinde göster ·
… uşup her dükkânda zî-kıymet kâseler ve fağfûrî tabaklar ve mertebânî-i Gavrîler
ve mutallâ
leğen ve ibrîk ve harîr peşkîrler ve koknusu ve gücügen cenâhından yelpâzeler i …
Bu esnâf-ı makbûl, cümlesi pâk libâslar ile ve pâk müsellah ve müretteb saf saf ubûr edüp arabalar ve tahtırevânlar üzre orta peşkinli beşer altışar tancere ta‘âmlı ocaklar binâ edüp her dükkânları zer [u] zîvere gark edüp pâk dilberân huddâmlar el kavuşup her dükkânda zî-kıymet kâseler ve fağfûrî tabaklar ve mertebânî-i Gavrîler ve mutallâ leğen ve ibrîk ve harîr peşkîrler ve koknusu ve gücügen cenâhından yelpâzeler ile huddâmlar âmâde durup âşbâzlar ellerinde kepçeler ile ta‘âm kotararak giderken ba‘zı ehl-i cû‘ ol izdihâmda dükkâna girince âşcılar çavuşu feryâd edüp eydir:
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 171a ·
metinde göster ·
Bunlar bu alayda şehremîni mâlıyla 200a Süleymâniyye minâresi kaddi balmûmunun rengâreng kâfûrîlerinden ve şamata varağı tellerinden evce ser-çekmiş servi-misâl münevver ve mutallâ nakıllar eyleyüp her birin yüzer ikişer yüzer tershâne karavana pâyzenleri çeküp vardiyanlar sağa ve sola çekin deyü silisre düdüklerin çalarak ubûr ederler ve niçe yüz hurde nakıllar ile alay gösterüp ubûr ederler.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 199b–200a ·
metinde göster ·
… musanna‘ küçük arabaları, keçilere ve eşeklere ve iri samson kelplere çekdirüp
ve mutallâ
ve musanna‘ yetmiş seksen çift koçu arabaları altışar ve sekiz[er] ve onar kına …
Ve Atbâzârı'nda Edirne arabası ve koçu arabaları yaparak niçe musanna‘ küçük arabaları, keçilere ve eşeklere ve iri samson kelplere çekdirüp ve mutallâ ve musanna‘ yetmiş seksen çift koçu arabaları altışar ve sekiz[er] ve onar kınalı küheylân donanmış atlara koşup arabaların çekdirerek ubûr ederler, temâşâdır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 205a ·
metinde göster ·
… Alî Paşa, zikri hayr olsun, raht u baht u bisâtıyla ve katîfe sırmalı eğeriyle
ve mutallâ
ve müzehheb rikâbıyla nehri ubûr etsin, deyü bir esb-i sabâ-sür‘at-ı sâfinatü'l …
Menzil-i sahil-i Kızılırmak: Cümle asâkir-i Varvar nehr-i azîmin kenarında meks edüp bu kadar deryâ-misâl asker bir günde suhûletle ubûr edüp bir âdem ve bir at ve bir hımâr gark olmayup esbâbları bile ıslanmadı. Ammâ üç ay mukaddem bizim paşa askeri ubûr etdükde olan musîbet ve gark-ı âb-ı mahlûk-ı Hudâ bir târîhde olmamışdır. Bu mahalde Alî Paşa, zikri hayr olsun, raht u baht u bisâtıyla ve katîfe sırmalı eğeriyle ve mutallâ ve müzehheb rikâbıyla nehri ubûr etsin, deyü bir esb-i sabâ-sür‘at-ı sâfinatü'l-ciyâd misillü küheyl at ihsân edüp kendüler ile nehri ubûr edüp,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS II 362a ·
metinde göster ·
Ve bu mevsûf olan mihmânsarây-ı azîmin câmi‘ kapusuna mukâbil demir kapusunun kemeri üzre beyâz mermerde Karahisârî Hasan Çelebisi hattıyla müzehheb ve mutallâ târîh budur (---)(---)(---)(---)
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS III 108a ·
metinde göster ·
… eymâniyye'de eyle mushaflar yokdur. Ve başı ve ayağı ucunda âdem kaddi müzehheb
ve mutallâ
şem‘dânlar vardır. Dahi etrâfında kat-ender-kat niçe yüz gûne şem‘dân ve çerâğd …
Bu âsitâne-i pür-envâra dâhil olup bizzât sultân hazretlerinin harem-i muhteremine Bismillah ile kadem basup mü’eddebâne "Es-selâmü aleyke yâ ebü'l-fukarâ!" deyüp ber-zânû olup Yâsîn-i şerîfi hasbeten-lillah kırâ’at edüp sevâbın rûh-ı Muhammed-i Buhârî'ye hîbe edüp derûn-ı âsitâneyi seyr [u] temâşâ etmeğe şurû‘ etdik. Kabr-i münevveresinin sebz-gûn sûf kaplı sütri etrâfında niçe hüsn-i hat kelâm-ı şerîfler rahleler üzre durur. Her biri birer pâdişâh-ı Cem-cenâbların hedâyâlarıdır kim İslâmbol'da Ayasofya ve Yenicâmi‘ ve Süleymâniyye'de eyle mushaflar yokdur. Ve başı ve ayağı ucunda âdem kaddi müzehheb ve mutallâ şem‘dânlar vardır. Dahi etrâfında kat-ender-kat niçe yüz gûne şem‘dân ve çerâğdân ve buhûrdân ve gülâbdân ve mermerler vardır. Ve ol kıbâb-ı pür-envâr içre gûnâ-gûn zî-kıymet ibret-nümûn âvîze-i maslûbâtlar var kim bir âsitâne-i ma‘mûr [u] âbâdânda misilleri yokdur. Ve kabr-i münevverenin cânib-i erba‘asında niçe bin hüsn-i hat kıt‘alar ile ârâste ve dervîşân-ı zî-şân pâlhengleriyle ve zerdeste ve keşkülleriyle pîrâste olmuş âsitânedir. Ve azîzün ser-i sa‘âdeti tarafında zamân-ı sa‘âdetlerinde isti‘mâl etdikleri tuğ ve tabl [u] alem ve nefîr ü zil ü kudûmler hâlâ âmâdedir. El-hâsıl bu âsitânenin medhinde lisân kâsırdır. Ve türbedâr Süleymân Dede ile müşerref olup dest-i şerîfiyle hakîrin dostâne mâ-i gülâb nisâr edüp râyiha-i tayyibe-i sultâna nâ’il olup türbedâr pîrin du‘â-i hayriyle şerefyâb olup behremend olduk.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS III 128b ·
metinde göster ·
… -ender-zere müstağrak olmuş bir mücevher zeyn ve murassa‘ ve zerrîn raht ve sîm
ve mutallâ
zeheb rikâbıyla ve murassa‘ gaddâre ve topuzıyla mezkûr kaytas-ı esb-i peymâyı …
Paşa, "Ne zahmet, hey Hânım?" deyüp altunları kabûl edüp Paşa dahi Hân'a bir siyâh kaytas nesl-i cilfidânü's-sâfinâtü'l-ciyâd at-ı sabâ-sür‘at ki gûyâ kaytas-ı sa‘âdetdir, zer-ender-zere müstağrak olmuş bir mücevher zeyn ve murassa‘ ve zerrîn raht ve sîm ve mutallâ zeheb rikâbıyla ve murassa‘ gaddâre ve topuzıyla mezkûr kaytas-ı esb-i peymâyı Hân altına Paşa çeküp bilâ-rikâb süvâr olmada ve Kalga ve Nûruddehr'e ve vezîr Sefer Gâzî Ağa'ya dahi birer mebrûm katîfe eğerli ve sîm ve zeheb mutallâ rahtlı atlar ve birer gümüş çullı yelkendez atlar keşîde kılınup süvâr oldular ve Kadıaskere ve şîrîn beği ve Sincivit ve Mansûrlu ve Arkanlı ve Dâyirli ve Mankıtlı ve Arslanlı ve Çobanlı ve Deveyli ve Nevrûzlı ve Oraklı ve şiydaklı ve Yaman Sadaklı ve Defterdâr İslâm Ağa ve Yalı ağası İslâm Ağa ve Sübhân Gâzî Ağa ve kapukulu a‘yânlarından atalıklara ve emildeşlere ve olanlara ve Karaçilere ve ot ağalarına ve Badrak mirzâlarına ve yurd atalarına ve sâ’ir iş erlerine ve'l-hâsıl bu zikr olunanlardan mâ‘adâ emirzâlara cümle iki yüz on bir neferâtlara on biri sırma eğerli ve sîm rahtlı ve mutallâ-yı zeheb rikâblı atlar idi. On birden mâ‘adâsı iki yüz aded gümüşî çullu atlar yelkendez esb-i tâzîler Hân askerine hedâyâ atlar verildi.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS V 51b ·
metinde göster ·
… i Ferâmurzları ve bellerinde kılıçları ve omuzlarında kalkanları cümle müzehheb
ve mutallâ
tuçdan idi. Ve ba‘zısı piyâde durup anları gören zî-rûh zann ederdi. Ve her bir …
Bu sûretlerin gûnâ-gûnu turfa ve acîbe timsâller idi kim her biri altun yaldızlı putlar idi kim her biri birer harâc-ı Rûm değerdi. Her birinde şeb çerâğ taş gözler ve yigirmişer kırat elmas tırnaklar ve birer tuçdan mebnî atlara süvâr olup ba‘zısının ellerinde yine tuçdan mücevher ve minâlı topuzlar ve salmalar ve 126b ve Sâm-süvâr-vâr gürz-i Ferâmurzları ve bellerinde kılıçları ve omuzlarında kalkanları cümle müzehheb ve mutallâ tuçdan idi. Ve ba‘zısı piyâde durup anları gören zî-rûh zann ederdi. Ve her birinin kadleri hâlâ benî Âdem kadlerinin iki kaddi kadar kadd-i kametleri var idi. Ve cümle atları dahi tuçdan dâbbetü'l-arz kadar musanna‘ timsâller idi.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS V 126a–126b ·
metinde göster ·
… şdur. Ve cümle maksûrelerinin dîvârları mînâkârî-misâl nakş-ı nigâr ile muhallâ
ve mutallâ
zücâclar ile muhallâ kılınmışdır.
Andan mâ‘adâ bu deyrin enderûn [u] bîrûnunda envâ‘-ı fusûs-ı mukavvem mahkûk-ı gûnâ-gûn ruhâm-ı ibret nümûn ma‘kûk ile ma‘kûd olunmuşdur. Ve cümle maksûrelerinin dîvârları mînâkârî-misâl nakş-ı nigâr ile muhallâ ve mutallâ zücâclar ile muhallâ kılınmışdır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 13b ·
metinde göster ·
… secdegâh-ı pâdişâhîyi görüp engüşt ber-dehen olup hayrân olur. Gerçi zî-kıymet
ve mutallâ
ve müzehheb değildir, ammâ bunda olan tasarruflar ve bunda olan tasannu‘-i şîrî …
Benî âdemin erbâb-ı ma‘ârifi bu secdegâh-ı pâdişâhîyi görüp engüşt ber-dehen olup hayrân olur. Gerçi zî-kıymet ve mutallâ ve müzehheb değildir, ammâ bunda olan tasarruflar ve bunda olan tasannu‘-i şîrînkârlıklar bir yerde yokdur. Üstâd mühendis var makdûrun sarf edüp yed-i tûlâsın ayân u beyân etmeğiçün mahfel-i münîfin kameriyye ve revzen ve dervezelerin eyle hurde nakş şebeke ve islimîler etmiş kim hâlâ zamânımız üstâdları ol mahfele mânend bir musallâ edüp bir tîşe ve bir erre urmağa kâdir değillerdir. Meğer Habîb-i Neccâr bir dahi Cercîs Nebî-vâr dünyâya gelüp böyle makâm-ı sultân yapmada âciz olmaya.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 95a ·
metinde göster ·
… r ve başkomsar ile kendü hınto arabalarından sekiz aded eşheb atlı bir mücevher
ve mutallâ
ve murassa‘ gümüş üzre mînâ kubbeli bir hınto araba göndermiş kim çeşm-i insân …
Paşa dahi kralın gönderdiği defter üzre cümle hedâyâları krala ve anasına ve başvezîre ve başpapasa ve başirşeke ve gayri vezîrleri makâmında olanlara ve ser-i kârda olan bî-dînlere cümle hedâyâları âmâde edüp ertesi sene (---) mâh-ı Zilka‘desinin (---)(---) bâzâr gün ale's-sabâh çâsâr ikinci vezîr ve başkomsar ile kendü hınto arabalarından sekiz aded eşheb atlı bir mücevher ve mutallâ ve murassa‘ gümüş üzre mînâ kubbeli bir hınto araba göndermiş kim çeşm-i insân gördükde hîrelenir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VII 64b ·
metinde göster ·
… döşe[li] sütûhdur. Ammâ bu kubbe-i mînânın içi sâfî altun sıvalıdır ve müzehheb
ve mutallâ
sırçalı taşdır. Ve nakş-ı zerkârı sâfî lâjiverd ve la‘lî ve sîlû ve bedahşânî b …
Ve bu su sarnıcı olan kıble soffası üstündeki nîm kubbe kârgîr binâdır. Câmi‘ içi gibi ağaç kirişler ile mebnî kubbe değildir, sâfî kârgîr binâ nîm kubbedir. Ammâ bunun dahi üstü kilimler cirmi kadar beyâz mermer döşe[li] sütûhdur. Ammâ bu kubbe-i mînânın içi sâfî altun sıvalıdır ve müzehheb ve mutallâ sırçalı taşdır. Ve nakş-ı zerkârı sâfî lâjiverd ve la‘lî ve sîlû ve bedahşânî boyalar ile münakkaşdır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VIII 252b ·
metinde göster ·
… â a‘yân-ı kibârı semmûr postîn elvân çukalı kürkler ve harîr hil‘at-i fâhireler
ve mutallâ
destârlar geyerler, ammâ vasatu'l-hâl olanlar londura çuka ve elv[â]n boğası ka …
Der-eşkâl-i câme-i merd-i meydân: Ekseriyyâ a‘yân-ı kibârı semmûr postîn elvân çukalı kürkler ve harîr hil‘at-i fâhireler ve mutallâ destârlar geyerler, ammâ vasatu'l-hâl olanlar londura çuka ve elv[â]n boğası kapamalar ve sâde destârlar ve kırmızı çakşırlar geyüp kâr ederler.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VIII 383a ·
metinde göster ·
… uflarındadır. Ve cümle maksûreleri ve kâ‘aları ve gayri imâretlerin kurşumların
ve mutallâ
alemlerin gözedüp bu bâğ-ı İremezâtı ta‘mîr ü termîm ile mukayyed olurlar. Ve m …
Ammâ bu mesîregâhlardan ziyâde vâcibü's-seyr Hünkâr bâğçesidir. Şehrin aşağı şimâl cânibinde sahrâ-yı lâlezârda vâki‘ olmuş cânib-i erba‘ası kal‘a gibi tuladan mebnî çâr-kûşe bir binâ-yı metîndir. Ve cânib-i garba nâzır bir tahta kapusu var. Dâ’iren-mâdâr cirmi üç bin üç yüz adımdır. Ve Âsitâne tarafından bostâncıbaşısı ve iki yüz sarı külâhlı bostâncıları vardır. Dâ’imâ bu bâğ-ı İremi tîmâr edüp anda olan selef mülûklerinin hâlîçe ve hevâyic ve altun ve gümüş makûlesi evânî ve sîm [ü] zer lüleleri ve fıskıyye ve kadehleri cümle anların kabza-i Y 37a tasarruflarındadır. Ve cümle maksûreleri ve kâ‘aları ve gayri imâretlerin kurşumların ve mutallâ alemlerin gözedüp bu bâğ-ı İremezâtı ta‘mîr ü termîm ile mukayyed olurlar. Ve mahsûlâtın ba‘de'l-masârıf Âsitâne'de terekecibaşıya irsâl ederler. Senevî yedi yük akçe mahsûlünden hâsıl olur. Neferâtlarının vazîfeleri cizyedendir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y36b–Y37a ·
metinde göster ·
… t atlas libâslar ve bir keşmîrî şâl kuşak ve bir saya kırmızı çakşır ve bir sîm
ve mutallâ
balıkdişi kabzalı hançer ve bir mercân kabzalı altın gılâflı bıçak ve bir mînâl …
Ale's-sabâh tahte'l-futûr gelüp tenâvülden sonra hazînedâr gelüp "Buyurun sizin çün hammâm hâzırdır" deyü hammâma gidüp dâhil olduk, ammâ ne hammâm. Eğer vasf etsek müsevvedâtımız bir tomar-ı tavîle olur. Hâsıl-ı merâm bir semen-sîmâ ve perî-tal‘at ve kamer-heyet mahbûb Freng pençe dellâk kîse sürüp safâ edüp pâk olduk. Andan câmekâna çıkup gördüm: Hazînedâr lepâçelerimizin yanında âmâde durur. Andan bir gûne don gömlek dahi getirüp cümle harîr çatmalı ve nakışlı gömleği eynimize geydirüp bir kat atlas libâslar ve bir keşmîrî şâl kuşak ve bir saya kırmızı çakşır ve bir sîm ve mutallâ balıkdişi kabzalı hançer ve bir mercân kabzalı altın gılâflı bıçak ve bir mînâlı sâ‘at ve bir mercân tesbîh ve bir köse destâr ve bir katîfe kavuk ve bir sammûr kafâsı zümürrüdî çuka ferrâce getirüp cümle bu libâs-ı fâhireleri geyüp Paşa hazretleri huzûruna varup dest-bûsa rızâ vermeyüp,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y54a ·
metinde göster ·
Ve kubbe-i nîlgûnun cümle der-i dîvârında müzehheb
ve mutallâ
mencûklar ki her biri bir elvân-ı gûnâ-gûn zî-kıymet hurde taşlar ile münakkaş …
Ve kubbe-i nîlgûnun cümle der-i dîvârında müzehheb ve mutallâ mencûklar ki her biri bir elvân-ı gûnâ-gûn zî-kıymet hurde taşlar ile münakkaş şükûfeler ve nahl-i tûbâlar sûretleri nakş olunmuşdur ki her bir sengi dîde-i tuyûra benzer hacerâtlar ile nakş-ı bûkalemûn olmuşdur.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y243a ·
metinde göster ·
"Bu dağ filândır, bu dere filândır" diyerek bir sâ‘at gidüp bir mürtefi‘ bel başıdır. Bu mahalle gelince kıble cânibine teveccüh etdükde Medîne-i münevverenin bâğ u bâğçeleri ve bizzât Hazret-i Risâlet-penâh'ın kubbe-i âlî-i münevveri eflâke ser-çekmiş nümâyân olup müzehheb ve mutallâ alem-i şerîfinin şa‘şa‘asından sahrâ-yı Medîne-i münevvere içre nûrun alâ-nûr leme‘ân urup çeşm-i insân hîrelenüp derhâl âşık-ı sâdık olan kubbe-i mehbat-ı nûr-ı Hudâ'yı görünce atından ve üştür esterinden piyâde olup du‘â:
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y276a ·
metinde göster ·
… cilfidân ihsân edüp katîfe mebrûm sırmalı zeyni ve müzehheb rikâbı ve sîm rahtı
ve mutallâ
gaddâresi ve mükellef sırımlı dikdiği ile mezkûr atı ihsân edüp günden güne irt …
Ve ol gün bir eşheb menkûşeli küheylân-ı sabâ-sür‘at ciyâd hussân at-ı cilfidân ihsân edüp katîfe mebrûm sırmalı zeyni ve müzehheb rikâbı ve sîm rahtı ve mutallâ gaddâresi ve mükellef sırımlı dikdiği ile mezkûr atı ihsân edüp günden güne irtifâ‘-ı kadir bulduk.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y387a ·
metinde göster ·
… âm-ı Y 376b Mîrimîrân Alî Beğ: Âb [u] havâsı ve binâsı ve peştemâlı ve fûtası
ve mutallâ
ve müzehheb tâsı ve gayrı levâzımâtdan olan eşyâsı pâk latîf rûşen-binâ ve dilk …
Hammâm-ı Y 376b Mîrimîrân Alî Beğ: Âb [u] havâsı ve binâsı ve peştemâlı ve fûtası ve mutallâ ve müzehheb tâsı ve gayrı levâzımâtdan olan eşyâsı pâk latîf rûşen-binâ ve dilküşâ hammâmdır. Ve ferşi sihr-i hilâl mertebesi serâpâ ruhâm ve kubbe-i sernigûnu gûn-â-gûn câm-ı morandır. Ve huddâmları bi'l-cümle gülçehre dilberândır. Herkese hizmetleri bir ândır. Lâkin herbir nigâhları gûyâ hançer-i tîğ-ı bürrândır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y376a–Y376b ·
metinde göster ·
… e hâkimi Özbek Beğ'den mukarrer bahâ bir kîse ve bir mebrûm sırmalı katîfe eğer
ve mutallâ
rahtlı ve sâyir bisâtiyle mükellef bir at ve bir sâde yelkendez at ve iki hecîn …
Bu şehirde on bir gün zevk [u] safâ ve ziyâret ü temâşâ edüp mukaddemâ Mısır'da İbrâhîm Paşa efendimizin fermâniyle Siyût'da gark olan geminin re’îsin Circe'de bulup dîvâna ihzâr edüp ahâlî-i vilâyet şehâdetiyle geminin gılâl-i mîrîyle gark olduğun mâ-vaka‘ı üzre paşaya arz edüp re’îsden ücret-i kadem kâmil beş yüz guruş aldık ve paşaya beş kîse aldık. Ve Circe hâkimi Özbek Beğ'den mukarrer bahâ bir kîse ve bir mebrûm sırmalı katîfe eğer ve mutallâ rahtlı ve sâyir bisâtiyle mükellef bir at ve bir sâde yelkendez at ve iki hecîn-i ciyâd ve bir semmûr kaplı yeşil çuka kürk ve huddâmlarımıza berrânî iki yüz guruş ihsân edüp yigirmi tüfeng-endâz refîkler verüp cümle a‘yân-ı vilâyet ile vedâlaşup paşa ağasından bir at ve yüz guruş ihsân alup,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y378a ·
metinde göster ·