… slâm bunları niçe kırdılar?" deyü âlem-i hayretde kalup "İlâhî! Kudret ü kuvvet
ve nusret
ü hikmet senindir. Tiz bu lâşe-i Ekrâdları ahâlî-i Bitlîs defn etsinler ve otak …
Ve ba‘de'l-ceng paşa hân meterisleri temâşâsına gidüp leş leşe çitilmiş görüp "Sübhânu'l-Hallâk! Böyle sarp sengistân yerde bizim asker-i İslâm bunları niçe kırdılar?" deyü âlem-i hayretde kalup "İlâhî! Kudret ü kuvvet ve nusret ü hikmet senindir. Tiz bu lâşe-i Ekrâdları ahâlî-i Bitlîs defn etsinler ve otak kurbünde yatan kelleleri ve na‘şe-i murdârları kaldırup bir çâha ilkâ etsinler ve bizim şehîdlerimizi dahi başka bir merkad-i ma‘lûm edüp cümle mecrûhları cerrâhlara versünler." deyü tenbîh [ü] te’kîd edüp yine serâperdesine gelüp müşâvere cem‘iyyeti olup kat-ender-kat âdem deryâsı oldukda, kapucular kethudâsı huzûr-ı paşaya gelüp eydür:
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IV 272b ·
metinde göster ·
inşâallâh bizimdir" deyü ceyş-i müslimîni cenge tergîb edüp kelle ve diri getir …
"Bire koma gâzîler Kerbelâ günüdür, fursat ve nusret inşâallâh bizimdir" deyü ceyş-i müslimîni cenge tergîb edüp kelle ve diri getirenlere ve yahşı iş gören iş erleri ve serverlerine bezl-i ihsân-ı firâvân ederdi.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 21a ·
metinde göster ·
… op gark olmasında meymenet yokdur, tâli‘-i menhûsdur. Allâhu a‘lem bu sene feth
ve nusret
yokdur" deyü söylenir. Hakkâ ki Arapça dır. Yine eyle bî-feth avdet olunup Ös …
"Bu top gark olmasında meymenet yokdur, tâli‘-i menhûsdur. Allâhu a‘lem bu sene feth ve nusret yokdur" deyü söylenir. Hakkâ ki Arapça dır. Yine eyle bî-feth avdet olunup Ösek'e gelirler.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 62a ·
metinde göster ·
senindir ve inâyet ve himâyet senindir. Habîbin Muhammed el-Mustafâ yüzü suyuna …
"İlâhî, kuvvet ve kudret ve nusret senindir ve inâyet ve himâyet senindir. Habîbin Muhammed el-Mustafâ yüzü suyuna olsun bu ümmet-i Muhammedi mansûr u muzaffer eyle" deyü tazarru‘ [u] nâlişler edüp el yüze sürdükde görseler kim alem-i Resûlullâh kâfir üzre (...) şakır şakır öter sancakdır gücile livâ-i Resûlullâh'ı zabt eder. Asker bu alem-i şerîfi görüp birbirlerine,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 65b ·
metinde göster ·
… vü kasabâtları ve bukâ‘larını gâret ü hasâret etmeğile küffâr üzre tamâm galebe
ve nusret
ve niçe bin küffârı esîr edüp niçe felâket ederek kal‘a-i Üstürgon altına hisâb …
Bu hâl üzre yedi ay kâmil savaş-ı perhâş ederken eyyâm-ı şitâ gelüp âhirü'l-emr guzât-ı müslimînde el ayak dutmadan ve hark u berf ü selc ü şiddet-i şitâdan bî-feth avdet edüp Budin'e geldikde Yeniçeri ağası olan Nakkâş Paşa-yı bî-ârın meterise girmeyüp yeniçerileri zabt etmedüğünü der-i devlete arz edüp Sadrıa‘zam Belgrad'a gelüp cemî‘i asâkir-i İslâm ile meştâ edüp evvelbahâr-ı rûz-ı nevrûz-ı Hârezmşâhî olunca Orta Macar nâmdarlarından Boçkay nâm bir benâm ban ibn ban iki kerre yüz bin asker ile Sadrıa‘zam Mehemmed Paşa'ya gelüp mutî‘ [u] münkâd olup yine evvelbahârda gazâ-yı Üstürgon'a sene 1014 târîhinde revâne olup kat‘-ı menâzil ederek yer götürmez leşker-i cündullâh ile sahrâ-yı Üstürgon'da meks edüp etrâf-ı Üstürgon'un yemîn ü yesârında olan kılâ‘lardan Tata ve Papa ve Yanık ve Senmartin ve Perespirim ve Val ve Cânbeğ nâm kal‘aları ve niçe kurâ vü kasabâtları ve bukâ‘larını gâret ü hasâret etmeğile küffâr üzre tamâm galebe ve nusret ve niçe bin küffârı esîr edüp niçe felâket ederek kal‘a-i Üstürgon altına hisâbın Hallak-ı âlem bilir ol kadar mâl-ı ganâ’imle gelirler kim bir esîr bir guruşa bey‘ olunup bir kâfir kal‘asından çıkup Üstürgon imdâdına gelmeğe iktidârları olmayup ba‘dehu Serdâr-ı Mu‘azzam kal‘a-i Üstürgon'u henüz muhâsara edüp tokuz koldan meterislere girüp cenge âmâde olduklarında hemân Serdâr-ı âkıbet-endîş Solak Ali Ağa nâmında bir ağa-yı zîşânı elçilik ile kal‘a kapudanına nâme ile gönderüp nâmesinde eyle tahrîr etmişler kim,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 92a ·
metinde göster ·
senindir. Bu taşıdığım Kur’ân-ı azîmin ve Furkân-ı mecîdin kâfire nasîb etme ve …
"İlâhî havl-i kuvvet ve kudret ve nusret senindir. Bu taşıdığım Kur’ân-ı azîmin ve Furkân-ı mecîdin kâfire nasîb etme ve Kelâm-ı kadîmin yüzü suyuna beni kâfire esîr etme ve bu varta-i kübrâdan murg-ı cânı kafes-i tenden uçurmadan maskıt-ı re’simize sâlimîn ü gânimîn vâsıl eyle" deyü derûn-ı dilden ve cân u gönülden yüz yigirmi dörd bin peygamberi şefî‘ dutup ve yetmiş yedi bin kibâr-ı kümmelînlerin rûhâniyyetlerinden istimdâd taleb edüp bu gûne derûnî teveccühler edüp bir çemenzâr-ı hâmûn-ı ibret-nümûnda serserî gezüp cân-ı cinden nâm u nişân yok, ammâ yine karşu ma‘reke meydânında câ-be-câ tüfeng sadâsı istimâ‘ olunur.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 125a ·
metinde göster ·
Hikmet-i Hudâ bir gün guzât-ı müslimînden on aded bahâdır yiğitler bir yere cem‘ olup "İnşâallâh fursat ve nusret bizimdir, (bizimdir)" deyü kal‘aya yürüyüş etmeğe muntazır dururlarken kal‘anın kapusu üstünden mel‘ûn kâfir bir balyemez top atınca hikmet, mezkûr on aded gâzîlerin cümlesine top güllesi isâbet edüp cümlenin sol ayakların kiminin topuğundan ve kiminin inciğinden götürüp altısı şehîd ve beşi gâzî vü sa‘îd oldular.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 184a ·
metinde göster ·
"Biz sizi kırmağa yedi gündür asker cem‘ edüp fursat gözedirdik. Meğer fursat
ve nusret
sizin imiş. Eyle olur bu zanca hâlidir, Allâh size de verir bize de verir, ammâ …
"Biz sizi kırmağa yedi gündür asker cem‘ edüp fursat gözedirdik. Meğer fursat ve nusret sizin imiş. Eyle olur bu zanca hâlidir, Allâh size de verir bize de verir, ammâ şimden gerü hemân Raba suyun karşu geçe görün ve Kanije'ye düşe görün. Yohsa mâlınızla ve başınızla ve cânınızla kurtulmazsız" deyü esîrlerimizin iş görmüşleri böyle haberler verdiler.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VII 5b ·
metinde göster ·
… Hızır-İlyâs ve Kâsım ve Avustos sultânlar bize imdâd etdiler. Şimdengerü devlet
ve nusret
ve izzet millet-i Mesîhiyye'nindir" deyü niçe bin gûne haçlı peykerlerin açup a …
"Bire fursat bizimdir, Îsâ ve Meryem Ana ve Havâriyyûnlar ve Sarı Saltık ve İsvet Nikola ve Hızır-İlyâs ve Kâsım ve Avustos sultânlar bize imdâd etdiler. Şimdengerü devlet ve nusret ve izzet millet-i Mesîhiyye'nindir" deyü niçe bin gûne haçlı peykerlerin açup askerleri bayrakları akîbince gürûh gürûh ve sürü sürü gelüp topları ve hınto arabaları çeküp erganon ve torompete ve luturyanî boruları ve nâkûs ve tablların çalarak ve ırlanda ır ırlayarak bilâ acele âheste âheste reviş ile sürü sürü domuz topu olup asâkir-i İslâmı ta‘kîb ederek aslâ askerin kafâlarından ayrılmayup tâ nehr-i Raba kenârına gelüp kat-ender-kat olup durdular.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VII 21b ·
metinde göster ·
… tasarrufuma verdin. İnâyet ü ihsân u in‘âm senindir ve havl [ü] kuvvet ü kudret
ve nusret
senindir" deyü secde-i şükr edüp "Hâzâ min fazlı Rabbî" lafzı verd-i zebânım ol …
"İlâhî bu abd-i âsî vü âciz ne hakîr ednâdan ednâdır ki bu kadar ihsân [u] in‘âm etdin ve bu iki dağ arasında iki dağ pâresi kadar kâfirleri kabza-i tasarrufuma verdin. İnâyet ü ihsân u in‘âm senindir ve havl [ü] kuvvet ü kudret ve nusret senindir" deyü secde-i şükr edüp "Hâzâ min fazlı Rabbî" lafzı verd-i zebânım oldu.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VII 25b ·
metinde göster ·
… ltı pâre Urus şaykalarıyla on gün on gece ceng-i sultânî edüp âhır-ı kâr fursat
ve nusret
Âl-i Osmân askerinin olup cümle kâfir gemilerin feth edüp esîrleri ve mâl-ı gan …
Bu dahi Salsal-i dâll kral binâsıdır. Ol asırda ismi Kulhanca imiş. Ba‘dehu Bâyezîd Hân asrında bunda Kazak küffârıyla Gedik Ahmed Paşa ceng-i azîm ile kanlar akarak feth olduğiyçün Adahon, ya‘nî Kan adası dediler. Ba‘de'l-feth kal‘asın münhedim etdiler, ammâ aceb yerinde ma‘mûr olacak kal‘adır. Hattâ sene 1048 târîhinde Sultân Murâd Hân-ı Râbi‘ Bağdâd-ı behişt-âbâdı döğerken Piyâle Kethudâ donanma-i hümâyûn ile bu Adahon boğazında seksen altı pâre Urus şaykalarıyla on gün on gece ceng-i sultânî edüp âhır-ı kâr fursat ve nusret Âl-i Osmân askerinin olup cümle kâfir gemilerin feth edüp esîrleri ve mâl-ı ganâ’imleriyle der-i devlete gelüp Bağdâd altında Murâd Hân'a arz olundu. Ammâ bu Adahon'da,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VII 146a ·
metinde göster ·