… ve helvâhâne ve matbahhâne ve habbâzhâne ve tîmârhâne ve cebehâne ve hasırhâne
ve odun
anbârı ve alef anbârı ve ıstabl-ı hâssa-i bîrûn ve ıstabl-ı hâssa-i enderûn ve …
İbtidâ bânîsi Hazret-i Süleymân ve sâniyen İskender-i Zülkarneyn'dir. Ammâ bu sarây-ı hoş-hevâyı Ebü'l-feth binâ etdükde mülûk-i seleflerin âsâr-ı azîmlerinden sonra yetmiş aded maksûre-i şâhâne ve müte‘addid dîvânhâne ve helvâhâne ve matbahhâne ve habbâzhâne ve tîmârhâne ve cebehâne ve hasırhâne ve odun anbârı ve alef anbârı ve ıstabl-ı hâssa-i bîrûn ve ıstabl-ı hâssa-i enderûn ve ıstabl-ı meydân-ı Vefâ âhûr-ı azîmler etdi kim gûyâ her biri ıstabl-ı Anterdir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 32a ·
metinde göster ·
… külâhların kec kılup omuzlarında birer mîşe odunları ile güzer edüp odun emîni
ve odun
çorbacısı ve İslâmbol ağası üçü at başı berâber ubûr ederler.
Bu anbâr acemîleri dahi külâhların kec kılup omuzlarında birer mîşe odunları ile güzer edüp odun emîni ve odun çorbacısı ve İslâmbol ağası üçü at başı berâber ubûr ederler.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 177b ·
metinde göster ·
… ar idi. Havar ol aşçının hâline kim at eğerleyüp at timar edüp çadır kurup boza
ve odun
pâreleye. Başka âteş-bâzları var idi. Ve ekseriyyâ aşbâzların elleri eldivanlı …
Bu mezkûr aşçıların mîrîden yigirmi aded sarrâcları aşbâzların atların eğerlerdi. Vay ol aşçının hâline kim at eğerliye. Hemân hâzır bulup süvâr olurlar. Ve beş aded mîrî seyisleri var idi. Ve cümle aşçılara on tengtar çadır ve on nefer çadır mihteri var idi. Havar ol aşçının hâline kim at eğerleyüp at timar edüp çadır kurup boza ve odun pâreleye. Başka âteş-bâzları var idi. Ve ekseriyyâ aşbâzların elleri eldivanlı idi. Tâ bu mertebe pâk gezerlerdi. Zîrâ nâ-pâk olsalar yüz deyenek yemek mukarrer idi. Ammâ yılda iki kerre yıllık bâz-gûnları serâpâ beyâz sâdelere müstağrak olurlardı. Iydiyyeleri serâpâ sâye çuka ve atlas-ı fâhire-i gûnâ-gûn idi. İç ağalarına ne vech üzre libâs verilirse cümle kırk aded aşbâza eyle libâs ihsân olunurdu. Zîrâ çoğu kendi memlûkları idi. Üç ayda bir ulûfeleri çıkup aşçıbaşıya yevmiyye birer guruş, halîfeye nîm guruş, hamurcubaşıya ve kebâbcıya ve yahniciye ve datlıcıya ve çorbacıbaşıya hâsıl-ı kelâm yedi üstâda birer rub‘ yevmiyye, mâ‘adâsına onar akçe yevmiyye, ama çenci başıda bir katar deve yükü kâseler ve fağfûrîler ve Mertebânîler olmağıla başka cerge sâhibi olup taşra kilârcıbaşı cergesiyle ve vekîl-harc ağa cergesiyle ve ekmekçibaşı cergesiyle ve matbah emîni cergesiyle ve çâşnigîrbaşı cergesiyle cümle karakollukcular ağaları ve aşçıbaşı cergesiyle ard kapu tarafında konup bu mezkûr ağaların aşçıbaşıdan mâ‘adâsının birer rub‘ yevmiyye ulûfeleri var idi. Ve cümleye üç ayda bir peştemâlları ve sabunları ve pâbuçları ve mestleri ve siyâh tomakları verilirdi. Ve her aşçı isti‘dâdına göre bir lezîz ve nev-peydâ bir ta‘âm getirse ana ihsân olunurdu. Ve dolmacı ve kıymacı ve köfte kebâbcıların balık ağından yapılmış sık çadırları var idi. Eti ol ağ çadır içinde koyup aslâ sinek giremezdi. Ve her ta‘âm çıkdıkca cümle Mertebânîler ile vekîl-harc ağa ve çâşnigîrbaşı ve aşçıbaşı ve başhalîfe ve kebâbcıbaşı ve hamurcubaşı ve çorbacıbaşı bunlar paşa huzûrunda pâk mülebbes ve muhteşem hançerleri ve çifte zencîrli bıçaklarıyla sofra başına hâzır olup dururlar. Bir ta‘âmı beğenmese anlara ıtâb ederdi. Ve her mansıba varsa ibtidâ atdan nüzûl etdiği gibi dîvânı savup sarâyın hammâmın ve hazîne ve kilârı ve iç ağaları hücrelerin seyr [ü] temâşâ edüp herkesi yerli yerince yerleşdirüp andan piyâdece matbaha girüp görürdü. Eğer müsellemin matbahı imâr etdüğün beğenmediyse ol matbaha neccâr ve bennâlar üşürüp eyle ma‘mûr u müzeyyen beyâz kıbâblar ve her üstâda birer dezgâh yerleri edüp gûyâ matbah-ı Keykâvûs ve matbah-ı Ba‘lbek-i Süleymân ederdi. Cümle der-i dîvârları ve bacaları ve kırk elli aded ocakları beyâz kireç ile sığayup dürr-i beyz-âsâ etdirirdi. Ve iki üç günde bir ale'l-gafle matbahı basup gayrı âdem görse bir aşbazın esbâb [u] eskalin ve tırnakların 337b ve sâ’ir âlât-ı bisâtı ve matbahı nâ-pâk görse ve birinin camedânında kirli esbâb görse vây aşçıbaşının haline! Vây eli, kolu ve tırnakları kirli aşçının hâli ve ahvâline kim iki yüz kızılcık deyeneği hoşâbın, aşçıların tabanında pişirüp içirmek mukarrerdir. Camedânında ve eyninde pâk u pâkize esbâbların görse ihsân u in‘âmlar edüp ulûfesine terakkîler ederdi. Âlem-i sabâvetden berü hilkati böyle pâk olmağıla şöhre-i şehr olmış idi. Cümle iç ağavâtları ve dış ağavâtları dolu cümle böyle pâk ü pâkize ağavâtlardır. Ve rûz-merre sefer ve hazarda ale's-sabâh tahte'l-kahve yigirmi fağfûrî mümessek ve sükkerî ta‘âmlar gelüp râyiha-i tayyibesinden âdemin demâğı mu‘attar olurdu. Ve yine ale's-seher yedi yire dahi onar fağfûrî kahvealtı ta‘âm çekilirdi. Ve hazînedâr ve silâhdâr ve çukadâr ve nişâncı ve mühürdâra ve'l-hâsıl yedi iç ağaları mertebe sâhiblerine beşer sahan kahvealtı ta‘âm çıkup anlar ile cümle iç ağaları tahte'l-kahve futûr ederlerdi. İmâm efendiye ve bu hakîr Evliyâ'ya ve iç mehterbaşıya ve çalıcı mehterbaşıya ve kapucular bölükbaşısına dahi tahte'l-kahve giderdi. Ammâ masrûfları çok idi. Ve herkese keremkârlık ederdi. Dâ’imâ mu‘tâdları al ve kırmızı ve yeşil libâs-ı fâhirelere mâ’il idi.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS II 337a–337b ·
metinde göster ·
… r u izdihâm bâzârdır ve dabbâhlar bâzârı pâkdir, Ahi Evran pîrleriyle ma‘mûrdur
ve Odun
bâzârı kal‘a kapusu önünde olmağıla Odunpâzârı kapusu derler ve Atpâzârı kapusu …
Andan iç kal‘a önüne varılır ve sol tarafı Mevlevîhâne bâğçesi kapusudur ve Uzun çârsû'su gâyet müzeyyendir. Tâ Uzun çârsû başında nihâyet bulur ve serrâchâne ile haffâfhâne bâzârı rûşen ve ma‘mûr u izdihâm bâzârdır ve dabbâhlar bâzârı pâkdir, Ahi Evran pîrleriyle ma‘mûrdur ve Odun bâzârı kal‘a kapusu önünde olmağıla Odunpâzârı kapusu derler ve Atpâzârı kapusu Paşa sarâyı kurbundadır ve Koyunbâzârı
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS III 65a ·
metinde göster ·
… iber ve unumuz ve buğdayımız ve sâ’ir zahâ’irlerimizden mâ‘adâ atlarımıza saman
ve odun
ve arpa getirmeği der-uhde edüp hakîre bir at ve bir seyishâne pîşkeş verüp yin …
Bu şehr-i Pojagacığı tamâm seyr [ü] temâşâ edüp mahkeme-i şer‘a varup kışla emirlerimizi kadı efendiye kırâ’at etdirüp sicill-i şer‘-i Resûl-i mübîne emr-i şerîfimiz kayd olunup a‘yân-ı vilâyet kışla köyümüzün zahîre bahâsıyçün ve ücret-i kadem-i şer‘îmiz içün hakîre üç yüz aded Sivilye guruş ve on aded hüddâmlarıma yigirmişer guruş verüp her ay başında onar araba pirincimiz ve bal ve yağ ve şem‘-i aselimiz ve darçın ve biber ve unumuz ve buğdayımız ve sâ’ir zahâ’irlerimizden mâ‘adâ atlarımıza saman ve odun ve arpa getirmeği der-uhde edüp hakîre bir at ve bir seyishâne pîşkeş verüp yine atları ehl-i kurâya emânet verüp ba‘dehu cümle ehl-i beled ile ve a‘yân-ı Pojagacık ile vedâlaşup kışla köyümüzden yarar kulağızlar alup gayri yollar ile sayd [u] şikâr ederek ve niçe kılâ‘ u kasabâtları temâşâ ederek,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI mük. 137b ·
metinde göster ·
… u kâfiri urun" deyince hemân garîb aşçı ve sâyis ve at oğlanları odun baltaları
ve odun
yarmaları ve ucu yanmış matbahdan çıkmış köseği odunlar ile ve herkes ne silâha …
"Bire gâzîler şu kâfiri urun" deyince hemân garîb aşçı ve sâyis ve at oğlanları odun baltaları ve odun yarmaları ve ucu yanmış matbahdan çıkmış köseği odunlar ile ve herkes ne silâha kâdir ise küffâra bir kılıç ve bir odun yarması urmağa başlayınca şikâra mâlik olup çadırları zabt eden küffâr bu hâl-i pür-melâli görüp çadırları ve mâl-ı ganâ’imleri bırağup firâr ederken hemân bi-avn-i Kirdigâr asâkir-i İslâm içinden,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VII 39b ·
metinde göster ·
… içinden cereyân ederek kal‘a-i Pancova'yı ubûr edüp nehr-i Tuna'ya mahlût olur
ve odun(
?) cisrinden 7 sâ‘atde sahrâ ile cânib-i kıbleye gidüp,
Evvelâ Tımışvar'dan refîkler ile bir sâ‘atde odun(?) cisrin ubûr edüp bir azîm haşeb cisr-i kavîdir kim altı gözdür. Altından cereyân eden nehr-i Tımış diyâr-ı Erdel'den tulû‘ edüp Şebeş ve Logoş kal‘alarının handakları içinden cereyân eden uyûn-ı câriyeler bu nehr-i Tımış'a mahlût olup bir fırkası kal‘a-i Tımışvar handakı içinden cereyân ederek kal‘a-i Pancova'yı ubûr edüp nehr-i Tuna'ya mahlût olur ve odun(?) cisrinden 7 sâ‘atde sahrâ ile cânib-i kıbleye gidüp,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VII 92b ·
metinde göster ·
… maşrık tarafı ve poyraz tarafı deryâ fırtınasından cem‘ bir gölün burnundadır.
Ve Odun
kapusundan taşra çıkup deryâ ile halîc ortasında üç sâ‘atlik yer karadır. Gölün …
Der-vasf-ı şehrengîz-i tetimme-i külliyât-ı şehr-i Gözlev: Evvelâ bu kal‘a sâ’ir kılâ‘lar gibi ikişer üçer kat dîvârlı değildir, ancak yalın kat dîvârdır. Ammâ kırk arşın enli âlî ve dörder arşın enli dîvârlı ve hendese üzre dizilmiş dendân-ı bedenli ve her bedende mazgal delikli kal‘adır kim bir buruna vâki‘ olup kıble cânibi ve maşrık tarafı ve poyraz tarafı deryâ fırtınasından cem‘ bir gölün burnundadır. Ve Odun kapusundan taşra çıkup deryâ ile halîc ortasında üç sâ‘atlik yer karadır. Gölünde gûnâ-gûn mâhîleri çıkar başka emînlikdir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VII 119a ·
metinde göster ·
… bbe-i âlî içinde Şeyh Ahmed ve Şeyh Muhammed hazretleri erbâb-ı soffadandırlar.
Ve Odun
bâzârında Şühedâ Sultân ve Cânpûlâdzâde hammâmı civârında Şehîd Cemâlî Sultân v …
Ve bu şühedâlar kurbunda Hacı Hilâl mescidi dibinde bir kubbe-i âlî içinde Şeyh Ahmed ve Şeyh Muhammed hazretleri erbâb-ı soffadandırlar. Ve Odun bâzârında Şühedâ Sultân ve Cânpûlâdzâde hammâmı civârında Şehîd Cemâlî Sultân ve Akcurun Y 167a tedribesi kurbunda Şeyh Ivaz Sultân.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y166b–Y167a ·
metinde göster ·
… den ulûfesi vardır. Âyende vü revende gemilerden birer guruş temkîn akçesi alır
ve odun
gemilerinden onar kantâr hatab alır ve niçe gûne işlere karışır, arz sâhibi ağa …
Ve bir hâkim dahi Mısır paşası tarafından bir mükellef ağa gümrük üzre havâle hâkimdir. Yevmiyye onar guruş gümrükden ulûfesi vardır. Âyende vü revende gemilerden birer guruş temkîn akçesi alır ve odun gemilerinden onar kantâr hatab alır ve niçe gûne işlere karışır, arz sâhibi ağadır. Ekseriyyâ gümrüğü Mısır beğlerinden yüz ellişer kîse iltizâm ile alup yılda iki yüz ve iki yüz elli kîse hâsıl eder. Zîrâ her senede cebr-i noksân beş yüz pâre gemi gelür.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y345a ·
metinde göster ·