… n çalarak ve alem-i hâfîlerin açarak azharun mine'ş-şems deryâ üzerinden piyâde
ve post-nişîn
ubûr etdüğin kal‘adan küffâr-ı dûzah-karâr görünce ru‘b u bîmden akılları çâk o …
Ve bu Cübbe Alî hazretleri Okmeydânı'ndan enen gemilere süvâr olmayup hemân Tershâne bâğçesi önünde üç yüz Zeyneddîn Hâfî fukarâları ile deryâ üzre postların döşeyüp tevhîd-i erreye meşgûl olup def [ü] kudümlerin çalarak ve alem-i hâfîlerin açarak azharun mine'ş-şems deryâ üzerinden piyâde ve post-nişîn ubûr etdüğin kal‘adan küffâr-ı dûzah-karâr görünce ru‘b u bîmden akılları çâk olup Cübbe Alî hazretleri postların deryâdan alup Cibâlikapusu'ndan sarıldılar. Ba‘de'l-feth keşf-i kerâmet etdüğiyçün kendüleri şehîd olup Gül Câmi‘ sâhasında defn olunup cümle fukarâları ol âsitânede münzevî oldular.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 26b ·
metinde göster ·
… üç sancakdır: Oltı ve Harbus [Hırtos] ve Ardanıç ve Hacrek ve Ardahan-ı Büzürg
ve Posthu
ve Mahçıl ve Açara Penbek. Bunlardan gayrı dörd sancağı yurdluk ve ocaklık ve m …
Ve on üç sancakdır: Oltı ve Harbus [Hırtos] ve Ardanıç ve Hacrek ve Ardahan-ı Büzürg ve Posthu ve Mahçıl ve Açara Penbek. Bunlardan gayrı dörd sancağı yurdluk ve ocaklık ve mülkiyyet tarîkiyle tasarruf olunur: Pürtekrek ve Livâne ve Nısf-ı Livân ve Şavşad. Ammâ Sultân Mehemmed-i Râbi‘ asrında be-dest-i Kara Murtazâ Paşa kal‘a-i Kütatis
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 52a ·
metinde göster ·
… , neferât 1004, bunlar dörd mevleviyyet yerde dikilmiş pabuc ve çizme ve paşmak
ve postal
ve yemenî ve fillar-ı Çerkezî ve elvân elvân pabuclar ve tomaklar ve içedikler …
Dükkân 1000, neferât 1004, bunlar dörd mevleviyyet yerde dikilmiş pabuc ve çizme ve paşmak ve postal ve yemenî ve fillar-ı Çerkezî ve elvân elvân pabuclar ve tomaklar ve içedikler ve terlikler fürûht eder pâk ü pâkîze kavvâflardır. Bunlar seyishâneler üzre dükkânların zeyn edüp dellâlları tablalar içre kütâne ve zergerdân ve zenâne ve lorta pabuclar ile tablaları zeyn edüp,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 195b ·
metinde göster ·
… kim zikr olunur: Evvelâ livâ-yı Oltı ve Hırtiz ve Ardanıç ve Hacrek ve Ardahân
ve Posthû
ve Mahçil ve Açarpenk ve Ahıçka, paşa tahtıdır ve dörd sancağı dahi yurdluk ve …
Sancakları bunlardır kim zikr olunur: Evvelâ livâ-yı Oltı ve Hırtiz ve Ardanıç ve Hacrek ve Ardahân ve Posthû ve Mahçil ve Açarpenk ve Ahıçka, paşa tahtıdır ve dörd sancağı dahi yurdluk ve ocaklık ve mülkiyet üzre tasarruf ederler, ve sancağ-ı Pürtekrek ve Livâne ve nısf-ı Livâne ve Şavşad (---)(---)(---)(---)(---)
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS II 321a ·
metinde göster ·
… olu ve Cevâhir kolu ve Nazlı kolu ve Garibânî kolu ve Akîde kolu ve Zümrüd kolu
ve Postâlcı
kolu ve Potakoğlu kolu ve Haşota kolu ve Semmûrkaş kolu nâmân kol kol mezkûr çe …
deyüp ol ân paşaya varup Kâğızhâne'ye gitmeğe izn alup kırk altun masrûf ve iki koyun ve gayri me’kûlât [u] meşrûbât-ı bî-kıyâs alup hakîrin yâr-ı gâr-ı münâsiblerinden beş altı ağa ile haymelerimiz alup Kâğızhâne nehrinin sâhilinde dıraht-ı çınar sâyesinde meks edüp gice ve gündüz sohbet-i hâssa başlayup gûyâ her şeb [u] rûz Hüseyin-i Baykara zevki ederdik. Mâh-ı Recebü'l-müreccebin gurresinden tâ şehr-i Ramazânu'l-mübârekin hilâli nümâyân olunca kâmil iki ay bu sahrâ-yı çemenzâr [u] lâlezâr-ı Kâğızhâne'de eyle îyş u ışretler olmuşdur kim diller ile ta‘bîr ü kalemler ile tahrîr olunmaz. İslâmbol'un cemî‘i a‘yân [u] eşrâfları ve mîrâsyedi hoppa çelebileri bu Kâğızhâne fezâsında üç bin mikdârı münakkaş hayme vü hargâhlar ve çerge ü sahâbe ve nâmûsiyyeler ile vâdî-i hâmûnu zeyn edüp her şeb cümle hayemâtları niçe kerre yüz bin kanâdiller ile ve şem‘-i asel ve şem‘-i rîch ve meşâ‘il ü fânûs-ı me’nûs-ı ahterân ile çerâğân ederlerdi. Ve her serâperde-i a‘yânda her şeb hânende ü sâzende ü mutrıbân ve Ahmed kolu ve Cevâhir kolu ve Nazlı kolu ve Garibânî kolu ve Akîde kolu ve Zümrüd kolu ve Postâlcı kolu ve Potakoğlu kolu ve Haşota kolu ve Semmûrkaş kolu nâmân kol kol mezkûr çengiler çeng u rebâb ve santur ve tanbûr ve ud ve çertây ve kânûnları üzre her şeb gânâgûn fasl-ı Fâryâbî edüp tâ sabâha dek bir hây hu olurdu kim gûyâ Deccâl hurûc etmişdür.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS III 172b ·
metinde göster ·
… be içinde medfûn olup etrâfında cihâz-ı fakrdan çerâğ ve alem ve def ü kudûmler
ve post
ve hırka ve seccâdeler ile müzeyyen bir kubbe-i pür-envârdır. Dahi etrâfı gül [ …
İki tekyesi var. Biri şehrin garbında tekye-i (---)(---) âsitâne-i Bektaşiyândır. Sultân-ı fakr bir küçük kubbe içinde medfûn olup etrâfında cihâz-ı fakrdan çerâğ ve alem ve def ü kudûmler ve post ve hırka ve seccâdeler ile müzeyyen bir kubbe-i pür-envârdır. Dahi etrâfı gül [ü] gülistân ve bâğ u bostân bir murgzâr-ı cân hezâr bir tekye-i Âl-i Abâdır. Beş on dâne pây-bürehne ve ser-bürehne âşıkânları var.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS V 174b ·
metinde göster ·
… fet ve bistiyar ve kamarans ve kopar ve pustenik ve armaş ve porkalab ve vornik
ve postelik
ve behranik ve ısbatar ve komsin ve zihnigar ve uşar nâmân mertebe sâhibi ve iş …
Cümle yigirmi yedi bin aded güzîde Boğdan kefereleri pür-silâh olup çatal atlarıyla ve cümle çuka kontuşları ve başlarında kalpaklarıyla gürûh gürûh ubûr edüp ardları sıra cümle yetmiş aded hatmanları ve kapdan ve vamoş ve logofet ve bistiyar ve kamarans ve kopar ve pustenik ve armaş ve porkalab ve vornik ve postelik ve behranik ve ısbatar ve komsin ve zihnigar ve uşar nâmân mertebe sâhibi ve iş sâhibleri ve vilâyet zâbitleri pâk mülebbes ve mükemmel ü mükellef ubûr edüp {"Bu keferelerin sancaklarında ricâlü'l-gayb sûretidir" deyü ve "Hazret-i Âdem'le cennetden çıkan ve çift süren sığırdır" deyü cümle sancaklarında öküz başı tasvîri taşırlar}.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 112b ·
metinde göster ·
kaplı semmûr kürkler ve egninde(?) birer Kelâm-ı İzzet ihsân eder, zîrâ ilm-i t …
Ve her çend gazâdan gelse Mehemmed Geray Hân hazretleri efendimiz bunlara gâyet i‘zâz [u] ikrâm zer-ender-zer hil‘at-i fâhireler ve postîn kaplı semmûr kürkler ve egninde(?) birer Kelâm-ı İzzet ihsân eder, zîrâ ilm-i tecvîdde İbn Kesîr ve Seb‘a kırâ’atların tekmîl-i mâdde etmişdir kim ilm-i mehârîc-i hurûfda lâ-nazîr kabîlesindendir. Ve dahi şeb [ü] rûz Hân hazretleriyle hem-enîs ü hem-celîs olup sohbet-i hâs edüp mübâhase-i ilm-i şer‘iyye ve niçe gûne ulûm görürler.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VII 129a ·
metinde göster ·
… ası yeşil çuka örtülüdür. Ve cânib-i erba‘asında gûnâ-gûn musanna‘ çerâğ u alem
ve post
ve seccâdeler ile döşelidir. Ve âsitâne-i Bektaşiyân âsitânıdır. Ve kapusu üzre …
Evvelâ Kadırga limanının yıldız tarafı ucunda bir kumsal burunda bâğ-ı İrem-misâl bir gül-i gülistân ve sünbül ü destân içinde bir kubbe-i pür-envâr içinde fâtih-i Cezâyir Murâd Re’îs medfûndur. Cemî‘i deryâ gâzîlerinin serçeşmesidir. Her tarafdan âsitânesine nüzûrât gelür. Merkadi üzre serinde turna telleri ile müzeyyendir ve sandûkası yeşil çuka örtülüdür. Ve cânib-i erba‘asında gûnâ-gûn musanna‘ çerâğ u alem ve post ve seccâdeler ile döşelidir. Ve âsitâne-i Bektaşiyân âsitânıdır. Ve kapusu üzre çâr-kûşe beyâz mermerde böyle tahrîr olunmuşdur. Târîh:
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y121a ·
metinde göster ·
… âhümme âfinâ, ol şehirlerde âdemi hımâr ve kelb edüp ulur ve anırır, ve küpleri
ve postları
ve tekneleri havâya perrân Y 394a uçururlar.
Ammâ sehere avretleri meşhûre-i cihânelerdir. Niçe Rûm garîblerin sihr ile kayd-bend etmişler. Ammâ sehhâreleri İbrîm kadar ve Azrak Câdû şehri Der kadar değildir. Allâhümme âfinâ, ol şehirlerde âdemi hımâr ve kelb edüp ulur ve anırır, ve küpleri ve postları ve tekneleri havâya perrân Y 394a uçururlar.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y393b–Y394a ·
metinde göster ·
… kusan on kırba suyu alup kabz edüp mukaddemâ boğazlanan devenin üstühânlarından
ve postundan
ve muzahrefâtından bakâyâyı cümle necisiyle bile tenâvül edüp beş kırba suyu be …
"Su âteş kusana gerekdir" deyü ricâ etdiler. Melik dahi eyle hükmetdi. Ve âteş kusan on kırba suyu alup kabz edüp mukaddemâ boğazlanan devenin üstühânlarından ve postundan ve muzahrefâtından bakâyâyı cümle necisiyle bile tenâvül edüp beş kırba suyu beklemeden [yenilmeden?] bilâ-cür‘a nûş etdi. Et kusan pehlivân-ı evvel feryâd edüp,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y421a ·
metinde göster ·
… ös-i Sıfâhân kadar ve gûşları sofra-i rindân kadar ve başı hum-ı Husrevân kadar
ve postu
ferş-i garîbân kadar ve ağzı dehân-ı külhân kadar ve gözleri çeşm-i gazâlân kad …
Ammâ biri gâyet mehîb ü kebîr koca fîl idi. Öbür fîller gibi cünbüş hareket etmezdi. Ve birkaç kerre askere yakın gelüp gûyâ arz-ı cemâl ederdi. Gâyet müdrik hayvândır. Her pâyleri mîl minâre kadar ve dendânları amûd-ı bordinar kadar ve hortumu gûyâ dûd-ı kehkeşân kadar ve şikemi kös-i Sıfâhân kadar ve gûşları sofra-i rindân kadar ve başı hum-ı Husrevân kadar ve postu ferş-i garîbân kadar ve ağzı dehân-ı külhân kadar ve gözleri çeşm-i gazâlân kadar ve kuyruğu asâ-yı pîrân kadar ve gönü [götü?!] gâr-ı yetîmân kadar var idi. Bunlara aslâ bir ferd dest-dırâzlık etmeyüp bizimle berâber giderlerdi. Sekizinci sâ‘atde,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y433b ·
metinde göster ·
… n günde dağlarda yatup fîl ü gergerdân ve bebr ü peleng katl edüp fîlin dişleri
ve postun
ve gergerdânın boynuzun ve hotas içün kuyruğun götürüp ticâret ederler. Acâyib …
Ve ba‘zı levendât makûlesi kırk elli pür-silâh nâmdâr fellâh yiğitler bir yere cem‘ olup beş on günde dağlarda yatup fîl ü gergerdân ve bebr ü peleng katl edüp fîlin dişleri ve postun ve gergerdânın boynuzun ve hotas içün kuyruğun götürüp ticâret ederler. Acâyib vilâyet-i şikârgâhdır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y440b ·
metinde göster ·