… e kal‘a-i Sadırbaz, ya‘nî Besne ve kal‘a-i Mar‘aş'a varınca cümle on dörd kal‘a
ve rabtalar
ve kurâ ve şehr-i imârlar ile anların evsâfı cümle bin elli dokuz târîhinde bâl …
Bu Erganî'den cânib-i şarka bir menzilde Sazlık yoluyla kal‘a-i Çermik ve kasaba-i Abdîher ve kal‘a-i sancak-ı Siverek ve kal‘a-i Rehbi ve kal‘a-i Müsin Ruha ve kasaba-i Karakayık ve şehr-i Gerger ve Çüngüş ve kal‘a-i Sofraz ve kasaba-i Sur ve kasaba-i Kahta ve kal‘a-i Hasan Mansûr ve kal‘a-i Sadırbaz, ya‘nî Besne ve kal‘a-i Mar‘aş'a varınca cümle on dörd kal‘a ve rabtalar ve kurâ ve şehr-i imârlar ile anların evsâfı cümle bin elli dokuz târîhinde bâlâda mastûr olmuşdur.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IV 198a ·
metinde göster ·
… âfâk olan kal‘a-i hısn-ı hasîn ve sedd-i metîn ve hisâr-ı kadîm ü bender-i azîm
ve rabât-ı
müzeyyen ü şehr-i Medâyin-i Medyen olan taht-gâh-ı dârü'l-hulefâ-yı Bağdâd kim …
Evvelâ bu kal‘a-i Bağdâd-ı pür-dâd, dâr-ı İremezâtü'l-imâdı lem-yuhlak mislehâ fi'l-bilâd kim beyne'l-müverrihîn Irâk-ı behişt-âbâd nâmıyla meşhûr-ı âfâk olan kal‘a-i hısn-ı hasîn ve sedd-i metîn ve hisâr-ı kadîm ü bender-i azîm ve rabât-ı müzeyyen ü şehr-i Medâyin-i Medyen olan taht-gâh-ı dârü'l-hulefâ-yı Bağdâd kim refî‘u'l-bünyân ve halkı Azîmü'ş-şân derler. Zîrâ bu şehr-i atîk zamân-ı kadîmden berü mecma‘-ı ulemâ vü menba‘-ı fuzalâ ve mesken-i sulehâ vü burc-ı evliyâdır. Ve ıklîm-i acîbe ve garîbedendir kim cemî‘i ulemâsı ulûm-ı garîbeye ve fünûn-ı kesîreye mâliklerdir. Ve cemî‘i sıbyânları hemçünân tabî‘atları tîz-fehim olup gâyetü'l-gâye necîb ü reşîd ve zekiyyü't-tab‘ püserân-ı ciğer-kûşe âdemiyânları olur ve eyle zekiyyü't-tab‘ olduklarından ekseriyyâ ma‘sûmları niçe kütüb-i mu‘tebereleri hıfzen tekmîl etmişlerdir. Ammâ selîkaları Fârisî ve ilm-i inşâ ve ilm-i arûzda ebyât-ı eş‘âr semtine gitmişlerdir. Anınçün şu‘arâ vü mü’ellifîn ü musannifîni bî-hisâbdır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IV 345b ·
metinde göster ·
Ve Basra'nın üç tarafında handakı vardır. Ammâ Şatt tarafında handakı ve cisri yokdur. Zîrâ bu mahalde Şattu'l-Arab deryâdır kim arzı üç mildir, merd ü zen fark olunmaz ol kadar arîz Şatt'dır. Ve Basra kal‘asının bu Şatt tarafı gâyet metânet üzre mebnîdir. Ve cümle Basra kapusu (---) aded bâb-ı haşeblerdir. Bu bâblara nâzır metîn ü kavî ebrâclar vardır. Evvelâ Bağdâd tarafına Müşrâk kapusu paşalara cirid meydânı ve ıydeyn-i şerîfeynde sıbyânlar ve fetâlar içün Salıncak ve Dollâb meydânı bu kapu tarafındadır. Ve Varoş Cisri kapusu, cânib-i (---) ve Kurna kapusu, taraf-ı (---) mekşûfdur ve Rabât kapusu, Bağdâd tarafına meftûhdur. Ve Mühennâvî kapusu, cânib-i Şatt aşrı Gürdelen'e meftûhdur. Ve Bahr kapuları cânib-i şarka küşâdedir. Ve Hasan-ı Basrî kapusu, taraf-ı kıbleye nâzırdır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IV 360b ·
metinde göster ·
… Aşşâr tur‘ası cisri başında Sayf hammâmı ve Müşrâk hammâmı ve Kavvâflar hammâmı
ve Rabât
cisrinin karşu tarafında yine Aşşâr üzre Beled-i Seyyâs hammâmı ve Seymer hammâ …
Cümle (---) aded hammâm-ı gâsilândır. Evvelâ Aşşâr tur‘ası cisri başında Sayf hammâmı ve Müşrâk hammâmı ve Kavvâflar hammâmı ve Rabât cisrinin karşu tarafında yine Aşşâr üzre Beled-i Seyyâs hammâmı ve Seymer hammâmı ve Ayas Paşa hammâmı ve Çârsû hammâmı. Bu hammâmlar cümle {zift ü katran ile döşenmişdir}..
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IV 361a ·
metinde göster ·
… sinde nehr-i (---) münşa‘ib olan nehr-i İshâk, Tikrit çölistânında olan büleyde
ve rabtaları
hâk-i pâklerin saky edüp pür hâsıl olur. Bu tur‘a-i İshâk'ın cenûb tarafı hudûd …
Evvelâ cümle halkı Şattu'l-Arab'dan nûş ederler, evsâfı niçe kerre tahrîr olunmuş bir âb-ı hayâtdır ammâ bu şehr-i Tikrit'in cânib-i şimâlîsinde nehr-i (---) münşa‘ib olan nehr-i İshâk, Tikrit çölistânında olan büleyde ve rabtaları hâk-i pâklerin saky edüp pür hâsıl olur. Bu tur‘a-i İshâk'ın cenûb tarafı hudûd-ı Irâk'dır ve şimâl cânibi hâk-i berr-i Musul'dur. Ve bu tur‘ayı Âl-i Abbâsiyân'dan el-Mütevekkil Alallah emîrü'l-mü'minîn iken vezîri İshâk ibn Ca‘fer hafr edüp nehri cereyân etdiğiyçün hâlâ nehr-i İshâk derler. Arz-ı Irâk'da tur‘a-i azîmdir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IV 406a ·
metinde göster ·
… yüz aded saz ve tahta örtülü evleri ol kadar mükellef değil, hâne-i menhûsları
ve rabâtları
taş kal‘a değildir. Ve dâ’iren-mâdâr handakı suludur. Ve maşrık cânibine nâzır …
Ve derûn-ı hisârda cümle beş yüz aded saz ve tahta örtülü evleri ol kadar mükellef değil, hâne-i menhûsları ve rabâtları taş kal‘a değildir. Ve dâ’iren-mâdâr handakı suludur. Ve maşrık cânibine nâzır bir ağaç kapusu var.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 133b ·
metinde göster ·
… esinden verilmek üzre üç tüfeng-endâz yiğide Mustafâ Paşa pandurbaşı olduğundan
ve Raba
seferinden halâs olduğundan gûyâ raks edüp hakîre ol dahi bir kîse ve bir at ve …
Hamd-i Hudâ Sührâb Mehemmed Paşa'yı bunda bulup bizi alay ile huzûruna getirdüp müşerref oldukda dîvân-ı pâdişâhî edüp emr-i pâdişâhîler kırâ’at olundukda "Fermân pâdişâhımın" deyüp Kanije seferinden halâs olup Kotur kal‘ası muhâfazasına ve Hersek sancağı muhâfazasına me’mûr olduğuna cihân cihân hazz edüp hakîre bir zer-ender-zer bir hil‘at-i fâhire geydirüp bir eğerli Hersek atı ve bir kîse guruş ihsân edüp ol ân otağ-ı çetr-i mülammâ‘ın kurup tuğların çıkarup hakîre alaybeği hânesin konak verüp ol ân konağıma bir Fireng Lasman gulâm ile yigirmi suhûn ta‘âm gönderdi. Ale's-seher Pıraçalı Mustafâ Paşa dahi gelüp yine dîvân-ı Âsaf-ı 150b Berhayâ olup emr-i pâdişâhîler ile Sadrıa‘zam mektûbları ve İbrâhîm Kethudâ efendimizin mahabbetnâmeleri tilâvet olunup Pıraçalı Mustafâ Paşa'nın dahi ma‘lûmu olup Dobra-Venedik hazînesinden verilmek üzre üç tüfeng-endâz yiğide Mustafâ Paşa pandurbaşı olduğundan ve Raba seferinden halâs olduğundan gûyâ raks edüp hakîre ol dahi bir kîse ve bir at ve bir Fireng gulâmı ve bir kelb-i mu‘allem tazı ve bir çapar zağar ihsân etdi. Ertesi nefîr-i rıhletler çalınup andan,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 150a–150b ·
metinde göster ·
… üp Sührâb Mehemmed Paşa'nın cânı yerine gelüp Hersek sancağı kendüye Mısır oldu
ve Raba
ve Yenikal‘a'nın seferinden dahi halâs oldu.
Andan Sührâb Mehemmed Paşa eydir: "Ben bu dağlarda üç gün oturak ederim. Hemân cümle gâzîler cân birliğiyle çeteye ve potura gitsinler" deyü fermân edince el-azametullâh Mehemmed Paşa yanında ancak iki bin âdem kalup cümle guzât üç gün üç gece dağları elekden geçirüp ol kadar esîr ve zahîre ve hayvânât (ve) makûlesi getirdiler kim hadd [ü] hasrın Hudâ bilir, ammâ zî-kıymet sîm ü zeheb âvânî ve akmişe-i fâhire ve metâ‘-ı nâdirelerden hakkâ ki nâdir şeyler var idi, ammâ âsî kinezler ve belli başlı papaslar ele girüp Sührâb Mehemmed Paşa'nın cânı yerine gelüp Hersek sancağı kendüye Mısır oldu ve Raba ve Yenikal‘a'nın seferinden dahi halâs oldu.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 158b ·
metinde göster ·
… gûyâ surâhî su kabağı şeklinde mevzûn bir kal‘a-i hısn-ı hasîn ve sedd-i metîn
ve rabât-ı
Şeddâdî 14a binâdır.
Evvelâ kal‘ası bir sahrâ-yı hâmûnun tâ ortasında etrâfı birer merhale ba‘îde orman ve dırahtistânın vasatında bir mahsûldâr fezâda nehr-i Şarviz kenârında bir sazlı ve kamışlı ve batak ve çatak içinde kıbleden cânib-i garba tûlânî vâki‘ olup gûyâ surâhî su kabağı şeklinde mevzûn bir kal‘a-i hısn-ı hasîn ve sedd-i metîn ve rabât-ı Şeddâdî 14a binâdır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VII 13b–14a ·
metinde göster ·
Ve bu Raba inhizâmı günü rûz-ı mahşer olduğuna aslâ şübhem kalmadı
ve Rabbü'l-âlemîn'e
i‘tikâd-ı tâmım dahi ziyâde oldu, zîrâ cümle vüzerâ hüsn-i tedbîr etdim zann ed …
Ve bu Raba inhizâmı günü rûz-ı mahşer olduğuna aslâ şübhem kalmadı ve Rabbü'l-âlemîn'e i‘tikâd-ı tâmım dahi ziyâde oldu, zîrâ cümle vüzerâ hüsn-i tedbîr etdim zann edüp müşâvereler etdiler, ammâ El-abdü yüdebbir vallâhu yukaddir dir. Garâ’ib bu kim bir sû-i tedbîr buyurdusu ile yeniçeri meterisden çıkması bahâne olup meydân-ı ma‘reke kâfirde kaldı, ammâ evvel mesâfe meydân-ı şecâ‘at asker-i İslâmda idi. Âyet, sûre-i Naşrah'de Arapça nass-ı şerîfi delîl-i kat‘îdir kim bu âyet-i şerîfeyi bu cengde müşâhede etdim, zîrâ bozmak ve bozulmak Allâh elindedir, ammâ bir ânda Cenâb-ı Bârî niçe yüz bin gûne sun‘ını icrâ etdi.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VII 22a ·
metinde göster ·
… hemân bana bir haber gönder, yüz iki yüz kîse ve beş on gemi zahîre gönderirim.
Ve Raba
suyu cenginde meydân-ı ma‘reke kâfirde kaldı, şekilli olup küffâr ikide bir anı …
"Baka âdem, Allâh sana bu mertebeyi ihsân etdi kim dîn uğuruna dîn düşmanları olan Nemse keferelerine varup hisset-i denâ’et edüp ırz-ı pâdişâhîye bir şe’n getiresin, her bâr Beç'e benim çaşıtlarım gidüp gelmededir, işidem ki kâfirin mâlına meyl-i mahabbet edüp sözünde sâbit-kadem olmayup ticârete ve kâfirin ta‘[y]înât u hedâyâ ve mâlına tama‘ edesin, Allâh hakkıyçün sen Beç'de otururken anda başını keserim, yerine kethudâmı gönderirim. Hemân tama‘a düşme. Beş yüz kîse mâl sarf edüp mâlın ve zahîren kalmazsa işte Budin yakındır, hemân bana bir haber gönder, yüz iki yüz kîse ve beş on gemi zahîre gönderirim. Ve Raba suyu cenginde meydân-ı ma‘reke kâfirde kaldı, şekilli olup küffâr ikide bir anı söyleyüp yüklerin yukaru yığarlar. Hemân Sadrıa‘zamın defterinde ve hatt-ı hümâyûn-ı sa‘âdet-makrûnda ne yazmışsa ana göre amel edüp Uyvar'dan içeri ve nehr-i Raba'dan içeri tokuzar sâ‘at ileri kadem basdığımız yerler bizim hudûdumuz olursa anların elçisin bunda, sen anda git ve illâ aksi zuhûr edüp sulhu bu yüzden kabûl etmezlerse hemân bana haber gönder, Tatar askeri dağılmadan iş görelim. Olmaya illâ hayr, hemân basîret üzre olup eylece eyle" deyü Koca Gürcî {Paşa} elçi paşaya dîn-i mübîn ırzına yarar tenbîh ü te’kîdler edüp eydir:
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VII 42b ·
metinde göster ·
… Raba ve nehr-i Rabçe'yi gayri yerlere akıtmak ve kal‘a kuruda kalmak mümkindir.
Ve Raba
ile Rabçe'nin mâbeyni bir ok menzili yerdir ve bu iki nehir kal‘a altına amelî …
Evsâf-ı eşkâl-i zemîn-i kal‘a-i Yanık: Eyle bir Sedd-i Ye’cûc u Me’cûc'dur kim bizim Budin ve Üstürgon toprağındadır, Tuna'nın karşu tarafında değildir, beri bizim hâkda Ustolni-Belgradı kurbundadır. Şimâl tarafında nehr-i Tuna garbdan gelüp şarka doğru cereyân eder ve kıble tarafında nehr-i Kanlı Raba cereyân eder kim bizim asker-i İslâm münhezim olduğu sudur kim kal‘a-i Yanığ'ın handakından ırakda olan tabyaların handakları içinde mezkûr nehr-i Raba Tuna'ya karışır. Ve mağrib cânibinde nehr-i Rabçe Senmartin kal‘ası dağlarından gelüp Yanık varoşunun handakları içinde cereyân ederek tabya handakları içind[e] nehr-i Raba ve nehr-i Rabçe bir olup Tuna'ya mahlût {olur}, ammâ kal‘a handakların ve varoş handakların deverân edüp iki nehr-i azîm maşrıka nâzır kal‘anın dîvârı dibinde Tuna'ya karışırlar. Gerçi bu Yanık kal‘ası adada değildir, ammâ bu mezkûr üç aded nehr-i azîmin mâbeynlerinde cezîre-misâl yerde kalmışdır, ammâ bu kal‘a muhâsara olunsa nehr-i Tuna'dan gayri nehr-i Raba ve nehr-i Rabçe'yi gayri yerlere akıtmak ve kal‘a kuruda kalmak mümkindir. Ve Raba ile Rabçe'nin mâbeyni bir ok menzili yerdir ve bu iki nehir kal‘a altına amelî akmışdır. Mukaddemâ akan yerleri zâhir ü bâhirdir. Hakîr im‘ân-ı nazar ile pek takayyüd etdim. Mısra‘:
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VII 47b ·
metinde göster ·
… birkaç müfîd [ü] muhtasar kenîseleri var. Bunun dahi etrâfında handakında Raba
ve Rabçe
cereyân edüp dahi hâricinde bâğları ve bâğçeleri bî-hisâbdır.
Sitâyiş-i varoş-ı Yanık: Bir azîm Macar küffârı varoşudur. Yanık kal‘asına üç Macar keferesinden ziyâde giremez. Cümle Macar-ı füccâr bu varoşda olur. Uzunluğu iki bin adım gelir varoş-ı tavîldir. Ve cümle iki bin aded tahtânî ve fevkânî serâpâ haşeb binâ ve şindire tahta örtülü bâğ-ı İremden nişân verir vâsi‘ dâr-ı menhûslardır kim cümle revzenleri nehr-i Raba'ya ve nehr-i Rabçe'ye bakar hânelerdir ve ortası vâsi‘ şâhrâhın yemîn [ü] yesârı sâfî müzeyyen dükkânlardır kim cümlesinde avretler oturup metâ‘ların fürûht ederler. Ve birkaç müfîd [ü] muhtasar kenîseleri var. Bunun dahi etrâfında handakında Raba ve Rabçe cereyân edüp dahi hâricinde bâğları ve bâğçeleri bî-hisâbdır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VII 47b ·
metinde göster ·
… ûr ve keferesi mesrûr bir âbâdân varoşdur. Ve bu mahalde nehr-i Rabçe Senmartin
ve Rabçe
dağlarından gelüp Yanık handakı içinde nehr-i Raba ile bir olup nehr-i Tuna'ya …
Beç kal‘ası içinde İstifani manastırının vakfı sâfî Macar varoşudur kim üç bin hâneli ve yedi manastırlı ve çârsû-yı bâzârı müzeyyen bâğ u bâğçesi ma‘mûr ve keferesi mesrûr bir âbâdân varoşdur. Ve bu mahalde nehr-i Rabçe Senmartin ve Rabçe dağlarından gelüp Yanık handakı içinde nehr-i Raba ile bir olup nehr-i Tuna'ya mahlût olur. Ve bu Kastel varoşundan kalkup ma‘mûr kurâlar içre âbâdân mezra‘aları 2 sâ‘atde geçüp,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VII 49a ·
metinde göster ·
… deryâ-misâl üşüntü edüp çalışırlardı. Ammâ hakîri görünce Uyvar altında alınan
ve Raba
cenginde esîr olan ümmet-i Muhammedleri cümle kaldırup pinhân etdiler. Lâkin Uy …
Ammâ kal‘ası nehr-i Pojon kenârında havâlesiz bir Şeddâdî tula binâ bir sûr-ı ra‘nâ kal‘a-i metîn-i bî-bedeldir, ammâ küçükdür. Ve şekl-i muhammes vâki‘ olup iki kapusunun biri cenûba ve biri şarka mekşûf olup beş köşesinde beş aded Kahkahâ-vâr metîn ve kavî tabyaları var, ammâ handakı ol kadar derin ve dîvârları ol kadar âlî değildir. Lâkin henüz Uyvar feth olalı Nemse çâsârının fermânıyla yigirmi bin aded Tot re‘âyâları bu kal‘aya üşüp evvelki tarzından ellişer adım her cânibinden kal‘a dîvârın enli ve bir kat handak dahi yapmağa mübâşeret etmişler. Ve varoşu etrâfların dahi beş Uyvar kal‘ası cirminden büyük ediyorlardı ve cümle re‘âyâ deryâ-misâl üşüntü edüp çalışırlardı. Ammâ hakîri görünce Uyvar altında alınan ve Raba cenginde esîr olan ümmet-i Muhammedleri cümle kaldırup pinhân etdiler. Lâkin Uyvar yılı feth olan kal‘aların kâfire dönen re‘âyâları ve Uyvar köyleri re‘âyâları ve niçe bin Tot vilâyeti re‘âyâları bu aşağı yeni Jebel varoşunda mütemekkin edüp bir kal‘ayı amâr etdiklerinden kal‘a-i Uyvar'a re‘âyâ az kaldı ve bu Jebel kal‘ası sahrâsı ol kadar bir bâğ ve bâğçeli yerdir kim hadîka-i müşebbek bostânları bir konak yeri zeyn etmişdir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VII 76a ·
metinde göster ·
… elinde harâb u yebâb idi, ammâ şimdi ol kadar ma‘mûr u âbâdân olmuş kim kal‘ası
ve rabâtları
ve mahallât [ü] cevâmi‘leri ve bâğ u bâğçeleriyle gûyâ bâğ-ı İrem Ürd-i behişt …
Andan bizim elçimiz Kara Mehemmed Paşa ile Nemse çâsârına hakîr bile gidüp Alman diyârın niçe zamân 85b seyr-i temâşâlar edüp ba‘dehu Nemse çâsârının papinta hattıyla iki buçuk sene yedi krallık yeri bâlâda tahrîr olunduğu vech-i meşrûh üzr[e] yedi krallık yeri geşt [ü] güzâr edüp üçüncü yılda Budin vezîri Gürcî Mehemmed Paşa'ya gelüp müşerref olduğumuzda {hakîre} Eğre ve Tımışvar ve Varat eyâletlerinin kal‘a yoklamaların ihsân edüp bâlâda tahrîr olunduğu üzre mezkûr eyâletlerin cemî‘i kal‘alarını seyr-i temâşâ ederek kat‘-ı menâzil ve tayy-ı merâhil edüp Beç ve Prak ve Bahr-i Muhît ve Donkarkız ve Danimarka ve İsfaç ve Çeh ve Tot vilâyetlerinden üçüncü yılda hamd-i Hudâ yine sıhhat [ü] selâmetle mukaddemâ sene (---) târîhinde fethinde bulunduğumuz kal‘a-i Varat'a gelüp vâsıl oldukda Varat vâlîsi Arnavud Hısım Mehemmed Paşa sarâyında meks edüp şeb [ü] rûz şeref-i sohbetleriyle müşerref olup kal‘a-i Varat'ı ve varoşu ve bâğ-ı İremlerin seyr-i temâşâ ederdim, ammâ feth etdiğimizde asâkir-i İslâm elinde harâb u yebâb idi, ammâ şimdi ol kadar ma‘mûr u âbâdân olmuş kim kal‘ası ve rabâtları ve mahallât [ü] cevâmi‘leri ve bâğ u bâğçeleriyle gûyâ bâğ-ı İrem Ürd-i behişt olmuş.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VII 85a–85b ·
metinde göster ·
… . Cümle altı aded ağalıkdır ve cümle üç yüz neferâtları ve martolosları vardır.
Ve rabâtı
şekl-i mukavvis nehr-i Kiriş kenârından dağlar eteğine vâki‘ olmuş dolma çit pa …
Mezkûr büyük varoşun poyraz cânibinde nehr-i Kiriş aşırı Ulesi derler bir varoş-ı azîmdir. Küffâr asrında bu dahi iremezâtdan nişân verir bir hasretü'l-mülûk bâğ-ı Merâm idi. Hâlâ yine amâr olmadadır. Dizdârı ve kal‘a neferâtları başkadır. Cümle altı aded ağalıkdır ve cümle üç yüz neferâtları ve martolosları vardır. Ve rabâtı şekl-i mukavvis nehr-i Kiriş kenârından dağlar eteğine vâki‘ olmuş dolma çit palanka rıhtım dîvârdır kim gird-â-gird cirmi bin seksen aded germe adımdır, ammâ handakları nev-binâ olmak ile henüz tathîr olmamış alçak handakdır. Ve dahi Varat'a nâzır olan tarafından nehr-i Kiriş cereyân etmek ile Kiriş kenârında palanka dîvârı yokdur ve lâzım da değildir. Lâkin ensesinde bayır ve çayır ve bâğlar tarafında palankası ve tabyaları vardır. Ve cümle etrâfında yedi aded tabya-i metînlerdir. Ve cümle iki kapusu var, biri kıble tarafına cisr başında nehr-i Kiriş kenârında büyük varoşa ve kal‘aya gider büyük kapudur. Biri poyraz cânibine nâzır Senköy kapusu. Bu dahi ağaç kanatlı kapulardır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VII 87a ·
metinde göster ·
… . Kaydan cüğürüp gelesin. Sen benim olum Ahmed Geray Sultânımla Uyvar seferinde
ve Raba
seferi bozkunluğunda bile olup sonra sen Alman kralına elçi paşa ile gitmişsin. …
"Bire kazakdaş yoldaş kardaşım Evliyâm, sen hoş geldin. Kaydan cüğürüp gelesin. Sen benim olum Ahmed Geray Sultânımla Uyvar seferinde ve Raba seferi bozkunluğunda bile olup sonra sen Alman kralına elçi paşa ile gitmişsin. Şimdi kaydan gelirsen?" dedikde hakîr eyitdim:
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VII 105a ·
metinde göster ·
Der-nâmhâ-yı sâliha-i nisvân: Evvelâ Gülmise Kadu ve Gülcemâl Bula
ve Rabişe
Kadın ve Zilfikâr Kadın ve Ümiyehân Kadın ve Hundi Kadın ve Âlem Kadın ve Safiy …
Der-nâmhâ-yı sâliha-i nisvân: Evvelâ Gülmise Kadu ve Gülcemâl Bula ve Rabişe Kadın ve Zilfikâr Kadın ve Ümiyehân Kadın ve Hundi Kadın ve Âlem Kadın ve Safiyye Kadu ve Mihrimâh Bula ve (---)(---)(---)(---)(---)(---)(---)(---)
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VIII 228b ·
metinde göster ·
… ve Cite ve Porolok ve Hilevne ve Gılamuc ve Karaorman ve bizim Kilis sancağında
ve Rabçina(
?) sancağında ve Kırka sancağında ve Hersek sancağında olan yetmiş altı pâre kal …
Sizin Zadra kal‘anız câniblerinde bizim Nadin kal‘ası ve Sadvurya ve Pakriçse ve Zemonik ve Sedd-i İslâm ve Poliçnik ve Virene ve Oburça ve Tin ve Karım ve Sibin ve Kinin ve Usturumça ve Kırka ve isgıradin ve Kamin ve Kaminkrad ve Velim ve Rakıbniçe ve Korlad ve Dirniş ve Verlika ve Odvina ve Lika ve Bihke ve Korpa ve Kosdaniçe ve Vahak ve Cite ve Porolok ve Hilevne ve Gılamuc ve Karaorman ve bizim Kilis sancağında ve Rabçina(?) sancağında ve Kırka sancağında ve Hersek sancağında olan yetmiş altı pâre kal‘alarımızda ve'l-hâsıl Bosna vilâyeti defterdârlığı defterinde cümle yüz toksan dörd pâre kal‘alarımızın ve hudûdundaki vilâyet-i Hırvadistân'da aslâ alâkanız olmasın, biz anları cümle amâr ederiz.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VIII 303a ·
metinde göster ·
… üp yassı başlı gezerler. Esmâları Hundî ve Dundî ve Cenâne ve Tâbende ve iftede
ve Rabişe
ve Cânfidâ ve Süglün ve Selviboy ve Selvinâz misilli câriye nâmları var.
Der-benâm-ı cevâriyân-ı erbâb-ı ısyân: Ekseriyyâ câriyeleri cümle beyâz abâ ferrâce geyüp yassı başlı gezerler. Esmâları Hundî ve Dundî ve Cenâne ve Tâbende ve iftede ve Rabişe ve Cânfidâ ve Süglün ve Selviboy ve Selvinâz misilli câriye nâmları var.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VIII 383a ·
metinde göster ·
ve mûristânları ya‘nî timarhâneleri ve amel-i tiryâk-ı fârûk-ı a‘zamı bildirir.
(---) 35 ve sahîfede, cümle binâ-yı kadîm vekâleleri ya‘nî hân-ı azîmleri ve rabları ve mûristânları ya‘nî timarhâneleri ve amel-i tiryâk-ı fârûk-ı a‘zamı bildirir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y454b ·
metinde göster ·
Deffâre ve kal‘a-i Melik İdrîs Y 457a ve kal‘a-i Gırri ve şehr-i azîm kal‘a-i …
(---) varakda, kal‘a-i Abkor ve rabât-ı Deffâre ve kal‘a-i Melik İdrîs Y 457a ve kal‘a-i Gırri ve şehr-i azîm kal‘a-i Halfahi ve şehr-i kadîm Ilgun ve şehr-i azîm Koteray ve şehr-i Idey.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y456b–Y457a ·
metinde göster ·
vardır kim beşer altışar kat evlerdir, ne‘ûzu billâh anlarda hamâsîn günlerinde …
Ammâ yine şehir içinde vekâleler ve rablar vardır kim beşer altışar kat evlerdir, ne‘ûzu billâh anlarda hamâsîn günlerinde tahta biti ve pire ve kehle ve sivrisinek derdinden ve bed râyihadan fellâhînin reng-i rûyları masrû‘ olmuş âdem eşkâline döner. Zîrâ Mısır'ın kehrîz yolları yokdur, cümle kuyulardır. Husûsâ bu Mısır'ın hamâsîn günlerinde cümle beytü'l-halâ ve kehrîz yolların ol günlerde tathîr edüp bir gûne ufûnet peydâ olur. Ammâ ahâlî-i mahalleye haber ederler kim ne‘ûzu billâh ba‘zı sâhib-i tabî‘at olan kimesneler dörd beş aylık ma‘sûmların Kayıtbay mahallesinde yâhûd iç kal‘aya veyâhûd gayrı kurâlara kaçırırlar. Allâhümme âfinâ, ol mahallerin ufûnetinden ma‘sûmların tepesinde bınkıldayık ta‘bîr etdikleri beynisi üstü kabarup delinir ve beynisi boza gibi ekşiyüp taşra çıkup ma‘sûm ölür. Elhâsıl hamâsînde havâ gâyet beddir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y241b ·
metinde göster ·