… Serendîl'e enüp andan cebel-i Arafât'da Havvâ ile buluşup Şîs ve Hâbil ve Kâbil
ve Ram‘ân
ve Alcıga ve Şelvâz ve Asîde ve niçe evlâd-ı Âdem, cebel-i Arafât'da müştakk ol …
Esnâf-ı gûr kazan: Hübût-ı Âdem'den sonra pîrleri Kâbil'dir. Zîrâ Kâbil karındaşı Hâbil'i bir kız tezvîci husûsıyçün rakîb olup katl eyledi ve na‘ş-ı Hâbil'i neyleyeceğin bilmedi. Âhir gördü kim bir zâğ-ı siyeh-rû gelüp Kâbil huzûrunda bir cevz-i Hindî yere minkârıyla eşüp gömdü. Kâbil bu gurâbın minkârıyla cevizi yere gömdüğün görüp hemân zemîni kazup Hâbil'in na‘şın zemîne gömdü. Hâlâ kabr-i Hâbil cebel-i Arafât'da Âdem Matbahı zemîninde medfûndur. Zîrâ ibtidâ Âdem Serendîl'e enüp andan cebel-i Arafât'da Havvâ ile buluşup Şîs ve Hâbil ve Kâbil ve Ram‘ân ve Alcıga ve Şelvâz ve Asîde ve niçe evlâd-ı Âdem, cebel-i Arafât'da müştakk olmuşlardır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 154a ·
metinde göster ·
… Kara Fazlı ve Celeb Kâtibî ve Sarı Mukallid Celeb ve Kuloğlu ve Kayıkcı Mustafâ
ve Ramazân
ve Kayıkcılar Mustafâsı 207b ve Gedik Süleymân ve Toy İbrâhîm ve Celeb Gedâyî …
Mahâret sâhiblerinden evvelâ Demiroğlu ve Cülâ Hasan ve Koroğlu ve Gedâ Muslu ve Kara Fazlı ve Celeb Kâtibî ve Sarı Mukallid Celeb ve Kuloğlu ve Kayıkcı Mustafâ ve Ramazân ve Kayıkcılar Mustafâsı 207b ve Gedik Süleymân ve Toy İbrâhîm ve Celeb Gedâyî ve Hâkî ve Türâbî, bunlar pâdişâh huzûrundaki sâzendelerdir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 207a–207b ·
metinde göster ·
… i a‘yânlarından Melek Ahmed Paşa efendimizin ağalarından Kefeli İbrâhîm Ağa ile
ve Ramazân
Ağa ile ve yine Melekli Kadızâde İbrâhîm Çelebi ile ve niçe ehibbâ ve dostânlar …
Bu Ilgın şehri a‘yânlarından Melek Ahmed Paşa efendimizin ağalarından Kefeli İbrâhîm Ağa ile ve Ramazân Ağa ile ve yine Melekli Kadızâde İbrâhîm Çelebi ile ve niçe ehibbâ ve dostânlar ile vedâlaşup yine cânib-i kıbleye 5 sâ‘atde,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS III 10a ·
metinde göster ·
Evvelâ menzil-i İkikapulu; Şâm'dan 9 sâ‘atdir. (---) Sâ‘atde menzil-i Hımıs. Andan 12 sâ‘atde menzil-i Hamâ. Bunda menzil bârgiri ve menzilci alup aslâ ârâm etmeyüp (---) sâ‘atde Şecer'i ve Mıdığ'ı ve Cisr-i Şu‘ûr'u ve Danbıkıyye'i geçüp ol gün ol gicede menzil-i Antakıyye andan Belen'i ve İskenderûn'u ve Payas'ı ve Kurdkulağı'na ve Misis'i (---) sâ‘atde geçüp, menzil-i Adana, andan Çakıt'ı ve Sultânhânı'nı ve Ramazânoğlu yaylasın aşup (---) sâ‘atde menzil-i Ulukışla, andan kasaba-i Ereğli ve Karapınar ve İsmîl'i geçüp (---) sâ‘atde menzil-i Konya, andan Lâdik ve kasaba-i Ilgın'ı geçüp (---) sâ‘atde menzil-i Akşehir, andan Bolvadin'i ve Babid'i ve Husrev Paşa hânını ve Seydî Gâzî'yi geçüp (---) sâ‘atde menzil-i Eskişehir, andan kasaba-i Sögüd'ü ve kasaba-i Lefke[yi] geçüp (---) sâ‘atde menzil-i kal‘a-i İznik, andan Yalakâbâd deresinde Kırkgeçit nâm mel‘ûn mahûf u muhâtaralı yerde Kırkgeçid'i kırk elli kerre geçüp cân-ı azîzden bî-zâr olup derbendi geçüp Hersek'de menzil bârgîrleri değiştirüp andan Dil'i geçüp nısfu'l-leylde (---) cümle sâ‘atde menzil-i Üsküdar'a deryâ-misâl asker içre güç ile gelüp paşanın kapu kethüdâsı Kuşçu Mahmûd Ağa ile Sadrıa‘zâm Murâd Paşa'yı Üsküdar'da otağında bulup hakîr dest-bûs edüp mektûbları verdikde "şâm'dan çıkalı kaç gündür?" dedi. "Çıkdığım gün ile bugünkü gün on gündür" dedim. "Paşa nişler?" "Du‘â-yı hayrınızdadır" dedim. Bu hakîrin hâl-i hakîrin su’âl edüp mektûblardan hazz edüp "Biz anı bir azîm işe koşsak gerek. Hemân er olsun, baş yarsın, Pâdişâha mâl tahsîl eylesin. Hele şu gâilemizi def‘ edelim" deyü hakîre bir hil‘at-i fâhire giydirüp "Kapu kethüdâsı! Evliyâ'yı bir hoşça gözet!" deyüp yine zemîn bûs eder şekilli iltiyâm edüp Mahmûd Ağa'nın haymesinde sâkin olduk.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS III 29b ·
metinde göster ·
… nâvül ederdük. Altı yedi vakıyye gelir mâhîleri olur kim Bingöl'de ve Göksin'de
ve Ramazânoğlu
yaylalarında olmaz. La‘l-gûn zer-nişânlı müşk-bûlu alabalığı olur ve sazan balı …
Evsâf-ı mesîregâh-ı yaylağ-ı azîm-i Vitoş dağı: İmdi ihvân-ı bâ-safâya ma‘lûm ola kim Anadolu diyârında cemî‘i yayla ve kûh-ı bülendlerin ulusu bahr-i Haraz'a havâle Dağıstân pâdişâhı ve Acem şâhı ve Gürcîstân ve Çerkezistân memleketleri etrâfında olan cibâl-i sun‘-ı Hudâ kûh-ı Elburz'dur. Anda sonra yaylağ-ı azîm bilâd-ı Erzurûm'a havâle Bingöl yaylası olduğu cild-i sânîmizde cemî‘i Anadolu yaylalarının (---) aded eşbehleri tahrîr olunmuşdur. Ammâ hâlâ bu Rûmeli seyâhatinde manzûrumuz olan yaylağ-ı kûh-ı bâlâ bu cebel-i ra‘nâ Vitoş dağıdır kim Sofya şehrinden bir günde yetmiş aded yârân-ı hemdem ile mâh-ı temmûzda âbâdân olduğu mahalde çıkup haymelerimiz kurup zevk u safâya meşgûl olup seyr [u] temâşâsına mukayyed olduk. Evvelâ bunun zirve-i a‘lâsında Selânik ve Kavala ve Serez ve Zehinden ve'l-hâsıl cümle Rûmeli şehirlerinden niçe kerre yüz bin koyun yaylaya çıkup yedi ay safâ ederler. Bu gûsfendlerden bize yüz aded kuzudan mütecâviz gelüp kebâbı faslın ederdik. Ve her gün göllerde alabalıklar sayd edüp tereyağıyla tabh edüp tenâvül ederdük. Altı yedi vakıyye gelir mâhîleri olur kim Bingöl'de ve Göksin'de ve Ramazânoğlu yaylalarında olmaz. La‘l-gûn zer-nişânlı müşk-bûlu alabalığı olur ve sazan balığı ve şıba balığı ve dilçe balığı, bunlar dahi bir kûh-ı bülende mahsûs değildir, illâ bu Vitoş yaylasında olur.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS III 142a ·
metinde göster ·
… î-ni‘amlarımız bunlardır ki zikr olunur. Evvelâ Koca Mûsâ Paşalı Koca Yûsuf Ağa
ve Ramazân
Ağa ve Dizdâr Mehemmed Ağa ve Hâncızâde ve Kapudanzâde Efendi ve Ahaveyn Çelebi …
Der-zikr-i eşrâf [u] a‘yân: Bî-hadd ü bî-kıyâsdır, ammâ velî-ni‘amlarımız bunlardır ki zikr olunur. Evvelâ Koca Mûsâ Paşalı Koca Yûsuf Ağa ve Ramazân Ağa ve Dizdâr Mehemmed Ağa ve Hâncızâde ve Kapudanzâde Efendi ve Ahaveyn Çelebi Efendiler ve şît Efendi bunlardır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS V 114b ·
metinde göster ·
… 'a Zuko ve Hasan'a Haso ve Hüseyin'e Hüso ve Ca[‘]fer'e Cafo ve Süleymân'a Sülo
ve Ramazân'a
Ramo ve Alî'ye Alo derler. Lakabları dahi Lübzâde ve Filibzâde ve Koskızâde ve …
Der-beyân-ı esmâ-i râcilân-ı merd-i meydân: Ekseriyyâ bu diyâr halkının esmâları tahfîf-i kelâm ile Muhammed ismine Maho ve Ahmed'e Ahmo ve şa‘bân'a şabo ve İbrâhîm'e İbro ve Zülfikâr'a Zuko ve Hasan'a Haso ve Hüseyin'e Hüso ve Ca[‘]fer'e Cafo ve Süleymân'a Sülo ve Ramazân'a Ramo ve Alî'ye Alo derler. Lakabları dahi Lübzâde ve Filibzâde ve Koskızâde ve Lâfîzâde ve Çovozâde ve Yunakzâde ve Döşözâde misilli lakabları vardır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS V 130b ·
metinde göster ·
… bâğlı ve bâğçeli vâsi‘ hânedânlardır. Cümleden hânemiz sâhibi Kara Mehemmed Ağa
ve Ramazân
Ağa ve Kör Alî Ağa hâneleri mükellef ü mükemmel büyût-ı ra‘nâlardır.
Ve kamusu beş yüz aded tahtânî ve fevkânî cümle kârgîr binâ ve serâpâ kiremit örtülü bâğlı ve bâğçeli vâsi‘ hânedânlardır. Cümleden hânemiz sâhibi Kara Mehemmed Ağa ve Ramazân Ağa ve Kör Alî Ağa hâneleri mükellef ü mükemmel büyût-ı ra‘nâlardır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VIII 206a ·
metinde göster ·
Efendi câmi‘inin kurbunda çârsû içinde bir ma‘mûr [u] âbâdân mevlevîhânesi vard …
Ve Ramazân Efendi câmi‘inin kurbunda çârsû içinde bir ma‘mûr [u] âbâdân mevlevîhânesi vardır. Gâyet ferah-fezâ bâğ-ı behişt içinde vâki‘ olmuş bir âsitâne-i Celâleddîn-i Rûmî'dir. Ammâ emr-i şerîf vârid olup cemî‘i tekyeleri harâb edüp bunun dahi bâbların mesdûd edüp cümle fukarâların nefy-i beled tekyeden azl-i ebed edüp âyîn-i Mevlânâ'yı men‘ etdiklerinden mâ‘adâ böyle bir mağz-ı Kur’ân Mesnevî-i şerîf tilâvet olunan dâr-ı dervîşân-ı dilrîşânın dillerin dilim dilim rîş rîş edüp bu makâmın inhidâmına bâ‘is olmuşlardır. Hakîr bu âsitânenin dîvârına bu ebyâtı tahrîr etdim. Beyt:
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y78a ·
metinde göster ·
… nib-i erba‘aların nehb [ü] gâret ederek halkı bîzâr ederler. Âhir Zülkadriyyelü
ve Ramâzaniyyelü
ve Karamaniyyelü bir yere gelüp bir ceng-i azîm ile Karagürgez'i feth edüp anda …
Ba‘dehu sene (---) târîhinde Tâhir Baybars yedi yılda Akke kal‘asın feth edüp içinde olan Malta küffârı keştîlerine süvâr olup Silifke ile Tarsûs mâbeyninde Akdeniz kenârında Takyanus'un tahtı olan Kara Görgüz nâm şehirde Malta küffârı cesed-i Yahyâ ile anda iki yüz yıl sâkin olurlar. Ba‘dehu anda dahi cânib-i erba‘aların nehb [ü] gâret ederek halkı bîzâr ederler. Âhir Zülkadriyyelü ve Ramâzaniyyelü ve Karamaniyyelü bir yere gelüp bir ceng-i azîm ile Karagürgez'i feth edüp andan dahi Malta küffârı firâr edüp Rodos cezîresi bir arz-ı hâliye olduğundan ve Me’mûn Halîfe gemileri kalyonlar gemileri ile anda yetişüp iki yüz yıl sâkin olup böyle bir sedd-i Kahkahâ binâ edüp Hazret-i Y 119a Yahyâ'nın cesed-i şerîfin bu Sencovan câmi‘inin mihrâbının sağ cânibindeki hücrede pinhân ederler. Ve Hazret-i Yahyâ'nın cesed-i şerîfleri ismi ile bu kenîse'yi yapup Sencovan dediler. Ve iki yüz sene bu cezîrede sâkin olup Hazret-i Yahyâ'nın cesed-i şerîfin ve bir elinde kılıç ile tasvîr edüp sancak ve bayraklarında eşkâlin tahrîr edüp uğur dutunmuşlardır. Ve hâkikatü'l-hâl her ne cânibe teveccüh etseler mansûr olmuşlardır. Ve Akdeniz'in leb-i deryâsında ne kadar kal‘a var ise bir kaç defa her birine müstevlî olmuşlardır. Ve cemî‘i küffârın Malta'ya i‘tibârları bu vech iledir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y118b–Y119a ·
metinde göster ·
Ağa mescidi ve Urup mahallesi mescidi ve Bozkır mescidi. Ma‘lûmumuz olan bunlar …
Ve içinde bir câmi‘i Sultân Bâyezîd Hân'ındır. Ve dizdâr ve neferât bunda sâkin olurlar. Ve bu kal‘anın şarkî ve kıble cânibinde varoşu cümle (---) mahalle ve yedi yüz toprak örtülü evlerdir. Ve cümle (---) mihrâbdır. Ve üçü câmi‘dir. Mâ‘adâ mesâcidlerdir. Çârsû içinde kâr-ı kadîm Sultân Alâeddîn câmi‘i, tarz-ı kadîm bir alçak minâreli câmi‘dir. Küffâr müstevlî oldukda minâresin münhedim edüp ba‘de'l-feth minâresi alçak binâ olunmuşdur. Ve Ramazân Ağa mescidi ve Urup mahallesi mescidi ve Bozkır mescidi. Ma‘lûmumuz olan bunlardır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y148b ·
metinde göster ·
… ncak câmi‘i ve Alaybeği câmi‘i ve Pişmâniyye câmi‘i ve Şehre Küsdide Ağa câmi‘i
ve Ramazân
Efendi câmi‘i ve Şeyh Efendi câmi‘i ve Uzun Beğ câmi‘i ve Emîr câmi‘i ve Bostân …
Ve yine ana karîb su kenârında Müftî câmi‘i ve Dayrıncak câmi‘i ve Alaybeği câmi‘i ve Pişmâniyye câmi‘i ve Şehre Küsdide Ağa câmi‘i ve Ramazân Efendi câmi‘i ve Şeyh Efendi câmi‘i ve Uzun Beğ câmi‘i ve Emîr câmi‘i ve Bostâncı câmi‘i ve Tabahâne câmi‘i ve Handâniyye câmi‘i ve Sultân Alâ'üddevle câmi‘i ve İç kal‘a câmi‘i.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y163a ·
metinde göster ·
şeb [u] rûz küşâde olup niçe yüz bin kanâdîller ile çerâğân olup Medîne iken Mü …
Ve bu Medîne şehri Y 293b Receb ve şa‘bân ve Ramazân'da şeb [u] rûz küşâde olup niçe yüz bin kanâdîller ile çerâğân olup Medîne iken Münevver olur. Ammâ huccâc-ı müslimîn geldikde ıyd-ı şerîfleri ol gündür. Zîrâ ol günde surre ve atıyyeleri vâsıl olup şâdımân olurlar. Ve pâk libâsların geyüp huccâc-ı müslimîni hânelerine da‘vet edüp ziyâfet ederler. Ve ihsân ü in‘âm alup mesrûr olup geceleri Kadir rûz-ı rûşenleri ıyd-ı Adhâ olur. Ve cümlesi huccâc ile hüsn-i ülfet edüp ziyâret-be-ziyâret delâlet edüp kâr ederler, ve's-selâm.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y293a–Y293b ·
metinde göster ·
… Mehemmed Beğ sarâyı ve Novalı Mehemmed Beğ ve Abbâs Ağa ve Baltacı Mehemmed Ağa
ve Ramazân
Ağa ve Müteferrikabaşı Şa‘bân Ağa ve Yeniçeri efendisi Bekir Efendi ve Ken‘ân B …
Evvelâ Fîl bürkesi sâhilinde Sultân Kayıtbay sarâyı ve Kal‘atü'l-Kepş'de Sultân Cavlî sarâyı ve aşağısında Mehemmed Beğ sarâyı ve mukâbelesinde Nezîr Ağa sarâyı ve Emîr-i hac Rıdvân Beğ sarâyı ve Emîrü'l-hac Zülfikâr Beğ sarâyı ve Emir-i hacc-ı sâbık Yûsuf Beğ sarâyı ve Şeyh Sâdât sarâyı ve Bıyıklı Mehemmed Beğ sarâyı ve Novalı Mehemmed Beğ ve Abbâs Ağa ve Baltacı Mehemmed Ağa ve Ramazân Ağa ve Müteferrikabaşı Şa‘bân Ağa ve Yeniçeri efendisi Bekir Efendi ve Ken‘ân Beğ ve Taşyatır ve Yenikapulu Mehemmed Beğ ve Şeyh Bekrî ve Hacı Paşa ve Özbek Beğ ve Mes‘ûd Ağa sarâyı ve bunlardan mâ‘adâ yigirmi iki bin büyût-ı müslimîndir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y88b ·
metinde göster ·
… i billâh gençleri sâkindir, haftada bir iftâr ederler. Cümleden Şeyh Alî Fârızî
ve Ramazân
Halîfe-i Kayserî keşf [ü] kerâmet sâhibleridir. Şeyh Alî Fârızî'ye ilm-i mûsikî …
Hâlâ bu câmi‘in cânib-i erba‘asında niçe yüz muzlim küncler vardır. Her birinde birer ârif-i billâh gençleri sâkindir, haftada bir iftâr ederler. Cümleden Şeyh Alî Fârızî ve Ramazân Halîfe-i Kayserî keşf [ü] kerâmet sâhibleridir. Şeyh Alî Fârızî'ye ilm-i mûsikî okusalar haz eder, ulu sultânlardır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y89b ·
metinde göster ·
Fasl-ı râbi‘: Lisân-ı Kıbtî'de Bermûdî ve Beşnes ve Bûdine, ya‘nî şehr-i Şa‘bân
ve Ramazân
ve Şevvâl aylarıdır. Bu üç ayda hasad kalkup yine zemîn saru altun-misâl olup N …
Fasl-ı râbi‘: Lisân-ı Kıbtî'de Bermûdî ve Beşnes ve Bûdine, ya‘nî şehr-i Şa‘bân ve Ramazân ve Şevvâl aylarıdır. Bu üç ayda hasad kalkup yine zemîn saru altun-misâl olup Nîlühâ aceb ve arzuhâ zeheb kelâmı yerin bulup cemî‘i devâbâtları bu kurâlarda curun ya‘nî hırmen yerlerine koyverüp cümle giyâhâtın hayvânât tenâvül edüp yine arz-ı Mısır üç ay siyâh Abbâsî hırkalar geyüp yine Nîl nazar-ı âdetullâh böyle cârî olup dâ’imü'd-dehr inkırâzu'd-devrân böyledir. Aceb hikmet-i Hudâ'dır, dehr-i denî böyle deverân etmededir, ammâ deverân eden bizim aylarımızdır, yohsa Kıbtî ayları sâbitedir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y160a ·
metinde göster ·
… yerler. Ve her gece niçe bin batman zeyt-i hâr yanar. Bâ-husûs mevlûd geceleri
ve Ramazân
geceleri ve bu muhtesib gecesi niçe yüz bin batman yağ yanar. Ve cemî‘i vilâyet …
Esnâf-ı şırlugancı: Kârhâne iki yüz, neferât yedi yüz. Bunlar zeyt-i asfûr ve zeyt-i bâdem ve zeyt-i simsim çıkarırlar. Bunlar dahi ankâlar, ammâ yağlı ve kirli âdemlerdir. Mısır'ın cemî‘i fukarâları zeyt-i hâr ve zeyt-i simsim ve tahîne yerler. Ve her gece niçe bin batman zeyt-i hâr yanar. Bâ-husûs mevlûd geceleri ve Ramazân geceleri ve bu muhtesib gecesi niçe yüz bin batman yağ yanar. Ve cemî‘i vilâyete Mısır'dan bezir yağı gider. Anıniçün bu esnâf mün‘im âdemlerdir. Ammâ bunların alayına bir esnâf tâbi‘ Y 168b olmayup bunlar kendü tevâbi‘leri ile gûnâ-gûn dühniyyâtdan meş‘aller yakup yağlı ve palâs palâs esbâblar geyüp ba‘zısı uryân olup yağ tulumların şişirüp omuzlarında götürüp sûk-ı sultânîde izdihâm edenlerin üstlerine yağ tulumların sürerek cemî‘i halk bu esnâfa gülerek yolları tulumlar ile açarak deff [ü] dâ’ire ve deblek çalarak bunlar dahi dilberânları ile mehterhânelerin çalarak ubûr ederler. Cemî‘i Mısır halkı bu esnâfın havfinden beş on gün mukaddem dükkânlar dutup seyr [ü] temâşâ edüp esbâbları rüsvây olmadan halâs olurlar.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y168a–Y168b ·
metinde göster ·
… r iki yüz. Bunlar mevlûd geceleri ve donanma geceleri ve şehr-i Receb ve şa‘bân
ve Ramazân'da
cemî‘i dükkânlar her gece sabâha dek küşâde olup kanâdîller ile zeyn ederler. V …
Esnâf-ı kandilciyân: Dükkân kırk, nefer iki yüz. Bunlar mevlûd geceleri ve donanma geceleri ve şehr-i Receb ve şa‘bân ve Ramazân'da cemî‘i dükkânlar her gece sabâha dek küşâde olup kanâdîller ile zeyn ederler. Ve açık olmayan tüccâr dükkânları önüne elbette birer kandîl yakarlar. Ve donanma geceleri kezâlik şehri bunlar çerâğân ederler. Ne kadar bin kandîl yakmak murâd edinirsen, anlar eyle bâzâr edüp hâne ve tarîk-ı âmları tezyîn ve çerâğân ederler. Bu dahi Mısır'a mahsûsdur. Ve,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y178a ·
metinde göster ·