ve Câlinûs ve Eflâtûn mertebesinde olan hukemâları kıralıma niçe yüz bin gûne e …
"Pâdişâhım, cemî‘i diyârın Bokrât ve Sokrât ve Restetâlîs ve Câlinûs ve Eflâtûn mertebesinde olan hukemâları kıralıma niçe yüz bin gûne edviyeler ile mu‘âlece etdük, aslâ ilâc pezîr olmadı. Âhir bildik kim sana derûn-ı dilden ve cân [u] gönülden du‘â lâzımdır, âhir bunu tedbîr eyledik kim ma‘sûmların kanına giresin, ma‘sûmları cem‘ edüp cellâdlar katl edecek mahalde cümle ma‘sûmların vâlideynlerine pes ü perdeden haber etdük, anlar dahi hâzır olup vâveylâ vü vâveledâ deyü feryâd etdüklerinde kıralım merhamet edüp cümle ma‘sûmları âzâd etdüğinizde du‘âları müstecâb olup anlara rahm etdüğinden Hırıstos dahi sana merhamet edüp şifâ verdi" deyü hekîm-i hâzik kelâm-ı cevâb verdikde Kostantîn ol hekîm-i sâhib-kelâmı afv edüp azâd etdi.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 13b ·
metinde göster ·
… yed etdirmeyüp Akka ve Gazze ve Remle ve Havrân diyârlarına bu bâkirelerin isim
[ve] resimleri
ile deftere kayd edüp ol defterleri vilâyetlerin gönderüp cümlesinin peder ü mâ …
"Fetih günleri ol asırda size adâlet eylen buyurduk idi. Şimdi gerekdir kim şimdi bu size hâsekî olan Akîde Hânım ile cevârîliğe gelen üç bin ümmet-i Muhammed duhter-i nûr-ahterlerin bir ferde vaz‘-ı yed etdirmeyüp Akka ve Gazze ve Remle ve Havrân diyârlarına bu bâkirelerin isim [ve] resimleri ile deftere kayd edüp ol defterleri vilâyetlerin gönderüp cümlesinin peder ü mâderlerini İslâmbol'a getirüp rızâ-yı vâlideynleri ile her birin birer guzât-ı müslimîne akd-i nikâh edüp İslâmbol şehrin amâr edesiz" dedikde Akşemseddîn'in bu re’y [ü] tedbîriyle her diyâra âdemler gidüp ân-ı zamânda cümle bâkirelerin on bin mikdârı peder ü mâder ve akrabâ vü ta‘allukâtları gelüp üç bin bâkire üç bin bahâdırâna izn-i şer‘ile verüp azîm sûrlar edüp İslâmbol amâr oldu.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 31b ·
metinde göster ·
Der-vasf-ı ahâlî-i şehr-i Kâsımpaşa: Bu şehr-i azîmin halkı üç fırkadır. Bir sınıfı askerî tâ’ifesidir kim kapudanlar ve azebistân vardiyanlar ve resenbâz keştîbân dayılardır. Cümle Cezâyirli esbâbı geyüp kırmızı fes üzre kafesî destâr ve eyinlerine burnus ve demir-koparan ve kapod ve gûnâ-gûn parankona dolamalar ve bellerinde çatal pala bıçaklar ve ayaklarında tomaklar ve ba‘zılar baldırı çıplak serenbâz, cündebâz cünûd-ı gâzîyândır. Bu askerin cümlesi (---) güzîde askerdir. Kânûn-ı Süleymânî üzre senevî mevâcib-i kâmilleri üç bin yetmiş kîse mâldır. Tershâne dîvânında kapudan paşa huzûrunda her üç ayda bir mevâcib alırlar güzîde askerlerdir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 127a ·
metinde göster ·
… a izn-i Resûl ile ser-halka idi. Ehl-i riyâzetin silsileleri anda nihâyet bulur
ve Resûl-i
Hudâ anın hakkında buyurdu.
Esnâf-ı sofiyyûn: Neferât 3000, bunlar dahi kadı‘asker alemi dibinde tevhîd edüp râh-ı Hak içün cihâd ederler. Pîrleri Ebû Derdâ’-i Âmirî'dir. Hazret-i Alî belin bağladı, on altıncı pîrdir. Ashâb-ı Soffaya izn-i Resûl ile ser-halka idi. Ehl-i riyâzetin silsileleri anda nihâyet bulur ve Resûl-i Hudâ anın hakkında buyurdu.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 156a ·
metinde göster ·
… zret-i Lokmân idi ve Fisagores-i Tevhîdî ve Eflâtûn-ı ilâhî ve Bokrât ve Sokrât
ve Restetâlîs
ve Câlinûs ve Mernûs [Feylekûs?] nâm hukemâ-yı kudemâlar gelüp akl ile bir kılı …
Ammâ bu ilm ilm-i kadîmdir. Zamân-ı kadîmde pîrleri Hazret-i Lokmân idi ve Fisagores-i Tevhîdî ve Eflâtûn-ı ilâhî ve Bokrât ve Sokrât ve Restetâlîs ve Câlinûs ve Mernûs [Feylekûs?] nâm hukemâ-yı kudemâlar gelüp akl ile bir kılı kırk yarup ilm ile göğe nerdübân etmişlerdi. Âhir ecel derdine dermân edemeyüp âhirete tahtırevân ile revâne oldular.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 158a ·
metinde göster ·
(S.A.V.) "Cennet ehlinin dili Arapça ve fasih Farsça'dır" buyurdu]
[Resûlullah (S.A.V.) Mikâ’il (A.S.)'den sordu: "Allahu Te‘âlâ Farsça bir şey söylemiş midir?" "Evet, ey Resûlallah" dedi. "İbrâhîm (A.S.) suhûfunda Allah 'Çi konem bâ în meşt hâk sitemkârân çüz ân ki peyâm rem.' Resûlullah (S.A.V.) Lisân-ı Gazi'ye küfreden kafirdir ve Resûlullah (S.A.V.) "Cennet ehlinin dili Arapça ve fasih Farsça'dır" buyurdu]
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS II 295b ·
metinde göster ·
Der-beyân-ı memdûh-ı sanâyi‘ât: Bu Tebrîz'de olan üstâd-ı kâmil nakkâş
ve ressâm
ve bennâ ve zerger ve hayyât bir diyârda yokdur. Her kârın âlü'l-âlı bu şehrde …
Der-beyân-ı memdûh-ı sanâyi‘ât: Bu Tebrîz'de olan üstâd-ı kâmil nakkâş ve ressâm ve bennâ ve zerger ve hayyât bir diyârda yokdur. Her kârın âlü'l-âlı bu şehrde mevcûddur. Husûsan bunda dûhte olunan akmişe-i fâhire ve siyâb-ı harîr-i vâfire bu diyârda peydâ olup sâ’ir diyârlara nakl olunur katîfesi ve Dârâyîsi meşhûr-ı âfâkdır. 300b
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS II 300a–300b ·
metinde göster ·
… i şimdi katl ederim" deyince hemân Defterdâr efendimiz eydür: "Sultânım: Lillah
ve Resûlihî
hâlime merhamet eyle, evlâd [u] ıyâl sâhibiyim. Bir yıldır kim Anadolu'da on se …
Ahvâl-i Defterdârzâde Mehemmed Paşa efendimizin {Mevlevî Vezîr ile münâkaşasını beyân eder} : Hakîr-i pür-taksîr kendülerden cüdâ düşüp anlar kat‘-ı menâzil ederek İslâmbol a‘yânının mektûblarıyla çînî İznîkindeki çiftliğine gelüp anda cülûsu istimâ‘ edüp tarfetü'l-ayn içre Yalava kasabasından bir kayığa süvâr olup doğru Şehzâde Câmi‘i kurbunda Koca Vezîr'e varup dest-bûs etdikde hakîr hâzır idim. Hemân Koca Vezîr eydür: "Çelebi Paşa! Destûrsuz ne geldin. Yohsa mühre mi geldin" dedi. Hemân Defterdârzâde "Hâşâ Sultânım, Ben mühre lâyık olam! Ancak sultânımın sadrıa‘zam olduğun istimâ‘ edüp Hudâ'ya hamd u senâ etdim ki pederimin yâr-ı gâr-ı kadîmi ve benim pederim yerinde olan Sultân Murâd Hân'a beni terbiye edüp mansıb-ı âlîlere nâ’il eden efendim, peder-i azîzim sâhib-i sadr oldu, deyü hâk-i pâye yüz süre geldim" deyü Paşa, vezîre yine temennâ etdi. Hemân Koca Vezîr "İbrâhîm Hân sana emr gönderüp Kars mansıbın ihsân etdi. Niçün gitmedin", "Yâ sultânım ol emirlerle katlime de fermânlar var idi. Göz göre niçe Kars gibi bî-hâsıl yire varup başım vereyim" deyince hemân Koca Mevlevî Vezîr ukâb gibi haykırup "Bre Kars'a git! Yohsa seni şimdi katl ederim" deyince hemân Defterdâr efendimiz eydür: "Sultânım: Lillah ve Resûlihî hâlime merhamet eyle, evlâd [u] ıyâl sâhibiyim. Bir yıldır kim Anadolu'da on sekiz sancak yerde bu kadar sekbân ve sarıca haşerâtlarıyla ibâdullah üzre konup göçüp hâne berdûş serserî zulm edüp gezerim" dedikde hemân Vezîr "Bre çık" deyince Defterdârzâde "İlâhî yakında cânın çıkup Allah tiz günde belânu versin, mel‘ûn Koca" deyüp hançer kabzasına el etdikde Vezîr aslâ söz söylemeyüp bir hayli tefekküre varup eydür: "Eğer paşa istikâmet edersen seni bir hizmete kullanırız. Hele şimdiki hâlde kapu halkın dağıt. Sana sa‘âdetlü pâdişâh ber-vech-i adâlet arpalık olmak üzre Malatıyye sancâğın ihsân eyledi" deyince paşa "Âkıbetin hayr olsun. Kabûl etdim, ammâ harâcı ve avârızı ve muhassıllığın dahi ihsân eyleseniz yine mudârâmız olurdu" dedikde Koca Vezîr "Eyle olsun. Sabâh emirlerin al" dedikde Paşa vâfir du‘â edüp taşra çıkdıkda dest-i şerîfin bûs edüp doğru Süleymâniye'de sarâyına varup vâlidesiyle ve evlâdlarıyla Hisâr'daki yalısına gidüp cümle tevâbi‘lerini etrâf-ı erba‘aya dîdebânlığa koyup yedi bayrak yiğit ile kendüyü muhâfaza etdirüp yedi sekiz yerde küheylân atlar ile yarar kafadârları âmâde idi. Ve kayıkhânesinde üç aded palpa alesta kayıklar hâzır etdi. Ertesi anlara Malatiyye sancağı muhassıllığı emri gelüp azm-i Malatiyye edecek mahalde 372b hakîr niçe kimesneleri ricâcı koyup hâk-i pâyine yüz sürüp yüz bin minnet ile gücile hacc-ı şerîfe gitmeğe kendülerden me’zûn olup azli hâlinde olmağıla yüz Venedik altunu ve bir çuka ve bir atlas ihsân edüp du‘â-yı hayrlarıyla vedâlaşup anlar kayıklarla Yalava kasabasına gitdiler, hakîr İslâmbol'da kalup hacc-ı şerîfe gitmek içün Silâhdâr Murtazâ Paşa'nın mü’ezzinbaşısı olup ve mahmil-i şerîf imâmeti emr-i şerîfin Koca Mevlevî Vezîr yüz altun ile ihsân edüp cemî‘î ehibbâ ve dûstânlar ile vedâlaşup Üsküdar'a ubûr etdik.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS II 372a–372b ·
metinde göster ·
… d-ı Yunan'dır kim her biri gûyâ Eflatun-ı İlâhî ve Bukrat ve Sokrat [u] Calinus
ve Restetalis
ve Filkos ve Fisagores-i Tevhîdî ve Ebû Alî Sînâ misilli fassâd ve hâzık tabîb- …
Der-beyân-ı aded-i ulemâ-yı ebdân: Cümle yigirmi aded hukemâ-yı bilâd-ı Yunan'dır kim her biri gûyâ Eflatun-ı İlâhî ve Bukrat ve Sokrat [u] Calinus ve Restetalis ve Filkos ve Fisagores-i Tevhîdî ve Ebû Alî Sînâ misilli fassâd ve hâzık tabîb-i kâmil hukemâlardır. Cümleden (---)(---)(---)(---)(---)(---)(---)(---)(---)(---)
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS III 13a ·
metinde göster ·
… Kubad Beğ ve Polâd Beğ ve Kâsım Beğ ve Sührâb Beğ ve Haydar Beğ ve Memi Cân Beğ
ve Resûl
Ağa ve Kadrî Ağa ve Hudâverdi Ağa ve Şehsüvâr Ağa ve Ahmed Ağa.
Der-beyân-ı esmâ-i râcilân u nisvân: Evvelâ nâmdâr fetâlarından Sehî Beğ ve Sıyâmî Beğ ve Kubad Beğ ve Polâd Beğ ve Kâsım Beğ ve Sührâb Beğ ve Haydar Beğ ve Memi Cân Beğ ve Resûl Ağa ve Kadrî Ağa ve Hudâverdi Ağa ve Şehsüvâr Ağa ve Ahmed Ağa.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS III 164b ·
metinde göster ·
Ve her rûz-ı rûşende her meydânda hokkabâz ve surâhibâz ve âteşbâz ve zorbâz
ve resenbâz
ve perendebâz ve kâsebâz ve kumârbaz ve sinibâz ve ayu ve maymun ve keçi ve hım …
Ve her rûz-ı rûşende her meydânda hokkabâz ve surâhibâz ve âteşbâz ve zorbâz ve resenbâz ve perendebâz ve kâsebâz ve kumârbaz ve sinibâz ve ayu ve maymun ve keçi ve hımâr ve köpekbâz ve kuklabâz ve şebbâz ve gürzbâz ve matrakbâz ve şemşîrbâz ve mührebâz ve tasbâz ve (---)(---)(---)(---)(---)
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS III 172b ·
metinde göster ·
… vliyâm bu vâkı‘anın ta‘bîri min kıbeli'l-Hak ilhâm ile eyledir kim Allahu a‘lem
ve Resûluhû
bu gice vâkı‘amda bu hakîre ekmek verüp "Bu ekmeği Kürdistân'da bir Kürd âdemîs …
{Vâkı‘a-i Melek Ahmed Paşa ve ta‘bîr-i rü’yâ-yı sâlih}: İmdi Evliyâm bu vâkı‘anın ta‘bîri min kıbeli'l-Hak ilhâm ile eyledir kim Allahu a‘lem ve Resûluhû bu gice vâkı‘amda bu hakîre ekmek verüp "Bu ekmeği Kürdistân'da bir Kürd âdemîsi pişirir. Sana Van'ın iç kal‘asında verdiğim beyâz nân-pâre-i lezîzdir" dediği Allahu a‘lem bize sa‘âdetlü pâdişâh eyâlet-i Van'ı vere. Ve ol ekmeği bir kerre İpşir istedi, ekmeği pişiren Kürd, İpşir'e ekmeği vermedi, dediği saltanat-ı İbrâhîm Hân'da İpşir'e eyâlet-i Van'ı verdiler. Van ekrâdları İpşir'e ekmeği yedirmeyüp balyemez toplar ile şehre komayup hâ’ib u hâsır gelüp gitdi. Ve ekmekde olan kanlı pâre Kaya'ma gönder, yıkayup yesin, dediği Allahu a‘lem Kaya Sultân ehlim bir hâliyle kanlı şehîd olur. Ve Bitlis Hânı'na dahi ol kanlı ekmekden ver, yesin, dediği Allahu a‘lem ol dahi benim elimde şehîd ola. Zîrâ anın hakkında Sultân Murâd merkûm "Ahmed sana Diyârbekir'i verdim. Bolay kim Bitlis Hânı'ndan intikâm alasın. Zîrâ Revân'dan gelirken sarâyına konup yüz kîse ihsân etdim. Ve on yedi aded evlâdlarına serbeser ze‘âmetler in‘âm edüp Van kulunun Muş harâcın kendüye mü’ebbed ocaklık tarîkiyle hîbe eyledim. Bağdâd'a giderken ve gelirken gazân mübârek ola, demeğe istikbâlime gelmedi. Elbette Ahmed, Bitlis 182b Hânı'ndan intikâm al, demiş idi. Bu gice vâkı‘amda kanlı ekmekden Bitlis Hânına ver, dedüğü belki benim elimde hân şehîd ola, dedi. Ve vâkı‘amda Murâd Hân'ın "Sen de ol ekmekden ye" dediğü Allahu a‘lem ecel-i müsemmâmız tamâm olduğu günlerde biz de şehîd olmak görünür. Bu vâkı‘ayı Melek Paşa kendüsü görüp kendüsü ta‘bîr etdi. Hakîr eyitdim "Sultânım, bu vâkı‘ayı bana söylediniz. Eğer âfâkî ve eğer enfüsî ilhâm-ı Rabbânî ile yâhûd kavl-i İbn Sîrîn ta‘birnâmesi üzre ta‘bîr etmek bana düşerdi. Ammâ beni ta‘bîr etmeğe komayup yine kendiniz ta‘bîr edersüz" deyü gördüğü rü’yâ-yı sâlihaları bir gayri hüsn-i tevcîh ile ta‘bîr etdim. "Yok Evliyâm, bu vâkı‘a hüsn-i tevcîh kabûl etmez. Hemân min kıbeli'l-Hak ilhâm-ı Rabbânî ile ta‘bîr etdim. Elbette biz Van ve yâhûd Erzurûm u Diyârbekir {valisi} olup Bitlis Hânına bir gûşmâl ederim ve Kaya Sultân da ol kanlı ekmekden yeyüp şehîd-i hurre olur. Ve ben de şehîd olurum. Bu vâkı‘anın ta‘bîri budur. Elbette olacak olur" deyüp bu beyti terennüm etdi, beyt:
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS III 182a–182b ·
metinde göster ·
… lekaynâ bi-tevfîkı rabbâniyeti sâhibü'l-cevâd ve eşhedü enne Muhammeden abdühû
ve resûlühû
efdalü min nutkı bi'd-dâd ve sallallahu ve sellem aleyhi ve alâ âlihî ve sahbih …
Elhamdülillahi'llezî şerrefenâ bi-teşrîfi's-seyyâhâti ale'l-ibâd ve lekaynâ bi-tevfîkı rabbâniyeti sâhibü'l-cevâd ve eşhedü enne Muhammeden abdühû ve resûlühû efdalü min nutkı bi'd-dâd ve sallallahu ve sellem aleyhi ve alâ âlihî ve sahbihî ilâ yevmi'l-mî‘âd.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IV 191b ·
metinde göster ·
… u kûzebâz ve humbarabâz u kumarbâz ve perendebâz u şebbâz ve kuklabâz u tasbâz
ve resenbâz
u meymunbâz ve ayubâz u hımârbâz ve kelbbâz u keçibâz ve darbbâz u matrakbâz (- …
Cümle dörd kapusu vardır. Biri cânib-i şarka Değirmân deresine nüzûl edüp şehre gider yokuş aşağı sarp kayadır. Biri cânib-i garba Kefindir kapusu, biri cânib-i garba Dağ kapusu ve biri cânib-i şimâle harem tarafında Taklaban mahallesi deresine mekşûf kapulardır. Bu taşra sarâyın ta vasatında bir meydân-ı azîm vardır kim bir habbe-i fûl kadar hacer yokdur, serâpâ sâ‘at rimâli döşenmişdir kim cümle cündîler bu meydânda silâhşörlük edüp icrâ-yı silâh ederler ve cemî‘i sûrahbâz u hokkabâz ve âteşbâz u zorbâz ve gürzbâz ü şîşebâz ve kadehbâz u kûzebâz ve humbarabâz u kumarbâz ve perendebâz u şebbâz ve kuklabâz u tasbâz ve resenbâz u meymunbâz ve ayubâz u hımârbâz ve kelbbâz u keçibâz ve darbbâz u matrakbâz (---)(---)(---)(---)(---) u şemşîrbâz ve küştegirân-ı pehlivân ve'l-hâsıl cümle bâz-ı bâzân bu meydân-ı muhabbetde arz-ı ma‘rifetler edüp hândan ihsân u in‘âm alurlar.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IV 227b ·
metinde göster ·
… ir kanlı parça ekmekden Van'da Bitlîs hânına gönder yesin." dediği Allahu a‘lem
ve Resûlihî
işte bu mahalde hânın isyânı haberi geldiğidir kim biz ana sefer edüp askerin k …
Ve "Pâdişâhım bu kanlı ekmek yenir mi? dediğin Allahu a‘lem biz Van'da hayli kan edüp harâm ekmek yerüz ve "Kanlı ekmekden İsmihân Kaya kızıma gönder, yıkayup yesin" dediği benden ana harâm u helâlden cem olup varan mâl ana pâk [ü] helâldir. Ve "Bir kanlı parça ekmekden Van'da Bitlîs hânına gönder yesin." dediği Allahu a‘lem ve Resûlihî işte bu mahalde hânın isyânı haberi geldiğidir kim biz ana sefer edüp askerin kırup ciğer-hûn yedirüp intikâm alırım.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IV 260b ·
metinde göster ·
bu Mülcem'i incitmen. Bu mâdde ezelü'l-ezelde bey‘ [u] şirâ olunmuş metâ‘dır. Ş …
Hazret-i Alî eydür: "Lillahi ve Resûlihî bu Mülcem'i incitmen. Bu mâdde ezelü'l-ezelde bey‘ [u] şirâ olunmuş metâ‘dır. Şimdi bâzâra çıkdı". Mülcem'i kendi eliyle Hazret-i Alî halâs edüp cümle cemâ‘ate ve İmâm Hasan ve İmâm Hüseyn'e vasiyyet edüp eydür, "Ben merhûm oldukda beni pâk gasl edüp techîz [ü] tekfînimle kaput içre koyup karındaşım Ukayl namâzım kılsın ve nikâblı bir şütürbân devesiyle gelüp benim na‘şımı tabutumla devesine yükledüp ne cânibe giderse vücûdum götürsün ve illâ olmaya kim ol deveciye bir kîl [u]355a kâl diyesen. Ve ey oğlum İmâm Hasan, şimden gerü sen de Medîne-i Münevvere'de deden Hazret-i Muhammed civârında sâkin ol, dedi. Ve ey nûr-ı hûn-ı ciğer-kûşem İmâm Hüseyin, sen de bu hâk-i Irâk'ın Deşt-i Kerbelâ'sında vatan edin" deyü (---)(---) vasiyyetler edüp Hicret'in kırkıncı sâlinde Arapça emrine imtisâlen rûh-ı şerîfi cânib-i Hakk'a revâne olup vasiyyeti üzre cümle müheyyâ etdiler.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IV 354b–355a ·
metinde göster ·
… n-ı nazar ile nazar edüp "Hay hay fenâ dünyâ, vallâhi gerçek Evliyâ'nın güftesi
ve resm-i
bukalemûnudur. Sübhânallâh, işte Defterdârzâde Mehemmed Paşa oğlumuz da bu sarâ …
Paşa dahi ziyâdece im‘ân-ı nazar ile nazar edüp "Hay hay fenâ dünyâ, vallâhi gerçek Evliyâ'nın güftesi ve resm-i bukalemûnudur. Sübhânallâh, işte Defterdârzâde Mehemmed Paşa oğlumuz da bu sarâyda bir âsâr eyledi. Niçe cânlar böyle eser edemeyeler. Anıniçün derler kim ‘Er ölür adı kalır’. El-hâsıl hayr ile yâd olunmağiçün niçe böyle hayrâtlar inşâ etmek gerek" deyü bu kasr içre gezer.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS V 17a ·
metinde göster ·
Menzil-i şehr-i ma‘mûr Saltık Bâğı, ya‘nî kal‘a-i Babadağı: Kal‘a-i kadîmi şehrin şarkında Tuna azmağı kenârında Yeni Salâ kal‘asıdır kim {Babadağı} şehrinden görünür. Bu dahi inşâ’allâh mahallinde vasf olunur, ammâ hâlâ yine Baba şehrinin kıblesinde bâğlar içre bir metîn kal‘a kullesi vardır. Mukaddemâ bu şehr-i Babadağı mevsûfdur, lâkin efendimizin fermânı üzre bu şehre hâkim olduğumuz cihetden kanûn-ı kadîm {üzre} kazâmızın cümle kurâ vü kasabâtlarından kendi kudûmiyyemiz içün ve Kili kal‘ası mismârı ve bennâsı ve çerâhoru mâlıçün ve Paşa'nın mukarreri gelüp yeni zahîre bahâ mâlları tahsîliyçün mahkeme-i şer‘-i Resûl-i mübînden mühürlü tezkireler alup ve keşşâf nâ’ib ve resûller ile,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS V 67a ·
metinde göster ·
, bu gazâda siz bir aceb ceng edersiz, ammâ bilmem haçandır, lâkin ne size ve ne …
"Hayr ola Evliyâm, Allâhu a‘lem ve Resûluhu, bu gazâda siz bir aceb ceng edersiz, ammâ bilmem haçandır, lâkin ne size ve ne bize inşâallâh zarar yokdur, kalbün gen tut" deyü hayr ile ta‘bîr edüp ale's-sabâh haymeme geldim.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 99b ·
metinde göster ·
… ve zahîre ve mevâcib gelmeyüp hâlimiz mükedderdir. Amân devletli vezîr lillâhi
ve Resûlihi
bize imdâd yetiş" dediklerinde hemân Sadrıa‘zam feryâda gelen sâhib-i kelâm yiğ …
"Yedi günde yedi koldan yedi bin ma‘dût top gülleleri urup yedi yüz âdemlerimiz Hürr-i şehîd olup meskenleri cennet-i Me’vâ olup kâfirden top güllesi yemeden gayri yeyeceğimiz kalmadı. Ve Bobofça ve Berezense ve Peçoy ve Varad kal‘aların kâfir alalı ve Ösek köprüsün yakalı bize bir imdâd ve zahîre ve mevâcib gelmeyüp hâlimiz mükedderdir. Amân devletli vezîr lillâhi ve Resûlihi bize imdâd yetiş" dediklerinde hemân Sadrıa‘zam feryâda gelen sâhib-i kelâm yiğide beş yüz altun ihsân edüp cümle Kanije askerlerine bir tesellînâme tahrîr edüp,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 178b ·
metinde göster ·
"Allâhu a‘lem ve Resûlühû. Hânım cenâbınız Dağıstân tarafına bir seyâhat edersiz, yâhûd cezîre-i Kırım'ın dağlı taşlı yerlerine sayd [u] şikâr tarîkıyla bir hareketcik edersiz" deyü bir hüsn-i ta‘bîr ve tevcîh etdi. Ve el-fâtiha deyüp şeyh hânesine gitdi. Hikmet-i Hudâ,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VII 143b ·
metinde göster ·
… udemâ-yı kühhân ulemâlarından Bokrât ve Sokrât ve Feylekos ve Feylesûf ve Padre
ve Restâlîs
ve Restetâlîs ve Eflâtûn-ı İlâhî ve Fîsâgores-i Tevhîdî nâm hukemâlarına mutals …
Ba’dehû İskender bunların ka‘be dedikleri kubbeyi binâ edüp cemî‘i hukemâ-yı kudemâ-yı kühhân ulemâlarından Bokrât ve Sokrât ve Feylekos ve Feylesûf ve Padre ve Restâlîs ve Restetâlîs ve Eflâtûn-ı İlâhî ve Fîsâgores-i Tevhîdî nâm hukemâlarına mutalsamât-ı garîbe ve acîbeler etdirüp Hazret-i Hızır'ın ta‘lîmiyle bu kubbeyi inşâ etdirüp İskender'in cemî‘i başlıkları(?) ve kenzi ve dahmelerin bu tuç kubbede pinhân edüp mutalsamâtlar ile müvekkiller ta‘yîn eyleyüp bu Kalmıklarla kelimât etdiler. Allâhu a‘lem ve Resûluhu müvekkil olan hüddâmân afârîtlerdir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VII 179a ·
metinde göster ·
… hân ulemâlarından Bokrât ve Sokrât ve Feylekos ve Feylesûf ve Padre ve Restâlîs
ve Restetâlîs
ve Eflâtûn-ı İlâhî ve Fîsâgores-i Tevhîdî nâm hukemâlarına mutalsamât-ı garîbe …
Ba’dehû İskender bunların ka‘be dedikleri kubbeyi binâ edüp cemî‘i hukemâ-yı kudemâ-yı kühhân ulemâlarından Bokrât ve Sokrât ve Feylekos ve Feylesûf ve Padre ve Restâlîs ve Restetâlîs ve Eflâtûn-ı İlâhî ve Fîsâgores-i Tevhîdî nâm hukemâlarına mutalsamât-ı garîbe ve acîbeler etdirüp Hazret-i Hızır'ın ta‘lîmiyle bu kubbeyi inşâ etdirüp İskender'in cemî‘i başlıkları(?) ve kenzi ve dahmelerin bu tuç kubbede pinhân edüp mutalsamâtlar ile müvekkiller ta‘yîn eyleyüp bu Kalmıklarla kelimât etdiler. Allâhu a‘lem ve Resûluhu müvekkil olan hüddâmân afârîtlerdir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VII 179a ·
metinde göster ·
… lar ile müvekkiller ta‘yîn eyleyüp bu Kalmıklarla kelimât etdiler. Allâhu a‘lem
ve Resûluhu
müvekkil olan hüddâmân afârîtlerdir.
Ba’dehû İskender bunların ka‘be dedikleri kubbeyi binâ edüp cemî‘i hukemâ-yı kudemâ-yı kühhân ulemâlarından Bokrât ve Sokrât ve Feylekos ve Feylesûf ve Padre ve Restâlîs ve Restetâlîs ve Eflâtûn-ı İlâhî ve Fîsâgores-i Tevhîdî nâm hukemâlarına mutalsamât-ı garîbe ve acîbeler etdirüp Hazret-i Hızır'ın ta‘lîmiyle bu kubbeyi inşâ etdirüp İskender'in cemî‘i başlıkları(?) ve kenzi ve dahmelerin bu tuç kubbede pinhân edüp mutalsamâtlar ile müvekkiller ta‘yîn eyleyüp bu Kalmıklarla kelimât etdiler. Allâhu a‘lem ve Resûluhu müvekkil olan hüddâmân afârîtlerdir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VII 179a ·
metinde göster ·
… tâ hukemâlardan Fisagores-i Tevhîdî ve Bokrât ve Sokrât ve Feylekos ve Feylesûf
ve Restâlîs
ve Câlinûs ve Eflâtûn-ı ilâhî ve Batlîmûs ve (---)(---)(---)(---)(---) (--- …
Ba‘dehu bu Feylekos asrında İskender-i Kübrâ vücûda gelüp Feylekos İskender'i perveriş edüp ol dahi cihân-ârâ bir pâdişâh-ı Zülkarneyn olup bu Atina şehrini dahi ziyâde amâr edüp bu şehir içre yedi bin aded hukemâ-yı Rûmiyyûnlar cem‘ olduğunda cümle müverrihîn-i milel bu şehre "Dâr-ı medîneti'l-hukemâ ve'l-kudemâ" deyü tesmiye etdiler. Hattâ hukemâlardan Fisagores-i Tevhîdî ve Bokrât ve Sokrât ve Feylekos ve Feylesûf ve Restâlîs ve Câlinûs ve Eflâtûn-ı ilâhî ve Batlîmûs ve (---)(---)(---)(---)(---)(---)(---)(---)251a
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VIII 250b–251a ·
metinde göster ·
… âz ve cânbâz ve kumârbâz ve sûretbâz ve kâsebâz ve gürzbâz ve kûzebâz ve zorbâz
ve resenbâz
ve şu‘lebâz ve kuklabâz ve şebbâz ve hayâlbâz ve hîlebâz ve perendebâz ve sinib …
Ve cemî‘i rûy-i arzda ne kadar lu‘bedebâz ve bâzbâzânlar var ise meydânlar ve hayemâtlarda hokkabâz ve surâhîbâz ve cânbâz ve kumârbâz ve sûretbâz ve kâsebâz ve gürzbâz ve kûzebâz ve zorbâz ve resenbâz ve şu‘lebâz ve kuklabâz ve şebbâz ve hayâlbâz ve hîlebâz ve perendebâz ve sinibâz ve kadehbâz ve şîşebâz ve âteşbâz ve tâsbâz ve kadehbâz ve taşbâz ve çemberbâz ve şemşîrbâz ve ayubâz ve maymûnbâz ve keçibâz ve hımârbâz ve matrakbâz ve kemendbâz ve yılanbâz ve kumârbâz ve kuşbâz ve kayışbâz ve kâğıdbâz ve âyînebâz ve çanakbâz ve kellebâz ve'l-hâsıl cemî‘i dünyânın erbâb-ı ma‘ârif bâzbâzânları ve cemî‘i ilm-i sîmyâya mâlik veled-i zinâları bu cem‘iyyet-i kübrâda bulunup cemî‘i hayemâtlarda ve çârsû-yı bâzârlarda her diyârın hânendegân sâzendegân rakkâs-ı mutrıbân kaşmerân mudhikân meddâhân gazelhânları ve pehlivân-ı kûştegîrân kemândârân dilîrân dilberân-ı mahbûb-ı zemânları ve âşıkân-ı sâdıkân gûyendegân bintân-ı zenânları bile cümle bu bâzâr-ı hüsnde mevcûd olup bir cem‘iyyet-i kübrâ olur kim bunu görmeyen ve Mısır'da Nîl kesimin görmeyen ve Mısır kurbunda Şeyh Seyyid Ahmedü'l-Bed[ev]î ve eş-Şeyh İbrâhîm Dessûkî mevlûdların görmeyen bu cihânda ifnâ-yı vücûd edüp çok şey gördüm demesin. Bu cem‘iyyet-i âlînin geceleri Kadr ve rûzları rûz-ı fîrûz-ı nevrûz-ı Hârezmşâhîdir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VIII 376a ·
metinde göster ·
âyin-i şehriyâr fehm-i hıredde mersûmdur ki mecmû‘-ı efkâr ve ezkârda belki her …
Ve hayr du‘â ve senâ ve pâdişâh-ı İslâm: Güzîde-i sultân vâcibü'l-i‘zâm hallede mülkehu ve ebbede saltanatahu ilâ inkırâzı'd-devrân es-Sultân ibnü's-Sultân es-Sultân Mehemmed Hân-ı Râbi‘ ibn Sultân İbrâhîm Hân'a hadden efzûn ve kıyâsdan bîrûn hayır du‘âlar ederiz. Zîra kavanîn-i Sultân akılda merkûm ve resm-i âyin-i şehriyâr fehm-i hıredde mersûmdur ki mecmû‘-ı efkâr ve ezkârda belki her kârda pâdişâh-ı zıllullâha senâ ve midhat olsa savâb-ı lâ-yuhsâdır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y2a ·
metinde göster ·
… 'd-devrân Âl-i Hâşimiyân münkariz olmaya kim ecdâd-ı izâmları şefî‘ü'l-müznibîn
ve Resûl-i
Rabbü'l-âlemîn Muhammed Arabî'dir ve Dürr-i Yetîmi'dir ve Emîn-i Ümmî'dir. Lâki …
Ve sülâle-i pâk-zülâllerin cümlesi hazretden evvel vefât etdiler, illâ Hazret-i Fâtıma Hazret-i Alî'nin taht-ı nikâhında kaldı kim menba‘-ı Âl-i Muhammedî'dir kim inkırâzü'd-devrân Âl-i Hâşimiyân münkariz olmaya kim ecdâd-ı izâmları şefî‘ü'l-müznibîn ve Resûl-i Rabbü'l-âlemîn Muhammed Arabî'dir ve Dürr-i Yetîmi'dir ve Emîn-i Ümmî'dir. Lâkin cümle ilimde mükemmeldir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y288a ·
metinde göster ·
an ümmetihi , sallallâhu aleyke küllemâ zekereke'z-zâkirûn ve küllemâ gafele an …
Du‘â-yı ziyâret-i Resûl-i Kibriyâ: "Es-selâmü aleyke yâ Resûlallâh. Es-selâmü aleyke yâ Nebiyyallâh, Es-selâmü aleyke yâ hayra halkıllâh, Es-selâmü aleyke yâ Habîballâh, Es-selâmü aleyke yâ Safvetallâh, ve yâ seyyide'l-enbiyâi ve'l-mürselîn ve yâ hâteme'n-nebiyyîn ve yâ hayra'l-halâyıkı râhimîn ve yâ kâ’ide'l-gurri'l-muhaccelîn ve yâ imâme'l-müttakîn ve alâ ehli beytike't-tâhirîn ve alâ ezvâcike't-tâhirâtı ümmehâti'l-mü'minîn ve alâ âlike ve ashâbike'l-ecma‘în ve alâ sâ'iri'l-enbiyâi ve'l-mürselîn ve alâ sâ'iri-ibâdillâhi's-sâlihîn. Es-selâmü aleyke yâ eyyühe'n-nebiyyü ve rahmetüllâhi ve berekâtuhu, cezâkallâhu annâ yâ Resûlallâh, efdalu mâ cezâe seyyi'en an kavmihi ve resûlen an ümmetihi , sallallâhu aleyke küllemâ zekereke'z-zâkirûn ve küllemâ gafele an zikrike'l-gâfilûn. Ve sallallâhu aleyke fi'l-evvelîne ve'l-âhırîn, efdalü ve ekmelü ve atyabu mâ salle alâ ahadin min halkihi ecma‘în. Kemâ istenkadenâ bike mine'd-dalâleti ve bassarnâ bike mine'l-amâyeti ve hedânâ bike mine'l-cehâleti ve eşhedü en lâ ilâhe illallâh vahdehu lâ şerîke leh ve eşhedü enneke abduhu ve resûlüh ve emînnüh ve hayretüh P 121a min halkihi ve eşhedü yâ Resûlallâh enneke bellağte'r-risâlete ve eddeyte'l-emânete ve nasahte'l-ümmete ve keşefte'l-gammete. Ve kad ci'nâ bike yâ Resûlallâh zâlimîne bi-enfüsinâ, müstağfirîne li-zünûbinâ ve eşfa‘ lenâ yâ Resûlallâh. Ülâike refîkan yâ Resûlallâh, eş-şefâ‘atü'ş-şâfi‘atü yâ Resûlallâh"deyüp el yüze süre.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y289a ·
metinde göster ·
… ti ve eşhedü en lâ ilâhe illallâh vahdehu lâ şerîke leh ve eşhedü enneke abduhu
ve resûlüh
ve emînnüh ve hayretüh P 121a min halkihi ve eşhedü yâ Resûlallâh enneke bell …
Du‘â-yı ziyâret-i Resûl-i Kibriyâ: "Es-selâmü aleyke yâ Resûlallâh. Es-selâmü aleyke yâ Nebiyyallâh, Es-selâmü aleyke yâ hayra halkıllâh, Es-selâmü aleyke yâ Habîballâh, Es-selâmü aleyke yâ Safvetallâh, ve yâ seyyide'l-enbiyâi ve'l-mürselîn ve yâ hâteme'n-nebiyyîn ve yâ hayra'l-halâyıkı râhimîn ve yâ kâ’ide'l-gurri'l-muhaccelîn ve yâ imâme'l-müttakîn ve alâ ehli beytike't-tâhirîn ve alâ ezvâcike't-tâhirâtı ümmehâti'l-mü'minîn ve alâ âlike ve ashâbike'l-ecma‘în ve alâ sâ'iri'l-enbiyâi ve'l-mürselîn ve alâ sâ'iri-ibâdillâhi's-sâlihîn. Es-selâmü aleyke yâ eyyühe'n-nebiyyü ve rahmetüllâhi ve berekâtuhu, cezâkallâhu annâ yâ Resûlallâh, efdalu mâ cezâe seyyi'en an kavmihi ve resûlen an ümmetihi , sallallâhu aleyke küllemâ zekereke'z-zâkirûn ve küllemâ gafele an zikrike'l-gâfilûn. Ve sallallâhu aleyke fi'l-evvelîne ve'l-âhırîn, efdalü ve ekmelü ve atyabu mâ salle alâ ahadin min halkihi ecma‘în. Kemâ istenkadenâ bike mine'd-dalâleti ve bassarnâ bike mine'l-amâyeti ve hedânâ bike mine'l-cehâleti ve eşhedü en lâ ilâhe illallâh vahdehu lâ şerîke leh ve eşhedü enneke abduhu ve resûlüh ve emînnüh ve hayretüh P 121a min halkihi ve eşhedü yâ Resûlallâh enneke bellağte'r-risâlete ve eddeyte'l-emânete ve nasahte'l-ümmete ve keşefte'l-gammete. Ve kad ci'nâ bike yâ Resûlallâh zâlimîne bi-enfüsinâ, müstağfirîne li-zünûbinâ ve eşfa‘ lenâ yâ Resûlallâh. Ülâike refîkan yâ Resûlallâh, eş-şefâ‘atü'ş-şâfi‘atü yâ Resûlallâh"deyüp el yüze süre.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y289a ·
metinde göster ·
… lâ şerîke leh ve eşhedü enne seyyidenâ ve mevlânâ Muhammeden abduhu ve habîbuhu
ve resûluh
.
Y 1aQ 159bP 158b Elhamdülillâhi vahdehu ve kefâ ve selâmün alâ ibâdihi'l-lezîne'stafâ ve eşhedü en lâ-ilâhe illallâh vahdehu lâ şerîke leh ve eşhedü enne seyyidenâ ve mevlânâ Muhammeden abduhu ve habîbuhu ve resûluh.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y1a ·
metinde göster ·
… nde ne kadar hokkabâz ve sürâhîbâz ve kâsebâz ve zorbâz ve perendebâz ve şebbâz
ve resenbâz
ve âteşbâz ve kûzebâz ve tabakbâz ve sinibâz ve kellebâz ve kuklabâz ve çağaneb …
Ammâ bâlâda tahrîr olunan küttâb efendilerden bir kalem dahi hurde emîni aklâmıdır, bir garîb ü acîb kalem olmağile cümleden gerü tahrîr olundu. Evvelâ Mısır içinde ne kadar hokkabâz ve sürâhîbâz ve kâsebâz ve zorbâz ve perendebâz ve şebbâz ve resenbâz ve âteşbâz ve kûzebâz ve tabakbâz ve sinibâz ve kellebâz ve kuklabâz ve çağanebâz ve kumarbâz ve kayışbâz ve kas‘abâz ve varakbâz ve âyinebâz ve cânbâz ve resenbâz ve kuşbâz ve mührebâz ve hımârbâz ve yılanbâz ve gürzbâz ve matrakbâz ve maymunbâz ve hayâlbâz ve horosbâz ve simyâbâz ve sıçanbâz ve ayıbâz ve kıssahân ve kaşmerân ve arayıcıyân ve'l-hâsıl cümle bâzbâzân-ı mudhikân ve cümle kömlükde arayıcılar ve hurdeciler ve'l-hâsıl bir nukra hâsıl olacak şey cümle hurde emîni kâtibi hükmündedir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y63a ·
metinde göster ·
… çağanebâz ve kumarbâz ve kayışbâz ve kas‘abâz ve varakbâz ve âyinebâz ve cânbâz
ve resenbâz
ve kuşbâz ve mührebâz ve hımârbâz ve yılanbâz ve gürzbâz ve matrakbâz ve maymun …
Ammâ bâlâda tahrîr olunan küttâb efendilerden bir kalem dahi hurde emîni aklâmıdır, bir garîb ü acîb kalem olmağile cümleden gerü tahrîr olundu. Evvelâ Mısır içinde ne kadar hokkabâz ve sürâhîbâz ve kâsebâz ve zorbâz ve perendebâz ve şebbâz ve resenbâz ve âteşbâz ve kûzebâz ve tabakbâz ve sinibâz ve kellebâz ve kuklabâz ve çağanebâz ve kumarbâz ve kayışbâz ve kas‘abâz ve varakbâz ve âyinebâz ve cânbâz ve resenbâz ve kuşbâz ve mührebâz ve hımârbâz ve yılanbâz ve gürzbâz ve matrakbâz ve maymunbâz ve hayâlbâz ve horosbâz ve simyâbâz ve sıçanbâz ve ayıbâz ve kıssahân ve kaşmerân ve arayıcıyân ve'l-hâsıl cümle bâzbâzân-ı mudhikân ve cümle kömlükde arayıcılar ve hurdeciler ve'l-hâsıl bir nukra hâsıl olacak şey cümle hurde emîni kâtibi hükmündedir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y63a ·
metinde göster ·
… 106a⟧ ve Tabbâgîn mescidi ve Şeyh Ken‘ân mescidi ve Şücâ‘uddîn mescidi Q 198a
ve Resûl
Efendi mescidi ve Zülfikâr Kethudâ mescidi ve Reyhân Ağa mescidi ve Seyyid Alî …
Evvelâ iç kal‘ada Aşçıbaşı mescidi, Kalavân mescidi ve Çârşû mescidi. İç kat kal‘ada Çavuş Ağa mescidi, Kapu mescidi, Nârin Kulle mescidi ve Azebler odaları mescidi ve Sarrâchâne mescidi ve Kara Meydân mescidi ve Kavvâflar mescidi ve Gülşenî mescidi ve Harrâtîn mescidi ve Sâdât mescidi ve Megâribe mescidi ve Şeyh Bekrî mescidi ve Derbü'l-Ahmer mescidi ve İbrâhîm Ağa mescidi ve Kantaratü'l-Leymûn mescidi ve Hasan Şâzilî mescidi ve Bâb-ı Hark mescidi ve Cemâmîz mescidi Y 106a ve Tabbâgîn mescidi ve Şeyh Ken‘ân mescidi ve Şücâ‘uddîn mescidi Q 198a ve Resûl Efendi mescidi ve Zülfikâr Kethudâ mescidi ve Reyhân Ağa mescidi ve Seyyid Alî mescidi ve Şeyh Abbârî mescidi {ve Kaçmaziyye câmi‘i kurbunda Mihmândâr mescidi}. Ve'l-hâsıl Gazâlî tahrîrâtına nazar edüp cemî‘i mesâcidleri tahrîr eylesek makdûr-ı beşer değildir, bir mücelled kitâb olur.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y105b–Y106a ·
metinde göster ·
… sekiz yüz âdemdir. Anbâr Y 170a emîni ve anbâr nâzırı defterinde bunlar ismi
ve resmiyle
mektûblardır. Zîrâ hîn-i mahalde gılâl lâzım olsa anlardan alırlar.
Esnâf-ı tüccâr-ı gılâl: Bunların Bulak'da ve Eski Mısır'da ve dâhil-i Mısır'da kâmil iki bin mahzenleri vardır, ankâ bâzergânlardır. Cümle üç bin sekiz yüz âdemdir. Anbâr Y 170a emîni ve anbâr nâzırı defterinde bunlar ismi ve resmiyle mektûblardır. Zîrâ hîn-i mahalde gılâl lâzım olsa anlardan alırlar.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y169b–Y170a ·
metinde göster ·
kadem-i şerîf üzre bir kubbe-i âlî ve bir tekye-i tîr-endâz tekyesi cümle Defte …
Azîm âsitânedir. Bir câmi‘-i kebîri ve resm-i kadem-i şerîf üzre bir kubbe-i âlî ve bir tekye-i tîr-endâz tekyesi cümle Defterdâr İbrâhîm Paşa'nındır, bâlâda tavsîf olunmuşdur. Bunda dahi bir gün bir gece mevlûd-ı azîm olup sâhibü'l-hayr Defterdâr İbrâhîm Paşa'ya hayır du‘â ederler. Andan,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y224a ·
metinde göster ·
ve kûzebâz ve hayâlbâz ve kâsebâz ve hokkabâz ve mührebâz ve kumarbâz ve kayışb …
Ve niçe âteşbâz ve perendebâz ve şebbâz ve resenbâz ve kûzebâz ve hayâlbâz ve kâsebâz ve hokkabâz ve mührebâz ve kumarbâz ve kayışbâz ve hımârbâz ve horosbâz ve tâsbâz ve maymunbâz ve kadehbâz ve sürâhîbâz ve zorbâz ve şîşebâz ve matrakbâz ve kumarbâz ve gürzbâz ve şemşîrbâz ve âyinebâz ve ilm-i simyâda aynbâz gayrbâz gayrîbâz ve kelbbâz ve keçibâz ve ayubâz ve benî âdembâz ve gâvbâz ve yılanbâz, ve'l-hâsıl yetmiş yedi gûne esnâf-ı pehlivânân-ı bâzbâzânın arz-ı ma‘rifet etdüklerin manzûrumuz olduğu mertebe tahrîr etsek bir müdevven olur.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y291a ·
metinde göster ·
… sâz söz ve hây hûy kerrenây kös ve nefîr ve tabllar nedir? Ya bu herkesin ismi
ve resmi
ile bilüp haber verme nedir? Aklım perîşân oldu. Aceb sırr-ı Hudâ-yı ibret-nümâ …
Ammâ hikmet bu kim bu kehfin içi seng-i hârâdan oyulmuş bir gâr-ı azîmdir. Ve eyle mücellâdır kim bir hûş [u] tuyûr-ı vahşî minkârın ildirecek yer yokdur. Ancak ol sadâ gelen çatlamış kaya vardır, gayrı yerleri musaykaldır, bir âdem girecek yer yokdur. Ya bu sâz söz ve hây hûy kerrenây kös ve nefîr ve tabllar nedir? Ya bu herkesin ismi ve resmi ile bilüp haber verme nedir? Aklım perîşân oldu. Aceb sırr-ı Hudâ-yı ibret-nümâdır. Sultâna ve ba‘zı ihtiyâr nüdemâlarına su’âl etdim, gûnâ-gûn haber verdiler. Ancak horos boğazlayan kehfin huddâmı nakl etdi kim,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y426a ·
metinde göster ·