… su meydânı {ve Kumkapusu meydânı ve Lankakapusu meydânı ve Lanka Denizi hammâmı
ve Samadya
meydânı ve Dâvûd Paşakapusu Meydânı}.
Ve Emînönü meydânı {ve Karagümrük meydânı} ve Çardakönü meydânı ve Odunkapusu meydânı {ve Ayazmakapusu meydânı ve Büyük Ayazma iskelesi meydânı} ve Unkapanı meydânı ve Cübbealîkapusu meydânı ve Fenerkapusu meydânı ve Balatkapusu meydânı ve Ebû Ensârîkapusu meydânı {ve Kumkapusu meydânı ve Lankakapusu meydânı ve Lanka Denizi hammâmı ve Samadya meydânı ve Dâvûd Paşakapusu Meydânı}.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 145a ·
metinde göster ·
… a ve Cûdî dağında ve Bosna'da Köprez yaylasında ve Hersek'de Çemrene yaylasında
ve Samakov'da
Rila yaylasında ve Filibe'de Despot yaylalarında olur. Hemân tilki hayâsı gibi …
Esnâf-ı sa‘lebciyân: Neferât iki yüz, bunların dahi dükkânları yokdur. Kış günleri hussetü's-sa‘leb derler ya‘nî tilki taşağı demek olur, Bursa'da Cebel-i Ruhbân'da ve Bingöl'de ve Eğri dağında ve Göksun yaylasında ve Ercis dağında ve Sübhân dağında ve Cûdî dağında ve Bosna'da Köprez yaylasında ve Hersek'de Çemrene yaylasında ve Samakov'da Rila yaylasında ve Filibe'de Despot yaylalarında olur. Hemân tilki hayâsı gibi bir sarımsak dişine benzer bir otdur, anı kurudup havânda un gibi edüp sükkerle pâlûde gibi pişirüp bakır ibrîklerin altında âteşler ile musanna‘ yapılmış ibrîkler ile bahârlı ve gülâblı "Râhat-ı cân sıhhatü'l-ebdân sa‘lebim nefâyis" deyüp feryâd ederek ubûr ederler. Ammâ hakkâ ki zâlim gâyet mukavvîdir. Yüz yaşında âdemin âlet-i cimâ‘ına tavakân verüp âdemi cüst ü çâpük ve serme[s]t edüp kuvvet-i nazarı dahi ziyâde eder. Yetmiş hâssasın Hekîm Dâvûd, Tezkiresi'nde tahrîr etmiş.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 172a ·
metinde göster ·
… u'nda ve Cübbe Alî'de ve Unkapanı'nda ve Yenikapu balık bâzârında ve Kumkapu'da
ve Samadya'da
ve Nârlıkapu'da ve Pîripaşa'da ve Hâsköy'de ve Kâsımpaşa'da ve niçe yüzü Galata …
Esnâf-ı balıkcıyân-ı satıcıyân: Dükkân cümle 2000, neferât 3000, bunlar balık avlayıcı değillerdir, satıcı kavvâflardır. Dükkânları Balat'ta ve Fenerkapusu'nda ve Ayakapusu'nda ve Cübbe Alî'de ve Unkapanı'nda ve Yenikapu balık bâzârında ve Kumkapu'da ve Samadya'da ve Nârlıkapu'da ve Pîripaşa'da ve Hâsköy'de ve Kâsımpaşa'da ve niçe yüzü Galata'da ve Tophâne'de ve Beşiktaş'da ve tâ Boğaz'a varınca deryânın iki tarafında ve Üsküdar'da ve'l-hâsıl meyhâne olan yerlerde elbette balık bâzârları mukarrerdir, zîrâ ta‘âm-ı tarabdır. Bir Bekrî bürâder, bir balık başıyla bir gün meze ve nukl eder.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 174b ·
metinde göster ·
… ve Naşideresibaşı ve Sobranbaşı ve Ardıçlıbaşı ve Harsudbaşı ve Billur Kaynağı
ve Samanlı
Kaynak, Yıldırım Hân Keşiş Dağı'nda bir ayn vardır, cereyân edüp gâyib olur, an …
Cümleden âb-ı hayât-ı Bunarbaşı'dır kim Cebel-i Ruhbân'ın dâmeninde niçe yerde kayalardan pâk sâfî ve beyâz ve rakîk âb-ı nâb çıkup şehr-i Bursa'ya müstevlî olur. Ve Sünderlibaşı ve Çatalkaynakbaşı ve Kepizbaşı ve Naşideresibaşı ve Sobranbaşı ve Ardıçlıbaşı ve Harsudbaşı ve Billur Kaynağı ve Samanlı Kaynak, Yıldırım Hân Keşiş Dağı'nda bir ayn vardır, cereyân edüp gâyib olur, andan saman döküp bu mahalden saman zâhir olduğiçün Samanlı Kaynak derler. Andan Şeker Kaynağı ve Selâm Kayası Kaynağı ve Kral Kaynağı ve Murâd Dede Kaynağı, ve'l-hâsıl on yedi aded kaynağ-ı azîmler vardır kim mâh-ı Temmûz'da bunların birine benî Âdem elin sokup üç taş çıkarmağa kâdir değildir, tâ bu mertebe mâ-i bâridlerdir. Lâkin mürûr-ı eyyâm ile su yolları bozulup zâlim suyolcuları giceyle su yollarına at fışkısı döküp rahnedâr olan yerleri fışkı ile kapanup su cereyân eder. Ammâ elbette suların lezzeti ve levni müteğayyir olur. Ammâ rûz-ı rûşende fışkı dökmek ihtimâlleri yokdur kim hâkim haklarından gelir. Ammâ sâhib-i tab‘ olan kimesneler mezkûr on yedi kaynaklardan ve niçe yüz pâk çeşmelerden su getirüp nûş edüp safâ ederler. El-hâsıl Bursa demek, sudan ibâret bir kelâmdır. (---)(---)(---)(---)(---)(---)
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS II 226b ·
metinde göster ·
… ır. Her müsâfir bu hânelerde meks edüp akçesiyle yiyüp içer. Ammâ odunu ve suyu
ve samanı
müftdir. Bu karye halkı bu gûne kâr edüp ankâlardır. Andan kalkup Hammâmlı Boğa …
Menzil-i karye-i Bayındır: Bolu sancağı nâhiyesinde başka yüz elli akçe kazâdır. Kurâları sarp dağlarda olmağıla Osmâncık bu diyâr halkın feth edince kanlar ağladı. Bâğlı ve bâğçeli kasaba-misâl üç yüz tahta örtülü hâneleri ve bir hânı ve her hânede müsâfirhâne ahûrları vardır. Her müsâfir bu hânelerde meks edüp akçesiyle yiyüp içer. Ammâ odunu ve suyu ve samanı müftdir. Bu karye halkı bu gûne kâr edüp ankâlardır. Andan kalkup Hammâmlı Boğaz nâm bir teng ü muhavvif ve muhâtara boğazı bin renc [u] anâ ile 9 sâ‘atde ubûr idüp,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS II 278b ·
metinde göster ·
… gâhdır. Her sene yetmiş seksen bin âdem ve on kerre yüz bin ganem yaylağa çıkar
ve Samakov
yaylası ana karib Rila yaylası ve ana karib Despot yaylası Köstence ve Tatarbâz …
Evvelâ Leh ile Erdel sekeli mâbeyninde kûh-ı Sahan samur nehr-i Tise ile nehr-i Turla başıdır. Nehr-i Turla, Leh içinden Kamaniçse kal‘ası ve Bender-i Çalındır kal‘ası altından cereyân edüp Kamerü'l-kam'da Akkirmân kal‘ası kurbunda Bahr-i siyâha munsab olur. Ammâ nehr-i Tise yine kûh-ı Samur'dan çıkup Erdel diyârının Husvar kal‘ası ve Kaşa sahrâsı ve Budin serhaddinde Soluk kal‘ası ve Segedin kal‘ası altından ubûr edüp cânib-i kıbleye cereyân ederek kal‘a-i Tetil altında Belgrad Tuna mukâbelesinden yukaru nehr-i Tuna'ya mahlût olur. Kûh-ı Şahansamur ulu dağdır. Andan diyâr-ı Alaman'da Tuna ve nehr-i Tunaç başında Alaman dağı meşhûrdur. Andan Leh ile İsfaç mâbeyninde Korol dağı, ammâ küffârı yaylaya çıkmazlar. Aslında şehir arzları yayladır. Ol dağ yaylalık ile meşhûr değildir. Andan Bosna diyârında Çimirne yaylası ve Hersek'de Morina yaylası ve İllok yaylası ve Arnavud Belgradı kurbunda (---)(---) yaylası hemân yalnız bir kûh-ı bâlâdır. Ve Elbasan kurbunda Yanya yaylası ve Ohri ensesinde (---) yaylası ve Serez yaylası azîm temâşâgâhdır. Her sene yetmiş seksen bin âdem ve on kerre yüz bin ganem yaylağa çıkar ve Samakov yaylası ana karib Rila yaylası ve ana karib Despot yaylası Köstence ve Tatarbâzârcığı üzre vâki‘ olmuş yaylağ-ı azîmdir. Ve Bosna'da Köprez yaylası ve Poruluk yaylası
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS III 143a ·
metinde göster ·
… aded demir ma‘denleri çıkar yerleri ve dereleri ve depeleri geçüp Rila yaylağı
ve Samakov
yaylağı kûh-ı bâlâların seyr [ü] temâşâ ederek 4 sâ‘atde, 39b
Hamd-i Hudâ bu mahalde bir hatâ görmeyüp selâmetle ubûr edüp Samakov yaylası ve sahrâsı içre elli pâre ma‘mûr kurâları geçdik. Cümle re‘âyâları Bulgar'dır ve avred ve oğlanları demir cevheri çıkarmada sâhib-i kârdır. Cümle cevheri çuval çuval şehr-i Samakov'a getirüp Samakov emînine fürûht ederler. Bu kurâları 5 sâ‘atde ubûr ederek niçe yüz aded demir ma‘denleri çıkar yerleri ve dereleri ve depeleri geçüp Rila yaylağı ve Samakov yaylağı kûh-ı bâlâların seyr [ü] temâşâ ederek 4 sâ‘atde, 39b
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 39a–39b ·
metinde göster ·
Hattâ Tuna'nın taşışına bu gârlardan "Tuna suları gibi bulanık sular Bınarhisâr'da ve Yenehisâr'[da] akar" deyü Çelebi Sultân Mehemmed'e bu Demirkapu ahvâllerin umûr-dîde ve kâr-âzmûde pîr-i fânîler bu gûne hikâyât u rivâyât u dirâyât etdiklerinde hemân Sultân Mehemmed-i âkıl âkılâne hareket edüp müşkil-küşâlik etmek içün re‘âyâ vü berâyâya bu kadar bin çuval saman ve talaş ve halaş ve kömür gönderüp Bunarhisâr'a ve Çekmecelere ulaklar gönderüp beri tarafda bu kadar bin çuval saman ve kömürü Demirkapu'dan duhûl eden nehr-i Tuna'ya döküp üç gün iki gecede Duna ve Bınarhisâr ve Yenehisâr ve Çekmece halîclerinden kömür ve saman cereyân etmeğe başlayup Mehemmed Hân-ı Evvel'e haberler gelüp andan ma‘lûm-ı sa‘âdetleri olur kim Çekmeceler ve Bınarhisâr ve Duna suları nehr-i Tuna'dandır deyü evkâfnâmelerinde musarrahdır, ve's-selâm.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 42b ·
metinde göster ·
… una me’kûlât [ü] meşrûbâtıdan her şey getirirler, ammâ ekseriyyâ buğday ve arpa
ve samanı
çok yer. Ve fîl ve câmûs kadar su içüp kalkup çârsû-yı bâzârda gezüp arı gibi v …
Der-beyân-ı temâşâgâh-ı sun‘-ı Hudâ: Bu köyde bir şekl-i acîbe vü garîbe mûhiş bir çehre-i acûbe kefere gördüm. Cümle a‘zâsı yerinde, ammâ başı tahta gibi yassı, ammâ burnundan ensesine doğru yassı. Ve bir kulağı ve bir gözü ve bir kaşı tahtanın bir tarafında ve öbür kulağı ve bir kaşı ve bir gözü tahtanın sağ tarafında. Gûyâ alnı olacak yeri ve ağzı ve burnu ve çenesi tahtanın kenârında. Ve tahtanın iki tarafında ikişer dâne deve dişi gibi dişleri taşra çıkmış, ammâ gerdânı yeri sehel tahta gibi yassı başından kalınca halk olmuş ve kulakları iki tarafda fîl kulakları gibi olup dâ’imâ kulakları yekpâre gibi oynar, ammâ kulakları içinden neft yağı gibi bir sarı su akup sinekler üşdüğünden kulakları oynar ve gözleri ügü kuşu gözleri müdevver, ammâ ol kadar latîf ve mükehhal kirpikli nergis gözleri var kim gören hayrân kalır. Ve kaşları ağzındaki bıyıklarına karışmış, gûyâ kaşı bir bıyık gibi dahi halk olmuş. Lâkin sakalı yeri, ya‘nî çenesi tahta gibi yassının bir kenârına vâki‘ olmağile sakalı kırk elli kadar kıllardır. Ve her ne bulursa yer. Hattâ bir manastır önünde oturup cemî‘i gelüp giden kefereler buna me’kûlât [ü] meşrûbâtıdan her şey getirirler, ammâ ekseriyyâ buğday ve arpa ve samanı çok yer. Ve fîl ve câmûs kadar su içüp kalkup çârsû-yı bâzârda gezüp arı gibi vızlayup kelimât eder. Hattâ yatdığı zamân arkası üzre yatır, gayri gûne yatamaz. Aceb hikmetdir. Arapça
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VII 103b ·
metinde göster ·
… aşağısında nehr-i Yenice kenârında yüz elli aded kiremitli ve ba‘zıları kayağan
ve saman
örtülü fukarâ evleri va[r]. Câ-be-câ müşebbek bostânları ve bâğçecikleri var. V …
Der-ta‘rîf-i varoş-ı Kardik: Kal‘anın aşağısında nehr-i Yenice kenârında yüz elli aded kiremitli ve ba‘zıları kayağan ve saman örtülü fukarâ evleri va[r]. Câ-be-câ müşebbek bostânları ve bâğçecikleri var. Ve bir küçük minâreli ve kiremit örtülü câmi‘i var. Çârsû-yı bâzârı ve hân u hammâmı yokdur. Cümle Ergiri kal‘asına muhtâclardır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VIII 353b ·
metinde göster ·
… yd edüp mezkûr Petriç kasabasında ve Köstendil şehrinde ve Dobniçse kasabasında
ve Samakov
şehrinde ve Sofya şehrinde sayd olunan kâfirleri cümle köşe köşe salb edüp gazâ …
Husûsan sene 1062 târîhinde Melek Ahmed Paşa efendimizle Sofya-i sâfiye vâlîsi iken Kemalî Halîl Ağa ile ol dağlara on bin aded re‘âyâlar ile pür-silâh olup hayduk kâfirleri şikâr ederken bu dağlarda 376b günde kırk elli aded sığır kadar sığınlar ve karacalar ve tablalı ve yağmu[r]calar ve bu kadar tavşanlar sayd [u] şikârlar edüp kanlı kebâblar yeyerek beher yevm kırk elli mikdârı hayduk kâfirleri dahi davulları ve zurnaları ile kefereleri sayd edüp mezkûr Petriç kasabasında ve Köstendil şehrinde ve Dobniçse kasabasında ve Samakov şehrinde ve Sofya şehrinde sayd olunan kâfirleri cümle köşe köşe salb edüp gazâlar etdik.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VIII 376a–376b ·
metinde göster ·
… ri ve Kamberî âhûrlu ve gâvân ve câmûsân ve bağalân ve çemenderân âhûrlu âhûrlu
ve saman
ve şa‘îr ve sâ’ir levâzımât mahâzinler ile ârâste olmuş âsâr-ı binâlardır.
Dîvârlı pâdişâhâne sarây-ı azîm misâlli kasr-ı gûnâ-gûnlu ve şâhnişîn ve kâ‘alı ve matbah-ı Keykâvuslu ve niçe kilâr hücreli ve gûnâ-gûn meydân-ı müzeyyenli ve mihmânhâneli ve müte‘addid ıstabl-ı anteri ve Kamberî âhûrlu ve gâvân ve câmûsân ve bağalân ve çemenderân âhûrlu âhûrlu ve saman ve şa‘îr ve sâ’ir levâzımât mahâzinler ile ârâste olmuş âsâr-ı binâlardır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VIII 378a ·
metinde göster ·
… c üzre beyâz çörek ve börek ve matbûh tavuk ve kuzu ve yoğurd ve kaymak ve arpa
ve saman
ile huccâcı ganîmet ederler, gâyet ma‘mûr karyedir. Ve halkı gâyet mün‘imdir. Ç …
Menzil-i karye-i Kisve: Bir kayalı dere kenârında bâğ u bâğçeli ve iki yüz toprak örtülü Arab hâneleridir. (---) evkâfıdır. İki câmi‘i ve bir mescidi ve bir hammâmı ve bir hânı var. Cümle sağîr ü kebîri ve pence-i âfitabe mahbûbları, râh-ı huccâc üzre beyâz çörek ve börek ve matbûh tavuk ve kuzu ve yoğurd ve kaymak ve arpa ve saman ile huccâcı ganîmet ederler, gâyet ma‘mûr karyedir. Ve halkı gâyet mün‘imdir. Çoğu şütürbândır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y258a ·
metinde göster ·
Ve yedi elvân gendümü hâsıl olur. Bir nev‘inde aslâ kılçık olmaz
ve samanı
gâyet latîf olur ve nazîf olur. Ve yedi gûne şa‘îri olur. Beş vukıyye arpasın b …
Ve yedi elvân gendümü hâsıl olur. Bir nev‘inde aslâ kılçık olmaz ve samanı gâyet latîf olur ve nazîf olur. Ve yedi gûne şa‘îri olur. Beş vukıyye arpasın bir at yese kifâyet eder gâyet yağlı şa‘îri vardır. Bu Âdem Sâfî hâkinden mâ‘adâ yerleri bir kîlesi kırk elli kîle ancak verir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y259b ·
metinde göster ·
… erin tayy-ı mekân etdirüp rûzgâra kıçın verirdim. Ve başlarından tobra ile arpa
ve samanın
eksik etmezdim. Ammâ yağmur göz mü açdırır.
"Mâh-ı Zilka‘de'ye de üç gün kaldı ki gurre-i şehri görüp kalkılsa gerek. Bin tedârükde bir şey âmâde değil, hâl neye müncer olur" deyü herkes güft [ü] gûyâ vardılar. Âhir cümle halk çadırları içre cümle esbâbların yığup herkes esbâbı üzre oturdu. Hakîr hemân üç re’s atlarımı kilim ve keçe ile sarup tîz tîz yerlerin tayy-ı mekân etdirüp rûzgâra kıçın verirdim. Ve başlarından tobra ile arpa ve samanın eksik etmezdim. Ammâ yağmur göz mü açdırır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y260b ·
metinde göster ·