… adırlar. Her şahsın seng-i mezârlarında ve atebe-i âlîlerinde ism [ü] resimleri
ve sebeb-i
mevtleriyle târîhleri vardır. Ve bu şehr-i harâbın cânib-i selâsı yaylağ-ı azîm …
Bu Begim kendi, Kars hükmünde üç yüz hâneli Ermeni ve Aznavûr Gürcî kavmleri dahi vardır, ammâ kadîm-i eyyâmda şehr-i azîm Timur-ı bî-nûr harâb [u] yebâb etmiş, hâlâ Arpaçayı kenarında âsâr-ı binâları zâhir ve bâhirdir. Ol binâlar içre yedi aded künbet-i âlîler vardır. İçinde Akçakoyunlu pâdişâhlarından Meymendî Hân ve Avşar Hân ve Otağa Bây Hân ve Gündüz Bây Hân nâmân hân-ı hânân-ı şehinşâhânlar serîrler üzre kimi yatar ve kimi oturur, gûyâ hayâtdadırlar. Her şahsın seng-i mezârlarında ve atebe-i âlîlerinde ism [ü] resimleri ve sebeb-i mevtleriyle târîhleri vardır. Ve bu şehr-i harâbın cânib-i selâsı yaylağ-ı azîmlerdir. Andan yine cânib-i garba sazlıklı ve bataklı yerleri ve ba‘zı mahalli çemenzâr vâdîleri (---) sâ‘atde ubûr edüp,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS II 325b ·
metinde göster ·
katl-i Varvar Re’isi Halîl Efendi}: Beğpâzârı nâhiyesinde yüz hâneli kurâdır. B …
Menzil-i karye-i Merece {ve sebeb-i katl-i Varvar Re’isi Halîl Efendi}: Beğpâzârı nâhiyesinde yüz hâneli kurâdır. Bunda bir çarıklı Etrâk gelüp "Müjde sultânım! İpşir Paşa bölükleri Varvar Alî Paşa'nın dîvân efendisi Halîl Efendi'yi kova kova bu mahalle getirdiler. İşte Sakarya suyu kenarına kaçıyor" deyü haber etdiklerinde müjde eden âdeme ihsânlar edüp "Alıkon şu gidiyi" deyüp yedi bayrak bölükbaşılar cümle atlanup haber eden herîfi kulağız edüp ol gün ılgar edüp ale's-seher Bahşılı nâm bir karye kurbuna vardıklarında köyden bir Etrâk gelüp "Bre ağalar! Şu köyde Varvar Alî Paşa'nın bozulmuş celâlî bayrakları vardır. İpşir Paşa haklarına nefir-i âm emirleri vermişdir. Hemân basın" deyince bizim bayraklar köyü ale'l-gafle basup ceng ederken anlar köy içinden feryâd edüp "Bre biz İpşir Paşa bayraklarıyuz" derler. Bizim bayraklar i‘timâd etmeyüp cenge âheng edüp niçesin tu‘me-i şimşîr ve niçesi firâr edüp cümlesinin atları ve katarların alup bu kadar mâl-ı ganâ’imle paşaya geldiler. Yine on bayrak asker seçilüp Varvar dîvân efendisi üzre gidüp nehr-i Sakarya kenarında yetişirler. Bir sa‘b yerde olmağıla ceng-i azîm edüp âhir Halîl Efendi kendüyi atıyla nehr-i Sakarya'ya ururken bir yiğit dahi ardı sıra suya at sürüp bir hışt ile Niksârlı Halîl Efendi atdan yıkup su içinden taşra çıkarup dest ber-kafa kayd-bend ederler. Ol mahalde yedi katar katır ve beş katar-ı deve mâl [u] erzâkı zabt [u] rabt etdükleri mahalde paşa ile iç ağaları yetişüp fakîr Halîl Efendi['yi] paşa huzûruna getirdiklerinde bî-tâb u tüvân gelüp eydür: "Sultânım! Niksârda Erzurûm'a giderken ve gelirken hâneme konup mümkün olduğu mertebe ni‘metim yiyüp sultânıma hizmet etmişim. Evlâdın Mustafâ başiyçün olsun mâlımı alup kuşça cânım âzâd eyle" dedikde dahi "Nerede mâlın vardır", "İşte bunda kırk üç bin altunum ve yedi kisem vardır ve Engürü'de Mütevellî Hasan Ağa'da on bin altun ve kırk kîse vardır ve bu kadar mâl [u] menâlim vardır" deyü hazînedârında olan pusulayı alup cellâd deyüp nehr-i Sakarya kenarında fakîr Halîl Efendi'nin ve Çıplak Alî Ağa'nın ve hazînedârının kelleleri kesilüp Emîr-i ahûr (---) Ağa ile der-i devlete ser-i bî-devletleri gönderilüp Alacaatlı Hasan Ağa ile hakîri Halîl Efendi kâ’imesi mûcebiyle Mütevellî Hasan Ağa'dan tahsîl olunmak kayd-bendine emirler tahrîr edüp üç yüz yiğit ile cânib-i kıbleye Sakarya nehri kenarından (---) sâ‘atde kasaba-i Ayaş nâhiyesinde,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS II 366b ·
metinde göster ·
… Sivas münhedim olmuş yatar. Netîce-i kelâm bu şehr-i Sivas'ın bânîsi ve fâtihi
ve sebeb-i
inhidâmı ve cemî‘i imâristânı ve âb [u] hevâsı bâlâda yine bu cild içre sene (- …
Bu şehr-i dilâvîzi ibtidâ binâ eden Hazret-i Zekeriyyâ asrında Kayseriyye'yi binâ eden Erces oğullarından Ermen-Kayser Sivas binâ etdi. Ammâ Ermenî tevârîhlerinde bu Sivas'ı binâ eden Sivas-ı Asvas'a Keyûmers derler, Sivas'ı Geyumers yapdı derler. Bir kavllerinde Sivas'ı Dahhâk-i mârî yapdı derler. Timur harâb etdiği gibi Dahhâk-i mârî asrında demirci Gâve Dahhâk'ı katl edüp Sivas'ı harâb etdi, derler. Hakkâ ki Gâve-i âhenger Timur-ı bî-nûr gibi sâhib-i hurûc idi. Hâlâ Sivas'ın harâbistânı âbâdânistânından çokdur. Timur harâb idelden beri kal‘a-i Sivas münhedim olmuş yatar. Netîce-i kelâm bu şehr-i Sivas'ın bânîsi ve fâtihi ve sebeb-i inhidâmı ve cemî‘i imâristânı ve âb [u] hevâsı bâlâda yine bu cild içre sene (---) târîhinde Murtezâ Paşa vâlî iken evsâfı mufassal-ı meşrûh üzre tahrîr olunmuşdur.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IV 192a ·
metinde göster ·
tesmiyyesi Er-Ganî'den galat Argını derler. Niçe mülûk destine girip âhir sene …
Ve sebeb-i tesmiyyesi Er-Ganî'den galat Argını derler. Niçe mülûk destine girip âhir sene 921 târîhinde Kürd Monlâ İdrîs'in i‘ânesiyle Bıyıklı Mehemmed Paşa'ya ahâlîsi mutî‘ olup kal‘anın miftâhların teslîm etdiler. Be‘dehû Süleymân Hân tahrîri üzre Diyârbekir eyâletinde sancak beği tahtıdır. Taraf-ı pâdişâhîden beğinin hâssı 2.005 akçedir ve on ze‘âmetdir ve 123 timârdır. Çeribaşı ve alâybeğisi vardır. Kânûn üzre cebelüleri ile cümle iki bin asker olup beğinin livâsı altında sefer eşerler ve yüz elli akçe şerîf kazâdır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IV 198a ·
metinde göster ·
tesmiyyesin beyân idelim. Evvelâ müverrihân-ı Rûm u Arab u Acem, müverrih-i hak …
Bu kal‘a-i atîkin ibtidâ bânîsin ve sebeb-i tesmiyyesin beyân idelim. Evvelâ müverrihân-ı Rûm u Arab u Acem, müverrih-i hakîkî Mıkdısî ibn Beyhakî Yarmenî ve bi-kavli Hazret-i Sultân Şerefeddîn-i Abbâsî ki, Şerefnâme sâhibidir, kim Âl-i Abbâsiyân'dan hân-ı âlîşânın cedd-i ızâmıdır. Anların kavl-i sahîhleri üzre İskender'in iki et pâresinden pekçe alnında iki boynuzları olduğundan İskender-i Zülkarneyn dediler. Bir kavlde otuz iki seneye bir karn derler kim bu eflâk otuz iki yılda devr eder. İskender iki kerre devr-i felek karnı sâhibi olmağile Zülkarneyn dediler, ammâ lisân-ı Arab'da karn boynuza derler. Esahh-ı rivâyet boynuzu olduğundan Karneyn dediler. Ammâ İskender bu boynuzların veca‘ından bir sâ‘at hâb-ı râhata varamazdı ve cemî‘i hukemâları ana ilâc bulamazdı.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IV 222a ·
metinde göster ·
… Acem'de hayli gulgule olup ihtirâz üzre oldular. Hân ile ceng etdiğimiz ahvâli
ve sebeb-i
cengi elbette sana su’âl ederler. Ayne'l-yakîn hâsıl etdiğin üzre takrîr eyle." …
Ve dahi ol Rûmiyye hânı esfehü's-süfehâ olan Genc Alî Hân ile hüsn-i zindegâne edüp, "Bir gün mukaddem Pinyanişî'nin kırk bin koyunun tahsîl idesin. Zîrâ ben de yakında Van'dan ma‘zûl olup Âsitâne'ye giderim ve bu eğerli atı ve bu yelegendez atı hâna hedâyâ götürüp iltiyâmı elden koma ve elbette koyunları tahsîl etmeden gâfil olma ve Murtazâ Paşa karındaşımın karındaşın haps eden Dümbülî hânına bu atı ve bu mektûb-ı berâtı verüp elbette Murtezâ Paşa karındaşın halâs idesin ve bu cevâhirli kılıcı ve bu cevâhir hançeri ve cevâhir çârkâb tîrkeşi Murtezâ Paşa 285b oğlumuza hedâyâ götürüp bu mektûblarımızı teslîm eyle. Ammâ Bağdâd'da çok eğlenme. Hemân avdetde Şehrizol'dan ve Hak Ahmed kal‘asından ve Zâlim yaylasından ve Harîr ü Ardalân vilâyetlerinden ve Hakkarî içinden Van'a tiz gel, dedi. Ve bu nâmeyi ve bu cevâhir eğerli atı ve bu yelegendez atı ve bu cevâhir hançer-i zülficâmı Tebrîz hânı olan Kırçıl Kaytamaz Hân'a verüp ana cümleden ziyâde i‘zâz u ikrâm u iltiyâm eyle. Zîrâ bir müdebbir-i kâr-âzmûde İrân-zemîn şâhı vezîridir. Biz Bağdâd'da iken Kandehar seferine sipehsâlâr-ı ceyş oldu ve sonra hânlar hânı oldu ve şimdi ma‘zûl olup bizim gibi o da vezîria‘zamlıkdan ma‘zûl olup bize karşılık vilâyet-i Âzerbaycân-ı Tebrîz'de hânlar hânı oldu. Hatta bizim Bitlîs Hânı üzre hareket etdiğimizden diyâr-ı Acem'de hayli gulgule olup ihtirâz üzre oldular. Hân ile ceng etdiğimiz ahvâli ve sebeb-i cengi elbette sana su’âl ederler. Ayne'l-yakîn hâsıl etdiğin üzre takrîr eyle." deyü düstûr verdi.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IV 285a–285b ·
metinde göster ·
İbtidâ bânîsi Keyûmers'in Âvend nâmında ciğer-kûşesi binâ etdi.
Ve sebeb-i
tesmiyyesi oldur kim Âl-i Abbâsiyân sene (---) târîhinde iştihâr bulup İrân Tur …
İbtidâ bânîsi Keyûmers'in Âvend nâmında ciğer-kûşesi binâ etdi. Ve sebeb-i tesmiyyesi oldur kim Âl-i Abbâsiyân sene (---) târîhinde iştihâr bulup İrân Turan'a ve Hindistân u Luristân ve Moltân u Horasân ve Belh [u] Buhârâ ve Dağıstân u Şâm ve Mısr u Habeş'e mâlik olup şa‘şa‘a-i Abbâsî alemler saldıklarında kavm-i Tatar'dan Hulâgû Hân Moğol u Kumuk ve Kaytak u Kozak ve Bulgar u Kılmah kavimleriyle Hulâgû yek-dil ü yek-cihet olup Çamapur askeri gibi derinti ceyş-i pîş ile diyâr-ı Acem'i urdukda Âl-i Abbâsiyân'dan El-Mustansır Billah'ın Sehend nâm bir vezîr-i dilîri bu şehr-i Âvend'de hâkim idi. El-Mustansır Billah Sehend'e fermân edüp bir kal‘a binâ edüp ismine Sehend deyü vech-i tesmiyye olmuşdur. Ammâ yine Hulâgû {Hân} harâb etmişdir. Ba‘dehû yine imâr olmuşdur.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IV 306b ·
metinde göster ·
… bir kal‘a-i seng-âbâd sûr-ı müzeyyendir. İbtidâ bânîsi (---)(---)(---)(---)
ve sebeb-i
tesmiyyesi,
Evsâf-ı kal‘a-i Nişâbûr-ı Ekrâd: Horasân ile diyâr-ı Acem hudûdunda pîrûze taşı ma‘deni olan şehr-i Nişâbûr dahi vardır ammâ bu İmâdiyye hâkimi eyâletinde (---)(---) hükmünde bir kal‘a-i seng-âbâd sûr-ı müzeyyendir. İbtidâ bânîsi (---)(---)(---)(---) ve sebeb-i tesmiyyesi,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IV 382b ·
metinde göster ·
… Keşşâf hazretleri şeytân-ı aleyhi'l-la‘nenin haseb [ü] nesebi ve asl [u] fer‘i
ve sebeb-i
tulû‘un eyle tahrîr ü terkîm eylemiş kim zikr olunur.
Der-beyân-ı hulviyyât-ı kelâm-ı müfessirîn ve muhaddisîn: Evvelâ huzûr-ı Resûl-i Kerîm'de murâfa‘a-i şer‘ olunan cân u cin kavimleri ile İblîs-i aleyhi'l-la‘ne'nin isbât-ı vücûd etdikleri da‘vâların istimâ‘ eden Câbir-i Ensârî ve Ka‘bu'l-Ahbâr ve Abdullah ibn Mes‘ûd ve niçe sahâbe-i kirâmdan müfessir-i Kur’ân-ı Azîm ve Furkân-ı Mecîd olan Keşşâf hazretleri şeytân-ı aleyhi'l-la‘nenin haseb [ü] nesebi ve asl [u] fer‘i ve sebeb-i tulû‘un eyle tahrîr ü terkîm eylemiş kim zikr olunur.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IV 394a ·
metinde göster ·
… etsem güneşde zerre ve deryâda katre kadar hüsniyât ve mersiyesin tahrîr edemem
ve sebeb-i
şehâdeti niçe cild-i kürrâs-ı tafsîle muhtâcdır, lâkin biz bu seyâhatnâmemizde …
El-hâsıl bin kadar ebyât-ı hüsniyât ile mersiyesin tahrîr etsem güneşde zerre ve deryâda katre kadar hüsniyât ve mersiyesin tahrîr edemem ve sebeb-i şehâdeti niçe cild-i kürrâs-ı tafsîle muhtâcdır, lâkin biz bu seyâhatnâmemizde muhtasar kıldık ve bu makûle mersiyeler iltizâm mâ-lâ-yelzem kabîlindendir. Bu gûne mûhiş havâdisâtları yazmakdan ise yazmamanın lutfü çokdur ve tatvîl-i kelâmın hüsnü yokdur, zîrâ âdeme kelâl verir. Hemân ol merhûm hânın kabri pür nûr olup meskeni dâr-ı huld-i berîn ola. Rahmetullâhi aleyh.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS V 15a ·
metinde göster ·
tesmiyesi (---)(---). Bu dahi bir bataklık göl içinde bir cezîre-i azîmde bir …
Evsâf-ı Palanka-i (---)(---): Bânîsi (---)(---) ve sebeb-i tesmiyesi (---)(---). Bu dahi bir bataklık göl içinde bir cezîre-i azîmde bir sevâd-ı mu‘azzam palanka-i azîmdir. Göl kenârından Aynasu üzre tâ kal‘aya gelince ağaç cisrin tûlu kâmil iki sâ‘atdir. Niçe yerden cisrleri zemberek ile kaldurup kal‘a cezîrede kalır. Yaz günleri Tatar'dan aslâ bâk-i pervâsı yokdur, ammâ kış günü gölü dondukda niçe kerre Tatar bu varoşu urup beş altı bin esîr almışdır ve zirâ‘at yerleri cümle cezîreden taşradadır. Derûn-ı kal‘ada ancak bin evdir, ammâ bunlardan Leh kralı fermânıyla gelen hedâyâ ve zahîre yenmeyüp yine yerinde kaldı. Tâ bu mertebe ganîmet şehirdir. Cümle altı bin kula mâlikdir. Hatmanı Leh kralı tarafındandır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS V 40b ·
metinde göster ·
tesmiyesi 41a lisân-ı Lehce (---) demekdir. Eğer iç kal‘ası ve eğer taşra kal …
Evvelâ bânîsi (---)(---) ve sebeb-i tesmiyesi 41a lisân-ı Lehce (---) demekdir. Eğer iç kal‘ası ve eğer taşra kal‘ası cümle beyâz taş kal‘adır Nehr-i (---) kenârında mebnî bir kal‘a-i kavî hisâr-ı üstüvârdır kim evvel [ve] âhir Leh kralının hükmünde olup gûyâ paşalıkdır. Cümle üç bin pür-silâh askere mâlikdir. Derûn-ı hisârda cümle iki bin evdir ve dokuz kenîse ve üç yüz dükkân ve (---)(---)(---).
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS V 40b–41a ·
metinde göster ·
tesmiyesi lisân-ı Leh üzre (---) demekdir. Evvel ve âhir bu kal‘a Leh kralının …
Evsâf-ı kal‘a-i Podhayiçse: İbtidâ bânîsi (---)(---) ve sebeb-i tesmiyesi lisân-ı Leh üzre (---) demekdir. Evvel ve âhir bu kal‘a Leh kralının hükmünde kal‘a-i azîm ve şehr-i kadîm ma‘mûr u müzeyyen bir diyâr-ı bender-âbâddır kim bu şehrin cümle imâristânının enderûn [u] bîrûnu serâpâ taş kârgîr binâ bir kal‘a-i zîbâdır, ammâ asker tündlüğü izdihâmından dâ’iren-mâdâr cirmi ve kaç kapusu olup kaç köşe kal‘a olduğu ma‘lûmum değildir, ammâ hâkimi Leh kralı vezîridir kim beş bin cengâver tüfengli Nemse soltatının yayasına ve üç bin atlı askere mâlikdir. Ve bu kal‘a içre çuka işler ankâ Yahûdî ve Ermeni re‘âyâsı ol kadar çokdur kim hisâbın vâmoşları bilür.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS V 41a ·
metinde göster ·
Yedi lisân üzre ismi başka başkadır. İbtidâ bânîsi (---)(---)
ve sebeb-i
tesmiyesi (---)(---). Evvel ve âhir Leh kralı hükmündedir, ammâ Varşalka kralı …
Yedi lisân üzre ismi başka başkadır. İbtidâ bânîsi (---)(---) ve sebeb-i tesmiyesi (---)(---). Evvel ve âhir Leh kralı hükmündedir, ammâ Varşalka kralı hâkindedir. İslâm Giray Hân asrında bu kal‘aya Kardaş Kazak istîlâ edüp mâl [u] menâlin nehb u gâret edüp Tatar-ı adû-şikâr varoşun ıhrâk bi'n-nâr etmişdi. Hâlâ ol kadar imâristânı yokdur ve kal‘ası küçük şeddadî binâ ve şekl-i muhammes bir tula binâ hisâr-ı ra‘nâdır kim dâ’iren-mâdâr cirmi bin sekiz yüz adımdır ve bâğları yokdur, lâkin bâğçesi çokdur. Eriği ve elması ve emrûdu firâvândır, lâkin üzümü ekşi olur, ammâ kırk elli elvân horilka rakıları şişeler içinde ispençer dükkânlarında bî-hisâbdır ve etıbbâ ve cerrâh fassâdı bu şehrin memdûhdur.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS V 46a ·
metinde göster ·
… zâdır. Serdârı ve kethüdâyeri ve muhtesibi (---) ve a‘yânı vardır. Bânîsi (---)
ve sebeb-i
tesmiyesi (---)(---)}
Evsâf-ı kasaba-i Kirmastı: Anadolu eyâletinde Bursa hâkinde hâkimi (---) ve yüz elli akçe kazâdır. Serdârı ve kethüdâyeri ve muhtesibi (---) ve a‘yânı vardır. Bânîsi (---) ve sebeb-i tesmiyesi (---)(---)}
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS V 86a ·
metinde göster ·
tesmiyesi (---)(---)(---) Anadolu eyâletinde Bursa sancağı hükmünde (---) hâk …
İbtidâ bânîsi (---) ve sebeb-i tesmiyesi (---)(---)(---) Anadolu eyâletinde Bursa sancağı hükmünde (---) hâkimi vardır ve yüz elli akçe şerîf kazâdır. Nâhiyesi (---) aded ma‘mûr kurâdır. Bir hâkimi dahi gümrük emînidir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS V 86b ·
metinde göster ·
’ şehri harâbında gördüğümüz üzre hâlâ pire ve kehle ve tahta biti ve yılan ve ç …
nass-ı şerîfi tefsîrinde Belkıs hikâyeti ve Sebe’ şehri harâbında gördüğümüz üzre hâlâ pire ve kehle ve tahta biti ve yılan ve çıyan ve akreb olmaduğu mezkûr âyet-i şerîf tefsîrinde musarrahdır. Tatvîl-i kelâma ihtiyâc yokdur. Andan Hazret-i Süleymân'a Belkıs geldikde,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS V 87b ·
metinde göster ·
… tin krallarından Dubrovnik binâsıdır. Lisân-ı Latin'de (---)(---)(---) derler
ve sebeb-i
tesmiyesi (---)(---)(---)(---)(---)(---) Ba‘dehû sene (---) târîhinde Lati …
İbtidâ bânîsi Latin krallarından Dubrovnik binâsıdır. Lisân-ı Latin'de (---)(---)(---) derler ve sebeb-i tesmiyesi (---)(---)(---)(---)(---)(---) Ba‘dehû sene (---) târîhinde Latin keferesi elinden Ebü'l-feth Sultân Mehemmed Hân fethidir. Hâlâ Bosna'nın hâk-i pâkinde paşanın hâssı olup voyvadalıkdır. Yüz elli akçe kazâdır kim nâhiyesi cümle (---) aded kurâlardır ve zemîn-i kal‘a bir yalçın kaya üzre şekl-i muhammes bir seng-i tırâş ile mebnî bir küçük kal‘adır, ammâ sehel havâlesi ve cânib-i garba bir kapusu ve dizdârı ve neferâtları ve derûn-ı hisârda birkaç evleri ve kifâyet mikdârı cebehânesi vardır. (---)133a
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS V 132b–133a ·
metinde göster ·
… erâları cümle atlar üzre sûretleri tahrîr olunmuş ve her kralın azl [ü] nasbını
ve sebeb-i
mevtini tahrîr eylemiş.
El-hâsıl hezâr ahsend ve sad hezârân tahsîn ve zehî ilm-i nücûm-ı kâmildir. Ve bu dîvânhânenin batı tarafında Âl-i Osmân pâdişâhlarına mukâbil elli aded Erdel kralları ve her kralın önünde birer Âl-i Osmân vüzerâları cümle atlar üzre sûretleri tahrîr olunmuş ve her kralın azl [ü] nasbını ve sebeb-i mevtini tahrîr eylemiş.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 18a ·
metinde göster ·
tesmiyesi (---)(---)(---)(---) galatdır. Bânîsi yine İşpanya keferesidir kim …
Lisân-ı (---)(---) demekdir ve sebeb-i tesmiyesi (---)(---)(---)(---) galatdır. Bânîsi yine İşpanya keferesidir kim baş irşeklerinin hâssı idi. Ba‘de[hu] Venedik bir takrîb şeytânet ile müstevlî olup anın elinden sene 883 Ebü'l-feth vezîri Hersekoğlu Ahmed Paşa'ya bu kal‘a miftâhların teslîm edüp kendüleri dârü'l-bevâr menhûs hânelerine gitdiler.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 36a ·
metinde göster ·
tesmiyesi ve sâ’ir evsâflarıyla Raba suyu seferinden gelirken mufassal tahrîr o …
Mukaddemâ bâlâda bânîsi ve sebeb-i tesmiyesi ve sâ’ir evsâflarıyla Raba suyu seferinden gelirken mufassal tahrîr olunmuşdur, ammâ şimdi yine velî-ni‘metimiz Mustafa Paşa hânedânında meks edüp kâmil kendüleri ile bir hafta zevk u safâlar edüp Raba seferi senesinde kendüye fürûht etdiğimiz iki re’s kapudan oğlu ve yüzbaşı esîrlerimizin kusûr akçeleriyle elli aded bahâdır ve şecî‘ ve nâmdâr refîkler alup cümle dostânlar ile vedâ‘laşup andan cânib-i şarka 6 sâ‘at kan tonar(?) amânsız îmânsız kâfirlerinin firârgâhı ve kemîngâhları olan mahûf ve muhâtara ormanları selâmetle hamd-i Hudâ geçüp,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VII 77a ·
metinde göster ·
… Kefe derler, ya‘nî kefâ yeter demek ola derler, bunu yazmışlar. El-hâsıl bânîsi
ve sebeb-i
tesmiyesi bâlâda tahrîr olunduğu gibidir. Ammâ sene (---) târîhinde Sultân Bâye …
Ba‘dehu bin pâre gemiler ile Karadeniz'e çıkup Bahr-i Siyâh'ın yemîn [ü] yesârında her ne kadar kılâ‘-ı metîneler ve şehr-i bender-i azîmler var ise cümle kabza-i teshîre alup ba‘dehu bu Kefe kal‘ası limanına lenger-endâht olup görse kim âb [u] hevâsı latîf nebâtât [u] giyâhâtı firâvân ve enhârları cârî ve revân bir cây-ı emâ[n] ve bir latîf liman olduğun görü[p] "Tîz bu mahalde bana bir kal‘a binâ edin" dedikde asker-i deryâ-misâl ve niçe bin ummâl ve niçe bin üstâd-ı kâmil bennâlar üşüp yedi ayda yedi kapulu bir kal‘a-i mu‘azzam binâ edüp kral kendi ismi ile, Kefey(?) Ban deyü nâm korlar. Galat-ı meşhûr evlâ olmağın başına banın kaldırup Kefe derler, ammâ ba‘zı müverrihîn Kefa'dan galat Kefe derler, ya‘nî kefâ yeter demek ola derler, bunu yazmışlar. El-hâsıl bânîsi ve sebeb-i tesmiyesi bâlâda tahrîr olunduğu gibidir. Ammâ sene (---) târîhinde Sultân Bâyezîd-i Velî asrında bâ-i‘ânet-i Mengli Geray Hân be-dest-i Serdâr-ı mu‘azzam Gedik 139a Ahmed Paşa Ciniviz Frengi elinden kuvvet-i bâzû ile feth etdiğine târîh-i zîbâdır:
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VII 138b–139a ·
metinde göster ·
… n Saydûn'dan galat Sayda derler. Bu nebînin ismiyle müsemmâ bir ma‘mûr şehirdir
ve sebeb-i
tesmiyesi oldur. Bu şehirde niçe ziyâretler vardır. Ammâ hakîr âsitânelerine yü …
Ve şeyh Kâsım ve ziyâret-i Hazret-i Saydûn Nebiyullâh aleyhi's-selâm: Bunlar Benî Y 195a İsrâ’îl peygamberlerindedir Kudüs'den bu Sayda'ya gelüp ibtidâ Sayda'yı bunlar imâret edüp sâkin oldukları içün Saydûn'dan galat Sayda derler. Bu nebînin ismiyle müsemmâ bir ma‘mûr şehirdir ve sebeb-i tesmiyesi oldur. Bu şehirde niçe ziyâretler vardır. Ammâ hakîr âsitânelerine yüz sürdüğüm bu sultânlardır. Rahmetullâhi aleyh.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y194b–Y195a ·
metinde göster ·
ma‘îşet-i sanâyi‘i Hazret-i şu‘ayb'ın çobanı idi. Ve Kelîmullâh idi ya‘nî bilâ- …
Ba‘dehu Hazret-i Mûsâ Bahr-i Kulzüm'ün Habeş cânibine gelüp Funcistân ve Berberistân ve İsne ve İsvân memleketinin halkın dîne da‘vet ederek Sa‘îd'de vatan-ı aslîsi olan beled-i Ermen-i isfûn'a gelüp andan Mısır-ı Atîk ki şehr-i Fustât'dır, anda halkı dîne da‘vet etdi. Zamân-ı bâ-sa‘âdetlerinden vilâdet-i Hazret-i Muhammed'e gelince 3300 senedir. Ömreş (---) sene ve sebeb-i ma‘îşet-i sanâyi‘i Hazret-i şu‘ayb'ın çobanı idi. Ve Kelîmullâh idi ya‘nî bilâ-vâsıta Cenâb-ı Bârî ile kelimât ederdi. Âye[t]: Arapça Cemî‘i tevârîh-i mu‘teberelerde hikâyeti mastûrdur. Ve hâlâ bu mahal ki Kudüs-i şerîfin cânib-i şarkîsinde yedi sâ‘at ba‘îdde,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y233b ·
metinde göster ·
… r evsâfı ve ibtidâ bânîleri ve hâkimleri ve kimler mutasarrıf olduğu merkûmdur.
Ve sebeb-i
tesmiyesin dahi bildirir.
(---) 42 varakda, Kayıtbay'da Kademü'n-Nebî'nin gümüş sandûkası târîhiyle merhûm pederimizin kâriyle olduğu ve Kayıtbay şehri câmi‘leri ve şehr-i Fustât ya‘nî Eski Mısır evsâfı ve ibtidâ bânîleri ve hâkimleri ve kimler mutasarrıf olduğu merkûmdur. Ve sebeb-i tesmiyesin dahi bildirir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y454b ·
metinde göster ·
… müstetâb olan Evliyâ-yı bî-riyâ fehvâ-yı tarâyı(?) bu yüzden inşâ ve imlâ kıldı
ve sebeb-i
hâdis-i tahrîr-i sülûf u sunûf add olunan mazmûn-ı dilküşâyı bu tarîkle inşâ ey …
Evvelâ sebeb-i te’lîf-i kitâb ve bâ‘is-i tastîr-i müstetâb olan Evliyâ-yı bî-riyâ fehvâ-yı tarâyı(?) bu yüzden inşâ ve imlâ kıldı ve sebeb-i hâdis-i tahrîr-i sülûf u sunûf add olunan mazmûn-ı dilküşâyı bu tarîkle inşâ eyledi kim müverrihân-ı Rûm ve nükte-perdâzân-ı zevi'l-mefhûm ki ferden ferden,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y17b ·
metinde göster ·
"Pîr-perverimiz ve sebeb-i rif‘atimiz Hazret-i İmâm şâfi‘î rahmetullâhi aleyh" deyü du‘â edüp ba‘dehu taraf taraf gece ve gündüz tecessüs-i ahvâl ederek enâyî hırsız ve neşşâl ve hemyânkesici var ise elbette bulurlar, ammâ gayrı cümle veled-i zinâ-yı Mısır, subaşıların der-i defterindedir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y29b ·
metinde göster ·