sîmurg-ı ankânın yedi yerde otağaların zeyn kılup şâhrâh üzre sadâ-yı [Ma‘dî] K …
Ba‘dehu cümle alay çavuşları küheylân atlara altışar pâre yancığla ve bahrî hotaslarla ve gûnâ-gûn zîller ile ve kemer-i raht u gaddâre ile atların zeyn edüp kendüler dahi gûnâ-gûn akmişe-i fâhirelere müstağrak olup ellerinde çevgân, dillerinde savt-ı Dâvûdî ile "Yâ Sübhân" esmâsı sadâsına rehâ buldurup bellerinde tîğ-ı gam gam ve serlerinde sîmurg-ı ankânın yedi yerde otağaların zeyn kılup şâhrâh üzre sadâ-yı [Ma‘dî] Kereb Gâzî ve Mâlik Eşter'i icrâ ederek cümle askeri alaya terğîb eder.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 153b ·
metinde göster ·
… ablak sorguclar ile tezyîn edüp sakkâlar siyâh çizme ve siyâh meşin dolamalarla
ve serlerinde
turna cığaları ile atların gûnâ-gûn çiçekler ile zeyn edüp piyâdeleri tarafeynd …
Esnâf-ı sakkâyân-ı yeniçeriyân-ı dergâh-ı âlî: Cümle yüz altmış iki aded yeniçeri odalarının yedi yüz sakkâları vardır. Herbiri abraş gül-endâm-misâl küheylân atlarının üzerlerine telâtîn meşkleri ve telâtîn kovaları yükledüp atlarının yeleleri ve kuyrukları ve şikemleri Hasanî Hüseynî Kerbelâ kâtili ve Tuna geçidi kınalı atların sînelerinde ve kusgun ve paldımlarında gûnâ-gûn zîl ü bem çınkıraklar ve her atların başlarında beyâz ablak sorguclar ile tezyîn edüp sakkâlar siyâh çizme ve siyâh meşin dolamalarla ve serlerinde turna cığaları ile atların gûnâ-gûn çiçekler ile zeyn edüp piyâdeleri tarafeynde olan ibâdullâhlara mataralar ve sumaklar ile mâ’-i tâhir bezl edüp "Sakkâ sebîlillâh, şehîdân-ı deşt-i Kerbelâ ervâhlarıyçün sebîl" deyü feryâd ederler. Zîrâ bu tâ’ife dahi ekmekciye yamakdır. Zîrâ ekmek susuz, ev tuzsuz olmaz. Bu sakkâların pîri Selmân-ı Kûfî'dir. Selmân-ı Pâris belin bağladı. Kabri Rey şehrindedir, yüz otuz yaşında âhirete nakl eyledi, cümle sakkâların silsilesi ana çıkar. Ammâ bu tâ’ifenin zâbitleri yeniçeri ocağında bölükbaşılardan bir çorbacı sakkâbaşıdır kim gedik sâhibidir, yoluyla gelüp kethudâyeri ve muhzır ağa olur. Andan,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 160a ·
metinde göster ·
… dan istimâ‘ etdiğimiz üzre cümle zenâneleri beyâz çar bürünüp yüzlerinde burka‘
ve serlerinde
altun ve gümüş takye ve libâsları cümle harîr ile mülebbes havâtînleri var.
Der-ayân-ı kaba-yı nisvân: Ba‘zı birâder-i cân-berâberimiz olanlardan istimâ‘ etdiğimiz üzre cümle zenâneleri beyâz çar bürünüp yüzlerinde burka‘ ve serlerinde altun ve gümüş takye ve libâsları cümle harîr ile mülebbes havâtînleri var.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IV 225b ·
metinde göster ·
… at ve haşre neşre münkirîn kavimdirler. Ammâ libâsları alaca abâ ve kemer kuşak
ve serlerinde
Kızıllı kavminin kırmızı mukaddem ve Aklı kavminin beyâz destâr ve beyâz serben …
Hulâsa-i kelâm şerî‘at ve tarîkat ve haşre neşre münkirîn kavimdirler. Ammâ libâsları alaca abâ ve kemer kuşak ve serlerinde Kızıllı kavminin kırmızı mukaddem ve Aklı kavminin beyâz destâr ve beyâz serbend sararlar. Dağda ve bâğda bellerinde kılıcı, ketiflerinde kalkanı ve ellerinde tüfengi elbette mukarrerdir. Zîrâ Hâbil ve Kâbil zamânından berü mâbeynlerinde ihtilâl olmağile bir kurâdan bir belîdeye silâhsız gidemeyüp şeb [u] rûz birbirleri ile ceng [ü] cidâl ve harb [u] kıtâlden hâlî değillerdir, zîrâ bir alay dağî ve bâğî melâ‘înlerdir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y184b ·
metinde göster ·
… îmî destâr ile ve şâtırları zer-ender-zere müstağrak olup incü düğme kantûralar
ve serlerinde
altun tâslar üzre otağalar ve mataracı ve tüfengciyânlar dahi sürh levn çukalar …
Paşa dahi tuğ u bayrağı ve yedekleri ile güzer edüp semmûr kabaniçse üzre tîrkeş kuşanup ser-i sa‘âdetlerinde selîmî destâr ile ve şâtırları zer-ender-zere müstağrak olup incü düğme kantûralar ve serlerinde altun tâslar üzre otağalar ve mataracı ve tüfengciyânlar dahi sürh levn çukalar ile mülebbes olup zerdûs keçeler ve ellerinde mücevher tüfengler ve bellerinde murassa‘ şemşîrler ve mataracıbaşı destinde bir gûne mücevher ve murassa‘ matara var idi kim hakîr anı bir vüzerâda görmedim.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y277a ·
metinde göster ·
… müstağrak olup Bağdâdî sırıklar ile silâhdâr ve çukadâr çârkâb tîrkeş ve şalvar
ve serlerinde
zerdûz keçe-i sürhgûn ile paşaya kafâdârlık ederek ubûr ederek dahi ardı sıra s …
Ve yüz nefer iç ağaları küheylân arabî atlarla her biri biner guruş değer küheylân atlar altışar pâre müzehheb yancık ile ve bahrî hotaz ile her bir ağalar dahi gök demire müstağrak olup Bağdâdî sırıklar ile silâhdâr ve çukadâr çârkâb tîrkeş ve şalvar ve serlerinde zerdûz keçe-i sürhgûn ile paşaya kafâdârlık ederek ubûr ederek dahi ardı sıra sancak ve bayrağ ardında sekizer kat mehterhâneyi güm güm tabl-ı Muhammedî döğerek ravza-i Muhammedî cenbinde otağ-ı Y 277b âsaf-ı şehriyârîde karâr[dâ]de olup ehl-i Medîne âlem-i hayretde kaldılar. Zîrâ ehl-i Medîne ömr-i azîzlerinde böyle bir vezîr-i garrâ görmemişler idi.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y277a–Y277b ·
metinde göster ·
Paşanın ardı sıra silâhdâr ve çukadâr zerdûz kırmızı üsküfler ile ve paşanın iki cânibinde kırmızı dolama ve zerdûz keçeler ve ellerinde mücevher zî-kıymet tüfengler ile ve mataracıbaşı destinde sâfî cevâhirli matara ile ve sekiz şatır kim her birinin elvân dîbâ kontura ve bellerinde sîm kemerler ve ellerinde pûlâd-ı Nahcivânî teberler ve serlerinde altun tâslar üzre beyâz ablaklar kim tâslarının şa‘şa‘asından merdüm-i çeşm nâ-binâ olur.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y311b ·
metinde göster ·
… e ceyrân gibi seğirdirler. Bunlar cümle gûnâ-gûn çuka sefer dolamaları geyerler
ve serlerinde
cümle gûnâ-gûn destâr sararlar.
Andan dayılar ubûr edüp niçesi kart yiğitlerdir, herbiri yetmişer seksener dirhem dalyan tüfeng çekerler, bu kadar ağır silâh ile piyâde ceyrân gibi seğirdirler. Bunlar cümle gûnâ-gûn çuka sefer dolamaları geyerler ve serlerinde cümle gûnâ-gûn destâr sararlar.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y188b ·
metinde göster ·
… ndan paşanın şâtırları: zer-ender-zere müstağrak olup ellerinde teber-i müslimî
ve serlerinde
altun tâslar üzre otağalar ile paşanın yemîn [ü] yesârında ubûr ederler. şâtırb …
Andan paşanın şâtırları: zer-ender-zere müstağrak olup ellerinde teber-i müslimî ve serlerinde altun tâslar üzre otağalar ile paşanın yemîn [ü] yesârında ubûr ederler. şâtırbaşı başında perîşânî destâr üzre balıkçın sorgucuyla paşanın sağında bir cebi altun ve bir cebinde çil para fukarâya bezl eder.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y189a ·
metinde göster ·