… d-ı tarîk ferzendinin beline bağladuğı şedden gayrı bir şed dahi harîr ve kutnî
ve sof
ne gûne peştemâl olursa üstâd ferzendinin sağ cânibinden koltuğu altına yâhûd s …
Fasl-ı sânî oldur kim üstâd-ı tarîk ferzendinin beline bağladuğı şedden gayrı bir şed dahi harîr ve kutnî ve sof ne gûne peştemâl olursa üstâd ferzendinin sağ cânibinden koltuğu altına yâhûd seyfî veyâhûd hamâyil bağı veyâhûd kavsî tarzı kuşada.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 149a ·
metinde göster ·
… ve alem şa‘şa‘asından gözlerimiz hîrelendi. Ve cümle esbâbları katîfe ve kâmha
ve sof
ve dârây ve semmûrdur ve atları cümle küheylân ve zer-ender-zer abâyîler ve kem …
Hakkâ ki vilâyet-i vâsi‘i ma‘mûr ve dâ’imâ halkı ankâ ve mesrûr ve buk‘aları hûb ve hâk-i anber-pâki beyne'n-nâs mergûb ve mezra‘aları vâfir ve hayr [u] berekâtları mütekâsir ve niçe deşt-i hâmûnları tâ Krakov vilâyetine ve Daniska vilâyetine varınca nahlistân dırahtistânlı hıyâbân-ı Acem-misâl orman mahsûllü zemînleri var. Ve ni‘metleri firâvân ve uyûn-ı enhârları cârî ve revân bir şehr-i âbâdândır kim cümle ahâlîsi mün‘im ve mâldâr olup esbâb-ı ihtişâma mâlik olduklarından gûnâ-gûn libâs-ı fâhire ve elvân elvân akmişe-i nâdireler ile alaya çıkdıklarında cümle altunlu raht u gaddâre ve gümüş eğer ve bellerinde kılıç ve gaddâre ve ellerinde yeni dünyâ ağacından yalmanlı sırıklar ve başlarında gûnâ-gûn katîfe ve çukadan semmûrlu Tatar kalpakları üzre ablak 45b ve balıkçıl ve turna telli ve hümâ telli askerleri ellerinde niçe bin elvân harîr ve zerdûz sancağ u bayrağ ve alem şa‘şa‘asından gözlerimiz hîrelendi. Ve cümle esbâbları katîfe ve kâmha ve sof ve dârây ve semmûrdur ve atları cümle küheylân ve zer-ender-zer abâyîler ve kemer rahtlı ve dîbâ ve şîb ve zerbâf ve sereng ve harîr çadırlı kavimdir. Ve hinto arabalar içre me’kûlât [u] meşrûbâtları ve matbahları acâ’ibdir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS V 45a–45b ·
metinde göster ·
… ⟧ P 9b halkı çuka ferrâce ve kontoşlar geyerler. Ve ulemâ ve a‘yânları semmûr
ve sof
ferrâce geyüp gezerler. Ve ekseriyyâ halkı muhibb-i Mevlânâ olduklarından külâh …
Ve cümle Q 9bP 9b halkı çuka ferrâce ve kontoşlar geyerler. Ve ulemâ ve a‘yânları semmûr ve sof ferrâce geyüp gezerler. Ve ekseriyyâ halkı muhibb-i Mevlânâ olduklarından külâh üzre beyâz alâmet-i Muhammedî destâr sararlar. Ve cümle havâtînleri beyâz car bürünürler, Y 17a ammâ gâyetü'l-gâye ehl-i perde zenâne mahbûbeleri vardır. Anlarda dahi ba‘zısı tiryâkî imişler. Avret ola ve tiryâkî ola, ne‘ûzü billâh. Anıniçün ehilleri hânelerine gelmeyüp kahvehânelerde kıssahân ve gazelhân dinleyerek hânelerine gitmeğe iktidârları olmayup kaşına kaşına kahvede uyuya kalır, zîrâ evine varsa avreti tiryâkî kendüsi dahi tiryâkî iki lecûc bir yerde hüsn-i zindegâne edemediklerinden ekseriyyâ ehl-i hırefleri kahvede mihmân olur.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y16b–Y17a ·
metinde göster ·
ferrâce geyerler ve bir nev‘i dahi endâmlarına serâpâ beyâz çârşef örterler ve …
Ve halkı gâyet ehl-i zevk ve pür-şevk olduklarından reng-i rûyları humret üzredir. Ve zenâneleri serâpâ muhayyer ve sof ferrâce geyerler ve bir nev‘i dahi endâmlarına serâpâ beyâz çârşef örterler ve gâyet ırzâne ve mü’eddebâne hareket ederler. Ve bu şehir dahi iklîm-i râbi‘dendir. Andan,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y78b ·
metinde göster ·
cellâyî mevsûfu ahmer Y 232a sof geyerler. Ve zenânesi altun ve sîm-i hâlis t …
Ve cümle halkı Arabdır ve gâyet lecûclardır. Ekseriyyâ alaca abâ geyerler. Ve beyâz destâr imâme geyerler. A‘yânı çuka ve sof cellâyî mevsûfu ahmer Y 232a sof geyerler. Ve zenânesi altun ve sîm-i hâlis takye üzre beyâz izâr bürünürler.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y231b–Y232a ·
metinde göster ·
… p beyâz sûzenî sâdeler ve zâğî(?) ve mollâyî ve bâfteler ve germsûd ve hümâşâhî
ve sof
ferrâcelerin gûnâ-gûnların geyüp hıramânî hıramânî reftâr ederler.
Ammâ Mısır Sultânı Kayıtbay asrında Y 358b sehel isyânları sebebi ile Melik Kayıtbay Mısır'dan on iki bin ahrec atlı asker ile ale'l-gafle Mekke'yi basup cümle şürefâyı kayd-bend edüp niçesin nefy-i beled edüp şehr-i Mekke içre yedi nefer sâdât-ı kirâm alıkoyup şürefâlar ile ahd-i mîsâk etdiler kim bir dahi sebzgûn destâr sarmayalar, beyâz sarık saralar. Ve şerîf olanlar kuyruksuz ata bineler. Ve tegeltilerinin önün ardına uralar. Ve yalın ayak ata bineler. Hâlâ bu ahd [ü] emân üzredirler. Ammâ mürûr-ı eyyâm ile yine Mekke'ye gelüp şehr-i Mekke şürefâlar ile mâl-â-mâl olmuşlardır. Ammâ aslâ yeşil sarık sarınmazlar. Lâkin gayri esbâbları gâyet muhteşemâne Hind kâlâlarından zî-kıymet akmişe-i fâhireler ile mülebbes olup beyâz sûzenî sâdeler ve zâğî(?) ve mollâyî ve bâfteler ve germsûd ve hümâşâhî ve sof ferrâcelerin gûnâ-gûnların geyüp hıramânî hıramânî reftâr ederler.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y358a–Y358b ·
metinde göster ·
… mmed Melik gele, başında kadı sarığı ola ve katıra bine. Cümle bisâtı kayış ola
ve sof
geye ve ayağında âsumânî çizmesi ola ve karadan gemiler yürüde, gelüp Kostantîn …
"Muhammed kavminden bir Mehemmed Melik gele, başında kadı sarığı ola ve katıra bine. Cümle bisâtı kayış ola ve sof geye ve ayağında âsumânî çizmesi ola ve karadan gemiler yürüde, gelüp Kostantîn'i ala" deyü Atmeydânı'ndaki çâr-gûşe dikilitaşda mastûrdur. İm’ân-ı nazar ile temâşâ eden yârâna zâhirdir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y28a ·
metinde göster ·
… dur. Ve halkı gûnâ-gûn esvâblar geyerler. Ve askerî tâ’ifesi gâyet çokdur. Çuka
ve sof
ve akmişe[-i] fâhire geyerler. Ve zenâneleri endâmına siyâh harîr izâr bürünüp …
Ve mahbûb [u] mahbûbesine hadd [ü] hasr yokdur. Ve halkı gûnâ-gûn esvâblar geyerler. Ve askerî tâ’ifesi gâyet çokdur. Çuka ve sof ve akmişe[-i] fâhire geyerler. Ve zenâneleri endâmına siyâh harîr izâr bürünüp pâylarına cündî fillarlar geyüp mü’eddebâne gezüp reftâr ederler. Gâyet ganîmet şehirdir. Ve arz-ı beledi Mısır gibidir, zîrâ Mısır'a iki merhale yerdir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y450b ·
metinde göster ·