… vzenleri cânib-i garba ve şimâle nâzırdır. Kışı katı olmayup sevâhile karîbdir.
Ve suları
ensesinde dağlardan ve Ferhâd getirdiği yerlerden gelir, âb-ı hayâtdır {ibtidâ …
Der-beyân-ı letâfet-i âb u hevâ: Bu şehr-i azîm dere ve depeli nehr-i azîm kenarına vâki‘ olmağıla hevâsı ol kadar mu‘tedildir kim iki cânibdeki dağları serâpâ bâğlardır ve mahsûlâtlı yerlerdir. Cümle evlerinin revzenleri cânib-i garba ve şimâle nâzırdır. Kışı katı olmayup sevâhile karîbdir. Ve suları ensesinde dağlardan ve Ferhâd getirdiği yerlerden gelir, âb-ı hayâtdır {ibtidâ baş(l)ı Sovuk Pınar'dır. Bu su cümle hâneden hâneye taksîm olup deverân eder}.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS II 282a ·
metinde göster ·
… karye-i Göllü: Mardin hükmünde ve kazâsında 500 hâneli Ermenî ve Ekrâd köyüdür
ve suları
sarnıçdır. Bu mahalden kal‘a-i Mardin nümâyândır. Dârâ Şâh Rûm kefereleriyle bu …
Menzil-i karye-i Göllü: Mardin hükmünde ve kazâsında 500 hâneli Ermenî ve Ekrâd köyüdür ve suları sarnıçdır. Bu mahalden kal‘a-i Mardin nümâyândır. Dârâ Şâh Rûm kefereleriyle bu sahrâda ceng-i azîm edüp Dârâ Şâh münhedimen kal‘a-i Nasîbîn kurbünde taht-ı kadîmi olan Karadar nâm mahalde karâr etdi, ammâ hâlâ bu Göllü sahrâsında Dârâ Şâh'ın helâk olan Acem üstühânları püşte püşte nümâyândır. Rûm keferelerinin kemikleri başka kümlerdir kim niçe küffârlar ol hâk-i nâ-pâke yüzlerin sürerler. Andan yine çöl ile (---) sâ‘atde,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IV 212a ·
metinde göster ·
… de samakov, ya‘nî demir ma‘denleri kârhâneleri geçdik. Ve eniş ve yokuş ve kaya
ve sular
geçmeden dahi niçe sığır ve koyunlar kaldı. Ve iki araba dağdan uçup pâre pâre …
Ba‘dehu ale's-sabâh ol dere içre akan nehr-i Şiçova'yı yüz on üç kerre ubûr ederek cânımızdan bîzâr olduk. Ve elli yerde samakov, ya‘nî demir ma‘denleri kârhâneleri geçdik. Ve eniş ve yokuş ve kaya ve sular geçmeden dahi niçe sığır ve koyunlar kaldı. Ve iki araba dağdan uçup pâre pâre oldu. Ve altı aded esîrlerimiz öldü. Ve mukaddemâ arabada olan şehîdimiz şişüp koktu. Ve bu derenin iki cânibi evce berâber kayalar üzre şâhin ve ispiri ve zağanos yuvaları var. Hudâ hakkıyçün bu âna gelince yigirmi bir yıl seyâhatimde böyle mahûf u muhâtara ve bî-amân dere görmedim. Hattâ bu dere içre kâmil on iki sâ‘at gitdik, aslâ selâmetden bir iz yok.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 4a ·
metinde göster ·
… kal‘ada aslâ çârsû-yı bâzâr dükkânları ve hân ve hammâmları ve bâğ u bâğçeleri
ve suları
yokdur. Cümle suları aşağı Hacı derelerinden eşeklerle kal‘aya su taşırlar. Zam …
Hattâ bu kal‘ada aslâ çârsû-yı bâzâr dükkânları ve hân ve hammâmları ve bâğ u bâğçeleri ve suları yokdur. Cümle suları aşağı Hacı derelerinden eşeklerle kal‘aya su taşırlar. Zamân-ı kadîmde ma‘mûr sarnıçları var imiş, hâlâ mu‘attaldır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VII 123a ·
metinde göster ·
… dahi bu cezîrede ve bu şehirde vücûdu yokdur, zîrâ hevâsı gâyet bürûdet üzredir
ve suları
acıdır. Cümle kuyulara muhtâclardır.
El-hâsıl bu Taman şehrinin enderûn [u] bîrûnunda cümleten tokuz mihrâbdır. Beşi salât-ı cum‘a edâ olunur cevâmi‘lerdir. Gayrileri ümmeten dörd aded mahalle mesâcidleridir. Ve âmmeten bin yüz aded toprak örtülü sâde binâ hânedânlardır. Ve hemeten üç medresedir. Ve yekûneten yedi mektebdir. Ve barıten üç aded tekyedir. Cem‘aten iki hammâmdır kim kal‘adadır. Ve dükeleten beş aded hâncıklar ve kişkeneklerdir. Bu Tatarşa ıstılâhlı bu kadar imâretleri vardır, ammâ müftî ve nakîbü'l-eşrâfı yokdur. Kal‘a dizdârı ve üç yüz aded merdüm-hisârı ve muhtesib ve emîni ve bâcdârı ve yeniçeri serdârı vardır. Lâkin sipâh kethudâyeriyle gayri hâkimleri yokdur. Ve tarîk-i âmlarında dahi aslâ kaldırımları yokdur. Ve bâğ u bâğçesinin dahi bu cezîrede ve bu şehirde vücûdu yokdur, zîrâ hevâsı gâyet bürûdet üzredir ve suları acıdır. Cümle kuyulara muhtâclardır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VII 145a ·
metinde göster ·
şehre kehrîzler ile gelüp şehir ahâlîsin ve cümle imâretlerin rey eder âb-ı hay …
Ammâ bu şehr-i Sidirkapsi'nin Akdeniz cânib-i şarkîsinde yakın olmağın lodos rûzgârında temevvüc-i deryânın sadâsı istimâ‘ olunurdu. Âb [u] hevâsı gâyet latîfdir. Ve suları şehre kehrîzler ile gelüp şehir ahâlîsin ve cümle imâretlerin rey eder âb-ı hayâtları vardır. Ve âb [u] hevâsının sevâhil olduğundan bâğ u bâğçesi vâfir ve hayrât [u] berekâtı mütekâsir olup medâr-ı dünyâ içün papadya çiçeği gibi beyâz akçesi memdûhdur, zîrâ kân-ı fıdda-i hâlisdir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VIII 212a ·
metinde göster ·
Ve taşrasında aslâ bâğ u bâğçe yokdur. Ammâ bostânları gâyet çokdur.
Ve suları
kuyulardır. Ve halkı gemicilerdir. Ve reng-i rûyları sarışınlardır. Ammâ kal‘al …
Ve taşrasında aslâ bâğ u bâğçe yokdur. Ammâ bostânları gâyet çokdur. Ve suları kuyulardır. Ve halkı gemicilerdir. Ve reng-i rûyları sarışınlardır. Ammâ kal‘aları gâyet şîrîn binâ-yı İslâmdır. Bundan refîkler alup şark tarafına rub‘ sâ‘at,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y63b ·
metinde göster ·
… re hurde topları var ve hân u hammâm ve gayri binâ yokdur. Gâyet cezîre yerdir.
Ve suları
eşekler ile aşağıdan taşırlar, a‘lâ sarnıcları vardır. Ve bir kaç kerre Duka ve …
Ve kal‘anın cümle otuz beş neferâtı ve dizdârı vardır. Ve kırk pâre hurde topları var ve hân u hammâm ve gayri binâ yokdur. Gâyet cezîre yerdir. Ve suları eşekler ile aşağıdan taşırlar, a‘lâ sarnıcları vardır. Ve bir kaç kerre Duka ve Papa ve Malta gemileri gelüp şebhûn etmişlerdir. Zafer bulmayup hâyib [ü] hâsir gitmişlerdir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y109a ·
metinde göster ·
sarnıcdır. Anı seyr edüp iki günden sonra on pâre Sönbeki firkatesi hâzır olup …
Ve bu cezîrede bâğ u bâğçe yokdur ve suları sarnıcdır. Anı seyr edüp iki günden sonra on pâre Sönbeki firkatesi hâzır olup ve on pâre firkate ve sandal, Rodos'dan gelüp bizim firkate ile yigirmi bir pâre firkate ve sandal boğazı şaykanın ikisin yedeğe alup donanma-i azîm ile şâdumân ederek Sönbeki'den Rodos'a lodos üzre (---) mîl muvâfık eyyâm ile gidüp biz dahi "avanta kürek" deyüp fi'l-hâl Rodos limanı önüne vardıkda bizim alayımızdan bir yaylım top ve tüfeng şâdumânı edince Rodos kal‘asının burc [u] bârûsundan ve mendirek kullesinden bir yaylım balyemez toplar atup kal‘a-i Rodos murg-ı semender-vâr âteş içinde kalup hamd-i Hudâ selâmetle kal‘a-i Rodos'a dâhil olduk.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y113a ·
metinde göster ·
cümle sarnıclardır. Hımârlar ile aşağıdan dahi su taşırlar. Ve bu cebel tecellî …
Ve suları cümle sarnıclardır. Hımârlar ile aşağıdan dahi su taşırlar. Ve bu cebel tecellî-i Mûsâ'da sadâ-yı Rabbü'l-İzzet'den pâre pâre olmuşdur. Cemî‘i ahşâbât, nebâtât [u] giyâhâtı ihrâk olmuşdur. El-âye[t], sûre-i (---):
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y380b ·
metinde göster ·
… kal‘anın havâsı âdeme hayât verir, zîrâ yaylakdır ve gâyet şedîd rûzgârlar eser
ve suları
hamâsînde gâyet sovuk olur. Hattâ ba‘zı hasta ifâkat bulsun içün tebdîl-i mekân …
Âb [u] havâ cihetinden yukaru iç kal‘anın havâsı âdeme hayât verir, zîrâ yaylakdır ve gâyet şedîd rûzgârlar eser ve suları hamâsînde gâyet sovuk olur. Hattâ ba‘zı hasta ifâkat bulsun içün tebdîl-i mekân etdirüp yukaru kal‘aya götürürler, bi-emrillâh birkaç günde sıhhat bulup halâs olur. Havâsının letâfetinden evlâdlarının gözleri mükehhal merâlî ve gazâlî gözlü olur. Ammâ aşağı Mısırlı gözleri cimloz ve koncoloz gözlü olur. Aceb hikmetullâhdır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y86a ·
metinde göster ·
aslâ sovumak bilmez, şeb [ü] rûz germâb durur. Zîrâ her hammâmın biri biri üzre …
Ve suları aslâ sovumak bilmez, şeb [ü] rûz germâb durur. Zîrâ her hammâmın biri biri üzre dörder beşer kat kurşum kazanları Y 118b vardır, birbirinden taşup hammâm içine cereyân eder. Anıniçün dâ’imâ ıssıdır. Ammâ Rûm'da ısıcak su hazînesi ve sovuk su hazînesi başkadır ve anların kazanı bakırdır. Ammâ Mısır'ın beşer altışar kazanı cümle kurşumdur. Aceb temâşâdır, bir diyâra mahsûs değildir, vâcibü's-seyr akla muhâlif bir san‘atdır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y118a–Y118b ·
metinde göster ·
Ve bu kal‘anın der-i dîvârı deryâdan elli arşın âlîdir. Kal‘a hâricinin lodos cânibinde iki yüz hâneli varoşu ve yigirmi dükkânı ve iki kahvehânesi ve üç at değirmeni ve bir hânı ve ba‘zı bekâr odaları vardır, ammâ hammâmı yokdur. Bu varoşun cânib-i erba‘asında kal‘a dîvârı yokdur, ammâ kesme yalçın kayalar üzre mebnî bir varoş-ı ma‘mûrdur. Ve suları cümle âb-ı hayât kuyulardır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y330a ·
metinde göster ·
cümle kuyulardır, ammâ sehl şûrcadır. Ve cümle halkı balıkcılardır. Ve havâsı g …
Ve suları cümle kuyulardır, ammâ sehl şûrcadır. Ve cümle halkı balıkcılardır. Ve havâsı gâyet sakîl yerdir. Halkının reng-i rûları asfarü'l-levndirler. Mahbûb u mahbûbesi yokdur. Ve fukarâsı çokdur. Ve şehrin lodos cânibindeki evlerin kum gark edüp ba‘zı hâne sâhibi bırağup gitmişdir ve âhir bu şehri kum gark eder, derler. Hakkâ ki kum deryâsı günden güne tefâvüt edüp gelmededir. Ve bender-i Reşîd yolu üzre iki sâ‘atlık yer tûlü ve bir sâ‘atlik yer arzı kum deryâsı içre serâpâ hûrmâ bâğlarıdır. Birer âdem kaddi alçacık hûrmâları olur, ammâ herbiri yüz vukiyye hûrmâ verir. Beyâz ve sarı ve siyâh ve kırmızı gûnâ-gûn lezîz hûrmâsı olur. Ve halkı garîb dostdur.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y332b ·
metinde göster ·
… gayrı sebzevâtları memdûhdur, zîrâ besâtînleri bostânları cihânı zeyn etmişdir.
Ve suları
serâpâ kuyulardır, ammâ gâyet lezîzdir. Ve bu şehir Nîl'den bir sâ‘at ba‘id çöl …
Bu şehir Sultân Eşref'in asrında gâyet ma‘mûr imiş. Zîrâ bu şehrin ihyâsına anlar bâ’is olmuşdur. Ve memdûhâtından kavunu ve karpuzu ve gayrı sebzevâtları memdûhdur, zîrâ besâtînleri bostânları cihânı zeyn etmişdir. Ve suları serâpâ kuyulardır, ammâ gâyet lezîzdir. Ve bu şehir Nîl'den bir sâ‘at ba‘id çöldedir. Ve âb [u] havâsı gâyet latîfdir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y450b ·
metinde göster ·