… r ve hevâyî ve semâyî ve evcî ve perîşânî ve bahrî ve tâvûsî ve horosî ve kepşî
ve surhâbî
ve cunûnî ve kestâne ve şâzrevânî ve ra‘dî ve kelebekî ve semekî deryâya yedi k …
Ve'l-hâsıl ol sûr geceleri sabâha dek pâdişâh-ı Cem-cenâb huzûrunda niçe yüz bin fişek ve tarakı ve badaluçka ve âsumânîler ve hevâyî ve semâyî ve evcî ve perîşânî ve bahrî ve tâvûsî ve horosî ve kepşî ve surhâbî ve cunûnî ve kestâne ve şâzrevânî ve ra‘dî ve kelebekî ve semekî deryâya yedi kerre ve sekiz kerre gavvâs-vâr dalup bir gayrı yerden çıkup deryâyı kaynadup temevvüc-i deryâ etdirerek yine dalup Bahr-i Siyâh ka‘rında şinâverlik edüp âteşlerin saçdıkca gûyâ deryânın dibi dutuşup ka‘r-ı deryâda bir sûzen olsa nümâyândır, bu deryâ içre olan âteşlere niçe kerre yüz bin mâhîler üşerler, zîrâ balıklar deryâda âteşe gâyetü'l-gâye cem‘ olurlar, bu hâl üzre bu mâhî fişekler deryâ içre âteşlerin saçup yine rû-yı deryâya çıkup yine dalar. Bu dahi garîb temâşâdır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 183a ·
metinde göster ·
… -merreteyn ta‘âmları ve îd-ı şerîfde libâsları ve arakıyye ve serâvîl kamîsları
ve surre
ve atıyyeleri dâ’imdir. Bu dârü't-ta‘lîmin itmâmına târîhdir "fe-temmet" [920] …
Cümle (---) aded mektebdir. Evvelâ Orta Hisâr'da Mekteb-i Ebü'l-feth Gâzî ve Mekteb-i Yeni Câmi‘ Şeyh Ricâlî hazretleri mu‘allim-i sıbyân [ve] sâhib-i feyz bir nûrânî azîzdir kim bunlardan bir kerre "Bismillah" diyen ma‘sûm-ı pâk elbette feyz-yâb olup âlim ve fâzıl olması mukarrerdir. Ve Mekteb-i mükellef-i Hâtûniyye: Câmi‘in cânib-i garbîsinde kârgîr binâ ve kubbe-i ra‘nâ mekteb-i sıbyân-ı fukarâ ve hâs u âmm nâ-resîde tıflân-ı ebced-hânları içün binâ olunmuş bir dârü't-ta‘lîm-i Kur‘ândır kim cümle eytâma cânib-i vakfdan rûz-merreteyn ta‘âmları ve îd-ı şerîfde libâsları ve arakıyye ve serâvîl kamîsları ve surre ve atıyyeleri dâ’imdir. Bu dârü't-ta‘lîmin itmâmına târîhdir "fe-temmet" [920] lafzı kapusu üzre tahrîr olunmuşdur. ve Mekteb-i İskender Paşa: (---)(---)(---)(---)(---)(---)(---)(---)(---)(---) . Meşhûr mektebler bunlardır. (---)(---)(---)(---)(---)(---)(---)(---)
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS II 251b ·
metinde göster ·
… medh-i mekteb-i dârü't-ta‘lîm-î sıbyân: Cümle yüz yetmiş yerde her sene kisvesi
ve surre
ve atiyyesi verilir mekteb-i tıflân-ı ebcedhândır. Evvelâ,
Der-medh-i mekteb-i dârü't-ta‘lîm-î sıbyân: Cümle yüz yetmiş yerde her sene kisvesi ve surre ve atiyyesi verilir mekteb-i tıflân-ı ebcedhândır. Evvelâ,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS III 12b ·
metinde göster ·
atiyyeleri taraf-ı vakfdan ihsân olunur, ma‘mûr mekteblerdir.
Evsâf-ı dârü'l-kurrâ ve mekteb-i sıbyân: Üç yerde seb‘a ve aşere ve takrîb kırâ’eti tilâvet olunur dâr-ı kurrâları var; lâkîn mahsûs talebelerine vazîfe-i mu‘ayyeneleri yokdur, hasbî şeyhleri vardır. Ve cümle kırk aded mekteb-i sıbyân [u] tıflân-ı ebcedhânı vardır. Niçesinin ıydiyye libâsları ve surre-i atiyyeleri taraf-ı vakfdan ihsân olunur, ma‘mûr mekteblerdir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS III 23a ·
metinde göster ·
… ed mektebdir kim cânib-i vakıfdan eytâma beher sene birer kat libâs-ı harîrleri
ve surre
ve atiyyeleri mebzûldur.
Evsâf-ı dârü't-ta‘lîm [u] mekteb-i tıflân-ı ciğerköşe-i mahbûbân: Cümle elli aded mektebdir kim cânib-i vakıfdan eytâma beher sene birer kat libâs-ı harîrleri ve surre ve atiyyeleri mebzûldur.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS III 83a ·
metinde göster ·
… kıfdan vazîfe-i mu‘ayyeneleri dâ’imdir. Ve her sene birer kat ıydiyye libâsları
ve surreleri
verilir.
Ve cümle yigirmi mekteb-i tıflânı var. Sâhibü'l-hayrâtı çok olmağıla cümle sıbyâna beher mâh cânib-i vakıfdan vazîfe-i mu‘ayyeneleri dâ’imdir. Ve her sene birer kat ıydiyye libâsları ve surreleri verilir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS III 114a ·
metinde göster ·
ve âteşbâz ve zorbâz ve resenbâz ve perendebâz ve kâsebâz ve kumârbaz ve sinibâ …
Ve her rûz-ı rûşende her meydânda hokkabâz ve surâhibâz ve âteşbâz ve zorbâz ve resenbâz ve perendebâz ve kâsebâz ve kumârbaz ve sinibâz ve ayu ve maymun ve keçi ve hımâr ve köpekbâz ve kuklabâz ve şebbâz ve gürzbâz ve matrakbâz ve şemşîrbâz ve mührebâz ve tasbâz ve (---)(---)(---)(---)(---)
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS III 172b ·
metinde göster ·
… â-gûn haçlı bayrakları ve tabıl ve dankiyo ve nâkûsları ve erganon ve düdükleri
ve surka
tulum nâm bir mizmerdir cümle bayrakların ser-nigûn ve mün‘akis edüp sâ’ir tece …
"Kâşki biz de böyle olup esîr olmaya idik. Dahi başımıza ne hâller gelir" deyü feryâd ederlerdi. Ve feth olunan yüz yetmiş pâre şayka ve çırnıklar içinden ve meterislerde alınan ve sahrâlarda bulunup ceng ile alınan cümle mâl-ı ganâ’imleri ve sâ’ir mühimmât âvânîler ki mîrîye â’id olmuşdu, anları cümle bin iki yüz aded at arabalarına mâl-â-mâl edüp sâ’ir guzât-ı müslimînin aldığı kanı bahâsı altı bin dokuz yüz aded Kazaklardan mâ‘adâ mîrîye â’id olan on bir bin altmış aded esîr küffârın elleri bâğlı ve ciğerleri dâğlı cebe ve cevşenleri ve yetmiş nefer hatmanları ve serdâr-ı murdârları olan Krakov kralının oğlu veled-i pelîdi olan Holandiye nâm la‘în dahi kayd [u] bend-i silsile olup cümlesi arabalar üzre tahmîl olunup üç yüz altmış aded gûnâ-gûn haçlı bayrakları ve tabıl ve dankiyo ve nâkûsları ve erganon ve düdükleri ve surka tulum nâm bir mizmerdir cümle bayrakların ser-nigûn ve mün‘akis edüp sâ’ir tecemmülât-ı mehmelâtları dahi menkûp olunup her kâfir zincirleri ile boğazlarından bâğlı ve cümlenin elleri dahi beşer beşer birer araba angışlarına bâğlı âmâde oldular ve ba‘zı guzât-ı müslimîn kendü hüsn-i rızâsıyla kanı ve cânı bahâsı esîrlerin pâdişâh içün iki yüz elli aded kâfirleri ellişer guruşa satup akçesin alup anları dahi pây-beste ve dil-haste zincire urup arabalara yükletdiler. Ve cümle arabalar üzre altı bin altmış aded kelle-i bî-devletleri arabalar üzre sırıklar ile zeyn edüp âmâde oldu.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS V 62a ·
metinde göster ·
… etmişizdir kim felekden kâm almak muhâldir, ammâ hele ol şekilli seyr u temâşâ
ve surûrlar
etdik. Andan 4 sâ‘at yokuş yukaruya gidüp,
Menzil-i Kadı yaylası: Bunda Köpürlüzâde Ahmed Beğ'i hayme vü hargâhıyla ve cümle tevâbi‘ [ü] levâhıkıyla meks etmiş bulup hâl hâtır soruşdukdan sonra bizler dahi Ahmed Beğ haymesi yanında haymelerimiz kurup kâmil bir hafta meks edüp Hudâ âlimdir, bir zevk [u] safâlar etmişizdir kim felekden kâm almak muhâldir, ammâ hele ol şekilli seyr u temâşâ ve surûrlar etdik. Andan 4 sâ‘at yokuş yukaruya gidüp,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS V 85a ·
metinde göster ·
… uş koyunun ve sığırların is pasdırması yahnisi ve kapusta, ya‘nî lahana turşusu
ve surutka
peyniri ve (---)(---)(---)(---)(---)(---) Bunlar cümle memdûhdur.
Der-medh-i ni‘met-i uzmâ-yı me’kûlât: Evvelâ hâs ve beyâz Latin somunu ve ruçka çöreği, ya‘nî kahvealtı yenir bir gûne yağlı çörekdir kim âdem yemek ile doymaz ve tavuk böreği ve kaymak baklavası ve gûnâ-gûn otlu çobraları ve meşe odunu isinde kurumuş koyunun ve sığırların is pasdırması yahnisi ve kapusta, ya‘nî lahana turşusu ve surutka peyniri ve (---)(---)(---)(---)(---)(---) Bunlar cümle memdûhdur.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS V 131a ·
metinde göster ·
… a gülbâng-ı Muhammedîler çekdik ve def ve kudûm ve nefîr ve nakkarelere darbler
ve sur
ve nefîrlere zemzeme ve demler urup dem-be-dem demler urup Hak Te‘âlâ fakr [u] …
Zirâ bu hakîr bu âsitâneye bin yetmiş bir şehr-i Ramazân'ının leyle-i Kadrinde bu âsitâne-i sa‘âdetde mihmân olup cümle cân [u] cânânlarla cân sohbetleri edüp summât-ı Muhammedî'den sonra gülbâng-ı Muhammedîler çekdik ve def ve kudûm ve nefîr ve nakkarelere darbler ve sur ve nefîrlere zemzeme ve demler urup dem-be-dem demler urup Hak Te‘âlâ fakr [u] fahrı zevk u şevkinden ırmayup zevk-i derûnumuz ziyâd-ber-ziyâd ola. Dem-i Alî ve Sultân Hacı Bektaş Velî ve Türk-i Türkân Hoca Ahmed-i Yesevî himmetleri hâzır u nâzır ola. Kerem-i evliyâ hû diyelim hû ve's-selâm.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS V 180b ·
metinde göster ·
… ı ve ümerâlarının cemî‘i çalıcı mehterbaşıları gelüp bu kadar bin tabl ve nefîr
[ve] surnâ
ve boru ve ziller ile ceng-i harbî fasılları rehâvî makâmında fasl olundukda ze …
Bu kelâmlardan sonra kral niçe nasîhat-âmîz kelimâtlar söyleyüp yemîn ü yesârına minberde selâmlar verüp mim[ber]den aşağı enerken (enerken) yine iki vezîr (...) kralın koltuğuna girüp minberden endirüp ba‘dehu mezkûr murassa‘ kürsîye çıkup cemî‘i Erdelistân-i segistân kâfirleri gürûh gürûh remmâ remmâ ve sürü sürü yakına geldiklerinde azametullâh cümle Âl-i Osmân vüzerâ ve mîr-i mîrânları ve ümerâlarının cemî‘i çalıcı mehterbaşıları gelüp bu kadar bin tabl ve nefîr [ve] surnâ ve boru ve ziller ile ceng-i harbî fasılları rehâvî makâmında fasl olundukda zemîn ü âsumân âvâze-i dühül ü nefîrden gürül gürül gürledi. Ve cümle küffâr kraldan bî‘at ederlerdi.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 30b ·
metinde göster ·
… kakılmış ve mâbeynleri silu ve lâcüverd ve la‘lî ve sebzî [ve] sefîdî ve zerdî
ve surh-gûn
mînâ-yı gûnâ-gûnlar ile koruş(?) olmuş mücellâ bir kubbe-i mînâdır kim her kârı …
Ve içi eyle musanna‘ ve murassa‘ kâse-i nîlgûn mücevherdir kim benî-âdem gördükde vâlih [ü] hayrân olur. Sâfî altun çökürme zer-nişânlı bakır tâs içine kaplama altun kakılmış ve mâbeynleri silu ve lâcüverd ve la‘lî ve sebzî [ve] sefîdî ve zerdî ve surh-gûn mînâ-yı gûnâ-gûnlar ile koruş(?) olmuş mücellâ bir kubbe-i mînâdır kim her kârını hayâl-pesend-i nakş-ı bûkalemûn eylemiş. Gerçi kubbenin aslı bakırdır, ammâ nuhâs-ı hâlisden bir eser-i me’ser kalmayup bu kubbe-i acîbe ve garîbesi mess-i mutallâ-yı zeheb ile mutallâ ve mücellâ olmuş bir kubbe-i nüh-tâk-ı zerdûzdur kim manzûr-ı seyyâhân-ı âlem ve cihân-geşt-i benî Âdem gözleri görmemiş ve kulakları işitmemişdir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 94b ·
metinde göster ·
… ve mînâlı haçlı peyker ve alemlerle güzer edüp dahi ardı sıra kösler ve tabllar
ve surnâ
ve erganon ve borular ve torompeteler çalarak Hersek kralı manastırına gidüp tâ …
Ve bu timsâllerin yanlarında niçe kerre yüz bin şem‘-i kâfûrî ve kanâdîller zeyn-i çerâğân olmuş kim gûyâ rûz-ı nevrûz olup cümle ruhbânlar bu iki tasvîri taht-ı revânlar üzre ubûr etdirüp andan cümle bıtrîkler altunlu ve cevâhirli ve mînâlı haçlı peyker ve alemlerle güzer edüp dahi ardı sıra kösler ve tabllar ve surnâ ve erganon ve borular ve torompeteler çalarak Hersek kralı manastırına gidüp tâ sabâha dak ol gece 152b şehir içinde sürûr [u] şâdumândan ve çerâğân-ı şem‘dân ve kanâdîllerden bir sûr-ı sürûr oldu kim diller ile ta‘bîr ü tavsîf olunmaz.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 152a–152b ·
metinde göster ·
… den Hacı Paşa sarâyı ve Alaybeği sarâyı ve Dizdâr Ağa sarâyı ve Çeribaşı hânesi
ve Surutlu
Ahmed Sipâhî hânesi dahi gayri ma‘mûr u müzeyyen bâğçelice vâsi‘ büyûtlar vardı …
Evsâf-ı hânedân-ı sarây-ı kibâr-ı a‘yân: Cümle bu kal‘a içre kâmil bin yüz aded mükellef ü mükemmel ve tahtânî ve fevkânî kârgîr binâ büyût-ı ra‘nâların cümlesi şindire tahta örtülüdür, ammâ cümleden Hacı Paşa sarâyı ve Alaybeği sarâyı ve Dizdâr Ağa sarâyı ve Çeribaşı hânesi ve Surutlu Ahmed Sipâhî hânesi dahi gayri ma‘mûr u müzeyyen bâğçelice vâsi‘ büyûtlar vardır. Ve cümle tarîk-i âmları serâpâ kaldırım döşeli vâsi‘ ve pâk şâhrâhları var.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VII 15a ·
metinde göster ·
… an hâk-i anber-pâkinin tîn ma‘cûnundan fağfûr-i Çîn-misâl kâseler ve rindiye(?)
ve surâhî
kûzeler olur kim bir diyâra mahsûs değildir. Hattâ bu abd-i kemter seyishâneler …
Ve dahi memdûhâtından hâk-i anber-pâkinin tîn ma‘cûnundan fağfûr-i Çîn-misâl kâseler ve rindiye(?) ve surâhî kûzeler olur kim bir diyâra mahsûs değildir. Hattâ bu abd-i kemter seyishânelerin gırârelerine birkaç elvân kâse ve bardaklar koyup Rûm'a getirdim. Görenler 91a kâr-ı Portakal zann etdiler.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VII 90b–91a ·
metinde göster ·
… ı ve kaymak ve gölemez ve hoşmerim ve ağız ve katık ve teleme peyniri ve kesmik
ve surutka
ve gûnâ-gûn peynirler ve latîf südler zevk u safâların etmişizdir kim Hudâ bilü …
Bu mahalleri kâmil on gün görüp seyr [ü] temâşâlar edüp mandıralarda çobanlar ile koyun ve kuzu ve bal ve tereyağı ve kaymak ve gölemez ve hoşmerim ve ağız ve katık ve teleme peyniri ve kesmik ve surutka ve gûnâ-gûn peynirler ve latîf südler zevk u safâların etmişizdir kim Hudâ bilür. Ve seyishânelerimize tâze tekerlek peynirlerin tahmîl edüp andan şarka gidüp 6 sâ‘atde,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VII 120b ·
metinde göster ·
… a ne kadar lu‘bedebâz ve bâzbâzânlar var ise meydânlar ve hayemâtlarda hokkabâz
ve surâhîbâz
ve cânbâz ve kumârbâz ve sûretbâz ve kâsebâz ve gürzbâz ve kûzebâz ve zorbâz ve …
Ve cemî‘i rûy-i arzda ne kadar lu‘bedebâz ve bâzbâzânlar var ise meydânlar ve hayemâtlarda hokkabâz ve surâhîbâz ve cânbâz ve kumârbâz ve sûretbâz ve kâsebâz ve gürzbâz ve kûzebâz ve zorbâz ve resenbâz ve şu‘lebâz ve kuklabâz ve şebbâz ve hayâlbâz ve hîlebâz ve perendebâz ve sinibâz ve kadehbâz ve şîşebâz ve âteşbâz ve tâsbâz ve kadehbâz ve taşbâz ve çemberbâz ve şemşîrbâz ve ayubâz ve maymûnbâz ve keçibâz ve hımârbâz ve matrakbâz ve kemendbâz ve yılanbâz ve kumârbâz ve kuşbâz ve kayışbâz ve kâğıdbâz ve âyînebâz ve çanakbâz ve kellebâz ve'l-hâsıl cemî‘i dünyânın erbâb-ı ma‘ârif bâzbâzânları ve cemî‘i ilm-i sîmyâya mâlik veled-i zinâları bu cem‘iyyet-i kübrâda bulunup cemî‘i hayemâtlarda ve çârsû-yı bâzârlarda her diyârın hânendegân sâzendegân rakkâs-ı mutrıbân kaşmerân mudhikân meddâhân gazelhânları ve pehlivân-ı kûştegîrân kemândârân dilîrân dilberân-ı mahbûb-ı zemânları ve âşıkân-ı sâdıkân gûyendegân bintân-ı zenânları bile cümle bu bâzâr-ı hüsnde mevcûd olup bir cem‘iyyet-i kübrâ olur kim bunu görmeyen ve Mısır'da Nîl kesimin görmeyen ve Mısır kurbunda Şeyh Seyyid Ahmedü'l-Bed[ev]î ve eş-Şeyh İbrâhîm Dessûkî mevlûdların görmeyen bu cihânda ifnâ-yı vücûd edüp çok şey gördüm demesin. Bu cem‘iyyet-i âlînin geceleri Kadr ve rûzları rûz-ı fîrûz-ı nevrûz-ı Hârezmşâhîdir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VIII 376a ·
metinde göster ·
… bcedhân mektebleri vardır. Her re’s-i senede cümle ma‘sûmlara ıydiyye hil‘atler
ve surre
ve atıyyeler ihsân olunur.
Ve cümle yedi yüz mekteb-i sıbyân-ı tıflân püserân-ı ebcedhân mektebleri vardır. Her re’s-i senede cümle ma‘sûmlara ıydiyye hil‘atler ve surre ve atıyyeler ihsân olunur.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y245b ·
metinde göster ·
… Demir Paşa oğlu Osmân Beğ kilar-ı pâdişâhî içün bin deve ve paşaya üç bin deve
ve Surre
Emîni Topkapulu Mahmûd Ağa'ya iki yüz deve bu tertîb üzre cümle huccâca kifâyet …
Menzil-i karye-i Tarra: Bir püşte üzre iki yüz Arab hâneli ve bir câmi‘li karyedir. Cemî‘i huccâc bu mahalde çemenzâr yerlere konup Cenâb-ı Bârî bir şems-i âteştâb verdi kim cemî‘i esbâb [u] eskâller hafîf bârlar olduğundan mâ‘adâ cümle mahlûkun yüzü güldü. Ve bu menzilde cemî‘i firâr eden meşâyihler develeri ile geldi. İptidâ kilar emîni olan Demir Paşa oğlu Osmân Beğ kilar-ı pâdişâhî içün bin deve ve paşaya üç bin deve ve Surre Emîni Topkapulu Mahmûd Ağa'ya iki yüz deve bu tertîb üzre cümle huccâca kifâyet mikdârı Y 262b develer tevzî‘ olundu. Bir gece bu menzilde istirâhat edüp Tarra deresi birez tenezzül bulup öte tarafda gark-ı tîndan halâs olup kalan huccâc dahi beri tarafa nakl edüp cümle huccâc,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y262a–Y262b ·
metinde göster ·
… m ve keçeleri pâyendâz ederek boş develeri derkenâr etdiler. Ammâ kilar-ı âmire
ve surre-i
pâdişâhî meydânda kaldı. Hemân paşa bu batağı ubûr edüp ileri geçen Acem huccâc …
Beri cânibde gark olan develerin ayakları altına niçe bin kilim ve keçeleri pâyendâz ederek boş develeri derkenâr etdiler. Ammâ kilar-ı âmire ve surre-i pâdişâhî meydânda kaldı. Hemân paşa bu batağı ubûr edüp ileri geçen Acem huccâcının ve Türkmân a‘yânının huccâcının önlerin alup "Tîz bu mahalde konakdır" deyü paşanın otağını yüz bin renc [ü] anâ ile tarfetü'l-ayn içre kurup halkın yüzü güldü.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y264a ·
metinde göster ·
… bilür. Niçe bin murassa‘ kanâdîl ve müşebbek altun toplar ve mühr-i Süleymânlar
ve surâhî
mücevher kanâdîller ile tezyîn olunmuşdur kim gören âdemler dembeste olur. Bu k …
Ve bu mahalde râyegân kubbe-i âlî içinde maslûbâtdan âvîzeler vardır kim her biri birer pâdişâhın yâdigârıdır kim her birinin kıymetin Hudâ bilür. Niçe bin murassa‘ kanâdîl ve müşebbek altun toplar ve mühr-i Süleymânlar ve surâhî mücevher kanâdîller ile tezyîn olunmuşdur kim gören âdemler dembeste olur. Bu kubbe-i âlî içre bu P 122a âvîzelere yer kalmayup yetmiş seksen yerde bu müzeyyenâtları yetmiş seksen yere yine cevâhir zencîrleri ile kubbe-i nühtâkın ba‘zı köşelerine küme küme âvîze eylemişler. Andan sonra gelen musanna‘âtlar ile tezyîn etmişler.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y291b ·
metinde göster ·
alanlar pâdişâha du‘â ederler. Ve'l-hâsıl ehl-i huzûr bir kavimdir. Zîrâ civâr- …
Ve şâm huccâcı ile surre emîni geldükde Mısır'dan ta‘yîn olunan altmış iki bin mümessek şerîfîleri surre emîni getirüp ve Haremeyn'den ve niçe bin evkâfdan ve feth olunan memâlik-i mahrûselerin Mekke ve Medîne evkâfları tahsîlinden iki Mısır hazînesi dahi bu Medîne ahâlîsine gelüp surre emîni gece ve gündüz meş‘aller ile emîr-i hac ve Medîne mollâsı şeyhü'l-harem huzûrunda defter-i pâdişâhîyle herkese surresin ihsân edüp mahlûlâtın Âsitâne'ye arz ederler. Ve surresin alanlar pâdişâha du‘â ederler. Ve'l-hâsıl ehl-i huzûr bir kavimdir. Zîrâ civâr-ı Resûlullâh'da sâkinlerdir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y294b ·
metinde göster ·
… remeynü'ş-şerîfeyn'in ta‘mîr ü termîmine ve cemî‘i şürefâ ve mücâvirînin cerâye
ve surre
ve masârıflarının tahsîline ve beyne'l-Haremeyn'in nizâm [u] intizâmına me’mûr …
Evvelâ Mısır vâlîsi Kethudâ İbrâhîm Paşa tarafından üç bin Mısır askeri ile bu Mekke üzre ta‘yîn olunmuş idi. Ve şâm'dan dahi üç bin asker ve Hüseyin Paşa efendimizden dahi Y 311a iki bin asker cümle sekiz bin asker ile böyle bir vezîr-i âlîşan ta‘yîn olunmasının aslı oldur kim sene 1081 târîhinde bu senemizden bir sâl mukaddem Ankebût Ahmed Paşa kethudâsı Hasan Paşa'ya Cidde paşalığı ihsân olunup Haremeynü'ş-şerîfeyn'in ta‘mîr ü termîmine ve cemî‘i şürefâ ve mücâvirînin cerâye ve surre ve masârıflarının tahsîline ve beyne'l-Haremeyn'in nizâm [u] intizâmına me’mûr idi.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y310b–Y311a ·
metinde göster ·
… ler ederler kim ba‘zı işâre kanâdîlden servi ve nahl-i hurmâ ve mihrâb u minber
ve surâhî
kabak ve mühr-i Süleymân ve şemse şekilli eşkâlât-ı garîbe ve acîbeler ile her …
Ve cemî‘i huccâcın haymelerinde niçe yüz bin kanâdîl ve işâreler ederler kim ba‘zı işâre kanâdîlden servi ve nahl-i hurmâ ve mihrâb u minber ve surâhî kabak ve mühr-i Süleymân ve şemse şekilli eşkâlât-ı garîbe ve acîbeler ile her haymeyi tezyîn edüp leyle-i muzlimden zulmet gidüp vâdî-i Mîne mihr-i âlem-tâb gibi münevver olurdu.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y328b ·
metinde göster ·
… mîrlivâ-yı Cidde (beği) Baklacı Mehemmed Beğ ve Kulkethudâsı Burunsuz Ahmed Ağa
ve Surre
Emîni Mahmûd Ağa ve Acemzâde ve Siyâvuş Ağa ve Kethudâ İbrâhîm Paşa Koca Baykuş …
Ardı sıra sâbıkan şeyhülislâm olan Bursavî Esîrî Mehemmed Efendi ve birâderleri Mekke mollâsı (---) Efendi ve Anatolu mevleviyyetinden ma‘zûl Hâfız Efendi ve Medîne mollâsı (---) Efendi ba‘dehu Şâm emîrü'l-haccı Hârmûş Paşa andan Mısır-ı Kâhire emîrü'l-haccı Özbek Beğ ibn Ebû Şevârib ve mîrlivâ-yı Cidde (beği) Baklacı Mehemmed Beğ ve Kulkethudâsı Burunsuz Ahmed Ağa ve Surre Emîni Mahmûd Ağa ve Acemzâde ve Siyâvuş Ağa ve Kethudâ İbrâhîm Paşa Koca Baykuşzâde Hasan Kethudâ ve sâ’ir yedi bölük ağaları ba‘dehu cümle şürefâ,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y329a ·
metinde göster ·
… hâlâ cemî‘i şürefânın altmış iki bin altun surreleri vardır. Mısır emîr-i haccı
ve surre
emîni Mısır'dan bu kadar altunu getirüp cümleye tevzî‘ eder.
Ve hâlâ cemî‘i şürefânın altmış iki bin altun surreleri vardır. Mısır emîr-i haccı ve surre emîni Mısır'dan bu kadar altunu getirüp cümleye tevzî‘ eder.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y332b ·
metinde göster ·
… eyüp Süleymân Paşa Yemen'i ve Hindustân'da Dîvâbâd'ı ve Ahmedâbâd'ı ve Bender'i
ve Suratâbâd
nâm benderleri iki yüz pâre keştî ile Süveys deryâsından varup altı ay kâmil ce …
Bu tuç direkler dahi Süleymân Hân'ın binâsıdır. Her biri üç âdem kaddi tuç ve musaykal sütûnlardır. Süleymân Hân'ın Seyyidvar altında rikâbdârı olan Kuzu Alî Ağa'dan mesmû‘umuz olmuşdur kim Süleymân Hân bu kırk bir aded tuç direkleri Mısır'da Tavâşî Süleymân Paşa'ya inşâ etdirüp Yemen gazâsına götürmek içün toplar idi. Ba‘dehu Süleymân Hân Ungurus seferlerinden Yemen gazâsına gidemeyüp Süleymân Paşa Yemen'i ve Hindustân'da Dîvâbâd'ı ve Ahmedâbâd'ı ve Bender'i ve Suratâbâd nâm benderleri iki yüz pâre keştî ile Süveys deryâsından varup altı ay kâmil ceng [ü] cidâl ve harb [u] kıtâl ile mezkûr benderleri Portakal keferesi destinden kuvvet-i bâzû-yı Âl-i Osmân ile alup ve tokuz bin aded Portekiz küffârı esîr olup kırk bir pâre balkarmata gemileri dahi feth olup mezkûr kal‘alara asâkir-i Âl-i Osmân'dan cengâver fetâlar konulup Süleymân Paşa, Süleymân Hân'a neccâblar ile bu feth-i meserreti arz etdükde Süleymân Hân'dan hatt-ı şerîf vârid olup,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y344b ·
metinde göster ·
… ve zu‘afâ ve bî-mecâl âdemlerdir, cümlesi tembelân-ı Horasân gibi bâd-ı hevâya
ve surre-i
pâdişâhiyye ile geçinirler. Aslâ çift ve çubuk edüp zirâ‘at etmek anların katın …
Ammâ me’kûlât [u] meşrûbât kısmından kaht [u] galâ şehridir. Cümle ehl-i Mekke Mısır'a muhtâclardır. Mısır'dan Süveys'e andan keştîlerle Cidde'ye Y 357a gelir, Cidde'den bir günde Mekke'ye gelüp ganîmet olur. Eğer keştîler Mısır'dan gelmese âdem âdemi tenâvül eder. Zîrâ cümle ehl-i Mekke müsâfirîn ü mücâvirîn ve zu‘afâ ve bî-mecâl âdemlerdir, cümlesi tembelân-ı Horasân gibi bâd-ı hevâya ve surre-i pâdişâhiyye ile geçinirler. Aslâ çift ve çubuk edüp zirâ‘at etmek anların katında mu‘teber değildir. Kaht [u] galâ olup nân u nemek zî-kıymet olur. Gerçi Abbâs ve Tâ’if ve Hicâz ve Habeş câniblerinden Harkova'dan ve Musova'dan ve Sevâkin ve Dehlek ve Zeylâ‘dan ve Yemen câniblerinden çok hubûbât gelir ammâ mevsimiyle gelmez ve gelse kifâyet etmez. şehr-i Mekke âdem deryâsı şehr-i azîmdir. Hafizakallâhu ta‘âlâ. Ve cümle esvâkları pâk ü pâkîze ve ta‘âmları nazîfdir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y356b–Y357a ·
metinde göster ·
… müyesser eyle, Mısır'ı sana vakf edüp kilâr edeyim, ümmetlerine her sene kisve
ve surre
ve atıyyeler edeyim, yâ Resûlullâh’ deyü tazarru‘ [u] nâlişler edüp yedi kerre …
‘Yâ Resûlullâhi, nâmûs-ı Muhammedî, deyü cihâna bir nâm kodun. Bu ne nâmûsdur kim Mısır Çerkezi keferesi içinde böyle yatmak nâmûs mudur? Seninle ahd-i mîsâkımız bu bâzâr üzre olsun kim Mısır fethin bana müyesser eyle, Mısır'ı sana vakf edüp kilâr edeyim, ümmetlerine her sene kisve ve surre ve atıyyeler edeyim, yâ Resûlullâh’ deyü tazarru‘ [u] nâlişler edüp yedi kerre böyle ricâ eyledi. Hemân şebeke-i Resûl dibinde bir kirli palâslı kimesne,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y43b ·
metinde göster ·
Mekke [ve] Medîne içün verüp mâ-bâkî bir(?) kîse ve yüz kîse dahi olursa ve ne …
Ve kısm-ı râbi‘i bir mültezim merhûm olsa köğü mîrîye kalup paşa tarafından dâr-ı pâdişâhîden köyü dellâl mezâd (---)(---)(---)(---)(---)(---) edüp kırk elli ve yüz kîseye dek mahlûl köğler satılup cümle re‘âyâsı ve gayrı terekesiyle mezâd-ı sultânî (---)(---)(---)(---)(---)(---) fürûht olan mâlın paşa almak kânûn-ı Selîm Hân oldu. Ve ol beledi alan mültezim hîn-i tahrîrde [[(---) (---) (---)]] aldıysa beher sene mâlın mevâcib ve surre-i Mekke [ve] Medîne içün verüp mâ-bâkî bir(?) kîse ve yüz kîse dahi olursa ve ne kadar fâ (---)(---)(---)(---)(---)(---) ’iz olursa dahi kendü mâlı olup köyü amâr edüp hâl-i hayâtında ol köye mutasarrıf olup fevtinde kendi (---)(---)(---)(---)(---)(---) evlâdına intikâl etmeyüp yine mîrî olmak kânûn olundu.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y58a ·
metinde göster ·
defterlerin görüp dîvân ede. Zîrâ Hâdimü'l-Haremeyn'dir, ve's-selâm. P 188b
Andan bayram dîvânları olan mahalde du‘â edüp ba‘dehu bismillâh ile yigirmi beş kademe nerdübândan Kayıtbay dîvânhânesinde du‘â edüp dîvân etdikde ibtidâ Haremeyn gılâlları ve surreleri defterlerin görüp dîvân ede. Zîrâ Hâdimü'l-Haremeyn'dir, ve's-selâm. P 188b
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y84a ·
metinde göster ·
Kânûn-ı Selîm Hânî'de bu hazîne yok idi. Sene 1082 târîhinde Kethudâ İbrâhîm Paşa'nın re’y [ü] tedbîriyle fermân-ı şehriyârî ile (---)(---)(---)(---)(---) Medîne'ye Âsitâne'den surre emîniyle gitmek emr-i asîr olup şâm ile Mısır mâbeyni yigirmi konak yer olmağile (---)(---)(---)(---)(---) gidüp surre emînine teslîm olup teslîm eden müte‘ayyin âdem eline şâm paşası ve surre emîni (---)(---)(---)(---)(---) Âsitâne'ye hafîf gitmesi vech-i hasen görülüp mâh-ı Ramazânü'l- P 228b mübârekin on beşinde (---) şâm surresi ile ma‘an bir (---)(---)(---)Q 231b müdebbir ağaya serdâr olmağıyçün hil‘at-ı fâhire ihsân olup paşa ağalarından on bayrak yiğit cümle üç yüz şehbâz [u] nâmdâra biner para ihsân edüp ve Mısırlıdan yüz pür-silâh yiğide biner para verilir. Ammâ mîrîden terakkîleri yokdur, bu sefer anlara ocaklarından suhre hizmetdir. Ve paşa ağasına bir kîse harcırâh ihsân olunup dîvân-ı Mısır'da cümle ulemâ ve sulehâ ve a‘yân huzûrunda paşa kendi eliyle altmış iki bin sikke-i hasene furunî şerîfî altunu ağaya teslîm eder.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y197a ·
metinde göster ·
… haber vâsıl olup paşa şâdumân olup müjdecilere beşer akçe terakkî ve hil‘atlar
ve surreler
ihsân etdi.
Cümle huccâc bu Akabe askerin görünce tâze cân bulup der-akab sıhhat haberlerin Cebel müjdecileri ile paşaya gönderüp dördüncü günde paşaya haber vâsıl olup paşa şâdumân olup müjdecilere beşer akçe terakkî ve hil‘atlar ve surreler ihsân etdi.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y207b ·
metinde göster ·
… -ı asâkirü'l-Mısrî kâmil bir sene Mısır'da sâkin olup cümle mevâcibât ve hazîne
ve surre
Abdurrahmân Paşa tahsîliyle Ahmed Paşa'dan matlûb oldu.
(---)(---) başı Ve Mehemmed Kethudâ ile Abdurrahmân Paşa'ya emir ve hatt-ı şerîf gelüp (---)(---) sene cemî‘i kul mevâcibleri Defterdâr Ahmed Paşa'dan mutlak (---) matlûb olup mâla bezl-i himmet edüp Ahmed Paşa'nın bir sene muhâsebesin görüp Q 352bP 346b gönderesin, deyü fermân sâdır olunca Abdurrahmân Paşa "Semi‘nâ ve ata‘nâ" deyüp Ahmed Paşa'nın elli yedi gün Mısır'a mutasarrıf olup gulû-yı âm ile ma‘zûl olduğu günden sene âhirine dek Mısır mansıbı kâmil bir sene Ahmed Paşa'nın olup Âsitâne tarafından kendüye ne kapucubaşı ve ne salahor ve ne emîrâhûr gelmeyüp bu kavme vereceği mâl hedâyâlar cümle yanına kalup alâ-rağm-ı asâkirü'l-Mısrî kâmil bir sene Mısır'da sâkin olup cümle mevâcibât ve hazîne ve surre Abdurrahmân Paşa tahsîliyle Ahmed Paşa'dan matlûb oldu.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y450b ·
metinde göster ·