Ve bu bâlâda tahrîr olan hayrât [ü] hasenâtlar cümle Malta Rodos'u ve Budin Kızılelması ve Tuna Belgradı ve Bağdâd-ı behişt-âbâd misilli kal‘aların helâl [ü] zülâl gazâ mâlıyla binâ olmuş hayrâtlardır. Binâ emîni muhâsebesiyle merkûm hayrâtlarla sekiz kerre yüz bin ve toksan altı bin üç yüz seksen üç filori hazîneden çıkmışdır. Ol asrın hisâbınca beş yüz yük ve otuz yedi yük ve seksen iki bin tokuz akçe olur. Bu zamânımız hisâbı üzre iki bin iki yüz kırk bir yük akçe olur.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 46b ·
metinde göster ·
… düp atlarının yeleleri ve kuyrukları ve şikemleri Hasanî Hüseynî Kerbelâ kâtili
ve Tuna
geçidi kınalı atların sînelerinde ve kusgun ve paldımlarında gûnâ-gûn zîl ü bem …
Esnâf-ı sakkâyân-ı yeniçeriyân-ı dergâh-ı âlî: Cümle yüz altmış iki aded yeniçeri odalarının yedi yüz sakkâları vardır. Herbiri abraş gül-endâm-misâl küheylân atlarının üzerlerine telâtîn meşkleri ve telâtîn kovaları yükledüp atlarının yeleleri ve kuyrukları ve şikemleri Hasanî Hüseynî Kerbelâ kâtili ve Tuna geçidi kınalı atların sînelerinde ve kusgun ve paldımlarında gûnâ-gûn zîl ü bem çınkıraklar ve her atların başlarında beyâz ablak sorguclar ile tezyîn edüp sakkâlar siyâh çizme ve siyâh meşin dolamalarla ve serlerinde turna cığaları ile atların gûnâ-gûn çiçekler ile zeyn edüp piyâdeleri tarafeynde olan ibâdullâhlara mataralar ve sumaklar ile mâ’-i tâhir bezl edüp "Sakkâ sebîlillâh, şehîdân-ı deşt-i Kerbelâ ervâhlarıyçün sebîl" deyü feryâd ederler. Zîrâ bu tâ’ife dahi ekmekciye yamakdır. Zîrâ ekmek susuz, ev tuzsuz olmaz. Bu sakkâların pîri Selmân-ı Kûfî'dir. Selmân-ı Pâris belin bağladı. Kabri Rey şehrindedir, yüz otuz yaşında âhirete nakl eyledi, cümle sakkâların silsilesi ana çıkar. Ammâ bu tâ’ifenin zâbitleri yeniçeri ocağında bölükbaşılardan bir çorbacı sakkâbaşıdır kim gedik sâhibidir, yoluyla gelüp kethudâyeri ve muhzır ağa olur. Andan,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 160a ·
metinde göster ·
… ünde âyende vü revende mihmâna ârâmgâhı içün bir tahta ile mebnî bir kasrı var.
Ve Tuna
kenarında bir azîm limanı var. Hâlâ neferâtıyla başka kapudanı var. Tuna defter …
Sene 816 târîhinde ibtidâ bânîsi Çelebi Sultân Mehemmed'dir. Özi eyâleti sancağı hükmünde hâsdır. Ve yüz elli akçe başka kazâdır. Nevâhîleri ve kethüdâyeri ve serdârı yokdur. Kal‘ası Tuna kenarında bir düz çemenzâr yerde şekl-i murabba‘ beyâz ahcâr ile mebnî bir kal‘a-i müdevver-i kavîdir kim dâ’iren-mâdâr cirmi bir adımdır. İçinde Mehemmed Hân câmi‘i ve dizdârı ve üç yüz neferâtı ve mehterânı ve cebehânesi 113a var. Ve sağîr ü kebîr şâhâne elli aded topları var. Ve cânib-i şarka bir demir kapusu var. Etrâfında handakı nehr-i Tuna ile mâl-â-mâl olup kapusu önünde zemberekli asma cisri var. Ve kal‘adan taşra varoşu etrâfında tabur handakı var. Ve kapusu önünde âyende vü revende mihmâna ârâmgâhı içün bir tahta ile mebnî bir kasrı var. Ve Tuna kenarında bir azîm limanı var. Hâlâ neferâtıyla başka kapudanı var. Tuna defterdârından vazîfe-i mu‘ayyeneleri var. Ve bu kal‘anın cânib-i şarkîsinde yine sâhil-i Tuna'da bir ma‘mûr varoşu var. Cümle altı yüz hâne bâğlı ve bâğçeli cümle şındıra tahta seksen aded esvâk-ı muhtasarı var. Lâkin cümle ahâlî-i re‘âyâsı Eflâk'dir ve varoş hüddâmları cümle Eflâkândır. Netîce-i merâm gâyetü'l-gâye intihâ-yı serhaddir. Niçe yüz kerre Eflâk kâfiri isyân edüp ibtidâ bu kal‘ayı muhâsara etdüğü zamânımızda on kerre ma‘lûmumuzdur. Ammâ bu kal‘a gâyet kâr [u] kisb yeridir ve ankâ kimesneler vardır. Cümleden bây Yergöğülü Hüseyin Ağa, bin kiseye mâlik kimesnedir. Paşa anın hânesinde mihmân olup paşaya üç gün ziyâfet-i azîm edüp beher yevm birer at ve üçer kîse verüp ol kadar bal ve yağ verdi kim ta‘bîr olunmaz. Ve Eflâk Beği Mati'den yedi araba akmişe-i fâhire ve yüz araba zahîre ve bir hınto münakkaş ve mutalla‘ koçi araba hedâyâ gönderüp içinde seksen kîse-i Eflâkî var idi. Ve bir tavla çıpgın bârgîr ve bir tavla yorga cıbırtay at pîşkeş geldi. Ve sâ’ir ağavâtlara dahi yüz re’s bârgîr hedâyâ gelüp bir yorga bârgîr dahi bu hakîre değdi. (---)(---)(---) .
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS III 112b–113a ·
metinde göster ·
… ng-i rûyu alaca olduğundan alabaş derler. Hakkâ ki yine âdem başı kadar vardır.
Ve Tuna
mâhîlerinden morina balığı ve çığa balığı ve sazan balığı ve lom balığı (---) v …
Me‘kûlât [u] meşrûbâtının memdûhu: Beyâz ekmeği ve semiz kıvırcık koyun eti ve sığır eti gâyet semiz ve lezîz olur. Ve şalgam-misâl bir gûne şey olur, ana alabaş derler, gâyet lezîzdir. Semiz et ile kalbe ederler, gâyet mukavvî ve serî'l-hazmdır. Şalgam lezzetine müşâbeheti var ammâ reng-i rûyu alaca olduğundan alabaş derler. Hakkâ ki yine âdem başı kadar vardır. Ve Tuna mâhîlerinden morina balığı ve çığa balığı ve sazan balığı ve lom balığı (---) ve niçe yüz bin elvân mâ’ideleri vardır kim her biri bir ta‘amındadır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS III 120a ·
metinde göster ·
… nehirler mahlût olur. Be-kavl-i Papamunta. Amma bu Rûmeli tarafında nehr-i Arda
ve Tuna
ve nehr-i Meriç üçü bir olup bahr-i Rûm'a mahlût oldukda bu nehirden gayri ulu …
Bu mahalle bahr-i Rûm ta‘bîr etdiklerinin aslı Bahr-i siyâh ile bahr-i Sefîd'in iki boğazı mâbeyninde bir küçük buhayredir. Ammâ aslı Karadeniz'den gelüp Akdeniz'e munsab olur. Kızıladalar ve Marmara cezîresi bu bahr-i Rûm içindedir. Hattâ Tekirdağı ve Gelibolu bu halic-i Rûm sâhilindedir. İslâmbol'un Sarâyburnu'ndan Akdeniz boğazına varınca tûlu iki yüz mildir. Ammâ arzı yetmiş ve seksener mildir. Ammâ İzmit Körfezi ve Gemleyik Körfezi bu bahr-i Rûm'dan iki kulakdır. Anadolu tarafında Darıca ve İzmit mukâbelesinde Kazıklı ve Değirmanderesi ve Halıdere ve Yalova ve Gemleyik ve Mudanya ve Mihalıç ve İdincik ve Bandırma ve Erdek ve Kapudağı ve Boğaz ve Lapseki nâm kasaba-i mezkûr cümle bu bahr-i Rûm kenarında gâyet ma‘mûr kasabalardır. 147b Ve bu bahr-i Rûm'a Anadolu ve Rûmeli cânibinde yüz beş aded nehirler mahlût olur. Be-kavl-i Papamunta. Amma bu Rûmeli tarafında nehr-i Arda ve Tuna ve nehr-i Meriç üçü bir olup bahr-i Rûm'a mahlût oldukda bu nehirden gayri ulu su yokdur. Hattâ Enez'den Gelibolu ve İzmir firkateleri girüp tâ Edirne'ye gelüp yanaşırlar. Tâ bu mertebe nehr-i Meriç ulu nehr-i azîmdir. Ammâ bu Saruhânbeğli merkûmun altında ibtidâ tulû‘u olmağıla azdır. Giderek amîk u arîz olur. Lâkin memdûh değildir. Zîrâ demir ma‘âdinlerinden gelir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS III 147a–147b ·
metinde göster ·
… hisâb üzre dâ’iren-mâdâr kal‘a-i Kili üç bin adımdır. Kara tarafı üç kat dîvâr
ve Tuna
tarafı iki kat handaksız dîvârdır. Ve cümle yüz yetmiş kulledir. Ba‘zı kulleler …
Eşkâl-i kal‘a-i Kili: Nehr-i azîm ana Tuna Karadeniz'e karışdığı boğaz ağzında İsmâ‘îl ve Akkirmân hâkinde şekl-i mukavvis, ya‘nî yay gibi dâ’iren-mâdâr üç kat şeddadî taş binâ-yı garrâ-yı bî-bedeldir kim bir tarafdan aslâ bir havâlesi yok. Çemenzârı ve bâğı ve bâğçesi çok. Alçakda ve düzde taşsız ve çamurlu yerde kal‘a-i şîrîn ve müzeyyendir. Ve bu kal‘anın kıble tarafı dîvârın nehr-i Tuna döğer yeri kâmil bin adımdır ve kara tarafı gûyâ yayın kabza tarafı kâmil iki bin germe adımdır. Bu hisâb üzre dâ’iren-mâdâr kal‘a-i Kili üç bin adımdır. Kara tarafı üç kat dîvâr ve Tuna tarafı iki kat handaksız dîvârdır. Ve cümle yüz yetmiş kulledir. Ba‘zı kullelerinin metânet üzre binâ olunanlarının esmâları bunlardır kim zikr olunur.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS V 66a ·
metinde göster ·
kenârında Melek Ahmed Paşa kullesi, müceddeden nev-binâ bir kulle-i ra‘nâ-yı az …
Ve Tuna kenârında Melek Ahmed Paşa kullesi, müceddeden nev-binâ bir kulle-i ra‘nâ-yı azîmdir kim Özü kâfirlerinden alınan topların yigirmi aded topları ve cebehâneleri kulleye konup gûyâ semender kullesi olup topları Karadeniz'e ve Tuna'ya nâzırdır. Ve cümle kulleleri biri biri içinde gömlekli serâmed kullelerin cümlesi sivri sivri tahta örtülü külâh kubbe-i serâmedli kullelerdir kim cümlesin efendimiz Melek Ahmed Paşa şindire tahtalar ile örtüp amâr etmişdir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS V 66a ·
metinde göster ·
… e bu kasaba-i İshâkcı'nın bir hâkimi dahi sipâh kethüdâyeri ve yeniçeri serdârı
ve Tuna
kapudanı ve muhtesibi ve bâcdârlarıdır ve bu (---)(---)(---)(---)(---) (--- …
Ve bu kasaba-i İshâkcı'nın bir hâkimi dahi sipâh kethüdâyeri ve yeniçeri serdârı ve Tuna kapudanı ve muhtesibi ve bâcdârlarıdır ve bu (---)(---)(---)(---)(---)(---)(---)(---)
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS V 109a ·
metinde göster ·
… kı yokdur. Zemîne bir kazma ursan Tuna suyu çıkar ve ba‘zı mahal dîvârları Sava
ve Tuna
nehirlerine gark olup durur. Bu taraflardan bir vech ile meteris mümkün değildi …
Ammâ taşra kat kal‘anın At bâzârı köşesinde Tophâne kullesi sırasında bir çâr-kûşe kurşum ile mestûr bir hayli ma‘mûr bir kulle-i azîm var. Ol tarafdan bu kal‘aya aslâ lağım etmek kabil değildir, zîrâ yalçın kesme kayalardır. Ve ol tarafın handakı da gâyet vâsi‘ ve amîk ve sarpdır, ammâ aşağı kal‘anın handakı yokdur. Zemîne bir kazma ursan Tuna suyu çıkar ve ba‘zı mahal dîvârları Sava ve Tuna nehirlerine gark olup durur. Bu taraflardan bir vech ile meteris mümkün değildir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS V 113a ·
metinde göster ·
… una mâbeyni şehir taşrasından kâmil üç bin beş yüz adımdır. Eğer kal‘a ile Sava
ve Tuna
kenârında olan evler kenâr ile adımlanup hisâb olunsa belki yigirmi bin adım ci …
Bu varoş-ı azîm kal‘a-i Belgrad'ın şimâli ve şarkı ve kıblesi ve cenûbu ve garbı tarafların ihâta etmiş bir varoş-ı mu‘azzamdır. Ancak yıldız rüzgârı ve batı garb tarafı nehr-i Sava ve nehr-i Tuna'dır. Mâ‘adâsı sevâd-ı mu‘azzam Bosnasarây şehri gibi kat-ender-kat belde-i kebîrdir, lâkin cânib-i muhammesinde aslâ kal‘a-i rabât yokdur. Zamân-ı kadîmde Abaza Paşa köşkü nâm mahalde hâlâ niçe yerde râyegândır. Nehr-i Sava'dan nehr-i Tuna'ya varınca bir handak-ı amîk kesüp bu şehir bir burun ucunda kalup emn [u] amân olmuş. Ba‘dehû Süleymân Hân'ın du‘âsı berekâtıyla bu şehir amâr oldukça ol handak-ı mezbûrun niçe yeri şehir içinde ve niçe yeri bâğlar içinde kalmışdır. Hattâ Çinili Hammâm nâm imâret ol handak içinde binâ olmuşdur. Anıniçün hâlâ bu varoş etrâfında sûr ve handak yokdur. Ve böyle bir bender-i azîmdir kim hîn-i ma‘rekede on bin aded güzîde pür-silâh asker müheyyâ çıkar gâyet ulu şehirdir kim nehr-i Sava ile nehr-i Tuna mâbeyni şehir taşrasından kâmil üç bin beş yüz adımdır. Eğer kal‘a ile Sava ve Tuna kenârında olan evler kenâr ile adımlanup hisâb olunsa belki yigirmi bin adım cirmi ola.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS V 113b ·
metinde göster ·
… altmış pâre firkate gemiler ile nehr-i Tuna'ya çıkup tarafeynde olan kılâ‘ları
ve Tuna
üzre Belgrad'a varup gelen gemileri nehb u gâret edüp Tımışvâr yunakları tecâvü …
Hâlâ ol gâzîlerin kân-ı mekânlarıdır, ammâ asr-ı Gâzî Hudâvendigâr'da bu kal‘a Erdel Kralı Metayoş Kral hükmünde bir palanka-i sağîr idi. Gâzî Hudâvendigâr'ın tulû‘ [u] hurûcundan küffâr-ı dûzah-karâr-ı füccâr bu kal‘ayı metânet üzre Metayoş Kral-ı dâl istihkâm edüp diyâr-ı Orta Macar'ı ve diyâr-ı Nemçe'yi nehb u gâret etdikde Nemse kralı bu Tımışvâr üzre gelüp yedi ayda amân vermeyüp Erdel kâfiri elinden alup içine yigirmi bin soltat [u] murtat Nemselere Luşancı nâm kapudanı hâkim nasb edüp Nemse çâsârı Ferdinand Kral dâr-ı menhûsu olan Beç kal‘asına varınca beri tarafda Tımışvâr hâkimi Luşancı nâm la‘în nehr-i Tımış'dan elli altmış pâre firkate gemiler ile nehr-i Tuna'ya çıkup tarafeynde olan kılâ‘ları ve Tuna üzre Belgrad'a varup gelen gemileri nehb u gâret edüp Tımışvâr yunakları tecâvüzden hâlî olmayup Belgrad ve Köylüc ve İhram ve Semendire ve Feth-i İslâm kılâ‘ları yolları kapanup Belgrad'da kaht [u] galâ’ olunca fermân-ı şehriyârî sâdır olup bi-fazlillâhi'l-Meliki'l-Mennân kal‘a-i Tımışvâr Memâlik-i Mahrûsa-i İslâmiyye'ye mutazammın kılınmak içün Rûmeli Beğlerbeğisi Mehemmed Paşa düstûr-ı mükerrem ve serdâr-ı mu‘azzam ta‘yîn olunup azm-i râh-ı Tımışvâr diyerek şehr-i Belgrad'a dahil olup andan nehr-i Sava üzre cisr-i azîm ile karşu hâk-i Sirem'e ubûr edüp kat‘-ı menâzil ve tayy-ı merâhil ederek kal‘a-i Vulkovar'dan cisirler ile nehr-i Tuna'yı da ubûr edince taraf-ı pâdişâhîden iki bin güzîde yeniçeri ile yüz elli aded şâhî darbzen-i adû-şikâr ve on beş aded balyemez top-ı kal‘a kûplar gelüp ordu-yı İslâma dahil olunca ol gün Tatar askeri dahi gelüp vâsıl oldukda sipehsâlâr-ı mu‘azzam Titel kal‘ası kurbunda nehr-i Tisa'yı dahi ubûr edüp kal‘a-i Peçey'i muhâsara edüp yedi günde feth-i kal‘a-i Peçey, sene 958, be-dest-i Vezîr Mehemmed Paşa vâlî-i Rûmeli.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS V 117a ·
metinde göster ·
… fîl cüssesi kadar vardır. Ve cümle tokuz aded metîn ü müstahkem kulleleri var.
Ve Tuna
cânibi üç kat sûr-ı üstüvâr bir hisâr-ı refî‘u'l-bünyân bir hısn-ı hasîn-i azîm …
Eşkâl-i zemîn-i kal‘a-i Vidin: Nehr-i Tuna kenârında bir alçak çemenzâr havâlesiz zemînde seng-tırâş bir kal‘a-i savaşdır, ammâ küçükdür. Handak kenârınca cirmi beş yüz adımdır, ammâ levendâne germe adımdır, tiryâkî adımı gibi adım değildir, âdem adımıdır. Ve handakı gerçi alçakdır, ammâ gâyet arîz ve içinde leb-ber-leb Tuna suyudur. Ve şekl-i müdevverdir. Her taşı fîl cüssesi kadar vardır. Ve cümle tokuz aded metîn ü müstahkem kulleleri var. Ve Tuna cânibi üç kat sûr-ı üstüvâr bir hisâr-ı refî‘u'l-bünyân bir hısn-ı hasîn-i azîmü'ş-şân bir sedd-i amândır. Bu üç kat dîvâr olan Tuna tarafında handakı yokdur, lâkin bu tara[fa] nâzır topları çokdur. Ve bu cânibi kâmil beş yüz germe adımdır. Bu hisâb üzre dâ’iren-mâdâr bin adım gelir kal‘a-i bâlâdır kim bennâ zirâ‘ıyla dîvârının kaddi kâmil yetmiş aded zirâ‘-ı melikî ve Mekkîdir. Ve şehir cânibi iki kat dîvârdır. Her katı birbirinden âlîdir. Ve dendân-ı bedenleri gâyet musanna‘dır kim gûyâ lü’lü-yi Hürmüz gibi tertîb üzre dizilmişdir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 57a ·
metinde göster ·
… anın tâ zirve-i a‘lâsı bir cihân-nümâ kasr-ı mu‘allâdır kim cümle Vidin sahrâsı
ve Tuna
nehri aşırı Eflak vilâyeti vâdîsi nümâyândır. Ve bu kasr-ı âlî kulle-i bâlânın …
Bu kal‘anın tâ zirve-i a‘lâsı bir cihân-nümâ kasr-ı mu‘allâdır kim cümle Vidin sahrâsı ve Tuna nehri aşırı Eflak vilâyeti vâdîsi nümâyândır. Ve bu kasr-ı âlî kulle-i bâlânın mukâbelesinde garb tarafındaki kullenin handağa nâzır köşe[sinde] bir mermer üzre celî hat ile tahrîr olan târîh budur:
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 57b ·
metinde göster ·
… e adımdır. Bu hisâb üzre bu varoş-ı kebîr Tuna kenârıyla iki bin germe adımdır.
Ve Tuna
kenârı Şeddâdî dîvârdır, ammâ yalın katdır.
Ve dörd aded kapulardır ve ibtidâ zikr olunan İskele kapusundan bu dörd aded bölme hisâr dîvârların geçüp tâ Horos kapusuna varınca bu varoşun tûlu kâmil iki bin germe adımdır. Bu hisâb üzre bu varoş-ı kebîr Tuna kenârıyla iki bin germe adımdır. Ve Tuna kenârı Şeddâdî dîvârdır, ammâ yalın katdır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 84a ·
metinde göster ·
… e bölme hisâr dizdârı ve Depedelen kal‘ası dizdârı ve Bârûdhâne kal‘ası dizdârı
ve Tuna
nehri aşırı Ciğerdelen kal‘ası dizdârı. Bu cümle altı aded dizdârlar cümle yuka …
Ve cümle altı aded kal‘a dizdâr ağaları vardır. Evvelâ büyük dizdâr ağa, yukaru iç kal‘a hâkimidir ve aşağı büyük varoş dizdârı ve bölme hisâr dizdârı ve Depedelen kal‘ası dizdârı ve Bârûdhâne kal‘ası dizdârı ve Tuna nehri aşırı Ciğerdelen kal‘ası dizdârı. Bu cümle altı aded dizdârlar cümle yukaru kal‘a dizdârına tâbi‘ ankâ ağalardır, ammâ baş dizdâr Âsitâne tarafından yeniçeri ocağı çorbacılarından ve çavuşlarından dizdâr ağa olup gelir, muhteşem meydân sâhibi ağalıkdır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 92b ·
metinde göster ·
… ğası ve azebistân ağası ve martolosân ağası ve beşli ağası ve ma‘zûlciyân ağası
ve Tuna
kapudanı ağası ve topçu ağası ve cebeci ağası ve kumbaracılar ağası ve mi‘mâr a …
Ve cümle yigirmi aded dahi kal‘a ağaları vardır. Meselâ sağkol ağası ve solkol ağası ve gönüllü ağası ve azebistân ağası ve martolosân ağası ve beşli ağası ve ma‘zûlciyân ağası ve Tuna kapudanı ağası ve topçu ağası ve cebeci ağası ve kumbaracılar ağası ve mi‘mâr ağa ve mu‘temed ağası ve bender ağası ve harâc emîni ve muhtesib ağası ve bâcdâr ağası ve (---)(---)(---)
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 92b ·
metinde göster ·
… bir hâkimi dahi üç yüz akçe pâyesiyle a‘lâ kazâdır, ammâ Kızılhisâr'dan mâ‘adâ
ve Tuna
Vişegradı'ndan mâ‘adâ ve Ciğerdelen'den gayri nevâhîleri yokdur. Cümle kurâları …
Andan kal‘a-i Üstürgon'un bir hâkimi dahi üç yüz akçe pâyesiyle a‘lâ kazâdır, ammâ Kızılhisâr'dan mâ‘adâ ve Tuna Vişegradı'ndan mâ‘adâ ve Ciğerdelen'den gayri nevâhîleri yokdur. Cümle kurâları Komaran'a ve Tata kal‘alarına doğru kâfiristânda kalmış köylerdir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 93a ·
metinde göster ·
üzre Türk'ün köprüsü bitmeden ve büyük vezîrleri beri geçmeden ve elçimiz vezîr …
"Bire meded Tatar askeri gelmeden ve Tuna üzre Türk'ün köprüsü bitmeden ve büyük vezîrleri beri geçmeden ve elçimiz vezîr yanında bir akd-i sulh etmeden, Türk askeri gâfiller iken, Türk'ün beri tarafında olan askerin kıralım ve cümle vezîrlerin esîr edelim ve ka‘bemiz olan Ustolni-Belgradımız ve Kızılelma-yı Orta Macar olan kal‘a-i Üstürgonumuz ve Ungurus tahtı olan Budinimizi bu dînimiz gayretiyle ve Îsâ kuvvetiyle 101a ve Meryem Ana yardımıyla bu kal‘alarımız alalım ve cümle Türkleri kıralım, kalkın gidelim. Marya Kot ve Sarı Saltık ve İsvet Nikola bizlere yardımcıdır" deyüp Uyvar altından otuz yedi bin kâfir-i hâsir-i fâcir domuz topu olup bizim üzerimize gelmede.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 100b–101a ·
metinde göster ·
… öte tarafdan Kanbur Paşa ve Hüseyin Paşa beri tarafdan Seydîzâde Mehemmed Paşa
ve Tuna
içre Üstürgon kapudanı cümle asker küffâr-ı hâksârı Tuna nehri ortasında ortaya …
Beri asker-i İslâm tarafından Seydî Ahmed Paşazâde Mehemmed Paşa askeriyle ve sâ’ir guzât ile küffâra yetişüp der-ceng-i evvel Seydîzâde Mehemmed Paşa bir dar boğazda küffârın önün alup küffâr Tuna'dan Mehemmed Paşa karadan ceng ede ede küffârın iki firkatesin alup küffârları suya dökülünce Üstürgon kapudanı dahi firkateleriyle kâfire yetişüp ol ân "Allâh Allâh" deyüp kâfire girişüp öte tarafdan Kanbur Paşa ve Hüseyin Paşa beri tarafdan Seydîzâde Mehemmed Paşa ve Tuna içre Üstürgon kapudanı cümle asker küffâr-ı hâksârı Tuna nehri ortasında ortaya alup ân-ı sâ‘atde on iki pâre küffâr gemilerin bin altı yüz kadar küffârlarıyla feth edüp ser-nigûn haçlı peykeriyle gemileri Üstürgon altına getirüp Sadrıa‘zam huzûrunda şâdımânlar olup paşalara ve Tuna kapudanlarına hil‘at-i fâhireler verilüp gemileri Üstürgon altında limana bağlayup cümle küffârları Üstürgon zindânında haps-i ebed etmek fermân olundu.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VII 29a ·
metinde göster ·
… gemileri Üstürgon altına getirüp Sadrıa‘zam huzûrunda şâdımânlar olup paşalara
ve Tuna
kapudanlarına hil‘at-i fâhireler verilüp gemileri Üstürgon altında limana bağla …
Beri asker-i İslâm tarafından Seydî Ahmed Paşazâde Mehemmed Paşa askeriyle ve sâ’ir guzât ile küffâra yetişüp der-ceng-i evvel Seydîzâde Mehemmed Paşa bir dar boğazda küffârın önün alup küffâr Tuna'dan Mehemmed Paşa karadan ceng ede ede küffârın iki firkatesin alup küffârları suya dökülünce Üstürgon kapudanı dahi firkateleriyle kâfire yetişüp ol ân "Allâh Allâh" deyüp kâfire girişüp öte tarafdan Kanbur Paşa ve Hüseyin Paşa beri tarafdan Seydîzâde Mehemmed Paşa ve Tuna içre Üstürgon kapudanı cümle asker küffâr-ı hâksârı Tuna nehri ortasında ortaya alup ân-ı sâ‘atde on iki pâre küffâr gemilerin bin altı yüz kadar küffârlarıyla feth edüp ser-nigûn haçlı peykeriyle gemileri Üstürgon altına getirüp Sadrıa‘zam huzûrunda şâdımânlar olup paşalara ve Tuna kapudanlarına hil‘at-i fâhireler verilüp gemileri Üstürgon altında limana bağlayup cümle küffârları Üstürgon zindânında haps-i ebed etmek fermân olundu.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VII 29a ·
metinde göster ·
… ‘mûr u âbâdân şehir yokdur, ammâ Tuna kenârından içeri âbâdân şehirleri çokdur.
Ve Tuna
kenârında Varadin'den sonra ve Budin ve Üstürgon Vişigrad'dan sonra İlok gibi m …
Evvelâ âb [u] hevâsı latîf olduğundan mahbûb u mahbûbesi a‘lâ olur. Ve halkı cümleden Boşnak'dır ve sulehâ-yı ümmetden âdemleri çokdur ve gâyet garîb-dost halûk ve halîm ü selîm âdemleri vardır. Belgrad'dan Tuna kenârıyla tâ Ösek'i geçüp Budin'e varınca böyle bir ma‘mûr u âbâdân şehir yokdur, ammâ Tuna kenârından içeri âbâdân şehirleri çokdur. Ve Tuna kenârında Varadin'den sonra ve Budin ve Üstürgon Vişigrad'dan sonra İlok gibi metîn kal‘a da yokdur. Hudâ hıfz-ı amânda ide. Lâkin kal‘ası serhad olmayup iç el olmak ile neferâtları az kalup kal‘ası ta‘mîr ü termîme muhtâcdır. (---)(---)
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VII 33a ·
metinde göster ·
nehri kenârınca sık ormanlığı ve niçe pusu yerlerin geçüp nehr-i Papa nehr-i Tu …
Bu mezkûr kurâları 5 sâ‘atde geçüp ve Tuna nehri kenârınca sık ormanlığı ve niçe pusu yerlerin geçüp nehr-i Papa nehr-i Tuna'ya mahlût olduğu yerde bir sazlık ve bataklık kenârında bir çemenzâr fezâda,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VII 43a ·
metinde göster ·
kal‘a dîvârın döğüp iskele kapusu bu mahaldedir kim cümle keştîler anda yanaşup …
Ve Tuna kal‘a dîvârın döğüp iskele kapusu bu mahaldedir kim cümle keştîler anda yanaşup cümle kal‘a kefereleri suyu bu mahalde Tuna'dan alırlar, bir metîn kapudur.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VII 48a ·
metinde göster ·
kenârı sâfî iskeledir kim cümle transa gemileri bunda yanaşup kayıklar ve çırnı …
Ve Tuna kenârı sâfî iskeledir kim cümle transa gemileri bunda yanaşup kayıklar ve çırnıklar ve balıkçılar ve cümle odun salları ve direk salları ve şindire tahtaların salları bu mahalde gümrük önünde niçe yüz mahzenler vardır, anda yanaşırlar. Dörd kerre yüz bin altun hâsıl olur gümrük emânetidir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VII 56a ·
metinde göster ·
… Pil dibinde nehr-i Tuna'ya mahlût olan nehr-i Tise'dir kim içinde tuz gemileri
ve Tuna
nehri gemileri gezer nehr-i azîmdir.
Ve dahi mezkûr Sıçan Samur dağının garb cânibinden hurûc edüp diyâr-ı Leh ve bilâd-ı Erdel ve ülke-i Orta Macar'da kal‘a-i Husvar'a ve iki yüz pâre kal‘aya uğrayup vilâyet-i Osmânlı serhaddinde Eğre eyâletinde bu kal‘a-i Sonlok'a ve kal‘a-i Segedin'e ve niçe kal‘alara dahi uğrayup kal‘a-i Pil dibinde nehr-i Tuna'ya mahlût olan nehr-i Tise'dir kim içinde tuz gemileri ve Tuna nehri gemileri gezer nehr-i azîmdir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VII 78a ·
metinde göster ·
… cümle hâssı ve harâcı ve bâc-ı bâzârı cümle Eğre kulu tarafından zabt [olunur]
ve Tuna
nehrine bir sâ‘at iskelesi Ardud kal‘asına karşudur. Ardud ise nehr-i Tuna kenâ …
Ve bu şehir Eğre kulunun aklâmıdır kim cümle hâssı ve harâcı ve bâc-ı bâzârı cümle Eğre kulu tarafından zabt [olunur] ve Tuna nehrine bir sâ‘at iskelesi Ardud kal‘asına karşudur. Ardud ise nehr-i Tuna kenârında (---) tarafında iskele-i azîmdir. Bir metîn ü müstahkem kal‘ası var.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VII 79a ·
metinde göster ·
… ın maşrık tarafı dîvârın nehr-i Tise döğer. İskele ol tarafdadır kim cümle Tise
ve Tuna
gemileri anda yanaşırlar. Lâkin nehr-i Tise gâyet tuğyân ile gelüp kal‘a dîvârı …
Ve kal‘anın maşrık tarafı dîvârın nehr-i Tise döğer. İskele ol tarafdadır kim cümle Tise ve Tuna gemileri anda yanaşırlar. Lâkin nehr-i Tise gâyet tuğyân ile gelüp kal‘a dîvârın câ-be-câ harâb etmişdir, zîrâ bu kal‘anın cânib-i erba‘asının etrâfı handakın nehr-i Tise dolaşup kâfirden kalan kal‘ası hâlâ iç kal‘adır. Ve taşra kal‘asının içi ol kadar ma‘mûr u müzeyyen değildir. Ancak Süleymân Hân'ın tarz-ı kadîm bir câmi‘i ve bir musanna‘ minâresi var.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VII 81a ·
metinde göster ·
Bu rûy-ı arzda dörd Belgrad'dır. Rûmeli'nde Arnavud Belgradı
ve Tuna
Belgradı ve Ustolni-Belgradı ve bu Erdel Belgradı gâyet irem-âsâ ma‘mûr idi. İb …
Bu rûy-ı arzda dörd Belgrad'dır. Rûmeli'nde Arnavud Belgradı ve Tuna Belgradı ve Ustolni-Belgradı ve bu Erdel Belgradı gâyet irem-âsâ ma‘mûr idi. İbtidâ sene (---) târîhinde Yanova fethine giderken Kırım hânı Mehemmed Geray Hân Sultân Kardaş Kazak ile bu Belgrad'ı muhâsara edüp bir günde fethinden sonra ihrâk etdi.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VII 92a ·
metinde göster ·
… îh sâhibi Yanvan Kral yığdığın yine Yanvan kendi tevârîhinde mufassal yazmışdır
ve Tuna
yolların Demirkapu'dan ol kazmışdır ve İslâmbol kurbunda Yanko ibn Madyan'ın bi …
Hâlâ bu Demirkapu önündeki girdâb olan yerdeki taşlar Tuna içre Yanko ibn Madyan'ın karındaşı tevârîh sâhibi Yanvan Kral yığdığın yine Yanvan kendi tevârîhinde mufassal yazmışdır ve Tuna yolların Demirkapu'dan ol kazmışdır ve İslâmbol kurbunda Yanko ibn Madyan'ın binâ etdiği kırk çeşmelerine Yanvan Tuna'yı akıtmak içün bir yol dahi kazmışdır. Ba‘de zamân yedi yılda bu su yolları tâ Demirkapu'dan İslâmbol'a varınca tamâm olup Yanvan Kral vezîrlerine eydir:
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VII 97b ·
metinde göster ·
… niçe yüz aded kimesneler ile Demirkapu'yu görmek oldu kim ol Demirkapu'nun yeri
ve Tuna
içre olan girdâb seddi Feth-i islâm kal‘ası tarafında bir yar kenârında bir sar …
Ve dahi bu hakîr-i kemter fakîr sene 1061 târîhinde efendimiz Melek Ahmed Pa[şa] sadâret-i mühürden ma‘zûl oldukda Özi eyâleti ihsân olunup Rusçuk nâm kal‘adan bu kulunu Vidin nâzırı muhâsebesin görmeğe gönderdikde sevâhil-i nehr-i Tuna'da niçe kerre seyâhat edüp ol sene nehr-i Tuna tâ ol kadar tenezzülde oldu kim nehr-i Tuna içre Yanvan Kral'ın Demirkapu'da doldurduğu hammâm kubbesi ve fîl cüssesi kadar seng-i hârâlar âşikâre idi. Ve ol mahalde Tuna kenârında niçe yüz aded kimesneler ile Demirkapu'yu görmek oldu kim ol Demirkapu'nun yeri ve Tuna içre olan girdâb seddi Feth-i islâm kal‘ası tarafında bir yar kenârında bir sarây kapusu kadar demir kafes kapudur kim demirlerinin kalınlığı âdem beli kalınlığında vardır, ammâ mürûr-ı eyyâm ile kapunun nısfı çamur içinde gark olmuşdur, yukarusu bir âdem kaddi demir kafes kalmışdır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VII 97b ·
metinde göster ·
… llin Tuna'sı içinden aslâ bir karış balık bile halâs olmayup elbette sayd olur.
Ve Tuna
kenârında her ne kadar kal‘alar var ise mevâcibleri bu balık dalyanlarından hâs …
Ve bu Demirkapu'dan aşağı tâ Fethü'l-islâm kal‘asına varınca nehr-i Tuna içre ada adadır. Her adanın araları ikişer ve üçer yüz kadar balık dalyanlarıdır. İki sâ‘atlik yere varınca ol mahallin Tuna'sı içinden aslâ bir karış balık bile halâs olmayup elbette sayd olur. Ve Tuna kenârında her ne kadar kal‘alar var ise mevâcibleri bu balık dalyanlarından hâsıl olur. Azîm emânetdir kim Vidin sancağı beğinin yetmiş yük akçe iltizâmındadır. Hattâ Özü kal‘alarının cümle neferâtları dahi bu mukâta‘adan vazîfe-i mu‘ayyenelerin alırlar.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VII 98a ·
metinde göster ·
… dâ’iren-mâdâr kal‘ası bin yüz adım bir Şeddâdî taş binâ bir metîn kal‘acıkdır.
Ve Tuna
kenârında olan bölme hisârda evler harâbdır, içlerinde bir kimesne olmaz. Ve Tu …
Kal‘ası nehr-i Tuna kenârında bir bayır üzre şekl-i murabba‘ on iki aded tahta örtülü serâmed kârgîr binâ metîn kullelerdir. Ve kal‘a iki kat dîvârlı ve handaklı ve kıbleye nâzır bir demir kapulu ve kapu üzre kulle içinde tula minâreli Süleymân Hân câmi‘i ve içinde dizdâr evli ve dâ’iren-mâdâr kal‘ası bin yüz adım bir Şeddâdî taş binâ bir metîn kal‘acıkdır. Ve Tuna kenârında olan bölme hisârda evler harâbdır, içlerinde bir kimesne olmaz. Ve Tuna nehri tarafı üç kat kal‘a dîvârıdır, ammâ anda eyi(?) bî-nazîr toplar vardır ve cebehâne ve âlât-ı silâhları mükemmeldir. Ve kal‘a kapusu önünde bir namâzgâh meydânı ve cenâze musallâsı taşı vardır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VII 98a ·
metinde göster ·
… Tuna kenârında olan bölme hisârda evler harâbdır, içlerinde bir kimesne olmaz.
Ve Tuna
nehri tarafı üç kat kal‘a dîvârıdır, ammâ anda eyi(?) bî-nazîr toplar vardır ve …
Kal‘ası nehr-i Tuna kenârında bir bayır üzre şekl-i murabba‘ on iki aded tahta örtülü serâmed kârgîr binâ metîn kullelerdir. Ve kal‘a iki kat dîvârlı ve handaklı ve kıbleye nâzır bir demir kapulu ve kapu üzre kulle içinde tula minâreli Süleymân Hân câmi‘i ve içinde dizdâr evli ve dâ’iren-mâdâr kal‘ası bin yüz adım bir Şeddâdî taş binâ bir metîn kal‘acıkdır. Ve Tuna kenârında olan bölme hisârda evler harâbdır, içlerinde bir kimesne olmaz. Ve Tuna nehri tarafı üç kat kal‘a dîvârıdır, ammâ anda eyi(?) bî-nazîr toplar vardır ve cebehâne ve âlât-ı silâhları mükemmeldir. Ve kal‘a kapusu önünde bir namâzgâh meydânı ve cenâze musallâsı taşı vardır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VII 98a ·
metinde göster ·