İçeriğe geç
Tarihsel DerlemEski Türkçe · Karahanlı · Eski Anadolu · Osmanlı Türkçesi · 7.–17. yy.
Çukurova Üniversitesi Fen-Edebiyat Fakültesi logosu Çukurova Üniversitesi logosu
Bağlam içinde arama

ve tuz

Eser ve dönem süzgeci
Arama sözdizimi
  • Akıllı kipte yazmadığınız ayrıntı esnek eşleşir: kut → ḳut, kut; edgu → eḍgü, ėdgü. Yazdığınız özel harf ise tam aranır.
  • * sıfır ya da çok harf, ? tek harf: bilig*, *lıġ, b?lig
  • Boşlukla ayrılan sözcükler ardışık öbek olarak aranır; tek başına * herhangi bir sözcüktür: ḳut * bol*
  • Tam kip biçimi harfi harfine arar; Düzenli ifade kipi PCRE desenini sözcük biçimlerine uygular: (ḳ|k)ut(lu|lı)ġ.*
16
isabet
15 cümle/beyitte
5,9
milyonda
tüm derleme göre
1
eserde geçiyor
1
farklı biçim
37 ms
arama süresi
Eserlere göre görülme sıklığı (milyonda)
Veriyi tablo olarak gör
EserİsabetMilyonda
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi166,5

Eserlerin boyutları çok farklı olduğu için (KB 73.566, IB 1.297 sözcük) karşılaştırma milyonda sıklıkla yapılır.

Bulunan biçimler

Bağlamlar 1–16 / 16

Çeviriyazı işaretleri
  • (a) Yazıtta/yazmada yazılmayan, editörce tamamlanan ünlü ya da harf
  • [ip] Zedelenmiş, editörce onarılmış yer
  • <l> Yazıcının atladığı, editörün eklediği
  • {l} Editörün fazlalık saydığı
  • ⟨…⟩ Metin eksik (lakün)
  • ḳ ġ ŋ ḍ ė ḫ özgün çeviriyazı harfleridir; aramada “Akıllı” kipte k g n d e h ile de bulunur.

İşaretler kaynak edisyonların kullanımına bağlıdır; ayrıntı için ilgili yayına bakınız.

“ve tuz” için bağlam dizini. Tam metni görmek için satıra tıklayın.
EÇS I 152b Ve tuz anbârı 1
EÇS I 161b Ve ardları sıra peksumâtcıbaşı ve tuz emîni ve peksumât emîni rikâb rikâba olup bunlar dahi iç gulâmları ile ubûr ede …
EÇS II 257b … ez ve bogası ve ocak demirleri ve kazan ve ocak içine kazan asacak demir zincir [ve] tuz ve sabun (---) (---) bu makûle şeyleri tüccârdan alup bâkireler ve gılmânlar ve …
EÇS II 353b–355b … konup hacı babanın ni‘metin yemişiz. Anınçün bu yolları babam evi gibi bilirim ve tuz ,-ekmek hakkını bilir yiğidim" deyüp latîfe-âmîz niçe kelimâtlar edüp mâ-hazarı …
EÇS II 353b–355b … al bunu kabûl eyle. Lâkin senden ricâm oldur kim bes belli merdsin ve yiğitsin ve tuz ekmek yedik, nân u nemek hakkın bilirsin. Deveyi gördün mü?" dedi. Hakîr eyitdi …
EÇS V 28b … f kazâdır. Ve nâhiyesi cümle (---) kurâdır. Senevî kadıya üç kîse mâl â’id olur ve tuz emîni üzre (---) kîse iltizâmdır. Elli aded âdemiyle hükm-i hükûmât edüp kendüy …
EÇS V 30b … le Rûm ve Arab u Acem iskelesidir kim leb-i deryâda dağlar gibi demir çubukları ve tuz kayaları ve bal fıçıları ve pasdırma çuvalları ve kerastenin envâ‘ları hisâbın …
EÇS VII 11b … hizmetler edüp derhâl cenâze-i Süleymân Hân'ın batn-ı şerîfin yarup ûd u amber ve tuz ile salamura edüp emâneten yere korlar ve kalb-i şerîfleri ve sâir ciğer ve bağ …
EÇS VII 20b … larıyla tahta'l-kahve ister" deyü haber edüp haymeme gelüp atın yarasın yumurta ve tuz ve şab ile sarup bir gayri ata süvâr olup yine nehr-i Raba kenârında bir yüksek …
EÇS VII 63a … dişi çıkardığı gibice sünbüle deliğine koyup bu kerre şîşedeki kırmızı sudan su ve tuz sürüp keferenin çıkan dişi üzre bir küçücük tahta pâreciğini dişin üstüne koyup …
EÇS VII 101b Ve cümle üç yerde bakır ve gümüş ve demir ve altun ve tuz ve güherçile (---) (---) ma‘denleri vardır, ammâ Okna nâm tuz ma‘denleri ibret- …
EÇS VII 102a … kânûn-ı Süleymân Hân üzre matbah-ı âmireye üç yüz kîselik bal ve yağ ve balmûmu ve tuz getirirler. Ve her sene tershâne-i âmire içün üç yüz kîselik sığır gönü ve gemi …
EÇS VII 150a–150b … sizbala batırup yerler. Sizbal bir gûne pişidir kim cevizi havanda döğüp hardal ve tuz ile karışdırup kâselere korlar. Ve cevizin yağın çıkarup kırmızı Freng biberiyl …
EÇS IX Y163b … -) hândır. Ammâ cümleden mükellef binâ-yı azîm Mustafâ Paşa hânı ve Pekmez hânı ve Tuz hânı ve İkikapulu hân ve Börekçi hânı ve Arasta hânı ve Mustafâ Ağa hânı. Niçe …
EÇS IX Y172a Ve bundan sonra Bâb-ı Menkûsa câmi‘i ve Tarakçılar câmi‘i ve Tuz câmi‘i ve Karlık câmi‘inin kapusu üzre târîh: "Sene hamse mi’e"dir. [500]
EÇS IX Y382a Mâ'ide ve menn [ü] selvâ oldur kim incîr ve üzüm ve hurmâ ve sirke ve tuz ve tere nâzil olurdu. P 156b Selvâ odur kim hâlâ Kudüs-i şerîf kurbunda Hazre …