… ve bölükbaşıları vardır. Bunlar dahi arabalar üzre dükkânlarında ekmek yaparak
ve un
eleyerek azîm ekmekleri sırık hammâllarına tahta-pûşlar üzre götürdüp iki taraf …
Bir çorbacı ve bir fotula kâtibi ve yedi aded meremmâtcı ve yedi aded mu‘temedleri ve bir ekmekcibaşısı ve bir kethudâsı ve bölükbaşıları vardır. Bunlar dahi arabalar üzre dükkânlarında ekmek yaparak ve un eleyerek azîm ekmekleri sırık hammâllarına tahta-pûşlar üzre götürdüp iki tarafda olan seyrâncılara ekmekler bezl ederek cümle sivri külâhlı acemî oğlanları ile pür-silâh saf saf olup ekmekcibaşı ve fodula kâtibi ve çorbacısı rikâb rikâba muhteşemâne ubûr ederler, sivri külâhlı aceb askerdir}.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 159b ·
metinde göster ·
… rmân'dan yigirmi pâre gemiyle üç bin pür-silâh yiğit ve yigirmi bin kile buğday
ve un
ve nohud ve sâ’ir zehâyirler geldi, ammâ ne çâre {gelen zahîreyi Özü kal‘asına …
"Bizden taşra şimdiki hâlde çıkar yokdur. Siz dahi varın Hasan Paşa {kal‘ası} altında mütehassın olun" dedikde, anlar {dahi} bu kadar mâl-ı ganâ’im üsârâları ve kelle ve paçalarıyla kal‘a-i Hasan Paşa'ya sâlimîn ü gânimîn varup bir yaylım top u tüfeng şâdumânları edüp Allâh Allâh sadâsıyla zemîni velvelenâk etdiler. Hikmet-i Hudâ ol mahalde Akkirmân'dan yigirmi pâre gemiyle üç bin pür-silâh yiğit ve yigirmi bin kile buğday ve un ve nohud ve sâ’ir zehâyirler geldi, ammâ ne çâre {gelen zahîreyi Özü kal‘asına komak muhâl.} Hemân Nigebolı Beği Yûsuf Kethüdâ'ya bir yarar atlı şahbâz yiğit gönderüp kâfirlerin meterisleri kurbuna gelüp kal‘a içine üç kerre ucu kâğızlı oklar atup yine kal‘a-i Hasan Paşa'ya ol yiğit firâr ederken küffâr bu yiğide belki üç bin kurşum atup hamd-i Hudâ birisi de isâbet etmeyüp ol yiğit yine Hasan Paşa kal‘asına vâsıl {oldukda beri Özü} kal‘asında {oklara bağlı} üç kıt‘a mektûblar bulunup biri Paşa'nın cümle gâzîlere selâmdan sonra,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS V 59a ·
metinde göster ·
… yigirmi pâre gemiyle üç bin serdengeçdi yiğit ile yigirmi bin kile buğday 59b
ve un
ve sâ’ir zahîre göndermişim. Eğer mümkün ise bir ceng arasında kâfire bir velve …
"Feryâdnâmeniz bir gecede vâsıl olup Bozcaadası donanmasının altıncı gecesi sabâhında mahsûr olmuşsuz. Hudâ kerîmdir. Dîn-i mübîn gayretin elden koman. İnşâ’allâh üç günde ve dörd günde kırk bin Bucak Tatarıyla ve altı bin benim askerimle ve toplar ile sizlere imdâd yetişmek üzereyüz. İşte yigirmi pâre gemiyle üç bin serdengeçdi yiğit ile yigirmi bin kile buğday 59b ve un ve sâ’ir zahîre göndermişim. Eğer mümkün ise bir ceng arasında kâfire bir velvele gösterüp bir tarafdan varan imdâd zahîreleri kal‘aya alasız ve illâ sâbit kadem olup durasız".
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS V 59a–59b ·
metinde göster ·
… anlar ol kadar zehâyir makûlesi gösterüp dağlar gibi arpa ve buğday ve beksumat
ve un
ve firik ve bakla ve nohud ve mâş ve bal ve yağ bulundu kim asâkir-i İslâm me’k …
Hikmet-i Hudâ firâr eden kapudanın sarâyında niçe zîr-i zemînlerin içlerinde birkaç amel-mânde kâfirler bulunup anlar ol kadar zehâyir makûlesi gösterüp dağlar gibi arpa ve buğday ve beksumat ve un ve firik ve bakla ve nohud ve mâş ve bal ve yağ bulundu kim asâkir-i İslâm me’kûlât [u] meşrûbâtlar ile muğtenim olup zahîre taşımadan müstağnî oldular. Hudâ zikrin hayr eyleye.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VII 17b ·
metinde göster ·
… t [u] galâ şehirdir, ammâ elbette her kral manastırlarının imâretlerinde buğday
ve un
çorbası pişüp kenîselerde sâkin olan bıtrîk ve kıssîslere ve ba‘zı fukarâlara ç …
Cümle on bir yerde me’kel-i dâru'z-ziyâfe vardır. Gerçi hasîs ve le’îm ve hisâbî vilâyeti olup kaht [u] galâ şehirdir, ammâ elbette her kral manastırlarının imâretlerinde buğday ve un çorbası pişüp kenîselerde sâkin olan bıtrîk ve kıssîslere ve ba‘zı fukarâlara çobraları mebzûldur, ammâ cümleden İstifani kenîsesi ve Kral Sarâyı imâreti cümleden ma‘mûr olup bay [u] gedâya ve cüvân u pîr u sıbyâna hon-ı bî-imtinânları mebzûldur.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VII 63b ·
metinde göster ·
… n aded tâze asker imdâd getirüp ve yine niçe kerre yüz bin kantâr bârûd-ı siyâh
ve un
ve buğday ve beksumât ve pasdırma ve bilâ-hisâb cebehâneler ve sâ’ir mühimmât u …
Ve sene 1079 Muharremi gurresinde Hanya kal‘asına yine Kapudan Kaplan Paşa yüz elli pâre şayka ve kalyon ve kadırgalar ile yigirmi bin aded tâze asker imdâd getirüp ve yine niçe kerre yüz bin kantâr bârûd-ı siyâh ve un ve buğday ve beksumât ve pasdırma ve bilâ-hisâb cebehâneler ve sâ’ir mühimmât u levâzımâtlar ol kadar geldi kim hadd [ü] hasrın Cenâb-ı Bârî bilir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VIII 293b ·
metinde göster ·
… Cümleden câmi‘ ve hânları binâ-yı azîmelerdir, ammâ gümrükhânesi ve yağ kappânı
ve un
kappânı ve harîr kappânı gâyet ma‘mûrdur.
Der-ibret-nümâ-yı binâ-yı âbâdân: Cümleden câmi‘ ve hânları binâ-yı azîmelerdir, ammâ gümrükhânesi ve yağ kappânı ve un kappânı ve harîr kappânı gâyet ma‘mûrdur.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VIII 382a ·
metinde göster ·
… elmemesi mukarrerdir. Zîrâ tüccâr iki üç bin deve yükü bakla ve şa‘îr ve pirinc
ve un
ve bal ve yağ ve beksumât ve'l-hâsıl kuş südü, yumurta, anı dahi götürürler. Ve …
Bu asker huccâca varmasa huccâc selâmetle Mısır'a gelmemesi mukarrerdir. Zîrâ tüccâr iki üç bin deve yükü bakla ve şa‘îr ve pirinc ve un ve bal ve yağ ve beksumât ve'l-hâsıl kuş südü, yumurta, anı dahi götürürler. Ve niçe yüz deve Nîl suyu hedâyâ götürürler. Ve herkes dostlarına niçe bin kutu şeker-i nebât ve hulviyyât u zülbiyyât ve yoğurd gönderirler. Huccâc âcizmânde iken ve zâr zebûn fürûmânde iken ve cümle hasta ve yorgun argın ve develeri durgun ve huddâmları dargın Ezlem'e geldikleri gibi tâze cân bulurlar.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y206a ·
metinde göster ·
ve zebât ve kakule ve âbinûş ağacı ve gayrı eşyâlar ve koyun ve kuzu ve deve ve …
Buğday ve arpa ve darı ve yağ ve bal ve balmûmu ve un ve zebât ve kakule ve âbinûş ağacı ve gayrı eşyâlar ve koyun ve kuzu ve deve ve sığır ve sığın ve ceyrân ve keçi ve'l-hâsıl cemî‘i me’kûlât [u] meşrûbât bu Dumbiye vilâyetinden gelir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y439a ·
metinde göster ·