… âh" ve Latin kavmi olanlar "Boğ çarna Kostantîn" ya‘nî "Allâh Kıralı Kostantîn"
ve Urum
olanlar, "Va pedakimo vandirfa bidemu va mavra matyamu va psiçemu va psihulemu" …
"Ey inpiretore Kostantîn İpol" ya‘nî "Ey pâdişâhlar pâdişâhı Kostantîn Kıral" ve "Ey megalo Hırıstos" ya‘nî "Ey büyük Allâh" ve Latin kavmi olanlar "Boğ çarna Kostantîn" ya‘nî "Allâh Kıralı Kostantîn" ve Urum olanlar, "Va pedakimo vandirfa bidemu va mavra matyamu va psiçemu va psihulemu" ya‘nî "Vay oğul vay cânımdan sevgülüm vay iki gözlerim vay (---)" deyü feryâdları evce peyveste olup her biri birer gûne girye ve feza‘ u çeza‘ etdüklerin Kostantîn işidüp "Anpiretor İpol" dedikleri ya‘nî "Azîmü'ş-şân pâdişâhlar pâdişâhı" dediklerin kendüye zann edüp ve yigirmi otuz bin benî âdemin feryâd [ü] figânları Kostantîn'e hoş gelmeyüp eydir:
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 13a ·
metinde göster ·
… up her kurâ ve kasabâtlarda mahbûb ve yarar ve tüvânâ Bulkar ve Arnavud ve Sırf
ve Urum
muğ-pîçeleri ve araya yedi sekiz bin değşirme oğlanı, kânûn-ı Orhân Gâzî ve ta‘ …
Evsâf-ı tâ’ife-i değşirme-i gulâmân: Yedi senede bir yeniçeri ocağından yayabaşı cemâ‘atlerinden bir çorbacı Rûmeli diyârına beş altı yüz neferâtlarıyla çıkup her kurâ ve kasabâtlarda mahbûb ve yarar ve tüvânâ Bulkar ve Arnavud ve Sırf ve Urum muğ-pîçeleri ve araya yedi sekiz bin değşirme oğlanı, kânûn-ı Orhân Gâzî ve ta‘lîm-i Hacı Bektaş-ı Velî ile bu kadar bin gulâmları cem‘ edüp Üsküb şehrinde cümlesine kırmızı abâdan omuzu yırtmaçlı muvahhidî abâ ve başına kırmızı keçeden hayâl-i zıl Karagöz'ü şep-külâhı gibi külâhlar ile İslâmbol'a gelüp cümlesin birer ocağa defter ile tevzî‘ edüp her ocakda ve hânedânlarda ilm-i kemâl [u] ma‘rifet tahsîl edüp ba‘dehu Türk üstüne yarımşar akçe ve yarım çuka yıllık ile acemî oğlanları yazup güzîdesin tophâne ve cebehâne ve bostâncı ocağına verirler, zîrâ ağır pâdişâh hidmetleridir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 195b ·
metinde göster ·
… i esnâflar hod bize mensûbdur. Sen ki mi‘mârbaşısın, senin cümle esnâfın Ermenî
ve Urum
kefereleri ve egserci Çingâneler ve löküncü ve suyolcu Arnavudlar ve lağımcı ve …
"Bizim hidmetimiz pâdişâhıma her bâr lâzımız kim bir cânibe müteveccih olsa mehâbet [u] salâbet, şân, şöhret [ü] şevket içün dosta düşmana karşu tabl, kudüm, nefîrin döğerek gider. Bâ-husûs ceng mahallinde guzât-ı müslimîni cenge terğîb edüp yüz yigirmi koldan ceng tablına ve kös-i hâkânîlere turralar urulup asker-i İslâmı cenge kılındırmağa sebeb oluruz. Bâ-husûs pâdişâhım bir şeye elem-zede oldukda def‘-i gam içün huzûrunda on iki makâm yigirmi dörd şu‘be ve yigirmi dörd usûl ve kırk sekiz terkîb ilm-i mûsikârdan fasl edüp pâdişâhım mesrûr olur. Hukemâ-yı kudemâ kavlince sâz [ü] söz ve hânende ve mahbûb rakkâs âdemin rûhuna safâ verir. 202b Bu gûne rûha gıdâ verici esnâflar hod bize mensûbdur. Sen ki mi‘mârbaşısın, senin cümle esnâfın Ermenî ve Urum kefereleri ve egserci Çingâneler ve löküncü ve suyolcu Arnavudlar ve lağımcı ve necisli Ermenîlerdir kim cümle esnâfın mezmûm u menhûs kâfirlerdir. Pâdişâhım biz bu esnâfı üzerimize tasaddur etdirmeziz. Cümle mehterhâne ocağı halkı kırılmağı irtikâb ederiz. Irz-ı pâdişâhî yok mıdır kim bir alay haşerât alayımıza tekaddüm edeler. Bâ-husûs her yerde alem-i Resûlullâh olursa ol alayda tabl-ı Âl-i Osmânî gerekdir" deyü ser-i mehterân ve serkâr-ı sâzendekâr bu gûne da‘vâ-yı merd edince çalıcı mehterler mukaddem alay etmek içün fermân-ı şehriyârî oldu.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 202a–202b ·
metinde göster ·
… ve Baba Acem ve Kapucuoğlu ve Nâzlı Baba sihr-âsâr dâ’irezendir ve Mülâzımzâde
ve Urum
Angeli ve Ermenî Aydın ve Ermenî Haçatur ve Yahûdî Pıtıkoğlu ve Çingâne Donsuz, …
Cemî‘i ulûmda usûl lâzımdır kim ilm-i usûl, ilm-i edvârda başka bir risâledir. Evvelâ Usûlbend Ahmed Garîbânî ve Parpuloğlu ve Diyârbekirli Karaoğlan ve Baba Âhû ve Baba Acem ve Kapucuoğlu ve Nâzlı Baba sihr-âsâr dâ’irezendir ve Mülâzımzâde ve Urum Angeli ve Ermenî Aydın ve Ermenî Haçatur ve Yahûdî Pıtıkoğlu ve Çingâne Donsuz, bunlardan gayrı niçe bin dâ’irezen, usûl-bend üstâd-ı kâmiller vardır ammâ huzûr-ı şehriyârîde bunların her biri vâhidün ke'elfdir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 206b ·
metinde göster ·
… ---)] mü’ezzini 207a ve Kara Yûsuf ve Şâmlı Hasan Çelebi ve Gedâ Muslu Çelebi
ve Urum
Angeli ve Ermenî Avınç ve Yahûdî Karakaş. Niçe yüz üstâd-ı kâmiller vardır, amm …
Sâzendegân-ı tanbûr[a]cıyân: Neferât 300, mü’ellifi (---) üstâd-ı kâmillerinden Tanbûrî Muzur Ahmed ve Süleymâniyye mü’ezzini Şehlâ Hasan ve şâkirdi Sıçan Halîfe Hızırî ve Yûsuf Çelebi ve Kâsım Ağazâde, Küçük [(---)] mü’ezzini 207a ve Kara Yûsuf ve Şâmlı Hasan Çelebi ve Gedâ Muslu Çelebi ve Urum Angeli ve Ermenî Avınç ve Yahûdî Karakaş. Niçe yüz üstâd-ı kâmiller vardır, ammâ mızrâblarında letâfet [ü] nezâket olup ihtilât etdüğimiz külliyât sâhibi bunlardır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 206b–207a ·
metinde göster ·
… Urumlara müte‘allik simitci ve harâccı ve yuvacı ve gümüş arayıcı taklîdlerinde
ve Urum
murabba‘âtları okumada mâhirlerdir.
Altıncı, Zümürrüd kolu: 300 nebtîz, Yedikulle ve Nârlıkapu ve Sulu Manastır veled-i zinâ Urumları ve Ermenîleri ve şehir gulâmları cem‘ olup bir kol olmuşlardır. Ammâ rakkâslarından Sakız mahbûbu, kırma saçlı çeşm-i gazâli mükehhal Dimitraki ve Lefteraki ve Yanaki ve Mihaylaki nâm Urum muğpîçeleridir kim şehr-i İslâmbol içre velvele-âra olup niçe âdemin mâl [u] menâlin yiyüp bir bûryâ üzre komuşlardır. Bunlar Urumlara müte‘allik simitci ve harâccı ve yuvacı ve gümüş arayıcı taklîdlerinde ve Urum murabba‘âtları okumada mâhirlerdir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS I 209a ·
metinde göster ·
… ve Çağatay ve Lezgi ve Gürcî ve Mikrîl ve Şavşad ve Dadyan ve Açıkbaş ve Ermeni
ve Urum
ve Türkmân ve Kababta ve İsrâ’ilî ya‘nî Yehûdî ve Moskov, Gürcî'dendir, ve Ya‘k …
İbtidâ Tatar'dan tenâsül bulan kavm-i gûnâ-gûnlardan : Evvelâ, kavm-i Tatar ve Hind ü Sindî ve Muğânî ve Lûristanî ve Moltânî ve Banyânî ve âteş-perest-i Hindistân, on iki kavm ve on iki lisândır, ve kavm-i Çîn ve Hıtâ ve Hoten ve Fağfûr ve Kavzak ve Moğol ve Noğol ve Türk-Tatar ve Özbek ve Acem ve Dağıstân'da Kumuk ve Kılmah, on iki kavm ve on iki lisândır, ve Nogay ve Heşdek ve Labka ve Çağatay ve Lezgi ve Gürcî ve Mikrîl ve Şavşad ve Dadyan ve Açıkbaş ve Ermeni ve Urum ve Türkmân ve Kababta ve İsrâ’ilî ya‘nî Yehûdî ve Moskov, Gürcî'dendir, ve Ya‘kûbî ve Karâyî ve Frenk, on iki kavm lisândır, Yahûdîdir ammâ Mesîhâ-mezhebdirler, evvelâ İşpaniya ve Fransa ve Ceneviz ve Portakal ve Venedik ve Dodoşka ve Sırf ve Latin ve Bulkar ve Hırvad ve Lotozyan ve lisân-ı Talyan (---)(---)(---).
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS II 256a ·
metinde göster ·
… ir. Bu Acem diyârında cümle me’kûlât [ü] meşrûbât füruht edicilerde aslâ Ermeni
ve Urum
yokdur. Aslında Urum keferesi aslâ ve kat‘â yokdur. Meğer ticâret ile gelüp gid …
Evsâf-ı şehr-i Azîm Karabâğlar: Bu şehri ibtidâ Menûçehr binâ etmişdir. Şehr-i atîkdir kim hâlâ Nahşıvân hâkinde başka sultânlıkdır. Zamân-ı kadîmde azîm imaristân imiş. {Sene 1012 Mehemmed Hân-ı Sâlis asrında dest-i Osmânlıda iken Acem zafer buldu} Sene 1045 târîhinde Fâtih-i Revân Murâd Hân-ı zamân ba‘de'l-feth-i Revân bu şehre gelüp meks etdikde kadîm-i eyyâmda İreme zâtü'l-‘imâd misilli ma‘mûr olan şehri asker-i deryâ-misâline fermân edüp ân-ı vâhidde harâb u yebâb ve der-i dîvârların türâb, halkının ciğerin kebâb edüp hâlâ âsâr-ı inhidâmları zâhir u bâhirdir. Tîmur Hân bu Karabâğlar'da kışlayup refâhiyyet üzre geçinmişlerdir. Tâ bu mertebe ma‘mûr [u] âbâdân sahrâ-yı bî-pâyândır. Ve üç kerre Süleymân Hân ve niçe kerre serdârlar asâkîr-i bî-pâyânlar ile beşer altışar ay meks edüp ganîmet üzre geçinmişlerdir. Lâkin Murâd Hân-ı Râbi‘in harâb etdüğünden beri yine imâr olmadadır. Ammâ güneşde zerre ve deryâda katre-misâl imâr olmamışdır. Huddâmlarımız kırk minâre addetmişlerdir. Hamd-i Hudâ bu şehrin âb [u] hevâsı letâfetinden tabî‘atımız hoş olup esb-süvâr ba‘zı refîkler ile şehri sehl temâşâ etdik. Mihmândârımız takrîri üzre on bin mikdârı bâğlı ve bâğçeli hâneler ve yetmiş mihrâb, kırkı minâreli câmi‘ler ve hân ve hammâmı ve esvâkları vefret üzre ammâ henüz dahi imâr olmadadır. Ve hevâsının letâfet cihetinden vech-i hüsnlü mahbûb u mahbûbelerine râst gelirdik. Ve me’kûlât ü meşrûbâtının [ve] memdûhât-ı müsmirrâtının kesreti bir diyârda yokdur. Kara Bâğlar desek vechi vardır. Elçi ile bir bâğda teferrüc ederken Yezdan Kulu nâm bir bâğbân yigirmi altı gûne emrûd-ı âbdâr getirdi. Meleçe ve Abbâsî ve Ürdibâri demek ile ma‘rûf ve memdûh emrûd-ı hoş-horları olur kim tenâvül edenin üzerine elbette âb-ı zülâli cüllâb-ı katr-ı nebât gibi cereyân eder. Gâyet lezîz emrûdları ve la‘lgûn gülnârları olur. Ve esvâk-ı şâhîsinde pâk u pâkîze işbâzlarında gûnâ-gûn Revân pirinci pilâvları ve herîsesi güyâ sıfr gibi leziz ve râyiha-i tayyibesi vardır. Ve işbâzları gâyet pâkdir. Zîrâ cümlesi müslimdir. Bu Acem diyârında cümle me’kûlât [ü] meşrûbât füruht edicilerde aslâ Ermeni ve Urum yokdur. Aslında Urum keferesi aslâ ve kat‘â yokdur. Meğer ticâret ile gelüp gide. Ammâ Yahûdî ve Şi‘î ve Teberrâ‘î ve Kurâyî çokdur. Ve melâhide ve zenâdıka ve Ca‘ferî ve Cebrî ve Kaderî ve Hurûfî ve Zemînî (---)(---)(---)(---) Bu mezheb-i bâtıllı furak-ı dâlle gâyet çokdur. Bu Karabâğ'ı seyr [u] temâşâ edüp yine cânib-i kıbleye 9 sâ‘at gidüp,
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS II 294b ·
metinde göster ·
… erelerdir, ammâ esmâları ma‘lûmum değildir. Ve bu şehirde aslâ Yahûdî ve Fireng
ve Urum
yokdur, cümle Ermenîlerdir ve cümle ankâ bâzergânlardır. (---)
Der-ayân-ı esmâ-i mahalle-i büldân: Cümle on yedi aded mahalle-i müslimîndir kim zikr olunur: Evvelâ mahalle-i Hüsrev Paşa ve mahalle-i Şâm ve mahalle-i Zindân ve mahalle-i Çorum ve mahalle-i Çinedâr ve mahalle-i Kızılmescid ve mahalle-i Şeyh Hasan ve mahalle-i Çeyrek ve mahalle-i Kücür ve mahalle-i Gökmeydân ve mahalle-i Kümuz ve mahalle-i Takleban ve bu mahalle Hân bâğı ardında bir göl binâ etdi, ol mahaldedir ve mahalle-i Nakşot ve mahalle-i Arab Köprüsü ve Miskinler tarafındadır ve Avul Meydânı mahallesi ve Karadere mahallesi ve Âvîh mahallesi ve Küçür mahallesi ve Değirmân mahallesi ve Hân bâğı mahallesi, hân-ı âlîşâna mahsûs bir vâsi‘ sütûh üzre temâşâgâh bâğ-ı İrem bir semtdir ve bu tahrîr olunan mahallâtlar cümle müslimîndir ammâ Arabî ve Ya‘kubî Ermenî mahalleleri cümle on bir mahalle-i keferelerdir, ammâ esmâları ma‘lûmum değildir. Ve bu şehirde aslâ Yahûdî ve Fireng ve Urum yokdur, cümle Ermenîlerdir ve cümle ankâ bâzergânlardır. (---)
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IV 224b ·
metinde göster ·
… Cümle (---) aded deyr-i bıtrîk u kıssîs u derdergân-ı ruhbânândır. Ammâ Fireng
ve Urum
ve Kıbtî (---) kenîseleri yokdur. Lâkin kendileri ticâret ile gelüp giderler, s …
Bî-medh-i kenîse-i râhibân-ı Mıkdısiyân: Cümle (---) aded deyr-i bıtrîk u kıssîs u derdergân-ı ruhbânândır. Ammâ Fireng ve Urum ve Kıbtî (---) kenîseleri yokdur. Lâkin kendileri ticâret ile gelüp giderler, sâkin olamazlar. Zîrâ bu diyârda Fireng'i ve kelbi ve Urum'u berâber dutup aslâ sevmezler ve kelb olan yere ve millet-i Nasârâ olan yere bu kavm-i İmâdiyye girmezler. Ve küffâr ile ve Kızılbaş ile asla bey‘ [ü] şirâ etmezler. Cümle re‘âyâları Ya‘kûbî ve Celüvî Ermenîlerdir. Harâc-güzâr olduklarından şehirlerde kadîm a‘sârlardan berü deyrleri vardır. Ve yaylak dağlarında Yezîdî ve Haltî ve Çekvânî ve Papirî kavmi Kürdleri vardır. Anlar köpeğe meyl-i muhabbet edüp kelb-perest olduklarıyçün İmâdiyye kavmi ol Yezîdîleri şehirde görseler katl ederler. Hâsıl-ı kelâm gâyetü'l-gâye mü’min ü muvahhid ve ehl-i sünnet ve'l-cemâ‘a Şâfi‘îyyü'l-mezheb pâk ü pâkîze dâmen mücâhid fî-sebîlillah kimesnelerdir. (---)(---)(---)(---)(---)(---)(---)(---)(---)
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IV 380a ·
metinde göster ·
… edir. Gündüz aslâ avret makûlesi sokağa çıkmazlar. Ammâ yine âşık-perestlerdir.
Ve Urum
keratsaları yüzü açık gezüp fistân geyerler ve başlarına havlu makrame örterler …
Ve bu cezîrenin âb [u] hevâsı ol kadar latîfdir kim bâd-ı sabâ her bâr esüp benî âdemin reng-i rûyına bâde-i gülgûnuna humret verdiğinden ol kadar mahbûb ü mahbûbesi vardır kim ta‘bîr olunmaz. Ammâ Sakız cezîresinin cüvânı, bunun zenânesi meşhûrdur. Ve gâyet mestûre ehl-i ırz hâtûnları vardır. Hattâ Rûm avretleri bile ehl-i perdedir. Gündüz aslâ avret makûlesi sokağa çıkmazlar. Ammâ yine âşık-perestlerdir. Ve Urum keratsaları yüzü açık gezüp fistân geyerler ve başlarına havlu makrame örterler ve müslim avretleri gûnâ-gûn çuka ferrâce geyerler ve cümle halkı Cezâyir esbâbı geyerler.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y107a ·
metinde göster ·
… ı ve Kapan hânı ve Durveli hânı ve Pirinç hânı ve Murâd Paşa hânı ve Çavuş hânı
ve Urum
Alî hânı ve Serçe-i Nebî hânı azîm odalardır. Ve kal‘adan taşra varoşda Dizdâr …
Ve bu şehrin dâhil ü hâricinde cümle (---) hândır. Evvelâ kal‘a içinde gümrük dibinde Bezir hânı ve Kapan hânı ve Durveli hânı ve Pirinç hânı ve Murâd Paşa hânı ve Çavuş hânı ve Urum Alî hânı ve Serçe-i Nebî hânı azîm odalardır. Ve kal‘adan taşra varoşda Dizdâr Ca‘fer Ağa hânı ve çârsû pâzâr içinde [[(---) (---)]] içinde ve çârsû-yı pâzârında cümle altı yüz dükkândır, ammâ bezzâzistânı taşra varoşdadır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y136a ·
metinde göster ·
… stân ile müşâ‘ olmağın lisân-ı Arabî de tekellüm ederler. Ve Arab ve Tat Fellâh
ve Urum
ve Ermeni ve Yahûdî var bir şehr-i kebîrdir.
Ve halkı gâyet garîb-dostlardır. Ve Arabistân ile müşâ‘ olmağın lisân-ı Arabî de tekellüm ederler. Ve Arab ve Tat Fellâh ve Urum ve Ermeni ve Yahûdî var bir şehr-i kebîrdir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y156b ·
metinde göster ·
Ve re‘âyâsının çoğu Yahûdî ve Karâyî ve Ya‘kûbî ve Dürûzîlerdir. Ammâ Ermeni
ve Urum
aslâ gelüp tavattun edemez. Ticârete gelen bile üç günden ziyâde duramaz, hemân …
Ve re‘âyâsının çoğu Yahûdî ve Karâyî ve Ya‘kûbî ve Dürûzîlerdir. Ammâ Ermeni ve Urum aslâ gelüp tavattun edemez. Ticârete gelen bile üç günden ziyâde duramaz, hemân mürd olur.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS IX Y232a ·
metinde göster ·