… e bârhâne ve hidmetkârlı dervîşim. Ben umûr-ı dünyâ kaydında değilim. Ceng oldu
ve vilâyet
harâb oldu ve gâret ü yebâb oldu. Ben anları bilmem. Ancak bu hakîr bir du‘âgûy …
Hemân hakîr eyitdim: "Vallâhi beğlerim, bu dünyâda dervîşân gûnâ-gûndur. Ben dahi âvân-ı nâs mâbeyninde bu gûne atlı ve donlı ve bârhâne ve hidmetkârlı dervîşim. Ben umûr-ı dünyâ kaydında değilim. Ceng oldu ve vilâyet harâb oldu ve gâret ü yebâb oldu. Ben anları bilmem. Ancak bu hakîr bir du‘âgûyunuzum ve kendi hânedânınıza gelmiş yigirmi yıldan berü müştak [u] garîbiniz idim. Hamd-i Hudâ bugünkü gün Hân-ı âlîşân hazretleri pederiniz boyahâne hüccetleri verüp çerâğ etdi. Dahi gayrı şân-ı şerîfinize ne lâyık ise anı eylen. Hâlâ bu âsitânenin müsâfiriyim. Size mahabbetimden gelüp âlüfte vü âşüftelik ederim" deyü vâfir tevâzu‘-âmîz kelimâtlar edüp tahta'l-kahve yerim, ammâ semm-i helâhil yeyüp ensemden geçer. Hemân Bedir Beğ mu‘ammer olsun.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS V 9b ·
metinde göster ·
Bunların ardı sıra Kırım hânlarının güzîde askerleri ve Kazak sultânları ve sultânzâdeleri ve mirzaları ve atalıkları ve vilâyet eğesi, ya‘nî eben ân ceddin Kırım cezîresi sâhiblerinden Şîrîn beğleri kırk beğdir ve Mansûrlu beğleri dahi kırk aded beğlerdir ve Nogay beğlerinden Ulu Nogay ve Şidak Nogay ve Urumbet Nogay ve Kiçi Nogay ve Danay Nogay ve Yaman Sadaklı ve Kör Yûsuf Bili ve Kaya Bili (---)(---) ve Arslan Beğ-eli ve Nevruz-eli ve Çoban-eli ve Taman-elli ve Kereş-elli ve Mankıt-elli ve bu eller dahi kol koş atlarıyla ve kübe ve sadaklarıyla ubûr etdiler.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 112b ·
metinde göster ·
… k ve ısbatar ve komsin ve zihnigar ve uşar nâmân mertebe sâhibi ve iş sâhibleri
ve vilâyet
zâbitleri pâk mülebbes ve mükemmel ü mükellef ubûr edüp {"Bu keferelerin sancak …
Cümle yigirmi yedi bin aded güzîde Boğdan kefereleri pür-silâh olup çatal atlarıyla ve cümle çuka kontuşları ve başlarında kalpaklarıyla gürûh gürûh ubûr edüp ardları sıra cümle yetmiş aded hatmanları ve kapdan ve vamoş ve logofet ve bistiyar ve kamarans ve kopar ve pustenik ve armaş ve porkalab ve vornik ve postelik ve behranik ve ısbatar ve komsin ve zihnigar ve uşar nâmân mertebe sâhibi ve iş sâhibleri ve vilâyet zâbitleri pâk mülebbes ve mükemmel ü mükellef ubûr edüp {"Bu keferelerin sancaklarında ricâlü'l-gayb sûretidir" deyü ve "Hazret-i Âdem'le cennetden çıkan ve çift süren sığırdır" deyü cümle sancaklarında öküz başı tasvîri taşırlar}.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VI 112b ·
metinde göster ·
Bu kadar Kazak esîrleri Kırım içinde olduğundan cümle askerî tâ’ifelerin sefere götürmeyüp ancak hânlar seksen bin aded "Benem, dîğer nîst!" diyen asker ile sefer eşüp cemî‘i kâfiristândan intikâm alup sürü sürü evlâdların sürüp cezîre-i Kırım'a getirirler ve vilâyet vilâyet götürürler.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VII 125b ·
metinde göster ·
… gûnâ-gûn musanna‘ kaşıklar ve keşkül ve zerdesteler yapup kifâf-ı nefs ederler.
Ve vilâyet
vilâyet bu şehrin kaşıklarından hedâyâ götürürler. Ve Bursa'nın imâm lülesi kad …
Ve cümle memdûhâtlarından ekseriyyâ halkının kâr [u] kisbleri çemşir kökünden ve karaçalı kökünden ve erik ve kızılcık ağaçları özlerinden gûnâ-gûn musanna‘ kaşıklar ve keşkül ve zerdesteler yapup kifâf-ı nefs ederler. Ve vilâyet vilâyet bu şehrin kaşıklarından hedâyâ götürürler. Ve Bursa'nın imâm lülesi kadar meşhûr lüle-i duhân işlenir.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VIII 230b ·
metinde göster ·
Ve taraf-ı şer‘den ve vilâyet subaşısından maktûlü keşf edüp emvâl [ü] erzâkların zabt etmeğe âdemler gitdikde bu hakîr dahi andan kalkup garb tarafına bir sâ‘at düz topraklı ormanlar içre gidüp bir göl-misâl yerleri geçüp bu sığlar içinde niçe yüz balık dalyanları var kim bî-hisâbdır.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS VIII 342b ·
metinde göster ·
… cemî‘i vilâyeti ray ederler. Ve altı ay kâmil bu halîclerden gemilerle gezerler
ve vilâyet
vilâyet gılâl ve gayrı eşyâ götürüp getirirler.
Bu halîcleri selef Y 130b mühendisleri açup cemî‘i vilâyeti ray ederler. Ve altı ay kâmil bu halîclerden gemilerle gezerler ve vilâyet vilâyet gılâl ve gayrı eşyâ götürüp getirirler.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y130a–Y130b ·
metinde göster ·
Bu şehr-i Mansûre-i ma‘mûrenin evsâfı bu yüzden tahrîr ü tastîr olunur kim iklîm-i Mısır'da başka kâşiflikdir. Lâkin büyük hükûmet olmağile ve vilâyet Urbânı câ-be-câ isyân [u] tuğyân etmeleri sebebiyle Mısır'ın mîrlivâlarına ihsân olunur oldu. Bir mîrimîrânlık mertebesi hükûmet-i a‘lâdır. Taht-ı hükûmeti kurâlarında aslâ tîmâr u ze‘âmet ve alaybeği ve çeribaşı yokdur. Ancak mutasarrıf olduğu eyâletinde cümle yedi yüz seksen yedi pâre ma‘mûr [u] âbâdân kurâ ve kasabât ve şehirler vardır. Cümlesi iltizâm ile zabt olunur. Bu mezkûrûn kurâlardan beher sene pâdişâha üç bin kîse, mîrlivâ kendüye beş yüz kîseyi beş yüz askeri ile ve Mısır'ın yedi bölük muhâfazacı askeri ile vilâyeti zabt [u] rabt edüp mâl-ı pâdişâhîyi tahsîl eder. Paşa tarafından gılâl ağası ve mîrî gılâli yokdur, ancak mâl verirler.
Evliyâ Çelebi Seyahatnâmesi · EÇS X Y352b ·
metinde göster ·